Etiket: Rize

  • Yalova Belediye Başkanları Rize Valisini Ziyaret Etti

    Yalovalı belediye başkanları, Rize Valisi Ersin Yazıcı’yı ziyaret ettdi.

    Trabzon ve Rize katı atık tesislerinde inceleme yapmak üzere Rize’ye giden Altınova Belediye Başkanı Metin Oral, Termal Belediye Başkanı İsmail Atik, Armutlu Belediye Başkanı Mehmet Birkan, Kadıköy Belediye Başkanı Mehmet Şahin, Taşköprü Belediye Başkanı Nedret Gülen, Teşvikiye Belediye Başkanı Ahmet Meydan, Rize Valisi Ersin Yazıcı’yı makamında ziyaret etti. Konuklarına Rize’deki çalışmalarla ilgili bilgiler veren Yazıcı, “Trabzon ve Rize illeri olarak oluşturduğumuz bu birlik üye yerel idarelerin yapmakla yükümlü oldukları, ancak tek başlarına, tamamen ya da yeterince yerine getiremedikleri, başta katı atık yönetimi olmak üzere, belirlenecek öncelik sırasına göre diğer çevre alt yapı çalışmalarını, bu çalışmaları destekleyen ölçme, izleme ve bunlarla ilgili tesislerin yapımını, onarımını ve işletilmesini yaparak veya yaptırarak, kanun ve yönetmeliklerce yerel idarelere verilen yetki ve sorumlulukları kullanıyor. Bu hizmetleri ekonomik ve ekolojik şartları gözetecek şekilde yerine getirmeyi amaçlayarak kuruldu. Her yıl artan bir oranda katı atık depolaması gerçekleştirdik. 2014 yılında 235 bin ton katı atık, 1 milyon 299 bin ton tıbbi atık depoladık. Tesis Kutlular düzenli depolama alanı, Trabzon aktarma istasyonu, Of-Eskipazar aktarma İstasyonu, Çarşıbaşı aktarma istasyonu ve Tıbbi atık sterilizasyon istasyonundan oluşuyor” dedi.

  • HDP’li Rize Eski Milletvekili Adayına Soruşturma

    HDP Rize eski Milletvekili adayı Turgay Köse hakkında, Rize Cumhuriyet Savcılığı yasa dışı bildiri dağıttığı gerekçesi ile soruşturma başlattı.

    HDP’nin son genel seçimde ve bir öncesi seçimde Rize’den milletvekili adayı olan Turgay Köse hakkında, yasa dışı bildiri dağıtmak suçundan Rize Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yazılı bildirilerin, sosyalist ESP isimli gruba ait olduğu belirtildi. Köse’nin ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığı, hakkında açılan soruşturmanın ise sürdüğü öğrenildi.

  • Rize Kış Turizm Merkezi Olmaya Aday

    Rize İl Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, Rize’de artan kış aktiviteleri ve plan proje aşamasında olan iki önemli kış turizm yatırımının hayata geçmesi ile Rize’nin önemli bir kış turizm merkezi haline geleceğini söyledi.

    Rize’de son on yıldır yapılan Heliski Sporu, Ayder Kardan Adam Şenlikleri, Petran Kayak Yarışmaları ve Ovit Kar Şenlikleri gibi kış etkinlikleri yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da on binlerce turistin Rize’ye akın etmesini sağlıyor. Kış turizm etkinlikleri, İkizdere ve Çamlıhemşin’de bulunan termal su kaynakları ve sağlık turizm alternatifleri Rize’de turizmin yılın 12 ayına yayılmasını da sağlıyor.

    Konuyla ilgili bilgiler veren İl Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, kış turizminin tepe noktası olarak kabul edilen helikopterli kayak sporu (Heliski) ile Rize’de kış turizminin canlanarak geliştiğini belirterek, “Yaklaşık 10 yıl önce Kaçkarlar’da başlayan Heliksi sporu ilimizde kış sporlarının ve kış turizminin gelişiminde önemli bir kıvılcım oldu. Heliski bölgemizin sahip olduğu doğal kış turizmi potansiyelinin de ortaya çıkmasında etken oldu. Bu yıl da heliksi organizasyonu için bakanlığımıza başvuran bir firma gerekli izinlerini aldı. Firmanın Ocak ayı sonlarında faaliyetlerine başlamasını bekliyoruz. Faaliyetlerin başlaması ile dünyanın bir çok farklı bölgesinden profesyonel kayakçılar ilimize gelerek yaşadıkları deneyim ile bölgemizin tanıtımına katkı sağlayacaklar” dedi.

