Etiket: Rekolte

  • Karan: “Yeni sezonda rekolte düşük gibi görünüyor”

    Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yeni sezon öncesi serbest piyasada 10 liranın altında bir fiyat oluşturulmaya çalışıldığını belirterek bu duruma asla ve asla müsaade etmeyeceklerinin söyledi.

    Karan yaptığı açıklamada yeni fındık sezonu, fiyat noktasında algı oluşturularak, üreticinin alın terini düşük fiyata kapatabilmek için düğmeye basıldığını ifade etti.

    Fındık tarımı yapılan illerde 2018 yılı tahmini fındık rekoltesinin tespiti için çalışmaların sürdüğünü belirten Karan, ilk tespitlere göre bu yıl rekoltenin geçen yıla oranla düşük olduğunun gözlemlediğini, bunu bilen tekelci zihniyetinde şimdiden harekete geçtiğini kaydetti.

    Nurittin Karan, fındıkta oluşan tekele karşı, üreticinin tek tutar dalının devlet olduğunu belirterek “Piyasa manipüle edilmeden, piyasada bir fiyat oluşmadan Toprak Mahsulleri Ofisi fındık alım kampanyası ve fındık taban fiyatını bir an önce belirleyerek kamuoyu ile paylaşmalıdır. 1 Temmuz itibariyle TMO elindeki eski fındıkları 13.25 liradan satışa sunacağını göz önünde bulunduracak olursak, yeni sezonda alım fiyatı bu rakamın altında olmamalıdır. 13.25 liranın üzerinde açıklanacak olan bir fiyat hem üreticinin yüzünü güldürecek hem de, tekelcilerin oyununu bozacaktır. Kazanan fındık üreticisi ve Türkiye olacaktır. Ayrıca TMO’nun fındık alım kampanyasına bu sezon FİSKOBİRLİK’te dahil edilmelidir. Fındık sektöründe bir denge unsuru olan FİSKOBİRLİK’in alım kampanyasına dahil edilmesi ve bir yerinde olması TMO’nun gücüne güç katacaktır” dedi.

    Karan açıklamasında, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ülke adına hayırlı olmasını da dileyerek, fındık üreticisi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulacak olan yeni hükümet sisteminden umutlu olduklarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük oranda destek veren fındık üreticisinin bu karşılığını göreceğini ifade etti.

  • Antep fıstığında beklenen rekolte 209 bin ton

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Antepfıstığı Rekolte Tespit Komisyonu tarafından 2018 yılı Türkiye Antep fıstığı rekolte tahmini açıklandı. Antep fıstığı üretiminin en fazla yapıldığı 6 ilde yaklaşık iki aydır sürdürülen saha çalışması sonuçlarına göre, bu yıl Türkiye’de Antep fıstığı rekoltesinin 209 bin 617 ton olarak gerçekleşmesinin beklendiği ifade edildi.

    GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, GTB Antepfıstığı Rekolte Tespit Komisyonu tarafından hazırlanan rekolte tahmin raporu sonuçlarını meclis toplantısında açıkladı.

    Antep fıstığında verimli bir hasat sezonu beklediklerini kaydeden GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, “Borsamız tarafından oluşturulan ve içerisinde ziraat mühendislerinin yanı sıra uzmanlar ile bölge çiftçilerinin de yer aldığı teknik heyet, iki ayı aşkın bir süredir bölgede devam eden saha çalışmalarını tamamladı. Rekolte tespit komisyonumuzun hazırladığı rapora göre bu sene ülkemizde toplam Antep fıstığı üretiminin 209 bin 617 ton olarak gerçekleşmesi beklenmekte” dedi.

    Türkiye’de 56 ilde Antep fıstığı yetiştiriciliği yapılmasına rağmen ekonomik anlamda yetiştiriciliğin Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt, Adıyaman, Kilis ve Kahramanmaraş illerinde yapıldığına dikkat çeken Tiryakioğlu, bu illerin ülkedeki toplam üretimin yüzde 90’ını karşıladığını ifade etti.

