Etiket: rüzgar

  • Kayseri’de Şiddetli Rüzgar Ağaç Devirdi, Çatı Uçurdu

    Kayseri’de zaman zaman saatte 26 kilometre hıza ulaşan rüzgar, ağaçları kökünden sökerken, binalarında çatılarını uçurdu. Uçan çatı, binanın altında park halinde bulunan 3 otomobile maddi hasar verdi.

    Kayseri’de akşam saatlerinden itibaren etkili olan rüzgar, zaman zaman 26 kilometre hıza ulaştı. Rüzgarın etkisi ile kentin çeşitli yerlerinde ağaçlar kökünden sökülerek yollara devrildi. Sürücüler zor anlar yaşarken, devrilen ağaçlar belediye ekipleri tarafından yoldan kaldırıldı.

    Öte yandan, şiddetli rüzgarın etkisi ile binaların da çatıları uçtu. Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Yavuz Sultan Selim Caddesi üzerinde bulanan Ebrar apartmanının çatısı şiddetli rüzgara dayanamayarak uçtu. Binadan ayrılan çatı, park halinde bulunan 3 otomobilin üzerine düştü. Otomobillerde maddi hasar oluşurken, otomobil sahipleri gördükleri manzara karşısında hayrete düştü.

    Polis ekipleri olayın meydana geldiği cadde üzerinde güvenlik önlemi alırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • İstanbul Adalet Sarayı’nın Elektriği Rüzgâr Türbinlerine Emanet

    İstanbul Adalet Sarayı’nın çatısında yapılan ve binanın elektrik üretimini karşılamayı amaçlayan rüzgar türbininin daha gelişmiş versiyonu 17 Ocak’ta kullanıma alınıyor.

    İstanbul Adalet Sarayı’nın çatısında 31 Aralık 2014’te kurulan ve binanın elektrik üretimini karşılamayı amaçlayan AR-GE türbininin, daha gelişmiş versiyonu kullanıma alınıyor. İlk prototiple yapılan denemelerden verimli sonuçlar alınan türbinin daha gelişmiş versiyonu 17 Ocak’ta hayata geçecek. Rüzgar türbini projesinin mimarı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun, binanın tükettiği elektriğin yüzde 70’ni yenilenebilir enerji kaynağı olarak güneş ve rüzgârdan elde etmeyi amaçladıklarını söyledi. Çocukluğundan beri makine tasarımına karşı ilgisi olan ve amatör çalışmalar yapan Tosun’un türbin projesi, İsviçre seyahati sırasında çatıda gördüğü bir cismi incelemeye başlamasıyla ortaya çıkıyor. “Çatılarda elektrik üretildiğini öğrenince ülkemizdeki büyük çatılar ve rüzgâr aklıma geldi” diyen Fehmi Tosun, “2013 yılı Ocak ayında böyle bir çalışmaya başladık. 31 Aralık 2014’te ise ilk türbini kurup elektriği ürettik. Şu anda dünyada bu kapasitede, hafiflikte, tasarımda ve sessizlikte olmasına karşın bu kadar yüksek verimli elektrik üretebilen başka bir türbin yok. Bu konuda patent başvurumuzu da yaptık. Bunun rüzgâra elverişli tüm çatılarda yaygınlaşmasını hedefliyoruz. Adalet Sarayı’nın çatısına 60’a yakın türbin konulması planlanıyor. Geri kalan kısmına da güneş paneli yerleştirilerek binanın tükettiği elektriğin yüzde 50 ile 70’ni yenilenebilir enerji kaynağı olarak güneş ve rüzgârdan elde edeceğiz” dedi.

    “20-30 MİLYAR DOLAR PARA ÖDÜYORUZ”

    Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarından ekonomik bir menfaat elde etmesi gerektiğini belirten Fehmi Tosun, “Ülkede yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretmeye, kullanmaya ve ülkenin bundan ekonomik bir menfaat elde etmesini sağlamaya yönelik çalışmalarımız var. 20-30 milyar dolar elektrik üretimi için dışarıya para ödüyoruz. Parasız elde edilebilir enerji kaynaklarından bunun yüzde 70’ini üretebilmemiz demek, bu paranın yüzde 70’inin ülke içinde kalması demek. Türbinde kullanılan malzemelerin tamamı ülkemizde yapılıyor. Parayı içerde döndürerek ekonomiye hareket kazandırıyoruz. Türbinin seri üretim halinde yaklaşık 30 bin TL civarında bir maliyeti olacak. Ayrıca 8. Avrupa Teknoloji Konferansı’na katılarak orada bir sunum yaptık ve Yenilenebilir Enerji Kategorisinde Mükemmellik Sertifikası’nı aldık” dedi.