    İKİ ÖNEMLİ TURİZM YATIRIMI

    Hocaoğlu, bu yıl da Ayder Kardan Adam Şenliği, Ovit Kar Şenliği ve Petran Kayak Yarışları gibi bir çok etkinliğin kış aylarında da turizmi canlı tutacağını ifade ederek “Bu etkinlikler kış aylarında da binlerce yerli ve yabancı turistin yaylalarımıza akın etmesini sağlayacak. Geçmişte kış aylarında yaylalarımızda bulunan otellerimiz boş olurdu. Son yıllarda ise turistler kış aylarında otellerde yer bulabilmek için önceden rezervasyon yapmak zorunda kalıyor. Bunlar ilimiz adına sevindirici gelişmelerdir. Bakanlığımız tarafından da takip edilen Hazindağ Kayak Merkezi ve Ovit Kış Sporları Merkezi için plan proje çalışmaları devam ediyor. Ödeneği çıkartılan bu iki önemli proje ihale aşamasına kadar geldi. Bu iki projenin da hayata geçirilmesi ile Rize, Türkiye’nin önemli kış turizmi merkezlerinden bir tanesi haline gelecek” diye konuştu.

    TERMAL TESİSLER TURİZMİ 12 AYA YAYIYOR

    Hocaoğlu, Rize’nin sahip olduğu termal su kaynaklarının ildeki turizmin 12 aya yayılmasında büyük önem taşıdığının altını çizerek, “İkizdere ve Çamlıhemşin ilçelerimizde iki önemli termal kaynağa sahibiz. İkizdere İlçemizin sahip olduğu termal su içerdiği mineral bakımından dünyanın en kaliteli kaynaklarından bir tanesi olarak gösteriliyor. Bu iki önemli kaynak ilimizdeki sağlık turizmini 12 ay canlı tutuyor. Termal kaynaklardan istifade etmek isteyen yerli ve yabancı turistler yaz aylarında olduğu gibi kışın kar altında da gelip modern tesislerde hem termal havuzlara girme imkanı buluyor hem de beş yıldızı aratmayacak konaklama imkanı buluyor” şeklinde konuştu.

  • Sırrı Süreyya Önder: “Kaçak Çaya Hallendiyseniz Rize Çayı İçelim”

    HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun HDP ile randevusunu iptal etme nedenlerini eleştirerek, Başbakan Davutoğlu’nun kendilerine üslup ve ciddiyet konusunda ders verecek en son kişi olduğunu söyledi.

    Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun HDP ile randevusunu HDP’li yöneticilerin yaptığı açıklamaların ardından iptal ettiğini açıklamasına yönelik eleştirilerde bulunan Sırrı Süreyya Önder, “Sayın Başbakan dış seyahati öncesinde esip gürlemiş, biz de çok korktuk. Kendisi bize randevu iptali olarak Selahattin Bey’in ‘Sur’da, Cizre’de olanları kendisine soracağız’ lafını niyet kategorisinde değerlendirerek, niyette samimiyet dışı bir kategoriye yerleştirmiş, benim lafımı da ciddiyet terazisinde tartmış. Üslup ve ciddiyet konusunda akıl verene bakar mısınız? Bu konuda ders alacağımız en son insan Davutoğlu’dur” dedi. Basın toplantısı boyunca eleştirilerini sürdüren Önder, “Kaçak çaya hallendiyseniz Rize çayı içelim” ifadelerini kullandı.

    “EĞER KIYMETİNİ BİLSE KENDİSİNE BİR ZEMİN SUNMUŞUM”

