Etiket: Saçıyor

  • BÜSTKİD Başkanı Derya Kök: “Menekşe Deresi tehlike saçıyor”

    Büyük Çekmece Sivil Toplum Kuruluşları İletişim Derneği (BÜSTKİD) Başkanı Derya Kök, Menekşe Deresi’ne Çatalca pis su hattında meydana gelen kaçak ile ilgili çalışmalarda bulundu.

    Büyükçekmece Gölünü besleyen önemli su kaynaklardan biri olan Menekşe Deresi’ne Çatalca pis su hattında meydana gelen kaçak nedeniyle oluşan tehlikeye BÜSTKİD müdahalede bulundu.

    Yönetim Kurulu ile birlikte kaçak bölgesinde inceleme yapan BÜSTKİD Başkanı Derya Kök, “Büyükçekmece Çatalca yolundan Tepekent istikametine giderken Menekşe Deresi köprüsü civarında yoğun foseptik kokusu geldiği haberi üzerine Çevre Derneği Başkanımızla birlikte yerinde inceleme yaptık.

    Yaptığımız tespit sonucu Çatalca’dan gelen isale hattından Menekşe Deresine pis su kaçağı olduğunu, pis suyun dere ile birlikte Büyükçekmece Gölü’ne dolayısıyla çeşmelerimizden akan suya karışarak insan sağlığını ciddi anlamda tehdit edebileceği kanaatine vardık. Bu tehlikenin yanı sıra yayılan pis kokunun çevre sakinlerini ciddi anlamda rahatsız ettiğini, derede yaşayan balıkların öldüğünü gördük. Konu ile ilgili mahalle muhtarımız bilgilendirilmiş olup İSKİ nezdinde de gerekli girişimlerde bulunacağız” dedi.

  • İyi dezenfekte edilmeyen havuzlar tehlike saçıyor

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Aydın Maçin, havuzların iyi dezenfekte edilmediği takdirde tehlike saçtığını belirtti.

    Memorial Dicle Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Aydın Maçin, yaz aylarında uzun tatillere çıkamayanların serinlemek için havuzu tercih ettiğini ifade ederek, havuzlarda göz sağlığı açısından nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi. Havuza gündüz girildiği zaman güneş ışığına maruz kalındığını aktaran Maçin, “Bu yüzden güneş gözlüğünü ciddi şekilde havuzlarda kullanmak gerekiyor” dedi.

    Havuzlardaki temizlik konusuna dikkat çeken Maçin, “Havuzlarda kullanılan klorun 1 milyonda 1 ile 3 arasında olması gerekiyor. Çünkü bu düzey azaldığı zaman enfeksiyona maruz kalınabilir. Örnek olarak adenovirüslü bir kişi o havuza girdiğinde o havuzun klor miktarı yeterli değilse veya iyi dezenfekte edilmemişse o havuza giren herkes bu virüsü kapabilir ki öyle vakalar karşımıza gelmektedir. Klor miktarı çok olduğu zaman da klor çok ciddi alerjen ve göz yüzeyini bozabilecek bir madde. Bu çok ciddi alerjenlere sebep olabilir ve göz yüzeyine küçük yaralar yapıp çok ciddi yanma batma, kaşıntı gibi semptomlara sebep olabilir. Bir de havuzlardaki PH değerinin 7,2 ve 7,8 arasında olması hem deri hem de göz sağlımız açısından çok önemli” diye konuştu.

    “Virüslü hastalar havuza girmemeli”

    Suyunun değişme sıklığının en az haftada iki olduğu havuzların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Maçin, şunları kaydetti:

    “Enterit veya adenovirüs konjonktiviti gibi bir hastalığımız varsa kesinlikle toplu kullanım olan havuzlara girmeyi önermiyoruz. Havuzlara girmeden önce kesinlikle sabunlu suyla duş alınması gerekiyor ve havuza girip uzun saatler kalacaksak hem havuza giren insanları koruma açısından hem de kendimizi koruma açısından saatte bir defa duş almamız gerekiyor.”

  • (Özel Haber) Bu kılıflar tehlike saçıyor

    Gelişen cep telefonu ve tablet teknolojisi ile beraber bir sektör haline gelen koruyucu kılıflar tehlike arz ediyor. Özellikle bazı yan sanayi ürünleri yüksek meblağlarda alınan cihazları korumak yerine ürünlerin mevcut ısısını daha da yükselterek arızalara neden olabiliyor.

    Teknolojinin her geçen gün biraz daha ilerlemesiyle, cep telefonu ve tablet gibi cihazlar günlük hayatın vazgeçilmezleri haline geldi. Teknolojik aletlerin zarar görmesi durumunda ya yüksek fiyatlarla tamiri mümkün oluyor ya da cihaz kullanılmaz hale geliyor. Hemen herkesin elinde bulunan bu cihazlara yüksek meblağlar vererek sahip olan vatandaşlar, olası darbeye karşı kırılgan yapısı nedeniyle koruyucu kılıflar kullanmayı tercih ediyor. Orijinal kılıf fiyatlarının yüksek olması nedeniyle adeta sektör haline gelen yan sanayi ürünü kılıfların ucuz olması, vatandaşları cezbederek tercihlerini bu ürünlerden yana kullanmalarını sağlıyor. Ancak fiyatları 5 TL ile 20 TL arasında değişen yan sanayi kılıflar özellikle yaz sıcaklarında, cihazların mevcut ısılarını yükselterek olumsuz durumlara davetiye çıkarabiliyor. Cep telefonu ve tablet gibi cihazlar kendi soğutma sistemleri olmadığı için aşırı ısınma durumunda kendini kapatma özelliği bulunsa da, yan sanayi ürünler teknolojik aletlere oldukça fazla zarar veriyor.

