Etiket: Rekabet

  • “İthal ürünlerin Türkiye’de rekabet şansının kalmadı”

    Hakan Grup İcra Kurulu Başkanı Hakan Hacısoyu, artık Türkiye’de üretimin çok cazip hale geldiğini kaydederek, “Bu vergilerle ithalat yapmak mümkün değil” dedi.

    Cars’tan Minions’a, Spiderman’den Barbie’ye çocuk karakterinin lisansıyla okul çantalarından beslenme çantalarına, valizlerden ayakkabı, terlik setlerine farklı tarzda ürün üreten Hakan Grup, İstanbul Hadımköy’de 20 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir fabrika kurdu. Şirketten yapılan açıklamada; yeni fabrikada yılda yedi milyon adet sadece sırt çantası üretilecek. Bunun yanında binlerce adet de diğer ürünlerin üretimi yapılacak.

    “Hedefimiz uygun fiyatlı ürünler üreterek küresel markalara hizmet vermek”

    Gümrük vergilerinin artması nedeniyle ithal ürünlerin Türkiye’de rekabet şansının kalmadığını belirten Hakan Grup İcra Kurulu Başkanı Hakan Hacısoyu, “Biz aslında üretici bir firmayız fakat ithalatın ucuz olması nedeniyle rekabette zorlanınca bir dönem ithalat yaptık. Fakat artık üretim çok cazip hale gelmiş durumda. Bu vergilerle ithalat yapmak mümkün değil. Çorlu ve İkitelli’deki üretimi de tek çatı altında toplayarak üretimin tamamını yeni fabrikamızda yapacağız. Hedefimiz uygun fiyatlı ürünler üreterek küresel markalara hizmet vermek. Dört hafta içinde Avrupa’nın her yerine ürün gönderebiliyoruz. Yabancı markalar Çin’de üretim yaptırdıklarında bu süre dört ayı buluyor. Ayrıca yuanın değerlenmesi nedeniyle Çin’de üretim pahalı hale geldi. Bu da bizim avantajımızı artırıyor. Diğer taraftan Türkiye’de 40 bin satış noktamız var” dedi.

    “İmperteks kumaşları halen Çin’den ve Tayvan’dan ithal ediyoruz”

    Türkiye pazarına girmek isteyen yabancı firmalar üretimlerini kendilerinde yaptırarak aynı zamanda dağıtım kanalları aracılığıyla Türkiye pazarına da girebilecekleri söyleyen Hacosoyu, “Fakat, yan sanayi konusunda sıkıntımız var. Çanta yapımında kullandığımız imperteks kumaşları halen Çin’den ve Tayvan’dan ithal ediyoruz. Bu malzemeleri üreten firmalar var fakat bunların da fiyatları çok yüksek. Aksesuar ürünlerini de yine Uzakdoğu’dan alıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Hakan Grup ürünlerinin 31 ülkede satıldığını söyleyen Hacısoyu, bu yılki ihracat hedeflerinin 17 milyon dolar olduğunu, ancak bu rakamın önümüzdeki yıllarda çok daha artacağını ifade etti.

  • UFRAD Başkanı Aydın: “AVM kiralarının TL’ye dönüşü, Türk markaların rekabet gücünü arttıracak”

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın AVM’lerdeki mağaza kiralarının TL’ye dönmesi gerektiği yönündeki açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden UFRAD Franchising Derneği Genel Başkanı Dr. Mustafa Aydın, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Aydın, AVM kiralarının TL’ye dönmesiyle birlikte Türk markalarının dünya pazarındaki rekabet gücünün daha da artacağını söyledi.

    Türk ekonomisine yapılan baskı karşısında ekonominin yeniden ayağa kaldırılması noktasında herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini ifade eden UFRAD Franchising Derneği Genel Başkanı Dr. Mustafa Aydın AVM sahiplerine çağrıda bulunarak, mağaza kiralarında dövizden TL’ye dönülmesi gerektiğini söyledi. Böylelikle Türk markalarının, dünya pazarındaki diğer markalar ile rekabet edebilmesinin önündeki en büyük engelin de ortadan kalkacağını belirten Aydın, “UFRAD olarak Sayın Bakanımızın konuyla ilgili açıklamalarını memnuniyetle karşıladık ve bütün gücümüzle destekliyoruz” dedi.

