Etiket: rektör

  • Akdeniz Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal:

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal küreselleşme nedeniyle ekonomik ve sosyal alanda sınırların aşılması bilgi üretme ve bilgi aktarımı, bireysel beceri ve yeterlilik geliştirmenin toplumların uluslararası alanda rekabet güçlerini belirleyen temel faktörler olarak öne çıktığını ifade ederek, sürecin yönetilmesinde yükseköğretim kurumlarına önemli görevler düştüğünü söyledi.

    Yazılı bir açıklama yapan Rektör Vekili Prof. Dr. Ünal, “Günümüzde yükseköğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve topluma hizmet işlevlerini yerine getirirken daha rekabetçi girişimci ve yenilikçi anlayışla hareket ederek, uluslararası boyutu yükseköğretim kurumunun eğitim-öğretim, araştırma ve topluma hizmet fonksiyonuna sistematik olarak dahil etme zorunlulukları bulunmaktadır.” dedi

    Prof. Dr. Ünal, 1982 yılında kurulan Akdeniz Üniversitesi’hin, halen 18 Fakülte, 7 Enstitü, 4 Yüksekokul, 1 Konservatuvar, 11 Meslek Yüksekokulunda eğitim öğretim yapan 60 bin öğrencisiyle, 2400 akademik personeli ve 2000 idari personeliyle öğrenci odaklı eğitim programları, nitelikli araştırma-geliştirme ve topluma hizmet çalışmalarını bütüncül bir yaklaşımla sürdürdüğünü işaret ettiği açıklamasında ” Uluslararası saygın bir üniversite olma yolunda hızla ilerleme, Avrupa Yükseköğretim Alanında önemli bir aktör olarak rol alma azmi ve kararlılığı içinde gelecek yıllarda dünya sıralamasında hak ettiği yere gelmesi için tüm enerjisiyle misyonuna odaklanacaktır.” diye konuştu.

    ÜNİVERSİTE İMAJINA ZARAR VERDİRMEYECEĞİZ

    Akdeniz Üniversitesi’nin misyonuna odaklanmasını ve bu kapsamda bilimsel bilgi üretimi, araştırma – geliştirme ve üretmiş olduğu bilgiyi aktarma çalışmalarında seçkin bir üniversite olma yolunda hızla ilerlemesini amaçladığını ifade eden Prof. Dr. Ünal şöyle dedi: “Üniversite olarak, bilgiyi ve bilimi şehrimiz, bölgemiz ve tüm insanlığın hizmetine sunmak toplumsal sorunlara duyarlılık göstermek önceliğimizdir. Söz konusu bu misyonumuzu yerine getirirken kurumsallaşma ve liyakatı önceleyen katılımcı, şeffaf, hesap verebilen bir yönetim anlayışı ile üniversitede huzurlu bir çalışma ortamı yaratmak temel amacımız olacaktır. Yönetim anlayışımızla çalışanlarımızın kuruma aidiyet duygusunu güçlü hale getireceğiz, ancak kuruma ve üniversitemizin imajına zarar verilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.” .

    Rektör Vekili Prof. Dr. Mustafa Ünal, yönetimlerinde alınan yönetsel kararların yasalar çerçevesinde ve hukuk kuralları içinde olmasına özen göstereceklerini de sözlerine ekledi.

  • Rektör Coşkun, Argeti Çalışmaları Hakkında Bilgi Verdi

    Gaziantep Üniversitesi Teknopark toplantı salonunda gazetecilerle bir araya gelen Rektör Yavuz Coşkun, ARGETİ çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Gaziantep Üniversitesi Rektörü Yavuz Coşkun’un gazetecilere tanıtımını yaptığı AR-GE ve inovasyon projeleri, ’Fikri olan yeniden beri gelsin’ sloganıyla anlatıldı. Tektör Coşkun, ARGETİ’de herkesin fikrini ortaya koymak ve sergilemenin imkanı olduğunu, fikirleri iş dünyasına tanıtmak, anlatmak ve sergilemek için Gaziantep’in en önemli platformu olmak adına önemli adımlar atmak olduğunu söyledi. 3 gün öncesinde Sanayi Bakanlığı müsteşarının ekibiyle birlikte Gaziantep’e gelip, AR-GE merkezleri konusunda Gaziantep’in biraz daha ileriye taşınması hususunda bir toplantı yaptıklarını söyleyen Gaziantep Üniversitesi Rektörü Yavuz Coşkun, iş dünyasının, önde gelen firmalarıyla, AR-GE Merkezleri toplantısında kendilerinin çaba gösterdiklerini ifade etti. Yavuz Coşkun, “Amaç Gaziantep’te özel sektörde şu anda bir tane olan ARGE merkezlerini daha fazla rakamlara çıkması. Şunu iyi biliyoruz ki bir bilgiyi, bir ürünün içine gömülmediği zamanlarda, bu ürünün değeri yeterince gerek ihracat açısından, gerek tüketim açısından, son derece kıymetlidir. Bizim Türkiye’de üretilen mallarımızın, yüzde 99’u düşük yada orta derecede düşük diyebileceğimiz orta karakterde olduğunu, öbür tarafta ise ancak yüzde biri bulan, anlamda teknoloji ve bilgi yoğunluğu, ürününün olduğunu, düşünürsek o zaman biraz daha, teknoloji yoğunluğunun biraz daha tüm iş dünyamızda ve ülkemizde hakim olması lazım. Avrupa Birliği ülkelerine baktığımızda, yüzde 2 oranında total bütçe oranında, AR-GE’ye pay ayırdıklarını görürüz. Finlandiya bu konuda 80’lerde başlamış. Ve ARGE için çok iyi bir örnektir ki yüzde 3,5 ve 4’lere çıkabilen, ve ARGE kültürünü ta ilkokuldan itibaren Üniversiteye kadar, tüm iş dünyasına tüm ilgili kamu ve özel sektörü taşıyan bir anlayış oturtmaya çalışmış. Bununda semeresini görmüştür” şeklinde konuştu.

