Etiket: Sağlam

  • Necla Sağlam cinayetinde iddianame tamamlandı

    Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu Satın Alma Dairesi Başkanlığı’nda memur olan 23 yaşındaki Necla Sağlam’ın evinde boğazı kesilerek öldürülmesiyle ilgili Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianame tamamlandı. İddianamede tutuklu sanık 34 yaşındaki Tolga Kudu’nun, balkondaki su sızıntısını tamir etme bahanesiyle Necla Sağlam’ın evine girip, cinsel saldırı veya başka bir eylemde bulunmadan cinayeti sebepsiz yere işlediği belirtildi.

    Türkiye Taşkömürü Kurumu Satın Alma Dairesi Başkanlığı’nda memur olan Necla Sağlam, 24 Şubat 2016 tarihinde Kadırga Caddesi Karadeniz Apartmanı’ndaki dairesinde boynuna poşet geçirilip boğazı kesilerek öldürülmüş bulundu. Necla Sağlam’ı öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklanan Tolga Kudu, olaydan 10 gün önce ve 5 gün önce balkonundaki su sızıntısını tamir etmek için Sağlam’ın evine gelerek inceleme yaptığı belirtildi.

    Suçlamayı kabul etmedi

    Alçı ustalığı yaparak geçimini sağlayan Tolga Kudu’nun, ilk kez olaydan 10 gün önce Necla Sağlam’ın alt kat komşusu Murat K. tarafından balkondaki su sızıntısını tamir etmesi için çağrılması üzerine kızın evine geldiği, ev sahibinin başka bir ustayla anlaşmasına rağmen 5 gün sonra tekrar aynı bahaneyle kızın evine girdiği belirtildi. Tolga Kudu, hakkındaki suçlamayı kabul etmezken, Cumhuriyet Savcısı’nın hazırladığı iddianame Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, Necla Sağlam’ın evindeki çöp poşeti rulosunda Tolga Kudu’nun parmak izine, yine Necla Sağlam’ın tırnaklarında Tolga Kudu’ya ait DNA örneğine rastlandığı belirtildi.

    “Hırsızlık ve cinsel saldırı yok”

    Şüphelinin maktul ile hiçbir husumetinin bulunmadığı, maktule kin, garez, öfke duymasını gerektirecek hiçbir sebebin olmadığına vurgu yapılan iddianamede şöyle denildi:

    “Maktulün evinde hırsızlık yapıldığına dair hiçbir bulgu tespit edilmemiştir. Otopsi işleminde de maktulün cinsel saldırıya maruz kaldığına dair hiçbir bulgu belirlenmemiştir. Maktulün kapı ve pencerelerinde zorlama, kırılma yoktur. Şüphelinin, su sızıntılarını önlemeye yönelik tadilat yapacağı bahanesiyle içeriye girdiği, burada hırsızlık, cinsel saldırı ve başka türlü bir eylemde bulunmayıp, hiçbir sebep olmaksızın maktuleyi başına vurmak, çöp poşetini başına geçirip boynuna bağlamak ve boynunu kesmek suretiyle maktuleyi vahşiyane ve canavarca hisle öldürdüğü değerlendirilmiştir.”

    “10 farklı kamera incelendi”

    İddianamede, Necla Sağlam’ın evinin çevresindeki 10 farklı noktadan alınan güvenlik kamerası görüntülerinin incelendiği belirtilerek şöyle denildi:

    “Olayın gerçekleştiği 23 Şubat akşamı Tolga Kudu’nun, elinde derz poşetiyle saat 18.13’de maktulün oturduğu apartmana giriş yaptığı, saat 18.50’de binadan çıkıp birçok yaya ve iş yerinin bulunduğu istikametin aksine araç trafiğinin az olduğu, daha az aydınlatma bulunan binanın arka kısmına denk gelen Kadırga Caddesi’ne çıkan merdivenlerden yukarıya çıktığı, bu şekilde Gazipaşa Caddesi istikametine devam ettiği belirlenmiştir. Sonra geri dönerek saat 19.02’de tekrar söz konusu apartmana girip 19.06’da binadan çıkarak Gazipaşa Caddesi istikametine gittiği tespit edilmiştir.”

