Etiket: Rıza

  • Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ali Rıza Alaboyun Afyonkarahisar’da

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ali Rıza Alaboyun, İslam coğrafyasında yaşanan çatışmalara ve şiddete bilim adamları ile birlikte din adamlarının çözüm üretmesi gerektiğini ifade ederek, “Niye huzurun, refahın çoğu bizde değil?” dedi.

    Alaboyun, AK Parti Afyonkarahisar İl Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen 63. İl Danışma Meclis Toplantısı’na katıldı. Afyonkarahisar Belediyesi’ne ait sosyal tesislerde gerçekleştirilen toplantıya, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Hatice Özkal ile Ali Özkaya, İl Genel Meclis Başkanı Salih Sel, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven, ilçe, belde Belediye Başkanları ve çok sayıda partili katıldı.

    Toplantının açılışında konuşan Alaboyun, Türkiye’nin coğrafi konumu üzerinden çevresinde ve dünyada yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin de yer aldığı İslam ve Ortadoğu coğrafyasında yaşanan çatışmalar ve şiddetin sona ermesi için çözüm yollarının bulunması gerektiğini anımsatan Alaboyun, “Bulunduğumuz coğrafya çok farklı bir coğrafya. Bu coğrafyanın etrafına bir bakın. NATO’da dünyada 16 tane hatpoint, sıcak nokta diyorlar, çatışma noktasının 6-7 tanesi bizim çevremizde. Bunlardan biri Suriye, İran, Irak, Azarbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ sorunu, bir taraftan Gürcistan ile Rusya arasında olan sorun hemen kuzeyimizde Kırım’ın ilhak edilmesi ile Ukrayna. Bir de bizim dondurulmuş sorunlarımız var Yunanistan ve Kıbrıs ile” dedi.

    “KOALİSYONUN BEDELİNİ BİZ ÇOK ÖDEDİK 90’LI YILLARDA”

    “Böyle bir coğrafyada siz bu ülkeyi huzur içerisinde tutacaksınız, demokratik bir şekilde tutacaksınız, refah düzeyini arttıracaksınız bunun için bu coğrafyada çok güçlü liderlere, güçlü iktidarlara ihtiyaç var” diyen Alaboyun, “7 Haziran’dan sonra iktidar olabilmenin altında çok az bir oyla 258 Milletvekili ile koalisyon kurulsun mu, kurulmasın mı? diye. Koalisyonun bedelini biz çok ödedik 90’lı yıllarda. O yüzden güçlü iktidarların varlığını hissetti vatandaşımız ve aradan 6 ay geçmeden 1 Kasım’da tek başına iktidar öngördü. Türk siyaseti ile birlikte dünya siyasetinin doğasında hep karşı çıkma var. İkili görüşmelerde sorunları birlikte giderelim diyorlar ama grup olarak karşı çıkıyor. Bunlar artık nasıl aşılacak bilemiyorum, Avrupa Birliği bu sorunu aşmış bir şekilde ama bu coğrafyada yani İslam ve Ortadoğu coğrafyasında bu sorunu aşmak için bir şeyler yapmak lazım. Yoksa bakın hakikaten üzülüyoruz çatışmaların hepsi İslam dünyasında. Suriye’de, İran’da, Irak’ta niye huzurun, refahın çoğu bizde değil de oralarda bunu artık bilim adamlarımızın, din adamlarımızın kafa yorması buna artık bir çözüm önerileri getirmesi lazım” ifadelerini kaydetti.

    Toplantı Alaboyun’un açıklamalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.

  • İşadamı Ali Rıza Gültekin Silahlı Saldırıya Uğradı

    Beykoz’da silahlı saldırıya uğrayan iş adamı Ali Rıza Gültekin (54), saldırıdan yara almadan kurtulurken, olay yerinde inceleme başlatıldı.

