Etiket: Rekabeti

  • Yöresel lezzetlerin keyifli rekabeti

    Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu ile birlikte gelenekselleşen 6. Ulusal Pişmiş Toprak Kaplarda Yöresel Yemek Yarışması, keyifli bir rekabet ile birlikte renkli görüntülere sahne oldu.

    Tepebaşı Belediyesi tarafından Türkiye Aşçılar Federasyonu’na bağlı Eskişehir Aşçılar Derneği işbirliğinde ve NeoPlus Outlet ve Yaşam Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen 6. Ulusal Pişmiş Toprak Kaplarda Yöresel Yemek Yarışması yöresel yemeklerin rekabetine sahne oldu.

    Yarışmaya Tepebaşı Belediyesi Belde Evleri ve Deneyimli Kafeler bünyesinde katılan kadınlar; hamur işleri, sebze yemekleri, et yemekleri ve tatlı olmak üzere 4 kategoride hazırladıkları yemekleri jürinin beğenisine sundu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın yanı sıra Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Han Belediye Başkanı Erdal Şanlı, Neoplus Avm Müdürü Fatih Şeremet ve sponsor firmaların temsilcileri katıldı. Jüri üyelerinin arasında Başkan Ataç’ın yanı sıra Milletvekilleri Çakırözer ve Süllü, Han Belediye Başkanı Şanlı, sempozyuma katılan sanatçılar, Türkiye Aşçılar Federasyonu yetkilileri ve sponsor firmaların temsilcileri yer aldı. Burada bir değerlendirmede bulunan Başkan Ataç, “Her yıl yaptığımız bu etkinlikte, hepiniz özel yemeklerle emeğinizi burada sergiliyorsunuz. Burada jüri üyesi olmak o kadar zor ki. Birbirinden güzel yemekleri güçlükle birbirinden ayıracağız. Yarışmanın gereği birinciler, ikinciler, üçüncüler belirlenecek olsa da benim gözümde hepiniz birincisiniz. Gösterdiğiniz medeni cesaret ve verdiğiniz emekler için çok teşekkür ediyorum. Dereceye giren hanımları da şimdiden kutluyorum” ifadelerini kullandı.

    Katılımcılara hitap eden Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise “Birinci olsun, sonuncu olsun, tüm hanımların eline sağlık. Tüm yemekler çok güzel. Ellerinize sağlık diyorum. Başkanımız Ahmet Ataç’a böyle güzel bir ortam için teşekkür ediyoruz. Tüm katılımcı hanımları tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

    Ardından 4 kategoride Belde Evleri kursiyerlerinden oluşan 86 yarışmacının hazırladığı yemekler jüriye sunularak tadımları ile birlikte tek tek puanlandı. Yarışmada dereceye girenler ödüllerini jüri üyelerinden alırken, tüm katılımcı kadınlara da madalya takdim edildi.

  • Patent savaşları rekabeti belirliyor

    VSY Biotechnology CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş, şirketlerin patent savaşları ile rekabette öne çıkmaya çalıştıklarını söyledi.

