Etiket: Ruhuna

  • CHP’li gençlerden şehitlerin ruhuna lokma hayrı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Söke Gençlik Kolları tarafından Çanakkale ve Afrin’de şehit düşenler için lokma hayrı yapıldı.

    18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerini Anma Haftası etkinlikleri kapsamında CHP Söke İlçe Gençlik Kolları lokma döktürdü. Meydanda düzenlenen etkinlikte konuşan CHP Söke İlçe Gençlik Kolları Başkanı İlkyaz Gölcük, Çanakkale Savaşının Büyük Türk Milleti’nin, tarih önündeki en büyük hesaplaşmalarından biri olduğunu ifade ederek, “Çanakkale Zaferi, Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir zaferdir” dedi.

  • Aşut: “Seçimden seçime değil, 365 gün çalışma ruhuna sahip bir camiayız”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, seçimden seçime değil, 365 gün Mersin, oda ve ülke ekonomisi için çalışma ruhuna sahip bir camia olduklarını belirterek, “Mersin iş dünyası, seçim gününe kadar kentinin ve ülkesinin zenginliği olmaya devam edecektir” dedi.

    MTSO Meslek Komitesi Başkanları İstişare Toplantısı, Şerafettin Aşut başkanlığında gerçekleştirildi. İstişare toplantısında bir araya gelen MTSO Meslek Komitesi Başkanları, sektörlerinde yaşanan öncelikli sorunları ve 2018 yılında ele alınması planlanan öncelikli projelerini görüştü. Kendi sektörleriyle ilgili proje önerilerini sunan komite başkanları, lobi faaliyetlerinin artırılmasını bekledikleri konular hakkında görüşlerini paylaştı.

    Toplantının açılışında konuşan Başkan Aşut, oda seçimlerinin 2018 yılı Nisan ayına ertelendiğini anımsatarak, “Seçim çalışmalarına 2018 yılı Nisan ayına kadar ara versek de odamız ve kent ekonomimiz için, sektörlerimiz için çalışmaya, odamız projelerinin, eğitimlerinin ve tüm çalışmaların etkin birer parçası olmaya devam etmeliyiz. Seçimden seçime değil, 365 gün Mersin, oda ve ülke ekonomisi için çalışma ruhuna sahip bir camiayız. Mersin iş dünyası, MTSO’nun tüm üyeleri bu ruhla yeni seçim gününe kadar en iyi bildiği şeye; yani, üretime, ihracata, yenilikçiliğe, girişimciliğe, ar-ge’ye, markalar yaratmaya, kısacası kentinin ve ülkesinin zenginliği olmaya devam edecektir. Tabandan gelen çözümler olmadan, tepeden inme çözümlerin bu kentin sorunlarına derman olmadığını iyi biliyoruz. Bunun için komiteler olarak daha çok çalışmak, daha çok üretmek ve bu koltukların değerini bilmek zorundayız. Binlerce insanın bizden, sizlerden beklentileri var. Komiteleri etkin şekilde çalıştırmak bu beklentileri tatmin edecek tek şeydir” diye konuştu.

    2018 yılı çalışma takvimi ve paralelinde bütçesini belirlemek adına Komitelerin proje önerilerini almak istediklerini kaydeden Aşut, “Sizlerin projeleri ve önerileri bizlerin çalışmalarını yönlendirecek, daha sağlıklı yol almamıza yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Aşut’un konuşmasının ardından komite başkanları ve sektör temsilcileri, talep ve sorunlarını dile getirdi.

  • AK Parti Genel Sekreteri Gül: “Kılıçdaroğlu Yenikapı ruhuna sadakat göstermedi”

    AK Parti Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdülhamit Gül, Kılıçdaroğlu’nun ‘kontrollü darbe’ sözünü eleştirerek, CHP Lideri’nin Yenikapı ruhuna sadakat göstermediğini ifade etti.

