Etiket: Resimlerini

  • Güney Kore’den kaya resimlerini görmeye geldiler

    Adıyaman’da Paleolitik Dönem’e ait olan kaya resimlerini görmek için Güney Kore’den heyet geldi.

    Atatürk Baraj Göletinin sularının çekilmesiyle ortaya çıkan kaya resimleri Dünyada bugüne kadar hiç görülmemiş, içerisinde sunum çukurlarının yer aldığı ‘dinsel’ tarihi alan bulunmuştu. Paleolitik Dönem’e ait olan ve kazıma tekniği ile yapılan stilize figürler ile ‘av sahnesinin’ resmedildiği ana kayanın ‘Yamaç yerleşkesi’ olduğu tahmin ediliyor. İnsan, dağ keçisi, at, kurt, tilki, leylek gibi çeşitli hayvan figürleri ve değişik şekiller ana kayada yer alıyor.

    Güney Kore’de su altında kalan kültür varlıklarını nasıl korunabileceği ve kültür varlıkları ile ilgili bilgi alışverişinde bulunmak için gelen heyete Müze Müdür Vekili Mehmet Alkan eşlik etti. Tekne ile eserin bulunduğu bölgeye giren heyet, su seviyesinin yükselmesinden dolayı eserleri göremedi. Müze Müdür Vekili Mehmet Alkan’dan bilgi alan Güney Koreli heyet, resimlerin nasıl korunacağı ile ilgili bilgiler edinmeye çalıştı.

    Heyette Ulsan Büyükşehir Meclisinden Meclis Yönetim Başkanı Duck Kwon Yoon, Meclis Yönetim Başkan Yardımcısı Sun Mi Kim, Meclis Üyesi Ho Geun Go, Meclis Üyesi Mi Hyung Kim, Meclis Üyesi Jong Hak Son, Meclis Yönetim Başkanı Yoon İl Kim, Meclis Yönetim Yardımcısı Min Hui Lee ve Meclis Yönetim Yardımcısı Yoon Ho Cha yer aldı.

  • Tez konusu mezar taşlarının karakalem resimlerini yapıp sergiledi

    Balıkesir’de Kuva-i Milliye Müzesi’nde açılan mezar taşları sergisi ilgi gördü.

    Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü yüksek lisans öğrencisi Gülcan Kaba, Burhaniye mezar taşlarını tez konusu yaptı. Gülban Kaba, 6 ayda binlerce mezar taşını inceledi ve seçtiklerinin karakalem resimlerini yaptı. Gülcan Kaba, daha sonra bu çalışmalarını Kuva-i Milliye Müzesi’nde sergiledi. 16 eserin yer aldığı sergi 10 Ekime kadar açık kalacak.

    Serginin açılışına katılan Belediye Başkan Yardımcısı Cemal Akkılınç, ”Hayatımda ilk defa böyle bir sergiye katılıyorum. Kendisini bu çalışmalarından dolayı tebrik ederim. Hakikaten çok ilginç, sürprizlerle dolu bir sergi. Her biri değişik anlamlar ifade ediyor. Burhaniye’mizin değişik merkez ve köylerini tek tek gezerek bir tez hazırlamış. Kendisine eğitim hayatında ve gelecekte başarılar diliyorum” dedi.

    Tarihi mezar taşlarının büyük ilgisini çektiğini Gülcan Kaba, ”Mezar taşı deyip de geçmemek gerekiyor. Her taşın ayrı bir anlamı var. Alim, asker, din adamı, çocuk, genç, kadın gibi herkesin rütbesi taşlardan belli oluyor. Ecdadımızın estetik zevkini, sanatını göstermek istedim. İncelediğim taşlardan bazılarının karakalem resimlerini yaptım. Daha sonra bunları sergilemeye karar verdim” diye konuştu.

  • Öğrencilerin Resimlerini Montajladığı İddia Edilen Öğretmen Açığa Alındı

    Bolu’da kız öğrencilerin vesikalık fotoğraflarını montaj yaparak sosyal medyada yaydığı iddiası edilen bir öğretmen açığa alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Bolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğretmen H.K., 4 kız öğrencinin vesikalık resimlerini çekerek, bikinili kadın fotoğraflarının vücut bölümleriyle birleştirip bunları öğrencilere gönderdiği iddia edildi. Öğretmenin ayrıca bu resimleri sosyal paylaşım sitesinde yaydığı iddia edilirken, H.K. hakkında soruşturma açılarak açığa alındı.

