Etiket: Ruslar

  • Ruslar Siyah Keçiye ’Obama’ İsmini Verdi

    Rusya’da, bir milli parka getirilen siyah keçiye ABD Başkanı Obama’nın isminin verilmesi tartışmalara neden oldu.

    Rusya’nın Uzak Doğu kıyılarındaki Primorye Safari Parka getirilen siyah bir keçiye Obama adı verildi. Keçinin orijini ve sağlık durumu hakkında bilgi veren parkın yöneticisi Dmitry Mezentsev, “Obama’nın hiçbir hastalığının bulunmadığını ve parazit bulaşmadığından emin olmak istedik” dedi. Keçinin orijininin Karadeniz kıyısındaki Soçi kenti olduğu ifade edildi.

    Rusça’da keçi kelimesi aynı zamanda bir hakaret anlamına geliyor. Siyah keçiye Obama ismi verilmesi park yönetimine ırkçılık suçlamasında bulunulmasına da neden oldu. Tataristan bölgesindeki bir dondurma firması da ürettiği çikolatalı dondurmaya Küçük Obama adını vermişti.

    Safari Parkta aynı zamanda Almanya Başbakanının adı olan Merkel isminde bir keçi de bulunuyor.

  • Oğuz Haksever’in ’Ruslar Biliyor Mu’ Sorusu Güldürdü

    “Gaziantep’in Bölgesel ve küresel Vizyonu” söyleşinin moderatörlüğünü yapan Oğuz Haksever’in, Rusya ile krizden sonraki ticareti daha da arttırdıklarını söyleyen GTO Başkanı Eyüp Bartık’a, “Ruslar bunu biliyor mu” sorusu salonda gülüşmelere neden oldu.

    Gaziantep Ticaret Odası’nda, “Gaziantep’in Bölgesel ve küresel Vizyonu” konulu söyleşi programı düzenlendi. Programın moderatörlüğünü ünlü gazeteci ve NTV Haber Sunucusu Oğuz Haksever yaparken, konuşmacı olarak ise GTO Başkanı ve iş adamı Eyüp Bartık, Sabah Gazetesi Yazarı ve gazeteci Melih Altınok, Star Gazetesi Yazarı Murat Çiçek ve Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ katıldı. Programı açan Oğuz Haksever, Ortadoğu’da vizyonun kalmadığını savunarak, “Bölgesel vizyona girebiliriz ama bölgenin vizyon diye bir şeyi kaldı mı? Gaziantep’i kastetmiyorum. Güneyimizi kastediyorum. Doğusu var bu işin. Biraz karamsarım bu konuda. Bana göre çok uzun sürecek. Kuzeyi var, batısı var bu işin” dedi.

    Konuşmasının ardından Haksever, katılımcılara Gaziantep’in bölgesel vizyonu konusunda 5’er dakikalık süre verdi. İlk önce konuşan Eyüp Bartık, “Herkes şu anda hem ülkenin komşuları hem kendi ekonomik durumumuz vesilesiyle biraz huzursuzuz. Ama hayat devam ediyor. Geçen hafta açıklanan dünyanın en değerli şirketleri arasındaki ilk 10 tanesinden 5’nin stok, üretim diye bir derdi yok. Tamamen bir fikirle dünya şirketi olmuş, 5 milyar dolar 500 milyar dolar, 300 milyar dolar değere sahip, şirketler, dünyanın en değerli şirketleri. Buraya bakmak yerine, savaşlarla, kavgalarla, demotive olup, sanki bir şey üretemeye başladık gibi, bunlarla uğraşıyoruz. Elbette hem güneyimizde hem doğumuzda ciddi anlamda bir gerginlik var. Suriye’de savaş var. Kuzeyimizde Rusya ile ilişkilerimiz kötü” dedi.

    “RUSYA’YA ESKİSİNDEN DAHA FAZLA MAL SATIYORUZ”

    Kendisinin de Rusya ile ticaret yaptığını hatırlatan Bartık, kendi ticari ilişkileri nedeniyle Türkiye-Rusya arasındaki siyasi ilişkileri çok yakından takip ettiğini belirtti. Krizden sonra daha fazla mal sattığını söyleyen arkadaşlarının olduğunu belirten Bartık, “Ben kendi ilişkilerim vesilesiyle Rusya ile ilgili ülke ilişkilerini izliyorum. Rusya bizden ürün almıyor, bunu herkes biliyor. Ama ne oluyor, Türkiye’den Belarus’a gidiyor ürünler. Belarus’ta bazen araç değişiyor. Bazen römork değişiyor. Bazen hiçbir şey olmadan, belge değişikliği ile Rusya’ya gidiyor. Arkadaşlarımızla da konuşuyoruz, bir arkadaşım, ‘ben eskisinden daha fazla mal satıyorum Rusya’ya’ diyor. Yani aslında biz, Rusya ile bittik, yok olduk diye düşünüyoruz. Ama orada farklı bir fırsat doğuyor” dedi.

