Etiket: Rusyanın

  • ATB başkanı Çandır: “Rusya’nın domates ihracatı açıklaması beklentimizi karşılamıyor”

    Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak’ın domates ithalatının 1 Aralık’ta başlaması için Türkiye ile prensipte anlaşıldığını açıklaması, sektörü memnun etmedi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Bakanın yaptığı açıklamanın beklentileri karşılayan bir açıklama olmadığını söyledi.

    Rusya Federasyonu Enerji Bakanı Aleksandr Novak’ın Türkiye’den 1 Aralık 2017’den itibaren domates ithal edeceklerini, bunun da 4 firmayla sınırlandırılacağı açıklamasını değerlendiren ATB başkanı Ali Çandır, domates alımının 50 bin tonla sınırlı kalmasının büyük talihsizlik olduğunu söyledi. “Sayın Bakanın yaptığı açıklama beklentimizi karşılayan bir açıklama değil” diyen Çandır şöyle devam etti:

    “Geçtiğimiz dönemde Rusya’ya 400 bin ton domates ihracatı yaptığımız göz önüne alındığında 50 bin tonun ne kadar yetersiz olduğu görülüyor. Öte yandan Türkiye’den Rusya’ya domates ihracatının belirlenen 4 firma ile sınırlandırılmasını da rekabet ortamına uygun bulmuyoruz. Beklentimiz yasakların tamamen kaldırılması yönünde. Rusya’nın meselesi yerli üreticiyi korumaksa, bunun dünyada yapılış şekli gümrük vergileriyle ilgili düzenlemedir. Kendi üreticisinin ürününün bol olduğu dönemde ithal edilecek ürünün vergisini artırır ithalatını yavaşlatırsınız. Başından beri biz bunu öneriyoruz. Yasaklarla dünya ticareti yapılamaz.”

  • Rusya’nın domates ithalatına Mersin talip

    Rusya’nın 2018 başından itibaren Türkiye’den en az 50 bin ton domates alınacağını açıklaması sonrası Mersin’in Erdemli ilçesindeki üreticiler, Rusya’nın domates ithalatının tamamına talip oldu.

    Erdemli Yaş Sebze Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Fazıl Koşar, Erdemlili komisyoncular ve üreticiler olarak Rus yetkililerin açıklamalardan memnuniyet duyduklarını belirterek, ancak düşük olan bu rakamın biran önce yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Koşar, “Rus yetkililer 2018 yılının başlarından itibaren Türkiye’den 50 bin ton domates alacaklarını ifade ettiler. Fakat bu rakam bizim ürettiğimiz miktara göre çok düşük bir rakam. Biz Erdemli ilçesi olarak 700 bin ton civarında domates üretmekteyiz. İddia ediyoruz, firmaların memnuniyetinden de anladığımız üzere çok kaliteli domates üretmekteyiz” dedi.

    “Rakam yukarı çekilmeli ya da alternatif pazar bulunmalı”

    Rusya’nın talep ettiği 50 bin ton rakamının çok düşük olduğunu ve alternatif pazarın şart olduğunu ifade eden Koşar, “İhracat yapan firmalar bugün İsrail’e, Suudi Arabistan’a, Irak’a, Suriye’ye mal yapan firmalar, gayet memnunlar. Yalnız bu 50 bin ton düşük bir rakam. Biran önce bu rakamın daha yukarılara çekilmesi gerekmekte. Yaz aylarında yaylalarda üretilen domateslerimizi yetiştiren üreticilerimiz büyük sıkıntı çekmişlerdi. Bugün kırmızı iç piyasa domates aşağı yukarı 50 kuruş civarında satılmakta. Rusya daha önceki yıllarda diğer ülkelerin kat kat üstünde ihracat yapmaktaydı. Bu rakamın mutlaka yukarı çekilmesi veya alternatif pazar bulunması gerekmektedir” diye konuştu.

