Etiket: Reformu

  • Malatya iş dünyasından hukuk reformu memnuniyeti

    Malatya iş dünyasından hukuk reformu memnuniyeti

    Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde bakanların katılımıyla düzenlenen toplantıya katılan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “İş dünyasının yaşadığı sorunların diyalog ortamında ele alınmasından büyük memnuniyet duyduk” dedi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ve TC. Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) yönetimi ve 60 TOBB Sektör Meclisi ile bir araya geldi.

    Toplantıya, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da katıldı.

    “Kapsamlı ve verimli bir toplantı gerçekleştirdik”

    Toplantı hakkında bilgi veren Başkan Sadıkoğlu, “Hükümetimizin hayata geçireceği ekonomi ve hukuk reformu öncesi yapılan görüşmeler kapsamında kıymetli bakanlarımız ve merkez bankası başkanımız ile Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde bir araya geldik. İki oturumdan oluşan çok kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdik. İlk oturumda ekonomi ve reform gündemini TOBB Yönetim Kurulumuzla birlikte istişare ettik. İkinci bölümde ise tüm sektörleri bir araya getiren Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı sektörel toplantısını gerçekleştirdik. Sektör Meclislerimiz her sektörde en çok öne çıkan sorunları ve bunların çözümüne yönelik fikirlerini bir araya getirdiler ve bunları video konferans yöntemiyle Bakanlara ilettiler. Gayet kapsamlı ve verimli bir toplantı gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

    Sorunlar dosya halinde bakanlara sunuldu

    Malatya Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin sorun, talep ve beklentilerinin yer aldığı bir dosya ile toplantıya gittiğini ve bu dosyayı bakanlara sunduğunu belirten Başkan Sadıkoğlu, “Hazırladığımız dosyada hukuk reformu için bazı öneriler, üyelerimizin iş hukuku, icra hukuku ve şirketler hukuku konularında karşılaştığı sorunlar, yine üyelerimizin maliye ile SGK kurumlarında yaşadığı sorunlar ve odamıza telefon ve mail yoluyla ulaşan talepler yer aldı. Dosyamızı ilgili bakanlara bizzat sunduk. Yeni reformlarla birlikte gerekli adımların atılarak, iş dünyasının önündeki sorunların bir bir kalkacağını ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Sadıkoğlu’ndan teşekkür

    İş dünyasının yaşadığı ekonomik sıkıntıların giderilmesi noktasında düzenlenen toplantının anlamlı olduğunu vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, “İş insanlarının yatırım yaparken yaşadığı sıkıntıların ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin diyalog ortamında ele alınmasından büyük memnuniyet duyduk. İş dünyası olarak ciddi sıkıntılar yaşadığımız bu dönemde devletimizi yanımızda görmek oldukça anlamlıydı. Sıkıntıları aşma noktasında başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Bakanlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu.

  • Fındıkta FINVER reformu

    Fındıkta FINVER reformu

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, fındık sektöründe dikkat çeken projelere imza atmaya devam ediyor. Daha önce ‘Fındığa Büyükşehir Eli Dokunuyor’ ve ‘Fındık Dalda, Aklın İşçide Kalmasın’ projeleri ile büyük ses getiren Başkan Güler, bu kez fındık sektöründe en önemli soruna çözüm getirecek bir projeye imza atıyor.

    ‘Fındığa Büyükşehir Eli Dokunuyor’ ve ‘Fındık Dalda, Aklın İşçide Kalmasın’ projeleri ile büyük ses getiren, işçi-işveren ve bahçe bakımı alanında önemli bir boşluğu dolduran Ordu Büyükşehir Belediyesi, ‘Fındık Verimlilik Projesi’ni (FINVER) hayata geçirmeye hazırlanıyor.

