Etiket: Rekabet

  • ESOGÜ’de “Türkiye’de Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurumu Faaliyetleri” etkinliği

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanlığı ve Rekabet Kurumu işbirliğiyle düzenlenen “Türkiye’de Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurumu Faaliyetleri” konulu etkinlik, ESOGÜ Prof. Dr. Fazıl Tekin Salonu’nda gerçekleşti.

    Etkinlikte konuşan ESOGÜ İİBF Dekan Vekili Prof. Dr. Ali Çelikkaya, etkinliğin konuşmacılarından Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak’ın İİBF’ye 15 yıl hizmet vererek önemli katkılarda bulunduğunu belirtti ve kendisine teşekkür etti. Rekabet Kurumu Başkanı’nın İİBF’nin bir öğretim üyesi olmasının fakülte öğrencileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu da belirten Prof. Dr. Ali Çelikkaya, verimli bir etkinlik geçirilmesini diledi.

    ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Prof. Dr. Ömer Torlak’ın ESOGÜ İİBF’nin kurucu dekanı Prof. Dr. Fazıl Tekin’den sonra fakülteye en çok emeği geçen hocalardan biri olduğunu belirtti ve halen Rekabet Kurumu’nda ESOGÜ’nün gururu olarak görev yapmaya devam ettiğini söyledi. Rekabet Kurumu’nun bir ülkede ekonominin sağlıklı işlemesi ve sürdürülebilir olması açısından olmazsa olmaz nitelikte olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Gönen, böyle kurumların ekonominin işleyişinde rol almasının 2023 hedeflerine ulaşılması yolunda da önemli olduğunu ifade etti. Yoğun iş temposuna rağmen etkinliğe katıldığı için Prof. Dr. Ömer Torlak’a teşekkür eden Prof. Dr. Hasan Gönen, etkinliğin verimli geçmesini dileyerek konuşmasını tamamladı.

    Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak, kurumlarının asli görev ve sorumluluklarından birinin de gençlerde rekabet konusunda farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek, etkinliğin düzenlenmesine katkıda bulunan herkese teşekkür etti. Prof. Dr. Ömer Torlak sunumuna piyasa, rekabet ve ahlak kavramları hakkında konuşarak devam etti. Piyasanın artık fiziksel mekan zorunluluğunun kalmadığını belirten Prof. Dr. Ömer Torlak, bugün dünyanın neresinde üretildiğini bilmediğimiz ürünlere kısa sürede sahip olabildiğimizi ve piyasa belirleyicileri ile etkileyicilerinin çok girift hale geldiğini söyledi. Prof. Dr. Ömer Torlak dünyada Rekabet Kurumlarının piyasalardaki ilişkilerin dürüst ve adil bir şekilde gerçekleşmesinin önündeki engelleri kaldırmak için kurulduğunu belirtti. Rekabetin eksik olması durumunda piyasanın aksamaya başlayacağını yani arz-talep dengesi içinde oluşması gereken fiyatların oluşmayacağını belirten Prof. Dr. Ömer Torlak, rekabetçiliğin aynı zamanda işletmeleri inovasyona zorlayarak ülke refahına katkıda bulunduğunu ifade etti.

    Prof. Dr. Ömer Torlak Rekabet Hukukunun da piyasalardaki rekabet ihlallerinin önüne geçmek için var olduğunu söyledi. Ekonomide ahlakın önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Torlak, dengeli bir rekabetin sağlanarak piyasalardaki istikrarın sağlanabilmesi için ahlaki değerlerin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Ömer Torlak bu doğrultuda; empati yapan, hak ettiğinden fazlasını istemeyen, rekabeti rakibini yok etmek için yapmayan, toplumsal problemleri es geçmeyen, rakiplerinin ve müşterilerinin de haklarını gözeten girişimciler yetiştirilmesinin önemine ve gereğine işaret etti. Gençlere de seslenen Prof. Dr. Ömer Torlak, başarılı olmanın önemli olduğunu ama hedeflere ulaşılamamasının da bir yılgınlık sebebi olmaması gerektiğini belirtti ve gençlere yeteneklerini keşfetmelerini ve kendilerini nasıl hayata daha iyi hazırlayacaklarını düşünmelerini öğütledi.

    Etkinlik Rekabet Kurumu Dış İlişkiler, Eğitim ve Rekabet Savunuculuğu Daire Başkanı Ali Arıöz’ün, Rekabet Kurumu’ndaki kariyer fırsatları hakkında bilgiler verdiği bölümle sona erdi.