    Sahilde seralarda üretilen domatesler çıktığı zaman, yaylalardaki sıkıntının artarak devam edeceğini söyleyen Koşar, “Biran önce ivedilikle alternatif pazar veya Rusya pazarımızın alacak olduğu miktarın 50 bin tonun çok çok yukarılarda olması gerekmekte. Ve biz bu 50 bin tonun tamamına Erdemlili üreticiler olarak talibiz. İhracat firmalarımızı Erdemli halimize davet etmekteyiz” şeklinde konuştu.

    Üretici ve aynı zamanda komisyoncu olan Veysel Taner ise, “50 kuruşa domates satıyoruz. İhracat 80 kuruş ama Suudi Arabistan ve İsrail gibi küçük pazarlar bizim ihtiyacımızı, tüm köylerimizin ihtiyacını karşılamıyor. Rusya gibi büyük ülkelerin ihracatının açılması lazım. 50 bin ton bir şey ifade etmiyor, bunu sadece Erdemli karşılar” dedi.

  • Rusya’nın domates açıklaması üreticiyi umutlandırdı

    Rusya Federasyonu Tarım Bakanı Yardımcısı Evgeniy Gromiko’nun, Türkiye’den domates ithalatına ilişkin kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik girişimlerde bulunacaklarını açıklaması domates üreticisini de umutlandırdı.

    Yaşanan uçak krizi sonrası son 2 senedir kapalı olan Rusya pazarı nedeniyle seralarda üretilen domatesler salçalık olarak kullanılırken, salçalık domates üreticileri de bu durumdan fiyatların düşmesi nedeniyle etkilenmişti. Domates üreticilerini en azından umutlandıran bir açıklama yapan Rusya Federasyonu Tarım Bakanı Yardımcısı Evgeniy Gromiko Antalya’da katıldığı bir toplantıda, Türkiye’den domates ithalatına ilişkin kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik ülkesine dönüşte girişimlerde bulunacaklarını dile getirmişti. Yapılan bu açıklama doğrudan olmasa da dolaylı yoldan etkilenen salçalık domates üreticilerini de umutlandırdı. Salçalık domates üreticileri Rusya pazarının açılması halinde en azından önümüzdeki seneye daha umutlu bakabileceklerini söylerken, bu sene için bir beklentilerinin olmadığını anlattı.

    “Seralarda elde kalan domatesler bizi de etkiledi”

    Manisa’nın Yunusemre ilçesine bağlı Muradiye Mahallesinde sanayi tipi salçalık domates üretimi yapan Hayri Altındağ, “Rusya genelde yaş sebze meyve alıyor, toparlak domates alıyor. Biz sanayilik domates yetiştiriyoruz. Bu sene için bize faydası olmaz ama önümüzdeki sene için faydası olur. Sera domatesi üreten arkadaşlarımıza da faydası olur. Çünkü Rusya 2 senedir bizden domates almıyor. Diğer bütün sebze meyveleri alırken sadece domates almıyordu. Bizden domates almasını isteriz ama bize anca seneye faydası olur. Geçen sene seralardaki domatesler Rusya’ya satılamadığı için seradaki domatesleri salça fabrikalarına getirdiler. Biz salçalık domates üreten çiftçiyiz. Seralarda elde kalan domatesler bizi de etkiledi. Salça fiyatlarını aşağıya düşürdü. Serada yetişen domatesler yurtdışına giderse ve tarladaki domatesler sadece salçaya giderse bizim için daha karlı. Mutlaka fiyatlara da etki eder.” dedi.

    Üretici Altındağ devlet büyüklerine de seslenerek yurtdışı ziyaretlerinde tarımla ilgili kişilerin de götürülmesini isteyerek şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve yeni Tarım Bakanımıza umutlarla beklediğimiz Tarım Bakanımıza da sesleniyorum. Yurtdışı gezilerinde cumhurbaşkanımız, başbakanımız hep büyük sanayicileri, işadamlarını götürüyorlar iş bağlantıları yapsınlar diye ama şimdiye kadar hiç duymadık bir tarım işletmecisini, üzüm işletmecisini, salça işletmecisini, pamuk işletmecisini götürdüğünü. Bunları da yanlarında götürmeleri gerekiyor ve pazar bulunmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanımızla beraber giden bir salçacı mutlaka bir pazar bulur.”