    Cezaevinde iki kez intihar girişiminde bulunan Tolga Kudu, ’canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ ve ’geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal etme’ suçlarından açılan davada ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle 19 Temmuz’da hakim karşısına çıkacak.

  • Necla Sağlam Cinayetinde Su Tesisatçısına Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Talebi

    Zonguldak’ta geçtiğimiz Şubat ayında yalnız yaşadığı evinde boğazı kesilmiş halde bulunan 22 yaşındaki Necla Sağlam’ın öldürülmesi olayı ile ilgili şüpheli Tolga K. hakkında hazırlanan iddianamede, müebbet hapis cezası talep edildi.

    Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı geçtiğimiz Şubat ayında önce boğularak ardından da boğazı kesilerek öldürülen 22 yaşındaki Necla Sağlam cinayetiyle ilgili iddianamenin kabul edildiğini kaydetti. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda 7 ay önce memurluk görevine atanan Necla Sağlam’ın, yalnız yaşadığı evde öldürüldüğü olayla ilgili olarak yürütülen soruşturmada tutuklanarak cezaevine gönderilen su tesisatçısı Tolga K. hakkında “Canavarca Hisle ve Eziyet Çektirerek Öldürme” suçundan müebbet hapis cezası verilmesi talep edildi.

    Necla Sağlam’ın otopsi işleminde kesin ölüm sebebinin kesici alet yaralanması sonucu gerçekleştiği kaydedildi.

    “YÜZLERCE SAATLİK GÖRÜNTÜLER SANİYE SANİYE İNCELENDİ”

    Olayın ardından detaylı inceleme yapıldığı ve Ankara’dan gelen ekiplerle cinayetin işlendiği bölgede hiçbir delilin gözden kaçmasına izin verilmeyecek şekilde titizlikle incelendiği belirtildi. Başsavcılık Basın Sözcülüğü ve Medya İletişim Bürosu tarafından yapılan açıklamada, Emniyet Müdürlüğü’nden temin edilen MOBESE ve güvenlik kameralarına ait yüzlerce saatlik görüntünün saniye saniye incelendiği ifadelerine yer verildi. Açıklamada, “Meşrutiyet Mahallesi’nde evinde ölü olarak bulunduğunun bildirilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından derhal soruşturmaya başlanıldığı, olay yerinde olay yeri inceleme ekipleri ile detaylı inceleme yapılmış olup, sonrasında maktule üzerinde ölü muayenesi ve otopsi işlemi yapılarak kesin ölüm sebebi kesici alet yaralanması sonucu gerçekleştirdiği değerlendirildiği bildirilmişti. Yine Cumhuriyet Başsavcılığımız Basın Sözcülüğü ve Medya İletişim Bürosu’nun 19/03/2016 ve 2016/21 sayılı basın açıklamasında, olayı soruşturmakla görevli cumhuriyet savcısının nezaretinde olay yerinde, gerek Zonguldak olay yeri inceleme ekipleri gerekse Ankara’dan getirtilen ekipler marifetiyle cinayetin işlendiği mahal hiçbir delilin gözden kaçmasına izin verilmeyecek şekilde titizlikle incelendiği, öte yandan Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince olay mahalli çevresinden temin edilen MOBESE ve güvenlik kameralarına ait yüzlerce saatlik görüntü saniye saniye incelenmiş ve bu çalışma sonucunda eylemi şüpheli T.K.’nin gerçekleştirmiş olabileceği değerlendirildi. Olayla ilgisi olabileceği değerlendirilen iki kişi daha gözaltına alınmış olup, bu kişiler daha sonra yapılan değerlendirme sonucunda serbest bırakıldı. Şüpheli T.K., 17/03/2016 tarihinde gözaltına alındıktan sonra 18/03/2016 tarihinde adliyeye sevk edilmiş, görevli cumhuriyet savcısı tarafından savunmasının alınmasına müteakip tutuklanma talebiyle Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildiği, Zonguldak Sulh Ceza Hakimliği tarafından sorgulanan şüpheli, kuvvetli suç şüpheli nedeniyle ’kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği bildirilmişti” ifadelerine yer verildi.

    Görevli cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Tolga K. hakkında “Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve “Geceleyin Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme” suçlaması talebiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.