    “RUSLAR BİLİYOR MU?”

    Bartık’ın bu konuşması üzerine araya giren Oğuz Haksever, Rus ambargosunu kırmak için izlenen yolu Rusların bilip bilmediğini sordu. Haksever’in “Pekala Ruslar biliyor mu bunu?” demesi üzerine salonda kısa süre gülüşmeler oldu. Başkan Bartık ise soruya “Bence biliyorlar” cevabını verdi. Bunun üzerine ise Haksever, “Biz gazetecilere bunlar pek söylenmez. Bizim ağzımızda bakla ıslanmaz” demesi üzerine ise Bartık, “Muhtemelen 10 TL’lik ürün 12 TL oldu Ruslar için. Rusya başkanı ne kazandı bilmiyorum. Zaten petrol fiyatları düşünce ülkenin milli geliri ve harcama potansiyeli azaldı. Bunun faturasını herhalde üretirler diye tahmin ediyorum. Aslında her iki ülke de zarar etti. Her iki ülkeye de mallar giriyor, farklı giriyor. Ama ülkeler mutsuzlaşıyor” diye konuştu.

    “RUSYA TÜRKİYE’NİN 100 YILLIK GELECEĞİDİR”

    Bartık, yakın coğrafyada Türkiye ile ticaret konusunda gelecek vaat eden 4 ülkenin bulunduğunu belirterek, bu ülkelerin ise Suriye, Irak, İran ve Rusya olduğunu söyledi. Bartık, “Suriye, savaş var ama gelecekte fırsatları halen barındırıyor. Irak, özellikle biz Kuzey tarafında çok iyiyiz. Güneye de mutlaka devam etmeliyiz. İran, hepimiz biliyoruz 100 milyar dolar para serbest kaldı. Bu paradan Türkiye’ya Gaziantep’e kazandırma namına, lehte bir şeyler yapmalıyız. Rusya benim için hala daha en önemli Pazar. Ben diyorum ki, Rusya, Türkiye’nin yüzyıllık geleceğidir” dedi.

    “RUSYA YERALTINI İNŞAA EDECEĞİZ”

    Bartık, Rusya konusundaki düşüncelerini iddialı bir şekilde savunarak, hızla büyüyen Türk inşaatçılarının gelecekte Rusya’nın yeraltını inşa edeceğini kaydetti. Bartık, “Rusya’da alt yapı diye bir şey yok. Orada inanılmaz bir inşaat işi var. Bizim Türkiye’de inşaatçılarımız çok büyüyor. Gelecek’te Rusya’nın yer altını komple biz inşa edeceğiz. Bunu bu günden düşünmek gerekir. Yani hazır olmak gerekir” ifadelerine yer verdi.

    “ERBİL VE TAHRAN’DAN SONRA MOSKOVA’DA DA OFİS AÇILACAK”

    Bartık, Kuzey Irak’ın başkenti Erbil’de ticaret ofisi açtıklarını önümüzdeki haftalarda İran’ın başkenti Tahran’da da ofis açacaklarını vurguladı. Acilen sıranın Moskova’ya geldiğini belirten Bartık, “Erbil’e bir ofis açmıştık. Tahran’da da bir ofis hazırlığımız var. Biz İran’a ambargo kalkmadan önce bir seyahat yaptık. Ambargo kalktıktan sonra 2 seyahat yaptık. Mümkünse ayda bir seyahat yapacağız. İran’a iş dünyasını taşıyacağız. Önümüzdeki hafta eleman ile ilgili buraya bir ziyaretçimiz gelecek. Sonra oradaki ofisi açacağız. Bir sonrasında ise acele olarak Moskova var. Moskova’da da biz iş yapmak istiyoruz” dedi.

