Etiket: ‘Romatoid

  • Romatoid artiriti hafife almayın

    Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Ulusoy, halk arasında “iltihaplı romatizma” olarak bilinen “romatoid artriti” tamamen ortadan kaldıracak bir tedavinin olmadığını ancak tedaviler sayesinde semptomların azaldığını söyledi.

    Romatoid artrit, öncelikle küçük eklemlerin (el eklemleri, el bileği ve ayak eklemleri) tutulduğu, kronik, yani 6 haftadan uzun süreli seyir gösteren ve tuttuğu eklemde sakatlığa neden olan bir eklem hastalığıdır. Hastalık aynı zamanda; akciğer, böbrek, cilt, sinir sistemi gibi birçok organ ile sistemi de tutabiliyor ve hasara neden olabiliyor. Romatoid artrite neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor. Ancak kişinin genetik yapısı, sigara ve geçirilen bazı enfeksiyonlar gibi çeşitli çevresel faktörlerin buna yol açabileceği düşünülüyor.

    Her 100 kişiden birinde hayatının bir döneminde görülen romatoid artrit, kadınlarda, erkeklere nazaran 3 kat daha fazla ortaya çıkıyor. Bunda hormonal faktörlerin rolü olduğu düşünülüyor. Neyse ki erken tanı ve uygun tedaviler sayesinde eklemde gelişebilecek hasarı ve sakatlığı engellemek mümkün olabiliyor. Bu nedenle öncelikle hastalığın belirtilerini bilmek ve zamanında hekime başvurmak büyük önem taşıyor.

    Medicana Samsun Hastanesi Romatoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ulusoy, romatoid artritin neden olduğu ciddi sağlık sorunlarına değindi.

    Ulusoy, “Diğer bazı hastalıklar da romatoid artrit benzeri yakınmalara neden olsa da, eğer aşağıda yer alan şikayetleri yaşıyorsanız, mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurmanız öneriliyor. Eklemlerde ağrı ve hassasiyet, romatioid artrit hastalarının en sık karşılaştıkları yakınmaları oluşturuyor. Romatioid artrit ağrısı, her 2 el eklemlerini, el bileklerini veya ayak eklemlerini simetrik olarak etkiliyor ve 6 haftadan daha uzun sürüyor. Sabahları yarım saatten daha uzun süren eklemlerdeki katılık (tutukluk) hissi, çok sık karşılaşılan diğer bir şikayet. Bazen bu diğer hastalıklarda da görülebilse de eğer sabah tutulduğunuz yarım saatten uzun sürüyorsa bir romatoloji uzmanına danışmanız gerekiyor. Romatoid artitte oluşan iltihaba bağlı olarak; el bilekleri, küçük el veya ayak eklemlerinde şişlikler oluşuyor. Bu şişlikler hem eklem aralığında sıvı birikmesine, hem de eklemdeki iltihaba bağlı ödem nedeniyle gelişiyor. Bu sıvı, diz ve ayak bileklerinde de görülebiliyor. Kronik (müzmin/uzun süreli) hastalıklar, yorgunluk ve bitkinlik hissine neden olabiliyorlar. Ancak romatoid artrit nedeniyle gelişen yorgunluk çok fazla oluyor ve genelde hastaları doktora götüren önemli bir yakınmayı oluşturuyor. Romatoid artit tedavi edilmezse eklemlerde hareket ve işlev kaybına yol açıyor. Ancak, doğru tedavi ve teşhis sayesinde bu hastalar normal bir hayat kalitesi yakalayabiliyor” dedi.