    Rekolte tespit komisyonunun nisan ve mayıs ayları içerisinde Antep fıstığının yoğun olarak yetiştirildiği 6 il, 23 ilçe ve 454 köyde bahçeleri tek tek gezerek incelemelerde bulunduğunu aktaran Tiryakioğlu, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Bölge illerinde Antep fıstığı bahçelerini adım adım dolaşarak rapor hazırlayan rekolte tespit komisyonumuzun değerli üyelerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Olumsuz hava ve arazi şartlarının hâkim olduğu bir dönemde iki ay süren bir saha çalışmasını başarıyla noktaladılar. Komisyon üyelerimiz, erkek ağaç varlığı, dolu zararı, bakım şartları, hastalık-zararlı durumu, ağaçların gelişimi, taç hacimleri ve yaşlarını dikkate alarak ağaç başı tahmini verim raporu hazırladılar. Bu rapor aynı zamanda 2018 yılı tahmini rekolte tespit çalışmalarına da kaynak oluşturdu.”

    Gaziantep’te beklenen tahmini rekolte 84 bin ton

    GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise illere göre Antep fıstığı rekolte tahminleri hakkında bilgi verdi. Hazırlanan tahmin raporuna göre, 6 ilin genelinde hava şartları, erkek ağaç sayısı yetersizliği, hastalık ve çeşitli zararlılardan dolayı bu sene ortalama 21 bin 483 ton ürün kaybı yaşanmasının beklendiğini aktaran Akıncı, ”Hasat sezonunda belirtilen nedenlerden dolayı yüzde 10 civarında bir ürün kaybı söz konusu. Özellikle hava şartlarından kaynaklı kayıplar olmasaydı bu seneki toplam rekoltemiz 230 bin ton seviyesine ulaşacaktı” dedi.

    2018 yılında en fazla Antep fıstığı üretiminin Gaziantep’te yapılmasının öngörüldüğünü aktaran Akıncı, “Tahmini rekolte rakamlarına göre bu sezon Antep fıstığında toplam üretime en fazla katkıyı Gaziantep sağlayacak. Gaziantep ülke toplam üretimine 84 bin 230 ton ile katkı sunarken, bu rakamların Şanlıurfa’da 79 bin 92 ton, Adıyaman’da 15 bin 230 ton, Siirt’te 10 bin 83 ton, Kahramanmaraş’ta 2 bin 631 ton ve Kilis’te bin 923 ton olarak oluşması tahmin edilmekte” diye konuştu.

    Akıncı, ayrıca raporda toplam üretimin yanı sıra ağaç başı kilogram veriminde de Gaziantep’in ilk sırada yer aldığını sözlerine ekledi.

  • Kayısıda rekolte tespit çalışmaları tamamlandı

    Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan kayısıda rekolte tespiti yapmak için kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını ifade ederek, sonuçların önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyledi.

    Malatya Ticaret Borsasının Mayıs ayı Meclis Toplantısı meclis kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Malatya Ticaret Borsası hizmet binasında gerçekleşen toplantıya Meclis Başkanı Erdoğan Ünal başkanlık etti.

    “Daha sağlıklı bir rekolte açıklanacak”

    Toplantıda konuşan MTB Başkanı Ramazan Özcan, kayısıda rekolte tespit çalışmalarının tamamlandığını ifade ederek, Geçtiğimiz hafta cuma günü, Tarım İl Müdürlüğü, Ticaret Borsası, Ticaret Odası ve Ziraat Odasının ortak belirlediği komisyon çalışmalarını bitirdi. Rekolte ile ilgili son çalışmalar yapılarak Tarım İl Müdürlüğünde dosya haline getirildi ve Valimize teslim edildi. Önümüzdeki günlerde çevre illerdeki tespitler de derlendikten sonra inşallah önümüzdeki hafta Valimizin başkanlığında kamuoyu bu konuda bilgilendirilecek. Bizim şu anada rekolte ile ilgili bir açıklama yapmamız söz konusu değil. Özellikle geçen sene rekolte tespitindeki sıkıntıyı bu yıl inşallah yaşamayacağız. Daha sağlıklı, daha doğru ve sahada geniş çaplı yapılan araştırmadan sonra daha sağlıklı bir rekolte kamuoyuna açıklanacaktır” diye konuştu.

