Etiket: Rekolte

  • Fındıkta rekolte çalışmaları

    Fındıkta rekolte çalışmaları

    Samsun’un Çarşamba ilçesinde Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince fındıkta rekolte çalışmalarının ön hazırlıkları yapılıyor.

    6-7 Temmuz’da Çarşamba ilçesinde yapılacak olan fındık rekolte çalışması ön hazırlıkları başladı. Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü personellerince belirlenen bahçelerde ‘Fındık Rekolte Bahçesi’ tabelaları yerleştirilirken, rekolte yapılacak fındıkların tam tespiti yapılıyor.

  • Malatya’da kayısı rekolte tartışmaları devam ediyor

    Malatya’da kayısı rekolte tartışmaları devam ediyor

    Malatya’da kayısı üretimin en fazla gerçekleştiği Akçadağ’da, rekolte tartışmalarına katıldı.

    Geçtiğimiz günlerde, Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinesindeki kurum ve kuruluşlardan oluşan heyet, bu yılki yaş tahmini rekoltesini 381 bin ton, kuru kayısı tahmini rekoltesini de 85 bin ton olarak açıklamış, ancak daha sonra ziraat odaları tarafından yapılan açıklamalarda, kuru kayısı tahmini rekoltesi 60-65 bin ton olarak beklendiği dile getirilmişti. Kayısı rekoltesi tartışmalarının sürdüğü bu günlerde kentte en fazla kayısı üretiminin gerçekleştiği Akçadağ’da tartışmalara katıldı.

    Konuyla ilgili olarak bir açıklama yapan Akçadağ Muhtarlar Derneği Başkanı aynı zamanda kayısı üreticisi Eyüp Gönültaş, “Bir kaç gündür kamuoyunu meşgul eden bir konu var nedir, kayısı rekoltesi. Kayısı rekoltesini açıklayandan kaç tanesi bizim gibi ter dökmüştür, kaç tanesi küreği eline alıp bahçe sulamıştır, kaç tanesi ilaçlama yapmıştır. Masa başında oturarak köylünün ürünü hakkında karar vermek, değerlendirmek masa başında oturanların işi değil. Benim bahçemde 350 kayısı ağacı var, 15 yıldır bu ağaçlara emek çekiyoruz, her yıl masa başında rekolte açıklayanlar bizleri anlayamazlar. Eğer bu memlekette kayısının gerçek değerinin bulunması isteniyorsa, köylü ile hareket edilmeli. Rekoltenin doğru tespit edilmesinin yolu tarlada ter döken emek veren bu işin sahipleri ile yapılmasıdır. Bana 24 saat zaman verilsin Akçadağ’da hangi köyünde hangi çiftçinin kaç kilogram kayısı var kendilerine söyleyelim. Çiftçinin tek temsilcisi olan ziraat odaları, 65 bin ton diyor ama tüccar 85 bin ton diyor. Şimdi ziraat odalarına mı yoksa tüccara kulak vereceğiz. Bizlerde ziraat odalarının tespitlerinin doğru olduğunu, kayısı rekoltesinin 65-70 bin ton civarında olacağı kanaatindeyiz” diye konuştu

  • Gül üreticisine rekolte artışı şoku: Alım fiyatı 7.80 lirada kaldı

    Gül üreticisine rekolte artışı şoku: Alım fiyatı 7.80 lirada kaldı

    Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’ini tek başına karşılayan Isparta’da bu yıl üretimin yüzde 20 artış göstermesiyle birlikte gül alım fiyatı 9.20 liradan 7.80 liraya düştü. Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik yaptığı açıklamada, yeni gül dikim alanlarının rekoltede artışa, alım fiyatında ise düşüşe neden olabileceğini kaydetti. Gülbirlik’e gül teslim eden üyelere bu yıl kilogram başı 7.80 lira olarak açıklanan ücretlerin önümüzdeki hafta başından itibaren ödenmeye başlanacağı belirtildi.

    Gülbirlik binasında basın toplantısı düzenleyen Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, “Gül çiçeğindeki artışın sebebi, ekili alanların devreye girmesi. Ben üreticilere tekrar hatırlatmak isterim; artık gül çiçeği ekmeyin, mevcut olan gül çiçeği ekim alanlarınıza sahip çıkın ve muhafaza edin yeni alanlar dikmeyin. Çünkü artık gül yağı dünyada doyum noktasına geldi. Dünyada 20’ye yakın ülke gül çiçeği üretiyor. Bu yıl Isparta genelinde 10 bin ton gül çiçeği, bin 500 kilogram gül yağı, 15 ton ise konkret çıkartıldı” dedi.