    Erken tanı ve tedavi sakatlığı önlüyor

    Romatoid artritin tedavi edilmediğinde, her bir alevlenmeyle, eklemde hasar geliştiğini belirten Dr. Hasan Ulusoy, “Bu hasarın gelişme süresi ve şiddeti kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Sonuçta, eklemde hareket kısıtlılığıyla giden sakatlığa yol açıyor. Romatoid artrite bağlı eklemlerdeki sakatlıklar, genellikle ilk 2 yılında geliştiği için, hastalığın erken dönemde tanınması ve kontrol altına alınması çok önemli. Hastalığa bağlı organ tutulumları ise genellikle ilk 5 yılda belirti veriyor. Bu nedenle hastaların sadece eklemleriyle değil, tüm sistemleriyle ayrıntılı değerlendirilmeleri gerekiyor. Romatoid artriti tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yok. Ancak tedaviler sayesinde semptomlar azalıyor ve sakatlık büyük oranda önlenebiliyor. Uygun şekilde tedavi edilmezse romatoid artrit (RA) yaşam tarzı bozukluklarından şiddetli eklem hasarı ve sakatlık durumlarına kadar gidebilen, giderek kötüleşen problemlere neden olacaktır. RA ağrısı, hastaları gece boyunca birkaç kez uyandırıp tam olarak dinlenmelerini engelleyebilir. Ayrıca bazı RA ilaçları da uykusuzluğa yol açabilir. (Kortizonlu ilaçlar). RA ve neden olduğu yaşam tarzı değişiklikleri stres, kendine güven kaybı, çaresizlik duyguları ve hatta klinik depresyon ve anksiyete bozukluklarına yol açabilir. Eklem hasarı ve ağrı çalışmanızı, giyinmenizi, bilgisayar kullanımınızı ve gündelik işleri yapmanızı önleyebilir. Bir çalışma RA durumu olan kadınların yüzde yirmi beşinden fazlasının tanı konduktan sonra dört yıl içinde çalışmayı bıraktıklarını bulmuştur” diye konuştu.

    Doç. Dr. Hasan Ulusoy, hastalık hakkında şu bilgileri verdi:

    “Anemi vücutta alyuvarların seviyesinin düşüklüğüdür. Yorgunluk, halsizlik ve baş dönmesine neden olur. RA’nın neden olduğu yaygın enflamasyon vücudun alyuvar üretimini etkileyip RA hastalarında anemiyi çok sık hale getirir, hastaların yüzde 60 kadarı anemiktir. Romatoid akciğer RA hastalarında görülebilen bir grup akciğer hastalığı anlamına gelir: plevral efüzyonlar (göğüs boşluğunda sıvı), pulmoner fibrosis (akciğerlerde sertleşme), akciğerlerde nodüller (doku kitleleri) gelişmesi ve pulmoner hipertansiyon (akciğerlerde yüksek kan basıncı). Romatoid akciğer belirtileri arasında nefes darlığı, göğüs ağrısı ve uzun süreli öksürük vardır. RA bazen eklemler dışında kalp kasında ve kalp zarında da enflamasyona neden olur. Hem perikardit (kalbi çevreleyen membranın enflamasyonu) hem myokardit (kalp kasının enflamasyonu) ciddi seyrederek kalp yetmezliğine neden olabilir. RA enflamasyonu devam ettikçe eklemlerdeki kıkırdak ve kemiği hasara uğratır. Bu durum şekil bozukluklarına ve hareket kaybına yol açar. Şiddetli durumlarda kemikler birbiriyle birleşip eklemi hareketsiz hale getirebilirler. Bu hasar kalıcıdır ve bir kere oluştuktan sonra ilaçlarla geri döndürülemez. Sjögren sendromu sıklıkla RA ile ilişkili olan ve iltihabın tükrük ve gözyaşı bezleri gibi nem oluşturan bezleri imha ettiği otoimmün bir hastalıktır. Kuru göz ve ağız bulgularıyla karakterizedir, bunlar yutma ve konuşmayla ilgili problemlere yol açabilir. Osteoporoz kemik erimesi olarak bilinen ve kırık riskini arttıran bir durumdur. Hem tedavide kullanılan kortizonlu ilaçlar, hem hastalıkta oluşan iltihabın kendisi, hem de hareketsizlik osteoporoza neden olan faktörlerdir. Kalsiyum ve vitamin D açısından zengin bir diyet (veya doktor önerirse kalsiyum ve vitamin D takviyeleri almak) osteoporozu önlemeye yardımcı olabilir. Düzenli egzersiz ve yürüyüşte kemik erimesini engellemede mutlaka yapılması gereken aktivitelerdir.”