  • Fındıkta düşük rekolte beklentisi

    Dünya fındık üretiminin yüzde 75’ini, ihracatının yüzde 70’ini elinde bulunduran Türkiye’de bu yıl rekoltenin az olacağı açıklandı. Uzmanlar, fındık rekoltesinin düşük olmasının ana sebebinin iklim şartları olduğunu belirttiler.

    Fındığın ana üretim merkezi olan Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki fındık bahçelerinde yapılan ilk analizlerde fındık rekoltesinin bu yıl düşük olacağı belirlendi. Ziraat Mühendisi Haluk Şensoy, fındık bahçelerinde yapılan inceleme ve analizler sonunda fındık rekoltesinin bu yıl normalin altında olacağını söyledi. Şensoy, “Bir fındık ocağının bir dalında 50 adet fındık görülüyor. Bu da normalin altındadır. Ordu merkezdeki fındık bahçesi geneli temsil edebilir. Zaten üreticilerimizle yaptığımız görüşmelerde fındık olmadığını söylüyorlar. Ayrıca TARSİM eksperleri birçok bahçede yaptığı incelemede kış döneminde yaşanan doğal afetler sebebiyle yüzde 70 ile yüzde 90 arasında hasar raporu düzenliyor. Üreticilerimiz de sosyal medyada bu hasar raporlarını yayınlıyorlar. Açıkçası sıkıntılıyız. Rekoltenin yüksek olmayacağını söyleyebiliriz. Ayrıca Haziran ve Temmuz aylarında havanın kurak geçeceğini de düşünürsek rekoltenin daha da düşebileceğini söyleyebiliriz” dedi.

    “Kurak hava rekolteyi daha da düşürebilir”

    Haluk Şensoy, şöyle devam etti: “Haziran ve Temmuz ayı çok kurak geçiyor. Kuraklık çok büyük sıkıntı oluşturdu. Geçen yıl kuraklık çok sorun oldu, bu yıl da devam ediyor. Bu yıl zaten üretici bahçesine gerekli bakımı yapamadı. Bu durumda sıkıntı gelecek yılda devam edecek. Açık söylemek gerekirse bu sene yüksek bir rekolte beklemiyoruz. Nihayetinde iklim önemli derecede belirleyici faktördür. Kurak hava riski devam ediyor. Ama ne olursa olsun üretici bahçesine sahip çıksın. Bölgemizde fındık ana üründür. Onun dışındaki diğer ürünler yan gelirdir ana gelir kaynağı fındıktır.”

    “Fındık doğumlarında noksanlık var”

    Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı Arslan Soydan da aynı görüşü savunarak fındık rekoltesinin bu yıl düşük olacağını kaydetti. Soydan, “Yüzbinlerce üretici ve fındık sektörü her yıl rekoltenin ne olacağı konusunda büyük bir merak ve beklenti içerisinde bulunuyor. Şu anda fındıkta doğumlar başladı. Yani fındıklar ortaya çıkmaya başladı. Ancak üreticiden aldığımız bilgiler ve yaptığımız incelemeler sonucunda fındıkta bir noksanlık görüyoruz. Önümüzdeki günlerde doğumlar devam edecektir ama doğumlarda biraz noksanlık var” dedi.

    Gerçek rekolte tespitinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının öncülüğünde yapılacak tespitlerde ortaya çıkacağını da kaydeden Soydan, “Gerçek rekolte o zaman ortaya çıkacaktır ama fındığın başından iklime dayalı olaylar geçiyor. Ayrıca fındıktaki zararlı hastalıklarla mücadele devam ediyor. Daha önümüzdeki fırtına var, kuraklığı var, dolu yağışı olabilir” şeklinde konuştu.