    “Diyaloglar devam ederse çiftçimizin de yüzü güler”

    Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Mustafa Kaçire de, “Rusya ile yaşadığımız uçak krizinden dolayı bizim bir takım tarım ürünlerimize uyguladığı ambargo devam ediyordu. Bu sene Sayın Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın gidip görüşmeleri ile arada kaldı. Ama domateste bu durum devam ediyordu. Önümüzdeki günlerde domatesi de alacaklarına dair Rusya’dan açıklama geldi. Domates bizde alternatif bir ürün. İlimizde, ovamızda yetişen ürün mevsimlik bir üründür. Yani bir Antalya gibi, bir Kumluca gibi serada yetiştirilen bir ürün değil. Şuan için bizim tarlalarımızdaki domates kalkmak üzere, salça fabrikalarına gitmek üzeredir. Çiftçimiz zaten yine aynı perişanlığı yaşamıştır. Yani bundan sonra bizim çiftçimiz, Rusya’nın domates alımında bir alternatif beklentisi olamaz. Dediğimiz gibi bizdeki domates sera değil, sanayiye dayalı bir ürün olduğu için sanayiye gitti, sanayicilerimiz bağlantılarını yaptı. Şuan için çiftçimizin önünde bir beklentisi yok. Ama önümüzdeki sene için bunun bir faydası olur mu, elbette olur. İnşallah önümüzdeki sene içerisinde bu iki ülke arasındaki diyaloglar devam eder bizim çiftçimizin de yüzü güler” ifadelerini kullandı.

  • Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Anatoly Antonov, Rusya’nın ABD Büyükelçisi olarak atandı

    Rusya Devlet Başkanı Putin, Dışişleri Bakan Yardımcısı Anatoly Antonov’u ABD’nin Rusya büyükelçisi olarak atadı.

    Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Dışişleri Bakan Yardımcısı Anatoly Antonov’u özel ve ABD’nin Rusya büyükelçisi olarak atadığı bildirildi.

    Putin’in imzaladığı kararnamede, “Anatoly Ivanovich Antonov’u Rusya’nın özel ve tam yetkili ABD Büyükelçisi ve Washington’da Rusya’nın daimi gözlemcisi olarak atadığını’’ bildirdi.

    Antonov daha önce Rusya Savunma Bakan Yardımcılığı görevini üstlendi. Antonov, çalışmalarının güvenlik ve silahsızlanma konularına odaklanarak Dışişleri Bakanlığı’nda 30 yılı aşkın bir süredir çalıştı. Şubat 2011’de Antonov, Savunma Bakan Yardımcısı oldu. 28 Aralık 2016’da Dışişleri Bakanlığında görevlendirildi.

  • Rusya’nın yaş sebze meyve kararına domates yiyerek tepki gösterdiler

    Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (ANTKOMDER) üyeleri, Rusya’nın yaş sebze meyve kararına domates yiyerek tepki gösterdiler.

    ANTOMDER Başkanı Nevzat Akacan, “Yeni hal yasası çiftçinin ölüm fermanıdır. Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki adeta kayıt dışını artırmaya yönelik bir amaçla hazırlanmış. Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor” dedi.

    ANTKOMDER, Rusya’nın Türkiye’den yaş sebze ve meyve almayacağına dair açıklaması ile yeni hal yasasına ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına ANTKOMDER Başkanı Nevzat Akça, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ve yöneticiler katıldı. ANTKOMDER Başkanı Akcan, “Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki, adeta kayıt dışını artırmaya yönelik bir amaçla hazırlanmış. Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor” diye konuştu.