  • Başkan Türel: “Antalya rekabet edilemez bir şehir”

    Türkiye-Rusya Medya Forumu’nda konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, alt yapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından vizyonel projelere ağırlık verdiklerini belirterek, “Antalya rekabet edilemez şansları olan bir şehir. Fiyat ve kalite uyum dengesi açısından rekabet edilemez bir şehiriz” dedi.

    Antalya Belek’te devam eden Türkiye Rusya Medya Forumu’nun açılış programının ardından öğleden sonraki programda, “Yeni Dönemde Türkiye Turizminin Rusya’ya Bakışı” paneli gerçekleştirildi.

    Panelde konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü İrfan Önal, 2000’li yıllarda 755 bin civarında olan Rus turist sayısının 2015 yılında 4.5 milyona ulaştığını aktardı.

    Türkiye için Rusya’nın en özel pazarlardan biri olduğunu vurgulayan Önal, “Bakanlık olarak üzerinde özel çalıştığımız ve güçlü bir ilişkilerimiz var. Kasımda bir duraklama yaşadık. Gelecekten önce bir tespit yapmak istedik. Rus turistin sayısal alanda artışından beklentimiz nedir. Önümüzdeki yıllarda bu sayıyı nasıl artırabiliriz ve ülke geneline nasıl yayabiliriz üzerine çalışmalar yaptık. 2015 yılının Ağustos ayına kadar Rusya’da 13 şehrinde bir araştırma yaptık. Amacımız şuydu, Antalya ile birlikte ülke genelinde Rus misafirlerimizi nasıl buluşturabiliriz, eksikliklerimiz nedir, neyi doğru yapıyoruz. Bununla ilgili kapsamlı bir araştırma yaptık. Bunların sonucunu çok iyi analiz yaptık” dedi.

    Araştırmadan çarpıcı sonuçlar çıktığını bildiren Önal, “Bakanlık ve özel sektör olarak, Türkiye deniz, kum, güneş olarak nitelendirdiğimiz alanda Rusya’da birinci durumda. Fenomen olarak Antalya ve Türkiye geliyor. Bunun ötesinde de Rus halkı yurt dışı seyahatlerini fazlalaştırdı. Bu artan hacimden bizim nasıl ve hangi destinasyonlarımızın pay alacağı noktasında çalışma yaptık. 4 kategoride kültür ve şehir turizmi, alışveriş, sağlık turizmi ön plana çıkıyor. Bu alanlarda Türkiye’nin birinci olmadığını görüyoruz. Eksikliklerimiz var. Ya ürünlerimizi iyi oluşturamıyoruz ya da pazarlamada eksikliklerimiz var. Türkiye’yi istenilen seviyeye taşıyamamışız kum, deniz ve güneş tatilinin dışında. Türkiye’nin yeni ürünlerini Rus misafirlerle buluşturmalıyız” diye konuştu.

    “Önemli, dev organizasyonlara imza attık”

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Rusya’da yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle 2015 yılında da bir önceki yıla oranla Antalya’ya gelen Rus turist sayısında yüzde 26’lık düşüş yaşandığını aktardı.

    Çok hızlı büyüyen ve gelişen Antalya’nın birçok uluslararası organizasyona da ev sahipliği yaptığına vurgu yapan Başkan Türel, NATO Zirvesi, G20 Liderler Zirvesi ve son olarak EXPO 2016 Antalya’yı başarıyla düzenlediklerini kaydetti.

    “Antalya rekabet edilemez bir şehir”

    Antalya’nın alt yapısını tamamlamasının ardından artık vizyon projelere ağırlık vermeye başladığını ifade eden Menderes Türel, “Bu vizyon projelerle Antalya kültürün, sanatın ve sporun en önemli merkezlerinden birisi olacak. Hollywood sinema stüdyolarına benzer bir proje hayata geçireceğiz. Bu projeden sonra birçok uluslararası prodüktörün Antalya’da filmler çekeceğinden eminiz. Antalya rekabet edilemez şansları olan bir şehir. Fiyat ve kalite uyum dengesi açısından rekabet edilemez bir şehiriz” dedi.