    Başbakan Davutoğlu’nun “Bize oy vermezseniz bu bölgeye beyaz Toroslar gelir” mealinde sözler ettiğini belirten ve “Eğer üsluba kafayı takacaksak bu beyaz Toros meselesinden başlayabiliriz. Üstelik bu vaadinde de durmadı. Beyaz Toroslar yerine bölgeye tanklar ve toplar geldi” ifadelerini kullanan Önder, ders almaya ihtiyaçlarının olmadığını kaydetti. Önder, “Ben demişim ki, ‘siz buraya neye geliyorsunuz?’ Sayın Başbakan bu ziyareti ne için yapıyor, yeni anayasa için değil mi, ben demişim ki, anayasal düzlemi sağlamadan…’ bununla ne kastettiğimi de açıklamışımı, ‘vaz geçtik insanların temel yaşam hakkından, vazgeçtik insanların nefes alma hakkından cenazelerini defnedecek bir zemin hazırlamadan bize yeni anayasa konuşmaya gelirseniz kaçak çayımızı içer gidersiniz’ demişim. Eğer kıymetini bilse kendisine bir zemin sunmuşum. Samimiyet şu olabilir mi; yeni bir anayasa konuşacaksınız ve siz bunu konuşmaya geldiğiniz partinin ağırlıklı oy aldığı seçmenleri evlatlarının cenazesini buzdolaplarında tutacaklar. Morglarda yer kalmamış, sokaklardaki cenazelerin tümü sivil. Bu cenazeler yerde kalacak siz geleceksiniz hangi derde derman olacaksa bizle yeni anayasa konuşacaksınız öyle mi? Dünyanın en samimiyetsiz pratiği bu değilse başka hiçbir şey değildir. Morgda üç aylık bebeğe yer bulunamıyor başka ölmüş bedenin üzerine koyuyorsunuz. Ortam bu haldeyken bizim sizinle bir yeni anayasa konuşmamızın hangi ciddiyet terazisinde tartılabileceğini bize de söyleyin de o hikmetli aklınızdan bizde istifade edelim. Sayın Başbakan bu konuda bize akıl verecek en son insansın. ‘Gitsin Kandil’de çay içsin’ diyor, gittik Sayın Davutoğlu. Üstelik bu ülkede Milli Güvenlik Kurulunda kararlaştırılan bir politika ile biz Kandil’e gittik. Sonra çözüm çerçeve yasası ile teminat altına alınan yasal güvencelerle biz Kandile gittik, sizin öneri ve tekliflerinizi götürdük orada tartıştık, onların önerilerini size getirdik tartıştık, kötü mü oldu. Üç yıl hiçbir evladımızın canından endişe etmemiş olduk, bu zamanların kıymetini bilemediniz” diye konuştu.

    “SAYIN BAŞBAKAN ‘TÜRKLEŞECEĞİZ’ DEMEDİK, ‘TÜRKİYELİLEŞECEĞİZ’ DEDİK”

    “Bu kadarını Kenan Evren de yapardı size ne ihtiyaç var. Bir seçilmiş olarak demokrasiye inandığını beyan eden bir Başbakan olarak bu halkın önüne tanktan toptan başka koyacağınız hiçbir siyasi çözüm yok mudur, o zaman size ne ihtiyaç var” açıklamasında bulunan Önder, bölgeyi ziyaret etmesi gerekenin Genelkurmay Başkanı değil, Başbakan olduğunu söyledi. Önder, “Siz utanmadan bu ülkede kabinede yer alan bakanları o ilçeye sokmadınız, sonra bize ciddiyet dersi vereceksiniz öyle mi? DTK’dan başlayabilirsiniz, hangi zeminde kurulduğunu bilmiyormuş Sayın Başbakan. 10 senedir var DTK, 10 senedir hangi zeminde olduğunu bilmiyorsanız oturun derdinize yanın. Seçmene şikayet ediyormuş, ‘Türkiyelileşmek dediler bakın şunların yaptıklarına.’ Sayın Başbakan ‘Türkleşeceğiz’ demedik, ‘Türkiyelileşeceğiz’ dedik. Sizin ve birçoklarının Türkiyelileşmek kavramından anladığı bu topraklarda yaşayan herkesin Türk olması, böyle bir hayat yok. ‘Dilleriniz Allah’ın ayetleridir’ lafını bu süreç başlarken siz söylüyordunuz, herkesin Türk olmasını nasıl, ne hakla bekleyebilirsiniz” şeklinde konuştu.

    “SANAT KENDİNİ KÜÇÜMSEYENLERİ FENA HALDE MADARA EDER SAYIN BAŞBAKAN”

    Başbakan Davutoğlu ve AK Parti sözcülerinin sanatı küçümsediklerini iddia eden Önder, “Bu sanatı küçümseme bütün AKP sözcülerinde var. Sayın Başbakan, ‘biz burada film çevirmiyoruz’ diyor, film çevirmeyi basit bir iş zannediyor. Sanatı küçümsemelerini çok iyi anlıyorum, 15 senedir bu ülkede iktidarlar, kendileri ile anılacak bir tane sanatçı yetiştiremediler. Bu 15 senenin istihsali, ortaya çıkardığı olgu ne diye baktığınızda glikozu Arjantin’den ithal edip bal diye yutturan bir sürü bal dünyası firması, bir sürü de sonu ‘mal’ ile ‘lank’ ile biten inşaat firması. Sizin bu ülkenin repertuarına eklediğiniz bundan ibaret. Sanat kendini küçümseyenleri fena halde madara eder Sayın Başbakan. Eğer ciddiyetten bahsedecekseniz şuradan başlayacaksınız Sayın Başbakan; Dolmabahçe’yi bize siz kendi eliniz ve dilinizle tahsis ettiniz. ‘Dolmabahçe mutabakatına verdiğim önemin göstergesidir’ dediniz, bizzat bize söylediniz. Eğer ciddiyetten başlayacaksak ‘ben o fotoğrafı da doğru bulmuyorum, öyle bir mutabakat da masa da yok’ deyip başta sizin emeğinize tekme atıldığı zaman çıkıp diyecektiniz ki, ‘burayı ben tahsis ettim, bu mutabakatı ben gerçekleştirdim.’ Öyle, ‘siyasette ciddiyet ararım’ deyip tanrı katından konuşmaya benzemez bu işler. Kendi emeğinize Sayın Bülent Arınç kadar sahip çıkamadınız. Ondan sonra bize ciddiyet dersi mi vereceksiniz?” ifadelerini kullandı.

