Etiket: Rekoltesi

  • Borsa Başkanı Özcan’dan tahmini kayısı rekoltesi açıklaması

    Borsa Başkanı Özcan’dan tahmini kayısı rekoltesi açıklaması

    Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, bu yıl açıklanan tahmini kayısı rekoltesinin Tarım İl Müdürlüğü tarafından oluşturulan komisyonun belirlediğini belirterek, “Bu yıl enteresan iş oldu. 30 yıldır tahmini rekolte tespiti yapılıyor. Bu yıl rekolte tartışması üzerinden bir lobi oluşturuluyor, başka bir şey hedefleniyor” dedi.

    Vuslat TV’de katıldığı programda kayısı rekoltesi ile ilgili tartışmalara değinen Borsa Başkanı Özcan, 30 yıldan beri rekolte tahminini Tarım İl Müdürlüğünün yaptığını belirterek, bazılarının lobi oluşturmayı amaçladığını iddia etti. “Başka bir şey hedefleniyor” diyen Özcan, Malatya Ticaret Borsası olarak bu tartışmaların dışında kaldıklarını belirtti. Rekolte konusunda bir açıklamasının şu ana kadar olmadığını belirten Özcan, “Sebebi de şu. 30 yıldır yaş ve kuru kayısı tahmini rekolte belirleme kurumu ve kuruluşu bellidir. Tarım İl Müdürlüğü. Tarım İl Müdürlüğünün belirlediği bir komisyon mevcuttur. Hatta bu komisyon geçen yıl yedi kişiden oluşturuluyordu bu yıl 10 kişiden oluşturuldu. Bu komisyondan önce kamuoyunu manipüle edici açıklamalardan uzak durun diyordum, ihracata zarar vermeyelim. Mahsulümüz az biz bunun farkındayız. Ama bu mahsul hiç yok deyip piyasaya gelecek olan tüm aktörlerin önünü kestiğiniz anda rekabeti kızıştıramazsınız. Ne kadar çok oyuncu gelirse ne kadar çok talep olursa fiyattaki yükseliş de o kadar hızlı olur. Rekolte bizim için çok önemsiz bir şey, biz ürünü değerlendirmeye odaklanacağız” ifadelerine yer verdi.

    Kuru ve yaş kayısıda kalıcı ve uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiğini de dile getiren Özcan, “Bunlar sığ gereksiz tartışmalar” dedi.

    Daha önceki yıllarda Tarım İl Müdürlüğünün, Valilikle beraber rekolte tahminini paylaştığını anımsatan Özcan, “Geçtiğimiz yıl Valimiz ile Ticaret Borsasında rekolteyi açıkladık. Bu yıl Tarım Bakanlığı bize yazı gönderdi ve tahmini rekolte açıklama yetkisini kendi bünyesine aldı. Daha sonra Bakanlık bundan vazgeçip tekrar Tarım İl Müdürlüğüne açıklama yetkisini verdi” diye konuştu.

    Tahmini rekoltede sapmaların olabileceğini de belirten Özcan, “Ancak sapmaların yüzde 20 oranlarında değişmesi durumunda bu açıklamayı yapan arkadaşlar kamuoyuna hesap verir. Tarım İl Müdürlüğü başıboş bir kurum değil. Bu kurumunda bağlı olduğu bir bakanlık var. Kurum da diyor ki bizim son yıllarda yaş ve kuru kayısı tahminlerimiz çok sağlıklıdır, rakamlarda ortada. Ben bu açıklanan rekolteyi savunmuyorum, kimsenin avukatı değilim ama kamuoyunu manipüle etmemek için kaygı ve endişe ile bakıyorum. Eğer yüzde 20 oranlarında sapma olursa Tarım İl Müdürlüğü çıkar kamuoyuna bunun hesabını verir” dedi.