    “Antalya’da risk oranı düşük”

    Antalya’nın dünyanın en huzurlu ve tüm ihtiyaçlara cevap verebilen şehirlerinden birisi olduğunu işaret eden başkan Türel, “Uluslararası birçok organizasyonu sorunsuz yapan Antalya güvenlik açısından da kendisi kanıtladı. Güvenlik tehdidi dünyanın birçok noktasında olabiliyor. Üzücü olaylara Fransa’da veya Belçika’da bile karşılaşabiliyoruz. Dünyanın hiçbir yeri için ’burada üzücü bir hadise olmayacak’ garantisini kimse veremez. Risk payı değerlendirmesi yapıldığında, Antalya’da risk oranının düşük olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

    ETS Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy, Antalya bölgesinin destinasyon olarak Rus turistlerin ağırlandığı bir destinasyon olduğunu belirtti.

    “Rus turist de kıymetimizi anladı”

    Antalya’ya 2015 yılında gelen turistin yüzde 22’sini Rus’ların oluşturduğuna değinen Ersoy, “Bu süreç bir bakıma iyi oldu. İki taraf da birbirinin kıymetini anlamış oldu. Biz Rus turistin kıymetini anlarken Rus turistlerde gittikleri başka ülkelerdeki hizmeti Antalya ile karşılaştırma fırsatı yakaladı” diye konuştu.

    “Türk misafir bazen şikayet ediyor”

    Türk ile Rusya turizmi arasındaki en önemli artının sevgi olduğunu vurgulayan Ersoy, “Sevdiğimiz bir insanı ağırlamak ticari olarak ağırlamaktan farklı oluyor. Misafir olduğunuz bir ülkede sevildiğinizi bildiğiniz zaman sizin de yaklaşımınız farklı oluyor. Hatta bazı Türk misafirlerimiz ’Rus misafirlere daha farklı davranıyorsunuz’ diye şikayet ediyor” dedi.

  • Başakşehir Merkez Çarşı dükkanları için yoğun rekabet

    İstanbul Başakşehir’de inşa edilen Başakşehir Merkez Çarşı’daki 252 dükkan açık artırmayla satışa açıldı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ekonomideki yavaşlamaya rağmen Emlak Konut’un tarihi kampanyası kapsamında 150 bin ile 9 milyon arası değişen fiyatlarla açık artırmaya çıkan dükkanlar için yüzlerce kişi rekabet etti. Dükkanların 165 adedi tam 6 saatte satılarak toplam 122 milyon 260 bin lira ciro elde edildi. Makro-Akyapı Ortak Girişimi Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Uyan, beklenenin üzerinde gerçekleşen katılımın inşaat sektörü açısından moral verici olduğunu ifade etti.

    Makro-Akyapı Ortak Girişimi tarafından Emlak Konut Gelir Paylaşımıyla inşa edilen Başakşehir Merkez Çarşı’da yer alan 252 dükkan için yüzlerce kişi ihaleye girerek yarıştı. Fiyatları 150 bin lirayla 9 milyon lira arasında değişen dükkanlar için kıyasıya rekabet yaşandı. 165 dükkan 6 saatte, toplam 122 milyon 260 bin liraya satıldı.

    Ekonomiye etki eden 15 Temmuz darbe girişimi, terör olayları ve Suriye’deki mevcut duruma rağmen rekabet için ihale salonunu dolduran yüzlerce kişinin inşaat sektörü ve ekonomi adına ciddi bir gösterge olduğunu söyleyen Makro-Akyapı Ortak Girişimi İcra Kurulu Başkanı Ercan Uyan, beklenenin üzerinde gerçekleşen katılım ve 6 saatte elde edilen 122 milyon liranın üzerindeki cironun inşaat sektörü açısından moral verici olduğunu ifade etti.

    “Ekonomimiz güven tazeledi”

    Açık artırma öncesi çevrelerinden 15 Temmuz, terör olayları ve Suriye’deki durum sonrası girilen dönemde ilginin düşük olabileceği, açık artırmayı yapmanın doğru olmadığı uyarılarını aldıklarını söyleyen Uyan, “Biz de tıpkı ihale salonunu dolduran vatandaşlarımız gibi ülkemizin yarınlarına güvendik. Güvenimizi de küçük bir daire bile satın alınamayacak fiyatlarla dükkanlarımızı satışa koyarak gösterdik. Halkımız da teveccüh ederek bu fiyatlar ve Emlak Konut’un tarihi kampanyasının koşullarıyla dükkanlarımızı aldı. Halkımız ülkemizin gelecek 10 yılına inandı. Bence 15 Temmuz, terör olayları ve Suriye’deki durum sonrası ekonomimiz bu salonda güven tazeledi. Ülkemize, ekonomimize ve yarınlarımıza güvenen tüm halkımız adına hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