    AK Parti Gaziantep Genel Sekreteri ve Gaziantep Milletvekili Abdülhamit Gül Güneydoğu’da en çok dinlenen radyolardan biri olan Şirinnar’ın konuğu oldu. Gündemi değerlendiren Gül, referandum için ciddi çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, “2011 yapılan anayasa uzlaşma komisyonunda çalışmalarda söz konusu. Anayasa yürürlüğe girdiği günden itibaren tartışılan konular esasen Türkiye’nin yabancı olmadığı hep tartıştığı ama çözüm bulamadığı hususlar ile ilgili bir 16 Nisan’da milletimiz nihaiyi kararı vermiş olacak. Hem sahada hem Ankara’da mecliste yoğun çalışmalarımız oldu. Özellikle CHP’nin kavga gürültülü bir takım çalışmaları oldu. Anayasanın aykırı olması demelerine rağmen götürmediler. Ama hem Ankara boyutuyla hem Gaziantep boyutuyla çok yoğun bir çalışma kampanyası geçiriyoruz” dedi.

    “Meclis bu süreçte istenmeyen çirkin görüntüler olmuştu”

    Anayasa taslağının Meclis’ten geçtiği süreçte istemeyen görüntüler yaşandığını hatırlatan Gül, “Bu konuda gerçekten çok üzücü hadiseleri maalesef gördük. Ama bu konuda milletvekillerimizin herhangi bir kabahati de yoktur. O konuda hem uzlaşma sürekli barış kardeşlik içerisinde siyasi tavır gösterildi. Elbette bu tavırlar ve görüntüler siyasette mecliste tasvip edilmiyor. Tabii bir arkadaşımızın ayağı ısırıldı. Bir başka arkadaşımızın burnu kırıldı. Gerçekten çok büyük bir kavga gürültü olmuştu” şeklinde konuştu.

    Gül, FETÖ ve PKK gibi terör örgütlerinin son süreçte ülke içinde ve dışında bir tavır içerisinde bulunduklarını vurgulayarak, terörle mücadele konusunda süren mücadelede, en önemli adımın ise 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek milletin atacağını ifade etti. Gül, “Türkiye’de tamamıyla yönetimden boşluk olmasına halinde terör azmış yönetimden boşluk çift başlılık olmasına rağmen darbe girişimleri denenmiş darbeler yapılmış bunların hepsi mevcut sistemde kaynaklanan sorunlar. Bu sorunların ortadan kaldırmak için en uygun zaman 15 Temmuz’da FETÖ terör örgütü bir darbe girişiminde bulundu. Bu topraklar için hayatını kaybeden 248 şehidimiz ve gazilerimiz var. Onlar peki niçin şehit oldular. Bu ülkede birlik beraberlik bozulmasın bu ülkenin vatanı milleti bölünmesin diye şehit oldular. 15 Temmuzda vatanımız milletimiz birliğimiz demokrasimiz korundu. Şimdi demokrasimizi Cumhuriyetimizi geleceğimizi güçlendirmenin adı 16 Nisan’da evet demektir. Çünkü devletin daha kalıcı istikrarını sağlayacak. Devletin bekasını garanti altına alacak bir sistemin adıdır bir cumhurbaşkanlığı sistemi o yüzden evet verecektir milletimiz” açıklamasında bulundu.

    “FETÖ ile irtibatlı olanları partiden uzaklaştırdık”

    FETÖ oluşumunda hükümetin ve devletin belli kanallarına sızanların olduğunu söyleyen Gül, devlete ve partiye sızanların uzaklaştırıldığını ifade etti. Gül, ”AK Parti bunları gördü. Emniyette gördü, poliste de gördü, askeriye’de gördü. Kamu kurumların da gördü. Siyaseten, hükümet olarak yapılabilecek şeyler yapılıyor. Ali tutuklandı, Hüseyin gözaltına alındı, bunların hepsi bağımsız yargı tarafından yapılıyor. Yargıya kimse talimat veremez. Bizim birçok milletvekilliğimizi yapmış, belediye başkanlığımızı yapmış kişilerden FETÖ ile irtibatta diye tutuklu olan birçok kişi var. AK Parti 17-25 Aralık olayları olduktan sonra teşkilattaki bütün kadroları FETÖ ile irtibatlı olup olmamasına göre ayırdık. FETÖ ile irtibatlı olanları da partiden uzaklaştırdık” dedi.

