Etiket: Rejimi

  • Torun: “Rejimi Değiştirmelerine Asla İzin Vermeyeceğiz”

    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, başkanlık sistemini asla hayata geçirtmeyeceklerini belirterek, “Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz” dedi.

    Seferihisar Belediyesinin ev sahipliğinde Sosyal Demokrasi Derneği tarafından düzenlenen Demokrasi ve Yerel Yönetimler Paneli Seferihisar Yeni Kültür Merkezinde gerçekleşti. Panele konuşmacı olarak CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaya, Sosyal Demokrasi Derneği İzmir Şubesi Başkanı Cengiz Onur katıldı. Programa Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, Dikili Belediye Başkanı Mustafa Tosun, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, CHP İzmir İl Yönetimi, İlçe başkanları, Buca Engelli Meclisi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programın açılış konuşması Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından yapıldı.

    “DEMOKRASİYİ İÇSELLEŞTİREMEDİK”

    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Demokrasinin tanımını yapmamıza rağmen, yaşayamıyoruz. 93 yıldır yürüdüğümüz yolda geldiğimiz nokta çok üzücü. Kazanımlarımızı birer birer kaybediyoruz. Demokrasiyi içselleştirememişiz. Demokrasiyi içselleştirip, doğru uygulanmasını sağlamamız gerekiyor” dedi.

    AK Parti iktidarını da eleştiren Torun, “Baskıcı, korkutucu, ötekileştirici bir yönetimleri var. 23 yıldır yerel yönetimlerin içerisindeyim. Hayatımda ilk defa kendilerinden olmayanlara bu kadar acımasız davranıldığını ve ötekileştirildiğini görüyorum. AKP’li belediyelere yapılan destek kesinlikle CHP’lilere yapılmıyor ve çok insafsızca davranılıyor” diye konuştu.

    “REJİMİ DEĞİŞTİRTMEYECEĞİZ”

    Başkanlık sistemini asla hayata geçirtmeyeceklerini belirten Torun, “Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Atalarımız nasıl kanlarını dökmüş ise bu vatanı kurtarmak için, bizlerde bu rejimin değişmemesi için aynı bedeli ödemeye hazırız” dedi.

    SODEM’in çalışmalarını çok başarılı bulduğunu belirten Torun, “Yurt içinde ve yurt dışında çok önemli çalışma gerçekleştiriyorlar. Bize gerçekçi verilerle geliyorlar. Tek çatı altında tüm belediyelerimizin toplanmasını oldukça faydalı görüyorum. Umuyorum 2019 yılında tüm Türkiye’de CHP’li belediyeler iktidar olacaktır” ifadelerini kullandı.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, bütün amaçlarının geleceğe çağdaş, yenilikçi, özgürlükçü bir Türkiye bırakmak olduğunu sözlerine ekledi.

    Panel, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaya, Sosyal Demokrasi Derneği İzmir Şubesi Başkanı Cengiz Onur’un konuşmaları ve soru-cevap bölümüyle tamamlandı.

  • Rusya Ve Hizbullah Destekli Esad Rejimi Saldırısında Yaralananlar Kilis’e Getiriliyor

    Azez-Halep karayolunu kapatan Esad rejimi Rusya ile Hizbullah desteğiyle saldırılarını yoğunlaştırırken, saldırılarda yaralanan 9 kişi Kilis’e getirildi. Yaralılardan biri hayatını kaybetti.

    Muhaliflerin kontrolündeki 43 kilometrelik Azez-Halep karayolunun denetimini ele geçiren Esad rejimine Rusya Hava Kuvvetleri hava desteği Hizbullah militanları ile birlikte muhaliflerin kontrolünde bulunduğu bölgelere saldırılarını yoğunlaştırdı. Saldırılarda, yaralanan 9 kişi ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi’ne getirildi. Yaralılardan biri hayatını kaybederken, durumu ağır olanlar çevre illere sevk ediliyor.

    ESAD REJİMİ AZEZ’E İLERLİYOR

    Esad rejimi Azez’e 17 kilometre mesafeye kadar olan bölgeyi ele geçirdi. Saldırıları Rusya ve Hizbullah’ın desteğiyle yoğunlaştırdı. Esad rejiminin muhaliflerin yardım koridorunu kapatarak, muhaliflerin ikmal yollarını kapatmak istiyor. Azez’in Tel Rıfat bölgesi ile Mera kasabası arasında rejim güçleri ile muhalifler arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Esad rejimi Türkiye sınırına 25 kilometre mesafeye kadar yaklaştı.

