Etiket: Rüya

  • Domateste rüya kabusa dönmesin çabası

    Antalya’da Rusya ihracatı konusunda büyük sıkıntılar yaşayan domates üreticisi, üretimin yüzde 70’ini pazarladığı Kuzey Irak pazarının sona ermemesi için çaba harcıyor. ’Kuzey Irak olmasaydı domatesin fiyatı 1-1,5 TL bandında olurdu’ diyen üretici rüyanın kabusa dönmemesi için pazarı kaybetmek istemiyor.

    Tuta hastalığıyla yükselen fiyat Irak pazarıyla seviyesini korudu

    Kuzey Irak’ın toptancı hallerinden gerçekleştirdiği yüzde 70’lik alımla üreticinin yüzünü güldürdü. Geçtiğimiz sezona endeksle fiyatı iki katına çıkan domates 3 lira bandında seyrederken, fiyatın yüksekliğindeki sebep Kuzey Irak ihracatı olarak gösterildi. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve deposu Antalya’da domates fiyatları üreticinin yüzünü güldürüyor. Geçmiş dönemde Rusya ile ihracat sorunları yaşayan üreticiye bu yıl adeta Kuzey Irak piyangosu vurdu. Geçtiğimiz ay domatesteki tuta sorunuyla ürün azlığından fiyatı 4 ila 5 liraya kadar yükselen domates, üretim artışıyla birlikte fiyatında düşüş yaşanmaya başladı. Üreticiyi tedirgin eden bu durum sonrası Kuzey Irak’a yapılan ihracat, domates fiyatının geçtiğimiz yıla endeksle iki katında kalmasını sağladı. İhracatla birlikte Antalya Yaş Sebze ve Meyve Toptancı Hali’ndeki domateslerin yüzde 70’ni karşılanması, domatesin fiyatını 3 lira bandında tuttu.

    Domates kurundaki yükselişin asıl nedenin ‘tuta’ olduğuna dikkat çeken Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Dernek Başkanı Nevzat Akcan, örtü altı sezonun tutadan dolayı bir ay önceden bittiğini ve bu yüzden piyasada boşluk oluştuğunu ifade etti.

    “Serum oldu”

    Üretimin artmasıyla birlikte domates fiyatının ani düşüş yaşamamasını Kuzey Irak’a borçlu olduklarını ifade eden Akcan, Irak pazarının bir günlüğüne dahi olsa geri çekilmesiyle birlikte domates fiyatında ciddi düşüş yaşandığını kaydetti. Akcan, “Irak pazarı çiftçiye serum oldu. Zaten domatesi şu fiyatlardan aşağıya sattığımızda, tarımı burada bitiririz. Kuzey Irak pazarı Rusya’nın eksikliğini bir nebze de olsa giderdi. Rusya’ya domates satmamız da biraz zor. Gümrük’te Ruslarla ilgili aşamadığımız sıkıntılarımız var. Kimyasal ilaç asla kullanmıyoruz artık çiftçimiz bilinçli. Siyasi olaylardan dolayı Rus gümrüğünde sıkıntılarımız var. Onun için Kuzey Irak’a burada muhtacız. Irak olmasaydı, domates bir lira bandında olurdu. O zaman da çiftçiyi bitirirdik” ifadelerini kullandı.

    “Irak pazarı da biterse vay halimize”

    ‘Irak pazarı da peyderpey bitecek olursa, o zaman vay halimize’ diyen Akcan,yeni pazarın bitmesi durumunda üreticileri kötü günlerin beklediğini söyledi. Akcan, “Kuzey Irak’a muhtacız. Irak olmasaydı şimdi domates 1-1,5 bandında olurdu. O zaman çiftçi biterdi. Tarımı enflasyona sebep tutuyorlar ama kesinlikle değil. Irak pazarı bitecek olursa böyle peyder pey vay halimize. Kötü günler bekler bizi. Irak pazarının kapanması bizim için felaket olur. Antalya halinin yüzde 70’i ırak pazarına gidiyor. Piyasayı ayakta tutan bu pazar, bugün alım yapmadı ve sıkıntı oluştu.

    Bizim ihracat olmazsa olmazımız. Bu işin maliyeti var. Maliyetin altında sebze satarsak, önümüzdeki sene üreticiye ektiremeyiz” diye konuştu.

  • Dere yatakları korkulu rüya olmaktan çıktı

    MASKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde 130 mahallede dere ıslah çalışması ve 400 kilometrelik dere temizlik işi ile dere yataklarının can ve mal güvenliğini tehdit etmesinin önüne geçti. Yapılan çalışmalar kapsamında 13 milyon TL’lik yatırım yapıldığı bildirildi.

    Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, dere yataklarının vatandaşların günlük hayatını olumsuz etkilememesi için önemli çalışmalara hayat verdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, bugüne kadar 13 milyon TL yatırım yapıldı. 130 mahallede su akışının sağlıklı hale getirilmesi için dere ıslah çalışması gerçekleştirildi. Islah çalışmalarının yanı sıra 28 buçuk kilometrelik de korkuluk işi yapıldı. 400 kilometre dere temizlik çalışmasına imza atan MASKİ ekipleri, dere yataklarını rüsubattan arındırmış olmanın yanında koltuk takımlarından klozetlere kadar birçok yabancı maddeyi derelerden uzaklaştırdı. 600 adet menfezin de öncelik sırasına göre belirlenen noktalara montajı yapılarak, hem vatandaşların can güvenliği sağlandı, hem de tarım arazileri koruma altına alındı. Doğal çevreyi koruma altında tutmak için yapılan çalışmalar ile dere yatakları vatandaşın korkulu rüyası olmaktan çıktı.

    “Gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz”

    Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ergün, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla dere ıslah ve temizlik çalışmalarına büyük önem verdiklerini ifade ederek, “Her zaman ifade ettiğim gibi biz, gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz. 17 ilçemizdeki derelerde ıslah, menfez, korkuluk ve temizlik çalışmaları yürüttük ve yürütmeye de devam ediyoruz. Öncelikli olarak taşkın sıkıntısının yoğun olduğu bölgelerde bu çalışmalarımıza başlamıştık. İdaremiz, taşkın sıkıntısı muhtemel olan 130 mahallede önemli dere ıslah çalışmalarına imza attı. Dere yataklarında su akışını sağlıklı hale getirmek için 400 kilometre dere temizlik çalışması gerçekleştirdik. Bu yatırımlarımız ile yağışlı havalarda vatandaşımızın can ve mal güvenliğini koruma altına aldık. Gece gündüz, uzak yakın demeksizin hizmet ve yatırımlarımıza devam edeceğiz” dedi.

  • ‘Süper’ rüya

    Amasya’da yaşayan çiftlik sahibi Ahmet Karan, rüyasındaki ’hünnap dik’ sesi üzerine çiftliğindeki bütün meyve ağaçlarını söküp yerine Çinlilerin ‘ölümsüzlük meyvesi’, Avrupalıların ise ‘süper meyve’ dedikleri hünnap ağacından 6 yılda 13 bin adet dikerek tonlarca yetiştirip satıyor.

    Amasya – Suluova yolu üzerindeki ‘Yeşil Vadi’ adlı çiftliğinin bulunduğu mevkide uzun yıllardır başta elma olmak üzere çeşitli meyvelerden yetiştirmesine rağmen istediği geliri elde edemeyip meyvecilikten ümidini kestiği sırada rüyasındaki ‘daha ne duruyorsun, hünnap dik’ sesiyle irkilmesi sonrası bu meyveyi yetiştirmek için araştırmalar yapıp harekete geçtiğini anımsatan Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu Ahmet Karan, “130 dekar bir alanda yaklaşık 13 bin hünnap ağacı yetiştirdik. Her sene 2 bin, 2 bin 500 civarında bir dikim yaptık. Bugün gerçekten Türkiye’nin en ciddi hünnap bahçesini Amasya’ya kazandırdık” dedi.

    Tonlarca üretip sattığı hünnaplardan elde ettiği gelirle borçlarını ödeyip ekonomik olarak düzlüğe çıkan 50 yaşındaki Karan, “Ciddi anlamda bize faydası oldu. Özellikle ilaç masrafının düşük olması ve şu anda Türkiye’de değer bulup karşılık anlamında tatmin edici olması bizim için mutluluk verici” diye konuştu.

    Hünnabın Çin’de çok önem verilen bir meyve olduğunun altını çizen evli ve 4 çocuk babası Karan, “Çinliler milyonlarca ton hünnap yiyorlar. Bunun sebebi de sağlıkla ilgili. Çinliler hünnap için ‘ölümsüzlük meyvesi’ diyorlar. Avrupalılar da 21. yüzyılın en ciddi meyvelerinden biri olarak görüyor ve ‘süper meyve’ ismini takmışlar” diye konuştu.

    Toptan olarak 5-6 lira arasında fiyatlarla sattıkları bu meyvenin üretiminin Amasya’da daha çok yayılmaya başladığına değinen Karan, “İnanıyorum ki hünnap elmanın yerini alacak. 5-6 sene sonra Amasya’ya giren turistler ve ziyaretçiler hünnap heykeliyle karşı karşıya kalacaklar” şeklinde konuştu.