    “Kılıçdaroğlu Yenikapı ruhuna sadakat göstermedi”

    Kılıçdaroğlu’nun ‘kontrollü darbe’ sözünü de eleştiren Gül, CHP Lideri’nin Yenikapı ruhuna sadakat göstermediğini ifade ederek, “15 Temmuz darbe gecesinde önceden Kılıçdaroğlu darbe olsun ilk ben tanka çıkarıp diyordu. Şimdi ise kontrollü darbe diyor. Bugün kontrollü darbeyse o kadar insan niye şehit oldu. Eğer bu konuda bilgin varsa açık açık çık söyle. Tanka üstüne çıkmayı bırakın, tankın yanından geçerek darbeye bir ses bile çıkarmadı. Yenikapı ruhu daha önce bitti ama Kılıçdaroğlu bu ruha sadakat göstermedi. Milletin tek hakim olmasına yönelik demokrasinin güçlü olmasına yönelik irade devam ediyor. Bu her zamanda var olacak” şeklinde konuştu.

    “Bahçeli devlet adamı sorumluluğunu ifa etmiştir”

    MHP’nin cumhurbaşkanlığı sisteminde desteklerinden dolayı memnun olduklarını belirten Gül, Devlet Bahçeli’nin devlet adamı sorumluluğunu ifa ettiğini kaydetti. Gül, “Hükümet sistemindeki çarpıklık çözülmesi hususunda bir uzlaşı iklimi oluşmuştur. Bahçeli burada bir devlet adamı sorumluluğu ifa etmiştir. Mesele burada AK Parti, MHP değil. Bu partilerin meselesi değildir. Mesele milletin geleceği çocuklarımızın torunlarımızın güçlü özgür bağımsız bir ülkede yaşayıp yaşamaması sorunudur. Türkiye’de mevcut sisteme evet demek mevcut sistem devam etsin demek ve Kenan Evren’in 12 Eylül darbesinden sonra girdiği bir darbeci anayasasının devam etmesi demektir. Hani tüm partiler bu anayasa değişsin diyor. İşte bütün olarak olmasa bile bir parçasının değişme fırsatı. Hükümet rejim sistemiyle ilgili aksayan yönlerin değiştirilmesi için bir adım atılıyor. En azından iki parti bir araya gelmiş siviller bir teklif ortaya koyuyor. Kenan Evren’in darbe paşaların yaptığı anayasa metni daha mı iyi. Hayır demek bunun devamı demektir” diye konuştur.

  • Çine Emniyet’inden şehitlerin ruhuna lokma

    Çine İlçe Emniyet Müdürlüğü, İstanbul’daki hain saldırıda şehit düşen meslektaşları için lokma hayrı yaptı. Emniyet Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen etkinliğe Kaymakam Özkan Demir ve ilçe protokolü de katılarak polislere baş sağlığı diledi.

    İstanbul’da önceki akşam yaşanan terör saldırısında şehit düşen polislerin ruhuna Çine Emniyet Müdürlüğü’nde hayır düzenlendi. Düzenlenen lokma hayrına Kaymakam Özkan Demir, Belediye Başkanı Enver Salih Dinçer, AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Tosun, Çine Müftüsü Feyyaz İdin, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

    Program kapsamında hem hayır etkinliğine katılan hem de Emniyet Müdürlüğü’ne taziye ziyaretinde bulunan Kaymakam Özkan Demir ve beraberindekiler, terörü lanetleyerek bu tür menfur olayların son bulmasını istediler. Taziyeleri kabul eden Çine İlçe Emniyet Müdürü Ali Ridvan Onat, acılarını gerek bizzat gelerek, gerekse duygu ve düşünceleri ile paylaşan herkese teşekkür etti.

    Program kapsamında davetlilere ve vatandaşlara lokma dağıtılırken, şehitler için hatim okunup dua edildi.

  • Başbakan Yıldırım: “Kılıçdaroğlu’ndan Yenikapı ruhuna uygun tavır bekliyorum”

    Başbakan Binali Yıldırım CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerine yanıt vererek, “Bir kez daha sayın Kılıçdaoğlu’na Yenikapı ruhunun gereğine uygun olarak birlik beraberlik dayanışma içerisinde gerek bölücü terör örgütü, gerekse FETÖ’cü terör ile mücadele konusunda daha olumlu bir tavır içerisinde olmasını bekliyorum” dedi.

    Yıldırım, Türk ekonomisinin 3-5 değerlendirme kuruluşunun raporlarına göre hizaya girecek bir ekonomi olmadığını kaydetti.

    Başbakan Binali Yıldırım, Ümraniye’de düzenlenen Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı Danışma ve Dayanışma Toplantısı’na katıldı. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eleştirilerine yanıt verdi.

