Etiket: Robotik

  • 11 Yaşındaki Seymen, Robotik Yürüme Cihazıyla Yürümeye Başladı

    Doğum sırasında beyninin bir bölümüne oksijen gitmemesinden dolayı yürüyemeyen 11 yaşındaki Seymen Deliduman, robotik yürüme cihazı sayesinde yürümeye başladı.

    Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) Kliniği’nde 2 yıldan bu yana tedavisi süren Seymen Deliduman, robotik yürüme cihazı sayesinde yürümeye başladı. Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) Kliniği Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Serap Tomruk Sütbeyaz, Genel Sekreterlik biriminin kendilerine sağladığı imkanla yaklaşık 3 ay önce robotik rehabilitasyon ünitesini açtıklarını söyledi. Bu süre zarfında 300 civarında hastanın seansını gerçekleştirdiklerini belirten Doç. Dr. Serap Tomruk, Küçük Seymen’in yürüme aşamalarını şöyle anlattı:

    “Seymen serebral palsi olan bir hastamızdır. Robotik rehabilitasyon ünitesini açtıktan sonra aldığımız ilk çocuklarımızdan biridir. Seymen yaklaşık 2 yıldır takip edilen bir hastadır. Zaman zaman değişik uygulamalar da yapıyoruz. Robotik rehabilitasyon ünitesine girmesindeki amaç da yürümesini daha hızlı ve iyi bir hale getirmek ve duruşunun daha iyi olmasını sağlamaktı. Seymen 15 seans tedavi aldı. Tedavinin ikinci bölümüne geçmiş bulunmaktayız. Seymen’in yürüyüşünün ve duruşunun çok iyi olduğunu saptamış bulunmaktayız. Seanslardan sonra yürümedeki bozulmalar devam ederse tekrar robotik rehabilitasyon ünitesinde tedaviye alacağız ama bize 3 ay kontroller halinde gelecek.”

    ANNE DELİDUMAN: “MUTLUYUZ”

    Seymen’in annesi Yıldız Deliduman da doktorlara teşekkür etti ve duygularını şu şekilde dile getirdi:

    “Oğlum tedaviye başlamadan önce dizlerini kitleyemiyordu. Diz pozisyonu hiç yoktu. 2 yılın sonunda dizlerini kitlemeye başladı ve bu makineyle birlikte daha düzgün yürümeye başladı. Hem hastaneden hem ekiplerden çok memnunuz. Seymen’de baya bir gelişme var. Seymen’in ikiz kardeşi de var. Seymen 900 gram olarak, ikiz kardeşi de 600 gram olarak doğdu. Prematüre bebek olarak doğdular. Doğum sırasında beyninin küçük bir bölümüne oksijen gitmemiş ve motor sistemini etkiledi. Bu durum da bacaklarını etkiledi. Fakat kız olan ikiz kardeşinde bir şey yok, onun sağlık durumu iyi.”

    “FİZİK TEDAVİ BİRİMİMİZ ANKARA VE İSTANBUL’DAKİ OLANAKLARA SAHİP”

    Fizik Tedavi Kliniği’nde 18 uzman ve 25 fizyoterapist ile hizmet verdiklerini belirten Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Özcan, “Robotik yürüme cihazı özellikle felç geçiren hastalarımızın ve serebral palsi gibi çocukluk çağı yürüme bozuklukları olan hastalarımızın tedavisinde son dönemde en son teknolojik ürünlerden biridir. Cihaz, hastanemize Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilmiştir. Ama sadece cihazla olmuyor bu konuda özellikle fizik tedavi kliniğinde doktorlarımızın destekleriyle 50 civarında hastaya hizmet verdik. Bizi sevindiren husus, hastaların ancak İstanbul ve Ankara’da bulabileceği imkanları burada bulmalarıdır” ifadelerini kullandı.

    Artık yürümeye başlayan Seymen Deliduman da, “Tedavim iyi gidiyor. Robottan da çok memnunum. Doktorlarımdan çok memnunum. Onlar olmasaydı ben yürüyemezdim. Yürümem eskisine göre çok ilerledi” şeklinde konuştu.

  • Robotik Takımlardan Büyük Başarı

    Türkiye’de STEM eğitiminin öncülüğünü yapan Bahçeşehir Okulları, dünyanın en prestijli robotik turnuvalarında ülkeyi temsil etmeye devam ediyor.