    “Gül sektörü için her türlü yasal tedbirleri aldık ve almaya devam edeceğiz”

    Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “İçinde bulunduğumuz 2019 yılı, gül sektöründe bazı problem ve sorunları da beraberinde getirmiştir. Hepimizin de malumları olduğu üzere, son yıllardaki gül yağı ve konkret fiyatlarındaki fiyat artışına paralel olarak gül çiçeği fiyatları da artış göstermiştir. Bu fiyat artışları ile birlikte bizim Gülbirlik olarak yapmış olduğumuz her türlü ikaz ve uyarılara rağmen gül çiçeği dikim alanları da hızla artmış ve bir türlü önüne geçilememiştir. Esasen biz Gülbirlik olarak, gül dikim alanlarının dengeli, kontrollü ve ihtiyaca göre yapılması gerektiğini üreticilerimiz ve kamuoyu ile paylaşırken, gelecekte üreticilerimizin zarar görmemesi için planlı bir şekilde dikim alanlarının genişletilmesinden yana tavır koyduk. Üreticilerimizin menfaatlerini her zaman öncelikli olarak kabul ettik. Konuyla ilgili olarak sürdürebilir bir gül sektörü için her türlü yasal tedbirleri aldık ve almaya devam edeceğiz.”

    “Amacımız; üreticilerimize, yaşadıkları köylerinde iştigal ettikleri her ürün bazında el emekleri ve alın terlerinin karşılığını verebilmektir”

    Gül dikim alanlarının artışına bağlı olarak gül çiçeği rekoltesinin de artış gösterdiğini, arz-talep dengesinin üreticiler aleyhine bozulmaya başladığını aktaran Gülbirlik Genel Müdürü Çelik, “Aynı şekilde komşumuz Bulgaristan’da da önemli miktarda üretim artışı olmuştur. Bütün bu izah etmeye çalıştığımız hususların sonucu olarak sektör genelinde geçmiş yıllardan kalan stoklar ve yeni üretilen ürünler talebin çok üzerinde olduğundan fiyatlarda düşüşe yol açmıştır. Öyle ki Bulgaristan’daki büyük oranda fiyat düşüşleri doğal olarak Türk gül yağı fiyatlarını da etkilemiştir. Bu fiyat düşüşleri tabiatı itibariyle gül çiçeği fiyatlarının da düşmesine yol açmıştır. Aksi takdirde uluslararası gül yağı piyasalarında rekabet edebilme kabiliyeti ve şansını kaybetmek en büyük sorun ve problem olarak karşımıza çıkacaktır. Zaten burada önemli olan mevcut piyasa şartlarında ürünleri satabilmektir. Gülbirlik olarak bizim amacımız; üreticilerimize, yaşadıkları köylerinde iştigal ettikleri her ürün bazında el emekleri ve alın terlerinin karşılığını verebilmektir. Böylece, insanlarımız yaşadıkları köylerinde toprağını işleyerek üretime katkı sağlamaları ve kimseye muhtaç olmadan geçimlerini sağlayabilmeleridir. Belki de insanlarımız o zaman köylerden, şehirlere göç etmeyecekler. Köylerinde kalarak hem üretime hem de istihdama katkı sağlamış olacaklardır” şeklinde konuştu.

    “2019 yılı gül alım fiyatı 7.80 TL olarak belirlendi”

    “2019 yılı gül çiçeği sezonu eksiğiyle kusuruyla çok şükür kazasız belasız sona erdi” diyerek sözlerini sürdüren Genel Müdür Çelik, “Bölgemizde geçen yıla oranla gül çiçeği rekoltesinde gözle görülen bir artış söz konusudur. Bu artış sebebiyle başta işçi sorunu olmak üzere bazı sıkıntılarda yaşanmıştır. Ancak biz, Gülbirlik olarak, birliğimize düzenli olarak ürün teslimatı yapan üretici ortaklarımızın ürünlerinin tamamını alarak fabrikalarımızda işledik. Üretimini yaptığımız gül yağı ve konkretimizin pazarlama ve ihracat işlemlerinin önemli bir kısmını tamamladık. Kalan yüklemeler zamanı geldiğinde yapılacaktır. Bizler, ülkemizin bu zorlu ve sıkıntılı süreçte üretici ortaklarımızın el emeklerini korunması ve iyi bir fiyat verebilmek adına çok iyi bir ekonomik analiz yaparak çalışmalarımızı tamamladık. Maliyet fiyatlarının artış göstermesine ve satış fiyatlarının geçen yıllara göre düşmesine rağmen ortaklarımızı memnun edebilmeyi esas alarak, Birliğimizin ve Rosense A.Ş.’nin imkanları dahilinde, 2019 yılı gül çiçeği kilogram fiyatı Yönetim Kurulumuzca 7.80 lira olarak tespit edilmiştir. Ödemelere önümüzdeki hafta başından itibaren başlanacaktır. Bu vesile ile gül çiçeği fiyatının üretici ortaklarımıza ve birliğimize hayırlı olmasını temenni ediyor, yönetim kurulu olarak katılımlarınızdan dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür eder, saygılar sunarız” ifadelerine yer verdi.

