Etiket: Saçlar

  • Binadan rastgele atılan saclar kazaya davetiye çıkardı

    Hakkari’de 6 katlı bir binanın çatı katından rastgele aşağı atılan saclar, iş güvenliği konusunda yaşanan onca olaya rağmen halen ders alınmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

    Çevreyolu üzerinde bulunan 6 katlı bir binanın teras katında sac değişim işi yapıldı. Binanın çatı katının yenilenmesinde çalışan işçiler, eski sacları rastgele aşağı attı. Saclar, rüzgarın da etkisiyle metrelerce uçarak karşı binanın duvarlarına çarpıp yere düştü. Metrelerce yüksekten tek tek atılan saclar yoldan geçen vatandaşların tepkisine neden olurken, işçiler kameralara ve tepkilere rağmen işlerine devam etti.

  • 50 yaş sonrası mükemmel saçlar hayal değil

    Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, erkeklerin kabuslarının en başında saç dökülmesi geldiğini belirterek, “Ancak gelişen teknoloji ile 50 yaş sonrası bile saç ekiminde mükemmel sonuçlar elde edilebiliyor” dedi.

    Estetik,Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, 50 yaş üzeri hastalarda genel olarak mükemmel sonuçlu, eksiksiz saç ekimi operasyonlarından çok, yaşa uygun, daha gerçekçi sonuçlar talep edildiğini belirterek, “Hastaların bu yaşlardan sonra saç kaybının tamamen geri döndürülebilmesi; yirmili yaşlardaki durumlarının eksiksiz restorasyonu gibi bir ısrarları yok. Bu gerçekçi beklenti, ileri yaşlarda saç ekimi operasyonu yaptıran hastaların memnuniyet oranlarını artırmakta. Erkeklerde genetik saç dökülmesi ergenlikten, 40 ve 50 li yaşlara dek herhangi bir zamanda başlayabiliyor. Erken yaşlarda başlayan saç dökülmesi tedavileri ile erkeklerde saç kayıpları kontrol altına alınabilir ve kozmetik olarak pek fazla kayıp yaşanmaz. Bazı hastalarda ise saç kaybı bir kader olarak algılanır ve yaşın getirdiği doğal bir süreç olarak kabullenilir. Fakat 50 li yaşlardan sonra kendini gösteren saç kayıplarında; insanların değişebilen global hayat şartları, kariyer ve yeni iş olanakları erkekte saç restorasyon isteği uyandırabilir. Erkek hastalarda, son yıllardaki moda trendler, sağlıklı yaşam istemi, anti aging algısı ve sosyal baskıları nedeniyle eşleri gibi genç, bakımlı görünme isteği artmakta. Bazılarında ise sadece aynada “kel” görünmeme isteği ile saç ekimi yapılması gündeme gelebiliyor” diye konuştu.

    Op.Dr.İlhan Serdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: ’’50 yaş üzeri saç ekimi yaptırmak isteyen hastaların doktorları ile bazı konuları görüşmelerinde fayda var: İlki, ileri yaşlarda olan erkeklerde saç restorasyonu kişiye uygun yapılmalı. Cerrahla görüşülerek ve saç verici sahası verimine ve sıklığına göre bir restorasyon planlanmalı. Hastanın istek ve beklentisi makul sınırlar içinde olmalı; 20 li yaşlardaki saçlarına kavuşabileceği beklentisi içinde olmamalı. İleri yaşlarda saçlarının çoğu dökülmüş olan ve verici sahasında, yani ense kısmındaki saçlarda azalma yaşayan bir olguda, belki de saç ekimi yapmamak en iyi tercih olabilir. Hasta ile görüşülerek, saç onarım sürecide tek seanslık bir operasyonla ne kadar alan kapatılabilir ve ikinci bir seans için şansı var mıdır, bunların tartışılması çok önemli. Bunun için hasta cerraha güvenmeli ve önerilerini dikkate almalı.’’

  • Tülin Şahin: “Güçlü saçlar kadınlara özgüven veriyor”

    Ünlü model Tülin Şahin şampuan tanıttı.