  • “Türkiye, Finans Konusunda Sağlam Zemin Üzerinde”

    İstanbul Faktoring Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kongrede aday olmayacağını söylemesinin piyasaları anlık etkilediğini belirtirken, piyasalarda olumsuz bir durumun olmayacağını savundu. Erdoğan, Türkiye’de bankacılığın iyi yerlerde olduğunu vurguladı.

    Yirmi yıldır finans sektörü içinde bulunan İstanbul Faktoring Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Erdoğan, piyasalar hakkındaki tecrübelerini, tespitlerini, ön görülerini, bilgilerini paylaştı. Toplum tarafından yanlış bilinen faktoring hakkında bilgi verdi.

    ’’TÜRK BANKACILIĞI ÇOK GÜÇLÜ’’

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kongre de aday olmayacağını söylemesi üzerine piyasaların anlık etkilendiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: ’’Piyasalarda olumsuz bir durum olacağını sanmıyorum. Türkiye bankacılığı gerçekten iyi yere geldi. Türkiye bankacılığı kolay kolay devrilecek bir sisteme sahip değil. Çok güçlü. O yüzden ekonomik krizler anlık gelebilecek durumda değil. Kısa süreçlerde geçiş sağlayacaktır. Piyasaya etkisi pek fazla olmayacaktır. Dolar belirli bir süre yükselir bir hafta ya da 15 gün sonra geri aşağıya gelmeye başlar. Türkiye finans konusunda sağlam zeminler üzerinde. Piyasalara gerektiğinde Merkez Bankası müdahale ediyor.’’

    Faktoring sektörünün ne olduğu hakkında bilgi  veren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Faktoring fatura temlikidir. Çoğu kişi tarafından piyasalarda çek  kırımı diye bilinir. Böyle bir durum mümkün değildir. Tamamen faturadan dolayı alacakların kredilendirme şeklidir. Bir müşteri, bir firmaya iş yapıyor  bu işi vadeli yapıyorsa ve bu vade 90 gün ise, 90 günden önce gelip bizden o finansmanı sağlayabiliyor. Bunun için faturayı bize getirip, alacağını bize ispat etmesi lazım. Bizde o fatura karşılığı olarak karşı taraftan teyitleri alıp, alacak var mı diye kontrol edip, firmanın güvenirliğine baktıktan sonra kredilendirme sürecine geçiyoruz. Bu işlemler bittikten 1 saat sonra müşterinin hesabına nakdi gönderip faturasını kesiyoruz.’’

    ’’TİCARETLE İLGİLENEN ÇOĞU FİRMA TİCARETİN NE OLDUĞUNU BİLMİYOR’’

    Piyasaları değerlendiren Erdoğan, ’’Piyasalarda krizin lafı son zamanlarda dolaşmaya başladı. Kriz her döneme mahsus bir durumdur. Ne yazık ki ticaretle ilgilenen çoğu firmalar, ticaretin ne olduğunu bilmemektedir.  Bunun sebebi ise, firmayı yürütmek için normal olarak bir sermaye koyuyorsunuz. Bu sermayeler çok düşük miktarda oluyor. En fazla o sermayenin 10 katı fazlasına borçlanabilirsiniz. Bu bizde çok üstüne çıkabiliyor. Belirli bir noktadan sonra sermaye yetersizliğinden dolayı firma sıkıntıya düşüyor. Sermaye alanı kilitleniyor. Kilitlendiği zaman eşe dosta gidiliyor, finansman çeki ya da hatır çeki alıp birbirleriyle takas yapılıyor. Günü geldiğinde bu çek ödenmediği için sıkıntıya düşülüyor. Bizde ticarette olumsuzluklara yol açanların başında bu finansman çeki ve hatır çekleri gelmektedir’’ diye konuştu.

