Etiket: Saçıyor

  • Taklit telefonlar tehlike saçıyor

    Piyasada oldukça yaygın bir şekilde satılan taklit (replika) cep telefonlarının, insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği belirtiliyor.

    Piyasada satışı oldukça fazla olan ve büyük bir kısmı Çin’den getirtilen replika telefonlar, orijinale göre yaklaşık 10 kat daha fazla radyasyon yaydığı için insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Vergileri ödenmediği için ülke ekonomisine de zararlı olan replika cihazların tamiratı da neredeyse mümkün değil.

    Ordu’da, cep telefonu teknik servis ve satış işi yapan Serdar Atabey isimli esnaf, taklit telefonların zararlarından bahsetti. Güvenmedikleri bir yerden cep telefonu almamaları konusunda vatandaşlara uyarılarda bulunan Atabey, “Halkımızdan isteğim, televizyonda satılan hiçbir telefona güvenip satın almasınlar. Çünkü burada satılan telefonların hepsi orijinal değil ve kalitesiz ürünler. Buradan telefon sipariş verip canı yanan çok müşteri ile karşılaştık. Aldıkları ürünleri geri iade etmek istediklerinde de muhatap olabilecek kimse bulamıyorlar. Çünkü ‘kısa süreliğine kampanyada, şok fiyat’ reklamı altında satılan telefonların hiçbiri orijinal ürünler değil. Bu yüzden müşterilerimiz, alışveriş yapacakları zaman tanıdıkları güvendikleri yerleri tercih etsinler” dedi.

    “Bu cihazların tamiri mümkün değil”

    Replika cep telefonlarının neredeyse tamir edilemediğini aktaran Serdar Atabey, ”Bu cihazların tamiratı da mümkün değil denecek kadar az diyebiliriz. Tamir edilen bu telefonlar bir hafta içerisinde yine aynı hataları vermeye devam eder” şeklinde konuştu.

    “Çocukların eline ‘oyuncak’ diye verilmez”

    Replika cep telefonlarının yaydığı radyasyondan da bahseden Serdar Atabey, şunları söyledi:

    ““Cep telefonlarında SAR değeri denilen, akıllı telefonların vücuda yaydığı radyasyon miktarını gösteren bir değer var. Bu replika telefonlarda SAR değeri çok yüksek olduğu için insan sağlığını da oldukça önemli bir miktarda etkiliyor. Bu nedenle alınan bu telefonlar, çocukların eline oyuncak bile olmayacak kadar kalitesiz ve zararlı. Bu cihazların içerisindeki bataryaları ve şarj aletleri de kalitesiz olduğu için yangına dahi sebep olabilir.”

  • Yarım kalan konutlar tehlike saçıyor

    Erzurum’un Palandöken ilçesinde inşaat halinde bırakılan ve akıbetinin ne olacağı belli olmayan binalar madde bağımlıları ve intihar etmek isteyenlerin mekânı haline geldi. Vatandaşlar tehlike saçan konutlara tepki gösterdi.

    Erzurum’da son zamanlarda intihara teşebbüs olaylarının mekânı haline gelen inşaat halindeki konutlar, tehlike saçmaya başladı. Son iki ay içerisinde 15 ve 16 yaşında iki gencin atlayarak hayatlarını kaybettikleri konutlar, hemen hemen her gün polisi seferber ediyor.

    Konutların ya yapılmasını ya da tamamen yıkılarak temizlenmesini isteyen semt sakinleri, “Bu konutların hemen yanı başında okullar var. Öğrencilerimiz için oldukça tehlikeli. Burası sürekli madde bağımlıları, fuhuş ve intihar etmek isteyenlerin mekânı oldu. Çocuklarımız tehlike altında” diyerek yetkililere seslerini duyurmaya çalıştılar.

    Öte yandan son yaşanan olayda da intihar edeceğine dair arkadaşına mektup bırakan lise öğrencisi bir genç, inşaat halindeki konutlarda uzun süre arandı. Polis, sağlık ve itfaiye ekiplerinin hazır tutulduğu konutların bulunduğu alanda yapılan araştırmada öğrenci bulunarak ikna edildi.

  • Sulama kanallarındaki zira atıklar tehlike saçıyor

    Antalya’da örtü altı tarımın merkezi Aksu ilçesinde sulama kanallarının içerisinde biriken çöpler insan sağlığını tehdit ediyor.

    Türkiye’de örtü altı tarımın merkezi konumunda bulunan Aksu ilçesine bağlı Kundu Mahallesi’ndeki kanalların içerisinde biriken sera atıkları mikrop saçıyor. Binlerce dönüm seranın ve tarım alanlarının sulandığı sulama kanallarının durumu adeta içler acısı. Uzun zamandır temizlenmediği görülen sulama kanallarında oluşan çöp yığınları, aynı zamanda toplum sağlığını da tehdit ediyor. Sulama kanalları içerisinde biriken atıkların daha çok seralarda kullanılan ilaç şişeleri ve kutuları olduğu görüldü. İçerisinde çöp yığınları bulunan ve bir otele ait lojmanın kanalizasyon suyunun aktığı da iddia edilen kanaldan akan su ise Acısu Çayı’na karışıyor.