    Bahçeşehir Okulları Fen ve Teknoloji Lisesi, kurulduğu günden beri Türkiye’de STEM eğitimi uygulayan ilk eğitim kurumu oldu. STEM eğitiminin en önemli parçalarından biri olan Robotik ve Kodlama eğitimini uygulamalı olarak alan öğrenciler ulusal ve uluslararası turnuvalarda büyük başarılar elde etti. Son olarak New York’ta Chairman’s Award (Şampiyonluk Ödülü) kazanan Bahçeşehir Okulları öğrencileri teknoloji, inovasyon ve bilimde Türkiye’yi geleceğe taşımaya hazırlanıyor.

    STEM tabanlı çalışmalarla 21.yy yaşam becerilerini öğretmeyi hedefleyen dünyadaki en büyük organizasyon olan FIRST Robotics Competition’ın (FRC) Amerika’da düzenlenen turnuvalarına katılan Bahçeşehir Okulları Robotik Takımları, kazandıkları kupalarla dünya şampiyonasına katılmaya hak kazandı.

    Bahçeşehir Okulları Fen ve Teknoloji Lisesi Robotik Takımı INTEGRA STEM çalışmalarındaki katkıları, turnuva sürecindeki başarılı çalışmaları, First değerleri ile diğer takımlara model olması, Türkiye’de FRC çalışmalarının başlaması, FLL turnuvalarının devlet okullarında yayılması ve Jr FLL organizasyonlarındaki başarıları nedeniyle New York City FIRST Robotics Şampiyonası’nda en prestijli ödül olan Chairman’s Award – Şampiyonluk Ödülü’nün sahibi oldu.

    KATILDIĞI İLK TURNUVADA ÖDÜL KAZANDI

    Bahçeşehir Okulları Bahçeşehir Anadolu Lisesi Takımı ADROİT ANDROİDS ise bu yıl ilk defa katıldığı Texas Alamo FIRST Robotics Şampiyonası’nda yeni ama güçlü olan ve öncü STEM çalışmaları yapan takımlara verilen Rookie All-Star ödülünü kazandı.

    Kazandıkları ödüllerle kurumu ve ülkeyi gururlandıran Bahçeşehir Okulları Fen ve Teknoloji Lisesi ile Bahçeşehir Okulları Bahçeşehir Anadolu Lisesi öğrencileri 27-30 Nisan tarihinde Amerika’da St. Louis’de gerçekleşecek olan “FIRST World Robotics Competition Championship” Dünya Robotik Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek.

    Dünya çapında ilgi gören, başta ABD olmak üzere bilim ve teknolojideki başarılarıyla öne çıkan ülkelerden takımların katıldığı FRC (FIRST World Robotics Championship) dünyanın en prestijli turnuvası olarak kabul ediliyor. Boeing, BP gibi firmaların büyük bütçeli sponsorluklarını alarak yarışmaya katılan takımların arasından sıyrılmayı başaran Bahçeşehir Okulları robotik takımları Türkiye’de bilim ve teknoloji adına gelecek için ümit veriyor. Robotik ve Kodlama eğitiminde öğrenciler belli bir soruna çözüm aramak için proje oluşturuyor, robot tasarlıyor ve program yazarak çözüme yönelik teknolojik modellemeler gerçekleştiriyor.

    “GURUR DUYMANIN ÖTESİNDE, ÜMİTLİYİM”

    Bahçeşehir Okulları öğrencilerinin kazandıkları başarılarla ilgili açıklamalar yapan BUEK Başkanı Enver Yücel, “Öncelikle sevgili öğrencilerimizi, onların eğitimini Bahçeşehir Okullarına teslim eden velileri ve gecesini gündüzüne katarak çalışan öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Bu başarılar yıllardır söylediklerimizin ve yapmaya çalıştıklarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. STEM eğitimini 11 yıl önce uygulamaya başladığımızda ülkemizde bilinmiyordu. Bu eğitimin en önemli ayaklarından biri olan robotik çalışmalarını öğrencilerimiz büyük bir istekle yürütüyor. Okullarımızı her ziyaret ettiğimde onların heyecanı beni de heyecanlandırıyor. Ülkemizin geleceği için bu çocukların sayısını artırmalıyız. Biz bunun için çalışıyoruz ve öğrencilerimizin kazandığı ödüller bana şunu söylüyor: Ülkemiz teknoloji takip eden değil üreten ülke olacak. Bu nedenle gurur duymanın ötesinde gelecek için ümitle doluyum. Bu ödüller geleceğin dünyasında ’biz de varız’ diyor” ifadelerini kullandı.