    “GAZİANTEP’İ TÜRKİYE’NİN DÖRDÜNCÜ BÜYÜK EKONOMİSİ YAPACAĞIZ”

    Bartık, Gaziantep’in Kocaeli ve Bursa ve İstanbul gibi sanayi kentleri ile yarıştığını belirterek, “Gaziantep, Türkiye’de şuanda 7. büyük ekonomi. Bizim yönetim kurulumuz ile birlikte planladığımız, 2020 yılında Gaziantep’i Türkiye’nin dördüncü büyük ekonomisi yapacağız. Bu konuyla ilgili tüm hazırlıklarımızı yapıyoruz. Olaya biz ticari açıdan fırsat olarak bakıyoruz” diye konuştu.

    Ülkede insanların anlamadığı konuda da çok fikir yürüttüğünü belirten Bartık, “Ülkemizde şöyle bir karmaşa var. Herkes hem siyasetçi, hem ekonomist gibi davranıyoruz. Biz Ticaret Odasıyız. Ticaret erbabımızın ufkunu açmamız lazım. Onun için de fırsatları görüp, değerlendirmemiz gerekiyor. Kriz fırsattır, hepimiz biliyoruz. Çok konuşmaya gerek yok” diye konuştu.

    “ÇOK PRATİĞİZ”

    Star Gazetesi Köşe Yazarı Murat Çiçek ise bakış açısı ve insan faktörünün ticarette önemine değinerek, Türk toplumunun ise çok pratik zekaya sahip olduğunu belirtti. Türk işadamlarının temel gereksiniminin ise vizyon olduğuna vurgu yapan Çiçek, ülke ve dünyadaki ekonomik krizlere de değindi. Gaziantep’teki terör saldırısına da değinen Çiçek, “Buradaki terör meselesi münferittir. Sorunları görmemek, kapatmak için söylemiyorum ama bu sadece bu bölgenin ya da ülkenin sorunu değil. Tüm dünyanın sorunu. İstanbul’da bizler daha çok tedirginiz. Medyaya yansımadı ama geçen gün otobanı kapattılar, ihbar almışlar herhalde tek tek araçları kontrol ettiler, incelediler” ifadelerine yer verdi.

    Dünya gazetesi Genel Yayın yönetmeni Hakan Güldağ ise insani sermayenin gerekli olduğunu, zaman zaman da gerekli olacağını da ifade etti. Ülke ve bölgelerin kendi politikalarını üretmelerinin çok daha önemli olduğunu söyleyen Güldağ, “Politikalar önemlidir. Hem kendi hem de ülke politikalarını üretmeliyiz. Bunlar 25-50- 10 yıllık politikalar olmalıdır. Bugün benzeri politikaları konuşuyoruz. Az önce Gaziantep’te de 2020 hedefinden de bahsedildi. Bölgenin esas zenginliği iç dinamizmidir. Ekstra insan kaynağına çok ihtiyaç olmamalıdır. Asıl dinamizm girişimcilik cesaretidir. Asıl dinamizm girişimcilik cesaretidir” ifadelerini kullandı.

    Sabah Gazetesi Köşe Yazarı Melih Altınok ise son dönemdeki Türkiye’deki göç dalgasına değinerek, Gaziantep gibi bir şehrin sınır kent olmasının büyük bir şans olduğunu ifade etti. Gaziantep’in medeniyetler arasında bir geçiş güzergahı olduğunu vurgulayan Altınok, “Bu nedenle bölge insanı daha fazla hoşgörüye sahip. Bu insanlara samimi bir şekilde sahip çıktı. Bu nedenle Türkiye, dünya nazarında çok güzel bir imaj çizildi. Dünyanın herhangi bir ülkesinde yada Avrupa ülkelerinde, bu kadar büyük kitlesel hareket olacak ve çok büyük problemler yaşanmayacaktı. Özellikle Suriyeli mülteciler ile başta Afrika olmak üzere değişik ülkelerden mülteciler Avrupa kapılarına dayanınca, bu kadar mülteci barından Türkiye ve stratejileri büyük önem kazanmaya başladı. Çünkü sınırlar yeniden şekilleniyor. Diğer taraftan sıcaklıklar artmaya başladı, kuraklık hakim olmaya başladı. Koca Avrupa’nın politikası şekilleniyor. Türkiye politikaları ile belki de örnek alınacak” dedi.

