Etiket: saç

  • Korona virüs enfeksiyonu geçirmeye bağlı saç dökülmesi arttı

    Korona virüs enfeksiyonu geçirmeye bağlı saç dökülmesi arttı

    Denizli Devlet Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Nuran Aktekin, pandemi döneminde korona virüs enfeksiyonu geçirmeye bağlı ve stres kaynaklı saç dökülmesinin arttığını belirterek bu durumun doğru beslenme ve bir Dermatolog gözetiminde uygun tedavi ile 5-6 ay içinde düzelebildiğini söyledi.

    Cildiye Uzmanı Dr. Nuran Aktekin, pandemi sürecinde saç dökülmesi şikayetiyle Dermatoloji Polikliniklerine başvuruların arttığını belirterek; “Güzelliğin önemli bir parçası olarak görülen saçların, dökülmesi çoğu zaman endişe verici bir durum olarak görülür. Yaşadığımız pandemi sürecinde biz Dermatologlar bu durumla sıkça karşılaştık. Saçlarının dökülmesi şikayeti ile Dermatoloji polikliniklerine başvuran hasta sayısında önemli bir artış olduğunu gözlemledik. Korona virüs enfeksiyonu geçiren ve iyileşen hastalarımızın bir kısmı, hastalık sonrası 3 ay içinde başlayan veya artan saçlarının dökülmesi şikayeti ile bize geldiler. Ülkemizde ve yurt dışında yapılan bilimsel çalışmalarda, korona virüs enfeksiyonu sonrası özellikle kadınlarda “telogen effluvium” dediğimiz yaygın saç dökülmesi durumunun artmış olduğu gözlemlenmiş durumda. Erkek tipi dökülme ve saçta para şeklinde açılmalar yapan “saçkıran” hastalığında artıştan bahseden yayınlar da mevcut” şeklinde konuştu.

    Uygun tedavi ve doğru beslenme ile saç dökülmesi düzeltilebilir

    Saç dökülmesinde doğru beslenme ve tedavinin önemine değinen Uz. Dr. Aktekin, şöyle konuştu: “Tedavide protein ve demirden zengin beslenme önemli. Kırmızı et başta olmak üzere beyaz et, somon, yoğurt, yumurta, kuru baklagiller, koyu yeşil sebzeler, meyveler, badem, avokado yenmesini öneriyoruz. Beslenmesi yetersiz olanlarda ağızdan alınan saç destekleyici besin ve vitamin takviyeleri, saçlı deriye sürülen losyonlar, gerekiyorsa saç mezoterapi, prp gibi iğneyle uygulanan tedaviler kullanıyoruz. Bu dönemde psikolojik destek de önemli. İyi haber ise şu; bu durum dermatolog gözetiminde yapılan uygun tedaviyle 5-6 ayda genellikle düzeliyor” dedi.

    Saç dökülme nedenleri arasında; yaş, genetik, alınan ilaçlar, yapılan diyetler, hormon dengesizlikleri, romatizma, doğum, sıcak saç şekillendiriciler, hazır yiyeceklerle alınan zararlı maddelerin yanı sıra geçirilen enfeksiyonların da en sık gördükleri sebeplerden olduğunu vurgulayan Uz. Dr. Aktekin, korona virüs enfeksiyonunun, gerek saç köklerine verdiği zarar, gerekse izolasyonda olmanın ve hareketsizliğin getirdiği stres kaynaklı, saçların dökülmesine yol açtığını söyledi.

  • Million Hair Center CEO’ su Fatih Köse: ’’Saç ekiminin en önemli noktaları ön saç çizgisi ve doğal görünümdür’’

    Million Hair Center CEO’ su Fatih Köse: ’’Saç ekiminin en önemli noktaları ön saç çizgisi ve doğal görünümdür’’

    Türkiye’de saç ekiminde birçok yöntem uygulanıyor. Son dönemlerde artan saç ekim operasyonlarında geçmişe göre daha yeni yöntemler kullanılıyor.

    Türkiye, saç ekiminde önde gelen ülkelerden bir tanesi. Hatta saç ekimi için yurtdışından birçok turist Türkiye’ye geliyor, sağlık turizmine katkı sağlıyor. Son dönemlerde artan saç ekim operasyonlarında geçmişe göre daha yeni yöntemler kullanılıyor. Bu yöntemler uygulanırken saçın doğal görünmesi için bazı dikkat edilmesi gereken noktalar var. Million Hair Center CEO’su Ve Medical Direktörü Fatih Köse, saç ekiminde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgiler verdi.