  • Prof. Dr. Kuru: “Erken tanı ile Romatoid Artrit hastalığından kurtulmak mümkün”

    Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, Romatoid Artrit’in, erken tanıyla önlenebildiğini söyledi.

    12 Ekim Dünya Artrit Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ömer Kuru, “12 Ekim Dünya Artrit Günü. Artrit, eklemlerin, vücudun, oynar sistemlerinin intihabı hastalığına verilen tıbbi bir isim. Artrit dediğimiz zaman eklemlerdeki iltihabı anlıyoruz. Artrit dediğimiz zaman aslında pek çok hastalık aklımıza gelebilir ama en başta aklımıza gelmesi gereken tipi Romatoid Artrit dediğimiz iltihabi eklem hastalığıdır. Ülkemizde yaklaşık 250 bin ile 350 bin arasında Romatoid Artritli hastamız mevcuttur. Romatoid Artrit sadece eklemleri tutan bir iltihabi hastalık değildir. Eklemlerin yanı sıra iç organları, akciğerleri, kalbi, beyin zarlarını da tutabilen, böbreklerde hastalık yapabilen bir rahatsızlıktır. Yani bağışıklık sisteminin bozulmasıyla meydana gelen bir hastalıktır. Romatoid Artrit, eklemlerde uzun süre süreli seyrettiğinde kalıcı sakatlıkla sonuçlanabilen bir hastalıktır. Aynı zamanda ölüm riski Romatoid Artritli hastalarda 2 ya da 3 misli daha fazladır. Romatoid Artritli hastalarda beklenen yaşam süresi 5 ila 10 yıl daha kısalmıştır. Romatoid Artrit ciddiye alınması gereken bir hastalıktır” dedi.

    Bu hastalıkla ilgili farkındalığın artırılması için etkinlikler düzenlendiğini belirten Kuru, “Romatoid Artrit eklemleri tuttuğu gibi diğer sistemlerde de yakınmalara neden olabilir. Akçiğerleri tutup solunum hastalıklarına sebep olabilir. Kronik bir hastalıktır. Dolayısıyla hastalık günlük yaşamı uzun vadede etkiler. Romatoid Artritli hastalar sabah kalktıklarında ellerini açıp kapamakta, çatal bıçak tutmakta, kahvaltı etmekte zorlanırlar. Bu hastalıkta ek hastalıkların görülme olasılığı daha fazladır. Hastaların 3’te 1’inde diyabet, 3’te 1’inde hipertansiyon olması, hastalığın tedavisinde ilaçların kullanılmasında bir takım sıkıntılara da neden olmaktadır. Yapılan çeşitli çalışmalarda Romatoid Artritli hastalarda boşanma oranının hasta olmayanlara oranla daha yüksek olduğu, boşanma olduğunda ise yeniden evlenme oranı hasta olmayanlara göre oldukça düşüktür” diye konuştu.

    Erken teşhislerde Romatoid Artritin tedavisinin mümkün olduğunu belirten Kuru, “Romatoid Artritin tedavisi eskiye oranla çok daha iyi yapılmaktadır. Tedavinin ilk şartı tanının erken dönemde ve kesin olarak konulmasına bağlıdır. Dolayısıyla bir veya daha fazla ekleminde şişlik olan sabah tutukluluğu yarım saati aşan hastalara vakit geçirmeden uzman doktora başvurmaları gerekmektedir. Şayet ilk 12 haftada eklem belirtilerinin ortaya çıkmasından itibaren tanı konulabilirse hastaların önemli bir kısmında ilaçsız emisyon elde etmek, sıkı bir tedaviyle mümkündür” diye konuştu.

  • ‘Romatoid Artrit’ İş Göremez Yapıyor

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı-Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru, romatoid artrit (RA) romatizma hastalarında iş özürlülüğünün yüksek olduğunu ifade ederek, 5 yıl içinde vakaların yüzde 20’sinin iş göremez hale geldiğini söyledi.