    Ülkemizde buluşların artması, patent, faydalı model gibi üretici çalışmaların hız kazanması için üniversite ve sanayi işbirlikleri büyük önem taşıyor. Üniversite Sanayi İşbirliği Platformu (USİMP) da temsilcilerin bir araya gelerek sinerji oluşumuna destek olmak amacıyla ’Üniversitelerin Patentleri Sanayi ile Buluşuyor’ konulu fuar düzenledi. Üniversitelerin teknoloji ofislerinin işbirliği ile düzenlenen fuar, 8-9 Kasım tarihleri arasında İstanbul’daki Harbiye Askeri Müzesi’nde gezilebilecek. Fuarın açılışında konuşan VSY Biotechnology CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş, patent alanına ilişkin merak edilenleri yanıtladı. Dünyada oluşan şartlarla birlikte günümüze değin değişen rekabet unsurlarından bahseden Dr. Ercan Varlıbaş, rekabette 1960’larda üretim üstünlüğünün, 1970’lerde maliyetin, 1980’lerde kalitenin, 1990’larda hız faktörünün öne çıktığını, 2000’li yıllardan günümüze ise bilgi üstünlüğünün ön planda olduğunu belirtti. Varlıbaş, bilgi, fikir, yaratıcılığın birleşiminde oluşturulan projeler ışığında ortaya çıkan yeniliklerin ise rekabeti belirlediğini söyledi. Günümüzde uluslararası rekabetin en önemli unsurlarından birinin patent alım sayıları olduğunu açıklayan Dr. Varlıbaş, Apple ve Samsung gibi medyada cereyan eden soğuk patent savaşlarının yanı sıra medyaya yansımayan ve mahkemelerde devam eden binlerce örneğin bulunduğunu anlattı. Biyoteknoloji alanında da şiddetli patent savaşlarının yaşandığını aktaran Dr. Ercan Varlıbaş, ’’Patent sayısı fazla olan ülkeler rekabette öne geçmektedir” dedi.

    Patent başvuru sayısı dünyada yüzde 4,5 büyüdü

    Dr. Ercan Varlıbaş, dünyada ve Türkiye’deki patent oranlarından da bahsederek konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

    ’’World Intellectual Property Organization’un (WIPO) en son yayınladığı 2015 verilerine göre 2014 yılında dünya genelinde alınan patent başvuru sayısı 2.680.900. Bir önceki yıla göre yüzde 4,5 büyüme göstermiş. Aynı yıl Türkiye’de toplam patent başvuru sayısı ise 6496. Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki patent başvuru oranı ise tüm patent başvuru oranının yalnızca yüzde 0.03’ünü oluşturuyor.’’

    En fazla patent başvurusu yapan ülkeler

    Dr. Varlıbaş, dünyada en fazla patent başvurusu yapan ülkeler arasında Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya’nın bulunduğunu açıklayarak sözlerine şöyle devam etti:

    ’’Çin 837. 897, Amerika Birleşik Devletleri 509.622, Japonya 465.987 başvuru ile patent alım çalışmalarını oldukça önemseyen ülkeler. Almanya ise 179. 535 başvuru gerçekleştirmiş. Bunların yanısıra Cezayir’in 101 adet, Türkmenistan’ın 1 adet, Venezuela’nın 62 adet başvuru yaptığını görüyoruz. Dünyada patent başvuru sayılarında çok ciddi farklılıklar mevcut. Dünya genelinde patent başvuru sayısı artan bir grafikte seyretse de aslında yalnızca Türkiye’de ve diğer dünya ülkelerinde başvurular düşük seviyelerde.’’

    Buluşları artırmak, patent sayısını çoğaltmak amacıyla şirket içi bir yönerge yayınladıklarını açıklayan Dr. Varlıbaş, buluş sahipleri ile imzalanan protokol ile fikri hakların paylaşım ilkelerini belirlediklerini ve buluş yapan kişilere hak bedeli ödendiğini belirtti. Yönerge’nin yanısıra bu yıl geliştirdikleri Ampül Şapka Programı ile de şirket içi buluş yapan, proje fikir geliştiren araştırmacıların motive edildiğini sözlerine ekledi.

    Yeni projelere imza atıyor

    VSY Biotechnology’nin küresel patent savaşlarına dahil olduğunu da belirten Dr. Ercan Varlıbaş, TUBITAK TEYDEB ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla devam eden projelerinin yanı sıra 37 yeni projeye imza attıklarını açıklayarak, hedeflerinin 2017 yılı içerisinde 10 patent başvurusunda bulunmak olduğunu sözlerine ekledi.

    ’Üniversitelerin Patentleri Sanayi ile Buluşuyor’ Fuarı, Ege Üniversitesi EBİLTEM Teknoloji Transfer Ofisi, Fırat Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Hacettepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, İstanbul Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, İNOVİTA Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri İstanbul İşbirliği Platformu, İstanbul Teknik Üniversitesi İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi, İstanbul Şehir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Pamukkale Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Sabancı Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, Selçuk Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi işbirliği ile gerçekleştiriyor.