    “Emlak Konut önemli bir hamle yaptı”

    Emlak Konut’un tarihi kampanyasının halkın güveni üzerinde önemli bir etkisi olduğunu söyleyen Uyan, “Emlak Konut ülkemizin yarınlarına inanan, güvenen vatandaşlarımız için ödemeleri 10 yıla yaydı. TÜFE ya da 0.70 sabit vadenin yanı sıra TÜFE oranını yıllık yüzde 10 ile sınırlandırarak enflasyonunun yüzde 10’un üzerine çıkması durumunda fark almayacağını taahüt etti. Bu ülkemiz ve ekonomi adına önemli bir hamledir. Emlak Konut’un kampanyasına dahil olan Başakşehir Merkez Çarşı’daki dükkanlar hem sunduğu fırsatla hem de gösterdiği güvenle tarihi kampanyadan payını aldı” şeklinde konuştu.

    “Orta gelirliye yatırım fırsatı”

    Uyan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu fiyatlar ve ödeme koşullarıyla özellikle orta gelir grubundaki vatandaşlarımızın da yarınlarına yatırım yapabilmesi adına tarihi bir şans oluşturduğumuzu düşünüyoruz. Salondan da anlaşılacağı üzere ülkemizin yarınlarına güvenen vatandaşlarımız bu fırsatı gördü ve yatırımını yaptı.”

    Başakşehir Merkez Çarşı, özel hastane, botanik şehir parkı ve İkitelli Entegre Sağlık Kampusü yolu, tramvay durağı, meydan ve resmi kurum alanlarının bulunduğu 7 gün 24 saat yaşayacak bir yaya ve araç trafiğine sahip bir konumda inşa ediliyor. Makro-Akyapı Ortak Girişimi tarafından Emlak Konut Gelir Paylaşımı Modeli ile inşa edilen projenin Haziran 2018’de teslim edilmesi planlanıyor.

    Makro – Akyapı Ortak Girişimi Hakkında

    Yıllardır inşaat sektöründe başarılı işlere imza atan ve yüksek tecrübeye sahip iki marka Makro İnşaat ve Akyapı İnşaat, mükemmel bir uyumla ilerlemenin heyecanını yaşıyor. Yurt içi ve yurt dışında ayrı ayrı gerçekleştirdikleri konut, alışveriş merkezi, ticaret merkezi, okul, hastane, cami, fabrika, metro istasyonu, ofis, yol, çevre düzenlemesi gibi altyapı ve üstyapı projeleriyle büyük takdir toplayan Makro İnşaat ile Akyapı İnşaat‘ın güç birliğinde, geleceğin mekanları hayat buluyor. Bugüne kadar toplamda 3 milyon metrekare tamamlanmış inşaat alanı tecrübesine sahip olan Makro İnşaat ve Akyapı İnşaat, binlerce insanın hayatında önemli yer edecek çeşitli projeler sunmak için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Bahçetepe İstanbul, Park Mavera, Meydan Dükkanları, Giriş Kayaşehir, 540-4 Parsel Ticaret Portalı ve Seyran Şehir Projeleri ile yatırımcılarını memnun eden Makro&Akyapı Ortak Girişimi şimdi de geleceğin mimarisini, aile değerleriyle harmanlıyor ve değerine değer katacak bir proje daha sunuyor. Başakşehir Merkez Çarşı, Başakşehir merkezdeki en gözde ticari alan olarak yükseliyor.

  • Berberler Arasındaki Rekabet Savaşa Dönüşüyor

    Eskişehir Berberler ve Kuaförler Meslek Odası Başkanı Fethi Özkara, berber ve kuaförler arasındaki haksız fiyat rekabetiyle ilgili sorunların çözülmemesi halinde adeta esnaf birbirini yiyecek hale geleceğini söyledi.

