Etiket: Reformlara

  • Kıvanç: “Reformlara ve ekonomiye odaklanma zamanı”

    Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, seçimlerin geride kaldığını, şimdi güçlü, istikrarlı ve huzurlu bir Türkiye için reformlara ve ekonomiye odaklanılması gerektiğini belirtti.

    Kıvanç, ADASO Haziran Ayı Toplantısında, 24 Haziran seçimleri ile güncel konuları değerlendirdi. Ülke için önemli bir dönüm noktası olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk seçim sürecinin büyük olgunlukla, sakin ve huzurlu bir ortamda gerçekleşmiş olmasının, birlik ve beraberlik, demokrasi ve gelecek adına önemli ve sevindirici olduğunu ifade eden Kıvanç, “Seçim ertesinde Başkanlık sistemine geçiş sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyoruz. Ertesinde en önemli beklentimiz, ekonomiyi, üretimi, istihdamı ve ihracatı ön plana alan politikaların süratle uygulamaya konmasıdır. Seçim süresince hemen her kesim tarafından birçok konuda önemli vaatler verildi. Tüm bunlar, gerçekçi ve ekonomik imkanlar göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmelidir. Ülke olarak üretmek ve ürettiklerimizi ihraç etmekten başka çaremiz yok. Bu anlamda makro ekonomik istikrarı koruyacak, yerli ve yabancı yatırımların önünü açacak düzenlemeleri süratle uygulamaya koymalıyız. Bundan sonra önümüze bakmalı, kabul edilen kuvvetli yönetim modeliyle, el birliği içinde ülkemizi daha demokratik, daha müreffeh bir noktaya taşımanın mücadelesi içinde olmalıyız. Seçim sonrası tüm siyasi çekişmeler, kutuplaşma ve gerginliklerin bir kenara bırakılmalıdır. Şimdi, güçlü, istikrarlı ve huzurlu bir Türkiye için reformlara ve ekonomiye odaklanılması zamanıdır. Sanayiciler olarak bizler, zorlu ekonomik sürecin atlatılması için üzerimize düşen yatırım, üretim, istihdam ve ihracat görevlerimizi gerçekleştirmeye devam etmeliyiz. Daha fazla üretim, ihracat ve istihdam oluşturmak için elimizi taşın altına koymaktan bugüne kadar çekinmedik. Gerekli şartlar oluştuğunda ülke sanayicisi olarak neler başarabileceğimizi, çok net şekilde gösterdik. İnşallah önümüzdeki dönemde de çok daha iyilerini gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

    Büyüme ve ihracatta olumlu gelişmeler

    Ekonomik gelişmelerle ilgili olumlu ve sevindirici veriler gelmeye devam ettiğini söyleyen Zeki Kıvanç, “2017’de yüzde 7.4 olarak gerçekleşen Türkiye ekonomisinin büyümesi bu yıl da devam etti. Yılın ilk çeyreğinde de Gayri Safi Yurt İçi Hasıla yüzde 7,4 artış gösterdi. Bu çeyrekte tarım sektörü toplam katma değeri yüzde 4,6, sanayi sektörü yüzde 8,8, inşaat sektörü yüzde 6,9 arttı. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 10 arttı” dedi.

    Mayıs ayının, Türkiye ihracatında rekor tazelenmesine sahne olduğunu ve aylık bazda tarihin en yüksek ihracat rakamına ulaşıldığını vurgulayan Kıvanç, TİM tarafından açıklanan verilere göre, mayıs ihracatının yüzde 12,2 artışla 13,9 milyar dolar olduğunu, 5 aylık dönemde ihracatın yüzde 9,3 artışla 69 milyar dolara çıktığını, son bir yılda ise bir önceki yıla göre yüzde 10,1 artışla 161,7 milyar dolar olduğunu kaydetti.

    Adana’nın ihracat rakamının, ülke ortalamasının üzerinde, yüzde 15 oranında artarak 181,4 milyon dolara ulaştığına dikkat çeken Kıvanç, “Kent toplam ihracatı 5 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,85 artarak 810,3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Önümüzdeki süreçte büyüme ve ihracat verilerinde artış seyrinin devam edeceği ümidini taşıyorum. Adana olarak bu yıl hedeflediğimiz 2 milyar dolar sınırını aşacağımıza inanıyorum.