  • (Özel Haber) Çaycı karı kocanın amansız rekabeti

    Bursa’da karşılıklı çay ocağı işleten karı kocanın amansız rekabeti görenleri şaşırtıyor.

    Eşinin çay ocağında çırak olarak işe başlayan Emine Yakıcı, bir müddet sonra kocasının müşterilerinin kendisinin yaptığı çayı daha çok beğenmesi üzerine aralarında kıskançlık başladı. Bu duruma içerleyen Recep Yakıcı, işlettiği çay ocağını eşine bırakarak, kendisine 50 metre aşağıda başka bir çay ocağı açtı. O günden sonra karı koca arasında tatlı bir rekabet başladı.

    “Karım fiyat kırarak bana darbe yapıyor”

    Recep Yakıcı, “15 yıldır çay ocağı işletiyorum. Eşimi bana yardımda bulunsun diye işe aldım. Müşteriler bir müddet sonra eşimin çaylarının daha güzel olduğunu söyleyerek, artık çayları eşimin yapmasını istedi. Ben de buna kızıp 50 metre alt tarafta kendime başka bir çay ocağı açıp eşime rakip oldum. Gazcılar’da esnafın yarısına eşim, yarısına da ben çay satıyorum. Eşim piyasayı kırarak bana darbe yapmaya çalışıyor. Rekabet evde devam etmiyor, ancak iş başında bir birimizi yiyoruz. Esnaflar benimle kafa yapıyor. Ablanın çayı seninkinden daha güzel diyorlar. Ara sıra müşteri kaybettiğim de oluyor” dedi.

    “Kocam bu durumu kıskanıyor”

    Eşine yardım etmek için çay ocağında çalışmaya başladığını ifade eden Emine Yakıcı ise, “2003 yılından itibaren eşimin yanında çalışıyordum. Ben baktım ki eşim çayı güzel yapamıyor. Çayları ben yapmaya başladım. Müşteriler benim çaylarımı çok beğendi ve çayları sen yap diye telkinde bulundular. Ben de eşime, sen git kendine başka çay ocağı bul, bundan sonra burayı ben işleteceğim dedim. O da gitti kendine başka çay ocağı açtı. Onun müşterilerinden bende gelip çay içenler var. Eşim bu durumu kıskanıyor” şeklinde konuştu.

  • Onur-esteban Rekabeti Hami Mandıralı’yı Zorluyor

    Trabzonspor kalesinde Onur ve Esteban arasında yaşanan rekabet en çok teknik direktör Hami Mandıralı’yı zorluyor. Genç teknik adamın, deplasmanda oynanacak olan Gençlerbirliği maçında kaleye koyacağı isim konusunda kararsızlığı sürüyor. Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim’in gözü de Trabzonspor’un kalesinde.

    Spor Toto Süper Lig’de 18 Nisan Pazartesi günü deplasmanda Gençlerbirliği ile karşılaşacak olan Trabzonspor’un kalesinde yaşanan tatlı rekabet en çok takımın teknik patronu Hami Mandıralı’yı zorluyor. Ligde oynanan son 5 maçın 3’ünde galip gelen bir maçtan ise beraberlikle ayrılan bordo-mavili takımın kalesini koruyan Kosta Rikalı kaleci Esteban, Onur’un yokluğunda başarılı bir performansıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

    Ligde Mersin İdmanyurdu, Medicana Sivasspor ve Gaziantepspor karşısında 1-0 galip gelen bordo-mavili takımda kalesinde gole geçit vermeyen Kosta Rikalı file bekçisi, son 5 haftada 2-0’lık Beşiktaş maçında ve 1-1 beraberlikle sonuçlanan Medipol Başakşehir maçlarında gol yedi.