    DÜNYANIN MERKEZİ GAZİANTEP

    Bartık, söyleşinin ikinci bölümünde ise dünyanın merkezi olduğunu söyleyerek reklam yapan birçok ülke ve şehre inat Gaziantep’in dünya nüfusunun 4’te birlik bölümüne 5 saatlik yolculukla ulaşabildiğini ifade etti. Bartık, “Dünyanın en iyi yiceklerini Gaziantep’te yersiniz. Tarihi turistik açıdan, dünyanın en merak edilen, gezilmesi, görülmesi gereken tarihi ve turistik yerler bu bölgede. İş dünyası nedeniyle belirli bir alt yapısı var. Bazı ülke ve şehirlerin yaptığı dünyanın merkezi oldukları yönündeki reklama rağmen, Gaziantep onlardan daha merkezi bir yerde, merkezi bir konumdadır. Gaziantep’ten 5 saatlik yolculukla dünya nüfusunun dörtte birine yani yaklaşık 1 milyar 997 milyon nüfusa ulaşabiliyorsunuz. Direkt uçuşlar bulunmaması noktasında sıkıntımız vardı. Bu da İstanbul Ankara gibi şehirlerdeki havaalanının yetersizlikleri, bizim menfaatimize oldu. Sırf yer olmadığı Anadolu’daki havaalanlarında park eden uçaklarla bu sorun da yavaş yavaş aşılmaya başlandı. Havaalanı yetersizliği Gaziantep için şanstır. Ayrıca ticari hacmin artması, bölgenin kritik bir önem arzetmeye başlaması gibi nedenlerin yanı sıra artan yolcu kapasitesi ile de belki de önümüzdeki yıl Dubai’ye, Erbil’e de direkt uçarız. Türkiye’nin şehirleri ile ihracat ülkeleri arasında yapılan eşleştirmede Gaziantep ile İngiltere’nin eşleşti. Bu da yarın İngiltere’ye de uçak seferlerini başlatabilir. Yarın Karadeniz’e de kısa sürede ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

  • Antalya’da Yaşayan Ruslar Yeni Yılı Coşkuyla Kutladı

    Antalya’da yaşayan yerleşik Ruslar, Türkiye ile Rusya arasında yaşanan krize rağmen Antalya’da yeni yılı coşkuyla kutladı.

    Türkiye ile Rusya arasında yaşanan ’uçak’ krizinin devam ettiği şu günlerde, Antalya’da yaşayan yerleşik Ruslar, düzenledikleri etkinlikle yeni yılı kutladı. Antalya Kültür Merkezi’nde (AKM) toplanan Rus ve Türk aileler, yeni yıl etkinliğinde doyasıya eğlendi. Programda Noel Baba skeci, Rus Sirki, çocuk gösterileri, bale, sihirbaz ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. Salonu dolduran yerleşik Rus aileler ve çocukları, sirk gösterileri ve sihirbazın yaptığı gösterilere eşlik etti. Bale, çocuk gösterileri ve bazı etkinliklerde programa katılan ailelerin Rus ve Türk çocukları beraber sahnede yer aldı. Programın sona ermesinin ardından Rus aileler ve çocukları sahnede bulunan Noel Baba ile de hatıra fotoğrafı çektirdi. Noel Baba çocuklara çeşitli hediyeler verdi. Rus ve Türk aileler sahnede gösteri yapan çocuklarını telefonlarıyla fotoğraflarını çekerek yaşanan anı ölümsüzleştirdiler.

    BALCI: “ANTALYA’DA BULUNMAKTAN DOLAYI MUTLUYUZ”

    Yeni yılın barış ve mutluluk getireceğini ifade eden Antalya Rus Sanat ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İrina Balcı, Rus-Türk arkadaşlığının daha samimi ve güçlü olacağını dile getirdi. Balcı, “Rus-Türk çocukları, hem sahnede hem de salonda yer aldılar. Yaklaşık bin kişi programa katıldı. Biz Antalya’da yaşamaktan dolayı çok mutluyuz. Bizim burada problemimiz yok. Biz mutluyuz ve bu mutlulukla devam etmek istiyoruz. Çocuklarımız parklarda beraber oynuyor, beraber derslere giriyorlar. Biz halk olarak burada bulunmaktan dolayı mutluyuz. Türkler ve Ruslar arasında burada hiç problem yok. Bütün Ruslara söylemek istiyorum misafir olarak, turist olarak buraya hoşgeldiniz” dedi.

    “ÇOK GÜZEL BİR GECE”

    Harika bir gecenin yaşandığını dile getiren ve çocuğuyla birlikte etkinliğe katılan Lilia Çekilmez, “Çok güzel bir etkinlik düzenlenmiş. Biz çok memnun kaldık. Manavgat’tan geldik. Daha önce Manavgat’ta düzenlenen etkinliklere katılmıştık. İki ülke arasında sıkıntılar var ama inşallah bunlar bitecek. Biz pozitif düşünen insanlarız” diye konuştu.