    Hünnap çok faydalı

    Hünnap pektin, tanen, müsilaj, şeker ve C vitamini ihtiva ediyor. Hünnap, reçel ve sirke yapımının yanı sıra bitkisel ilaç olarak da kullanılıyor. Hünnabın, astım ve solunum sistemi hastalarına çok faydalı olduğu, balgam sökücü ve öksürük kesici özelliği olduğu biliniyor. Kanı temizleyip bağırsakları çalıştıran hünnap, streste vücudun kendini tekrar inşa etmesini hızlandırıyor. Nezle ve soğuk algınlığına karşı direnci artıyor. Şekeri dengeliyor.

    Zihni ve bedeni yorgunluk, zafiyet, ağrı kaynaklı uykusuzluk durumlarında insana güç veriyor ve ateşi de düşürüyor.

    Uzmanlar her sabah 3 hünnap yemeyi tavsiye ediyor.

  • Tarihin gölgesinde rüya gibi düğün

    Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bulunan tarihi Hasuni Mağaralarında yapılan rüya gibi düğün ile Rümeysa Korkusuz ile İkram Yücedağ hayatını birleştirdi.

    Silvan’daki tarihi Hasuni Mağaralarında bulunan bir kafa ve resteorantta 2 gün, 2 gece yapılan kına ve düğüne katılan yaklaşık bin kişiye yemek ikram edildi. Tarihin gölgesinde yapılan düğünde gelin ile damat rüya gibi bir düğünle hayatlarını birleştirdi. Silvan Hasuni Mağaralarında yapılan düğüne Korkusuz ve Yücedağ aile fertleri, gelin ve damadın arkadaşları ve Silvan’ın tanınmış simaları katıldı. Silvan Hasuni Mağaraları cafe ve resteorant işletmecisi Aslan Bakır, “Silvan ilçemize ve Batman ilimize yaklaşık 4 yıllık bir süreden beri hizmet sunuyoruz. Zaman zaman tesisimizde düğün törenleri, nişan ve kına geceleri düzenlenmektedir. Bugünde görmüş olduğunuz gibi kına ve düğün gecemizde bir araya gelmiş bulunmaktayız. Buradaki amacımız yıllardan beridir, hiç bir turizm hizmeti görmemiş, tanıtımı yapılmamış 300’e yakın orta çağda kalma mağara burada mevcuttur. Bizimde amacımız bu mağaraları turizme tanıtmak, bu tür organizasyonlarla hem mağaraların tanıtımını, hem kentimizin tanıtımını yapmaktayız. Genç çiftimize ömür boyu mutluluklar dilerim” dedi.

  • 1,5 yaşındaki Rüya için komandolarda devrede

    İzmir’in Tire ilçesinde kaybolan 1,5 yaşındaki Rüya Çelik ve anneannesini bulmak için çalışmalar gece geç saatlere kadar devam ederken, minik Rüya ve anneannesi için komandolarda devreye girdi. Öte yandan jandarmanın, 1,5 yaşındaki Rüya’nın anneannesi tarafından da kaçırılabileceği ihtimalini de düşündüğü öğrenildi.

    Tire ilçesine bağlı Derebaşı Mahallesi’nde meydana gelen olay, güvenlik güçlerini alarma geçirdi. Fatma Yenigün (56) ile torunu 1,5 yaşındaki Rüya Çelik, sabah saatlerinde evden ayrıldı. Yenigün ve 1,5 yaşındaki Çelik’ten bir daha haber alınamadı. Son günlerde yaşanan olaylar üzerine durum hemen jandarmaya bildirildi. Jandarma ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, bölgede arama kurtarma çalışması başlattı. Güvenlik güçlerinin arazide geniş çaplı araması gece geç saatlere kadar devam etti.

    Komandolarda araziyi didik didik etti

    Öte yandan, arama ve kurtarma çalışmalarına komandolarda katıldı. Araziye dağılan deneyimli komandolar, minik Rüya ve anneanesine dair biz aradı. Geç saatlere kadar devam eden aramalarda, uzman köpeklerden de yardım alındı.

    Aramalarda ise bir müddet ara verilmişti. Havanın aydınlatılmasıyla da aramaların genişletildiği bildirildi. Bölgeye dün olduğu gibi bugünde dronelerin ve komandoların yönlendirildiği öğrenildi.

    Anneannesi mi kaçırdı

    Öte yandan, kaybolan 1,5 yaşındaki Rüya Çelik ve anneanesi Fatma Yenigün ile ilgili bazı iddialar ortaya atılmıştı. Rüya’nın ailesi, bebeklerinin anneanne Fatma Yenigün tarafından da kaçırılabileceğini iddia etmişti. Bunun üzerine ise jandarmalarda soruşturmayı genişletti.