    “Sayın Kılıçdaroğlu’nu Yenikapı ruhuna uygun tavır bekliyorum”

    Kılıçdaroğlu’nun “240 şehidin sorumlusu kim” sözlerine değinen Yıldırım, “Sayın Kılıçdaroğlu ile 15 Temmuz darbe gecesi bir telefon görüşmemiz oldu. Bize söylediği ‘bu bir darbe girişimdir. Bu milli iradeye karşı bir kalkışmadır. Bu konuda sizin yanınızdayız. Sonuna kadar sizi destekliyoruz’ dedi. 15 Temmuz’dan bu zamana 2 aydan fazla geçti. Ne değişti. Sayın Kılıçdaroğlu fikrini değiştirdi mi, yoksa Türkiye’de başka bir şey mi oldu. 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu ne aziz milletimizdir, ne de sayın Kılıçdaroğlu’dur. Dünyanın başına bela olan FETÖ terör örgütü ve onun başıdır. Olayı net olarak ortaya koyalım. Bu alçak terör örgütünün de bütün izlerini, bütün bağlantılarını ortaya çıkarmak bizim boynumuzun borcudur. Bir kez daha sayın Kılıçdaroğlu’na Yenikapı ruhunun gereğine uygun olarak birlik beraberlik dayanışma içerisinde gerek bölücü terör örgütü, gerekse FETÖ’cü terör ile mücadele konusunda daha olumlu bir tavır içerisinde olmasını bekliyorum” diye konuştu.

    “Bu konuları anlattık, gerekirse tekrar anlatırız”

    Kılıçdaroğlu ile daha önce birkaç kez bir araya gelerek konuştuğunu hatırlatan Yıldırım, “Bu konuları enine boyuna anlattık. Buna rağmen anlaşılmayan konular belli ki var. Bunları da gerekirse tekrar anlatırız. Amacımız Türkiye’nin bir daha böyle alçakça darbe girişimleri ile karşı karşıya kalmaması. Enerjimizi ne bölücü terör mücadelesinde, ne de FETÖ’cü darbeciler için harcamamamız” şeklinde konuştu.

    “Sayın Kılıçdaroğlu bir şeye karar versin”

    CHP Lideri’nin Suriye politikası konusundaki eleştirilerini de yanıtlayan Yıldırım, “Sayın Kılıçdaroğlu bir şeye karar versin. Suriye ile yaşanan sorunlar ortada. İsrail ile Türkiye sorun yaşadı Mavi Marmara’dan dolayı. Aynı şekilde uçak düşürülmesi olayından dolayı Rusya ile sorun yaşadı. Sayın Kılıçdaroğlu aramız açılınca ‘herkesle düşmanız diyor’ ilişkiler düzelip işler yoluna konduğunda yine memnun olmuyor. Nasıl yapacağız. İkisini de eleştiriyorsunuz. ‘Niye anlaştınız İsrail ile, Rusya ile’. Anlaşamayınca da ‘herkesle düşmansınız’ diyor. İkisinden biri doğru. Doğru olan şu dostlukları arttıracağız, düşmanlıkları azaltacağız. Hem içeride, hem dışarıda” ifadelerini kullandı.

    “Biz atışarak değil, el sıkışarak sorunların çözülmesinden yanayız”

    Kılıçdaroğlu ile her zaman görüşebileceğini vurgulayan Başbakan Yıldırım, “Biz atışarak değil, kamuoyunda siyaset yaparak değil el sıkışarak, konuşarak sorunların çözülmesinden yanayız. Tribünlere söz söylemek seçim meydanlarında olabilir ama diğer zamanlarda ülkenin sorunlarında ortak bir anlayış içinde hareket etmek lazım. Asgari müştereklerde birleşmek lazım. O nedenlerle genel başkanlarla bir araya geldik. Bir uzlaşma ile küçük de olsa bir anayasa değişikliği yapalım dedik. 1.5 aydır arkadaşlar çalışmaya devam ediyor, bir noktaya geldi. Önümüzdeki günlerde inşallah bunun kararını verip yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    “En büyük mağdur şehitlerimizin yakınlarıdır”

    Başbakan Binali Yıldırım son günlerde darbe girişiminin unutturulmaya çalışıldığını vurgulayarak şunları söyledi;