    “Mağaza kiralarında bir an önce TL’ye geçilmeli”

    Türk marklarının daha çok büyüyerek dünya pazarında diğer markalar ile rekabet etmesinin Türkiye’ye döviz kazandırıcı en önemli faktör olduğunu belirten Aydın, “AVM’ler Türk markalarının büyüme tarlasıdır. Ancak AVM’lerdeki kiraların döviz üzerinden yapılması markalarımızın gelişimini olumsuz etkiliyor. Onun için hem ticaretin aktif hale dönüşmesi ve markalarımızın daha da güçlenerek büyümeleri için AVM’lerin dövizle kiralama faaliyetlerinden TL’ye dönmeleri hususunda bir talebimiz var. Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi bu düşüncelerin meclise taşınarak, ticaret sahiplerini mağdur etmeyecek ve markalarımızın daha da büyümesini sağlayacak adil kiralama yöntemlerinin sağlanacağına inanıyorum. Mağaza kiralarında bir an önce dolardan TL’ye geçilmesini talep ediyoruz. Bu markalarımızın daha da güçlenmesini sağlayarak, bizlere dünya pazarlarında diğer markalar ile daha güçlü rekabet etme fırsatı sağlayacaktır. Dolayısıyla da Türkiye’ye daha çok döviz girdisi sağlayacaktır. Bu hususta Sayın Bakanımızın, hükümetimizin ve özellikle de AVM sahiplerinin milli ekonomi mücadelesine katkı vermelerini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Yabancı markların döviz ödemesi gibi bir iddiamız yok”

    Yabancı markaların da TL üzerinden kira ödemelerini ve bu konuda yerli markalardan ayrılmamaları gerektiğine de değinen Aydın, “Yerli ve yabancı diye bir ayrım yapmıyoruz. UFRAD olarak bünyemizde yaklaşık 200 büyük marka yer alıyor. Türkiye’deki franchising sektörü 40 milyar dolara yakın bir ticari hacme sahiptir. Dolayısıyla yerli ve yabancı markaların her biri ticari hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Türk ekonomisine katkı sağlayan hiçbir markayı ayırmıyoruz. Yabancı markaların da ekonomimize katkı sağladıklarına inanıyoruz. Aynı kolaylığı onlar için de sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Yerli markaların TL, yabancı markların ise döviz ödemesi gibi bir iddiada bulunmuyoruz. Yabancı markalarda en az yerli marklar kadar ticari hayatımız için oldukça önemlidirler” dedi.

    Konuyla ilgili AVM sahiplerinden aldıkları geri dönüşler hakkında da bilgi veren Aydın, “AVM sahiplerinden bu konu hakkında henüz hiçbir olumsuz tepki almadık. Bazı AVM’lerin bazı mağazalarını TL’ye endekslediklerini biliyoruz. Ancak inanıyorum ki AVM sahipleri de milli ekonominin içinde bulunduğu tehlike karşısında bu çağrılara duyarlılık göstereceklerdir” diye konuştu.

  • CK Enerji’de Rekabet Uyum Müdürlüğü’nde görev değişimi

    CK Enerji’de Şubat 2017’den beri Rekabet Uyum Direktörü pozisyonunda görev yapmakta olan Metin Pektaş’tan boşalan yere Rekabet Uyum Müdürü olarak Hakan Erek getirildi. 6 Ağustos 2018 tarihinde göreve başlayan Erek’in beş yıllık Rekabet Kurumu deneyimi bulunuyor.

    Türkiye’nin üç bölgesinde, yedi ilde 7,6 milyon elektrik tüketicisine hizmet veren CK Enerji’de Şubat 2017’den beri Rekabet Uyum Direktörlüğü’nü yürütmekte olan Metin Pektaş’ın yerine Rekabet Kurumu’nda uzman olarak çalışan Hakan Erek, Rekabet Uyum Müdürü olarak atandı. Yapılan açıklamada; 6 Ağustos 2018 tarihi itibariyle göreve başlayan Erek, CK Enerji Yatırım bünyesinde Portföy Yönetimi Koordinatörlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren ve CK Enerji çatısı altındaki tüm şirketlerde rekabet hukukuna uyumun kurumsallaştırılması amacıyla faaliyet gösteren Rekabet Uyum Müdürlüğü’nün de yöneticisi oldu.