    “Mega Endüstri Bölgesi beklentimizi artırdı”

    En öncelikli konu olan Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri İhtisas Bölgesi’nin faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar devam ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 Mega Endüstri Bölgesi’nden biri olarak açıklandığını, bölgeye yönelik ümitleri ve beklentileri artırdığını ifade etti. Kıvanç, “Sanayide sıçrama yaptıracak olan mega endüstri bölgeleri, büyük ölçekli ekonomiye geçişte önemli, anahtar rolü üstlenecek. Büyük ölçekli yerli ve yabancı yatırımlara ev sahipliği yapacak. Önümüzdeki dönemde petrokimya alanında önemli yatırımlara ilimiz ev sahipliği yapacak. Bölge olarak Ceyhan Enerji Endüstri İhtisas Bölgesi’nin yanında Akkuyu Nükleer Enerji Santrali gibi büyük projelerin hayata geçirilmesini heyecanla, sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

  • Maliye Bakanı Ağbal: “Reformlara kan verecek ülkeyi yukarıya taşıyacak esas reform, yönetim sistemi reformudur”

    Ekonomi Bakanı Nağci Ağbal, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (MÜSİAD) Tekirdağ’da düzenlenen 95. Genel İdare Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Önümüzdeki süreçte reformların reformu olan, reformlara hayat verecek, reformlara kan verecek, ülkeyi yukarıya taşıyacak esas reform yönetim sistemi reformudur” dedi.

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bir hotelde düzenlenen toplantıya, Bakan Ağbal’ın yanısıra, Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, Tekirdağ Şube Başkanı Muzaffer Arslan ile AK Parti İl Başkanı Cüneyt Yüksel, AK Parti Milletvekilleri Mustafa Yel, Ayşe Doğan, Metin Akgün ile MÜSİAD üyesi iş adamları katıldı.

    Toplantıda konuşan Bakan Ağbal, AK Parti hükümetlerinin son 14 yılda Türkiye’de çok güzel işler yaptığına vurgu yaparak, “AK Parti son 14 yıldır çok güzel işler yaptı. İçinde bulunduğumuz son 2 yılda da gerçekten güzel işler yaptık. Bütün sıkıntılara rağmen, bütün badirelere rağmen gerçekten çok önemli icraatları çok önemli reformları bu dönemde yaptık. Özellikle son bir yıl içerisinde, ekonomide ekonomiye can verecek, kan verecek, ekonominin damarlarını açacak, damarlarını gevşetecek önemli düzenlemeleri de, kararları da hayata geçirdik. Türkiye ekonomisinin ileriye dönük veya içinde bulunduğu dönemi itibariyle gelişmesini belirleyen en önemli faktörlerin tabi ki başında, küresel ekonomideki gelişmeler yer alıyor. O açıdan baktığımızda, tabi ki hepimiz neredeyse bütün sunumlarda küresel ekonomide özellikle global kriz sonrası meydana gelen büyümedeki aşağı yönlü trendi ifade ediyoruz. Gerçekten 2009 küresel krizi, dünya ekonomisi için gerçekten bir kırılma noktası oldu. Daha önceki döneme kıyasla bütün ülkelerde yani gelişmiş ülkelerde, gelişmekte olan ülkelerde ve genel olarak dünya ekonomisinde aşağı yönlü bir büyüme trendini hep beraber görüyoruz” dedi.

    “Türkiye küresel ticaretten daha fazla kazanan bir ülke olacak”

    Bakan Ağbal, konuşmasının devamında, 2016 yılının dünya için kötü bir yıl olduğunu anlatarak, “Küresel büyümenin 2009 sonrası en düşük olduğu bir yılı geride bıraktık. Ama şu andaki yapılan tahminlere baktığımızda, 2017-18 yılları için daha olumlu bir performansın bizi beklediğini söyleyebiliriz. Bu tabi ki bizim için de son derece olumlu. Önümüzdeki döneme baktığımız zaman fırsatlar da var riskler de var. İmkanlar da var sıkıntılar da var. Bunlar nedir diye baktığımızda büyüme oranlarının ileriye dönük olarak ılımlı bir tempoda gidecek olması Türkiye için büyük bir fırsat. Çünkü Türkiye küresel ticarette daha fazla pay alan, küresel ticaretten daha fazla kazanan bir ülke olacak. Onun için ülkenin global ekonominin genel olarak büyümesi bizim için iyi. Yine küresel ticaretin önümüzdeki dönemde daha da büyümesini bekliyoruz. İhracatımızın yarısını biliyorsunuz Avrupa birliği ülkelerine yapıyoruz. Özellikle 2013’ten sonra başlayan yeni bir grafik var. Avrupa ekonomilerinde normalleşme, istihdamda artış ve ekonomik büyümede bir toparlanma gözüküyor. Önümüzdeki yıllarda inşallah Türkiye olarak bunlardan istifade edeceğiz” diye konuştu.