    Ünlü Top Model Tülin Şahin bir markanın saç dökülmesine karşı şampuan ve saç kremi serisinin tanıtımında yer aldı. Ünlü model burada yaptığı açıklamada güçlü saçların kadınlara özgüven verdiğini belirtti. ’Saçların Güçlü, Sen Güçlü’ sloganı ile duyurulan serinin basın toplantısında konuşan Henkel Saç Bakım Kategorisi Müdürü Barış Erdoğan, konuşmasında marka elçisi olarak Top Model Tülin Şahin ile birlikte çalışmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Türk Henkel Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Alemdar ise konuşmasında güçlü kadınların sadece markaları için değil, kuruluş politikaları açısından da büyük önem taşıdığına değindi.

  • Ekilen saçlar hiçbir zaman dökülmüyor

    Dr. Emrah Çinik, ekilen saçların hiçbir zaman dökülmediğini söyledi.

    Cosmedica’da FUE yöntemi uygulaması ile saç köklerinin saçlı derinin arka ve yan bölgelerinden, özel imal edilen 0.60 mm ile 0.90 mm arasında çapı olan punchlar yardımıyla mikromotor ile teker teker alındığını belirten Dr. Emrah Çinik, “Mikro Motor ucu , saç kılını ortalayacak şekilde yaklaştırılır kılın çıkış açısına uygun olacak şekilde deriye dokunulur . Kıl kökü, onu çevreleyen mikroskobik anatomik doku ile birlikte, silindirik bir tarzda çıkar ve bir mikro penset ile nazikçe çekilir ve tabandan ayrılarak gelir Bu otomatik sistem sayesinde operasyon süreleri kısalmış, aynı zaman biriminde alınan greft sayısı da artmıştır” dedi.

    Greftlerin alındığı bölgede doku alınmadan yalnızca ilgili kök hücresi üzerinde birebir çalışıldığını söyleyen Dr. Emrah Çinik, “Bir günde ortalama 4000-6000 greft çıkartabilmektedir.(rakamı kişinin donör bölgesinin yapısı belirler) Punch (ortası delik,silindirik sistem) boyutu saç analizi ve operasyon anında belirlenir.Saç köklerinin çapına göre en uygun punch lar kullanılır,aynı kişi için farklı boyutlarda punch kullanılabilir.

    Örneğin ense bölgesinden saç kökleri toplamak için 0.80 mm kullanılırken,kulak üstü bölgesinde saç kökleriniz daha inceyse 0.60 mm lik punch lar kullanılır.Belirleyici faktör saç kökünüzün çapıdır.

    Daha sonra ekim yapılacak bölgeye saç kanalları açılmaya başlanır. Bu işlem, ekimin doğal ve yoğun görünmesi için en önemli basamaktır.

    Son olarak, açılan kanallara saç kökleri dikkatli ve nazik bir şekilde yerleştirilerek işlem sonuçlanır.

    Ekilen saçlar yaklaşık 1 ay boyunca uzar ve sonrasında dökülür. Dökülen saç telleridir, saç kökleri artık ekildiği bölge ile bütünleşmiştir ve 2- 3. aydan itibaren yeniden uzamaya başlar, 6.ayda sonuçlar oldukça tatmin edicidir .Fakat ortalama 1 yıl sonunda ekilen tüm saçlar maximum formuna ulaşmış olur. Ekilen saçlar hiçbir zaman dökülmez ve ense bölgesindeki uzama hızında ömür boyu uzar.” şeklinde konuştu.

  • Doğal Görünümlü Saçlar İçin Prp Ve Mezoterapi İle Desteklenmiş Saç Ekimi

    Sağlıklı saçlara sahip olmak hem kadınlar hem de erkekler için önemli. Mevsim, stres, metabolik değişim ve gebelik gibi pek çok nedene bağlı olarak gelişebilen saç dökülmesi sorunu, kliniklere başvurma nedenleri arasında ilk sıralarda yer almakta. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Tahir Gökhan Haytoğlu; saç dökülmesi sorununun tedavisinde son dönemde en sık kullanılan yöntemlerden PRP ve saç mezoterapisi ile desteklenmiş saç ekimi yöntemlerini anlattı.