    ’’Saç çizgileri kişiye özel belirlenir’’

    Saç ekimi gerçekleştirecek doktor ve hastanın iletişimine vurgu yapan Fatih Köse, ’’Saç ekimi yapılacak kişilerde saç kayıplarının derecesi dikkate alınır ve maksimum sayıda greft (saç kökü) ekilerek en doğal sonuçlara ulaşılır. Tabii bunların en başında ön saç çizgisi geliyor, bir saç naklinin iyi ve başarılı olup olmadığını ilk önce saç çizgisi belirler. Sonra doğal görünümü ve sıklığı belirler. Ön saç çizgisi herkesin kas yapısına göre değişiklik gösterir. Her bir insanın kas yapıları farklıdır, bu yüzden de saç çizgileri kişiye özel belirlenir. Günümüzde bununla ilgili geliştirilen aletler ve yöntemler var. Saç çizgisi için kişiye özel saç çizgi lazeri aletiyle daha kolay ve doğal yapılmaktadır’’ dedi.

    Fatih Köse, sözlerini şöyle tamamladı: ’’Saç çizgisi ne kadar düzgün çizilse de doğal görünüm elde etmek için ön çizgiye açılacak kanallar ve en ön sıraya ekilecek greftlerde çok önemlidir. Saç çizgisi kişiyle beraber netleştirilir. Yüzdeki ilgili sınırlarla uyum içinde olmalı ve estetik açıdan belirli kurallar içinde değerlendirilmelidir. Ön saç çizgisine açılacak kanallar düz açıldığında düz bir çizgi olacağından, hafif dalgalı zikzak görünümlü açılması gerekmektedir. Böylelikle kişinin hem saç ekimi yaptırdığı belli olmayacak hem de doğal bir görünüm sağlayacaktır’’.

  • Saç klonlama geliyor

    Saç klonlama geliyor

    Dr. Zafer Ulusan, saç ekiminde greft (saç kökü) sayısının yetersizliği sorununun saç klonlama işlemi sayesinde ortadan kalkabileceğini ifade ederek, bu şekilde istenilen sayıda greftin saç ekimi yapılacak alanda kullanabileceğini söyledi.

    Saç ekimi operasyonlarında donör alandaki saç kökü sayısının düşük olmasının karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Medicalhair Genel Koordinatörü Dr. Zafer Ulusan, “2020 yılında başarılı sonuçlar veren saç klonlama uygulaması ile greft (saç kökü) eksikliği sorunu çözülecek” dedi.

    “Saç klonlama ile 100 saç grefti örneğini alıp örneğin bin tane grefte çıkarabiliyoruz” diyen Dr. Ulusan, “Tayland’ın başkenti Bangkok’ta yapılan kongrede saç klonlama hakkında başarıyla sonuçlanan birçok çalışmaya tanık oldum, izledim. Bu alanda 12 yıldır süren ve 2020 yılında başarılı sonuçlar gösteren araştırmalar var. Dünyada 2021 yılının başında saç klonlaması hayata geçecek. Bu işlem belki ilk başlarda biraz pahalı olabilir ama daha sonra fiyatının uygun şartlara çekileceğini düşünüyorum. Böylece saç ekim işleminde istediğimiz sayıda grefte sahip olabileceğiz ve özellikle ekimde istediğimiz kadar alanı kapatabileceğiz. Bu hastalar ve ekim yapan hekimler açısından çok büyük bir avantaj” dedi.

    Saç dökülmesinin nedenleri hakkında da bilgi veren Dr. Ulusan, “Özellikle genetik saç dökülmesi erkeklerde başta olmak üzere kadınlarda da çok önemli kozmetik bir sorun. Bunu giderebilmek için değişik ilaçlar, losyonlar, şampuanlar yöntemler kullanılıyor. 80’lerin başında yavaş yavaş saç ekimi yöntemlerinin çıkmaya başlamasıyla saç dökülmesi sorunu da ortadan kalkmaya başladı. Saç ekimi tüm dünyada çok büyük bir sektör haline geldi. Bu sayede çok sayıda kişi saçsızlık sorunundan kurtuldu. Son 5 yıl içerisinde bu yöntemin yanına gene çok etkili bir yöntem olan saç simülasyonu da eklendi. Saç simülasyonunda özellikle greft sayısı az, seyrek ve ince saç yapılı olan kişilere uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde başarılı sonuçlar alıyoruz” diye konuştu.

