Etiket: Saadet

  • Mudanya’da Saadet Partisi Sakin’le Devam

    Bursa’nın Mudanya ilçesinde, Saadet Partisi’nin (SP) kongresinde 13 yıldır başkanlık yapan Saim Sakin güven tazeledi.

    Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde yapılan olağan kongreye SP Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Kibiroğlu, Bursa İl Başkanı Mehmet Atmaca ve partililer katıldı. Faaliyet ve denetim raporlarının ibrası sonrasında yapılan konuşmalarda, Kibiroğlu, iktidarı eleştirdi. Bankalara borçlanmayanın parmakla sayılacak kadar az olduğunu, işsizlik oranının ise yüzde 27 olduğunu ileri süren Kibiroğlu, “Hükümet pek çok olayda sınıfta kalmıştır” dedi.

    Cansuyu Derneği aracılığıyla her mahallede bir yetime bakma projesinin ülke genelinde yayıldığını belirten Kibiroğlu, Mudanya’nın 47 mahallesinde de 100 TL’ye bir yetime bakmak ve su bulamayan Müslümanlara kuyular açmak için 3 bin 500 dolar toplanması için Mudanya İlçe Başkanlığı’ndan söz aldı.

    73 delegeden 18’inin oy kullandığı genel kurulda Saim Sakin başkanlığındaki liste 3 yıllığına tekrar göreve seçildi. 13 yıldır ilçe başkanlığı yapan Sakin, Milli Görüş’ün insanlığın saadetini hedeflediğini belirterek, sorumluluğun farkında olduklarını söyledi.

  • Saadet Partisi Van İçin Sormaya Devam Ediyor

    Saadet Partisi (SP) Van İl Başkanlığı, kentle ilgili konuları halk adına ilgililere sormaya devam ediyor.

    Her hafta düzenli olarak açıklama yapan Saadet Partisi Van İl Başkanlığı, 9. haftada ilgililere, adliye lojmanları, sahil yolu projesi, Van-Urmiye uçak seferleri ile Van Organize Sanayi Bölgesi’ni (OSB) demir yoluyla buluşturacak olan raylı sistem çalışmasını sordu.

    Konu ile açıklama yapan, SP Van İl Başkanı Özay İlhan, “Saadet Partisi Van il başkanlığı olarak hemşerilerimizin ilimizle alakalı sıklıkla sorduğu soruları bu haftada sormaya devam ediyoruz. Bu haftaki gündemimizde yine merak edilen, iktidar milletvekillerinin ve diğer muhataplarının cevaplandırmasını beklediğimiz sorular mevcuttur. Bunlar; 2011 depreminden sonra lüks bir şekilde inşa edilen ve çok büyük paralar harcanan adliye lojmanları niçin kullanılmamaktadır? Bu lüks lojmanlar eğer güvenlik gerekçesiyle boş duruyorsa; bu güvenlik gerekçesi proje öncesi söz konusu değil miydi? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Harita Emlak Daire Başkanlığınca 2013 yılında yeni yapılacak olan imarla Van’ı sahil ile bütünleştirecek, barıştıracak bir çalışmalarının olduğu belirtilmişti. Sahil yoluyla ilgili niçin bugüne kadar herhangi bir adım atılmamıştır? Bir umutla karşılıklı olarak başlayan Van -Urmiye seferleri İran’daki Nevruz tatilinde sonra devam edecek mi? Van Organize Sanayi Bölgesine yapılacak olan ve OSB’yi demir yoluyla buluşturacak olan raylı sistem çalışması hangi aşamasındadır? Projenin yakın zamanda tamamlanması söz konusu mudur? Muhataplarına en kısa zamanda kentimizi ilgilendiren bu önemli soruların cevabını acil olarak bekliyoruz” dedi.

  • Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk:

    Saadet Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk, “İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi güzel sözlerle ve herkesin kabulü ile başlamış olan bu Arap Baharı bütün milletlere ve şuan içinde bulunduğumuz İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı getirmiştir” dedi.

