Etiket: Rekabet

  • BAÜ’de “İşte Rekabet” Paneli

    Balıkesir Üniversitesi’nde “İşte Rekabet” konulu panel düzenlendi.

    Balıkesir Üniversitesi’nin ICEO’16 Endüstriyel Kariyer ve Mühendislik Organizasyonları “İşte Rekabet” konulu panelini düzenledi. Panele Balıkesir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Ermişler ve Balıkesir Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Uğur konuşmacı olarak katıldı. Panelde Balıkesir Organize Sanayi Bölgesinin Türk Sanayisindeki yeri, Tekno Kent ve Arge faaliyetlerinin Organize Sanayi Bölgesi için önemi hakkında açıklamalarda bulunuldu.

    Soru cevap kısmından sonra panel sona erdi.

  • Baharatçılar Dünya İle Rekabet İçin Destek İstiyor

    Türkiye’de kimyon, susam, rezene, anason başta olmak üzere baharatların destek kapsamında olmaması dünya ile rekabetçiliklerini olumsuz etkiliyor, rekabet edemeyen baharat üreticileri sektörden çıkıyor.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Moiz Hemsi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın baharat üretimini destekleme programı kapsamına almasını talep etti. Hemsi, “Türkiye baharat üretimini destekleme kapsamına alırsa hem üretim artar, hem de rekabetçiliğimiz artar bu sayede baharat ihracatımız da yükselişe geçer” diye konuştu.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2015 yılı olağan Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Hemsi, son 6-7 yıllık süreçte Türkiye’nin kimyon üretiminin 15 bin ton’dan 5 bin ton seviyelerine, anason üretiminin 10 bin tondan, 6 bin tona, susam üretiminin ise 20 bin tondan 15 bin tona gerilediğini kaydetti. Kimyon, anason, rezene ve susamın yıllık ürün olduğuna dikkati çeken Hemsi, “Bu ürünlerde kilogram başına 1 TL destekleme verildiği takdirde ilk aşamada üretim artar, sonrasında ise Türkiye, dünyadaki rakipleri ile fiyat rekabeti yapabilir noktaya gelir ve ihracatımız artar. 2011 yılında bu dört üründe 40 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız 32 milyon dolar seviyelerine geriledi. Destekleme ile 50 milyon dolara ulaşırız” şeklinde konuştu.

    HİNDİSTAN’A HAŞHAŞ TOHUMU İHRACATININ YOLU AÇILDI

    Geçtiğimiz süreçte Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatında bir tıkanıklık yaşandığını anlatan Hemsi, Ekonomi Bakanlığı ve diğer kurumlarla ortak yürüttükleri çalışmalar sonucunda sorunun aşıldığını Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatının yolunun açıldığını dile getirdi. Hemsi, Dahilde İşleme Rejimi ile ilgili sektörde yaşanan sorunların çözümü için de çaba gösterdiklerini söyledi.

    Tarım ürünleri üretiminde ilaç kalıntısı sorunu yaşadıklarını da ifade eden Hemsi şöyle devam etti: “İlaç kalıntısı sorununu aşmak için üreticilerimizin daha duyarlı olması gerekiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın da eğitim ve denetimlerini bu yöne yoğunlaştırması şart”

    2016 yılının Dünya Bakliyat Yılı ilan edildiğini de hatırlatan Hemsi, “Türkiye’nin önemli ihraç kalemi olan bakliyatta artık ithalatçı konumuna geldik. Bakliyat üretiminin artması ve tekrar ihracatçı pozisyonuna gelmemiz için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın üretimi arttıracak tedbirleri alması gerekir” diyerek sözlerine son verdi.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Genel Kurulu’nda 2016 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildi.

  • Baharatçılar Dünya İle Rekabet İçin Destek İstiyor

    Ege Hububat, Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Moiz Hemsi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının baharat üretimini destekleme programı kapsamına almasını talep etti. Hemsi, baharat üretimi destekleme kapsamına alınırsa hem üretim hem de rekabetçiliğin artacağını belirterek “Bu sayede baharat ihracatımız yükselişe geçer” diye konuştu.

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin 2015 yılı olağan Genel Kurul Toplantısı Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) konferans salonunda yapıldı. Kongrede konuşan Ege Hububat Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Moiz Hemsi, son 6-7 yıllık süreçte Türkiye’nin kimyon üretiminin 15 bin tondan 5 bin ton seviyesine, anason üretiminin 10 bin tondan 6 bin tona, susam üretiminin 20 bin tondan 15 bin tona gerilediğini kaydetti.

    Kimyon, anason, rezene ve susamın yıllık ürün olduğuna dikkati çeken Hemsi, “Bu ürünlerde kilo başına 1 TL destekleme verildiği takdirde ilk aşamada üretim artar. Sonra Türkiye, dünyadaki rakipleri ile fiyat rekabeti yapabilir noktaya gelir ve ihracatımız artar. 2011 yılında bu dört üründe 40 milyon dolar seviyesinde olan ihracatımız 32 milyon dolar seviyelerine geriledi. Destekleme ile 50 milyon dolara ulaşırız” şeklinde konuştu.