    Kredilendirme programının önemine vurgu yapan Erdoğan, şunları söyledi: ’’Kurumlar ya da işletmeler belirli noktalara gelirken mutlaka  işle ilgili kredilendirme yapıp planlarını ona göre yapmaları lazım. Ne yazık ki Türkiye’de ticaret yapan bazı kişilerin, ticaretle ilgili bilgilerinin olmadığını düşünüyorum. Bir şahıs işletmede yıllarca bulunmuş, o işletmede belirli  işleri iyi şekilde yapmışsa artık diyor ki ben patrona kazandırmayıp kendim bir yeri açayım. Bu işin en iyisini ben yapıyorum. Bu şekilde devam eder giderim diyor. Çevreden bulduğu belirli sermaye ile ticarete atılıyor. Ancak finansmanı bilmeyip ve planı doğru yapamadığı için sistem bu ticaretçiyi dışarı atıyor. Krediye girmek, eğer elinizde iyi projeler varsa belli bir finansmanı sağlayıp kendinizi iyi bir yere atabilirsiniz. Bu krediler belirli bir projenin karşılığında alınması lazım. Bizde ise krediler sıkıntıya düşüp çeklerimiz ödeyemediğimiz durumlarda alınıyor. Buda bizi belirli bir süre sonra sıkıntılara götürüyor ve iflas gerçekleşiyor.’’

    ’’TİCARET ALMAK SATMAK DEĞİLDİR’’

    Ticaretin hesap işi olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ’’Ticaret almak satmak değildir” dedi.

    Ticaretin bütün her şeyi ile beraber hesap kitap işi olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Maliyetini iyi şekilde yapabiliyorsan, girdileri çıktıları düzgün şekilde tutabiliyorsan, personeli iyi eğitmişsen, finansmanını iyi durumlar  üzerine kurmuşsan o zaman ticaretin iyi gider. Belirli noktalara dikkat etmek lazım. Yatırımları yaparken elindeki işe göre yatırım yapmak lazım. Elinizde 1 yıllık iş var, siz 5 yıllık yatırım yapamazsınız. Eğer böyle bir yatırım yaparsanız iki gün sonra sizi iflasa götürür. Bu piyasaların ya da ekonomik krizin verdiği sıkıntı değildir. Tamamen kişinin ticareti bilmemesinden kaynaklanan durumdur.’’

    Türkiye’de ne yazık ki iflas erteleme denilen durum olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

    “İflas erteleme, firma gider kendini anlatır. Alacaklılar üzerime geliyor, bana zaman verirseniz bu iflas ertelemeden kurtulurum. Bunun hesabını çok iyi şekilde bilmek lazım. Bilançoları iyi incelemek lazım. İflas erteleme alan firmaların bundan kurtulmaları şansı yüzde 3-4 gibi düşük bir orandır. Çoğu firma iflas ediyor. Bu iflas ertelemeyi geçiş süreci olarak kullanıyorlar. Firmayı 1 ya da 2 yıl yüzdürüyorlar daha sonra firma iflas edip gidiyor.”

    ’’TİCARET YAPAN KİŞİDE BELİRLİ VERİMLİLİKLER ARANMASI LAZIM’’

    “Ticarette kendimiz yargılamıyor ve sorgulamıyoruz” diyen Erdoğan, küçük olumsuz durumlarda piyasa çok kötü ve daraldı gibi söylemlerde bulunduklarını söyledi. Neden daraldığına bakmak gerektiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çek yasasında hapis cezası kalktıktan sonra insanların kredibilitesinde küçücük bir gecikme olduğu zaman çekleri yazılıyor. Artık ben bu yola devam edemem deyip firmayı batırıyorlar. Kendisi batmakla kalmıyor, otomatik olarak kollarına da zarar veriyor. Böylece piyasada krizin olduğu ve ticaretin kötü gittiği algıları oluşturmaya başlıyor. Bir firmanın batması demek, bir sürü kola zarar vermesi demektir. Ticarete atılan kişilerin belirli bir noktadan geçmesi lazım. Ticaret birçok şeyi kapsadığı için ticareti yapan kişide belirli verimlilik aranması lazım. Önüne gelen herkesin ticaret yapmaması lazım. Bunlara çok dikkat etmemiz gerekir.”

    Krizi insanların kendilerinin çıkardığını anlatan Erdoğan,’’Ticarette iyileri biz yaptık, kötüleri başkaları yaptı diyoruz. Ekonomik krizden kurtulmak için kendimizi çok iyi yargılamamız lazım. Yaptığımız her şeyin iyisini ve kötüsünü de kendimiz mutlak sorgulamamız lazım. Hesabı ve kitabı iyi yaparsanız ekonomik kriz diye bir şey olmaz. Krizleri çıkaran insanların kendisidir ve bilinçsizliktir” dedi.