    Tarım sektörünün içindeki yaş meyve ve sebze komisyoncuları olarak bir taraftan ciddi mesleki sorunlarla mücadele ettiklerini ifade eden Akcan, bir taraftan da sektörün ve ailelerinin gelecek endişesini fazlasıyla hissettiklerini söyledi. Akcan, “Böylesine sıkıntılı bir dönemden geçerken hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz hafta Rus yetkililer bir açıklama yaparak Türkiye’den yaş meyve ve sebze almayacaklarını açıkladılar. Bizler yeni sezon öncesi büyük umutlarla çok önemli olan bu pazarın açılmasını beklerken Rus yetkililerin bu olumsuz açıklamasıyla tüm umutlarımız yerle bir oldu. Elbette bu olumsuz gelişmenin tek sorumlusunun Rusya olduğunu söyleyemeyiz. Kendilerince haklılık payları var. Rusya kendi ülke tarımını geliştirmek adına böyle bir karar aldığını açıkladı. Peki Ruslar kendi tarım sektörlerini var etmek ve olanı da güçlendirmek için ellerinden geleni yaparken biz ne yapıyoruz. Zaten büyük sıkıntı içinde olan üreticilerimizi, komisyoncularımızı, ihracatçımızı adeta tamamen ortadan kaldırmak için atılan izana sığmayan uygulamalarda bulunuyoruz. Kendi ürünlerimizi ve üreticimizi yok edecek bir kararla tarımsal ithalatın önünü açıyoruz” dedi.

    “Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor”

    Tarımda girdi fiyatlarının her yıl ortalama yüzde 15 arttığını söyleyen Nevzat Akcan, üretim maliyetlerinin katlanması nedeniyle mesleğinden soğuyan çiftçilere elle tutulur, gözle görülür hiçbir çalışmanın yapılmadığını iddia etti. Akcan, “Çiftçinin ürettiği ürünü pazarlayan halcinin, komisyoncunun, ihracatçının aradan çekilip, tamamen dışa bağlı kalıp, tüm ürünleri dışarıdan almamız mı isteniyor ki böylesine hatalı bir yasa hazırlanılıyor. Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki adeta kayıt dışını artırmaya yönelik bir amaçla hazırlanmış. Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor. Yasa koyucularının öncelikle birinci derecede sivil toplum örgütleri ile bizzat konuyu sahada birebir araştırma yaparak değerlendirmesi gerekir” diye konuştu.

    Mevcut yasalarla tarımın ileriye gitmesini mümkün görmediğini dile getiren Akcan, sorunların sahada tespit edilmesi gerektiğini ifade etti. Akcan, “Yeni uygulamalarla sektörümüzde iyileşmeler olmasını beklerken bir de bakıyoruz ki eskiden daha ciddi problemlerle karşı karşıya kalmışız. Ticaret Bakanlığımız ise bizlerin adeta ölüm fermanı olan yeni hal yasasının devrim olduğunu söylüyor. Oysa bu yasanın sektörü yok ediş projesi olduğu bizde net olarak uygulamada görülüyor ve böyle giderse dünya ölçeğinde yapılacağı söylenen yeni Antalya Hali’nin bu yasayla çalışamaz duruma geleceği açıkça ortadadır. Yeni hal yasası bağlı olduğumuz Büyükşehir Belediyesindeki yetki ve hal gelirlerini elinden almıştır” dedi.

    “Bizde başta buğday olmak üzere tüm ticaretimizi askıya alalım”

    Bu sistemde ne çiftçinin, ne komisyoncunun ne de tüccarın kazanacağını söyleyen Nevzat Akcan, “Devlet, Türkiye’nin her halinde yapılan satışlardan vergisini anında alıyor. Çiftçinin ve halcinin kazanıp kazanmadığını kimse umursamıyor. Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken, Rus pazarının da bitmesi sektör için ölümcül bir darbe olmuştur. Biz Rusya ile biran önce gerekli temaslarda bulunup ticaretin düzeltilmesini, bu olumsuz gelişmenin geri döndürülmesini talep ediyor ve olumlu haberler bekliyoruz. Eğer Rusya ısrarla bu yönde olumlu bir yaklaşım sergilemiyorsa, o zaman bizde başta buğday olmak üzere tüm ticaretimizi askıya alalım ve hiçbir ürünlerini ülkemize sokmayalım. Neden Rusya tarım sektörümüze ekonomik darbe vururken biz onların tarım sektörünü destekleyelim” şeklinde konuştu.

