Etiket: Sağlığa

  • Sağlığa yeni dizayn

    Sağlık Bakanlığı tarafından servislerde yaşanan yoğunluğun önüne geçmek amacıyla hastanelerdeki acil servis hizmetlerine yönelik yeni düzenlemeler ile ilgili olarak belirlenen 29 ildeki, 126 pilot bölge için kollar sıvanmaya başladı. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Aziz Alper Biten’in Diyarbakır’da yaptığı incelemeler neticesinde gerçekleştirilmesi planlanan değişiklikler yerinde tespit edildi, strateji çalışmaları yapıldı.

    Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliğine devlet hastanelerinin devri ile başlayan sağlıkta erozyon ortadan kaldırılıyor. Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın talimatları ile kırmızı alarma geçen hastanelerde köklü değişikliklerin olması bekleniyor. Özellikle yığılmaların gerçekleştiği ve sayısı aylık binin üzerinde olan acil servislerde ciddi modernizasyon çalışmalarının yapılması için start verilirken, bakanlık revize etmeyi hedeflediği 126 pilot acil servise kendi alanlarında deneyimli ve etkin kimlikleri angaje ederek sıkıntıları ortadan kaldırmayı hedefliyor.

    “İnsanlarımız her şeyin en güzeline layıktır”

    İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Aziz Alper Biten, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın talimatları üzerine Diyarbakır’da bulunduklarını belirtti Biten “Sağlık Bakanımız Ahmet Demircan’ın talimatlarıyla Türkiye geneli bir genelge yayınlandı. Özet olarak bu genelge ile acil servislere gelen hasta yoğunluğunun bertaraf edilmesi, daha kaliteli, daha etkin hizmetlerin sunulması, bununla birlikte hasta yakınlarımızın geçmişte ve günümüzde yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi hedeflenmektedir. Hastalarımızın daha kısa sürede ilgili bölümlere, yani, yeşil, sarı, kırmızı olarak renklendirilen, aciliyeti belirlenen alanlara yönlendirilmelerini hedefleniyor. İlk başka pilot olarak Türkiye geneli 29 ilde 126 hastanede bu çalışma yapılıyor. Bu hastaneler de acil servisinde günlük binin üzerinde hasta bakan hastaneler pilot olarak seçildi. Bu hafta sonu itibari ile tüm ekip olarak sahaya dağıldık. Amacımız acil servislerde daha etkin hasta alımları yapmakla birlikte otelcilik hizmetlerini de ağırlık vermektir. Hasta yakınlarımızın yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi açısından yeni bir çalışma başlattık, bu çalışmaların ön adımını atmış bulunuyoruz. Bu uygulama aslında bütün acil servislerimizde yaşam bulacak fakat dediğimiz gibi pilot olarak öncelikli olarak iki hastanemizde çalışmalar başlatılacak” dedi.

  • Klimayı bilinçsiz kullanmak sağlığa da ekonomiye de zararlı

    Çöl sıcaklarının yaşandığı Türkiye’de rahat bir yaşam için elzem hale gelen klimaların bilinçli kullanılması gerektiği belirtildi.

    Sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde seyretmesi nedeniyle içinde bulunduğumuz dönemin en fazla klima kullanılan dönemlerden biri olduğunu belirten Uğur Soğutma firmasının mühendisleri “Klimaları bilinçsiz kullanmak hem gereğinden fazla enerji harcanmasına ve hem de çeşitli hastalıklara neden olabiliyor” diyerek klima kullanımında da uyulması gereken bazı hususlar olduğunu belirttiler.

    Bir çok konuda olduğu gibi klima kullanımında da doğru bilinen pek çok yanlış olduğunu belirten uzmanlar klimaların kurulduğu mekana uygun ve mekanın yalıtımlı olmasının enerji tasarrufuna, klima bakımlarının ve uyanıkken 24 derece, uykuda 25-26 derece olan ideal sıcaklığın da klima çarpmalarına karşı önemli bir tedbir olduğunu belirttiler.