    Saadet Partisi Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk, Saadet Partisi Zonguldak İl Kadın Kollarının Mart atı İl Divan Toplantısına katılarak kamuoyunda yaşanan olaylar hakkında açıklamalarda bulundu. Toplantıya geçtiğimiz günlerde Ankara’da meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler ve şehitler için Fatiha okunarak başlandı. Okunan duaların ardından konuşma yapan Saadet Partisi Kolları Genel Başkanı Ebru Asiltürk şunları söyledi:

    “Memleketin mevzusu ve meselesi konuşulurken ve onunla ilgili bir çözüm yolu bulunurken her parti kendini besleyen kendi karakterini oluşturan referanslar doğrultusunda o olaya çözüm oluşturmaya çalışır. Saadet partisinin referansları ise bizi bu günlere getiren bin yıllık medeniyetimizin referanslarıdır. Şimdi biz ortak olarak 80 milyonun yaşadığı sorunları birlikte konuşacağız. Ama Saadet Partisi’nin kimliğini karakterini belirleyen referanslarla birlikte cevabı birlikteliğinde paylaşmış olacağız. Bu cevap bizi bugüne taşıyan bin yıllık İslam dininin bayraktarlığını yapmış, bu ülkeyi Avrupa’nın kalbi Viyana’ya kadar taşımış, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmiş bu medeniyetin referansları ile bakacağız.”

    “BATI’NIN BİZE DAYATTIĞI GİBİ BAKARSAK KENDİ YOLUMUZU BULAMAYIZ”

    Problemlere cevap üretilirken milletin asli değerlerinin gözlüğüyle bakılması gerektiğinin altını çizen Asiltürk, “Eğer biz bugünkü problemlere cevap üretirken Batı’nın bize taktığı gözlüklerle bakarsak Batı’nın bizim üzerimizden sen böyle değerlendireceksin dayatmasıyla olayları değerlendirirsek son derece yanlış yapmış oluruz. Biz bu Coğrafyanın, bu milletin asli değerlerini gözlüğünü takarak onun argümanlarıyla, onun referanslarıyla olaya bakıp o şekilde görmeliyiz. Yoksa şuanda dışardaki televizyonların bizlere gösterdiği gibi ya da Batı’nın bize dayattığı gibi bakarsak biz kendi yolumuzu bulamayız” diye konuştu.

    “ARAP BAHARI İSLAM COĞRAFYASINA KAN VE GÖZYAŞI GETİRMİŞTİR”

    Güneydoğu’da teröristlerle yaşanan çatışmalara değinen Asiltürk açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Şuanda Arap baharı dediğimiz 5 yıl önce başlayan bütün Ortadoğu’yu ve bütün kuzey Afrika’yı birbirine katan ülkelerin düştüğü duruma düşeriz. İnsan hakları, demokrasi, özgürlük gibi güzel sözlerle ve herkesin kabulü ile başlamış olan bu Arap Baharı bütün milletlere ve şuan içinde bulunduğumuz İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı getirmiştir. Her yeri yangın yerine çevirmiştir. Bu yangın artık uzak mahallelerde değil bizim evimizin içindedir. Son 8 aydan beri Haziran seçimlerinden sonra bu memleketin verdiği can kayıpları 216 sivil şehit yine Güneydoğu Anadolu’daki özellikle Diyarbakır Sur ’da başlayan ve çeşitli illerde devam eden teröre yönelik polis ve askerimizin şehit sayısı ise 326 değerli kardeşlerim bunlar vatanın, milletin evlatları, bunların her birinin hikayelerini televizyonlarda gördüğümüz zaman yaşıtlarımız kardeşimiz diye ağlıyoruz. Genç olanlarına evladımız diye ağlıyoruz. Bunlar gerçekten elim hadiseler. Ama maalesef terörle yaşamaya alışacağız söylemleri ile karşı karşıyayız. Hayır; biz terörle yaşamaya alışmayacağız.”

    Toplantı, fikir alışverişiyle sona erdi.

  • Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak:”biz Başkanlık Sistemine Karşı Değiliz”

    Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, partisinin Uşak ilindeki olağan genel kongresine katıldı.

    Kamalak kongrede yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidara seslenerek, “Biz Başkanlık sistemine karşı değiliz, ancak getirin masaya görüşelim” ifadelerini kullandı. Kamalak ayrıca, “Anayasa Komisyonu bir masanın etrafına oturup çorba bile içemezler” ifadelerini kullandı.

