Etiket: Sağlar”

  • KEMİAD Başkanı Kurga: “Şehir vergileri bölgeye büyük katkı sağlar”

    Kemer Turizmci ve İş Adamları Derneği (KEMİAD) Başkanı Özgür Kurga, katıldığı bir radyo programında turizmdeki gelişmeleri değerlendirerek, misafirlerden konaklama esnasında alınacak olan şehir vergisi uygulamasının bölgelere büyük katkısının olacağını söyledi.

    KEMİAD Başkanı Özgür Kurga, bir radyo programına konuk oldu. Turizmdeki gelişmeleri değerlendiren Kurga, şehir vergisi adı altında toplanacak çok cüzi rakamların kente büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Dünyanın birçok tanınmış ülkelerde şehir vergisinin uygulandığına dikkat çeken Kurga, “Yurtdışına gittiğimizde hepimiz kaldığımız şehirde, otelde resepsiyona gittiğimizde bir şehir vergisi adı altında günübirlik geceleme üzerinden kaldığınız şehre göre değişken bir ile 4 hatta 6 dolara kadar bir ekstra para ödüyoruz. Otel sizden bunu tahsil ediyor. Alınan bu ekstra para şehir vergisi olarak ödenmiş oluyor. Bu şehir vergisi de yerel yönetime gidiyor” dedi.

    “Türkiye’de bu uygulama yok”

    Belediye bütçesine giren şehir vergilerinin alt yapı, turizmin gelişmesi ve tarihi alanların restorasyonu için kullanıldığını ifade eden Başkan Kurga, “Türkiye’de bu uygulama yok. Bu halihazırda Türkiye’ye gelen 30 milyon üzerinde misafirden tahsil edilebilecek bir vergi uygulaması olabilir. Bu sistem ile devlet bunu tahsil ederken, otelleri aracı olarak kullanabilir. Buna şöyle bir örnek hesaplama yapabiliriz. Türkiye’ye bu yıl 40 milyon civarında bir turist geldiğini düşünelim. Ortalama yedi gün kalsalar, 280 milyon geceleme yapar. Bu gecelemelerden alınacak bir dolar 280 Milyon Dolar gibi bir gelir yapacaktır ki bu rakam o bölge adına çok büyük projelerin hayata gelmesi adına öneli bir rakamdır” diye konuştu.

    “2019 yılının Phaselis yılı olması için girişim başlattık”

    2019 yılının Phsaelis yılı olmasını istediklerini ve bu konuda KEMİAD olarak öncülük yaptıklarını dikkat çeken Başkan Özgür Kurga, “Bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığımızın Troia Yılı ile ilgili Uluslararası anlamda güzel bir tanıtım çalışması yaptı. Bu yıl Antalya’da Perge yılı. Perge yılı ile ilgili Antalya Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, AKTOB ve ATAV ciddi çabalar harcadı ve Perge bu konuda ciddi bir atak yaptı. Bizde gelecek yıl Phaselis’i ön plana çıkarıp, Kemer’le ilgili 2019 yılının Phaselis yılı olması için girişim başlattık. Phaselis’i çok iyi pazarlamamız gerekiyor. Büyük İskender’in Phaselis’e geldiğini, Brütüs’ün Phselis’e geldiğini en iyi şekilde anlatıp, ciddi bir pazarlama desteği saplamalıyız” şeklinde konuştu.

    “Tahsis sürelerinin uzatılması kazanç sağladı”

    Turizm Bakanlığımızın yapmış olduğu yasa değişikliği ile tahsis süreleri uzatıldığına da dikkat çeken Başkan Kurga, “Kemer’de tesisleşme anlamında zaten geçmişte 1980’li yıllarda Dünya Bankası tarafından bir alt yapı çalışması yapılmıştı. Şu anda güncelde yatırımcıların yapmış oldukları tesislerin renevasyonu söz konusu. Turizm Bakanlığımızın yapmış olduğu yasa değişikliği ile tahsis süreleri uzatıldı. Bu Kemer’e de bir kazanç sağladı. Çünkü geçmişte 80’li yıllarda yapılmış olan tesisler tahsis sürelerinin uzatılması ile beraber renevasyon şansını elde etti. Kemer için de bu büyük bir şans oldu. Çünkü bölgemizdeki tesislerin birçoğu en az 30 yıllık. Bu süreler uzatıldığı için yatırımcılar rahatlıkla yenileme sürecine girecekler. Bu da pazarlama adına, bölgemizin tanıtımı adına çok büyük bir artı katacak” dedi.