    BİNLERCE SURİYELİ DİKEN ÜZERİNDE

    Halep’in Azez ilçesi ve köylerinde 300 bini aşkın Suriyeli bulunuyor. Çoğunluğu Türkmen ve Araplardan oluşan Suriyeliler, ne yapacağını şaşırmış durumda. Azez ve çevresinde yardım kuruluşları tarafından yaptırılan çadır ve konteyner kentlerde 50 bine yakın Suriyelinin barındığı bildirildi. Esad rejiminin Azez’e saldırması halinde 350 bin kişinin Türkiye’ye akın etmesi bekleniyor. Azez ile Türkiye sınırının 7 kilometre mesafe bulunuyor.

  • Suriye Rejimi Kızıldağ’ı Ele Geçirmek Üzere

    Suriye’deki Bayırbucak bölgesinin en stratejik tepelerinden Kızıldağ’a yapılan yoğun füze ve top bombardımanı kameralara yansıdı. Suriye rejiminin ele geçirmek üzere olduğu bölgede çok sayıda yaralının olduğu ve Türkmenlerin geri çekildiği öğrenildi.

    Lazkiye yakınlarındaki Bayırbucak bölgesindeki Türkmen Dağları’nın en stratejik tepelerinden Kızıldağ’a sabah saatlerinden bu yana başlayan havan topu ve füze saldırıları, şiddetlenerek devam ediyor. Suriye rejimine ait obüsler öğle saatlerine doğru Kızıldağ’ın kuzey batısında bulunan Keseb kasabasındaki Çalma Dağı’ndan yoğun füze ve top saldırısına başladı. Dakikada çok sayıda füze ve topun isabet ettiği Kızıldağ’dan Türkmenlerin geri çekildiği ve çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.

    Öte yandan, rejim muhalifi kaynaklar, Kızıldağ’ı füze yağmuruna tutan Esad’a, Lazkiye açıklarına konuşlanmış Rusya donanmasına ait gemilerin de füzelerle destek verdiğini öne sürdü.

  • Canikli: “Kamuda Personel Rejimi Düşünülüyor”

    AK Parti Giresun Milletvekili ve eski Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, kamuda verimliliğin ve etkinliğin artırılması için personel rejimi düşünüldüğünü açıkladı.

    Kaydını yaptırmak üzere geldiği Meclis’te gazetecilerin sorularına cevap veren AK Parti Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerindeki vaatlerinin gerçekleştirilmesinin ilk iş olarak yapılacağını söyledi. Canikli, kamuda verimliliğin ve etkinliğin artırılması için hem mali durumların iyileştirilmesi, aynı zamanda sorumluluk söz konusu olduğunda ona yönelik olarak etkili tedbirlerin alınmasına imkan sağlayacak şekilde bir personel rejiminin düşünüldüğünü söyledi. Başta ekonomik olmak üzere reform çalışmalarının da tamamlanması gerektiğini belirten Canikli, Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkabilmesi için daha üst moda geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Nurettin Canikli, “Özellikle katma değeri yüksek, teknoloji içeren ürünlerin üretilmesine yönelik reformların yapılması gerekiyor. Bir de özgürlük ortamının genişletilmesi, özellikle çözüm sürecinin tamamlanmasından sonra onun yerine ikame edilen kardeşlik projesinin bir parçası olarak demokratik standartların yükseltimse için çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu bağlamda yasal düzenlemeler yapılacak. Mutlaka sivil anayasa yapılması gerekiyor ve bu konuda gerekli hamleler yapılacak” dedi.

    Silvan’da yapılan operasyonlara yönelik açıklamada bulunan Canikli, “Vatandaşların taleplerinin yerine getirilmesi noktasında bir sorun yok, orada terör örgütü var. Orada terör örgütü ve birlikte hareket eden uzantılarının, insanların normal yaşantılarını idame ettirmelerini önleyecek şekilde Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenlik haklarını kullanmasını ortadan kaldıracak şekilde bir takım faaliyetler içinde olduklarını biliyoruz. Bunun bertaraf edilmesi gerekiyor. Her sistem kendisini ortadan kaldırmaya dönük çalışmaları ortadan kaldırma hakkına sahiptir, Türkiye Cumhuriyeti devleti bunu kullanıyor. Silvan’da da bu geçerlidir. Egemenlik haklarının orada tesis edilmesi gerekiyor, tesis edilene kadar da bu çalışmalar sürecek. Zor bir mücadele” diye konuştu.

    Türkiye’nin Suriye’ye yönelik kara harekatının söz konusu olmadığını belirten Canikli, Türkiye’nin kırmızı çizgileri olduğunu kaydetti. Canikli, “Suriye’nin kuzeyinde etnik temel üzerine, özellikle PKK terör örgütünün destekleyeceği bir siyasi yapılanmasının engellenmesi devletimizin kırmızı çizgisidir. Bu kırmızı çizgiyi ihlal edecek gelişme olduğu taktirde bunu bertaraf etmek için her türlü adımın atılacağı ifade edildi. Sadece söylediğimiz hadise bununla ilgilidir” şeklinde konuştu.