    Ekibiyle birlikte saç ekiminde başarılı sonuçlar alan Dr. Zafer Ulusan, saç simülasyonu ile donör bölge ya da ekim yapılan bölgedeki seyrekliklerin ortadan kalkmasının son yıllardaki en önemli ilerleme olduğunu söyledi. Dr. Ulusan, “Böylece saç ekiminde memnuniyet oranı oldukça iyi düzeylere geldi. Saç ekiminde simülasyon mutlaka birlikte düşünülerek hareket edildiği zaman tatminkar olmayan sonuçlara rastlama durumumuz çok düşük olacaktır” şeklinde konuştu.

  • Türkiye de saç ekimi turizmi bu yıl düşüş yaşadı

    Türkiye de saç ekimi turizmi bu yıl düşüş yaşadı

    Son 15 yılın turizm ve sağlık alanında en büyük gelir kaynaklarından biri olan Saç Ekimi yükseliş ibresini aşağıya doğru çevirdi. Sağlık Yönetim Uzmanı Songül Alcı, Türkiye’de Saç Ekimi hizmetinde yaşanan bu düşüşün sebeplerini anlattı.

    Sağlık Yönetimi Uzmanı Songül Alcı “Türkiye bir saç ülkesi” durumundaydı,yurtdışından gelenler için ekonomik paketler ve kaliteli iş Türkiye’yi cazip kılıyordu. Fakat yurtdışı kliniklerden cazip teklifler alan sağlık personelimiz artık yurtdışına götürülüyor. Personel yetiştiriyor ve 3-4 ay yüksek ücretlerle çalıştırılıyor.Sağlık personelleri ise yurt dışındaki kliniklerden aldığı yüksek ücretlere hayır diyemiyor. Gidip saç ekip, personel yetiştirme karşılığında 3-5 ay yüksek ücretlerle anlaşma yapıyorlar. Hatta ailelerini, çocuklarını, oturumlarını alarak o ülkelere yerleştiriliyorlar. Ancak bunun ülkemize verdiği zararı fark edemiyorlar” dedi.

    Son 6 yılda “Ayağa hizmet” şeklinde başlatılan bu hizmetler çığırından çıktı.Türkiye’de birçok sektörü etkileyen ve önemli gelir kaynaklarından olan Saç Ekimi Turizminin geçen yıllara oranla bu yıl % 50 düşük kapasite ile çalıştığını belirten Songül Alcı, saç ekim merkezlerinin denetimsizliği ve eğitimsiz personelin var olan kaliteyi düşürdüğünü de sözlerine ekledi. Alcı, “yıllardır denetimsizliği fırsat bilerek hizmet veren merdiven altı kurumların, sağlık personeli bile olmayan kişiler tarafından verilen hizmetlerin oluşturduğu acemilikler ve kötü sonuçlar yurt dışı hastalarının güvensizliğine yol açtı” dedi.

    Evde canı sıkılan Sağlık Turizmi yapmamalı

    “Bu gidişata bir dur demeli” diyen Songül Alcı, “Bu yıl saç ekimi sezonu iyi açılmadı, telefonla arayan hastalar en düşük fiyatları bile yüksek buluyor. Kısa sürede yüksek ücretler kazanan sağlık personeli işi kaptırdığının farkında değil. Saç ekim merkezlerinin çok ciddi bir ekonomikgirdisi ve dağılımı var. Uçak biletinden,taksiciden,restoranlardan, otellere kadar düşünecek olursanız büyük bir kitle ve çeşitli sektörler bu işten kazanç sağlıyor. Ayrıca medikal malzeme sağlayıcıları Türkiye’den çok yurt dışına malzeme gönderdiklerini söylüyorlar. Çin, Kaliforniya, Kazablanka, Bakü,Filistin,İsrail, Arnavutluk, Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun birçok ülkesinde Türk sağlık personelleri çalışıyor. Ellerinde çanta havalimanlarında hafta hafta ve ülke ülke dolaşarak biriktirilmiş hastaların işlemlerini yapıyorlar.

    Türkiye’deki asıl kliniklerse bu yıl ellerinde telefonun çalmasını bekliyor.Türk vatandaşları bile “burada artık daha ucuz neden gelelim ki “ diye gelmez oldular.

    Dış ülkelerde, reklam verme zorlukları oluşturulduğu gibi, pek çok ülkede Türkiye hakkında yapılan olumsuz yayınlar,kötü sonuçların yayılması ile hastaların tercihlerini etkilemesi hem saç ekim merkezleri hem de ülkemiz için büyük bir maddi kayba sebep oluyor” dedi.

  • Fue saç ekimi birçok avantaj sağlıyor

    Fue saç ekimi birçok avantaj sağlıyor

    Türkiye’nin nadir vip hasta kabul eden saç ekimi kliniği Sapphire Hair Clinic saç ekimi hakkında önemli bilgiler paylaştı.