  • Antep fıstığında tahmini Türkiye rekoltesi 388 bin ton

    Antep fıstığında tahmini Türkiye rekoltesi 388 bin ton

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, GTB Antep Fıstığı Tahmini Rekolte Tespit Komisyonunun 6 il, 23 ilçe ve 480 köyde yaklaşık bir aydır sürdürdüğü saha çalışmalarını tamamladığını belirterek, hazırlanan tahmin raporuna göre Türkiye genelinde bu sene yaklaşık 388 bin ton Antep fıstığı rekoltesinin beklendiğini söyledi.

    Türkiye’nin bu artışla dünya Antep fıstığı üretiminde İran’ı geçerek ABD’nin ardından ikinci sıraya yerleşeceğini belirten Tiryakioğlu, “Bu sene ABD’de 500 bin ton, İran’da ise yaklaşık 200 bin ton bir rekolte öngörülmekte” dedi.

    MHP Gaziantep Milletvekili Dr. Ali Muhittin Taşdoğan’ın konuk olduğu, Gaziantep Ticaret Borsası, haziran ayı olağan meclis toplantısı GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

    Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkanı Tiryakioğlu, MHP Milletvekili Taşdoğan’ı GTB meclisinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, Antep fıstığına tarımsal ürün desteği sağlanması hususunda mecliste yaptığı konuşmalardan ve özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti.

    Antep fıstığının bölgenin en önemli tarım ürünlerinin başında geldiğini hatırlatan Tiryakioğlu, bu nedenle fıstık üretiminin artması, kalitesinin korunması ve ürüne katma değer sağlanması noktasında yapılan tüm çalışmaları çok önemsediklerini söyledi.

    GTB tarafından 2014 yılından bu yana Antep fıstığına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında sunum yapan Tiryakioğlu, daha sonra GTB Antep fıstığı tahmini rekolte tespit komisyonu tarafından hazırlanan raporun sonuçlarını açıkladı.

    TÜİK verilerine göre Türkiye’de 3 milyon 662 bin dekar alanda Antep fıstığı yetiştiriciliği yapılmasına rağmen ekonomik anlamda yetiştiriciliğin 3 milyon 507 bin dekar alanda yapıldığında işaret eden Tiryakioğlu, Antep fıstığında üretimin en fazla yapıldığı illerin ise Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Kilis olduğunu dile getirdi. Anılan bu 6 ilin ülke toplam üretim alanının yüzde 96’sına sahip olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, kalan yüzde 4’lük kısımda ise diğer illerin üretim yaptığını kaydetti.

    Rekolte tespit komisyonun haziran ayı boyunca Antep fıstığının en yoğun olarak yetiştirildiği 6 ilde 23 ilçe ve toplam 480 köyde, zorlu arazi ve iklim şartlarında incelemeler yaparak değerlendirmelerde bulunduğuna işaret eden Tiryakioğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Tespit komisyonumuz tarafından fıstık bahçelerindeki periyodisite (bir yıl ürün verip, diğer yıl vermeme ) durumu, erkek ağaç varlığı, hastalık- zararlı durumu, ağaçların gelişimi, sulama durumu, toprak işleme, gübreleme, budama şekli, taç hacimleri ve yaşları dikkate alınarak ağaç başına verimleri hakkında tahminler yapıldı. Raporda, İlçelere ait köylere verilen değerlerin ortalamaları alınarak ilçenin ortalama değeri bulundu. İlçelerin toplamı ise illerin toplam rekolte değerini oluşturdu. Sonuç olarak rekolte tespit komisyonumuzca yapılan çalışma sonucunda 6 ilin genelinde erkek ağaç varlığı, hastalık ve zararlı durumu, bakım şartları (sulama, gübreleme, toprak işleme, budama, vs.), doğal afetlerden zarar görme ve ağaçların taç hacimleri göz önünde bulundurularak değerlendirmeler yapıldı. Komisyonumuzun çok titiz, yoğun ve özverili çalışmaları sonucunda hazırladığı rapora göre Türkiye genelinde toplam tahmini Antep fıstığı rekoltesinin 388 bin ton olarak gerçekleşmesi beklenmekte. Bu rakam inşallah cumhuriyet tarihimizin en yüksek rekoltesini oluşturacak”

    İllere göre beklenen tahmini rekolteler hakkında da bilgiler veren Tiryakioğlu, “Bu sene yaklaşık olarak Şanlıurfa’da 156 bin ton, Gaziantep’te 148 bin ton, Siirt’te 33 bin ton, Adıyaman’da 22 bin ton, Kahramanmaraş’ta 8 bin ton ve Kilis’te ise 4 bin ton tahmini rekolte elde edilmesi beklenmekte” ifadelerini kullandı.