    AK Parti’nin 657 sayılı Kanun’da bir değişik yapıp yapmayacağı ile ilgili soruya cevap veren Canikli, “Kamuda verimliliğin ve etkinliğin artırılması için hem mali durumların iyileştirilmesi, aynı zamanda sorumluluk söz konusu olduğunda ona yönelik olarak etkili tedbirlerin alınmasına imkan sağlayacak şekilde bir personel rejimi düşünülüyor. Hem mali ve özlük hakları iyileştirilecek, ama şartlara uygun çalışmama söz konusu olduğunda kamu rahatlıkla onlarla yolunu ayırabilecek bir mekanizmanın olması gerekiyor. Sadece 657 sayılı Kanun’da yapılacak düzenleme ile sonuçlandırılabilecek bir reform değildir, anayasanın da değişmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

  • AK Partili Ünal: “Kılıçdaroğlu Gobels Rejimi Arıyorsa CHP’nin Tarihine Bakmalıdır”

    AK Parti Grup Başkanekili Mahir Ünal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ’Göbels’ benzetmesine Einstein’in bir sözü ile cevap vererek ‘Sadece ahmaklar aynı şeyleri yaparak farklı sonuç almaya beklerler’” dedi. Ünal, “Göbels Hitler Almanyası’nın, Nazi Almanyası’nın algı operasyonlarını yürüten kişisidir. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu Göbels rejimi arayacaksa, CHP’nin tarihine bakmalıdır” diye konuştu.

    AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanlığı tarafından 1 Kasım seçim sonuçlarına ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya AK Parti Gurup Başkanvekili Mahir Ünal, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, AK Parti MKY Üyesi Metin Doğan, İl Başkanı Ahmet Güngör ile miletvekilleri ve partililer katıldı.

    Burada konuşan Mahir Ünal, seçim sonuçlarının, ülkede yaşayan herkesi muhalefetteki diğer siyasi partilere oy veren seçmeni bile seçim sonuçlarının son derece memnun ettiğini ifade etti.

    Ünal , “Yüzde 50 ile AK Parti ortaya çıktı ve diğer siyasi partilerde demokrasimizin olmazsa olmazları maalesef daha ilk günden Kemal Kılıçdaroğlu ilk gece konuşmasını yaparken bu başarıyı bir tebrik etme gereği bile duymadı. Ve Uruguay devlet başkanı sanırım Türkiye’de onunla yaptığı görüşmede, seçimlerden yeni çıktık ama bu ülkede demokrasi yok diyebildi. Yani bu ülkede 13 yılda 11 kez seçim yapılacak, bu 11 seçimin tamamı temiz meşru ve hepsinden önemlisi yüzde 85’in üzerinde katılımla bu seçimler yapılacak. Türkiye’nin 1923’ten bu güne çaba içerisinde darbelere rağmen muhtıralara rağmen geliştirdiği bir demokrasisi var, insan buna saygı duyar. Yüzde 87 gibi yüksek bir katılımla seçim yapıyoruz ama bu ülkenin anamuhalefet partisi genel başkanı ’bu ülkede demokrasi yok’ diyor. Yetmiyor biraz daha ileri gidiyor diyorki ‘Bu rejim Göbels rejimi’ diyor. Bu şu demektir arkadaşlar Einstein’in bir sözü var diyorki ‘Sadece ahmaklar aynı şeyleri yaparak farklı sonuç almaya beklerler.‘ Şimdi hep aynı şeyleri yapacaksınız toplumu aynı şekilde okuyacaksınız, AK Parti’ye oy veren seçmene aşağılamaya ve hakaret etmeye devam edeceksiniz, topumu anlamamaya, siyaseti okumamaya devam edeceksiniz, tek bir özeleştiri yapmayacaksınız, bakın biz yüzde 50 oy almış bir parti olarak seçimden hemen sonra başbakanımızın konuşmasını dinlediyseniz yüzde 50 oy almış partinin genel başkanında ne vardı, özeleştiri vardı. Biz yüzde 50 oy aldığımız halde özeleştiri yapıyoruz ama yüzde 25 oy alan yüzde 12 oy alan bu siyasi partiler bırakın özeleştiri yapmayı hatalarında ısrar etmeye ve ısrar ettikleri gibi de bugün olsa yine ’hayır’ derdim demeye Devlet Bahçeli gibi, yine HDP gibi ’yine hendek kazardık’ demeye, ya da Kemal Kılıçdaroğlu gibi bu demokratik rejimi, kazanımı Göbels rejimi gibi çok çirkin, soğuk savaş yıllarında kalmış. Göbels Hitler Almanyası’nın, Nazi Almanyası’nın aldı operasyonlarını yürüten kişisidir. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu Göbels rejimi arayacaksa CHP’nin tarihine bakmalıdır‘’ ifadelerini kullandı.