    PATENT BAŞVURUSU YAPILDI

    Nominal gücü 15 kilowat olan rüzgar türbini, 12 milisaniye rüzgar hızına sahip. 2800 kilogram ağırlığı olan türbin, 80 metrekare alana oturuyor. 12 milisaniye rüzgar hızı üzerinde dünyada bir benzeri olmayan özgün bir kapak tasarımı sayesinde rüzgarı regüle ederek rüzgar hızı artsa bile nominal güç üretimine devam ediyor. Küçük tip rüzgar türbinlerinde muadili bulunan kapak tasarımının patent başvurusu yapıldı. Muadilleri yüksek rüzgar hızlarında olası tehlikelerden dolayı güç üretimini durdurup herhangi bir önlem olmadığı için kırılırken bu tasarım yüksek rüzgar hızlarında güç üretimine devam ediyor. Kapak sayesinde 30 milisaniye ve üzeri tehlikeli rüzgar hızlarında kapak kendini kapatarak türbini korumaya alıyor ve yüksek rüzgar hızlarında bile türbin hasar almıyor. Türbin adliye üzerinden 1 yıl boyunca 37 noktadan yüksek örnekleme ile 3 boyutlu rüzgar ölçümleri incelenerek dayanıklı ve yüksek performansla çalışacak şekilde tasarlandı.

  • Narenciye Bahçeleri Don Kırıcı Rüzgar Pervaneleriyle Korunuyor

    Dondurucu soğuklardan nasibini alan Adana’da yılbaşından itibaren hava sıcaklığının eksi 6 dereceye kadar düşmesiyle yaşanan don olayı, narenciye bahçelerinin “don kırıcı rüzgar pervaneleri” ile korunması gerekliliğini ortaya koydu. Adana Çiftçiler Birliği 2. Başkanı Mutlu Doğru, narenciye diyarı Adana’da don kırıcı pervane sistemlerinin yaygınlaşması için Katma Değer Vergisinin (KDV) sıfırlanması ve Ziraat Bankası’nın uzun vadeli, düşük faizli kredi kullandırması gerektiğini söyledi.

    Adana Çiftçiler Birliği 2. Başkanı Mutlu Doğru, narenciye üreticilerinin bahçelerini dondan korumak için hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü günlerde soba, lastik, saman ve sap yakma gibi geleneksel yöntemler uyguladığını, ancak bu çabaların sonuçsuz kaldığını belirtti. Dondurucu soğuklara karşı daldaki narenciyenin korumanın tek yolunun don kırıcı pervane sistemleri olduğunun altını çizen Mutlu Doğru, “Yılbaşından itibaren Seyhan, Yüreğir ve Karataş ovalarında hava sıcaklığı eksi 6’ya kadar düştü. Yaşanan don olayının limon, portakal, mandalina ve greyfurt bahçelerinde ne denli tahribata yol açtığı bir hafta kadar sonra anlaşılıyor. Ümit ediyoruz ki narenciye üreticileri bu soğuklardan en az zararla çıksınlar. Ama bu sorunun çözümü temenniden öte etkili önlemler almaktan geçiyor” dedi.

    BİR PERVANE 60 DEKARA KADAR KORUYOR

    Don kırıcı rüzgar pervanelerinin ithal edildiğini ve yüksek maliyetli olduğunu kaydeden Doğru, “Bir pervanenin etkili olduğu alan 60 dekara kadar çıkabiliyor. Bu sistem, hava sıcaklığı belirli bir seviyeden aşağıya düştüğünde otomatik olarak devreye giriyor. Soğuk havanın bahçe üzerinde kalmasını engelliyor, hava sirkülasyonu sayesinde narenciye ürünlerinin donmasını engelliyor” diye konuştu.

    “VERGİ İNDİRİMİ VE UYGUN KREDİYE İHTİYAÇ VAR”

    Mutlu Doğru, üreticilerin bu teknolojiden yararlanması konusunda finansman desteği ve vergi indirimine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Doğru, “Don kırıcı rüzgar pervaneleri sistemlerinde yüzde 18 olan KDV’nin sıfırlanması, Ziraat Bankası aracılığıyla bu yatırım için uzun vadeli ve düşük faizli kredi kullandırılması büyük yarar sağlayacaktır. Ayrıca yerli sanayicilerin düşük maliyetli don kırıcı rüzgar pervanesi üretimi konusunda teşvik edilmesi maliyetleri aşağıya çekecek, teknolojinin bölgemizde yaygınlaşmasını kolaylaştıracaktır” ifadelerini kullandı.

