Etiket: Saatte

  • Ege’de 1 saatte 9 büyük deprem

    Ege denizinde 1 saat içerisinde 2.9 ila 3.8 arsında 9 büyük deprem meydan geldi.

    Ege denizinde 1 saat içerisinde 9 deprem ile sallandı. İlk deprem akşam saat 21.20’de 3.8 şiddetinde oldu. İlk depremden sonra ege denizinde ardı ardına 8 deprem daha meydana geldi.

    EGE DENİZİ SALLANDI

    Başbakanlık Afet Ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığından alınan verilere göre; merkez üstü Ege denizi olan depremlerin ilki 21.20’de denizin 9,5 kilometre derinliğinde 3.7 şiddetinde olduğu öğrenildi. İlk depremden 12 dakika sonra 21.32’de aynı bölgede 2.1 şiddetinde 2’ci deprem meydana geldi. 3’cü deprem ise 2 dakika sonra 21.34’da 2.9 şiddetinde oldu. Saat, 21:39’de – (3.6), 21:44’de – (3.8), 21;52’de – (3.4), 22:00’da – (2.5), 22:16’da – (2.5), 22:40’da – (2.4) şiddetinde deprem meydana geldi. Gece yarısı 24:05’de de 2.5 ile Ege denizi tekrar sallandı.

    BODRUM VE KOS HİSSETTİ

    1 saat içerisinde içerisin de ardı ardına meydan gelen 9 deprem, Yunanistan’ın Kos adasından ve Muğla’nın Bodrum ilçesinden hissedildi. Depremde her iki bölgede de can ve mal kaybı olmadığı öğrenildi.

  • (Özel Haber) Bu öğrenciler saatte 300 kilometre hızla hedefi vuruyorlar

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi Okçuluk Kulübü sporcuları başarılarıyla adeta parmak ısırtıyor. Öğrenciler, 18 ve 50 metre uzaklıktan saatte yaklaşık 300 kilometre hızla attıkları oklarla hedefi tam 12’den vuruyor.

    Anadolu Üniversitesi Spor Salonunda çalışmalarını sürdüren ve çeşitli fakültelerden Okçuluk Kulübü’ne katılan öğrenciler, makaralı ve klasik yaylar ile oklarını hedefe atıyor. Okçuluk Antrenörü İzzet Avcı eşliğinde sürdürülen çalışmalarda, kondisyon çalışmalarının yanı sıra 18 ve 50 metre mesafelerinden öğrenciler, saatte yaklaşık 300 kilometre hızla oklarını hedefe atıyor. Binlere yıllık ata sporunu severek yapan sporcular, ayrıca 1 ay sonra gerçekleşecek olan Türkiye Şampiyonası’na da katılacak.

    Yaptıkları sporu ve çalışmaları hakkında bilgi veren Okçuluk Kulübü sporcusu ve Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uçak Gövde Motor Bakım Bölümü öğrencisi Buğrahan Ömer Bozkurt, Yaklaşık 3 yıldır okçuluk sporunu yaptığını ve 1 ay sonra Samsun’da gerçekleşecek olan salon Türkiye Şampiyonası’na katılacaklarını belirtti. Bozkurt, “Haftanın 4 günü salona gelip yaklaşık günde 4’er saat, sadece 1 mola vererek, ağır kondisyonlu antrenmanlarımız var. Okçuluk zaten sürekli kondisyon gerektiren bir spor olduğu için antrenmanlarımızı haftada bir kez bile ara vermeden yapmamız gerekiyor. Çünkü ‘Okçuluğu bir gün bırakırsanız okçuluk sizi 10 gün bırakır.’ diye bir söz var. Okçuluğun bizi bırakmaması için antrenmanlarımızı sürekli devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Tamamen psikolojik olarak insanı geliştiren bir spor”