    Tiryakioğlu, uzun yıllar ortalamasına göre dünyada Antep fıstığı üretiminde 3’üncü sırada bulunan Türkiye’nin, 200 bin ton rekoltenin beklendiği İran’ı bu sene geride bırakarak, 500 bin ton rekolte beklenilen ABD’nin ardından ikinci sıraya yerleşeceğini de söyledi. Rekoltenin yüksek olması noktasında üreticinin ve bu işin ticaretini yapanların rahat olmalarını isteyen Tiryakioğlu, “Biz ürünümüz için tüm dünyanın ilgisini buraya çekmek istiyoruz. En son yapılan dünya kuruyemişçiler konferansında da bunun hakkında açıklamalarda bulunduk. Dış pazarların alım için buraya yönelmesini istiyoruz. Antep fıstığı artık sadece kuruyemiş olarak tüketilen bir ürün değil aynı zamanda endüstriyel bir ürün inşallah ürünümüzü dünyaya en iyi, en değerli ve en karlı şekilde pazarlamaya çalışacağız” şeklinde konuştu.

    Antep Fıstığında Tahmini Türkiye Rekoltesi 388 Bin Ton

    Antep Fıstığı Lisanslı Depoculuk

    GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı’da yaptığı konuşmada, meclis çatısı altında gerek Antep fıstığını gündeme getirerek üreticiler adına değerli çalışmalarda bulunan Milletvekili Taşdoğan’a teşekkür etti. GTB Antep fıstığı lisanslı depoculuğu hakkında bilgiler veren Akıncı, İpekyolu Kalkınma Ajansının destekleriyle yapımı tamamlanan lisanslı deponun bu sene hasat sezonunda ürün kabulüne başlayacağını söyledi.

    Fiziki olarak 10 bin ton depolama kapasitesine sahip olan deponun, Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkat çeken Akıncı, GTB koordinesinde faaliyetlerini yürütecek olan lisanslı deponun tüm risklere karşı güvenli ve sağlıklı depolama imkanı sunacağını dile getirdi.

    Akıncı, laboratuvarda sınıflandırma, sınıfına göre depolama, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ile kolay alım- satım ve bankalardan kolay kredi imkanı sağlayan lisanslı deponun devlet garantisi altında olduğunu sözlerine ekledi.

    Antep Fıstığına destek çağrısı

    MHP Gaziantep Milletvekili Dr. Ali Muhittin Taşdoğan ise konuşmasında Antep fıstığının dünyada yetiştirildiği yerle özdeşleşen ve ismi ile anılan tek ürün olduğunu ifade etti. Antep fıstığının endüstriyel tarım ürünü olduğunu belirten Taşdoğan, “Antep fıstığına destek verilmesi hususunda ürünümüzü tanıtırken daha anlaşılır olması için fındık gibi diyoruz. O zaman fındığın hak ettiğini, Antep fıstığı da hak ediyor diyoruz. Fındığa ürün bazlı destek veriliyor neden fıstığa da vermiyorsunuz diyoruz. Bu destekleri almamız gerekiyor. Borsa bu zamana kadar konuyla ilgili çok iş yaptı. Antep fıstığına TSE alınmasından, lisanslı depoculuğa kadar birçok önemli çalışmayı hayata kazandırdı. Tabi bu daha da geliştirilebilir. Neticede insan sayısı ve buna bağlı olarak üretim kapasitesi hızla artıyor. Dolayısıyla ürünümüzün değerinin de hızla artması gerekiyor. Daha çok üretmemiz gerekiyor. Ben incelediğimde ABD’deki antep fıstığının tamamının menşeinin Türkiye olduğunu gördüm. Buna rağmen ABD bizden daha fazla üretim yapıyor. Böylesi kıymetli bir üründen bahsediyoruz. Bu kıymetin anlaşılması için bu kıymeti üretenlere değer verilmesi gerekiyor. Bu işin lobisini oluşturmamız gerekiyor, ürün bazlı destek birinci isteğimiz, o olmazsa kilogram başına destek talep ediyoruz. Hatta geçen yıllarda rakam söylüyorduk, bunları şimdi yeniden güncelleyebiliriz. Destek verildiği zaman hem üretici muhafaza edilmiş oluyor hem de devletin gelir kaybı azalıyor” diye konuştu.