    “TÜRK VE RUSLAR ÇOK İYİ ARKADAŞLAR”

    Hella Öcal ve Diana Kocagöbek ise yeni yıl etkinliğini çok beğendiklerini dile getirerek, “Çok güzel oldu. Çocukların çok hoşuna gitti. Etkinlikten dolayı çok eğlendik. Biz Türkiye ile Rusya arasındaki problemin bir an evvel bitmesini istiyoruz. Biz arkadaş ve bir aileyiz. Türk ve Ruslar çok iyi arkadaşlar” şeklinde konuştular.

  • Ruslar Fashıon Show’a Katılmak İçin 4 Uçak Değiştirmek Zorunda Kaldı

    Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, fuara katılmak isteyen Rus misafirlerin Türkiye’ye gelmek için 4 uçak değiştirip başka yollardan gelmek zorunda kaldığını söyledi.

    Victorias Secret mankenlerinden Candice Swanepoel’in yaşanan krizi ve güvenlik sorunlarını gerekçe göstererek gelmemesi üzerine Dosso Dossi Fasion Show 10’uncu yılı özel defilesinde Ukraynalı Barbie lakaplı Model Valeria Lukyanova boy gösterdi.

    Özel koleksiyonların sergilendiği defileyi değerlendiren Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan, Candice Swanepoel’in gelmemesini umursamadıklarını söyledi. Her şeye rağmen güzel bir defile geçirdiklerini belirten Eraslan, Rusya krizi nedeniyle Rus misafir ve müşterilerin fuara katılmak için 4 uçak değiştirip farklı şehirlerden gelmek zorunda kaldıklarını belirtti.

    Rus pazarında 7 milyon dolar kaybının da olduğunu belirten Eraslan şöyle konuştu:

    “Defilemize Victorias Secret meleklerinden Candice Swanepoel’in bekliyorduk ancak Türkiye’de ve komşu ülkelerde yaşanan olayları bahane ederek gelmedi. Biz de çok umursamadık. Önemli olan buraya gelen misafirlerimizin ticaret yapması. Onların burada olmaması tanıtım anlamında bir şeyler katıyor ama bu dönem Rusya’dan müşterileri getirerek başarılı bir iş yaptığımızı düşünüyorum. 5 bine yakın misafirimiz var. Bunun yüzde 35’i Rus. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Rus müşterilerimizden yüzde 20’lik bir fireyle bu dönemi atlatıyoruz. Misafirlerimizin Türkiye’ye gelmesi için bütün zorluklar oluştu. Ama biz ikna edip başka şehirlerden getirmeye çalıştık. 4 ayrı uçak değiştirip gelenler var. Kontrollerle ilgili sıkıntılar yaşadık ve her şeye rağmen geldiler. Yaklaşık 7 milyon dolarlık bir kaybımız oldu. Ukraynalı Barbie lakaplı Model Valeria Lukyanova işin telafisini yaptı. Şu an Dosso Dossi Fashion Show yaptığı barış duyurusuyla bütün dünyaya barış yanlısı olduğunu gösterdi. Umarım mesaj yerine ulaşmıştır” dedi.

  • Antalya’yada Yaşayan Ruslar Gerilimden Rahatsız

    Antalya Rus Sanat ve Kültür Derneği Başkanı İrina Balcı, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin çok eskiye dayandığını belirterek, yapılan yaptırımların iki ülkeyi de olumsuz etkileyeceğini kaydetti. Antalya’da yerleşik olarak yaşayan Rus aileler ise gerginliğin düşürülmesini isteyerek, savaşa karşı olduklarını dile getirdi.

    Turizmin başkenti Antalya’da Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinin etkileri yaşanıyor. Türk pilotlarının sınır ihlali nedeniyle düşürdüğü Rus uçağı sonrası yaşanan kriz ve ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamaları iki ülke arasında ipleri germişti. Yaklaşık 40 bini yıl boyu, yaz sezonunda ise 70 bin kişinin yerleşik olarak yaşadığı Antalya’da Ruslar, iki ülke arasında yaşanan sorun nedeniyle gergin olduklarını dile getirdi. Yerleşik Rusların yoğun olarak yaşadığı Konyaaltı ilçesi Liman ve Hurma Mahallesi’ndeki Rus vatandaşlar, bir yandan günlük hayatlarına devam ederken, diğer yandan az da olsa tedirgin olduklarını söylediler.