    Hakan Erek kimdir?

    2012’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Erek, ayrıca ekonomi yandal programını bitirdi. Erek, 2017 yılında girdiği Selçuk Üniversitesi’nde halen hukuk eğitimini sürdürmekte. 2013-2018 yılları arasında Rekabet Kurumu’nda uzman olarak görev alan Erek, ağırlıklı olarak elektrik, gaz, petrol ve kimya pazarlarındaki antitröst, birleşme, satın alma ve özelleştirme konuları üzerine çalıştı.

  • TED Başkanı Pehlivanoğlu: “Eğitimde dünya ile rekabet etmemiz lazım”

    Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, eğitimde dünya ile rekabet etmemiz gerektiğini belirterek, “Dünya ile rekabet etmemiz lazımdır. Sadece diploma vermek için eğitim vermekten vazgeçmemiz lazım. Biz diploma dağıtan kuruluşlar olamayız” dedi.

    TED Van Koleji tarafından TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ile Eğitimci-Yazar Abbas Güçlü’nün katılımıyla “Eğitim Sohbeti” konferansı düzenledi. TED Van Koleji Konferans Salonu’nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, TED Van Koleji Kurucu Temsilcisi Gökmen Uçar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra kürsüye çıkan TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, TED’in kurulduğu günden bu yana kendilerine 3 tane önemli misyon yüklediğini belirtti. TED Genel Başkanı Pehlivanoğlu, “Şükürler olsun bugün 39’uncu okulumuzu açıyoruz. Bize 3 tane misyon yüklediler. Birincisi; ülkenin, vatanın her köşesinde okullar aç, rekabet koşullarını değiştir, tüccarlık yapmak isteyenlerin önüne geç ve İstanbul, Ankara’ya göç ettirmeden orada nitelikli bir eğitim ver dediler. Misyonumuzun dediği gibi ülkemizin her tarafına yayılmaya devam ediyoruz. İkincisi; sadece annesi ve basının parası olan çocukların iyi eğitim almasıyla bir ülke kalkınmaz, aksine dibe çöker. Onun için başarılı ve maddi imkanı yetersiz çocuklara sahip çıkın demişler. Şükürler olsun şimdi binlerce çocuğumuza nitelikli burs veriyoruz. Üçüncüsün de ise, eğitimde öncü olun demişler. Bu ülkede sosyal adaletsizliğin en büyük olduğu nokta nedir? Derseniz. ‘Anası-babasının parası olanlar ile olmayanlar arasındaki adaletsiz uçurum olan eğitimdir’ deriz” diye konuştu.

    “Kendi evlatlarımıza sahip çıkacağız”

    TED’in okulları olan bir sivil toplum örgütü olduğuna dikkat çeken Pehlivanoğlu, “Ancak bu milletin evlatlarına sahip çıkmazsak, onları kodlamadan, onları bölmeden, onları ideolojilere esir etmeden vatan, bayrak, millet sevgisiyle doldurarak, dünya ile rekabet edecek bir hale getiremezsek bu güzel vatanın geleceğinden falan bahsedemeyiz. Onun içindir ki biz eğitimde dershane sistemine en büyük mücadeleyi vermiş bir kurumuz. ‘TED ne değildir’ derseniz. TED bir kolej değildir. Okulları da olan bir sivil toplum örgütüdür” dedi.

    “Değerleri olmayan bir toplum ayakta duramaz”

    Değeri olmayan bir toplumun ayakta duramayacağına dikkat çeken Pehlivanoğlu, “Değer nedir? Kültür ve inançtır. Bir toplumun kültürü yok ise ve ya kültüre sahip değilse, bir toplumun inancı yoksa ve inancına sarılmıyorsa o toplum ayakta duramaz. Bütün bunların yanında da dünya ile rekabet etmemiz lazımdır. Sadece diploma vermek için eğitim vermekten vazgeçmemiz lazımdır. Biz diploma dağıtan kuruluşlar olamayız. Maalesef bugün eğitim diploma verme ve sınav üzerine odaklanmış vaziyettedir. Analar kollarında kalmış iki tane bileziği satıp, 25 bin lira dershane denilen yerlere çocuğunu gönderenler ile rekabet etmeye çalışıyor. Van’ın köyündeki çocuklar, benim çocuğumu aynı sınava sokuyorsunuz. Aynı eğitimi veremediğimiz bir topluma, aynı sınavı nasıl verirsiniz?” diye konuştu.