    Inverter teknolojisine sahip, A++ enerji sınıfında klimalar üreten Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi Uğur Soğutma mühendisleri klima kullanımı ile ilgili halkı bilinçlendirici broşür hazırladı.

    Klima kullananların uyması gereken bazı hususlar şunlar: “Yoğun bir şekilde kullanmaya başlamadan önce, klimanın tüm bakım ve temizliği yapılmış olmalı. Bu işlemlerin yapılmadığı klimalar hem verimli çalışamıyor hem de bakteri üremesine neden olarak Lejyoner hastalığı gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bu nedenle maksimum düzeyde enerji tasarrufu için Inverter teknolojisine sahip, A++ enerji sınıfına mensup klima modelleri tercih edilmeli. Inverter teknolojisi, kullanılmadığı zaman kompresörü tamamen durdurarak çok daha az elektrik harcanmasını sağlıyor.

    Inverter teknolojisiyle üretilen ve A++ enerji tüketimiyle tam bir kullanıcı dostu olduğunu belirten Türkiye’de soğutma sektörünün öncüleri arasında yer alan ve bu konuda yıllardır çalışma yapan Uğur Soğutma mühendisleri açıklamalarını “En düşük A++ enerji verimlilik sınıfında bulunan klimalar, bekleme esnasında 1 Watt ’lık elektrik tüketerek yüksek miktarda enerji tasarrufu sağlıyor. Bununla birlikte klimanın kapasitesine karar vermek için önceden keşif yaptırmakta büyük önem taşıyor. 9.000 BTU kapasiteli bir klimanın yeterli olabileceği bir mekân için 12.000 BTU kapasiteli bir klima kullanmak hem gereksiz hem de gereğinden fazla enerji harcanmasına neden oluyor” diyerek kullanılacak klimanın mekana uygun olmasını tavsiye ettiler.

    İdeal sıcaklık 24, uykuda 25-26 derece

    Klima kullanımında en uygun iklimlendirme derecesinin uyanıkken 24, uykuda iken 25-26 derece olduğunu hatırlatan uzmanlar, “Klima kullanımı için ideal sıcaklık seviyesi 24 derece olarak kabul ediliyor. Geceleri ise 25 – 26 derece arasına ayarlamak uyku kalitesi açısından yarar sağlıyor. Sanılanın aksine, sıcaklığı çok düşürmek, örneğin 18 derece olarak ayarlamak sağlıklı bir seçim değil. Dış sıcaklık ile iç sıcaklık arasında çok fazla fark olursa, halk arasında “klima çarpması” olarak bilinen solunum yolları rahatsızlığı oluşabiliyor. Her halükarda, yüksek düzeyde sıcaklık farklı sinüsleri ve solunum yollarını olumsuz anlamda etkiliyor. Özellikle klimanın bulunduğu ortamı sık sık terk ediyor ve vücudunuzu ısı farkına düzenli şekilde maruz bırakıyorsanız, hasta olma ihtimaliniz artıyor. Bu nedenle, klimanın sıcaklığını 24 dereceden daha aşağıya indirmek sağlık açısından doğru bir uygulama değildir” diye konuştular.

  • Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Dağlı: “Nikotin içeren her ürün zararlıdır”

    Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, nikotin içeren her ürünün zararlı olduğunu söyledi.

    Sağlığa Evet Derneği, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde, halkı tütün ve nikotin içeren bütün ürünlere karşı uyardı.

    Amerikan Toraks Derneği’nin bu Mayıs ayında yapılan kongresinde sunulan en güncel araştırmaların, elektronik sigara ve nikotin içeriğinin önemli sağlık tehditleri oluşturduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Elif Dağlı, bu çalışmaların sonuçlarını şu şekilde özetledi:

    “- Gençlerin elektronik sigaraya tatlandırıcı aromalar nedeniyle başladıkları anlaşılmaktadır.

    – Kronik Obstriktif Akciğer Hastalığında (KOAH) sigaraya bağlı uzun sürede ortaya çıkan tomografi değişikliklerinin elektronik sigara kullanıcılarında erken dönemde başladığı gösterilmiştir.