    “KEMİAD olarak çalışmalarımız var”

    Kemer’de kentin yaşamında bir hikayenin olması için çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Kurga, bu hikayenin oluşması adına bölgede devam eden İdyros Antik Kenti kazılarına KEMİAD olarak sponsor olduklarını belirtti. KEMAİD olarak Kemer Bölgesi’nde çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Kurga sözlerine şöyle devam etti:

    “Bölgemizde bizimde KEMİAD olarak da bir takım girişimlerimiz var. Özellikle Kemer merkezde İdyros Antik Kenti’nin Kazı çalışmalarına destek veriyoruz. Bu da Kemer için ciddi anlamda bir katkı sağlayacak. Özellikle Kemer merkezimizdeki esnafımız için bu kazılar ilerleyen yıllarda büyük katkı sağlayacak. Yaklaşık 30 kişi kazıda görev yapıyor. Kazı alanında yapılan çalışmalarda M.Ö 4.YY’dan mozaik tabanlı, Zeugma dönemin ile aynı bir kilise var. Yine aynı bölgede antik yollar değer kalıntıların gün yüzüne çıkması adına çalışmalar devam ediyor. Bu uzun soluklu bir çalışma olacak. Tahmin ediyorum bir yada bir buçuk yıl sonra bu bölge ziyaretçilere açılabilecek bir düzeye gelecek. Böylece bölgemize gelen ve konaklayan birçok turistte daha istekli bir şekilde dışarıya çıkacak ve hem Antik Kenti hem de şehri gezecektir.”

  • Bayramlar iç huzurumuzu sağlar

    Psikoterapist Aile Çift Ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, bayramların iç huzurumuzu sağladığın belirtti.

    Bayramların; birlik, beraberlik, sevgi, saygı, hatırlamak, hatırlanmak gibi manevi duygularımızı doyuran ve dolayısıyla ruhsal iyileşmemize katkı sağlayan günler olduğunu anlatan Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Yüzyıllardır toplumumuzda bayramlar hak ettiği değer verilerek kutlanmıştır. Bayramların en güzel şekilde değerlendirilmesi için bayramların anlamını kavramak önemlidir. Ancak o zaman en iyi şekilde bayramlarımızı geçirebiliriz ve içimize dokunabilir. Bayramlarımızın en güzel yani birlik ve beraberliğimizi vurgulamasıdır. Özellikle ruhsal olarak yalnızlık kaygılarının yüksek oluşu ve bireyselliğin giderek arttığı bir toplum olmaya başladığımız şu yıllarda. Bireyselleşmenin benimsenmesi özgüven kazanılması açısından faydalı olabilirken; aile kavramının da giderek zayıfladığını ve insanların giderek yalnızlaştığını görmekteyiz. Bayramlar sayesinde ailemiz ile vakit geçirmek, bayramlaşma, el öpme geleneklerini, aile-akraba ziyaretlerini gerçekleştirmek aile bireylerinin birbirine yakınlaşmasını sağlayacaktır. Görmekteyiz ki; yalnızlık endişelerinin giderilmesinde aile desteği önemlidir” dedi.