    Bozkurt, okçuluğa başlamasındaki en büyük faktörün çocukluğundan gelen bir heves olduğunu ifade ederek, “Okçuluk, kesinlikle ama kesinlikle hayatınızı disipline eden ve size muazzam bir şekilde hayata karşı bakışınızı geliştiren bir spordur. Sürekli buradasınız, ok atıyorsunuz. Benim en çok deşarj olduğum alanlardan birisi bu antrenman salonu. İyi atış yapıyorum seviniyorum, kötü atış yapıyorum kendimi sorguluyorum. Böyle olduğu zamanlarda, işte insan kendini daha iyi disipline ediyor. Böyle böyle bu disiplini de hayatına uygulamaya başlayınca aslında ciddi anlamda okçuluğun sıradan bir spor olmadığının farkına varıyorsunuz. Çünkü okçuluk yüzde 70, yüzde 80 oranında mental olarak yapılan bir spor. Bir gün canınız sıkın olursa, o gün tekniğiniz ne kadar iyi olursa olsun iyi ok atamıyorsunuz mesela. Tamamen psikolojik olarak insanı geliştiren bir spor. Bizim okçuluk sporunda iki sezon var. Birincisi kapalı sezon, diğeri de açık hava sezonu. Şu an kış olduğundan mütevellit kapalı salon sezonundayız. Salon sezonunda 3 farklı hedefe ok atıyoruz. Hepsine kalın alüminyum ok ve orijinal kaz tüyü oklar kullanıyoruz. Bu oklar biraz kalın olduğundan dolayı hızları yanılmıyorsam saatte 250 kilometre dolaylarında olması lazım ama yazın açık havaya çıktığımızda nispeten büyük hedefler kullanıyoruz. Oklarımız bu olmasa da biraz daha ince oklar kullanıyoruz. Rüzgardan ve diğer hava koşullarından etkilenmemesinden dolayı. Açık havada ise yaklaşık olarak 180, 290 kilometre, bazen okun yapısına, kuvvetine göre 300 kilometreye kadar çıkabiliyor atışlarımızın hızı” şeklinde konuştu.

    “Duruş bozukluklarını düzeltiyor”

    Okçuluk Kulübü sporcularından Ece Nur Yılmaz da, Anadolu Üniversitesi’nde okumaya başladığından itibaren okçuluk takımında oluğu söyleyerek, “Anadolu Üniversitesi’nde okumaya başladığımdan beri okçuluk takımına devam etmeye başladım. Önceden de okçuydum. Ben sporda hiçbir şekilde erkek ya da kadın olarak ayrım yapılmasına karşıyım. Gayet başarılı olduğumuzu düşünüyorum bayanlar olarak. Yeni başlayacak olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Başladıktan sonra bırakabileceklerini hiç sanmıyorum. Çok zevkli bir spor, aynı zamanda zihnen de insanı deşarj ediyor ve odaklanmayı arttırıyor. Derslerine odaklanma problemi yaşayan insanlar varsa yine tavsiye edebilirim. Duruş bozukluklarını düzeltiyor. Her şeyden önce spor yapıyorsunuz. Tabi ki belli bir hedefim var. Millilik neden olmasın, çalışıyoruz şu an” diye konuştu.

    “Anadolu Üniversitesi olarak 20’ye yakın milli takıma sporcu vermiştir”

    Okçuluk Kulübü Antrenörü İzzet Avcı ise, yapılan çalışmalara değinerek Anadolu Üniversitesi’nin okçuluk sporcularına her zaman destek olduğunu söyledi. Avcı, “Anadolu Üniversitesi bize bütün imkanları sağlamaktadır. Şu gördüğünüz salon, Türkiye’nin en iyi ikinci salonudur. Bizim çalışmalarımız burada devam etmektedir. Anadolu Üniversitesi olarak 20’ye yakın milli takıma sporcu vermiştir. Bize her türlü imkanı sağlayarak çalışmalarımızı sürdürmektedir. Malzeme, antrenör eksiğimizi tamamlamaktadır. Her türlü ihtiyacımızı Anadolu Üniversitesi karşılamaktadır” dedi.

    “Bir pazar filesini taşıyabilen insan bu okçuluğu yapabilir”

    Öğrencilere sunulan imkanların son derece güzel olduğunu aktaran Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Eğer malzeme takviyesi görüyorsa bir yerden, zaten çalışmak için kendini zorlamak mecburiyetinde kalır. Malzeme verilmediği takdirde biz nasıl çalışalım ama malzeme verilirse, malzemeye dayalı bir spor olduğu için biz kendimizi mecbur hissediyoruz, sporcular da kendilerini mecbur hissettiği için çalışıyorlar ve başarı da geliyor. Okçuluğa başlama yaşı 7’den 77’ye kadar diyebilirim. Bir pazar filesini taşıyabilen insan bu okçuluğu yapabilir. Yalnız şöyle söyleyeyim çok zor sporlar arasına girmektedir. Dünyanın hemen hemen ilk 5’ine girer zorluk açısından ama sabreden insanın, sporcunun başarmaması için bir neden yoktur. Kesinlikle başarır. Çünkü biz gerekli bilgi ve donanıma sahibiz. Her türlü sporcunun bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bilgiye sahip olduğumuz için bu zamanın sporcuları da biraz şanslı. Biz başladığımız zaman antrenörüm bile yoktu. Her şeyi kendi başıma yapıp kendim öğreniyordum. Bunun da faydalarını şimdi görüyorum.”

  • 50 dalgıç 2 saatte 200 çuval çöple denizden çıktı

    Sivil Düşünce Platformu ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Konyaaltı sahilinde deniz dibi temizliği yapıldı. Sezonun bitişiyle birlikte başlayan temizlikte denizden çıkartılan malzemeler arasında bisiklet gövdesi bile var.