    ESTEBAN FORMAYI BIRAKMAK İSTEMİYOR

    Bu sezon ligde kötü günler geçiren Trabzonspor, kalesinde 38 gol gördü. Eskişehirspor, Mersin İdmanyurdu, Antalyaspor, Bursaspor, Galatasaray ve Medicana Sivasspor’un ardından kalesinde en çok gol gören takımlardan biri olan bordo-mavililerde kaleci Onur bu sezon forma giydiği 17 lig maçında kalesinde 24 gol gördü. Esteban ise 11 maçta 14 gole engel olamadı. Bordo-mavili kulüple 2 yıllık sözleşmesi bulunan Esteban yıllık 550 bin Euro’ya Karadeniz ekibinde forma giyiyor. Son haftalarda ortaya koyduğu performans ile büyük beğeni kazanan Kosta Rikalı kaleci taraftarın da sevgilisi haline geldi.

    ONUR FORMAYI GERİ ALMAK İSTİYOR

    Trabzonspor’da geçirdiği menüsküs ameliyatının ardından sakatlığı geçen kaptan Onur Recep Kıvrak, son haftaların formda ismi Estaban’dan formayı geri almak istiyor. Onur’un ameliyat olmasından sonra kaleyi devralan ve görev yaptığı maçlarda teknik heyetin de gözüne giren Estaban ile Onur’un rekabetinde, teknik direktör Hami Mandıralı Gençlerbirliği maçında kalede hangi isme görev vereceği noktasında zor bir karar verecek. Kaptan Onur’un düzelmesine rağmen Mandıralı, Medipol Başakşehir maçında Kosta Rikalı kaleciye formayı vermişti.

    FATİH TERİM’İN GÖZÜ TRABZON’DA

    Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve kaleci antrenörü Alper Boğuşlu da Trabzonspor kalesinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. A Milli Futbol Takımı’nın İsveç ve Avusturya ile oynadığı hazırlık maçlarının kadrosuna çağrılmasına rağmen yaşadığı sakatlık nedeniyle kadrodan çıkartılarak tedavisine kulübünde devam eden Onur Recep Kıvrak’la ilgili yaşanan gelişmeler yakında takip ediliyor. EURO 2016’ya güçlü bir kaleci kadrosu ile gitmek isteyen Terim, forma giymesi halinde ligin geri kalan maçlarında kaleci Onur’un performansına göre götüreceği isimleri belirleyecek.

  • (Özel Haber) Anne Kızın Tatlı Rekabeti

    Yunus Emre Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından açılan Destekleme Yetiştirme Kurslarına katılarak üniversiteye birlikte hazırlanan bir anne ile kızı arasındaki tatlı rekabet eğitimini yarım bırakan birçok insana örnek oluyor.

    Yunus Emre Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından ilçedeki 47 örgün eğitim kurumunda açılan Destekleme Yetiştirme Kursları büyük ilgi görüyor. Manisa Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde açılan kursa birlikte katılan anne kız ise üniversiteye hazırlanırken aralarında yaşanan tatlı rekabetle dikkat çekiyorlar.

    Eğitimini yarıda bırakan 40 yaşındaki iki kız çocuğu annesi Fatma Güvenç, büyük kızı Berna Güvenç’le birlikte katıldığı kursta üniversite hayalini gerçekleştirmeye çalışıyor. Liseden yeni mezun olan kızı Berna ile birlikte kursa katılan Fatma Güvenç eğitimini yarım bırakmanın pişmanlığını yaşadığını ve şimdi kaldığı yerden eğitimine devam ettiğini söyledi.

    Bir yandan açık öğretim lisede okuyan, kızıyla birlikte 3 farklı kursa da katılarak aynı zamanda üniversiteye hazırlanan Fatma Güvenç, “Açık Mesleki Lisede Çocuk Gelişimi Bölümünde okuyorum. İki yıllığa geçiş yapmak istiyorum. Birkaç üniversite daha düşünüyorum. Yarım kalan eğitimimi tamamlamak istedim. Çocuklarıma faydalı olabileceğimi düşünüyorum” dedi.