    Taşdoğan, Gaziantep’in ekilebilir tarım arazileri bakımından yüz ölçümünün küçük oluğunu fakat ürettiği ürün ve değerler açısında büyük bir tarım şehri olduğunu sözlerine ekledi.

  • Çeltik rekoltesi çiftçinin yüzünü güldürdü

    Kırıkkale’nin Sulakyurt ilçesine bağlı Yeşilli köyünde yaklaşık 4 bin dekarlık alanda çeltik eken çiftçiler, yaklaşık 4 bin ton ürün elde etmeyi planlıyor. Bölgede beklenen rekolte ve ürün verimi çiftçinin yüzünü güldürüyor.

    Kırıkkale’de 306 bin hektar ekilebilir alan bulunduğunu ve bunun yüzde 65-70’inde hububat tarımı yapıldığını ifade eden İl Tarım ve Orman Müdürü Sırrı Yılmaz, “Türkiye şartlarında hatırı sayılır çeltik üretimi yapan illerden biriyiz. Sulakyurt ilçesinde yaklaşık 4 bin dekarlık alanda çeltik üretimi yapılıyor. Dekara verimimiz Türkiye ortalamasının üzerinde. Normal şartlarda dekara yaklaşık 820 kilogram verim alınırken, ilimizde dekarda 900 ile bin kilogram çeltik elde edilmektedir” dedi.

    Çeltik üretiminin ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını kaydeden Yılmaz , “Çeltik üretimi Sulakyurt ilçesinde önemli gelir kaynaklarından biri. Bundan sonra bu alanla ilgili planlarımız var. Çiftçilerimizin iyi tarım uygulamaları kapsamında bir uygulaması yok. Bu yıldan sonra çiftçimizin iyi tarım uygulamaları kapsamında çeltik üretmelerini sağlayacağız. İlçede çeşit olarak Osmancık-97 tohum çeşidi ekimi ve üretimi yapılmakta. Tüketici tarafından da tercih edilen bir pirinç çeşidi. Eylül ayının sonu çeltik hasadına başlanacak. Çeltik, toplumumuzda tüketilen en temel besin maddelerinden biri. Yine çeltik, suyun içerisinde yetişen nadir ürünlerden biri. Türkiye’de kendimize yetebilecek kadar üretimimiz var. Ancak bir kısım tüketicinin damak zevki ve seçiciliğinden kaynaklı dışarıdan da ithal edilen bir miktar pirinç var. Pirinç tüketiminin yüzde 80’lik civarını kendimiz karşılıyoruz. Çeltik tohumu itibarıyla Türkiye’de çok iyi durumdayız. Trakya Araştırma Enstitüsünde 20’nin üzerinde kendi ürettiğimiz yerli çeşidimiz var” diye konuştu.

  • Hatay’da 260 bin ton pamuk rekoltesi bekleniyor

    HATAY (İHA) – Türkiye’nin pamuk üretiminin yüzde 11’inin gerçekleştiği Hatay’da bu yıl 260 bin ton rekolte bekleniyor.