  • Bülbül: “Fazla sulamayla rekolte artmaz”

    Güney Yüreğir Sulama Birliği Müdürü Ziraat Mühendisi Yunus Bülbül, kararında ve zamanında yapılan sulamanın verimi artırdığını söyledi. Çiftçinin vahşi sulama yönteminden vazgeçmesi gerektiğini belirten Bülbül, “Fazla sulama rekolteyi artırmaz, aksine rekolte kaybına sebep olur” dedi.

    Güney Yüreğir Sulama Birliği, çiftçilerin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın sunduğu tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetinden üst düzey fayda sağlayabilmesi için yürüttüğü eğitim programlarını sürdürüyor. Güney Yüreğir Sulama Birliği’nde görevli ziraat mühendisleri, Karataş’ın Sirkenli mahallesinde, “Tarımsal Yapılar ve Sulama, Bitki Koruma ve Toprak” konusunda üreticileri bilgilendirdi.

    Birlik Müdürü Yunus Bülbül, eğitim öncesi açıklamalarda bulunarak, daha fazla ürün elde edebilmek için vahşi sulama yöntemleri yerine, modern tarım tekniklerinin kullanılması gerektiğini söyledi.

    Fazla sulanan toprağın su tutma özelliğini kaybettiğini ve daha fazla suya ihtiyaç duyduğunu belirten Bülbül, “Halk arasında salma sulama da dediğimiz vahşi sulama yöntemi maalesef bölgemizde hala yaygın bir şekilde kullanılıyor. Damlama ve yağmurlama sulamaya göre daha ucuz olan vahşi sulamayı kullanan üretici, hem yetiştirdiği ürüne, hem de toprağa zarar veriyor” diye konuştu.

    Toprak verimsizleşir

    Yunus Bülbül, bugünü kurtarmak adına vahşi sulamayı sürdüren üreticinin geleceğini de ipotek altına aldığını dile getirerek, şunları söyledi:

    “Fazla sulama yararlı organizmaları yok ederek, toprağı verimsiz hale getiriyor. Bu da önümüzdeki yıllarda ürün rekoltesinde büyük düşüşler yaşanması anlamına geliyor. Ayrıca yakın zamanda dünyanın yaşayacağı su sıkıntısını da dikkate alarak, ilkel sulama yöntemlerini terk etmek zorundayız. Damlama ve yağmurlama sulama sistemlerine yöneldiğimiz takdirde; ürünlerimizde yüksek rekolte alırız, toprağa zarar vermez, suyu israf etmeyiz.”

    “Tarımsal Yapılar ve Sulama” konusunda bilgilendirme yapan Güney Yüreği Sulama Birliği Ziraat Mühendisi Tuğba Deniz ise, aşırı sulamada, harcanan su ve enerjinin boşa gideceğini kaydetti. Deniz, “Topraktaki bitki besin maddeleri yıkanarak kaybolur, taban suyu yükselir, toplam ürün miktarı azalır, toprağın yapısı bozulur, geç tava gelir ve fungal (mantarsal) hastalıklar çoğalır” dedi.

    “Ürününü artırmak isteyen suyu doğru kullanmalı”

    Düzgün ve faydalı sulama için, tarlada doldur boşalt sulama yapılmaması gerektiğinin altını çizen Tuğba Deniz, “Randımanlı sulama yapılmalıdır. Drenajlara su akıtılmasının önüne geçilip, sıkıntılı hatlarda gece sulaması tercih edilmelidir. Ana kanallarda dalgalanma yaşanması halinde kapaklarla oynanılmamalı, kanalet hattında su bitince kapaklar kapatılmalı, su dağıtım teknisyenlerinin önerilerine ve müdahalelerine tam olarak uyulmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Deniz, damlama ya da yağmurlama sulama sistemini tercih eden üreticinin 100 dekar mısırda salma sulamaya göre 20 bin TL daha fazla kar elde edeceğini de dile getirdi.

    Kanaletlere atılan, kum torbası, çuval, yatak, branda gibi yabancı maddelerin fotoğraflarını da gösteren Ziraat Mühendisi Deniz, kanaletlerin temizliği konusuna dikkat çekti. Deniz, eğitimdeki temel amacın, çiftçilere doğru sulama tekniklerini anlatarak, suyu verimli kullanmalarını sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.