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tahir Gökhan Haytoğlu, “PRP yani trombosit yönünden zenginleştirilmiş plazma yöntemi, yaklaşık olarak 20 yıldır genel tıpta kullanılmaktadır. Son yıllarda ise saç tedavilerinde kullanılmaya başlayan yöntem olarak popülerlik kazanmıştır. PRP işlemi yaptırmak isteyen hastanın kolundan 1-2 tüp kan alınır. Alınan kanın santrifüj cihazında yüksek hızda döndürülmesiyle serum kısmı ayrıştırılır, bunun amacı kanda bulunan trombositlerin yoğunlaştırılmasıdır. Bu küçük hücreler doku onarımını uyarıcı faktörler içerir. Trombositten zengin plazma tedavi edilmek istenen bölgeye enjekte edilir. Bu işlem ile kişinin kanındaki materyaller kullanılarak saçlı deri dokusunun ve içindeki saç köklerinin onarılması ve saç ekimine uygun zeminin sağlanması hedeflenmektedir.”

    SAÇ MEZOTERAPİSİ NEDİR? NASIL BİR UYGULAMADIR?

    Dr. Haytoğlu, saç mezoterapisi ve nasıl uygulandığı hakkında şunları kaydetti:

    “Mevsimsel değişiklikler sonucu, stres, metabolik nedenler ve gebelik sonrası ani saç dökülmeleri yaşanabilmektedir. Saç mezoterapisi hem erkekte hem de kadında kullanılabilen, deriye enjekte edilmek suretiyle uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde amaç; saç köklerinin daha canlı ve daha sağlıklı saç teli üretebilmesi için aktif hale gelmesinin sağlanmasıdır. Saç mezoterapisi seanslar halinde uygulanmaktadır. Her seans ortalama 15 dakika sürmektedir. Uygulanan ilaçların içinde vitaminler, mineraller, çeşitli saç güçlendirici ekstraktlar bulunmaktadır. Saç ekimi hazırlığında ve saç ekimi sonrasında tedaviye yardımcı bir yöntem olarak kullanılmaktadır.”

    Günümüzde saç ekimi operasyonlarının birçoğu FUE tekniği ile yapılmakta. FUE yöntemiyle saç ekimi, saç ekiminde en az hasar yapan (minimal invaziv) yöntemler arasında yerini almaktadır. Eskiden kullanılan yöntemlere nazaran daha az doku hasarı olan bu yöntem sayesinde; ağrı, yara açılması, yara enfeksiyonu, kanama, yara izi vb. gibi risklerin olmadığını söyleyen Dr. Haytoğlu, bu yöntem ile ilgili merak edilenleri de anlattı.

    SAÇ EKİMİNDE FUE YÖNTEMİ NEDİR?

    Dr. Haytoğlu, FUE yöntemi hakkında ise şu bilgileri verdi: “FUE tekniği hem acısız hem de izsiz olması sebebiyle saç ekiminde tercih edilen yöntemler arasında yer almaktadır. FUE kelimesi ’Foliküler Ünite Ekstraksiyonu’nun kısaltılmasıyla kullanılmaktadır. Kelime anlamı olarak baktığımızda; kıl kökünün alım şeklini tarif eder ve bu yöntemde saç köklerinin lokal anestezi (bölgesel anestezi) altında özel uçlu mikro motorlar ile tek tek alındığını tanımlar.”

    SAÇ EKİMİNDE FUE TEKNİĞİNİN DİĞER YÖNTEMLERDEN FARKI NEDİR?

    “FUE tekniği ile istenilen kök miktarı kadar doku alınabilir” diyen Dr. Haytoğlu, “Foliküler Ünite alımı yapılan verici bölgede, kesi ve dikiş olmadığından iz de kalmaz. FUE tekniği ile saç ekimi yapılabildiği gibi; sakal, bıyık ve kaş ekimi de yapılabilmektedir” dedi.

    Ayrıca bu yöntemin avantajlarını da anlatan Dr. Haytoğlu, açıklamalarına şöyle devam etti: “Köklerin alındığı bölgede küçük sıyrıklar oluşsa dahi bu sıyrıklar 1 hafta içerisinde izsiz iyileşir. Ekim sonrası operasyon yapılan bölgede ağrının yok denecek kadar az olması, günlük hayata hızla dönülmesi ve iyileşme sürecinin kısa olması gibi yüz güldürücü sonuçlara sahip olması FUE tekniğinin fazlasıyla tercih edilmesinin sebebidir. PRP ve saç mezoterapisi ile desteklendiğinde de işlemin başarısı ve yüz güldürücülüğü anlamlı bir şekilde artmaktadır” dedi.