    170’den fazla romatizmal hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Kuru, romatizmal hastalıklar vücudun hareket ve destek sistemini oluşturan yapıların (eklemler, kemikler, kaslar, bağlar, vb.) iltihaplanması/dejenere olması ve fonksiyonlarını kaybetmesiyle karakterize olduğunu kaydetti. Bazı romatizmal hastalıkların aynı zamanda iç organları da tuttuğunu dile getiren Prof. Dr. Ömer Kuru, romatizmal hastalıklarda en sık görülen yakınmanın ağrı, şişlik ve tutukluk olduğunu bildirdi. RA’nın sık görülen romatizmal hastalıklardan olduğunu ifade eden Kuru, bu hastalığa yakalananların işsiz kalma ve boşanma oranlarının yüksek olduğunu vurguladı.

    TOPLUMDA SIKLIKLA GÖRÜLEN ROMATİZMAL HASTALIKLAR

    En çok rastlanan romatizmal hastalıklara değinen Prof. Dr. Ömer Kuru, “Hastalığa göre değişmekle birlikte bir veya daha fazla ekleminde şişlik olan hastalar, üç aydan uzun süreli bel ağrısı olan ve istirahatle bu ağrısı geçmeyen hastalar vakit geçirmeksizin hekime başvurmalıdırlar. En sık görülen hastalık eklem kireçlenmesi olarak ta bilinen osteoartrittir. Ancak iltihaplı romatizmal hastalıklardan bahsediyor isek halk arasında iltihaplı eklem romatizması olarak bilinen romatoid artrit (RA) ve omurga romatizması olarak bilinen ankilozan spondilit (AS) en sık karşılaşılan romatizmal hastalıklardır. Bunlardan başka sedef hastalarında görülen psöriatik artrit de oldukça sıktır” dedi.

    “RA KADINLARDA, AS ERKEKLERDE SIK GÖRÜLÜR”

    AS ve RA’nın genetik faktörlerin de rol oynadığı hastalıklar olduğunu belirten Kuru, “RA da hastalığa yatkınlıkta genetik faktörlerin rolü yüzde 60 iken AS de yüzde 90’dır. Buradaki genetik faktörler hastalığın oluşmasında ve başlamasında rol alabildikleri gibi hastalığın şiddetli ve kötü seyretmesinde de etkili olabilirler. Bu hastalıkların oluşmasında genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörler de rol alırlar. RA kadınlarda, AS erkeklerde sık görülür. RA her yaşta görülebilirse de bulgu ve belirtilerin ortaya çıkışı genellikle 35-45 yaş aralığında en sıktır. AS ise 20’li yaşlarda başlar, 40 yaşından sonra AS başlaması son derece nadirdir. AS vakalarının yüzde 90’ında bulgu ve belirtiler 45 yaşından önce başlar. RA in bulunma sıklığı yüzde 1-2, AS’nin bulunma sıklığı yüzde 1 civarındadır” diye konuştu.

    TEŞHİS KOYMA ZORLUKLARI

    Bu konudaki en büyük sıkıntının hastanın doktora geç başvurması olduğunu ifade eden Kuru, “RA’da en az bir ekleminde şişlik ve ağrı bulunan hastaların hekime başvurması gerekir. Şişlik ve ağrıya sabah tutukluğu da eşlik ediyorsa bu RA lehinedir. AS’de buradaki temel yakınma bel ağrısıdır. 45 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren ve istirahatle geçmeyen bir bel ağrısı varsa bu durum AS lehinedir. Bel ağrıları toplumda çok yaygın görüldüğü ve genellikle bel fıtığına bağlandığı için AS de 10 yıla varan tanı gecikmeleri olabilmektedir. RA genellikle ellerin ve ayakların küçük eklemlerini tutar. Bu eklemlerde şişlik ve ağrıyla beraber sabah tutukluğu da varsa hekim uygun laboratuar ve radyolojık tetkikleri de isteyerek tanıya gider. Laboratuvarda romatoid faktörün (+) olması iltihap parametrelerinin yüksek olması tanıyı destekler. AS, temel belirti istirahatle geçmeyen egzersizle azalan bel ağrısıdır. Bel bölgesindeki sakroiliak eklemlerin MR la görüntülenmesi erken tanı için çok önemlidir” şeklinde konuştu.