    “SAYIN BAŞBAKAN KARPUZ KESMEKLE YÜREK SOĞUMAZ”

    Kendilerinin bölgesel hamlelerinin başkalarının çok zoruna gittiğini kaydeden Önder, “Eş Genel Başkanımızın Rusya ziyaretini hainlikle tarif etti, bize üslup dersi verenin yaklaşımına bakın. Sen bize ‘hain’ diyorsun ne işin var burada dememişiz, gelecekseniz asgari demokratik zemini sağlayın, yoksa çay içmekle kalırsınız demişiz, buna hallenmiş. Sizin bütün Rusya krizine bu ülkenin tamamını etkileyecek bir aymazlığınıza getirdiğiniz çözüme bakalım, getirdikleri tek çözüm tezek yakmak” açıklamasında bulundu.

    “Sayın Başbakan karpuz kesmekle yürek soğumaz” ifadelerini kullanan Önder, geri dönüş imkansız değilken bu meselenin demokratik bir zeminde çözmenin imkanlarının araştırılması gerektiğini söyledi. Had bildirme laflarının bir kenara bırakılması gerektiğinin altını çizerek, “Bunu bize 12 Eylül rejimi söyledi, sökmedi, bu parlamentoda Tansu Çiller bağırdı, sökmedi, bizim en iyi bildiğimiz iş zindanlarda yatmak ve direnmek, buradan size ekmek çıkmaz. Bu ülkeyi zaten kocaman bir hapishaneye çevirdiniz” dedi.

    Çözüme hazır olduklarını kaydeden ve “Beni beğenmiyorsanız grubumuzda hangi meslekten insan ararsanız var, onunla muhatap olun” ifadelerini kullanan Önder, Başbakan Davutoğlu’nun “Kandil’de çay içsinler” sözüne ilişkin, “Keşke gelseniz, gitsek beraber çay içsek. Yüz yüze konuşsak. Siyasetçiye düşen budur, çözüm aramak. Sizin yaptığınız sorunu büyütmekten başka hiçbir işe yaramıyor. Ben köşeli geliyorsam size sürecin tümünden çekilebilirim, hiç gam değil. Benim yokluğumla barış gelecekse barış geldiği gün Meclisin bahçesinde ben kendimi öldürürüm, başka bir şeye gerek yok. Yeter ki siz barışı, demokratik çözümü, Kürt’e hürmeti, Alevi’ye muhabbeti, emeğe saygıyı bir an için aklınıza getirin. Bu ülke demokratikleşecekse bunlarla demokratikleşecek” diye konuştu.

  • DSP Rize İl Başkanı Ömer Faruk Temizel’in Parti İl Binasında Nöbet Ölümü

    Partisinin il binasında ölü olarak bulunan Demokratik Sol Parti (DSP) Rize İl Başkanı Ömer Faruk Temizel’in partisinde her gün nöbet tuttuğu ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde DSP İl Başkanlığı binasına gelen partililer 76 yaşındaki Temizel’i çalışma masasında hareketsiz olarak buldular. Parti binasına ambulans çağrılırken, parti binasına gelen sağlık ekipleri Temizel’in ölmüş olduğunu tespit etti. Temizel’in kalp rahatsızlığı bulunduğu geçtiğimiz yıllarda By-Pass ameliyatı geçirdiği öğrenildi. Temizel’in cenazesi kesin ölüm nedeninin tespit edilebilmesi için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili inceleme sürüyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan DSP Rize Merkez İlçe Başkanı Mehmet Yılmaz, “Sabah parti binasına geldiğimizde kendisini masasında hareketsiz olarak bulduk. Zaten hastaydı. Kendisi genel merkez delegesidir. Hasta olmasına rağmen geçtiğimiz hafta bizimle Ankara’ya geldi. İçinde büyük bir DSP aşkı ile yaşardı. Partiyi 24 saat açık tutmaya çalışırdı. Burada nöbet tutardı” dedi.