    Olay, Yenimahalle, Doktor Ömer Besim Paşa Caddesi üzeri Kent Ormanı girişinde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Crispino Giyim Mağazaları’nın sahibi iş adamı Ali Rıza Gültekin, 34 FP 7825 plakalı otomobili ile seyir halinde iken kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda Gültekin yara almadan kurtulurken, kullandığı otomobilin sağ arka kapısına iki kurşun isabet etti. İş adamının ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Olay yerinde inceleme başlatılırken, saldırganların yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

    GÜLTEKİN ŞİKE DAVASINDA HAPİS YATMIŞTI

    Ali Rıza Gültekin 2010 yılında yapılan şike soruşturması kapsamında 4 ay hapis cezası almış ve Metris Cezaevi’nde cezasını tamamladıktan sonra 23 Temmuz 2010 tarihinde tahliye edilmişti.

  • Çaycuma Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın’a Ziyaret

    Zonguldak İş-Kur İl Müdürlüğü, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlenen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Müdürlüğü ile Çaycuma Ziraat Odasının katkıları ile açılan 14 kursiyerin katıldığı “Meyvecilikte Budama Kursu” ve 16 kursiyerin katıldığı “Meyvecilikte Aşılama Kursu” devam ediyor.

    İlçe Kaymakamı Serkan Keçeli, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Coşkun Ulutaş ile İlçe Milli eğitim müdürü Mehmet Özdemir “Meyvecilikte Aşılama Kursu” programında 16 kursiyeri ve Çaycuma Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın’ı ziyaret ettiler.

    Kaymakamı Keçeli yaptığı açıklamada, “Kursiyerlerin kursa olan ilgisine teşekkür eder, başarılar dilerim. Kurslarımızın hayırlı olmasını ve başarılı olmasını diliyorum. Ziraat odalarımız Çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi, modern tarım metotlarının kullanılması için yönlendirilme yapılması noktasında ciddi bir işlevi yerine getiriyor. Bu nedenle başkan ve üyelerimizin ilçemize hayırlı hizmetler yapacağına inanıyorum, Bizler her zaman çiftçinin yanındayız. Bu vesile ile müstahsillere hayırlı bereketli bol kazançlar diliyorum, verilen bu kursların ticaretine de yansıyacağına inanıyorum. Bu nedenle tarımla ilgili olan projeler konusunda çiftçilerimizi yönlendirelim, buda sizlere düşüyor, Tarım için ne yapılması gerekiyorsa; özveri, birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Genç neslimiz de tarımı sevmelidir. Sizleri tebrik ediyorum” dedi.

  • AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer:

    Dünya ekonomisine yön veren 20 ülkenin liderinin Antalya’da ağırlanmasının büyük bir şans olduğunu belirten AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, “13 yıl önce krizlerle boğuşan bir Türkiye, siyasi ve ekonomik istikrarı sağlayarak, dünyada önemli bir güç haline gelmiş ve bölge coğrafyasında rol model ülke olarak bugün G20’ye ev sahipliği yapmaktadır” dedi.

    G20 ülkelerinin dünya ticaretinin yüzde 80’ini, dünya ekonomisinin ise yüzde 90’ını temsil ettiğini belirten Sümer, “Bu büyük zirvenin 1 Kasım seçimlerinin hemen ardından gerçekleşecek olması bizim için ayrı bir önem taşıyor. 1 Kasım’da halkımız, 13 yıldır olduğu gibi istikrar ve büyümeyi tercih ederek partimizi yeniden tek başına iktidara taşımıştır. G20 zirvesi 2023 yılında dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına girme hedeflerimizi, reformlarımızı tüm dünyaya anlatabilmemiz için önemli bir platform olacaktır” diye konuştu.

    G20’nin dünyada yaşanan sorunların konuşulacağı bir toplantı olmasının yanı sıra Türkiye’nin ve Antalya’nın tanıtımı açısında da büyük bir şans olacağını ifade eden Sümer, “Bu organizasyonu takip etmek için dünyanın dört bir yanından 2500’ün üzerinde gazeteci Antalya’da olacak. Dünya, iki gün boyunca ülkemizi ve şehrimizi, bu toplantılarda alınacak kararları konuşacak” şeklinde konuştu.