    Öğrenci velilerinin durumu öğrenmeleri sonrasında karakola giderek şikayetçi oldular. H.K. polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Savcılığa sevk edilen öğretmen serbest bırakıldı.

    AİLELER ŞİKAYETLERİNİ GERİ ALDI

    Öte yandan, Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü H.K. hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Okul yönetimi, öğretmenin böyle bir şey yapmadığını, olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ifade ettiler. Geçtiğimiz hafta Bahçelievler Karakolu’na giderek şikayette bulunan ailelerin, şikayetlerini geriye aldıklarını belirtildi.

  • Ellerini Kullanamayan 51 Yaşındaki Ressam, Resimlerini Ağzıyla Yapıyor

    Yozgat’ta, bedensel engelli Narin Işık (51), ağzı ile yaptıkları yağlı boya tabloları sergiliyor.

    Yozgat’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yozgat İl Müdürlüğüne ait Rehabilitasyon ve Bakım Merkezinde kalan Narin Işık, kollarını kullanamadığı için ağzında tuttuğu fırçayla resim yapıyor. 3 yaşında geçirdiği çocuk felci hastalığı ile tekerlekli sandalyeye mahkum olan Işık, 44 yaşında da kollarını kullanamaz hale geldi. İç dünyasını ve hayallerini ağzı ile yağlı boya ile resme döken Narin Işık, yaşama sevinci ile çevresindeki insanlara da örnek oluyor.

    Usta ressamlara taş çıkartan engelli kadın Işık, kara kalem çalışması ile başladığı resim sevgisini yağlı boyaya dönüştürdüğünü söyledi. Bugüne kadar ağzı ile 434 adet yağlı boya tablo yatığını ifade eden Işık, “ 2007 yılında kollarımı kaybettim buna rağmen hayattan hiç bir zaman yılmadım. Ben şuanda bedensel bitkinim sadece ağzım ve kafamla hareket ediyorum. 7 yıldır sergi açıyorum. İnsanlara örnek olmak istiyorum. Benim gibi insanları sağlıklı insanların görmesini istiyorum. Televizyondan gördüğüm kadarıyla insanlar boşa kavga içindeler. Birbirlerine destek olmalı Dünyada barış, sevgi olmalı. İnsan insanı parçalamamalı. Ben bu mücadeleyi veriyorsam sağlıklı insanlar bunu takdir etmeli” dedi.

    7 yıldır yağlı boya çalışmasını yaptığını ve bu zamana kadar toplam 434 adet yağlı boya resim yaptığını ifade eden Işık “Ellerimi hiç kullanamıyorum ağzımla resim yapıyorum. Ağız ile resim yapması çok zor ama buna rağmen severek çalışıyor ve yapıyorum. Resim yapmayı çok seviyorum. O resim benim bir kalbimdir” diye konuştu.

  • Hiç Görmediği Yerlerin Resimlerini Yapıyor

    Eskişehir’de yaşayan ve yüzde 100 görme engelli olan İlker Ertuğrul, hiç görmediği yerlerin resimlerini öğretmeninin anlatmasıyla hayalinde canlandırarak resimleştiriyor.

    İlker Ertuğrul, 10 yaşında yapılan yanlış bir ameliyat sonrası durumunun düzelmesi yerine sol gözünü de tamamen kaybetti. Buna rağmen hayattan kopmayarak kendini eve hapsetmeyen Ertuğrul, Eskişehir Valiliği’nin açtığı Engelliler Koordinasyon Merkezi’nde eserlerini yapmaya devam ediyor. Braille Alfabesini kullanarak yaptığı resimleri şimdilerde boyayarak görsellik katan İlker Ertuğrul, “10 yaşında yanlış bir ameliyat sonucu sol gözümü kaybettim. 20 yaşımda resimle tanıştım. Şevki hocam, Braille Alfabesi’nden resim yapabileceğimi söyledi. Ona çok teşekkür ediyorum, bana öncülük ettiği için. 15 seneden beri bu kabartma resimle uğraşıyorum. Yaptığım resimler beyaz kağıda kabartma şeklinde olduğu için kimse anlamıyordu. Şimdi boyayarak görselleştirdiğimi düşünüyorum. Engelliler Koordinasyon Merkezi’ne ve emeği geçen öğretmenlerime de teşekkür etmek istiyorum” dedi.