    “SİGORTA ZARARI HAFİFLETİR”

    Adana Çiftçiler Birliği 2. Başkanı Mutlu Doğru, tarımsal ürünlerin doğal risklere karşı korunmasını sağlayan Tarım Sigortaları Havuzu’ndan (TARSİM) Adanalı çiftçilerin de yararlanmasının kendi menfaatlerine olacağını kaydetti. TARSİM’in don, dolu, fırtına, hortum, yangın, deprem, heyelan, sel ve su baskını risklerine karşı tarımsal ürünleri sigorta kapsamına aldığını bildiren Doğru, “Çiftçilerimizin bin bir emekle yetiştirdiği narenciye bahçelerinde doğal afetlerden dolayı sıkıntı yaşamamaları için sigorta yaptırmaları gerekmektedir. Bu sigortaların süresi içinde sağlanmasına da çok dikkat edilmesi üreticilerimizin yararınadır” dedi.

  • Türkiye’nin İlk Deniz Üssü Rüzgar Çiftliği Projesi

    Türkiye’nin ilk Deniz Üssü Rüzgar Çiftliği projesi 2016 yılında başlayıp 2025 yılında tamamlanacak. Proje sayesinde Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 40’ı karşılanacak.

    Uluslararası Antalya Üniversitesi (UAÜ), Türkiye’nin ilk Deniz Üstü Rüzgar Çiftliği Standartları’na ilişkin değerlendirme toplantısına ev sahipliği yaptı. Rektörlük binası senato odasında yapılan toplantıya, Türkiye Enerji Bakanlığı yetkilileri, Türk Standartları Enstitüsü ve Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Bölümü’nden üst düzey yetkililer, Birleşik Krallık Büyükelçiliği’nden görevliler, ODTÜ ve İTÜ’den öğretim görevlileri ve şirketlerden yöneticiler katıldı. Toplantıda, Türkiye’nin henüz kullanılmamış 40 GW’a yakın çevre dostu rüzgâr enerjisi potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekildi. Projenin ilk aşaması yaklaşık iki yıl sürecek. Sonrasında ise Türkiye’nin sahil şeridi hakkında ayrıntılı bir araştırma yapılacak ve ihaleyi alan kuruluşlar 800 MW’lık üç adet deniz üstü rüzgar çiftliği inşa edecek.

    “2016 YILINDA BAŞLAYACAK”

    Toplantıda konuşan Türkiye Deniz Üstü Rüzgar Çiftlikleri Teknik Standartları Koordinatörü Kamran Khalid Ghouri, Türkiye’nin havacılık yöntemlerini kullanarak, Birleşik Krallık ile İskandinav ülkelerinden deneyimli ortaklarla yapılacak işbirliği sayesinde, projeyi başarıyla tamamlayacağını söyledi. Projenin 2016 yılında başlamasını öngördüklerini kaydeden Ghouri,” Projenin, 2025’te tamamlanmasını bekliyoruz. Bu sürecin sonunda bütün Antalya bölgesi elektrik enerjisi ihtiyacını karşılama konusunda kendi kendine yeter bir duruma gelecek. Üstelik, 6 binden fazla kişiye de endüstri alanında istihdam sağlanacak. Böylece, Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hasılası da değişecek. UAÜ, ODTÜ ve İTÜ gibi üniversiteler de, deprem yükü ve yüzer temel tabanları gibi ciddi sorunların çözümünde destek vermek amacıyla projeye dahil olacak. Proje, güneş enerjisinden elektrik üretimi gibi başka projeleri de tetikleyecek. Rüzgâr gücüyle üretilecek enerji sayesinde ise güney bölgesisinin tamamı, elektrik üretimi bakımından tamamen kendi kendine yeter bir duruma gelecek” diye konuştu.

    Projenin 2 milyar Euro’ya malolması bekleniyor. Proje kapsamında 8 ile 9 bin arasında rüzgar tribünün kullanılacak.

  • Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar: “Türkiye Rüzgar Enerjisinde Büyük Bir Fırsatı Kaçırmak Üzere”

    Dünya Rüzgar Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’teki iklim zirvesi sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de ’Yenilenebilir Enerjiyi’ çözüm olarak gördüğünü söyleyerek, “Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere” dedi.