    Sivil Düşünce Platformu, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle her yıl yaz sezonunda 100 binlerce misafire ev sahipliği yapan Konyaaltı Falezlerde deniz dibi temizliği yapıldı. Profesyonel 50 dalgıcın katıldığı temizlik çalışmalarında, tur teknelerinden denize düşen ve atılan lastikler çıkartıldı. 50 dalgıç kısa süre içinde ellerinde çuvalları doldurarak kıyıya çıktı. Dalgıçların çıkardığı çöpler, Antalya Büyükşehir Belediyesi temizlik personeli ve gönüllü öğrenciler tarafından taşındı. Çuvallarda, özellikle bira şişesi, plastik şişe, çeşitli demir parçaları, lastik, bisiklet gövdesi gibi materyallerin olduğu görüldü. Dalgıçlar iki saatlik çalışmada 200 çuvala yakın çöp topladı. Öte yandan bir grup öğrencinin de sahili kıyıdan temizledikleri görüldü.

    Antalya Sivil Düşünce Platformu Başkanı Hidayet Gültekin, ‘Deniz temiz olmazsa, turizm olmaz’ başlıklı deniz temizleme etkinliğinin bu yıl ikincisini gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Etkinliği Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile düzenlediklerini aktaran Gültekin, “ Gönüllülerden oluşan bir ekip ve 50 profesyonel dalgıç deniz altında temizlik yapıyor. İki gazi dalgıcımız var. Çuvallar dolusu çöpler deniz içinden çıkmaya başladı. Bisiklet gövdesi, cam, plastik şişe, araç lastiği, poşetler ilk çıkan çöpler arasında yer aldı. Bu çöplerin denizde yer almaması gerekiyor. Temizlemekten ziyade nemli olan denizi kirletmemektir. Denizin, doğanın kirletilmesine ‘hayır’ diyoruz” dedi.

  • Taksi şoförünü gasp eden şüpheli bir saatte yakalandı

    İzmir’de, silah ile taksi şoförünü gasp eden şüpheli M.A., Gasp Büro Amirliği ekiplerince bir saatte yakalandı.

    Geçtiğimiz salı günü saat 03.00 sıralarında, Konak ilçesinde 38 yaşındaki H.R.Ö.’nün kullandığı ticari taksiye müşteri gibi binen kimliği belirsiz bir şahıs, belindeki silahını çıkardı. Silahını taksi şoförü H.R.Ö.’ye doğrultan gaspçı, tehdit ederek şoförün cebindeki parasının istedi. Kimliği belirsiz şahıs şoförden 60 lira aldıktan sonra, taksiden inip kayıplara karıştı. İhbar üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, taksi şoförünü gasp eden kişinin 24 yaşındaki M.A olduğunu tespit ederken olaydan yaklaşık bir saat sonra yaşanan kovalamaca sonrası şüpheliyi yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevkedilen M.A., çıkarıldığı mahkemece ’Silahla Yağma’ suçundan tutuklandı.

  • Kucaklarında bebeklerle dilenerek 3 saatte 670 lira topladılar

    Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri, bebekleri kullanarak, vatandaşın iyi niyetini suistimal eden, kavşaklarda, caddelerde, bulvarlarda sürücüleri rahatsız eden ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren dilencilere yönelik operasyon gerçekleştirdi.

    Operasyonla ilgili açıklama yapan Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı Denetim Şube Müdürlüğü yetkilileri; il dışından, ilçelerden gelen dilencilerin, vatandaşın insani duygularını kullanarak ve çoğunluğu da akrabalarının bebeklerini yanlarına alarak faaliyet gösterdiklerini açıkladılar.

    3 aylık bebekler kullanılarak dilencilik yapılıyor

    Konuyla ilgili Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, şu bilgiler verildi: “Adana Valiliği, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Emniyet Müdürlüğümüzün, Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı’na verdiği talimat doğrultusunda; Trafik ışıkları, ana caddeler ve bulvarlarda sürücüleri rahatsız eden şahıslara yönelik operasyon yapıldı. Adana dışından, bazı ilçelerden gelen kadınlar, kucaklarında 3 aylık, 5 aylık bebekleri kullanarak dileniyorlar. Bu şahıslar vatandaşlarımızın insani duygularını istismar ederek para topluyorlar. Bir grup dilencinin 3 saat dilenmesi takip edildi ve 670 lira para topladıkları tespit edildi.”

    Açıklamada; mesai başlangıcı ve mesai bitimi saatlerinde, otoban giriş-çıkışlarında, trafiğin çok yoğun olduğu zaman dilimlerinde dilencilik yapılması ve bebeklerin kullanılması nedeniyle böyle bir operasyonun düzenlendiği bildirildi.