    Bayramların en önemli yanlarından birisinin de; hiç tanımadınız kişilere bile yardım ederek, ruhumuzun ferahlamasına vesile olması olduğunu dile getiren Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Herkesin eşit haklara sahip olamadığı toplumumuzda diğerleri ile yardımlaşarak hem insanların mutluluğuna katkı sağlayabilir hem de ruhsal huzur bulmanız kaçınılmazdır. Çünkü yardımlaşırken hiçbir karşılık gelmeyeceğini bilirsiniz ancak buna rağmen içinizde ferahlama, rahatlama hissedeceksinizdir. Hayatın telaşı içerisinde zaman zaman insanların birbirine kırılması, incinmesi, kalp kırıklıklarının olması muhtemeldir. Bayramlar kırgınlıkların giderilmesi, küslerin barışması için bir fırsattır. İşte tam da bu günlerde içinizdeki duyguları söyleyebilir ve çevrenizdekilere kırgınlıklarınızı gidermek için bir fırsat tanıyabilirsiniz. Bilerek veya bilemeden kırdığınız, incittiğiniz, hayal kırıklığına uğrattığınız kişiler olabilir. Sizde kırılmış, incinmiş veya hayal kırıklığına uğramış olabilirsiniz. Bu duyguların haklı veya haksız tarafı olmaz, üzmek de üzülmek de mutsuzluk yaratır. Bayramlar bu duygularınızı ifade etmek için fırsatlardır. Çünkü psikolojik sağlıklılığımız iç huzurumuzdan geçer. İç huzurumuz ise kendimizi iyi ifade edebildiğimizi hissettiğimizde, kırgınlıklarımızı ifade edebildiğimizde, hayal kırıklıklarımız giderildiğinde oluşur. Bayramlarda yapılmasının yine insanları ferahlatan bir yanı da her nesli bir arada görme ve konuşma fırsatları sunmasıdır. Çocuklar ve gençler için geçmişi görme şansı sağlayıp yılların ne kadar da hızlı geçebildiğini gösterirken; ileri yaşlardaki kişiler için ise geçen yılların ne kadar da kıymetli olduğunu sizlere gösterebilir. “Hayatta hiçbir dert yoktur ki; geçmesin, hiçbir acı yoktur ki; bitmesin” durumunun algılanmasına yardımcı olabilir.” diye konuştu.

    Çocukların dünyadaki en masum en doğal varlıklar olduğunu söyleyen Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Çocuklarla vakit geçirmeye ve onları mutlu edebilecek küçük hediyeler vermek mutluluğunuzu kat kat artıracaktır. Hediye alan kadar hediye vermek de mutluluk vericidir. Bayramları kendi ruhsal dinginliğimize erişebilmek için birer fırsat olarak görebilir, içimizdeki saygı ve sevgiyi serbestçe gösterebiliriz.” Şeklinde konuştu.

  • Burcu Salman: “Resim Yapmak, İnsana Sayısız Fayda Sağlar”

    Resim yapmak için ille de ressam olmanın gerekmediğini söyleyen Galeri Bohem’ in kurucusu Burcu Erkal Salman, eğer bir kişinin az da olsa yeteneği varsa, bu yeteneği geliştirmek için en uygun resim kurslarına katılabilineceğini söyledi.

    Resim yapmak için ille de ressam olmanın gerekmediğini söyleyen Galeri Bohem’ in kurucusu Burcu Erkal Salman, eğer bir kişinin az da olsa yeteneği varsa, bu yeteneği geliştirmek için en uygun resim kurslarına katılabilineceğini söyledi. Sadece yetişkinler için değil çocuklar için de resim yapmanın sayısız faydası olduğunu vurgulayan Salman, bu faydaları şöyle sıraladı:

    “Resim yaparak çocuk, küçük kaslarını etkin bir biçimde kullanmayı öğrenir ve böylece göz-el koordinasyonunu da sağlamış olur.

    Çocuk yeni figürler çizdikçe bundan hoşnut olur. Çevresinden de onay alıyorsa bu hoşnutluk oranı artar. Bir şeyler başardığına inanır ve bu da öz güven oluşturmasını sağlar. Kişiliğini, arzularını, kaygılarını yansıtır.

    Resim bir iletişim aracıdır. Çocuk kullandığı renklerle, çizdiği çizgilerle iç dünyasını kağıda yansıtır.

    Çocuklar resim ile birlikte, yaptıkları çizgilerle kullandıkları boya kalemleri ve çeşitli fırça darbeleri ile gün içinde yaşadıkları çeşitli kızgınlıklarından soyunabilecekleri gibi içlerinde biriken enerjiyi meşru bir biçimde boşaltma imkanı bulurlar”.