    “ODUNPAZARI EVLERİNİ DOKUNARAK ÇİZDİM”

    Eerleri nasıl yaptığını anlatan görme engelli İlker Ertuğrul, öğretmeninden büyük yardım aldığını söyledi. Yaptığı eserleri çevresindekilere hediye eden Ertuğrul, “Odunpazarı evlerini hiç görmedim. Hatırlamıyorum, ama dokunarak Odunpazarı evlerini yaptım. Hiç görmediğim Erzurum Çifte Minaresini çizdim. Emine hocam anlattı, ben de çizdim. Hocam, boyamasında da yardımcı oldu. Kız Kulesini hayal meyal hatırlıyorum. Emine hocam anlatırken Kız Kulesini çizmiştim. Martıları da yanına iliştirdim. Kız Kulesini çizerken sanki ona ulaşmaya çalışıyormuşum hissi oluştu bende. Canlı olarak nasıl bir yer olduğunu görmedim. Görmek de isterdim aslında. Şu an Türkiye’yi çizmek isterim. Dağlarını ve ovalarını çizmeyi istiyorum. İstanbul’un güzel yerlerini mutlaka çizmek isterim” şeklinde konuştu.

    “ÖRME ENGELLİLER EVE KAPANMASINLAR”

    Her görme engellinin bir yeteneğinin olduğuna dikkat çeken İlker Ertuğrul, eve kapanmanın çözüm olmadığını dile getirdi. Her kurumun bir engelliyi kabul etmesinin güzel bir örnek olacağını vurgulayan Ertuğrul, “Öğretmenlerim bir kartona istediğim şekli çiziyorlar, onu kesiyorlar. Mesela bir eserimde kalplerin arasında bir kelebek var. O kelebeği ben hiç görmedim. Hocam bir kartona çizdi ardından kesti. Ben de dokunarak çizdim. Daha güzelini yapmak istedim ama bu kadar oldu. Bazı şeylerde kabiliyetim sınırlı. Yaptığım eserleri görmek isteyenler Engelliler Koordinasyon Merkezi’ne gelerek görebilirler. Görme engellinin nasıl resim yaptığını bir kere daha göstermek isterim. Eserlerimi ilk yaptığım zaman boyamamı istediler. Tepkiler güzeldi. Onları dinleyerek kendimi geliştiriyorum. Mutlaka her görme engellinin bir yeteneği vardır. O yeteneklerini ortaya çıkarsınlar. Evlere kapanmasınlar. Ben kapanmadım, bu eserler çıktı ortaya. Her kurum bir engelliyi kabul etse, çok güzel şeyler çıkar” ifadelerini kullandı.

    “HAYATA FARKLI GÖZLERLE BAKMAMIZA SEBEP OLUYOR”

    Eskişehir Valiliği’nin 2009 yılında kurmuş olduğu Engelliler Koordinasyon Merkezi’nin Müdürü Sibel Önal ise, engellilere sıcak bir yuva olmak istediklerini söyleyerek şöyle konuştu;

    “Eskişehir’de bir çok engelli var. Eskişehir Valiliği tarafından 2009 yılında kurulan bir kurumuz. Bir çok ilde yok. Burada bizim amacımız engellilere bir sıcak yuva olmak. Onlara istihdam sağlayacak kurslar açıyoruz. İlker, Eylül ayında bize ulaşmış. Biz onun elinden tuttuk. Öğretmenimiz de kendisine destek oluyor. Görme engelli ancak hayata küsmemiş. Hatta burada yaptığı esprilerle bizi güldürüp, hayata farklı gözlerle bakmamıza sebep oluyor. Girişteki masa üzerinde bir bardak vardı. İlker onu geçerken devirmiş. Ben İlker’e sonraki geçişinde ‘Dikkatli ol, su dökülmüş’ dediğimde, ‘Ya hocam körün biri çarpıp devirdi onu’ diye cevap verdi. Birisine ya da bir şeye çarptığında ‘Kör müsün kardeşim görmüyor musun beni?’ diyor. Resim konusunda öğretmenimiz de kendisine yardımcı oluyor. Tabletle çalışmalar yapıyor. Bir alışveriş merkezinde sergi açtığımızda vali bey ile tanıştılar. Valimiz de kendisine çok ilgi gösterdi. Hatta onun için hazırladığımız bir tablo da var. Onu da götürerek hediye edeceğiz. Geçenlerde okullar tatil oldu. O gün İlker kuruma geldiğinde kendisini biraz durgun gördüm. Ne olduğunu sorduğumda ‘Çocuklarım karne aldı ama ben göremedim’ dedi. Evet bu beni çok etkiledi açıkçası. O yüzden insanlardan engelli vatandaşlara daha farklı yaklaşmalarını istiyorum ama istenildiğinde tüm engellerin aşılabileceği kanaatindeyim.”