    “Bu kılıflar ısıyı kaçırmadığı için hapsediyor bu da telefonu aşırı ısıtıyor”

    Konuyla ilgili konuşan cep telefonu ustası Ersin Dindaş, yan sanayi kılıfların cep telefonu ve tabletlere zararını anlatarak, “Cep telefonlarının kendini soğutması için zaten bir sistemi yok. Yani kendi ısısını zor soğutuyor. Yeri geliyor telefonlarda uyarı görüyoruz, yüksek ısı diye yazıyor, telefon kendisini kapatıyor. Isınan bir telefonu da biz daha çok koruyucu ile kapatırsak, örneğin bir kılıf kullandığımız zaman. Silikon kılıf olabiliyor, farklı bir kılıf olabiliyor. Bu kılıflarla telefonu daha da dışını kaplıyoruz. Bu iş yazın güneşte mont giymeye benziyor. Sen mont giy sonra ben terledim sıcak, yandım, piştim diye çıkart. Biz sıcak havalarda mont giydiğimiz zaman kendimiz zarar görürüz, tansiyonumuz yükseliyor ve buna benzer şeyler olabiliyor. Ancak telefon ısındığı zaman size ‘Çok ısındım, bana zarar gelecek!’ demiyor. Ne yapıyor kendine zarar veriyor. Onun dışında kılıf kullanırken, orijinal kılıflar kullanmamız lazım. Orijinal kılıflarda üreticiler bunu düşünüyor. Bu sıcakta bunlar zarar görebilir diye kılıf üretilirken içerisindeki malzemeleri ona göre kullanıyor. Yan sanayide adam düşünmüyor, önemli olan maliyet benim için, maliyeti düşük olsun para kazanayım diyor. Seni düşünmüyor hiçbir şekilde. Bu yüzden her zaman kaliteye özen göstereceğiz. Ayrıca bu kılıflar ısıyı kaçırmadığı için hapsediyor, bu da telefonu aşırı ısıtıyor. Dolayısıyla cihazlara zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

  • Cerrah deresi tehlike saçıyor

    Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı Cerrah Mahallesi’nden geçen Cerrah deresi, tehlike saçıyor.

    Önceki gün 2 kişinin dereye düşme tehlikesi atlattığını ve gerekli tedbirlerin alınması için Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesine müracaatta bulunduklarını belirten Cerrah Mahallesi Muhtarı Hasan Ayar, “Derenin iki tarafının ıslah edilmesini ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını istedik. Gelip inceleme yaptılar. DSİ ile Bursa Büyükşehir Belediyesi olumsuz cevap verdiler. Mesafenin uzun olduğunu söylediler. Bu konuda mağduruz. Yaz geliyor. Boğulma olayları artıyor. Bizler bu tür olayların yaşanmamasını istiyoruz. Bu anlamda yetkililerden gerekli tedbirlerin bir an önce alınmasını istiyoruz. Cerrah Deresinin ıslah edilmesini ve gereklik güvenlik önlemlerinin biran önce alınmasını istiyoruz” dedi.

    Dere üzerinde 3 tane santralin bulunduğunu ifade eden Ayar, “Santraller suyu saldığı zaman derede bulunan sular iki katına çıkıyor. Normal zamanda tehlike arz eden dere, suyun salınmasıyla daha da tehlikeli hale geliyor” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Sarıyer’de “ölüm çukuru” tehlike saçıyor

    Sarıyer Ayazağa’da en işlek caddelerden birinin hemen kenarında ve özellikle işçilerin kullandığı güzergahta, kapağı olmayan kanalizasyon çukuru ölüm saçıyor. Üzeri sadece parçalanmış tahtalarla kapalı duran çukur, vatandaşları isyan ettirdi.Vatandaşlar Sarıyer Belediyesi’ne tedbir almadığı için tepki gösterdi.

    Sarıyer’de işlenin en işlek caddesin içler acısı hali kameralara yansıdı. Çevredeki şantiyelerin çalışması nedeniyle bozulan yolda yürümek bile güçlükle yapılırken, caddenin ortasında üstü tahtalarla kapatılmış kanalizasyon çukuru faciaya davetiye çıkarıyor. Özellikle işçilerin güzergahında kapağı olmayan kanalizasyon çukuru, tehlikenin boyutunu ortaya çıkarttı. Her türlü canlıya tehlike saçan çukurun üstü sadece parçalanmış tahtalar ve birkaç taş parçasıyla kapatılmış olması dikkat çekti.Vatandaşlar ise Sarıyer Belediyesi’ne insan hayatına verdiği değer nedeniyle tepki gösterdi.

    “Eğer görmeseydim içine düşüp ölebilirdim”

    Ercan Kartal, “Bunun böyle bırakılması hiç hoş değil. Ben de şimdi fark ettim, eğer görmeseydim içine düşüp ölebilirdim. Belediyenin bununla ilgilenip, kapak takması gerekiyor. Çocuklar falan burada oyun oynasa büyük bir sıkıntı. Bir insanın düşebileceği şekilde de geniş. Üzerine tahtalarla kapatılmış. Kapalı da sayılmaz tahtalar kırılmış” dedi.