    Ülkenin evlatlarını bölmeden, bölüştürmeden, yoksul, zengin diye ayırt etmeden iyi bir eğitim vermek zorunda olduklarını ifade eden Pehlivanoğlu, şunları kaydetti:

    “Bunun parayla alakası yok. Bunun bir inançla, duruşla alakası var. Bu ülkenin sorunu para ve kaynakların yetersizliği değil, kullananların her gün sistem değiştirmesidir. Bakandan bakana, YÖK başkanından YÖK başkana değişecek, sınav başladıktan sonra sınavın değişeceği bir metot istemiyoruz. Çocukların sadece sınavla başarılı kılındığı bir ülke de istemiyoruz. TED’in meşalesi aydınlık vermek için yakılmıştır. İleriyi aydınlatmak için yakılmıştır. TED’in meşalesi petrol değil, gönül yağıyla yanar.”

    “Eğitim olmadan bu ülkenin kalkınması mümkün değil”

    Eğitimci-Yazar Abbas Güçlü ise, Van’ın eğitimle meşhur olması gerektiğini belirterek, “Van bir dönem Canavarı ile bir dönem kahvaltısı ile meşhur ben Van’ın eğitimiyle meşhur olmasını isterdim. Van için söylenecek bir şey olduğu zaman bizde öyle üniversiteler, kolejler, fen liseleri ve okullar var ki Türkiye’nin en iyileri bizde dedirtecek eğitim kurumları. Ama Van’dan 2-3 tane isim çıkıyor arkası gelmiyor sanatçı çıkmıyor, sporcu çıkmıyor, her alanda yüzlerce isim çıkması lazımdı bu nasıl olacak eğitimle olacak. Yani eğitim olmadan bu ülkenin kalkınması mümkün değil” dedi.

    TED Genel Başkanı Pehlivanoğlu ve Eğitimci-Yazar Güçlü’nün yanı sıra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, birçok eğitimci ve davetlinin katıldığı konferans, soru-cevap bölümüyle son buldu.

  • İnoksan, küresel pazarda rekabet için Ar-Ge çalışmalarına yoğunlaştı

    Endüstriyel mutfak sektöründe faaliyet yürüten İnoksan, 2017 yılında kurduğu Ar-Ge merkezi ile ürün portföyünü genişletti. Bu yıl gerçekleştirdiği 2 milyon euroluk makine yatırımıyla kapasitesini artıran firma, küresel pazarda rekabet edebilmek için Ar-Ge çalışmalarına odaklandı.

    Global marka haline gelen İnoksan’ın, bu yıl sonunda yüzde 20 seviyesinde büyüme öngördüğünü belirten İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, geliştirdikleri esnek üretim modeliyle de müşterilerinin ihtiyacına daha hızlı cevap verdiklerini söyledi. Bu yıl yeniliklere odaklanacaklarını ifade eden Vehbi Varlık, Ar-Ge’nin rekabette, hem sektör hem de Türkiye için en gerekli konuların başında geldiğini söyledi. İnoksan’ın kurulduğundan bu yana Ar-Ge merkezi gibi çalıştığına dikkat çeken Varlık, “Bu da firmamıza çok mesafe kaydettirdi. İlave tesisler için Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nin (TEKNOSAB) tamamlanmasını bekliyoruz. Burada en az 50 dönümlük yer planlıyor ve Ar-Ge merkezini de buraya taşımayı istiyoruz” dedi.