  • Halk Sağlığı Müdürü Sağlam Ebeler Günü’nü Kutladı

    Sivas Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Levent Sağlam, Ebeler Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

    Sağlam mesajında, “Toplumların sağlık seviyesinin yükseltilmesi anne ve çocuk sağlığının iyileştirilmesi ile mümkündür. Ülkemizin sağlık göstergelerinin yükselmesinde sağlık ekibinin önemli bir parçası olan ebelerimizin büyük önemi vardır. Nitelikli ve bilgili ebelerimiz sadece doğum yaptıran kişi değildir. Ebelerimiz üstlendiği sorumluluğun farkında olarak çalışan ana-çocuk sağlığı hizmetlerini yürüten, doğum öncesinde, doğum anında ve doğum sonrasında anne ve bebeğin sağlığı için emek harcayan meslektaşlarımızdır.Dünyanın en kutsal duygularından biri olan ‘annelik’ duygusuna kadınları kavuşturarak aileleri sevindiren ebelerimizin bu özel gününü kutluyor, sağlıklı bir ömür diliyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Halk Sağlığı Müdürü Levent Sağlam:

    Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Levent Sağlam 2016 Dünya Sağlık Günü’nün temasının diyabet olarak belirlendiğini söyledi.

    Sağlam yaptığı açıklamada,”Dünya Sağlık Örgütü’nün kurulduğu gün olan 7 Nisan 1948 tarihinden bu yana her yıl 7 Nisan günü ’Dünya Sağlık Günü’ olarak kutlanmaktadır. Her yıl bu günde, dünya genelinde önemli bir halk sağlığı problemi gündeme getirilmektedir. 2016 yılı Dünya Sağlık Günü Teması da ’Diyabet’ olarak belirlenmiş ve toplumda diyabet hastalığı konusunda farkındalık oluşturmak hedeflenmiştir. Diyabet sık görülen, kontrol altında tutulmazsa erken yaşta ölümlere ve engelliliğe yol açan, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yaşam boyu izlem ve tedavi gerektirir.”dedi.

    “DİYABET KONTROL EDİLMEDİĞİNDE TÜM ORGANLARA ZARAR VEREBİLİR

    Diyabet pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu oluşan ömür boyu devam eden kronik ve insülin üreten hücrelerin azalması ile devam eden bir hastalık olduğunu aktaran Sağlam açıklamasını şu şekilde sürdürdü.

    “İnsülin ise vücutta kan şekerini düzenleyen ve yaşam için zorunlu olan bir hormondur. En sık görülen iki diyabet türü Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabettir. Tip 1 diyabet, genellikle erken yaşlarda başlar, tanıdan itibaren mutlaka insülin kullanılmalıdır. Tip 2 diyabet, genellikle daha ileri yaşlarda başlar. Ortaya çıkışında sağlıksız yaşam biçimi davranışları ve aile öyküsünün etkili olduğu, beslenme, egzersiz ve anti-hiperglisemik ilaçlarla tedavi edilebilen bir hastalıktır. Diyabet iyi kontrol edilemediğinde, vücuttaki tüm organlara zarar verebilmektedir. Bir yandan kan damarlarının yapısını bozarak göz, böbrek ve sinirleri etkilemekte, diğer yandan kalp hastalığı, inme nedeniyle de erken ölümlere neden olabilmektedir. Körlük, böbrek yetersizliği, bunama ve ayak sorunlarının en önemli nedenlerinden biridir. Kan şekerinin normal sınırlarda tutulması, komplikasyonların ortaya çıkmasını geciktirebileceği gibi aynı zamanda önleyebilir. 2008 yılında, dünyada tahminen 347 milyon diyabetli birey vardı ve yaygınlığı özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde artmaktaydı. 2012 yılında, diyabet tüm dünyada 1.5 milyon ölüme neden oldu ve bu ölümlerin yüzde 80’inden fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerdi. 2030 yılında ise diyabetin tüm dünyada ölüm nedenlerinden 7’inci sıraya geleceği öngörülmektedir.