    “Bu günlerde 15 Temmuz darbe girişimi bir tarafa bırakıldı, ‘efendim mağdurlar var’ Devlette memuriyette çıkarılanlar, iş aleminde, sivil toplum kuruluşlarında mağdurlar var. Peki milletin mağduriyetini nereye koyacağız. En büyük mağdur 241 şehidimizin yakınıdır ve 79 milyon vatan evladıdır. Mağduriyetten konuşursak en önce konuşmamız gereken budur. Kaldı ki bu terör örgütü kapalı bir kutu, saydam değil, ilişkileri gizemli. Bunu yanlış yapmadan, itinayla sorumluları ortaya çıkarmak kolay bir iş değil . Onun için bizim memuriyetten çıkardığımız epeyce sayıda insan var. Mahkemelerin tutukladığı bizzat darbeye iştirak edenler var. Dolayısıyla büyük bir kitle oluşturuyor bu doğru. Ancak bunu yapmazsak Türkiye tekrar bu tehdit ile karşı karşıya kalır. Bunu milletimizin bilmesi lazım. Bundan sonra hatalar varsa, yanlışlar varsa düzeltecek mekanizmalar da var. Bunların Valiliklerde, bakanlıklarda gerekli komisyonlar kuruldu. Kendisine haksızlık yapıldığını düşünen kim varsa müracaat ediyor. Bu müracaatlar değerlendirilecek, gerçekten bir haksızlık yapılmışsa bunlar düzeltilecek. Sapla saman birbirine karışmayacak, kurunun yanında yaş yanmayacak. İntikamla değil, adaletle muamele edilecek. Türk adaleti iş başındadır, darbecilerden hesap sormaya başlamıştır. O bakımdan darbeyi gündemden düşürüp, darbecileri savunmaya kalkmak bu şehitlere, gazilere yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bir an önce herkesin bu konuda gerekli sorumluluğu almasını bu millet bekliyor”

    “Türk ekonomisi 3-5 değerlendirme kuruluşunun raporlarına göre hizaya gelmez”

    Başbakan Yıldırım, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin notunu düşürmesine ilişkin bir soru üzerine şöyle konuştu:

    “Bizim değerlendirmemiz açık. Bizim değerlendirmemizin ne olduğun görmek için 16 Temmuz’a gitmemiz lazım. Büyük bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalıyor Türkiye ve ülkede ekonomik göstergelerde kayda değer bir değişim olmuyor. Merkez bankası piyasaya para verme ihtiyacı duymuyor. Vatandaş hem darbeyi önlüyor, hem de piyasanın ihtiyacı olan parayı döviz bozdurarak piyasaya veriyor. O gün bu gün işler tıkır tıkır yürüyor. Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerine kurulu. Mali disiplin asla göz ardı edilmiyor. Ekonomimizde yatırım en önemli önceliğimizdir. Darbeye rağmen birçok düzenleme yaptık. Bu kuruluş iki gün önce ‘Türk ekonomisi 15 Temmuz şokundan kolayca çıktı’ diyordu. 2 günde ne değişti. Türk ekonomisi 3-5 değerlendirme kuruluşunun raporlarına göre hizaya girecek bir ekonomi değildir. Türk ekonomisi büyümeyi, istihdamı hedef alan bir ekonomidir. Dünyanın hangi ülkesinde 27 çeyrek art arda büyüme sağlayan ülke var. Birçok ülkede büyüme 0’ın altında. Birçok ülkede faizler eksi seviyelerde büyümüyor. Bu değerlendirmelerin çok da tarafsız olduğunu düşünmüyoruz. Burada bir takım yönlendirmelerin Türk ekonomisi hakkında algı oluşturma gayretlerinin olduğunu görüyoruz. Benzer konuları geçmişte de yaşadık. Bundan sonra da buna benzer konular önümüze gelecektir. 2002’de yerle bir olmuş ekonomi, 23 bankası batmış bir Türkiye, borcu milli gelirine yaklaşmış bir Türkiye’den bugün dünyanın en büyük havalimanı ile yatırımları ile mega projelerle hız kesmeden yoluna devam eden bir Türkiye var. Bizim umudumuz, kaynağımız değerlendirme kuruluşları değil milletimizdir, ülkemizin genç ve dinamik nüfusudur. Bunlar olduktan sonra gayrisi ne söylerse söylesin önemi yoktur. Türk ekonomisi dayanıklılığını ve ne kadar şoklara karşı hazır olduğunu 15 Temmuz’da dünyaya göstermiştir”.