    Varlık, öte yandan bağımsız ürün fabrikaları kurmaya hazırlandıklarını ve kapasiteyi artırmak için bu yıl 2 milyon euroluk makine yatırımına gittiklerinin bilgisini verdi. Catering ekipmanları alanında global ölçekte dev firmalar ve gruplar oluştuğuna vurgu yapan Vehbi Varlık, bu grupların yüksek sermaye birikimi sayesinde teknolojinin öncülüğünü de yaptıklarına dikkat çekti. Türkiye’nin de bu gelişmeleri yakından takip ederek, sektöre uyguladığını dile getiren Varlık, Türkiye’nin İtalya’dan sonra endüstriyel mutfak ya da catering teknolojilerinde adından söz ettirmeye başladığının altını çizdi. Varlık, endüstriyel mutfak alanında yeni gelişmelerin çoğunun, az enerji tüketimi ve hijyen alanında ortaya çıktığını dile getirerek, “Buna ilave olarak da birbiriyle haberleşen, programlanabilir cihazlar takımından oluşacak mutfaklara doğru bir gelişme göreceğiz” diye konuştu.

    Fırın, döner ve açık büfe gibi tasarım gerektiren ürünlerde ABD’de etkin olduklarına değinen Vehbi Varlık, İnoksan’ın ihracatını bulaşık makinesiyle ivmelendirmeye hazırlandığını vurguladı. ABD’de eyalet temsilcilikleri ve alt yetkili satıcılar şeklinde dağıtım ağı sistemi olduğu için ABD’deki temsilcisiyle New York’ta şirket de kurduklarını aktaran Varlık, globalde ihracat paylarını artırmak istediklerini söyledi. 2017’de ihracatta en yoğun yılı yaşadıklarını belirten Varlık, “İhracat rakamlarımızda önceki yıl rakamlarına göre yüzde 41 artış yaşanmasına rağmen, yurtiçi satışlardaki artışın da etkisiyle toplam ciro içindeki payı yüzde 25 oldu. Gelişim yol haritasındaki hedefimizde yüzde 50’lere ulaşmak var” şeklinde konuştu.

    Toplam 82 ülkeye ürün gönderdiklerinin bilgisini veren Vehbi Varlık, “Uluslararası markaların neredeyse hepsiyle çalışıyoruz. Amerika, Afrika ve Rusya’da otel projeleri yapıyor. Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, Amerika kıtasından Ortadoğu’ya kadar uzanıyoruz. Çin pazarına da belgelendirilmiş ürünler sunmak amacıyla CQC ile çalışmalar başlattık. Çin’de hem perakende hem de projelerde yer almayı hedefliyoruz. Ayrıca Hindistan’ı da gelecek 10 yıllık dönemde ihracat anlamında değerlendireceğiz. Yakın komşu Rusya da yüksek bir potansiyele sahip” diye konuştu.

    Öte yandan İnoksan, kalabalık sofralar için geliştirilen İnosmart kombi fırın ürün grubuyla mutfaklardaki telaşı en aza indirmeye odaklandı. Tabakta pişirim özelliği ile aynı anda 82 porsiyon çıkarabilen İnosmart Steam Touch kombi fırın ile hem zamandan tasarruf edildiğini hem de kendi kendini yıkama özelliği ile hijyeni artırdığını ileten Vehbi Varlık, şöyle konuştu:

    “Katlı pişirme seçeneği ile mutfakta hız kazandıran fırın, daha yumuşak et yemekleri, tavuk yemekleri ve hamur ürünlerini pişirebilme anlamında buhar-kuru oranını yüzde 10’dan yüzde 90’a kadar ayarlayabilme özelliğine de sahip. Ayrıca kaydedilen altı farklı fazdaki reçeteyi, tek tuşla çalıştırıp adım adım pişirme yöntemiyle de kullanıcıya kolaylık sağlıyor. Delta T’li pişirme özelliği sayesinde, düşük sıcaklıkta başladığı pişirim işlemine, otomatik bir şekilde kademeli artan pişirme sıcaklığı ile devam ediyor. Aynı zamanda beş noktalı ölçüm probu sayesinde hassas ölçüm yeteneğiyle Sous Vide tekniği gibi modern tekniklerle de pişirim yapıyor. Elektrikli modelleri üretilen İnosmart Touch serisinin iki dil seçeneği ve sesli uyarı gibi özellikleri de İnosmart dokunmatik fırınların tercih sebeplerini artırıyor.”