  • Tescilli Akkuş fasulyesinde rekolte kaybı bekleniyor

    Tescilli Akkuş fasulyesinde rekolte kaybı bekleniyor

    Ordu’nun Akkuş ilçesinde yetiştirilen tescilli şeker fasulyesinde olumsuz hava şartlarından dolayı rekolte düşüklüğü bekleniyor.

    Ordu’nun Akkuş ilçesinde yetiştirilen, coğrafi işaret tescil belgeli Akkuş şeker fasulyesi bu yıl rekolte kaybına uğradı. Ordu genelinde olumsuz seyreden hava şartları, fındık, mısır ve fasulye gibi ürünlere zarar verirken, Akkuş şeker fasulyesinde de ciddi oranda rekolte kaybı yaşanması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 400 ton rekoltesi olan ve sezon başlarında bu yıl için 500 ton rekolte beklenen Akkuş fasulyesinde olumsuz hava şartlarından dolayı bu yıl 300 ton mahsul alınacağı tahmin ediliyor.

    Akkuş Ziraat Odası Başkanı Ahmet Kaya, 2010 yılında tescil belgesi alınan fasulyenin yaklaşık 15 gün sonra hasadına başlanacağını ifade etti. Yeni sezonda fasulye fiyatlarının rekolte kaybından kaynaklı artabileceğine işaret eden Kaya, üreticilerin satamadıkları ürünleri almaya hazır olduklarını aktardı.

  • Domateste üretim çok rekolte düşük

    Domateste üretim çok rekolte düşük

    Türkiye’deki çekirdeksiz üzümün yüzde 90’ını üreten Manisa’da bir diğer önemli ürün olan salçalık ve kurutmalık domateste üretim çok fakat rekolte düşük.

    Binlerce dönüm arazide salçalık ve kurutmalık domates ekilerek ülkeye milyonlarca dolar döviz girdisi sağlayan Manisalı üreticiler bu sene ekim alanlarının genişlemesine rağmen rekoltenin düşük olduğunu ve fiyatların da geçen seneye göre düştüğünü belirtti. Doların her arttığında girdi maliyetlerinin de arttığına dikkat çeken üreticiler dolardaki artışın ise kendi kazançlarına yansımamasından şikayetçi.

    Ekim çok rekolte düşük

    Bu sene domates ekiminin çok olduğunu ancak rekoltenin düşük olduğunu kaydeden Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, “Bu da şundan kaynaklanıyor. Domates yetiştirmek artık çok zor. Virüs hastalıkları, mantar hastalıklarından başımızı kaldıramıyoruz. Bayram dolayısıyla fiyatlar geri çekildi. Salçalık domatesleri 38 kuruşla 42 kuruş arasında fabrikalar alım yapıyor. Kontratlı ekilenler 52,5 kuruşla 50 kuruş arasında değişiyor. Pazara 80 kuruşla 1 lira arasında veriliyor. Burada yetişen domates çeşidi kurutmalık bir domates çeşidi. Kurutmalık domatesler de 60-70 kuruş arasında alınıyor. Ama bu fiyatların önümüzdeki günlerde daha da yükseleceğini tahmin ediyoruz. Bayram dolayısıyla biraz sıkışma oldu. Üreticimizin hem bağı hem domatesi olduğu için bayramdan önce üzüme başlamadan domatesi toplamak için girmesi piyasada bir dolgunluk oluşturdu ve bu fiyatları düşürdü. Bugünden sonra bu fiyatların daha da ileriye gideceğini tahmin ediyoruz. İnşallah da ileriye gider. Bu fiyatlarla para kazanma değil anca maliyetlerini kurtarır. Biz domatesi bir sene önce bu fiyatlardan daha yüksek sattık. Fidan yüzde yüz, tohuma, gübreye, işçiye, elektriğe, mazota, ilaca hepsine yüzde 150’lere varan zamlar uygulandı. İnşallah ürünümüz değerlenir ve Manisa çiftçimiz para kazanır” dedi.

    “Domates üzümden sonra en önemli ürünümüz”

    Kuru domatesin genelde Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini kaydeden Altındağ, “Üretilen salçalar da yakın ülkeler olan İran, Suriye gibi ülkelere daha çok ihraç yapılıyor. Salça yine ketçap olarak fabrikalar yapıp Avrupa ülkelerine gönderebiliyor. Domates üzümden sonra ihracatı en fazla olan ürünümüz bu bölgede. Bunun kurusu da salçası da, normal domates de Rusya sofralarına gidiyor. Domates de Manisa’nın stratejik ürünlerinden bir tanesi” şeklinde konuştu.

    Diyarbakır’dan mevsimlik işçi olarak Manisa’ya gelen Ziyat Karakaş isimli genç ise Avrupa sofralarını süsleyecek olan domatesleri toplarken söylediği türkülerle çalışma arkadaşlarının motivasyonunu artırdı.