    – Sigara dumanı, nikotin, elektronik sigara sıvısı, elektronik sigara sıvısı ve nikotin karışımının ayrı ayrı solunum epitel hücrelerinin erken ölümüne yol açtığı kanıtlanmıştır. Elektronik sigara içeriklerinin akciğerde iltihaplanma ve hasara yol açabileceğine karar verilmiştir.

    – Sigara, nargile ve elektronik sigara içicileri ile hiçbirini kullanmayan kişilerin balgamlarında iltihap gösteren kimyasallar ölçülmüştür. Elektronik sigara içicilerinin en yüksek oranda iltihap maddeleri taşıdıkları gösterilmiştir.

    – Sigara dumanına maruz kalanlar ve KOAH’lı hastalarda saptanan iltihabi balgam proteinleri elektronik sigara içicilerinde de saptanmıştır. Elektronik sigara kullananlarda özellikle beyaz kürelerin “nötrofil” grubunun aktifleştiğini gösteren işaretler bulunmuştur.

    – Nikotin içeren elektronik sigaraların burun mukozasında kistik fibrozisli hastalarda görülen tuz denge bozukluklarını meydana getirdiği saptanmıştır. Bu etkilerinin klasik sigaradan daha fazla olduğu görülmüştür.

    – Elektronik sigara sıvı aromalarının, astımlı hayvanlarda farklı derecelerde iltihap oluşturduğunu göstermiştir.

    – Elektronik sigaraya maruz bırakılan farelerin çevresel damarlarında bir saat içinde yüzde 31 daralma olmuştur. Elektronik sigaranın damarlarda işlev bozukluğu yaptığı saptanmıştır.

    – Elektronik sigara buharı, klasik sigara dumanı ve oda havası solutulan farelerin akciğerlerinin mikroskop ile incelenmesinde elektronik sigaranın akciğer dokusuna klasik sigara kadar zarar verdiği saptanmıştır”.

    Prof. Dr. Dağlı, Türkiye’de elektronik sigara yasal olarak satılmamakla birlikte yasa dışı olarak internet yoluyla temin edilebilmekte olduğunu ve destek grupları oluşturulduğunu, ayrıca elektronik sigaraya bağlı sağlık etkilerinin sağlık kuruluşlarına bildirilmemekte olduğuna dikkat çekerek şunları kaydetti:

    “Sağlığa Evet Derneği tarafından yapılan bir çalışmada kullanıcılar tarafından oluşturulan bir sosyal medya forumunda tedarikçi firmalardan internet aracılığıyla alışveriş yapıldığı, ürünün kullanımı teşvik edildiği, ev tipi elektronik sigara üretimi tarifleri sunulduğu, sağlık yakınmalarının ve kendi kendine tedavi yöntemlerinin tartışıldığı görülmüştür. Sosyal medya forumda kullanıcılar tarafından beyan edilen hastalık belirtilerinin üç günde başlayıp üç aya kadar devam etmekte olduğu saptanmıştır. En sıklıkla ağız, dudak, boğaz, solunum yolu, diş ve dişeti belirtileri beyan edilmiştir. Daha az sıklıkta rastlanan yakınmalar, gastrointestinal sistem, cilt, sinir sistemi, üriner sisteme ilişkin oldukça dikkat çekici bulgulardır. Yapılan araştırma sağlığı tehdit eden sıvıların yüksek dozda serbestçe satıldığını, internet sitelerinde, açıkça tütün ve nikotin ürünlerinin reklamı ve pazarlanmasının yapıldığını göstermiştir. 4207 sayılı yasanın ihlali anlamına gelen bu durum için idari önlemler gereklidir”.

    Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek ise “2010 yılından itibaren sigara üretimi her geçen yıl bir önceki yıla göre artmıştır. 2016 yılında üretilen ve yurt içi ve dışında satışa sunulan sigara miktarı Ulusal Tütün Kontrol Eylem Planının yapıldığı 2008 yılını dahi aşmıştır” dedi.