  • Robotik Cerrahinin Kadın Sağlığına Sağladığı Avantajlar

    Jinekolojik cerrahide sıkça kullanılmaya başlayan robotik cerrahinin kadın sağlığına önemli katkısı olduğunu belirten Op. Dr. Ümit Korucuoğlu, “Robotik cerrahi ile ertesi gün taburcu olan ve kısa sürede normal hayatına dönen kadına en büyük iyilik ve kolaylık sağlanmış oluyor” dedi.

    Hemen hemen tüm jinekolojik operasyonları, histerektomi (rahim alma), myomektomi (myom çıkarılması), tüp açılması, over kistleri-kitlelerinin çıkarılmasının yanısıra bir süredir rahim veya vajina sarkmalarında da robotik cerrahi yöntemlerinin kullanıldığını ifade eden Koru Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Op. Dr. Ümit Korucuoğlu, artık robotla tedavi seçeneğinin hastanın istediğini söyledi. Zorlu ameliyatlarda robotun büyük avantajlar sağladığını kaydeden Korucuoğlu şunları anlattı:

    “Bugüne kadar geliştirilmiş en ileri teknoloji ürünü olan robotik cerrahi sistemi ile karın duvarında açılacak birkaç ufak delikten kompleks cerrahi işlemler güvenli, doğru ve etkin bir şekilde yapılabilmektedir. Artık günümüzde, robotik cerrahi sistemi birçok jinekolojik cerrahi için çok avantajlı bir alternatif haline gelmiştir. Robotik cerrahi, benzeri olan laparoskopik cerrahiyle kıyaslandığında belirgin üstünlüklere sahiptir. Robotik sistem, laparoskopik ameliyatlar sırasında cerrahın karşılaştığı teknik zorlukların büyük çoğunluğunu ortadan kaldırmıştır. Karın içindeki işlemler laparoskopik cerrahiye nazaran daha konforlu ve güvenilir bir şekilde yapılır. İnsan bileğinin hareket edebileceğinden daha fazla hareket eden robot kolları ve cerrahın kendi yönettiği çift optik sisteme sahip bir kamera sistemi ile normal bir ele oranla zor manevralar yapılabilmekte, çalışılan alan üç boyutlu olarak görüntülenebilmektedir. Bu sayede sağlanan iyi görüntü ile karnın yan alanlarında laparoskopi ile zor ulaşılacak alanlara robot kolları rahatlıkla ilerletilebilmekte ve dikiş atma becerisi artmaktadır.”

    ROBOTİK CERRAHİNİN KADIN SAĞLIĞINA KATKISI

    Robotik cerrahinin kadınların ameliyat sonrası çekeceği sıkıntılarını en aza indirdiğini ifade eden Korucoğlu, bugün için yapılacak operasyona göre tüm karın tabakalarını, bazen karını boylu boyunca keserek yapılan büyük kesiler yerine birkaç delikten oldukça kompleks ameliyatlar yapılabilir hale geldiğini bildirdi. Korucuoğlu, “Bunu sağlayan kapalı tekniklere minimal invaziv cerrahi teknikler adı verilir. Bu sayede hastaya operasyon sırasında kanamanın az olması, operasyon sonrası daha az ağrı, daha az enfeksiyon, hızlı iyileşme ve kısa sürede taburculuk gibi hemen ortaya çıkan önemli avantajlar sunulurken kesi yerinde kozmetik bir iyileşme sağlaması ve fıtıklaşma sorunlarının olmaması gibi uzun dönem avantajları da oldukça önemlidir. Robotik cerrahi minimal invaziv cerrahinin tüm avantajlarını sunan üst düzey bir sistemdir. Ayrıca yukarıda da bahsettiğimiz gibi teknik olarak zor olan laparaskopi ile yapmakta tereddüt ettiğimiz vakalarda iyi bir seçenektir. Hasta için güvenli bir cerrahi sağlarken cerrah için daha konforlu bir ortam sağlanır. Cerrahın konforu, hastanın konforu demek sonuçta.”

    Diğer jinekolojik operasyonların yanısıra her üç kadından birinde histerektomi gerektiren bir jinekolojik sorun olduğu düşünüldüğünde robotik cerrahinin kadın sağlığındaki yerinin çok önemli olduğunu söyleyen Korucuoğlu, “Birkaç küçük delikten gerçekleştirilen bir operasyon sonrasında kadın hızlıca sağlığına kavuşur. Birçok kadın için operasyon kararını etkileyen en önemli nedenlerden birkaçı sosyal hayatı, işi, ailesi ile ilgili ayarlamalar ve operasyondan sonra bakım alma sorunudur. Robotik cerrahi ile ertesi gün taburcu olan ve kısa sürede normal hayatına dönen kadına en büyük iyilik ve kolaylık sağlanmış olur” dedi.