    Hatay İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Çolakoğlu, kozasından çiçek evresine kadar her evresinde görsel bir şölen sunan pamuğun Hatay’da yoğun olarak Amik Ovası’nda yetiştirildiğini söyledi. Özellikle tekstil sanayinin ham maddesi olması açısından pamuğun sanayi bitkileri içerisinde önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Çolakoğlu, “2018 yılında destekleme miktarlarındaki artış pamuk maliyetlerinin ve girdilerinin aşağı çekilmesi konusunda bakanlığımız önemli bir adım atmıştır. Havza bazlı üretim modeline göre pamukta kilogram başına 8 kuruş, mazot gübre desteğinde ise dekar başına 44 TL vermek suretiyle girdilerde önemli bir katkı sağlandı” dedi.

    Türkiye’nin dünyada en fazla pamuk yetiştiren ve üreten 10 ülkesi arasında yer aldığını söyleyen Çolakoğlu, “Hatay ise pamuk üretiminde üçüncü sırada yer almaktadır. İlimizdeki pamuk üretimi 500 bin dekarı geçmekte olup, bu 500 bin dekardan elde edilen pamuk üretimi 260 bin tonu geçmektedir. Pamuk bitkisinde elde edilen elyaf, ilimiz dışındaki iplik fabrikalarına gönderilmektedir. Pamuk yağının elde edilmesi de ilimizde gerçekleştirilmekte, pamuk yağının yanında elde edilen küspe hayvan beslenmesinde önemli yer tutmaktadır. Pamuğun randımanına bağlı olarak 4 liranın üzerinde bir fiyat gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bunun karşılığı olarak pamuğun ilimize katkısı 1,5 milyar TL civarında olacağı tahmin edilmektedir” diye konuştu.

    Makinalı hasat yaygınlaşıyor

    Sezonun ilk pamuk hasadının gerçekleştiği Amik Ovası’nda ise makinalı hasat ön plana çıktı. Merkez ilçe Antakya’ya bağlı Serinyol Mahallesi’nde hasat tarım araçlarıyla yapıldı. Sezonun ilk pamuk hasadını gerçekleştiren üretici Ömer Bozkurt, 2006 yılından bu yana Hatay bölgesinde bulunan pamuk hasatlarının makina ile yapıldığını söyledi. Bozkurt, “2018 yılının hasadına başladık. Hayırlısıyla çiftçilerimize ve bizlere hayırlı olur. Bu yıl verimlilik oranımız geçen yıllara göre biraz daha geriden seyretmekte. Hava şartlarından dolayı oluşan mücadelemiz, ilaçla, haşereyle mücadelemiz biraz bizi etkiledi. Fiyatların biraz daha yükselmesi bizim için, çiftçilerimiz için daha iyi olacak” dedi.

    Makinalar tarafından gerçekleştirilen hasadın ardından tarım araçlarının ulaşamadığı pamuklar ise işçiler tarafından toplanarak çuvallara konuluyor.

  • Milas’ta 2500 ton zeytinyağı rekoltesi bekleniyor

    İlgili kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla Milas Ziraat Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda, önümüzdeki hasat döneminde Milas’ta 2500 ton zeytinyağı rekoltesi beklendiği açıklandı.

    Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) koordinatörlüğünde, zeytin ve zeytinyağı üretim sezonuna ilişkin sağlıklı ve güvenilir verileri sağlamak amacıyla 2018-2019 üretim sezonu için Zeytin ve Zeytinyağı Rekoltesi Ulusal Resmi Heyeti tarafından tüm zeytin yetiştirilen bölgelerde zeytin ve zeytinyağı işletmeleri, ilgili kurum-kuruluş ve kişilerle görüşülerek ulusal ürün tespit çalışmaları başlatıldı.

    Kuzey Ege ve Marmara, İzmir ve çevresi, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu ve Güney Ege olmak üzere eş zamanlı yapılan çalışmalar kapsamında Güney Ege olarak Milas Ziraat Odası’nda zeytinyağı rekoltesinin belirlenmesi için toplantı gerçekleştirildi.

    Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, S. S. 153 Nolu Milas Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Kamil Gül, Milas Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Mühendisi Ümit Özgüç, MİZO’da görevli Ziraat Mühendisi ve Tarım Danışmanı Abdullah Öz, Milas’ın memecik türü zeytinlerinden ürettiği zeytinyağlarıyla dünya çapında ödüller alan üretici Ali Osman Menteşe, İzmir Zeytincilik Araştırma Merkezi’nden Yüksek Ziraat Mühendisi Özgür Dursun, İzmir TARİŞ’ten İsmail Çırak ve Kristal Zeytinyağları’ndan Ziraat Mühendisi Abidin Sezen katıldı.

    Kurum ve kuruluş temsilcilerinin Milas bazında gözlemlerine dayanarak öngörülerini sunduğu toplantıda konuşan Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, “Benim şahsi fikrim belirleyeceğimiz rekoltenin yağ oranları düşük çıkabilir. Nedeni şu kilogram başına zeytinyağı oranı düşük. Tabi bu zeytin ne zaman fabrikaya girer o zaman sonuçlar daha net ortaya çıkar. Hasadın gecikmesi de zeytindeki yağ oranının düşmesine neden oluyor. Bu gibi faktörler de zeytinyağı rekoltesini etkileyecektir. Bölgemizde yüzde yüz doluluk oranı olmuş olsa bu zeytini işleyecek ne makine ne de insan gücü maalesef yok. Çünkü köyler boşaldı işçi yok. Kalabalık zeytin çiftliği olanlar var ama zeytini işleyecek insan bulamıyorlar. Hasadın gecikmesi çiftçimizin ihmalinden değil insan gücünün bulunamamasından kaynaklanıyor. Allah versin isteriz ki bol bol zeytinimiz olsun ama bu sorunların da çözülmesi gerekiyor. Geçen yılki yüzde 60 rekolte tahminimizi, sahada gördüğümüz zeytinlikler için söylemiştik. Benim tahminimce dolu yılda 22 bin ton zeytinyağı olduğunu düşünürsek eğer bu yıl yüzde 10 dolulukla birlikte ilçemizde 2200-2500 ton yağ çıkacağını düşünüyorum.” dedi.

    Son dönemde çiftçiye dağıttıkları plastik kasalarda toplanan dip zeytinini, baş zeytinini ve organik zeytini ayrı ayrı makinelerde sıkım yaptıklarını belirten S. S. 153 Nolu Milas Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Kamil Gül, zeytinyağı rekoltesine yönelik yapılan öngörülerin tahmin olduğuna dikkat çekerek, “Ben bu yıl zeytin göremiyorum arkadaşlar. Duyumlarımıza göre bölüm bölüm Bafa Gölü kenarında, Ören’de, Kazıklı’da az da olsa zeytin olduğu görülüyor.” dedi.

    Milas’ın memecik türü zeytinlerinden ürettiği zeytinyağlarıyla dünya çapında ödüller alan üretici Ali Osman Menteşe de önümüzdeki hasat döneminde ciddi oranda rekolte düşüşü yaşanacağını öngördüğünü belirterek, yanında getirdiği hastalıklı zeytin tanesini göstererek zararlılara dikkat çekti.

    Zeytin ağacının çiçek döneminde ve meyveye döndüğü aylarda nemli bir havanın hakim olması sebebiyle zeytin antraknozu, zeytin sineği gibi zararlıların aktif olduğunu ve mantar hastalıklarında artış olduğuna dikkat çeken ziraat mühendisleri Öz ve Özgüç, Milas’ta bazı zeytinliklerde çeşitli mantar hastalıklarında ciddi artış gözlediklerini ve bu durumun rekoltede düşüşe neden olabileceğini ifade ettiler.

    Öte yandan toplantıda, son dönemde zeytinyağında tağşiş (hileli karışım) yapanların gerçek üreticiyi zor duruma düşürmekle beraber vatandaşların sağlığıyla oynadığına vurgu yapıldı ve yetkililerin bu konuda denetimleri artırmaları talep edildi.

    Toplantıya katılan diğer ziraat mühendislerinin de görüşlerini belirtmesiyle, bu yıl için Milas’ta 2500 ton zeytinyağı rekoltesi beklendiği açıklandı.