Etiket: Saati

  • BTK’dan “Yaz saati” uyarısı

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), “30 Ekim 2016’dan itibaren Türkiye’nin yeni saat dilimi UTC+2 yerine UTC+3 olmaktadır” uyarısında bulundu.

    BTK’dan yapılan açıklamada, Resmi Gazete’nin 07.09.2016 tarih 2016/9154 sayılı kararı ile gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla, bütün yurtta 27 Mart 2016 Pazar günü saat 03.00’ten itibaren 1 saat ileri alınmak suretiyle başlatılan yaz saati uygulamasının sürdürülmesinin kararlaştırıldığı belirtilerek, 30 Ekim 2016 pazar günü saat 04.00’ten itibaren bir saat geri alınması ibaresinin yürürlükten kaldırıldığı kaydedildi. Buna göre 30 Ekim 2016’dan itibaren Türkiye’nin yeni saat diliminin UTC+2 yerine UTC+3 olacağı ifade edilen açıklamada, “Bu bağlamda; kurumumuz tarafından yetkilendirilerek hizmet sunan operatörler ile kurum ve kuruluşların ilgili altyapı ve sistemlerinde yaz saati uygulamasının otomatik olarak sona erdirilmemesi için gerekli düzenlemeleri yapması, altyapı ve sistemlerde hatalı saat değişikliği nedeni ile mağduriyet yaşanmaması için tüm tedbirleri alması, abonelerinin ve tüketicilerinin telefon ve bilgisayarlarında otomatik saat değişikliğine karşı uyarılması, vatandaşlarımızın iletişim cihazlarında ve bilgisayarlarının sistemlerinde güncelleme yapılmamış olması halinde 30 Ekim 2016 Pazar günü saat 04.00’ten itibaren otomatik saat değişikliği ile karşılaşabilecekleri ve mağduriyet yaşanmaması için güncellemelerin ve gerekli kontrollerin yapılması hususları” denildi.

  • İHKİB Başkanı’ndan yaz saati uygulamasına ilişkin açıklama

    İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesinin Türkiye’nin hem ticaretine hem de imajına zarar vereceğini söyledi.

    İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçilari Birliği (İHKİB)Başkanı Hikmet Tanrıverdi, yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesinin Türkiye’nin hem ticaretine hem de imajına zarar vereceğini belirtti. Hazır giyim ihracatının yüzde 75’e yakın bölümünün AB ülkelerine yapıldığını bildiren Tanrıverdi, “Yaz saati kalıcı hale getirilirse saat farkı İngiltere ile 3’e, Almanya, İspanya ve Fransa gibi ülkelerle 2’ye çıkacak.Mesai saatlerimizdeki uyumsuzluk makası daha da açılacak” dedi.

    Türkiye’yi Euro bölgesinden uzaklaştıracak her türlü adıma karşı olduklarını vurgulayan Tanrıverdi, “Hazır giyim sektörü için AB ülkeleri hayati önem taşıyor.  2015’te Almanya’ya 3,2, İngiltere’ye 2,2, İspanya’ya 1,7 milyar dolarlık hazır giyim ihracatımız var. AB ülkelerinin toplamını hesaba kattığımızda 13 milyar dolarlık bir rakam söz konusu. Mevcut uygulamada Almanya, İspanya ve Fransa gibi ülkelerle Türkiye arasında bir, İngiltere ile iki saat zaman farkı var. Yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesi halinde fark İngiltere ile üçe, Almanya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerle ikiye çıkacak. Çalışma saatlerimizdeki uyumsuzluk makası daha da açılacak, öğleden önceki mesaiyi tamamen kaybedeceğiz. Araya yemek tatili girecek. Biz ancak saat 14.00’den sonra iş görüşmelerine geçebileceğiz. Örneğin İngiltere’den sabah uçağı ile günübirlik Türkiye’ye gelenler 3 saatlik zaman farkı nedeniyle doğru dürüst iş yapmaya fırsat bulamadan ülkelerine dönmek durumunda kalacaklar” şeklinde konuştu.

    “Türkiye elektronik ortamlarda ortadoğu ülkesi gibi görünecek”

    Tanrıverdi, yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesinin ticari sakıncalarının yanı sıra Türkiye’nin imajı açısından da olumsuz yansımaları olacağını vurguladı.  Halen GMT (Greenwich Mean Team) +2 diliminde bulunan Türkiye’nin yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesi halinde GMT+3 dilimine geçeceğini belirten Tanrıverdi,“ GMT+3 olduğunda Türkiye saat tanımında ve elektronik ortamlarda Ortadoğu ülkesi olarak görünecek.  Bir bakıma Avrupa ülkesi olmaktan çıkıp Arap ülkeleri kategorisine dâhil olacağız. Türkiye Avrupa dışı bir ülke olarak kabul edilecek. Bu görüntü, Avrupa Birliği’ne girmeyi hedefleyen ve bunun için yıllardır büyük emek harcayan Türkiye’nin yararına olmayacak. Ülke algısını düzeltmeye çalıştığımız bir dönemde alınan bu kararın beklenen faydayı sağlamayacağını düşünüyorum” dedi.

  • Psikolog Kübra Şıvgın: “Darbe programları çocukların uyku saati sonrasına alınmalı”

    Psikolog Kübra Şıvgın, çocukların psikolojisinin çok fazla etkilenmemesi için aile bireylerinin mutlaka konuşmalarına dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerek, darbe ile alakalı programların çocuklar uyuduktan sonra izlenmesi gerektiğini söyledi.