    “HASTALIKLARIN İŞGÜCÜ KAYBINA YÖNELİK ÇARPICI SONUÇLAR”

    Hastalıkların toplumda oluşturduğu işgücü kaybına yönelik araştırma sonuçlarını paylaşan Kuru, “RA olan hastalarda iş özürlülüğü oranı yüksektir ve 5 yıl içinde vakaların yüzde 20’si iş göremez hale gelir. İşsizlik, RA hastalarında kontrol gruplarına göre yüzde 25 oranında daha fazla. Boşanma oranları normal popülasyona göre daha yüksektir ve boşananların tekrar evlenme oranı daha düşüktür. Depresyon oranları tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi RA’lılarda da yüksektir. RA’lı bir hastanın topluma maliyeti yıllık 15-25 bin Euro arasındadır. AS’li hastalar erken yaşta hastalandıkları için bunlarda işlerini kaybetme oranları normal popülasyona göre yüksektir” diye konuştu.

    “ERKEN TANI VE DOĞRU YER”

    Romatizmal hastalıkların başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin önkoşulunun erken tanı olduğunu ifade eden Kuru, “Erken tanının konulabilmesi için bu hastaların romatizmal hastaların tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış merkezlere başvurması/yönlendirilmesi çok önemlidir. Romatizmal hastalıkların tedavisinde tek bir yöntem yoktur. Hastalar hastalığın özelliğine, bulunduğu evreye, iltihabi aktivitenin şiddetine ve fonksiyonel durumlarına göre ilaç tedavisi, fizik tedavi ve egzersiz alabilecekleri gibi kimi durumlarda cerrahi tedaviden de yarar görebilirler. Hastalıklara göre tedavi yöntemleri: Romatoid artrit; nonsteroidal antiinlamatuar ilaçlar, kortikosteroidler, temel tedavi ajanları (methotrexate, leflunomid, sulfasalazine, hidroksiklorokin), biyolojik ajanlar. Ankilozan spondilit; nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar, sulfasalazine, biyolojik ajanlar, fizik tedavi ve egzersiz. Sedef romatizması; nonsteroidal antiinlamatuar ilaçlar, temel tedavi ajanları (methotrexate, leflunomid, sulfasalazine), biyolojik ajanlar” açıklamasını yaptı.

    “AS VE RA ’NIN TEDAVİSİ”

    Erken tanı konulan vakalarda hastaların yüzde 50 sinden fazlasında remisyon denilen klinik şifa elde etmenin mümkün olduğunu açıklayan Kuru açıklamasını şöyle tamamladı: “Asıl tedavi hedefi hastanın yaşam kalitesini düzeltmek ağrıyı azaltmak iltihabı baskılamaktır. Hastalığın durumuna göre diğer tedavilerin yanı sıra doktor tarafından önerilecek egzersizleri yapmak hastanın yaşam kalitesini artıracaktır ancak bunların hastalığın ilerlemesi üzerine bir etkileri yoktur. En önemli şey erken tanı ve zamanında uygulanacak doğru tedavilerdir. Bunun için: Bir veya daha fazla eklemde şişlik, ağrı sabah tutukluğu olduğunda, istirahatle geçmeyen egzersizle azalan 3 ayı aşkın süredir devam eden bel ağrısı varlığında derhal hekime başvurulmalı. Son 10 yılda tedavi konsepti tamamen değişti. Biyolojik Ajanların tedavide kullanılmasıyla hastaların önemli bir bölümünde klinik şifa elde etmek, yaşam kalitesini artırmak mümkün.”