    Antalya Rus Sanat ve Kültür Derneği Başkanı İrina Balcı, uçak düşürme olayının çok üzücü olduğunu belirterek, iki ülke arasında gerginliğin olmamasını diledi. İrina Balcı, “İnanıyorum bu uçak düşürme isteyerek olmadı. Daha öncede böyle bir olay olmuştu. Türkiye kendi sınırlarını korumak isterken bilmediği bir uçağı düşürdü. Bu da Rusya’nın uçağı oldu. Rusya şimdi büyük şokta. Rusya meclisinde konuşulan bir konu. Rusya, Türkiye tarafından arkadan vurulduğunu düşünüyor. Ama tabi ki bu da yanlış. Türkiye kendi sınırını korumak istedi. Uyarının ardından düşürüldü” dedi.

    “GÜÇLÜ BAĞLARIMIZ VAR”

    Rusya’dan ilk tepki olarak Dış İşleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye ziyaretini iptal ettiğini dile getiren İrina Balcı, “Ne Rusya ne Türkiye olayı anlamaya çalışıyor. Tüm dünya bir araştırma yapıyor. Kardeş ülkeler arasında bu problemin büyümemesi gerekir. Güzel şekilde araştırma yapılması gerekiyor. İnşallah iki ülke arasındaki dostluk bozulmaz. Çünkü Rusya ve Türkiye’nin arasında çok büyük ekonomik, sosyal, kültürel bağlar var. Güzel projeler yapmak üzereyiz. İnşallah bu projeler devam edecek” diye konuştu.

    “İKİ ÜLKENİN DE HALKLARI DÜŞÜNÜLSÜN”

    “Aynı durum Türkiye’nin başına gelseydi, Türkiye de aynı şekilde reaksiyon verirdi” diyen İrina Balcı, “Türkiye turizmi, ticareti kapatabilirdi. Bence bu ilk reaksiyon. Bize Antalya’da kimse tarafından kötü davranılmıyor. İki ülke halkı arasında sadece dostluk değil aile bağlantıları da var. Burada yaşayan Rusların yüzde 80’i Türklerle evlidir. Yaklaşık 40 bin kişiyiz. Çocuklarımız da var. Herhangi bir ayrılma olmaz. Çocuklarımızı iki kültürle büyüyor. Geleceğimiz çocuklarımız için savaş olmasın. Rusya, Türkiye’de yaşayan halkı için düşünsün” dedi.

    “İKİ ÜLKEDE ETKİLENİR”

    Turizmde kapıların kapatılması halinde iki ülkenin de zarar göreceğini ifade eden İrina Balcı, “Antalya turizm şehri olarak sorun yaşar. Ama Rusya’da aynı zamanda zarar görecektir. Türkiye ile çalışan çok Rus seyahat ajansı ve personeli var. Akıllı ve sakin şekilde düşünülmesi gerekir. Bir karar vermeden önce iyi düşünmek gerekir. İki ülkenin başkanları, siyasetçileri tecrübelidir. Ve inşallah en doğru kararı alırlar. Birkaç gün içinde gerginliğin sonlanacağını düşünüyoruz. Bizim meclise bir evrak gönderildi. Türkiye ve Rusya hava transferi bitmesi için. Ama bence o sadece uyarı gibi olacak gerçekleşmeyecek” ifadelerine yer verdi.

    “GERGİNLİK İSTEMİYORLAR”

    Antalya’da yerleşik olarak yaşayan ve eşi Türk olan evli, 1 çocuk annesi Svetlana Matakaeva, “Yaklaşık 11 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Çocuğum da Türk vatandaşı. Benim gibi burada binlerce kişi yaşıyor. Eşleri Türk olan gibi olmayan da var. İki ülke arasındaki olay nedeniyle herkes tedirgin oldu. Biz Rus vatandaşları olarak, yaşanan olaydan dolayı gerginleştik. Ne olacak diye düşünmeye başladılar. Hiç kimse savaş istemiyor. Herkes Türkiye’de barış içinde yaşamak istiyor. Biraz millet düşünülsün. Millete zararı olmayacak şekilde sorun halledilsin” şeklinde konuştu.

    6 yaşındaki Asiye Aydın da savaş istemediğini, huzur ve barış içinde yaşamak istediğini dile getirdi.