    Fındıkta geleneksel yöntemler yerine bilimsel usullerle bahçe bakımı yaparak verimi arttırmak, miras ve çoklu hisse yoluyla bölündüğü için ekonomik olarak küçülerek bakımsız kalan bahçeler ile Ordu ili dışında yaşayanların geride bıraktığı bahçeleri kiralama yöntemiyle ekonomiye kazandırmak amacıyla yeni bir projeye imza atılıyor. Fındık sektöründe önemli bir boşluğu dolduracak olan proje başladı.

    Bahçelerin bakımını Büyükşehir yapacak

    Proje hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Güler, şu bilgileri verdi:

    “FINVER projesi ile birlikte fındık bahçeleri ORTAR iştirak şirketimiz tarafından 5 yıllığına bahçe sahiplerinden kiralanıyor. Profesyonel ekiplerce, ziraat mühendisi eşliğinde fındık bahçelerinin, budama, gübreleme, ilaçlama, yabani ot temizliği ve fındık hasatı gerçekleştiriliyor. Proje sayesinde 5 yılın sonunda yüzde 100 verim artışı hedefleniyor. Verimliliği artırılmış ve bakımı yapılmış bahçeler sözleşme tarihi sonunda bahçe sahiplerine koşulsuz olarak teslim ediliyor. Böylece, hem hemşehrilerimizin ihtiyacını karşılamış, hem de fındık verimini artırmış oluyoruz. İlk olarak Perşembe ilçemizde 300 dekar ile başladığımız projemizi, gelecek yıllarda tüm ilçelerimizde 1000 dekarlık büyük işletmelere dönüştürmeyi hedefliyoruz”

    Fındıkta kazan-kazan

    Sosyal belediyecilik alanına önem verdiklerini ifade eden Dr. Mehmet Hilmi Güler, “Gerçekleştirdiğimiz projeler ile yeni bir model oluşturduk. Fındık yetiştiriciliğini profesyonel yönetilen bir işletme haline dönüştürüyoruz. Fındık bahçe sahiplerinin ve işçilerin daha fazla gelir sağladıkları, her iki taraf için kazan-kazan durumu oluşturan profesyonel fındık yetiştiriciliği ile birlikte fındık verimliliğini en üst seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

  • ASRİAD’dan ‘tarım reformu’ çağrısı

    ASRİAD’dan ‘tarım reformu’ çağrısı

    Asrın İşadamları Derneği (ASRİAD) Van Şube Başkan Yardımcısı ve İş Geliştirme Uzmanı Halil İbrahim Karatekin, ‘tarım reformu’ çağrısında bulundu.

    Tarım alanındaki hedeflerini paylaşmak için basın mensuplarıyla bir araya gelen ASRİAD Van Şubesi Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Karatekin, Van ve Türkiye’nin bir tarım markası haline gelmesi yolunda yapılması gerekenleri açıkladı. Öncelikle yapılması gereken en önemli hususun küçük aile çiftliklerini desteklemek ve sayılarını artırmak olduğunu ifade eden Karatekin, “Bu da kendi üniversitelerimiz, kendi mühendislerimiz ve teknolojik alt yapıyla mümkündür. Gıda ve tarım söylenince akla ilk gelen milli tohum ve katma değer kavramlarıdır. Çiftçi sayımızı ve verimi artırabilirsek, kendi tohumlarımızın verimini ve dayanıklılığını artırabilirsek ve bunu kendi üniversitelerimizde, kendi mühendislerimizle çoğaltabilirsek başarırız. Mesele domates veya buğday üretip satmakta değil; en gelişmiş, sağlıklı ve sürdürülebilir, besleyici tohumları satmaktır. Yani 500 kamyon domates satmak yerine, 1 kamyon domates tohumu satmak daha karlı olacaktır” dedi.

    Hükümet, STK’lar, üniversiteler ve ilgili tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Karatekin, “Hükümet tüm hibe ve destekleri hak eden aile çiftliklerine ve Ar-Ge inovasyon yapan endüstri firmalarına vermeli, tarım üniversitelerinin çevresine bir ekosistem kurulmalı, teknolojik ve biyolojik her sektörden firmalar bu ekosistem içerisinde faaliyet yürütmelidir. Üniversiteler, tohum endüstrisiyle ortak hareket etmeli ve bilgi birikimi paylaşmalı, STK’lar sosyal projelerle insanları köylere teşvik etmelidir” ifadelerini kullandı.