    Ders çalışırken kızıyla tatlı bir rekabet içinde olduklarını kaydeden Fatma Güvenç, “Biraz rekabet oluyor. Birbirimize soruyoruz. Kızımla beraber yardımlaşarak ders çalışıyoruz” diye konuştu.

    Çocuk Gelişimi Bölümünü okumak isteğini anlatan anne Fatma Güvenç daha sonra sağlık ve İngilizce öğretmenliği bölümünü düşündüğünü söyledi.

    Kursun açıldığı ilk haftadan beri düzenli olarak annesiyle birlikte üniversiteye hazırlanmak için Destekleme Yetiştirme Kurslarına katıldığını kaydeden 18 yaşındaki Berna Güvenç ise, “Annemle birlikte kursa geliyoruz. Güzel bir duygu ama çok güzel de değil, kötü de değil. Akşamları evde birlikte ders çalışıyoruz. Genellikle konuşarak bunu nasıl yaparız? Bu testi nasıl çözeriz? gibi. Bilmediklerimizi birbirimize soruyoruz” dedi.

    Annesinin kendisinden daha fazla soru bilmesine kızmadığını kaydeden Berna Güvenç, “Çok soru bildiği oluyor kızmıyorum ama ufak atışmalarla günlerimiz geçiyor” şeklinde konuştu.

    EĞİTİMİME DEVAM EDİYORUM

    Kendisi gibi okuluna ara veren ve sonradan devam ettirmek isteyen çok sayıda vatandaş olduğunu düşündüğünü kaydeden Fatma Güvenç, kendisi gibi olanlara tavsiyede bulunarak şunları söyledi: “Benim gibi birçok vatandaş vardır. Okumalarını tavsiye ederim. Ben iki kız annesiyim. Küçük kızım ilkokul 4’üncü sınıfta okuyor. Derslerine yardımcı oluyorum. Eğitimimi bırakmadım, devam ediyorum.”

    Okulu yarıda bırakmasının eksikliğini çok hissettiğini dile getiren Fatma Güvenç, “Eğitimimin eksikliğini çok hissettim. Sonradan pişman oldum. Neden olmasın dedim devam ettim. İnşallah başarılı olacağım” diye konuştu.

    BU BİR ÖZGÜVEN BELİRTİSİDİR

    Anne kızın aynı kursta yer almasının kendilerini çok memnun ettiğini kaydeden Yunus Emre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Destekleme Yetiştirme Kurslarından sorumlu Şube Müdürü Metin Çengel ise, “Aynı kursa kol kola geliyorlar. Bu kursa gelmeleri hem hayatı hem üniversiteyi hem yüksek öğrenim sınavlarına hazırlanıyorlar. İlçemizde şuan 47 örgün eğitim kurumlarında açmış olduğumuz Destekleme Yetiştirme Kursumuz var. Mezun öğrencilerimize yönelik olarak da Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü koordinesinde kurs açıyoruz. Buradan özellikle mezun olan ama bu konuda desteğe ihtiyacı olan bütün mezunlara, bütün bireylere seslenmek istiyorum. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak biz bütün mezun öğrencilerimize istedikleri alanda Destekleme Yetiştirme Kursu açabilecek konumdayız. Şuan bir anne ile kızı aynı kursa geliyorlar bu belki şuan için sıra dışı bir durum ama bizim Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açtığımız kurslarda bu oldukça olağan bir durum. Ben bu noktada annemizi ve öğrencimizi ayrıca kutluyorum. Bu bir öz güven belirtisidir. Ümit ediyorum bu tarz özel durumlar topluma örnek olur ve belli bir yaşın üzerinde ev hanımı olan okumaktan çekinen, öz güven sorunu olan vatandaşlarımıza özellikle kadınlarımıza örnek olur. Kesinlikle bir sınır yok, hiçbir engel de yok. Engel belki içimizde. Atılması gereken adım çok basit. Yunus Emre Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüne gelip ‘Ben Destekleme Yetiştirme Kursunda okumak istiyorum’ demeleri yeterlidir. Başka bir şart aramıyoruz.”