    Yakın geçmişte söz konusu eylem planının dünyada ödüller aldığına dikkat çeken Doç. Dr. Elbek, “Geçmişteki bu ödüllü mücadelenin temelini siyasi iktidarın politik kararlılığı oluşturuyordu. Ancak 2016 itibariyle bu güçlü kararlılığın yıllar içerisinde azalarak yok olduğunu ve bu zayıflığın üretim ve tüketim patlamasına yansıdığını görüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Prof. Dr. Elif Dağlı ayrıca, “Derneğimiz tütün ve nikotin ürünlerinin hepsine hayır demekte ve halkımızın akciğerlerine sadece temiz hava solumasını önermektedir. Karar vericilerin zararı azaltıldığı iddia edilen hiç bir ürüne izin vermemelerini ve tütün kontrol mevzuatının uygulamasından ödün vermemelerini halkımız adına istiyoruz“ dedi.

  • Bisikletle sağlığa ÇOMÜ de destek veriyor

    Toplum sağlığının korunması maksadıyla bisikletin yaygınlaştırılması için Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan projeye Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) de destek verdi.

    İmzalanan protokol gereği ÇOMÜ öğrencilerinin kullanımı için 100 adet bisiklet üniversiteye hibe edildi. Halk Bahçesi’nde düzenlenen bisiklet dağıtım törenine ÇOMÜ’yü temsilen rektör yardımcıları Prof. Dr. Süha Özden ve Prof. Dr. Ahmet Erdem ve akademisyenler katıldı. Protokole ÇOMÜ adına imza atan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süha Özden, projeyi hazırlayan ve destek veren kuruluşlara teşekkür ederek, bisikletin yaygınlaştırılmasının toplum sağlığının korunmasına katkı sunacağına inandığını ifade etti.

  • Selçuklu’da sağlığa yatırım sürüyor

    Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi tarafından Dumlupınar Mahallesi’ne kazandırılacak aile sağlığı ve ağız diş sağlığı merkezinin yüzde 90’ı tamamlandı.

    Selçuklu Belediyesi’nin sağlık alanındaki yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Her yıl yaklaşık 20 bin artan nüfusuna paralel olarak ilçe halkının istek ve ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar yürüten Selçuklu Belediyesi, şimdi de Dumlupınar Mahallesi’ne yeni bir aile sağlığı ve ağız diş sağlığı merkezi kazandırıyor. Konya’da ağız ve diş sağlığı alanında önemli bir boşluğu dolduracak merkez, hem aile sağlığı hem de ağız ve diş sağlığı alanında hizmet verecek olması bakımından da önem taşıyor. Daha önce ilçeye halk sağlığı laboratuvarı, hastane polikliniği ve aile sağlığı merkezi olmak üzere nitelikli birçok tesis kazandıran Selçuklu Belediyesi, yeni yapılacak sağlık yatırımlarıyla bu çalışmalarına yenilerini eklemiş olacak.

    2 bin 429 metrekare alanda bin 865 metrekare inşaat alanına sahip olacak merkez, bodrum, zemin ve 1.kattan oluşuyor. Merkezin aile sağlığı merkezi’nin yer alacağı zemin katta 6 adet poliklinik odası, 2 adet acil müdahale odası, 2 adet çocuk odası ve gözlem odası, 2 adet gebe izleme odası, jinekolojik muayene odası ve 1 adet laboratuvar yer alacak. Ağız ve diş sağlığı hizmetinin verileceği 1. katta, 2 adet röntgen odası ve 10 adet diş koltuğu ünitesi ve idari ofisler ve diğer üniteler bulunacak. Dış cephe kaplama çalışmaları ve çevre düzeni çalışmaların aralıksız devam ettiği tesis yüzde 90 oranında tamamlandı.

    3 milyon 457 bin TL’ye mal olacak aile sağlığı ve ağız diş sağlığı merkezi, 2016 yılı içinde tamamlanarak hizmet vermeye başlayacak.