    Düzenli bir iklimi olmayan 15 milyon nüfusa sahip Hollanda’nın ABD’den sonra dünyada ikinci gıda ve tarım ihracatçısı olduğuna dikkat çeken Karatekin, “Hollanda’nın yıllık tarım ve gıda ihracatı 1 milyar eurodur. Peki Hollanda nasıl başardı? Devlet ve millet olarak birlikte çalışarak, bilimi ve teknolojiyi de içine katarak bunu başardılar. Şu an dünyanın en kaliteli ve en başarılı tarım üniversiteleri Hollanda’dadır. Birikim, teknoloji ve inovasyon ile bilgiyi birleştirip başka şeylere dönüştürdüler. Bizde üniversitelerimizde bilim ve teknolojiyi endüstriye dönüştürüp etiketini basarsak, katma değerli ürün üretmiş olacağız. Bunun için bir fırsat döneminde olduğumuzu düşünüyorum. Milli savunma sanayimizde yaşadığımız gurur verici gelişmeler gibi tarım ve gıda endüstrisinde de milli bir gurur yaşayabiliriz. Toprak, iklim, güneşten faydalanma ve bölgesel mevsim farklılıkları, bizi dünyada marka yapacak her koşulu elverişli yapıyor. Tek yapmamız gereken, doğru tarım politikalarını uygulamak, teknolojiyi kullanmak, aile çiftliklerine değer vermek ve ilgili kurumların işbirliğini sağlamaktır. Bu anlamda ya globalleşen ve endüstriyelleşen gıda ve tarım sektöründeki hegemonyanın dayatmalarına mahkum olacağız ya da biz de tarımda marka ülke haline geleceğiz” diye konuştu.

  • Trabzon’da adliye personelinden Yargı Reformu Paketi’ne tepki

    Trabzon’da adliye personelinden Yargı Reformu Paketi’ne tepki

    Büro Memur-Sen Trabzon Şubesi, açıklanan Yargı Reformu Paketi’nde zabıt katiplerinin kurum içi görevde yükselme sınavının kaldılmasına adliye önünde gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla tepki gösterdi.

    Trabzon Adliyesi önünde toplanan Büro Memur-Sen üyesi adliye çalışanları, 30 Mayıs 2019’da açıklanan Yargı Reformu Stratejisi paketinde yer alan, zabıt katiplerinin kurum içinde Görevde Yükselme Sınavı (GYS) ile yazı işleri müdürü olabilmesini sağlayan hakkın kaldırılmasına tepki gösterdi.

    Büro Memur-Sen Trabzon Şube Başkanı Mustafa Kahraman’ın okuduğu basın açıklamasında, Adalet Bakanlığı personelleri olarak durumu üzüntüyle karşıladıklarını belirterek; “Yapılması düşünülen düzenleme ile adliyelerdeki mesleki tecrübeye sahip çalışanların emeklerinin gözardı edilmesi, mesleki tecrübeye sahip olmayanların sınava tabi tutularak kurum dışından mahkeme birimlerine yazı işleri müdürü atanması aksamalara neden olabileceği gibi, personel arasında çalışma barışını ve huzurunu ortadan kaldıracaktır” iddiasında bulundu.