    “ALDIKLARI OYDA TERÖR ÖRGÜTÜNÜN VESAYETİ VAR”

    Mahir Ünal, ‘’Sırtımızı YPG’ye, PYD’ye dayıyoruz diyenlere millet sandıkta cevabını vermiştir. Bunlar kendi siyasetleri ile terör arasına bir mesafe koymak zorundadırlar ‘’dedi.

    Özellikle terör örgütünün “Bizim sayemizde yüzde 10 barajı aştılar, yoksa yüzde 5’te kalırlardı” diye açıklama yapmasının da bunların aldığı oyda terör örgütünün gölgesi ve vesayeti olduğunu açıkça ortaya koyduğunun altını çizen Mahir Ünal ‘’Bizim terörle mücadelemize gelince kendi sınırlarımız içerisinde hiçbir silahlı unsur kalmayıncaya kadar terörle mücadeleye devam edeceğiz. Eğer bundan sonraki süreç ne olur diyorsanız, silahlı bırakacağız silahı bırakıyoruz, silahı da gömeceğiz derlerse bunu konuşulabilir ve değerlendirilebilir. Ama daha önce olduğu gibi bıraktık bırakacağız bırakıyoruz çıktık, çıkıyoruz gibi süreci istismar eden süreci sabote eden ve devletin bu konudaki çözüm konusundaki iyi niyetini istismar eden bir yaklaşıma asla bundan sonra müsaade etmeyeceğiz ‘’diye konuştu.

    Bir televizyon kanalına verilen cezalara da tepki gösteren Ünal, bu ülkede televizyonların Gezi olaylarında halkı sokağa çağırırken hiçbir şey yapmayanların hiçbir ceza kesmeyenler bugün özel yayın organına bu şekilde ceza kesmelerini doğru bulmadığını dile getirdi.

    Ünal ‘’Ayrıca biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu konuda üzerimize düşeni yerine getireceğiz çünkü soğuk savaş yıllarında TRT televizyonun seçim propagandasında eşit mesafede durması için çıkarılan yasadan diğer özel yayın organlarının da sorumlu tutulması, onların da aynı şekilde TRT gibi davranmasının beklenmesi günümüzün şartlarına uygun değildir. 7 Haziran dan sonra kaybettiğimiz 5 ay var yani Türkiye belirsizliğin getirdiği o dönemde çok ciddi kayıplar yaşadı. Bu kayıpları telafi etmek için bir reform programı hazırlıyoruz şuanda diğer bir önceliğimiz de reform programları ‘’ifadelerini kullandı.

    YENİ DÖNEMDE ANAYASA KOMİSYONU KURULMUYOR

    Mahir Ünal yeni dönemde komisyon kurulmayacağını kaydederek ‘’Anayasa ile ilgili artık bir uzlaşma komisyonu olmaz çünkü bu 2011’de denendi ve bu sonuç vermedi. Bundan sonraki süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bir siyasi partinin bir uzlaşma zemini etrafında, bir anayasa çalışması olur mu? Bunun da zeminini arayacağız, bunun zeminine bakacağız‘’ şeklinde konuştu.

    BAŞKANLIK SİSTEMİ

    Başkanlık sistemi ile ilgili de bir bir değerlendirme yapan Ünal şöyle devam etti:

    “Anayasa içerisinde değerlendirilen bir durumdur, bir konudur. Yarı başkanlık sistemi dediğimiz nedir? Anayasanın bel kemiğinin siyasal sistemin ne olacağı tartışmasıdır. Şu anki Anayasamızın siyasal sistemi parlamenter sistem. Şimdi bundan sonra yapılacak, hazırlanacak anayasada siyasal sistem parti parlamenter sistem mi olacak, yarı başkanlık sistemimi olacak ve başkanlık sistemi mi olacak? Biz anayasa uzlaşma komisyonunun çalışmalarında bir siyasal sistem olarak başkanlık sistemini teklif ettik. Seçim beyannamemizde zaten bunu önerdik. Dolayısıyla Tüm bu konuda neredeysek bugün de oradayız. Şu anda bizim acil önceliğimiz nedir derseniz, 7 Haziran’dan sonra süreçte Türkiye’nin kayıplarını hızlı bir şekilde telafi etmek ve seçim beyannamesindeki asgari ücretliye, emekliye, gençlere verdiğimiz vaatleri gerçekleştirmektir.”