Etiket: Roma

  • Roma İmparatoru Marcus Ulpius Traianus Kolokyumu

    Akdeniz Medeniyetlerini Araştırma Enstitüsünün öncülüğünde organize edilen Roma İmparatoru Marcus Ulpius Traianus Kolokyumu’nun son ayağı, 1900 yıl önce Trainus’un hayatını kaybettiği Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde gerçekleşti.

    Gazipaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Traianus’un adına yaptırılan ve günümüzde Şekerhane Köşkü olarak adlandırılan anıt mezarın önündeki etkinliğe akademisyenlerin yanı sıra etkinliğe Gazipaşa Kaymakamı Nurullah Kaya, Gazipaşa Belediye Başkan Vekili Mustafa Avcı ve Güney mahallesinde bulunan Antiocheia Ad Cragum antik kentinde kazı çalışmalarını sürdüren ekip katıldı.

    Akademisyenleri ve öğrencileri ilçede ağırlamaktan büyük bir onur duyduğunu belirten Belediye Başkan Vekili Mustafa Avcı, Roma dışında doğan ve yine Roma dışında yaşamını yitiren tek Roma İmparatoru olma özelliğine sahip olan Traianus’un bundan 1900 yıl önce bugünkü Gazipaşa sınırları içerisinde hayatını kaybetmesinin kendileri açısından önemli bir tarihi vaka olduğunu söyledi. Bu vesileyle Gazipaşa Belediyesi olarak Traianus ’un doğum yeri olan İspanya’daki Baetica bölgesindeki İtalica şehri ile öldüğü yer olan Gazipaşa arasında bir köprü kurmak istediklerini belirten Avcı, “Barış, dostluk ve kardeşliğimizin bir nişanesi olarak Santiponce Belediyesi ile kardeş olmak istediğimizi kendilerine ilettik. Kendilerinden de gelen olumlu yanıt üzerine resmi yazışmalarımız başladı. Kendilerini bu günün anısın ilçemize davet ettik ancak resmi yazışmalar yetişmediği için programımıza yetişemediler. Bir dahaki programa inşallah kardeş şehrimiz de burada bizlerle olacak” dedi.

    Alman Arkeoloji Enstitüsünde görevli ve Şekerhane Köşkü ile Traianus hakkında uzun yıllar araştırma yapan Prof. Dr. Claudia Winterstein, Şekerhane Köşkü’nün 1900 yıl önceki halini gösteren bir fotoğraf gösterdi. Binanın günümüzde daha çok Selçuklu zamanında yapılmış tadilatının ön planda olduğunu vurgulayan Winterstein, “20 yıllık imparatorluğu döneminde Roma’yı en geniş sınırlarına ulaştıran Traianus, tarihe büyük harflerle damga vurmuş bir imparatordur. Bir sefer dönüşünde kendisi gemide rahatsızlanarak burada hayatını kaybetmiştir. Bizler de bu nedenle bugün buradayız ve onun yaşamını yitirdiği bu yerde incelemelerde bulunuyoruz” diye konuştu.

    Şekerhane Köşkü incelemesinin ardından akademisyenler Güney Mahallesi’nde bulunan Antiocheia Ad Cragum antik kentinde incelemelerde bulundu. Kolokyumun önümüzdeki günlerde bir sonuç bildirgesinin yayınlanacağı belirtildi.

    Roma İmparatoru Traianus kimdir?

    Roma’nın 13. imparatoru olan Marcus Ulpius Nerva Traianus, 18 Eylül 53 tarihinde Roma imparatorluğuna bağlı Hispania eyaletinin Baetica bölgesindeki İtalica kentinde, İtalyan kökenli bir baba ile İspanyol bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Traianus, Roma dışında farklı bir eyalette doğan ilk imparatordur. 28 Ocak 98 yılında Roma tahtına oturan Traianus, 19 yıl 6 ay 10 gün süren iktidarı boyunca, imparatorluğun kurucusu Augustus’u örnek alarak Roma senatosuyla uyumlu çalışır. Yoksul Roma vatandaşlarına ve özellikle çocuklara para ve gıda ürünleri dağıtmak, vergileri düşürmek gibi cömertlikleriyle kısa zamanda halkın sempatisini kazanmayı başarır. Traianus; yollar, köprüler, limanlar, hamamlar, forumlar gibi pek çok imar faaliyetine de imza atar. Güçlü, bilge, saygıdeğer ve alçak gönüllü bir devlet adamı olmasının yanı sıra, oldukça başarılı ve deneyimli bir askerdir. Traianus döneminde Roma imparatorluğu en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Bir doğu seferinin ardından, başkentte çıkan karışıklıklar üzerine acil bir kararla Roma’ya dönmeye karar verir, ancak 7 Ağustos 117 tarihinde dağlık Kilikya kentlerinden Selinus’da (Gazipaşa) hayata veda eder. Külleri deniz yoluyla Roma’ya getirilerek kendi inşa ettirdiği forumda bulunan ve kendi diktirdiği anıtsal sütunun kaidesine yerleştirilir. Traianus tarihe merhametli bir imparator olarak geçer.