    “Türkiye’nin önünde yapılması gereken, atılması gereken birçok yapısal reform var”

    Gelecek dönemde dünya siyaseti ve para politikalarına bağlı olarak bazı sıkıntılar yaşanabileceğine değinen Bakan Ağbal, “Önümüzdeki dönemde risklerimiz neler? ABD’de yeni bir yönetim geldi. Şu anda en büyük sıkıntılardan bir tanesi, bu yeni yönetimin uygulayacağı ekonomi politikalarının maliye politikalarının, para politikalarının yönü, istikameti, derinliği ne olacak. Küresel ticarete Trump’ın getirdiği yeni yaklaşımlar küresel ticareti ve dünya büyümesini nasıl etkileyecek şu anda bütün gözler Amerika birleşik Devletleri”ndeki ekonomi politikasındaki belirsizliğe odaklanmış duruyor. Gerek ABD’de gerekse AB’de merkez bankaları üzerinde önümüzdeki dönemde daha fazla baskı olacak. Ne yönde, tabi ki parasal sıkılaşma yönünde. Biliyorsunuz Amerika Birleşik Devletlerinde zaten bir sıkılaşma başladı, artık 2017 yılında en az 3 faiz arttırımı bekliyoruz, Mart ayında da böyle bir beklenti önümüzde. Avrupa birliği ekonomilerinde de olumlu performans tabi ki para politikasında bir sıkılaştırma beklentisini de yukarıya çekiyor. Birçok ülkenin yüksek borçluluğu var, bu ülkelerin büyüme oranları üzerinde baskı meydana getiriyor. Türkiye’nin önünde yapılması gereken, atılması gereken birçok yapısal reform var, ama bizim bunları atmak için mutlaka güçlü bir siyasi desteğe ihtiyacımız var bu açıdan yapısal reformlar gittikçe önem kazanıyor” ifadelerini kullandı.

    “Ülkeyi yukarıya taşıyacak esas reform, yönetim sistemi reformudur”

    Türkiye’nin gelecekte dünya ülkeleri arasında önemli noktalarda olabilmesi için büyük reformlar yapılması gerektiğini aktaran Bakan Ağbal, “Türkiye’yi ileriye taşıyacak ekonomide, siyasette jeopolitikte süper lige taşıyacak önemli reformlara ihtiyacımız var. Onun için de diyoruz ki, Türkiye’yi gerçekten yukarıya sıçratacak bir tane önemli reform var. Bu bir reform o kadar önemli bir reform ki, bütün diğer önemli reformları arkasından getirecek. Bu reform yapılırsa diğerler reformlar imkanlı hale gelecek. Yoksa, birileri diğer taraftan sürekli engellemeye çalışacak. Biz bir taraftan bu engellemeye çalışanlara karşı sürekli tetikte olacağız, sürekli hep beraber bir tedirginlik içerisinde olacağız. Onun için önümüzdeki süreçte reformların reformu olan reformlara hayat verecek, reformlara kan verecek ülkeyi yukarıya taşıyacak esas reform yönetim sistemi reformudur diyoruz. Yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir diyoruz. Bu o kadar önemli ki, yani bugün ülkelerin kalkınma hikayelerini geriye dönük baktığınız zaman o ülkelerdeki yönetim sisteminin o ülkenin tarihine, geçmişine, fıtratına, uygun olup olmamasına göre ülkeler ya geri kalıyorlar ya da ilerliyorlar. Onun için, Türkiye’deki mevcut sistem bizim tarihimizle, geçmişimizle, geleceğimizle doku uyuşmazlığı var. Onun için bu doku uyuşmazlığına son verip, kendi dokumuza uygun, kendi fıtratımıza uygun kendi geleceğimize uygun, yepyeni bir reformu yani yönetim sistemi reformunu hayata geçirmemiz gerekiyor. Demokrasi, hepimizin olmazsa olmazı. Demokrasiyi güçlendireceğiz. Son 14 yılda atılan demokrasi adımları, Türkiye’yi büyüttü, güçlendirdi. Bütün demokrasi dışı çabalara rağmen, bütün demokrasi karşıtlarına rağmen, Türkiye demokrasi liginde üst sıralara tırmandı. Ekonomide köklü değişimi mutlaka hayata geçirmemiz lazım. Uzun vadeli global trendlere bakıldığında Türkiye’de Tekirdağ’da Çorlu’da eğer ileride daha da büyüyeceksek, gelişeceksek, mevcut yaptığımız işleri yaptığımız gibi yapmayı bırakıp yeni işleri yeni yollarla yapmamız lazım. Yani ekonominin ayarını baştan sona değiştirmemiz lazım. Ekonominin klasmanını yukarı taşımamız lazım. Bunun için de diyoruz ki araştırma-geliştirme-inovasyon, ekonomide her bakımdan bir zihniyet dönüşümü olması gerekiyor” diye konuştu.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, parlamenter sistemin sürdürülebilir olmadığını savunarak konuşmasına şu ifadeler ile devam etti:

    “Mevcut sistem sürdürülebilir değil, bunun sıkıntılarını sancıların her gün yaşıyoruz. Bunu içimizde hissediyoruz. Bunu mecliste, hükümette, dış politikada görüyoruz. Sistem artık yeni Türkiye’nin istemlerine uygun değil. Sürdürülebilir olmadığı zaten oluşturduğu tedirginliklerden sıkıntılardan belli. Bir kere bu, Türkiye’ye geçmişe dönük olarak baktığınızda mevcut sistem gerçekten hükümet olmada, meclis olmada, temsil kabiliyeti bakımından yetersiz. Hatırlayın 90’lı yılları, yüzde 20’ler seviyesindeki oylarla iktidar oldular, Türkiye artık bunu hakketmiyor. Türkiye temsilde güçlü bir temsil istiyor. Yani, demokrasi temsille güçlenecek. Onun için mutlaka bunu yapmamız lazım.”

    Bakan Ağbal’ın konuşmasının ardından, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak ve Tekirdağ Şube Başkanı Muzaffer Arslan tarafından Bakan Ağbal’a adına ekilmiş fidan sertifikası ve Arapça ‘Allah’ lafzının bulunduğu tabela hediye edildi. Daha sonra organizasyona destek veren iş adamlarına plaket takdim edilmesiyle program sona erdi.

  • TSO Başkanı Çakır: “Uzlaşı İçinde Ekonomiye Ve Reformlara Odaklanmalıdır”

    Bartın Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Cihat Çakır, “Uzlaşı içinde ekonomiye ve reformlara odaklanmalıdır” dedi.

    1 Kasım genel seçim sonuçlarının ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Bartın TSO Başkanı Cihat Çakır, “Yüksek bir katılım oranıyla gerçekleştirilen genel seçimlerde milletimiz, büyük bir olgunlukla iradesini sandıkta göstermiştir. Meclis çatısı altında bütün vekillerimizin enerjilerini, büyük ve güçlü bir Türkiye oluşturma konusunda değerlendirerek, uzlaşma ortamı yapmanızı bekliyoruz. 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alma hedefine ulaşabilmek için reel sektörü ayağa kaldıracak destekleri ve teşvikleri arttırmalıyız. Artık yoğun seçim gündemini geride bıraktık. Türkiye şimdi bu fırsatı kullanmalı, kısır çekişmeler bir kenara bırakılıp, hızlı bir şekilde hükümet kurularak ekonomiye ve reformlara odaklanmalıdır. Oda olarak Bartın halkının, işadamı ve esnaflarımızın, tüccarımızın sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirmeye, bölge milletvekillerimize çözüm noktasında yardımcı olmaya devam edeceğiz. Tüm meselelerimizin üstesinden gelebilmek için hep birlikte çalışma zamanının geldiğini düşünüyorum. Uzlaşı içinde beraber çalışmak, istişare etmek ve ortak akıl gütmek vazgeçilmezlerimiz arasında olmalıdır. Mecliste halkı temsil etme hakkı elde eden tüm partilerin birlik, beraberlik içinde yapılması gereken çalışmaları hayata geçirmelerini arzu etmekteyiz” dedi.

    TSO Başkanı Çakır konuşmasını devamında, “1 Kasım seçimleri sonucunda oy oranını önemli ölçüde artırarak iktidarını sürdüren AK Parti ve TBMM’de bizleri temsil edecek Milletvekili Yılmaz Tunç ve CHP Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya’yı tebrik ediyorum İlimiz ve bölge sorunları ve çözümlerine yönelik çalışmalarında birliktelik içinde yan yana olacağımızı belirtmek isterim. Geride bıraktığımız seçimlerin ekonomimizi ve dolayısıyla Türkiye’yi çok daha ileri bir noktaya taşımasına vesile olmasını diliyorum” dedi.