    Okul öncesi çocukların televizyon programlarından çok fazla etkilenmemesi için ebeveynlere tavsiyede bulunan Psikolog Kübra Şıvgın, çocukların psikolojisinin çok fazla etkilenmemesi için aile bireylerinin mutlaka konuşmalarına dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizerek, darbe ile alakalı programların çocuklar uyuduktan sonra izlenmesi gerektiğini söyledi.

    Psikolog Şıvgın, “Darbe programlarının çocuk üzerindeki etkisi saymakla bitirilemeyecek kadar çoktur. Herkes tedirginken çocuk en çok bu tedirginlikten rahatsız olur” dedi.

    “Evde yapılan konuşmalar çocuk psikolojisini daha fazla etkiler”

    Psikolog Şıvgın, “Danışanlarımdan aldığım en çok şikayet çocukların yaşadığı korkular. Çocuğun düşüncesine aile mutlaka inmeli ama bu süreci anlatırken de tezatlıklar yaşatılmaması gerekir. Aile içerisinde yapılan konuşmalar çocuğu korkuya itiyor. Çocuk aslında görmediği şeylerin korkusunu yaşamakta. Siyasi programlarda ülkenin gerçekleri anlatılırken çocuğun seviyesine de inilmesi mümkün değil” diye konuştu.

    “Darbe programları çocukların uyku saati sonrasına alınmalı”

    Darbe programlarının geç saatlere alınmasının çok önemli ama tek başına bir etken olmadığını anlatan Şıvgın, şöyle konuştu:

    “Çocuk güvendiği kişiden (anne-baba) ağırlıklı olarak emin olur. Çocuğun psikolojisinin düzelmesi için anne babanın evde her şeyine dikkat etmesi ve çocuğunu da bu gerçekler noktasında eğitebilmesi gerekir. Aile dikkatli olmalı, süreci çok hisseden insanlar çocuklara gerçeği anlatabilmeli ama psikolojisine uygun şekilde.”

    “Öğretmenler duyarlı olmalı”

    Öğretmenlerin duyarlı olması gerektiğini belirten Şıvgın, “Öğretmen sınıfta mutlaka anlatabilmeli ama duyarlı şekilde bilinçlendirme yapılabilmeli, çocuğun yaşadığı süreci sorunsuz şekilde atlatabilmesi için zamanı öğretmenin ve çocuğun rol-model aldığı ailesinin iyi değerlendirmesi gerekir. Kendi psikolojimiz farklı çocuğun içerisinde olduğu psikoloji farklı bir şeydir” ifadelerini kullandı.

  • Öğrencilerden Hastalara Okuma Saati

    Alanya Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesinde yatan hastalar, öğrencilerin okuma saati etkinliği ile moral buluyor.

    Özel proje ile farklı okullardan gelen öğrenciler Alanya Devlet Hastanesi Palyatif Bakım Ünitesindeki hastalara gül verdikten sonra kitap okuyarak moral veriyor. Palyatif Bakım Ünitesindeki hastalar ise torunları yaşındaki öğrencileri karşısında görünce duygulu anlar yaşarken, öğrenciler ise dedelerini, babaannelerini ve anneannelerini hatırlayıp duygulu anlar yaşadıklarını belirtti.

    Alanya Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Tevfik Yazan, Palyatif Bakım Ünitesinde yatan hastalara yönelik okuma saati ve moral etkinliği gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Yazan, “Değişen günümüz şartlarında birçok evde dede, nine görmeden çocuklarımız büyüyor. Dede ve nineler de bayramlarda dahi torunlarını göremez oldular. Biz de bu proje ile kuşakları buluşturalım istedik” dedi.

    “PALYATİF BAKIM ÜNİTESİ YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTİYOR”

    Alanya Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Tevfik Yazan, “Hastanemizde hizmete açılan 15 yataklı Palyatif Bakım Ünitemizde tedavi gören hastalarımıza en iyi hizmeti yapmak için gerekli tüm çalışmalarımızı yapıyoruz. Burada tedavi gören hastalarımız aynı zamanda bizim aile büyüklerimizdir. Onlar burada bizim baş tacımız” ifadelerini kaydetti.

  • (Özel Haber) Kum Saati Şeklindeki Yumurtayı Görenler Şaşırıyor

    Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde kum saati şeklini andıran tavuk yumurtası görenleri şaşkınlığa uğrattı.

    Kadirli ilçesine bağlı Hardallık köyünde yaşayan Osman Akkoca isimli çiftçi, köydeki evinde beslediği tavuklardan her sabah yumurtalarını alırken ilginç bir yumurtaya rastladı. Normal yumurtalardan daha küçük olan ve bir kum saatini andıran yumurtayı gören Osman Akkoca yumurtayı alarak önce köylülere sonra da Kadirli ilçesine gelerek arkadaşlarına gösterdi. Yumurtayı cebinde taşıyan ve kırılmasın diye ona gözü gibi bakan Osman Akkoca, “Ben köyde yaşıyorum. Dolayısıyla köyde tavuklarımız var. Tavukların yumurtalarını her sabah toplarım. Bugün de böyle bir yumurtaya rastladım. Bana çok değişik geldi. Hayatımda daha önce böyle bir yumurta görmemiştim. Yumurtayı arkadaşlarıma gösteriyorum onlar da şaşırıyor. Dışı sertliği normal bir yumurtadan farkı yok ancak şekil olarak çok farklı. Yumurtayı kırıp yemeyi düşünmüyorum. Onu saklayabildiğim kadar saklayacağım” şeklinde konuştu.