    “Domates fiyatı 20 yıl önce 1.80 TL’ydi, şuan 60-80 kuruş arasında satılıyor”

    Çiftçinin ürününü nasıl yetiştirdiğini kimsenin sormadığını söyleyen Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise, domates 5 TL olduğunda herkesin konuşmaya başladığını belirtti. Domatesin fiyatının şuanda 60-80 kuruş arasında olduğunu ifade eden Alp, “Domates fiyatı 20 yıl önce 1.80 TL’ydi. Domates fiyatı şuan 60-80 kuruş arasında satılıyor. Domates fiyatları böyle gidiyor. İhracata giden domates fiyatı 1 TL” dedi.

    “Çiftçi parayı götürüyor” diye bir algının var olduğunu dile getiren Alp, “Çiftçinin bankada 10 bin TL’sini bulamazsınız. Çiftçi hep borç içinde ve borca gidiyor. Elimizden tutulmasını istiyoruz. Çiftçi zor durumda. Turizmcinin lobisi çok fazla. Girdilerimiz artarken fiyatlarımız düşüyor. Üreticiyi küstürmememiz lazım. Bizim çiftçi olarak ekmemiz lazım. Bizim maaşımız yok. Zararda etsek aileyi geçindirmek için ekmemiz lazım. İkinci bir çalışma sahamız yok. Burada bunu yetiştirmemiz lazım. Bizim lobiyi oluşturmamız lazım” diye konuştu.

    “Bizim gövdemizden tutmasınlar, kolumuzdan tutsunlar bize yeter”

    Komisyoncudan para almadan ayakta durma şanslarının olmadığını söyleyen Nazif Alp, “Kazanılan para belli, üç gün para etti mi o domates fiyatları arttı deniliyor. Ben çiftçimden çıkan parayı söylerim. Fidanın parası 1-3 TL arasında değişiyor. Bu fiyatı alıp ekiyorsun. Alt alt koyduğunuz zaman nasıl ayakta kalıyorsunuz. Dualarla ayakta mı kalıyorsunuz. Büyüklerimize çok iş düşüyor. Bizim gövdemizden tutmasınlar, kolumuzdan tutsunlar bize yeter. Bize pazar sağlasınlar, biz kaliteyi de veririz. Bizden ne istiyorlarsa biz onlara veririz. En kaliteli mal, aroma tadı, raf ömrü hepsi bizde var. Mükemmel sebze yetiştiriyoruz ve tüketiciye arz ediyoruz” dedi.

    “Hormonun insan sağlığına hiçbir zararı yok”

    Domates yemeyin diye söylemlerin çıktığını dile getiren Alp, “Yok öyle bir şey. Size temin ederek söylüyorum yılın 12 ay yiyebilirsiniz. Tarımda çağ atlıyoruz. En iyisini yapmak bizim işimiz. Hiçbir çiftçi ayağına sıkmaz. Hormonun insan sağlığına hiçbir zararı yok. Hormonu tedavülden kaldırdık. Öyle bir algı oluştu. Domatesi bambus arısıyla yetiştiriyoruz. İlaç kalıntılarını aştık. Çiftçi bilinçlendi. Tarım Bakanlığına teşekkür ederim” diye konuştu.

    “Kargo uçakları Antalya’da çalışmaya başlasın sıkıntılarımız kalmaz”

    Hal komisyoncusu ve üreticisi İsmail Erten ise, “2016 yılında turizmciler mağdur olurken bizde mağdur olduk. Devletimiz onlara destek oldu. Şuan gelirleri patlama noktasına geldi. Biz hala zararlıyız, devlet karşılasın diyorlar. Turizmi kalkındırmak için başta uçak teşviki yaptığını görüyoruz ama kargo uçaklarını görmüyoruz. Ürettiğimiz ürün 3-3,5 saat içinde dünya pazarlarına ulaşabilseydi mağduriyetimiz olmayacaktı. Sadece Rusya’ya bağlı değiliz. 93 ülkeye ihraç ediyoruz. Bütün sıkıntıları biz çekiyoruz. İhracatçıya verilen teşvik kadar üreticiye verildiği zaman sorunumuz var diye ortaya çıkmayız. Kargo uçakları Antalya’da çalışmaya başlasın sıkıntılarımız kalmaz” dedi.