    Bohem’ i kurarken aşkla yola çıktığını söyleyen Burcu Erkal Salman, “Amacım her şeyden önce bir ressam olarak, sanat ile iç içe bir mekan oluşturmaktı. Galeri sadece sergilerden ibaret olmamalı diye düşünüyorum. Bu bağlamda zaman zaman çocuklara da atölye çalışmaları düzenleyerek farklı etkinlikler yaptık. Bu yıl da yetişkinlere resim kursu başlattık. En büyük destekçim, benim de hocam olan Ressam Semra Hasgüleç oldu. Bohem’ de Salı günleri resim kursumuz, onun farklı teknikleri ile çok daha renkli geçiyor. Avantajımız, arkadaş ortamında, eğlenerek öğrenmek isteyenlere tek teknik değil, karakalemden akriliğe, pastelden yağlı boyaya, kolaja kadar farklı bir çok teknik görebilecekleri ve sonunda da ’kendileri hazır olduğunda’ sergi açabilecekleri bir mekan olmamız. Bütün bu etkinliklerdeki amacımız ise ’Yaşamımızda; ruhumuzu dinlendirmek, kendimizi yeniden keşfetmek ve bir iz bırakabilmek için üretmek’ olacak” dedi.

    Galeri Bohem’ in 16 ay önce kurulduğunu belirten Salman, bu süre içinde 25 sergi, 1 sanat fuarı, 2 atölye çalışması, resim kursu düzenlediklerini ve web sitelerinde, online sergi imkanı, hediyelik bölümü ve online alışveriş seçeneği kurduklarını söyledi.

    Resimseverlerin sık sık sergileri ziyaret etmesinin çalışmalarında etkili olabileceğini vurgulayan Salman, “Resimle uğraşanların en büyük sorunlarından biri ilham alamamak. Bunun için sık sık sergi ziyaretleri yaparlarsa akıllarında farklı fikirler oluşabilir. Galeri Bohem’ de Nursel Bayram’ın ’Yüz’ isimli sergisi bu nitelikleri taşıyan cinste. Nursel Bayram’ın 9 Nisan’da sonlanacak ’Yüz’ isimli sergisinde birbirinden etkili eserlerden oluşuyor” dedi.

    Galeri Bohem’ in kurucusu Burcu Erkal Salman, son olarak şunları kaydetti: “Galeri Bohem ‘in bir sonraki sergisinin 15-30 Nisan tarihlerinde Bakü doğumlu değerli sanatçı Yusif Katanov’ un ‘Anatomy of Colours’ isimli resim sergisi olacak. İşlerinde çoğunlukla soyut ve soyut içinde figüratif kompozisyonları ele alan sanatçının birçok eseri yurt dışında özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Türkiye ve Almanya’ da 5 kişisel sergiye sahip olan Katanov, 2014 V Madeira International Art Biennale (MIAB) / Madeira Adasi, Portugiz,2013 28. ASROPA International Art Exhibition / Korean Cultural Center, Viyana gibi katıldığı pek çok farklı sergilerden sadece bir kaçı”.

  • ’Çalışan Kalpte Ameliyat’ Hastaya Konfor Sağlar

    Memorial Antalya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Mustafa Kar, özel bir cerrahi teknik olan ’çalışan kalpte ameliyat’ ile açık kalp ameliyatları sırasında, kalbin durdurulmadığı ve hastanın kalp akciğer makinesine bağlanmadığını söyledi.

    Memorial Antalya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Mustafa Kar, çalışan kalpte ameliyat tekniğinin uygulanabildiği hasta grupları ve hastaya sağladığı ayrıcalıklar hakkında bilgi verdi.

    Açık kalp ameliyatları sırasında, kalbin durdurulmadığını belirten Kar, “Hastanın kalp akciğer makinesine bağlanmadığı özel bir cerrahi teknik olan ’çalışan kalpte ameliyat’ kalp damarları içinde kan akımının devam etmesini sağlıyor ve kalp yapısını koruyor. Ameliyatta oluşabilecek riskleri en aza indiren yöntem, kalp-damar ve bazı özel kalp kapak hastalıkları ile kalpte doğumsal sorunların tedavisinde kullanılıyor” dedi.

    “AMELİYAT SIRASINDA KALP ÇALIŞMAYA DEVAM EDER”

    Çalışan kalpte ameliyat işleminde, özel yöntemler kullanılarak yalnızca üzerinde çalışılacak kalp bölgesinin hareketlerin azaltıldığını belirten Kar, “Ameliyat sırasında kalp-akciğer makinesine bağlanmayan ve durdurulmayan kalp, kan pompalamaya ve yaşam fonksiyonlarını oluşturmayı sürdürür. Böylelikle, klasik açık ameliyatlar sonrası oluşabilecek böbrek ve karaciğer değerlerindeki olumsuzluk, mide ve bağırsak hareketlerinde yavaşlama gibi sorunlar da en aza indirilmiş olur” ifadelerini kaydetti.