    Berberler ve kuaförler arasında rekabet her geçen gün artarken, fiyat tarifesine uymayan ve standart tarifeyi uygulayan esnaflar arasında gerginlik sürüyor. Yaşanan bu haksız rekabet nedeniyle bir çok berber ve kuaförün mağdur olduğu kentte, Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Fethi Özkara, berberler ve kuaförlerin fiyat tarifesindeki haksız rekabet ile ilgili sıkıntılarının büyük olduğunu vurguladı. Başkan Özkara, “Camda asılan yazılar ile insanları kandırarak, hareket edilmesi meslektaşların, diğer meslektaşlarına zarar verdiği gözükmektedir. Bu açıdan ciddi anlamda önlem alınması gerekiyor. Fiyat tarifeleri azami hadleri gösterir tanımlamasından kaynaklanıyor. Burada fiyat tarifesinin azami ve asgari fiyatları göstermesi, piyasada oluşan aşırı fiyat farkını önleyecektir. Ancak bunun değişmesi gerektiğiyle ilgili gerekli bakanlığa her türlü yazışmalarımızı yaptık. Eğer bunları düzeltmezler ise, ciddi anlamda esnafın sıkıntıları artacaktır” ifadelerini kullandı.

    “ESNAF BİRBİRİNİ YİYECEK HALE GELECEK”

    Özkara, kendilerinin esnaflık ve sanatkarlık ticaretini yaptıklarını söyleyerek, “İşte burada bir kargaşa, bir sıkıntı var. Bunun düzelmesiyle ilgili Bakanlıkta çalışmalar var, ama bir an önce olmalı. Yoksa esnaf birbirini yiyecek hale gelecek. Esnaf ayakta durma savaşı verirken, rekabet karşıdan güzel görünüyor. Oysa insanlara rekabet daha çok zarar veriyor, çünkü bir yapılan işi karşıdaki müşteri aynı yapılan işlem olarak görüyor ve fiyatın aynı olmasını istiyor. Oysa hizmetlerde de farklılıklar var, bu farklılıklar sayesinde fiyat değişimleri ortaya çıkıyor. Bunu insana anlatabilecek esnafımız zor durumda çünkü anlatamıyor. Bu yüzden bu farklılığı ortadan kaldırmak için Tarifeler Kanunu’nun düzelmesi gerekiyor, insanlarımızı gerçekten zora sokuyor. Hele camlarına yazı asan 5-10 kardeşimiz yüzünden 550 tane meslektaşımız müşterisi karşısında mağdur duruma düşüyor. Diyoruz ki, Berberler ve Kuaförler Meslek Odalarına ses verilsin. Bunlar çözülürse, esnaf daha güzler yüzlü daha iyi hizmet eder” şeklinde konuştu.

  • Uşak’ta Ezeli Rekabet Tekerlekli Sandalyeye Dönüştü

    Uşak Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm öğrencileri “Sosyal Sorumluluk Projesi” kapsamında, anlamlı bir kampanyaya imza atıldı.

    Uşak Üniversitesi 1 Eylül Kampüsü’ne Fenerbahçe ve Galatasaray renklerine süslenen geri dönüşüm kutuları yerleştirdi. Tatlı bir rekabetle mavi kapaklar toplanıldı. Toplanan Kapaklar geri dönüşüm şirketi tarafından tekerlekli sandalyeye dönüştürüldü.

    Doç. Dr. Hayri B. Özmen’in önderliğinde gerçekleşen etkinliğe Uşak Belediyesi’nin anlaşmalı olduğu Günay Geri Dönüşüm şirketi de projeye destek verdi. Projede, rekabet unsuru kullanılarak mavi kapak toplanıp, toplanan bu mavi kapakları tekerlekli sandalyeye dönüştürülmesi hedeflendi. Geri dönüşüm kutuları Fenerbahçe ve Galatasaray renkleriyle süslenerek, Uşak Üniversitesi 1 Eylül Kampüsüne yerleştirildi. Belli bir süre geçtikten sonra kutularda yapılan kontrollerin ardından mavi kapaklar toplandı. Mavi kapaklar Geri Dönüşüm şirketinin de yardımlarıyla tekerlekli sandalyeye dönüştürüldü. Elde edilen bu tekerlekli sandalye Türkiye Sakatlar Derneği Uşak Şubesi’ne teslim edildi.

    Konu ile açıklama yapan dernek başkanı Salih Küçük ilerleyen zamanlarda sandalyeyi ihtiyacı olan bir vatandaşa teslim edeceklerini belirtti. Küçük, yardımlarından dolayı Uşak Üniversitesi İnşaat Mühendisliği öğrencilerinden R.Mustafa San, İsmail Ersoysal, Berkay Yılmaz, Artaç Tuncer, Arda Avur, İbrahim Kesimaloğlu, Ömer Deniz, Kadir Turgut’a ve “Günay Geri Dönüşüm” şirketinin Çevre Mühendisi A.Gazi Yoğunlu’ya teşekkürlerini sundu.