  • Kalın Bağırsak Kanserinde Robotik Cerrahi

    Ülkemizde sık görülen kalın bağırsak kanserinde robotik cerrahinin kullanımı ile dar alanlarda robotun hareketleri ile üstünlük sağlandığını belirten Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, “Özellikle kalın bağırsağın son 15 cm’lik rektum olarak adlandırılan bölgesinde ortaya çıkan kanserler, robotik cerrahinin avantajlarını daha fazla sergilediği bir bölgedir” dedi.

    Kalın bağırsak kanserinde en önemli hususun tarama yöntemleri ile hastalığın erken tanısı olduğunun altını çizen Koru Ankara Hastanesi Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, “Bilimsel çalışmalar, erken dönemde tespit edilen kalın bağırsak kanserlerinde uygun tedavi yaklaşımları ile yüzde 90 oranında hastalıktan kurtulma oranları bildirmektedir” diye konuştu.

    Kalın bağırsak kanserlerinin cerrahi tedavisinde robotik yöntem hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bedirli, şunları söyledi:

    “Kalın bağırsak hastalıklarının cerrahi tedavisinde robotik yöntemi ilk kez 2002 yılında Weber ve arkadaşları kullanmışlardır. Bu tarihten itibaren kalın bağırsağın divertiküler hastalık benzeri iyi huylu, kanser gibi kötü huylu hastalıklarında robotik cerrahi sık kullanılan bir prosedür haline gelmiştir. Gerek bizlerin, gerekse dünyadaki merkezlerde elde edilen hasta sonuçları robotik cerrahinin kalın bağırsak kanseri olan hastalarda etkin ve güvenli bir şekilde kullanılabileceği yönündedir. Kanser tedavisinde vazgeçilmez olan, cerrahinin onkolojik prensiplere göre yapılmasıdır. Çünkü hastalarda sağkalım dediğimiz hastalıktan kurtulmayı belirleyen en önemli aşama cerrahinin kalitesidir. Robotik cerrahinin onkolojik değerlendirmesini yapan bilimsel çalışmalar, robotik yöntemin onkolojik açıdan asla açık cerrahiden daha aşağıda olmadığı yönündedir.”

    ROBOTİK CERRAHİNİN AVANTAJLARI

    Robotik cerrahinin açık cerrahiye kıyasla hastalara getirmiş olduğu önemli avantajlar bulunduğun belirten Bedirli, “Robotik cerrahide kullandığımız kesiler bir cm’den az olup, hastalarda ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, bağırsak fonksiyonlarının normalleşmesi daha az sürede olmakta ve hastanede kalma süresi daha kısa sürmektedir. Kesiler çok küçük olduğundan enfeksiyon riski yok denecek kadar az görülmektedir. Robotik cerrahi sayesinde ameliyatta kan kaybı son derece azalmaktadır. Hastalar, hızlı iyileşmeleri sayesinde normal yaşantılarına daha kısa sürede ulaşabilmektedirler. Klasik laparoskopik cerrahide cerrah iki boyutlu görüntü eşliğinde bükülme ve döndürme gibi işlevleri kısıtlı el aletleri yardımıyla ayakta monitöre bakarak ameliyatı tamamlar. Kalın bağırsak ameliyatları gibi ileri düzeydeki işlemlerde laparoskopik cerrahinin önemli bir problemi olan derinlik hissinde kayıp ameliyatın ilerleyen safhalarında cerrahı yormaktadır. Oysa robotik cerrahide kullanmakta olduğumuz kamera 3-boyutlu olup ve hedef organda 10-12 kat büyütme sağlamaktadır. Robotik cerrahide kullanılan aletler daha ileri ergonomik tasarımlara sahip olup, 540 derece gibi dönme ve farklı eksenlerde rotasyon kapasiteleri vardır. Cerrah konsolda oturarak robotik sistemin sunmuş olduğu ileri teknolojiler sayesinde prosedürü güvenli bir şekilde tamamlar. Sistem cerrahın yönergesi olmadan hiçbir şekilde hareket edilemez şeklinde programlanmıştır” dedi.