    UYGUN HASTA BAŞARILI SONUÇ

    ’Çalışan kalpte ameliyat’ işleminin başarısı için uygun kriterde hasta seçiminin önemine vurgu yapan Kalp ve Damar Cerrahisi Op. Dr. Mustafa Kar, “Türkiye’de kalp ameliyatının yapıldığı merkezlerde uygulanabilen ve sonuçları dünya standartlarında olan ’çalışan kalpte ameliyat’ işleminin başarısı için uygun kriterde hasta seçimi çok önemlidir. Özellikle koroner bypass için uygulanacaksa damarların kalbin yüzeyinde ve belirgin olduğu, damara bypass dışında bir girişimin gerekli olmadığı ve ameliyata engel oluşturacak hastalıkları bulunmayan hastalarda uygulanmalıdır. İşlem, kalbin sağ tarafındaki kapağa müdahale için de gerçekleştirilebilir. Önemli olan doğru hastaya doğru cerrahi tekniğin seçilmesidir. Doktor, hastası için en uygun tedaviye karar verecektir” dedi.

    ÖZELLİKLE BYPASS AMELİYATLARINDA HASTA KONFORU

    Op. Dr. Kar, açıklamasına şöyle devam etti:

    “Çalışan kalpte yapılan ameliyatlar seçilmiş hastaları, ameliyatın beklenen olumsuzluklarından korumak için iyi bir seçenektir. İşlem, özellikle bypass’ta hastaya ayrıcalık sağlar. Kalp kasılma fonksiyonları ileri derecede azalmış, kalp-akciğer pompasını tolare edemeyecek hastalarda, felç veya mini felç olarak adlandırılan iskemik atak geçirenlerde, böbrek yetersizliği ve kronik akciğer hastalığı olanlarda, tedavi edilmiş kanser hastaları ile bazı ileri yaş hastalarında başarılı sonuçlar vermektedir.”

    “AMELİYAT SONRASI İYİLEŞME HIZLI OLUR”

    Çalışan kalbe bypass uygulamasının, ameliyat sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek riskleri en aza indirdiğini ifade eden Op. Dr. Kar, “Kalp fonksiyonlarını daha iyi korur, özellikle riskli hastalarda ameliyat başarısını artırır. Hastanın yoğun bakım ve hastanede yatış süresini en aza indirir. Ameliyat sonrası oluşabilecek yeme problemleri, halsizlik ve bazı davranış bozuklukları riskini azaltır. Açık kalp ameliyatları sonrası gelişebilecek göğüs kesilerindeki enfeksiyon riskini de minimalize eder” diye konuştu.

  • Fikri Sağlar: “Parti Kendi Kimliğine Dönmelidir”

    CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, “Yönetim mi, lider değişikliği mi?” şeklindeki soruya “Bu genel başkanı aşan bir konu, Genel başkanlık, kurtarıcı meselesi değil. Önemli olan yönetimdir. Parti kendi kimliğine dönmelidir” ifadeleriyle cevap verdi.

    26. dönem için kaydını yaptırmak üzere eşi Serap Sağlar ve oyuncu kızı Gerçek Alnıaçık ile birlikte Meclise gelen Fikri Sağlar’ın rozetini kızı taktı. Kayıt işlemlerinin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına cevap veren Sağlar, CHP’nin kendi içindeki bütün tartışmaları 2019 yılında gerçekleştirilecek üç seçime kilitlenmiş olarak yaptığını kaydetti.

    “sözde İslam teröristleri insan canına kıymaya devam ediyor”