    “Sulama kanalları pislik içerisinde bulunuyor”

    Bölgede yaşayan vatandaşlar, kanalların içerisinde oluşan çöp yığınlarından şikayet ediyor. Kundu Mahallesi’nde 25 yıldır çiftçilik yapan Hasan Sargın, “Köyümüzün sulama kanalları pislik içerisinde bulunuyor. Çiftçimiz su zamanı geldiği zaman bu kanallar temizlenmediği için su sıkıntısı yaşıyor. Köyümüz muhtarı, aynı zamanda Aksu Sulama Birliği Başkanı Ali Çılgın’ın kendi seralarının etrafı çok temiz. Bizim seralarımızın etrafı ise temizlenmiyor. Kanallarımızın bu atıklardan kurtulmasını istiyoruz. Biz bu kanallardan yetiştirdiğimiz ürünleri suluyoruz. Bu kanal da okulumuzun hemen yanında yer alan bir başka kanal. Burada bizim çocuklarımız eğitim görüyor. Ama bu kanaların içerisinde ne yaşadığı belli değil. Çocuklarımızın da sağlığı tehlike altında” diye konuştu.

    “Temizlenmesi için talepte bulundum”

    Mahallede yaşayan bir başka vatandaş ise, bir otelin lojmanından kanala lağım suyu verildiğini iddia ederek, “Biz burada kokudan ve sinekten duramıyoruz. Kaç defa şikayet etmemize rağmen bir ilgilenen olmadı. Sulama kanallarının temizlenmesini istiyoruz” dedi.

    Öte yandan kendi seralarının çevresinin temiz olduğu iddia edilen Kundu Mahalle Muhtarı ve Aksu Sulama Birliği Başkanı Ali Çılgın, iddiaları yalanlayarak, “Bahsi geçen kanal bizim sorumluluğumuzda olan bir kanal değil. Kanal Devlet Su İşlerine (DSİ) ait bir kanal. Ben DSİ’den kanalın temizlenmesi için talepte bulundum. DSİ de kepçenin şu anda olmadığını, önümüzdeki günlerde geleceğini haber verdi. Bahsi geçen kanalı temizlemek için elimizde o kadar büyük kepçe yok. Kanal DSİ’ye ait” açıklamasını yaptı.

    DSİ yetkilileri ise bahsi geçen kanalların en kısa zamanda denetlenerek temizleneceğini söyledi.

  • Metruk evler tehlike saçıyor

    Kütahya’nın Simav ilçesinde, sahipleri tarafından kullanılmayan metruk evler tehlike saçaıyor.

    Simav’ın en eski esnaflarından Necdet Öztaş (80), kullanılmayan ve yıkılmaya başlayan evlere çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Öztaş, “ Hisarardı Mahallesi’ndeki evimin karşısında bulunan metruk ev yıkılmaya başladı. Kullanılmayan evin çatısındaki yıkılmış olan baca, her an yola düşmek üzere. Bu konuda yetkililere ulaşıp ihbar etmeme rağmen, hiçbir gelişme olmadı. İş yerimi kapatıp, çare aramak için her yola başvuruyorum. Cana ve mala zarar geldikten sonra mı müdahale edilecek. Özellikle yağışlı havalarda, kendisini bırakan duvarların kerpiçleri ve çatıdaki kiremitler tehlike saçıyor, bu yolu kullanan onlarca insan ve araç var. Öğrencilerin de kullandığı bu yolda ve diğer yıkılmaya yüz tutmuş metruk evler için, zaman geçirmeden gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz. Koruma altına alındığı belirtilen binalara da, yalnızca uyarı tabelası asmak yetmez” dedi.

    Simav’ın merkezinde bulunan metruk evler ve çevresindeki arsaların, kentin görüntüsünü olumsuz etkilediği, içlerinde her türlü çöp, alkol şişesi gibi atık maddelerle dolu olduğunu söyleyen vatandaşlar, bu sebeple her gün tedirginlik yaşadıklarını ifade ettiler. (MEİ-EFE)

  • Kurallara uymayan araçlar tehlike saçıyor

    Bursa’da trafik kaidelerine uymayan araçlar tehlike saçmaya devam ediyor.

    Sosyal medyada on binlerce kişi tarafında takip edilen ‘Bursa Trafik ve Sanal Selektör’ sayfasında yayınlanan fotoğraflar tehlikenin boyutlarını gösteriyor. Ankara ve İzmir yolunda seyreden aşırı yüklü araçların yanı sıra, dün yaşanan trafik kazasının ardından kasasında işçi taşıyan kamyonet vatandaşları hayretler içinde bıraktı. Bir diğer fotoğrafta ise, hurda kâğıt toplayan aracın, daha fazla yük almak için eklettirdiği çuvalların sinyal lambalarını kapatarak yoluna devam ettiği görülüyor.