    Dünya Rüzgar Enerji Birliği ve Dünya Biyoenerji Birliği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Paris’te düzenlenen COP21 İklim Değişikliği Konferansı sonrasında sadece önde gelen çevre örgütlerinin değil, devletlerin de ’Yenilenebilir Enerjiyi’ çözüm olarak işaret ettiği bir dönemde, Türkiye’nin göz göre göre bir fırsatı kaçırmak üzere olduğunu söyledi.

    Rüzgar ve Güneş Enerjisi alanında dünyanın önemli otoritelerden biri sayılan Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Türkiye sınırsız kaynaklara sahipken yenilenebilir enerji üretimi ve kullanımı konusunda birçok ülkenin gerisinde kaldığının altını çizerek, “Yüzde 100 yenilenebilir kaynakları kullanan ve kendi enerjisini üreten, ekolojik ve demokratik topluma geçiş ancak bilinçli bir toplum ve enerjide çözümden yana yerel, ulusal karar vericilerce gerçekleşebilecek” dedi.

    30 Kasım’da Paris’te gerçekleşen COP21 İklim Değişikliği Konferansı’nda da yine yenilebilir enerji gündeme geldiğini bildiren Uyar, bu sene yüzde yüz yenilenebilir enerjinin global iklim değişikliği ve enerji kaynaklarının tüketimine çözüm olduğu konuşulmaya başlandığını belirterek, şunları söyledi: “Türkiye ise yenilenebilir enerji kaynakları konusunda henüz çok yeni bir oyuncu, ülkemizde yenilenebilir enerjiden elde edilen üretim 4 bin megavat. Elektrik üretiminin sadece yüzde 4’ü rüzgar enerjisinden elde ediliyor. Amerika ve Çin ise Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının iki mislini yenilenebilir enerjiyle üretiyor, Hindistan da bu yönde planlamalar yapıyor. Türkiye yatırım tercihlerini endüstrileşmiş ülkelerde artık terk edilmeye başlanan enerji teknolojilerine yaparken; diğer ülkeler kaynak maliyeti olmayan ve bu nedenle daha da ucuz olan biyoenerji, rüzgar ve güneş enerjisi kullanımı için çoktan harekete geçmiş durumda. Biyoenerji üretimi ise orman, tarım ve belediye atıklarının değerlendirilmesi ve işe koşulması anlamına geliyor”.

    Türkiye’de rüzgar, güneş ve biyoenerjiden faydalanılmayan her günün bu maliyetsiz kaynaklar yabana gittiğini bildirerek “Ülkemizin rüzgarını, güneşini ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını daha aktif bir şekilde nasıl kullanacağız bunu düşünmemiz gerekiyor.

    Türkiye yenilenebilir enerji kullanımında nasıl daha etkin olur sorusunun yanıtları ise oldukça basit; öncelikle mevcut kullanılan kaynaklarla, yenilenebilir enerji kaynaklarının karşılaştırmalı bir stratejik araştırması hazırlanmalı, enerjinin etkin kullanımına öncelik verilmeli ve Türkiye’nin ekonomi, enerji ve ekoloji karar destek sistemi kurularak geleceğin enerji modellemesi ve uzun vadeli stratejik planlaması yapılmalı. Türkiye’nin her yeri güneşli ve her yerde o kentin elektriğini üretecek kadar kaynak var; akıllı şebeke altyapıları oluşturarak istenilen yerde, dağıtılmış üretim ve güneşin ulaştığı, rüzgarın ulaştığı her yerde, yerinde tüketim mümkün. Akıllı şebeke sistemiyle üretilen elektrikten, her konut, her kent güneş enerjisinden faydalanabiliyor” ifadelerini kullandı.

    Rüzgar ve güneş enerjisi ile elektrik üretimi; kaynağı ücretsiz en ucuz üretim yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’nin yenilenebilir enerji kullanımı konusunda acil adımlar alması, doğru bir stratejiyle hareket etmesi gerekiyor. Enerjide dış kaynaklara bağlı olmayan bir Türkiye için; yerel ve ulusal yönetimlerin ve toplumun; yüksek yatırım maliyetlerine sahip konvansiyonel enerji üretimini, yani eski teknolojiyi terk edip, çevre ve ekonomi dostu yenilenebilir enerjiye geçmesi gerekiyor”.