    Paket hazırlanırken çalışmanın paydaşı olan adliye çalışanlarının ve yetkili sendikanın görüşünün alınmamasının asla kabul edilemez olduğunun belirtildiği açıklamada, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da kınandı. Açıklamada, “Türkiye Barolar Birliği Başkanının Yargı Reformu Paketini değerlendirirken yapmış olduğu açıklamada, dosyaların eksik olarak duruşmaya çıkmasının müsebbibi yazı işleri müdürleri imiş gibi hedef gösterilmesi ve bu göreve hukuk mezunlarının atanması ile sorunların ortadan kalkacağının ifade edilmesi yargı çalışanlarımıza hakarettir. Bu talihsiz açıklamayı şiddetle kınıyor, Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’nu adalet çalışanlarından özür dilemeye davet ediyorum” ifadelerine yer verildi.

  • Yapıcı’dan Yargı Reformu Stratejisi açıklaması

    Yapıcı’dan Yargı Reformu Stratejisi açıklaması

    Türk Büro-Sen Şube Başkanı Yusuf Yapıcı, Adalet dağıtan kurum olan Adalet Bakanlığında Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atama durumunun gözden geçirilmesi ve kalem işlerinde tecrübeli, liyakatli ve kariyer ilkesine uygun olan Görevde Yükselme Sınavı ile atamaların yapılmasına devam edilmesi gerektiğini söyledi.

    Yapıcı, sendika üyeleri ile birlikte bugün Adliye binası önünde yaptığı basın açıklamasında, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Yargı Reformu Stratejisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. Sendikamızca açıklanan Yargı Reformu Stratejisini incelemiş ve özellikle Adalet Bakanlığı çalışanlarını ilgilendiren kısımlar tespit edilerek, değerlendirmeler yapılmıştır. Özellikle Hedef 4.9 Maddesindeki “Mahkeme Yazı İşleri Müdürlükleri güçlendirilecektir” başlıklı maddede personelin motivasyonunu ve çalışma barışını bozacak, liyakat ve kariyer ilkesine aykırılık bulunan durumlar tespit edilmiştir” dedi.

    Yazı İşleri Müdürlüğü’nün kariyer meslek olarak yapılandırılması ve Cumhurbaşkanımızın ifadesinde belirtmiş olduğu üzere sadece “Hukuk Öğrenimi” almış olanların yapılacak sınava girebilmesi adliyelerde çalışan ve çoğunluğu oluşturan zabıt katiplerinin çalışma motivasyonunu ve barışını bozacak bir yapılandırma olacağını düşündüklerini anlatan Türk Büro-Sen Şube Başkanı Yusuf Yapıcı, “Benzer uygulamanın kısa bir süre önce Yüksek Seçim Kurullarında yapılması neticesinde seçim kurullarında işleyişin dışarıdan atanan müdürler tarafından bilinmemesinin nelere sebep olduğu ortadadır. Adalet dağıtan kurum olan Adalet Bakanlığında da aynı sıkıntıların yaşanmaması için doğrudan Yazı İşleri Müdürü kadrosuna atama durumunun gözden geçirilmesi ve kalem işlerinde tecrübeli, liyakatli ve kariyer ilkesine uygun olan Görevde Yükselme Sınavı ile atamaların yapılmasına devam edilmelidir. Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyoruz. Liyakat, Kariyer ve Hakkaniyet açısından bu tür uygulamaların ülkeye ve yargı sistemine bir yarar getirmeyeceği aşikardır. Düzenleme yapılırken bu kriterlerin dikkate alınması ve ilkeler doğrultusunda düzenleme yapılması beklemekteyiz. 2010 yılından beri Adalet Bakanlığı Çalışanları’nın birçok mali ve özlük haklarının elinden alındığı aşikardır. Arkadaşlarımızdan isteğimiz artık bu yetkili sendikaya olan desteklerin çekip liyakatli olan kazanılan haklar konusunda emeği geçen sendikaya verilmesini ümit diyoruz Buna rağmen yetkili sendika tarafından hiçbir iyileştirme sağlanamamış olup aksine şartlar daha kötüye gitmiştir. Türk Büro-Sen olarak, düzenleme yapılması halinde elimizden gelen her desteği sunacağımızı ve zabıt katiplerinin kazanılmış hakları konusunda geri adım atmayacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz” diye konuştu.