    Özellikle kalın bağırsağın son 15 cm’lik rektum olarak adlandırılan bölgesinde ortaya çıkan kanserlerin robotik cerrahinin avantajlarını daha fazla sergilediği bir bölge olduğunu belirten Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, rektumun pelvis denilen dar bir yapının içerisinde yer aldığını ve bu nedenle rektum cerrahisinin kalın bağırsağın diğer bölgelerine göre daha fazla zorluk çıkardığını bildirdi. Bedirli, “Dar bir alanda robotik cerrahide kullanılan kameranın ve el aletlerinin üstünlükleri sayesinde rektum kanserlerinin cerrahi tedavisi başarılı bir şekilde tamamlanmaktadır. Tüm dünyada robotik cerrahinin en önemli uğraş alanlarından biri rektum kanserleri olup, bizim serimizde de en büyük hasta grubunu rektum kanserleri oluşturmaktadır” dedi.

  • Robotik Cerrahi İle Prostat Kanseri Ameliyatı

    Robotik cerrahi ile yapılan prostat kanseri ameliyatı sonrası hastada daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme görülüyor.

    Erkeklerin korkulu rüyası haline gelen ve ileri yaşlarda ortaya çıkan prostat kanserinin prostat dokusunda başladığını belirten Koru Hastanesi Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Biri, tedavi edilmezse vücudun diğer organlarına yayılabileceğini ve hayatı tehlikeye sokabileceğini söyledi. Prostat kanserinin erken bir belirtisi olmadığını, genellikle prostat bezinin dış kısımlarına yakın başladığı için BPH’da görülen şikayetlere benzer durumların (idrar kanalının tıkanması nedeni ile oluşan) ancak hastalığın ilerlemiş aşamalarında ortaya çıkabildiğini söyleyen Biri, “Daha geç dönemlerde idrarda ve menide kan görülmesi, kalça ve bel kemiklerinde ağrı, makat bölgesinde ağrı ile kendini gösterebilir” dedi.

    “Günümüzde herhangi bir yere yayılmamış, prostat bezine sınırlı olan prostat kanseri vakalarında dünyaca kabul edilen ilk tedavi yöntemi cerrahi tedavidir” diyen Biri, “Bu ameliyatta prostat bezi ve mesanenin alt arka tarafında sağlı ve sollu yerleşen vezikula seminalis isimli sperm keseleri tamamen çıkarılarak idrar torbası ile idrar kanalı tekrar birbirine birleştirilir. Açık ve kapalı olarak iki şekilde yapılabilir. Günümüz teknolojisinin gelişmesi ile paralel olarak gelişen laparoskopi ve özellikle robotik cerrahi sayesinde bu ameliyatlar kapalı olarak laparoskopik veya robotik olarak gerçekleştirilmekte. Laparoskopik ve robotik cerrahi sayesinde özellikle açık yöntemle yapılan radikal prostatektomi ameliyatlarından sonra görülebilen kanama, sertleşme sorunu ve idrar kaçırma gibi problemler en aza indirilmiştir” diye konuştu.

    Prof. Dr. Hasan Biri şunları söyledi:

    “Laparoskopik ve robotik cerrahide hastanın prostatına açık cerrahide olduğu gibi büyük bir karın kesisi ile değil de karın üzerinde çeşitli bölgelere 5-6 adet küçük kesi yapılarak (0.5-1 cm’lik) yerleştirilen portlar (borucuk) içerisine yerleştirilen aletler ile ameliyat yapılmaktadır. Açık cerrahiye göre üstün yanları çoktur. Bunlar ameliyat sahasının cerrah tarafından normalin 10-15 katı daha büyük görülmesi (kullanılan yüksek çözünürlüklü teleskop ve kamera sistemi sayesinde), büyütülmüş görünüm sayesinde cerrahın daha detaylı diseksiyonu sayesinde sertleşmeyi sağlayan siniri ve idrar tutmayı sağlayan kasları daha net görmesi, ayırması ve istenmeyen sertleşme sorunu ve idrar kaçırma riskinin en az düzeye indirilmesi. Daha az kanama olması, kozmetik açıdan büyük bir karın kesisi yerine 5-6 adet küçük kesiler olması, ameliyat sonrası ağrının ve rahatsızlık hissinin laparoskopik ve robotik cerrahi ile oldukça az olması, hastanede yatış ve iyileşme süreleri laparopskopik ve robotik cerrahide açık cerrahiye göre az olması, hastaların günlük aktivitelerine ve sosyal hayatlarına daha kısa sürede geri dönmeleridir. Robotik cerrahi yöntemi ile prostat kanserinin tedavisi sıklıkla ve başarı ile yapılmaktadır.”