    HİNDİSTAN’A HAŞHAŞ TOHUMU İHRACATI

    Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatında geçen süreçte bir tıkanıklık yaşandığını anlatan Hemsi, Ekonomi Bakanlığı ve diğer kurumlarla ortak yürüttükleri çalışmalar sonucunda sorunun aşıldığını, Hindistan’a haşhaş tohumu ihracatının yolunun açıldığını dile getirdi. Tarım ürünleri üretiminde ilaç kalıntısı sorunu yaşadıklarını ifade eden Hemsi, sözlerine şöyle devam etti: “İlaç kalıntısı sorununu aşmak için üreticilerimizin daha duyarlı olması gerekiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da eğitim ve denetimlerini bu yönde yoğunlaştırması şart.”

    Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin Genel Kurulunda 2016 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildi.

  • Sağlıkta Rekabet Var Mı?

    Türk Oftalmoloji Derneği (TOD)’nin Oftalmoloji’de Eğitim Buluşmaları etkinliği kapsamında gerçekleşen “sağlıkta haksız rekabet” konulu panelde uluslararası rekabet politikaları ele alındı. Panelde konuşmacı olarak yer alan VSY Biotechnology İdari ve Yurt İçi Ticari Birimler Genel Müdür Yardımcısı Gürhan Kaba farklı ülkelerde özellikle pazara giriş sürecinde yaşanan zorluklardan bahsetti.

    Türk Oftalmoloji Derneği (TOD)’nin geleneksel olarak iki yılda bir düzenlediği “Oftalmoloji’de Eğitim Buluşmaları”nın 9.’su gerçekleşti. 6 panelden oluşan yoğun bilimsel program dâhilinde oftalmoloji alanının önde gelen isimleri konuşmacı olarak yer aldı. VSY Biotechnology İdari ve Yurt İçi Ticari Birimler Genel Müdür Yardımcısı Gürhan Kaba, “Oftalmoloji’de Haksız Rekabet” başlıklı panelde, sağlıkta rekabete yönelik dünyada yapılan uygulama örneklerinden bahsetti. Kaba; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı Rekabet Kurumu’nun yanı sıra Sağlık Bakanlığı bünyesinde ‘sağlıkta rekabet’e odaklı farklı bir kurum yapılanmasının Türkiye’deki gerekliliği üzerinde durdu.

    Gürhan Kaba, günümüzün şartlarında rekabetin felsefi boyutunun arka planda kaldığını ve yasal düzenlemelerin çok daha dominant olduğunu vurgulayarak, özellikle sağlık alanında tüm önemli global oyuncuların ulusal politikalarla yurtiçi piyasalarda tekelleştirilerek korunduğunu ve bu şekilde ekonomik olarak büyüyen organizasyonların dünya genelinde rekabet avantajı sağladıklarını belirtti.

    Kaba, Türkiye’de üretilen biyoteknolojik ürünlerle son yıllarda sürekli artan bir ihracat hacmine ulaşırken, farklı ülkelerde özellikle pazara giriş sürecinde yaşadıkları sorunlardan şöyle bahsetti:

    “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD)’nın teknoloji ve ekonomi programına göre rekabet gücü; serbest piyasa koşulları altında, bir ülkenin reel milli gelirini artırmasına paralel olarak yabancı rekabete dayanabilecek mal ve hizmet üretebilme yeteneği olarak tanımlanıyor. Rekabetçi Politika Konseyi’ne göre ise bir taraftan yurtiçi piyasalarda istikrarlı bir şekilde gelirleri artırabilme, diğer taraftan da uluslararası piyasalarda mal satabilme yeteneği olarak ifade ediliyor. Bu tanımlar ulusal ya da uluslararası çerçeve dâhilinde ekonominin gelişme prensipleri üzerine kurulu. Sağlık satabilmek büyük ölçüde devletlerin ekonomi politikalarının önemli bir unsuru haline geldi. Ürün kalitesinden bağımsız olan, temelinde bürokratik engellemeler söz konusu. Bir şekilde bu engelleri aştığınızda pazarda gelişmenizi engelleyecek başka yaptırımlar veya limitler gündeme geliyor. ABD, sadece ithal ürünler için FDA ve benzeri kurumlar aracılığıyla sizi sürekli değişen kanun ve yönetmeliklerle yıldırmaya çalışırken. Avrupa Birliği (AB), Çin veya daha az gelişmiş ülke pazarlarında bile pazara girişi engelleyen çok fazla regülasyon, standartlar söz konusu.”

    İTHAL GÖZ İÇİ LENSLERE YERİNDE DENETİM ZORUNLULUĞU UYGULANMIYOR

    Türkiye’de üretici firmalar için olması gerektiği gibi yoğun denetim süreçlerinden bahsedildiğini anlatan Kaba, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ancak Türkiye ithalatçılar için adeta bir cennet. Yurt dışından Türkiye’ye ithal edilen medikal cihazlar için mutlaka yerinde denetim şartı getirilmeli.