    2004 yılından beri uygulanan FUE saç ekimi yönteminde; verici alandan saç kökleri teker teker alınarak ekime hazır hale getirilerek herhangi bir cerrahi işlem olmadan yapılıyor.

    Saçın arka kısmından 0,7-1 mm’lik mikromotor uçlarıyla köklerin tek tek alınarak seyrek ya da açık bölgeye ekildiği belirtilen açıklamada, “Ortalama 2.500-3.500 saç grefti açık alana ekilebilmektedir. Dikiş atılması gerekmez. Fue saç ekimi operasyonlarında, ekim alanına uygulanacak cm de ki kök yoğunluğunun belirlenmesi operasyonun başarısı açısından önemlidir. Kişinin konforu bakımından daha çok bu yöntemi tercih edilmektedir. FUE tekniği ameliyatsız yöntem veya verici alanda gözle görülür iz bırakmadığı için estethica tarafından da tercih edilmektedir. Lokal anestezi altında yapıldığı için ağrısız bir işlemdir. Hastanede ve ameliyathane koşullarında yapılması gereken bu işlem ortalama 5 saat sürmektedir” denildi.

    FUE sonrası bir gün istirahat önerilmekte ve sonraki gün hastanın işbaşı yapabildiği ifade edilerek, “Ekilen saçlar 3. aydan itibaren çıkmakta, tamamının çıkması ortalama 9 ay sürmektedir. Günümüzde birçok saç ekimi uzmanı artık zaman tasarrufunu sağlamak amacıyla motorlu sistemi tercih etmektedir. Fue Motoru sayesinde daha sık aralıklarla greft alınabilmekte olup aynı miktarlı saha taranması karşılaştırıldığında motorla alınan sahadan daha fazla sayıda greft çıkartılabilmektedir. Fue Motorunun bir diğer üstünlüğü de çoklu kökleri yani 2-3 ve 4 köke sahip olan greftleri parçalama oranının daha az olması yani foliküler ünitenin bu sayede bütünlüğünü koruma başarısının daha fazla olmasıdır. Bu sebeplerle Fue Motoru sayesinde saç ekiminin daha konforlu bir operasyon haline dönüştüğü söylenebilir” diye belirtildi.

    FUE Saç Ekimi Avantajları şöyle açıklandı;

    “FUE yöntemi 2004 yılından beri kullanılan en son tekniktir.

    Eski yönteme göre hem hasta, hem de hekim için çok daha konforlu bir operasyondur.

    Teknolojik gelişmelere açık bir teknik olması dolayısıyla her geçen gün teknolojinin nimetlerinden biraz daha faydalanmaktadır.

    Kullanılan motor ve uçlar sayesinde operasyon süresi FUT a göre çok daha kısadır.

    Herhangi bir kesi yapılmadığı için hastanın ikna olma ve operasyon esnasında kendini rahat hissetme olasılığı çok daha yüksektir.

    Köklerin ayrıştırılması için ekstra zaman harcamaya gerek yoktur.

    Dikiş atılmadığından, yaklaşık 15 günü bulan pansuman süreleri yerine FUE tekniğinde sadece 3 günlük pansuman yeterlidir.

    Tek bir seansta 2500-3000 greft (ortalama 6000-6500 saç teli ) nakledilebilir.

    FUE, FUT tekniğinden farklı olarak iz bırakmaz.

    FUE, birden fazla seans yapmaya ve fazla sayıda greft almaya müsaittir.

    FUE de hastaların %85 inin açıklığı tek bir seansla kapatılır. Sadece %15 lik bir hasta grubu için ikinci seans gerekebilir.

    FUE de operasyon süresi daha kısadır (ortalama 5 saat). Greftlerin ayrıştırılması için ekstra bir zamana gerek kalmaz.

    FUE tekniğinde alınan temiz ve artıklarından arındırılmış köklerdir, dolayısıyla daha küçük kanallar açmak mümkündür. Bu sayede ekim sahasında iz kalmamış olur.

    Hasta kafasında sargı olmadan, gündelik şapkası ile taburcu edilir.

    Hasta ertesi gün ofis işlerini yapabilir duruma gelir.

    İlk yıkamadan hemen sonra da (yaklaşık 36 saat sonra) hastanın işinin başına dönmesi mümkündür. Bu süre FUT tekniğinde çok daha uzundur.

    Başlarda çok az hekim tarafından tercih edilen FUE yöntemi, bugün hekimler arasında da çok yaygınlaşarak daha güvenilir bir yöntem olduğunu göstermiştir.”