    Traianus, Parthlara karşı çıktığı doğu seferi sırasında Selinus’da (Gazipaşa) konaklamıştır. Bu süreçte kente cömert yardımlarda bulunmuş, bugün hala görünen su kemerlerini yaptırarak kentin su ihtiyacının karşılanmasına büyük katkı sağlamıştır. Yine imparatorun yardımlarıyla başka önemli imar faaliyetleri yapılmış, Selinti nehrinin (Hacımusa çayı) Akdeniz’e döküldüğü kısımda yer alan yüksek tepenin yamaçları ve eteklerinde kurulu Selinus kenti ve yakın çevredeki diğer yerleşimler önemli dini ve kamu yapılarıyla donatılmıştır. İmparator’un 1900 yıl önce, 7 Ağustos 117 yılında Selinus’da ölmesi üzerine kentin adı “Traianopolis” olarak anılmış ve kent sikkelerine bu şekilde basılmıştır. İmparator her ne kadar burada ölmüşse de cenaze töreninin ardından külleri Roma’ya götürülmüş, Selinus’da adına bir tapınak-mezar anıtı inşa edilmiştir.

  • Antalya’da Roma dönemine ait tartışılan sütunlar taşındı

    Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bir binanın önüne taşınan Roma Dönemi’ne ait 2 sütun, tartışmaların ardından Müze’ye taşındı.

    1994 yılında su altı araştırmacısı Mustafa Aydemir tarafından Antalya Müzesi’nden alınan izinle Roma Dönemi’ne ait granit sütunlar Kaleiçi’nden taşındığı Şirinyalı Mahallesi’ndeki yeni binanın önüne götürülmüştü. Emekli sanat tarihi öğretmeni Ertekin Kaya’nın sokakta gezerken tesadüfen gördüğü sütunları ilgili kurumlara şikayet etmesinin ardından gündeme gelen olay sonrası Antalya Müze Müdürlüğü ekipleri, bu sabah sütunları taşıdı. Sütunlar, Antalya Müzesi’ne götürüldü.

  • Bahçede çalışırken Roma dönemine ait mozaik buldu

    Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Sugözü köyünde bir kişi, evinin bahçesinde çalışırken Roma dönemine ait mozaik bulundu.

    Besni ilçesine bağlı Sugözü Köyünde bir kişi ikamet ettiği evin bahçesinde çalıştığı esnada Roma dönemine ait olduğu öğrenilen mozaik buldu. İkamet sahibi durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Durum üzerine ikamet bahçesine gelen jandarma ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alarak müze yetkililerine bilgi verdi. Mozaiğin bulunduğu yere gelen yetkililer inceleme başlattı.

  • Denizli’de Roma ve Helenistik döneme ait 19 sikke ele geçirildi

    Denizli Emniyet Müdürlüğü tarihi eser kaçakçılığı yapan şahıs ve organizasyonlara yönelik yapılan çalışmada 1 adet heykelcik, 1 adet mühür ve 19 adet sikke olmak üzere toplam 21 adet eser ele geçirdi.