    Özellikle, katarakt tedavisinde kullanılan göz içi lensler gibi steril ürünlerin ithalinden önce sağlık bakanlığının, üretim yeri denetimi zorunluluğu getirmesi şart. Bu hem hasta sağlığı hem de haksız rekabetle elde edilen kazançlar açısından kritik bir konu. Son dönemlerde Türkiye’de Uzak Doğu veya Hindistan menşeli ürünlerin kullanımı giderek artıyor. Denetim eksikliği nedeniyle bu ürünler hastalar için büyük risk oluştururken, ulusal kaynaklardan ciddi bir ekonomik büyüklük yurt dışına çıkmış oluyor.

    Rekabet etiği öne çıkarılmalı. Bir ürün tercih edilirken hasta menfaati, insan sağlığı ya da tedavi edici niteliği oldukça önemlidir ve ülkemizde tüm bu unsurların tek tek değerlendirilmesi için Sağlık Bakanlığı bünyesinde ‘sağlıkta rekabet’e odaklı farklı bir kurum yapılanmasına ihtiyaç vardır.”

    HEDEF VİZYON SAHİBİ GENÇLER YETİŞTİRMEK

    Ana konu olarak bu yıl sorunlar ve çözümlere odaklanılan “Oftalmolojide Eğitim Buluşmaları” etkinliği hakkında değerlendirmede bulunan Türk Oftalmoloji Derneği Temel Eğitim ve Mesleki Planlama Birimi Başkanı Prof. Dr. Zeliha Yazar, oluşturulan programın çok yönlü olduğunu belirtti.

    Yazar, genç asistan doktorlara kamu- özel sektör, yaşanan rekabet, sorunlar, çözüm yolları gibi geniş bir çerçevede oftalmoloji alanındaki genel durumu ortaya koyduklarını ve bu sayede asistanlara bir vizyon kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.

    Türkiye’deki bütün üniversite, eğitim araştırma hastanelerinden ve göz kliniklerinden 2’şer asistanın davet edildiği bilgisini de veren Prof. Dr. Zeliha Yazar; “bu etkinlik kapsamında asistanlarımız hem moderatör hem de konuşmacı oluyor, hocaları ile oturum yönetiyor, toplantıda görev alıyorlar, bu yönüyle de asistanlar için önemli bir etkinlik” dedi.

    Ankara’da gerçekleşen Eğitim Buluşması Toplantısı sırasında geleneksel Anıtkabir ziyareti de gerçekleştirildi. Kongre katılımcıları arasında; TOD Başkanı Prof. Dr. Reha Ersöz, Prof. Dr. Ünal Bengisu, Opr. Dr. Sunay Duman, Prof. Dr. Fatih Mehmet Mutlu, Prof. Dr. İzzet Can, Prof. Dr. Huban Atilla, Prof. Dr. Emin Özmert, Prof. Dr. Kutay Andaç gibi Türkiye’nin önde gelen birçok göz hekimi yer aldı.

  • “Rekabet Olmadan Ticaret Olmaz”

    Türkiye’nin önemli doğal ürün satışı yapan e-ticaret sitelerinden tazedirekt.com’un ani bir kararla kapanması ile ilgili olarak açıklama yapan sektör firmalarından memlekettengelsin.com, ’Rekabet olmadan ticaret olmaz’ dedi.

    Hasan Aslanoba’nın iki yıl önce kurduğu ve toplam yatırım tutarı 35 milyon dolar olan tazedirekt.com sitesi geçtiğimiz hafta ani bir kararla kapandı. Şirketten yapılan açıklamada “Bugün size karşı dürüst olmak ve sizinle bir kararımızı paylaşmak istiyoruz. Piyasa koşulları ve operasyonel dengeler sebebiyle tazedirekt’i kapatıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    tazedirekt.com’un kapanmasıyla ilgili olarak organik, sağlıklı, taze yöresel ürünler ve sebze-meyve satan sektörün önemli e-ticaret sitelerinden memlekettengelsin.com bir açıklama yaptı. memlekettengelsin.com’dan yapılan açıklamada, “Biz memlekettengelsin.com olarak pozitif rekabetten yanayız. Rekabetin sektörümüzü daha hızlı geliştireceğine, daha da büyüteceğine inanıyoruz. O yüzden en kısa zamanda sektör komşumuz tazedirekt.com’un tekrar açılmasını, aramızdaki rekabetin canlanmasını gönülden diliyoruz

    3 büyükler ezeli rakip olmasa futbolun tadı tuzu olur muydu? Dünyanın en hızlı atleti boş pistte tek başına koşsa o dünya rekorları kırılır mıydı? Bill ve Steve adında iki adam olmasa teknoloji bu kadar ilerler miydi? Biz memlekettengelsin.com olarak pozitif rekabetten yanayız. Rekabetin sektörümüzü daha hızlı geliştireceğine, daha da büyüteceğine inanıyoruz. O yüzden en kısa zamanda sektör komşumuz tazedirekt.com’un tekrar açılmasını, aramızdaki rekabetin canlanmasını gönülden diliyoruz” denildi.