    Türkiye ve Antalya’nın bu büyük organizasyon için tüm hazırlıkları yaptığını ifade eden Sümer, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz aylarda NATO Dışişleri Bakanları toplantısı şehrimizde gerçekleşmişti. Şimdi dünya liderlerini ağırlıyoruz. Önümüzdeki yıl yine büyük bir organizasyon EXPO 2016 Antalya’ya ev sahipliği yapacağız. Artık Antalya, dünyanın en büyük organizasyonlarına ev sahipliği yapan bir şehir oldu. Seçim beyannamemizde yer alan havalimanı, hızlı tren, kurvaziyer liman gibi yeni yatırımlarla artık Antalya, dünyanın en önemli şehirlerinden birisi olacak”

  • Bakan Rıza Alaboyun’dan Altın Müjdesi

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Soma’daki altın rezervi ile ilgili, “100 milyon tonluk şuana kadar tespit edilmiş bir cevher var. Bu cevherin de 1 tonunda 1 gram altın var. Onu oranladığınız zaman 100 ton saf altın demektir” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alaboyun, MTA’da düzenlenen “Enerji Verimliliği ve Tasarrufu” etkinliğine katıldı. Çevre okullardan gelen öğrencilere enerjinin önemini ve üretim aşamalarını aktaran Bakan Alaboyun, öğrenciler ile birlikte Enerji Parkı’nı da gezdi. Etkinliğin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alaboyun, Soma’da devam eden altın rezerv çalışmaları hakkında bilgi verdi. Soma’da yer alan sahanın MTA’ya ait olduğunu belirten Alaboyun, çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:

    “100 milyon tonluk şuana kadar tespit edilmiş bir cevher var. Bu cevherin de 1 tonunda 1 gram altın var. Onu oranladığınız zaman 100 ton saf altın demektir. Bu artabilir ama şuan görünür olarak söylediğimiz rezerv bu. Bunun daha da sondaj çalışmaları devam ediyor. Belki bu daha da yukarı çıkacaktır. 150 tonu bulmayı umuyoruz. İnşallah bu mevcut bulduğumuz altın rezervi de Türkiye’deki toplam altın rezervinin yüzde 14’üne tekabül ediyor. Türkiye’de araştırılacak daha çok cevherler var. Bu bulduğumuz cevher bir yer altı cevheri değil, yüzey cevheridir. Yerden 100 metre bir yatak ile elde edilecek bir cevher. Türkiye’de daha derin sondajlara yeni başlıyoruz. Ortalama olarak maden aramada uyguladığımız derinlik 200 metre civarı. Zonguldak’ta da yüzeyde maden bulunmuş, o takip edilerek Zonguldak’ta bugün 800 metreye kadar kömüre inmişiz. Ama 800 metreyi doğrudan sondajla bulmamışız. Dolayısıyla gelişmiş teknoloji ile birlikte bundan sonra artık madenlerin enini, boyunu, içeriğini belirleyip bilgisayar ortamında tamamen simülasyonunu yapacağız.”

    Manisa bölgesinin mineralleşme yönünden çok zengin bir bölge olduğuna dikkat çeken Alaboyun, “Orada bu altın maden sadece altın maden değil, polimetal dediğimiz içerisinde bakır, çinko gibi bazı diğer metalleri de bünyesinde barındırıyor. Bir taraftan altın alırken, yan üründen de bakırdı, çinkoydu, kurşundu, onları da elde etmek mümkün. Burada açık işletmeyle binlerce kişi çalışacak. Böyle düşündüğünüz zaman 3-4 bin kişiyi istihdam edebileceği kanaatindeyim. Soma deyince aklımıza hep 301 şehidimizi verdiğimiz kaza geliyor akıllara. Oranın komisyon başkanı da bendim. Soma’ya özel bir ilgimiz var. Soma’ya değişik zamanlarda hem komisyon çalışmaları nedeniyle 4-5 kere gitme imkanı oldu. Bir daha bu kazaların olmaması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” diye konuştu.