    Denizli Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin tarihi eser kaçakçılığı suçuna yönelik alınan istihbaratın ardından şüpheli bir aracı tespit etti. Ekipler şüpheli aracı takibe alırken, bir süre sonra araç durduruldu. Araç içerisinde yapılan aramada 1 adet heykelcik, 1 adet mühür ve 19 adet sikke olmak üzere toplam 21 adet eser bulunarak el konuldu. Müze Müdürlüğü’nce yapılan tespitler sonucu ele geçirilen kültür varlıkları gümüş ve bronz cinsinde olan sikkelerin Roma ve Helenistik dönemine ait olduğu tespit edildi. Yapılan tespitler sonucu tanzim edilen rapor neticesinde korunması gerekli kültür varlığı orijinal eserler ve etütlük nitelikteki eserler Müze Müdürlüğüne teslim edildi. Yakalanan 1 şüpheli şahıs hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan işlem yapıldı.

  • (Özel Haber) Yıllardır yanlış bilinen Roma Havuzu hikayesinde gerçek ortaya çıktı

    Niğde Müze Müdürü Arkeolog Fazlı Açıkgöz, Antik Mısır’ın son kraliçesi VII. Kleopatra’nın Niğde’de bulunan Roma Havuzunda süt banyosu yaptığının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    Niğde Müze Müdürü Arkeolog Fazlı Açıkgöz, Kleopatra’nın milattan önce 69 ile 30 yılları arasında yaşadığı, Roma Havuzunun ise milattan sonra 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başında inşa edildiği için tarihlerin tutmadığını söyledi. Açıkgöz, ‘‘İnsanlar bulundukları yerin tarihi yerlerini rivayetlerle abartarak araştırmalarını istediklerindendir. Çünkü Kleopatra’nın bu havuzla çok ilgisinin olmadığını düşünüyorum. Çünkü Kleopatra milattan önce 69 ile 30 yılları arasında yaşadı. 11. Pitelema Mısır Kralının kızı olan Kleopatra 18 yaşında Mısır’ın başına geçmiş ve Mısır’da yaşamış birisidir. Bizim Roma havuzu milattan sonra 2. yüzyılın sonu ile 3. yüzyılın başında inşa edildiği için bu rivayet sadece söylenti olarak kalabilir. Buradaki yapılan araştırmalarda söylenen rivayet ile ilgili bir şeyle karşılaşmadık’’ dedi.

    Olimpik ölçülerde olan bir havuz

    Romalılar tarafından milattan sonra 2. yüzyılın başında inşa edilen bu havuz halk tarafından Roma Havuzu diye biliniyor. Teknik olarak havuzun doğal kayanın açılıp bütün kenarlarını kesme taş ve mermer blok taşlarının örülmesi ile inşa edildiğini anlatan Açıkgöz, havuzun tarihini şu şekilde anlattı:

    ‘‘Burada bir doğal su kaynağı var. Bu doğal su kaynağının hemen çıktığı yerde inşa edilmiş bir havuz. Roma döneminde yanı başındaki sütun ayaklarında olduğu Zeyos ‘Aspamayos’a adanmış bir tapınak var. Burası Tyana ile ilgili bir alan. Bu havuzun asıl önemi o dönemdeki Tyana antik kentine burada kaynaktan çıkan suyu böyle bir havuzda toplayıp daha sonra yer altı kanalları ve daha sonra da su kemerleri ile suyu oraya taşımıştır. Burada kazı yapan heyetlerin ve araştırmacıların verdikleri bilgiye göre, Roma döneminde 30 binlik bir nüfus var. Oradaki o nüfusa su ihtiyacını karşılayan kaynaktan söz ediyorlar. Bu kaynağın başındaki Roma Havuzundan söz ediyorlar. O dönemdeki inanışlara ve halk arasındaki söylentilere göre buradaki havuza bir insanın yalan söyleyip, söylemediğini anlamak için bu havuza girdiklerinde tüm yalanlarının ortaya çıktığı inanılan bir durummuş.’’

    İnşaat halindeyken taşların arasına sikkeler yerleştirmişler

    Romalıların bir geleneğini anlatan Açıkgöz, ‘‘Yaptıkları her inşaatlık faaliyetteki harcının içerisine sikkeler ya da metal parçaları koyuyorlar. Bizde burada bulduğumuz sikkelerin krozyon tabakasının temizlenip korservasyonundan sonra buradaki havuzun bire bir olarak Roma İmparatoru Kara Kalla döneminde yapıldığı tespit ettik. Milattan sonra 197 ile 217 yılları arasında yapıldığı öğrenmiş oluyoruz’’ diye konuştu.