    Kamalak konuşmasında; “Biz başkanlık sistemine prensip itibari ile karşı değiliz. Başkanlık sistemini 1970’ler de gündeme taşıyan ilk olarak bizlerdik. Ama o günkü şartlarda baktık ki zemin uygun değil, başkanlığı bir tarafa bırakalım, onun üzerinden hareket edelim dedik. Cumhurbaşkanını halk seçmeli dedik, sürekli onu uyguladık. Bu fikirde bizimdir. Başkanlık sistemi ile ilgili düşünce de bizimdir. Diyoruz ki iktidar sahiplerine, samimi iseniz gerçekten bir başkanlık sistemi istiyorsanız, nasıl bir başkanlık sistemi ise getirin masaya görüşelim, tartışalım. 3-4 seneden beri bu konu tartışılıyor. Ama ortada nasıl bir başkanlık sistemi istenildiğine dair bir model yok. Yakın zamanda Türkiye’de başkanlık sistemi diye bir kitapçık yayınladılar. Dünyada iki tip başkanlık sistemi vardır. Birincisi tam başkanlık sistemidir, örneği de Amerika Birleşik Devletlerinde uygulanmaktadır. İkincisi ise yarı başkanlık sistemi Fransa’da uygulamaktadır. Siz bunlardan hangisini istiyorsunuz diye sorduk. Biz Türk tipi başkanlık istiyoruz dediler. Peki soruyoruz şimdi, Türk tipi başkanlık sistemi derken İslam öncesi Türk tipi mi, İslam sonrası Türk tipi mi, getirin görelim. Getirin şu başkanlık sistemi modeline bakalım elbette diyecekler ki İslam sonrası başkanlık sistemi. Soruyoruz o zaman Osmanlı Dönemi başkanlık sistemi mi, Cumhuriyet dönemi başkanlık sistemi mi.? Cumhuriyet dönemi ise Atatürk dönemi mi başkanlık sistemi mi? Şeflik dönemi başkanlık sistemi mi ? Getirin şunu, yok” ifadelerini kullandı.

    “ANAYASA KOMİSYONU ÇORBA BİLE İÇEMEZ”

    Kamalak, partisinin Uşak kongresinde yaptığı konuşmada ayrıca, “Sahip oldukları geniş medya gücünü kullanarak, devlet imkanlarını kullanarak, anayasa değişikliği diyorlar. Bakıyorsunuz her medya bunu işliyor. Henüz komisyon toplanmadan açıklamalarımız oldu. Komisyon perşembe günü toplandı biz çarşamba günü basın açıklaması düzenledik.1 gün öncesinden söyledik. Siz mi anayasayı değiştireceksiniz diye soru sorduk. Biz milli görüş olarak, biliyoruz sizleri. Anayasa yapmak bizim işimiz. Milli görüşün işidir. Anayasa yapmak bu komisyon mu, emin olun bunlar bir masanın etrafına oturup çorba bile içemezler dedik. Bunu şimdi söylemiyoruz, ilk toplantı gerçekleşmeden önce açıkladık” ifadelerini kullandı.

    Kamalak konuşmasının ardından, partisinin Kütahya kongresine katılmak üzere yola çıktı.

  • Saadet Partili Gençler, Yeşilay Haftası Nedeniyle Bildiri Yayınladı

    Yeşilay Haftası nedeniyle bildiri yayınlayan Saadet Partisi İzmir Gençlik Kolları, 110 bin insanın sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek “Türkiye’nin uyuşturucu ve sigaradan kaybı, savaştan beter” dedi.

    Saadet Partisi İzmir Gençlik Kolları, Yeşilay Haftası nedeniyle bildiri yayınladı. Yayınlanan bildiride, “Sigara üretiminde dünyada 7. sırada yer alan ülkemiz, 2.72 milyar Dolar ekonomik kayba uğruyor ve 110 bin insanını zamansız ve erken toprağa veriyor” denildi. Saadet Partisi İzmir Gençlik Kolları, halkı alkol, sigara ve uyuşturucu gibi maddelerden korumak için Anayasa’da açık hükümlere yer verilmesi çağrısında bulundu.

    Gençlik kolları adına açıklama yapan Saadet Partisi İzmir Gençlik Kolları Başkanı Sefa Bilal Yıldız, “Yeni Anayasa çalışmalarının gündemde olduğu bugünlerde mevcut Anayasa’ya baktığımızda 58. maddenin ikinci kısmındaki ödevler; alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı, suçluluk, kumar gibi temelde bazı olumsuz durumlardan gençlerin korunması noktasında ilk başta makul sayılabilecek bir içeriğe yer vermiştir. Ancak bugün 1982 Anayasası’nda en çok ihlal edilen düzenleme olarak göze çarpmaktadır. Anayasa maddesinde geçen ’alkol düşkünlüğünden koruma’ ifadesi ile alkol tüketiminin düşkünlüğe varmayan boyutu anayasal açıdan serbest bırakılmış olup madde kendi içinde çelişmektedir. Alkol tüketiminin azı ile başlayan durum sorunlu görülmezken düşkünlük haline gelme halinde devletin gençliği korunması ödevi devreye girmektedir. Ancak düşkünlük boyutuna vardıktan sonra gençliğin korunmasından değil tedavisinden bahsedilebilir. Dolayısıyla alkol boyutundaki bu düzenleme oldukça sorunludur” dedi.