    TÜRK AKIM PROJESİ

    Türk Akım Projesi hakkında da bilgi veren Bakan Alaboyun, “Türk Akım Projesi’ni 1 Aralık 2014 tarihinde ilk ortaya atan Sayın Putin’dir. Türkiye ile Rusya arasında, ondan önce Türk Akımı ile ilgili herhangi bir ne görüşme olmuş ne de bunun alt yapısı oluşmuş. Ukrayna ve Kırım krizinden sonra Amerika’nın ve Avrupa’nın Rusya’ya karşı bir tavrı olunca Güney Akım doğrudan Bulgaristan’ın Burgaz kentine gidecekken orada tavır konulmuş ve Türkiye’den geçmesini Rusya önermiş. Biz bu tür projelere karşı değiliz. Bu proje bize ilk olarak 4 boru hattı olarak intikal ettirildi. Bu 4 boru hattından bir tanesi doğrudan Türkiye’ye gelip, bizim BOTAŞ’ın dağıtım hattına girecek. Diğer 3’ünün de Türkiye toprakları üzerinden Yunanistan üzerinden Avrupa’ya götürülmesi öngörülüyor. Bütün bunların görüşmeleri zaman alıyor ve zaman alacak. Türkiye’ye gelecek bu boru hattının Yunanistan çıkışına kadar yapımının sorumluluğu kimde olacak, bunu Türkiye olarak biz mi yapacağız, Ruslar ile ortak mı yapacağız, bunlar daha açıklığa kavuşturulmuş şeyler değil. Bu tür anlaşmalar zaman alan şeyler. Türk Akım Projesi görüşmelerine biz karşı olmadığımızı ilan ettik, çünkü 2019 tarihinden itibaren Rusya, Ukrayna üzerinden doğalgaz sevkiyatını durduracağını söyledi. Ama Rusya’nın da Ukrayna üzerinden Türkiye’ye gelen batı hattı üzerinden bize 2021 tarihine kadar doğalgaz sağlama yükümlülüğü var. Yani Rusya bunu bir şekilde sağlamak zorunda” dedi.

    Bir hattın kurulması konusunda hem fizibilite hem de inşaat için Türkiye’nin hazır olduğunu kaydeden Alaboyun, şöyle devam etti:

    “Ama diğer 3’ü içinde hem fizibilite hem de inşaat iznin görüşmelere tabi. Bu zaman alacak bir unsur. Ruslar ile 9-10 ayda bir sonuca varmamız beklenmemeli. Biz de bazı şeyleri basından takip ediyoruz. Karşılıklı bize bir anlaşma taslağı göndermişler. Biz de bir anlaşma taslağını gayri resmi kendilerine ilettik. Bu konuda maliye bakanlığımızdan gelen görüşler doğrultusunda bizim de karşı tarafa sunacağımız anlaşma taslağı da sonuçlanmış durumda. Bunlar çok kısa sürede realize olunabilecek projeler değildir. Zaman isteyen, sadece ekonomik boyutu olmayan hem siyasi hem de diplomatik boyutu olan bir projedir.”

    Türkiye’nin doğalgazda indirim için Rusya’yı tahkime götürmesi konusunda ise Alaboyun, şunları söyledi:

    “Biz tahkime gittik. Rus tarafı bu konuda bize vermiş olduğu taahhüdü, iyi niyetini yerine getirirse tahkim öncesi bir araya getiririz. Bizim için alt sınır 10.25’tir. Çünkü taahhüt edilmiş bir orandır. Bizim arzumuz 10.25’in üzerinde. Burada tahkime gitmekle enerji kesintilerinde, doğalgaz kesintilerinde hiçbir şey olmaz. Biz Türkiye olarak Rusya için iyi bir müşteriyiz. Onlar da bizim için iyi ve güvenilebilir bir tedarikçidir. Bazen komşular arasında ufak tefek sorunlar olunca mahkemeye gidiyorsunuz ama anlaşmalarda gereği olarak devam ediyor. Tahkimden Türkiye eli güçlü olarak çıkar. Biz 10.25’in üzerinde bir talep için gittik. Avrupa Birliği’ne satılan fiyatlar ile kıyasladığımız zaman 10.25’in üzerinde bir fiyat talebimiz oldu.”