    AR-GE çalışmalarındaki amaçları hakkında bilgi veren Yavuz Coşkun “Biz hem öğrencilerimize hemde arkadan gelen ortaöğretim öğrencilerine, bu anlayışı yaygınlaştırmak, kaldı ki öbür taraftan iş dünyasına, bu fikri daha çok aşılamak ve iş dünyasını bu anlamda daha motive etmek adına bu ARGETİ toplantılarını son yıllarda ısrarla ve kararlılıkla devam ettiriyoruz. Buradaki amacımız hem kendi öğrencilerimizin buluşları çalışmaları, bunları sergilemek, ve bunların içerisinden ticarileşebilecek, ürünleri öne çıkarmak, bu ticarileşebilecek ürünleri, iş dünyasıyla buluşturarak, bir kapital bir sermaye gereksinimi varsa, onları yatırıma dönüştürmek” ifadelerini kullandı.

  • Rektör Elmas, Türkiye’de Sistem Değişikliğine Dikkat Çekti

    Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Türkiye’de hizmetler konusunda bir tur daha yukarı çıkmak için sistem ve mantalite değişikliğinin şart olduğunu söyledi.

    Sakarya Üniversitesi olarak yaptıkları çalışmaların özünde yönetim ve mantalite değişiminin önemli olduğunu gördüklerini ifade eden SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Bugün dünyada neyi yönetiyorsanız, liderlik, toplumla birlikte yönetebilme ve sorumluluk çok önemli. Türkiye’de üniversitelerin veya kamu kurumlarının şuandaki yönetim sistemi bu mantalitede değil. İşin özü mevcut kuralları işletmekten, durumu kurtaran işler yapmak yerine, hedefler doğrultusunda insanları motive edip geleceğe yönelik hedeflere ulaşma söz konusudur. Bunun da özünde her kurumun liderlik yapacak kişisinin, kurumun başından sonuna kadar ortak hedefler doğrultusunda yürümesi ile mümkün. Bunun özü de mantalite değişiminde yatıyor” dedi.

    “YÖNETİMDE BAŞKANLIK SİSTEMİ VEYA LİDERLİK SİSTEMİNİN İLERİYE GİTMEDE DAHA ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

    Sistemlerin mevcut kurallar çerçevesinde değil hedefler doğrultusunda yönetilmesi gerektiğini savunan Rektör Elmas, “Belediyelerimizde, diğer kamu kuruluşlarımızda hatta devletimizin yönetiminde de Başkanlık Sistemi veya bir liderlik sisteminin daha ileriye gitmede çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yoksa mevcut sistemlerle, mevcut kuralları uygulayarak ileri gitmenin mümkün olmadığı görüşündeyim. Aslında ismin önemi yok, sistemin değişmesi gerekiyor. Bunun da özünde liderlik, hedef odaklılık ve toplumla birlikte yaparak duruma değer katma, şeffaflık ve hesap verme var. Dolayısıyla mevcut sistemden daha açık, daha parlak bir bakış açısı ve anlayış. Bir tur daha yukarı çıkmak için sistem değişikliği şart” diye konuştu.

  • Rektör Coşkun, TBMM Başkanı Kahraman’ı Ziyaret Etti

    Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun ve Bayburt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Nasrullah Hacimüftüoğlu ile beraber, TBMM Başkanlığına Seçilen AK Parti İstanbul Milletvekili Kültür Eski Bakanı İsmail Kahraman’a Ankara’da hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdiler.

  • Rektör Gönen’in Dünya Engelliler Günü Mesajı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle mesaj yayımladı.

    Rektör Gönen, engelliliğin, yalnızca engelli bireylerin ya da ailelerinin içinde bulunduğu bir sorun olmadığını, sosyal boyutlarıyla halkı ve sivil toplum kuruluşlarını da yakından ilgilendiren ve toplumdaki herkesin ortak çabasını gerektiren bir konu olduğuna dikkat çekti.

    “Engelli haklarını ve bu konuda yapılacak hizmetleri; eğitim, istihdam, rehabilitasyon, sağlık ve sosyal anlamda tüm yönleriyle bir bütün olarak ele almak gerekmektedir” ifadelerini kullanan Gönen, mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Hiçbir engelliliğin bilerek ve isteyerek olmadığını ve her normal insanın bir engelli adayı olduğu gerçeğini aklımızdan çıkarmayalım. Yaptığımız hizmetlerde de bu vatandaşlarımızı ötekileştirmeden hareket edelim. Kentimizde bu konudaki toplumsal duyarlılık ve bilinçlilik düzeyinin ülkemiz ortalamasından oldukça yüksek olması son derece sevindirici bir durumdur. Kendilerine inanıldığında ve fırsat verildiğinde, engel tanımadan ve herkes kadar başarılı ve üretken olabildiklerini sanat, spor ve kültürel alanda her fırsatta kanıtlayan engelli vatandaşlarımız, bu başarılarıyla toplumun geneline de örnek olmaktadırlar. Bu anlamda yapılacak en önemli hizmet, onlara beceri ve yetenekleri doğrultusunda iş ve üretim imkanı sağlayarak onları üretken ve toplum için verimli birer insan kaynağı haline getirmektir. Bu duygu ve düşüncelerle bütün engelli vatandaşlarımızın Dünya Engelliler Günü’nü kutlar, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dilerim.”