Etiket: Rüyanız

  • Kist korkulu rüyanız olmasın

    Vücudunda oluşan kistten dolayı karın şişliği, kasık ağrıları ve buna benzer bazı sağlık sorunları yaşayan bir hasta, Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Lale Çetin Yılmaz tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.

    Hastanın kendisine ilk geldiğinde, başka hastanelere de gittiğini fakat kisttin büyük olduğu için ameliyat edemeyeceklerini söylediklerini anlattığını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Lale Çetin Yılmaz, “Hastamız karın şişliği ve kasık ağrıları ile hastaneye başvuruyor. Kist büyük olduğundan diğer hastanede ameliyat edilemeyeceğini söyledikten sonra bize geldi. Biz de gerçekleştirdiğimiz operasyon ile hastamızı sağlığına kavuşturduk. Hastamızın durumu şuan da çok iyi. Kendisi de çok rahatlamış bir şekilde. Kendisinde kist olduğunu duyduğunda çok korkmuş, ‘acaba kanser miyim’ diye ümitsizliğe kapılmış. Kendisine de anlattık korkulacak bir şeyin olmadığını, yanlış bilgilendirmelerin hastaların geç tedavi olmasına sebep verdiğini ifade ettik. Kist, kapalı bir kesecik ya da kapsül şeklinde, genellikle sıvı (yağ veya su gibi), yarı katı ya da gazlı bir maddeyle dolu, kabarcık benzeri bir kitle olarak karşımıza çıkar. Kistler dokunun içerisinde meydana gelir ve vücutta herhangi bir yerde, bir iç organda ya da deride ortaya çıkabilir. Mikroskobik denecek kadar küçük veya litrelerce sıvı alacak kadar büyük kistler olabilir ve bazıları ağrıya neden olurken bazıları da hiçbir belirtiye yol açmaz” dedi.

    Erken tanı ve tedavi önemli

    Dr. Lale Çetin Yılmaz şu bilgileri verdi: “Nadiren de olsa kistler hormonal bir dengesizliğin ya da kanserin habercisi olabilir. Ancak bu testler, genel olarak tedbir amaçlı rutin süreçlerdir ve kistten alınan parçanın patolojiye gönderilmesi, biyopsi istenmesi demek ortada mutlaka bir terslik olduğu anlamına gelmez. Kistlerin çoğu iyi huyludur ve vücuttaki kanalların, vücut salgılarının doğal çıkış noktalarının tıkanması nedeniyle oluşur. Ancak bazı kistler tümör olabilir ya da tümörlerin içinde oluşmuştur ve bu kistler kötü huylu olma potansiyeli taşır. Bu yüzden erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Bunun için kadınların özellikle kendilerinde hissettikleri sıra dışı bir sağlık sorunu olduğunu geçer diye beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları çok önemlidir.”

  • İnkontinans Korkulu Rüyanız Olmasın

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Selim Karaküçük, idrar kaçırma (inkontinans) hastalığının her dört kadından birinde görüldüğünü söyledi.

    İnkontinans hastalığının bazı hastalarda günlük yaşamı ve normal aktiviteleri engelleyecek oranda yüksek olabileceğini belirten Op. Dr. Selim Karaküçük, “İdrar kaçırma özellikle menopoz sonrası dönemde ve doğum yapma sayısı fazla kadınlarda görülebilen, 30 yaşını geçkin her dört kadından birinde görülebilen ciddi ve yaygın bir sorundur. Doğum yapmamış genç kadınlarda bile zaman zaman görülebilir” dedi.

    Kış aylarında bu hastalığın fazla görüldüğüne dikkat çeken Karaküçük, “Gülme, öksürme, hapşırma, egzersiz yapma, yürüme, hatta oturma veya ağır bir eşya kaldırırken idrar kaçırılıyorsa, idrara çıkmaya yetişmeden kaçırma sorunu yaşanıyorsa, bu histen kurtulmak için sık sık idrara çıkma ihtiyacı hissediliyorsa, idrarın tamamen boşaltılamadığı hissediliyorsa bu bir sorundur. Bu sorundan kurtulmak için farklı iyileşme yolları ve çözümler mümkündür. Bu nedenle şikayeti olan kişinin bir uzman doktordan yardım alması gerekmektedir” diye konuştu.

    Kadınlarda idrar kaçırma şikayetlerinin en önemli nedeninin genetik yapı olduğunu belirten Dr. Karaküçük, şöyle devam etti:

    “Bağ dokusu kalıtımsal olarak zayıf ve sarkmaya eğilimli olan kadınlarda bu problem sıklıkla oluşur. Genital organların sarkması ise çoğunlukla zor ve sık doğumlar, kronik öksürük ve astım hastalığı, ağır yük kaldırma, kronik kabızlık, aşırı şişmanlık gibi etkenlerin varlığında oluşur ve sonuç olarak idrar kaçırma problemi oluşur. Cerrahi olmayan tedavi, amaç elde olmayan idrar kaçırmaya katılan faktörlerin iyileştirilmesini sağlamaktır. Kegel egzersizleri, pelvis tıpta leğen kemikleri arasında kalan bölgedir. Doğum sırasında bebeğin takip edeceği yol burasıdır. Pelvis bölgesinde çok sayıda kaslar vardır. Bu kasların eğitimi idrar yaparken bu bölge kaslarının sıkılması ile idrar akımının durdurulması ve bir süre tutulması ile sonra tekrar gevşetilmesi ile olur. Bu işlemi yaparken hangi kasların kasılmasının bu etkiyi sağladığı anlaşılmaya çalışılmalıdır. Bu kas grupları öğrenildikten sonra gün boyu 200 kere kasılmalı ve gevşetilmelidir. 5 yavaş, 5 hızlı hareket günde en az 5 kere yapılmalıdır. Hamilelik süresince de en az 3 kez yapılmalıdır ve doğum sonrası da minimum 10 kez yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.