    Paris’te yaşanan terör saldırısına ilişkin açıklamada bulunan ve tüm dünya ülkelerinin teröre karşı çözüm bulmaları gerektiğini ifade eden Fikri Sağlar, “Önce Suruç, sonra Ankara, şimdi de Paris’te sözde İslam teröristleri insan canına kıymaya devam ediyor. Bombalarla insanlığı yok etmeye çalışıyorlar. Üçüncü dünya savaşında olduğumuzu söylüyordum, bu savaşın adı şimdi terör. Maalesef bu terörün içinde İslam adına insan öldüren, insana kasteden insanlar ve çeteler de var. Bunların temizlenmesi ortak sorunumuz olmalı. BM’de terörün tanımı yok. Her ülke kendine göre bir terör tanımı yapınca insanlığın ölümü ve en kalleşçe olan bombalı ölümler sürüp gidiyor. Lanetlemek yeterli değil, ‘kanı yerde kalmayacak’ demek yeterli değil. Tüm dünya ülkelerinin bir araya gelerek bu soruna çözüm bulmaları gerekiyor, başta BM. Ülkeler kendi çıkarları doğrultusunda kullandıkları teröristlerin gelecekte kendilerini de vuracağını görmeli, işte Paris. Korkarım ki, önlem alınmazsa Avrupa’nın diğer ülkelerinde de benzeri terörü göreceğiz. Yayılan bir savaş hali ve en kalleşçe savaş hali” dedi.

    Gençlerin şiddet içerikli oyunlarla büyüdüklerini ve insanların boğazını kesmenin son derece kolay geldiğinin altını çizen Sağlar, “Sadece terörle mücadelenin silahlı mücadele olması doğru değil, eğitim ve kültürel anlamda da ciddi çalışmalar yapılması gerekir” diye konuştu.

    “DEĞİŞİMİ MAALESEF CHP’NİN YÖNETİM KADROSU YAKALAYAMADI”

    CHP’de olağanüstü kongre taleplerine ilişkin açıklamalarda bulunan ve olağanüstü kongre taleplerinin normal olduğunu belirten Sağlar, CHP’nin demokrasinin beşiği bir parti olduğunu kaydederek, “Olağanüstü ve veya olağan kongreler diye ayrım yapmak değil, önce neyi aradığımızı iyi bilmeliyiz. CHP kurtarıcı aramıyor, CHP özüne dönen, sol sınıf bir parti olma doğrultusunda çözüm önerilerini güvenilir kadrolarla getirecek bir yapıyı arıyor. 7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasındaki değişimi maalesef CHP’nin yönetim kadrosu yakalayamadı. Özellikle iktidar partisinin yaptıkları 5 ay içinde doğru anlatılsaydı, uyguladıkları politikalar doğru aktarılmış olsaydı, CHP çok az oy alan parti olmaktan çıkarak iktidar partisi olurdu. İktidar partisi 5 ay içinde her şeyi bir kenara bıraktı, bir düğmeye basarak terörü hortlattı. 400’e yakın insanımız öldü şehit oldu ve Başbakan Ankara patlaması sonrasında ‘oylarımız yüzde 43’e çıktı’ dedi. Van’da ‘bize oy verirseniz bombalar patlamaz, vermezseniz bombalar patlamaya devam eder’ dedi. Bu ne demek; ‘bombayı patlatanı biliyoruz’ demektir. Benim de görevim bu günden itibaren Başbakan Davutoğlu’nun bu sözlerini takip etmektir. Daha önce Susurluk’u takip ettiğim gibi şimdi Suruç’u, Ceylanpınar’da şehit edilen 2 polisi, Ankara’daki bombalamanın arkasında kimler olduğu, hangi iktidar erklerinin ne yapmak istediklerinin takipçisi olacağım, bunun için geldim Meclise. Kimlik siyaseti yaparak Türkiye’yi Ortadoğu’ya çevirmek isteyenlerin karşısında durmak için Meclise geldim” şeklinde konuştu.

    Mersin’de başarılı bir seçim geçirdiklerini ve bu başarılarını Türkiye genelinde devam ettirmek istediklerini kaydeden Sağlar, “Hedefimiz CHP’nin üç seçimi alacak parti olması. CHP’nin bu üç seçimi alacak potansiyeli vardır. Kendi içimizde bütün tartışmaları 2019’a kilitlenmiş olarak yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “PARTİ KENDİ KİMLİĞİNE DÖNMELİDİR”

    “Yönetim mi, lider değişikliği mi?” şeklindeki soruya cevap veren Sağlar, “Bu genel başkanı aşan bir konu, Genel başkanlık, kurtarıcı meselesi değil. Önemli olan yönetimdir. Sol bir partiden genel başkanlar değil yönetimlerdir, anlayışlardır, partinin kendi kimliğidir. Parti kendi kimliğine dönmelidir, kendi kimliğine uygun politikaları güvenilir kadrolarla götürmelidir” açıklamasında bulundu.