Etiket: Reddedildi

  • FETÖ sanığı dört komutanın tahliye talepleri reddedildi

    Zonguldak’ta FETÖ/PDY soruşturmasında tutuklanan aralarında tuğamiral, tuğgeneral ve albayların bulunduğu dört komutanın 24 saat süren duruşmanın ardından tahliye talepleri reddedildi.

    Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmak”, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle açılan davada hakim karşısına çıkan tutuklu sanıkların yargılanmasına ikinci gün de devam edildi.

    Tuğgeneral Birol Şimşek, Tuğamiral Hasan Doğan, Kurmay Albay Kamil Günler ve Deniz Albay Mustafa Kemal Öztürk’ün ifadelerinin alınmasının ardından tanık ifadelerine başvuruldu. Dönemin Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, duruşmaya SEGBİS ile Adana’dan katıldı. İl Jandarma Komutanı Albay Haluk Selvi ile 17 tanık da mahkemece dinlendi.

    Yaklaşık 15 saat süren duruşmada SEGBİS yöntemiyle duruşmaya katılan Adana Emniyet Müdürü Osman Ak, Türkiye’de ilk bir dolar 3. Jandarma Tugay Komutanlığı’nda bulunduğunu söyledi. Tuğgeneral Birol Şimşek’in “Zonguldak’taki görevim nedeniyle kendisiyle tanışıyorduk. FETÖ’cü olmadığını değerlendiriyorum. Ayrıca Türkiye’de ilk bir dolar o Tugay’ın içinde bulundu” dedi.

    Mahkeme, tanık ifadelerinin ardından ilgili kurumlara yapılan yazışmalar neticesinde sanıkların By-Lock kullanmadığı, Bank Asya’da hesap açtırmadıkları ve MASAK raporlarında ise herhangi bir kayıt bulunmadığına ilişkin gelen raporları okudu.

    “Hastalığım hayati tehlike arz etmeye başladı”

    Duruşmada söz verilen Tuğgeneral Birol Şimşek ise 15 Temmuz günü Kıbrıs’ta ailesi ile tatilde olduğunu yineleyerek, “Kıbrıs’ta olmama rağmen bütün Zonguldak’ta önlemleri aldırdım. Türkiye’ye uçuşlar iptal olmasına rağmen bilet bulmaya çalıştım. Londra ve Frankurt gibi şehirlere uçuşlar olmasına rağmen ben koşa koşa ülkeme geldim. Anevrizmaya, beynimdeki rahatsızlığa ve sağlık problemlerime rağmen cezaevinde tek başıma kalıyorum. Hastalığım artık hayati tehlike arz etmeye başladı” diye konuştu.

    “Darbe karşısında tavır aldım”

    Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Hasan Doğan ise olay günü darbe karşısında bir tavır aldığına dikkat çekerek şöyle dedi:

    “Gerek Ereğli ve gerekse Zonguldak’ta ki makam sahipleriyle istişare halinde olarak ve kendisine bağlı birliklerle irtibata geçerek darbe girişiminin karşısında bir tavır aldım. Sıkıyönetim komutanlığı listesinde ismi yer alan komutanların bir kısmı halen görevlerine devam ediyor. Ben ise 180 gündür cezaevindeyim” dedi.

    Tahliyelerini talep ettiler

    Kurmay Albay Kamil Günler ise tahliyesini talep ederek, “Emir komuta zincirinin dışına çıkmadım. Sıkıyönetim Komutanlığı listesinde adım Kırıkkale Sıkıyönetim Komutanı olarak geçiyordu. Ancak ben FETÖ’cü olsam o gün Kırıkkale’de olmam gerekiyordu. Ancak ben Kırıkkale’de değil Zonguldak’taydım” dedi.

    Deniz Albay Mustafa Kemal Öztürk ise hakkındaki bütün delillerin toplandığını ifade ederek tahliyesini talep etti. Diğer üç sanık da tahliyelerini talep etti.

    Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaası

    Sanık ve sanık avukatlarının savunmasıyla birlikte Cumhuriyet Savcısı da mütalaasını verdi. Savcı, sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesi gösteren bulguların bulunması, delillerin tam olarak toplanmamış olması, özellikle dinlenmemiş tanıkların varlığı, adli kontrol şartlarının şimdilik yeterli olamayacağı kanaatiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

    Mahkeme; verilen aranın ardından dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için tutuklu sanıkların tahliye taleplerini reddederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Sigara cinayetinde tahliye talebi reddedildi

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde işletmeciliğini yaptığı kahvede sigara içtiği iddiasıyla tartıştığı 34 yaşındaki Nevzat Temel’e tabancayla ateş ederek ölümüne neden olan tutuklu sanık Uğur A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Uğur A. ile olayda yaşamını yitiren Nevzat Temel’in yakınları ve taraf avukatları katıldı. Kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanan Uğur A.’nın görülen davasında tanıklardan Uğur K., dinlendi.

    Mahkemede konuşan tanık Uğur K, yaşanan olaydan iki gün önce makulün kahveye alkollü gelerek kahvede sigara içtiğini söyledi. Kahvehane işletmecisi Uğur A., maktule dışarda sigara içmesini söylemesi üzerine tartışma çıktığını ifade eden tanık Uğur K., şunları söyledi:

    “Olaydan iki gün önce biz kahvede oturuyorduk. Maktul alkollü bir şekilde kahveye geldi ve sigara yaktı. Bunun üzerine tutuklu sanık kendisine sigarayı balkonda içmesini bunun için ceza yediğini söylemesi üzerine maktul de sanığa ‘yemişim senin cezanı’ diyerek sinkaflı küfürler etti. Biz araya girdik. Ben de araya girerek kendisini aşağıya indirdim giderken de küfürler etti. İki gün sonra da kahvede oyun masasına bakıyordum. Oyun oynayanlardan birisi bana ‘Başımda durma’ deyince nerde duracağım deyince maktul bana hitaben ‘sen abiyle nasıl konuşuyorsun’ diye bağırdı. Bunun üzerine sanık da maktule, ‘Niye bağırıyorsun’ diye bağırması üzerine maktul ‘Sen sus zaten sana hastayım’ diyerek elini beline götürerek küfür etti. Ancak belinde silah olup olmadığını bilmiyorum. Orada bulunan kim varsa maktulü tuttular. Daha sonra kendisini aşağıya indirdiler. Zaten kahvehanenin kapanma saati gelmişti. Polis memurları kahveye gelmişti. En son olarak maktulü kahvehanenin altında Mobese direğinin altında görmüştüm. Olay günü yoktum, bilmiyorum. Kahvehanedeydim. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz.”

    Son sözü sorulan tutuklu sanık “Olanlardan dolayı çok pişmanım” dedi. Cumhuriyet Savcısınca hazırlanan mütalaanın okunduğu duruşmada mahkeme heyeti hükmün açıklanması için ileri bir tarihe erteledi.

  • Sigara cinayetinde tahliye talebi reddedildi

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde işletmeciliğini yaptığı kahvede sigara içtiği iddiasıyla tartıştığı 34 yaşındaki Nevzat Temel’e tabancayla ateş ederek ölümüne neden olan tutuklu sanık Uğur A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Uğur A. ile olayda yaşamını yitiren Nevzat Temel’in yakınları ve taraf avukatları katıldı. Kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle yargılanan Uğur A.’nın görülen davasında tanıklardan Uğur K., dinlendi.

    Mahkemede konuşan tanık Uğur K, yaşanan olaydan iki gün önce makulün kahveye alkollü gelerek kahvede sigara içtiğini söyledi. Kahvehane işletmecisi Uğur A., maktule dışarda sigara içmesini söylemesi üzerine tartışma çıktığını ifade eden tanık Uğur K., şunları söyledi:

    “Olaydan iki gün önce biz kahvede oturuyorduk. Maktul alkollü bir şekilde kahveye geldi ve sigara yaktı. Bunun üzerine tutuklu sanık kendisine sigarayı balkonda içmesini bunun için ceza yediğini söylemesi üzerine maktul de sanığa ‘yemişim senin cezanı’ diyerek sinkaflı küfürler etti. Biz araya girdik. Ben de araya girerek kendisini aşağıya indirdim giderken de küfürler etti. İki gün sonra da kahvede oyun masasına bakıyordum. Oyun oynayanlardan birisi bana ‘Başımda durma’ deyince nerde duracağım deyince maktul bana hitaben ‘sen abiyle nasıl konuşuyorsun’ diye bağırdı. Bunun üzerine sanık da maktule, ‘Niye bağırıyorsun’ diye bağırması üzerine maktul ‘Sen sus zaten sana hastayım’ diyerek elini beline götürerek küfür etti. Ancak belinde silah olup olmadığını bilmiyorum. Orada bulunan kim varsa maktulü tuttular. Daha sonra kendisini aşağıya indirdiler. Zaten kahvehanenin kapanma saati gelmişti. Polis memurları kahveye gelmişti. En son olarak maktulü kahvehanenin altında Mobese direğinin altında görmüştüm. Olay günü yoktum, bilmiyorum. Kahvehanedeydim. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz.”

    Son sözü sorulan tutuklu sanık “Olanlardan dolayı çok pişmanım” dedi. Cumhuriyet Savcısınca hazırlanan mütalaanın okunduğu duruşmada mahkeme heyeti hükmün açıklanması için ileri bir tarihe erteledi.

  • Belediyenin ‘Kent Ormanı’ İtirazı Reddedildi

    Kent Ormanı’nın 290 hektarlık en büyük parselinin askeriyeye devredilmesine karşı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı itiraz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından reddedildi. Belediye, bakanlığın kararına karşı İdare Mahkemesi’ne başvururken, mahkeme davayı görev yönünden reddederek Danıştay’a gönderdi.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin şehrin içinde 700 hektarlık ormanlık alan oluşturmak için yürüttüğü çalışmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ret kararına takıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin, “yapılan değişiklikle kentin hava koridoruna müdahale edildiği, yeşil alanların azaltılarak kentin nefes almasının engellendiği, yeşil alan olarak önerilen alanın Su Kaynakları Koruma Alanı olduğu, değişiklik işleminde yerel katılımın sağlanmadığı, görüşlerin dikkate alınmadığı, askeri alan olarak ayrılan yerin kentin gelişme yönünde kaldığı ve mevcut ulaşım planını işlevsiz kıldığı” yönündeki görüşlerini dikkate almayan bakanlık, yeniden düzenleme yapılmasına gerek olmadığına karar verdi.

    BAKANLIK TAHSİSİ UYGUN BULDU

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü, Bakanlığın 3 Şubat 2016 tarihli oluruyla, 15 Ekim 2015 tarihinde yapılan değişiklikte yeniden düzenleme yapılmasını gerektiren bir husus bulunmadığını karar altına alarak, aktif yeşil alanın kentin yalnızca bir bölgesinde toplanmasına gerek olmadığını ileri sürdü. Kararın ardından Büyükşehir Belediyesi, Kent Ormanı’nın tamamının yeşil alan olarak değerlendirilmesi, yapılaşmaya izin verilmemesi ve yürütmenin durdurulması için Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme görev yönünden davayı reddederek, Danıştay’a gönderdi.

    İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Murat Alökmen, Talaytepe-Mastfroştepe arasında, Şanlıurfa yolu, Mahabad Bulvarı ile Diclekent Bulvarı’nın arasında kalan üçgende yer alan, kentin akciğeri olarak tabir edilen 700 hektarlık Kent Ormanı’nın 290 hektarlık kısmının askeriyeye tahsisi üzerine başlayan süreci anlattı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012 yılında Mastroştepe ve Talaytepe alanını kentsel yeşil alan ihtiyacını karşılamak üzere düzenlediğine dikkat çeken Alökmen, 8071 numaralı parselin 2000’li yıllardan bu yana gündemde olduğunu, 1/100.000,1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda da Kent Ormanı olarak planlandığını ifade etti.

    “MAHKEMEYE BAŞVURULDU”

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2015 yılında Kent Ormanı’nı imara açtığını, söz konusu alanın 290 hektarlık bölümünü askeri bölgeye dönüştürmek için plan değişikliğine gittiğini hatırlatan Alökmen, plan değişikliğine karşı 24 Kasım 2015’te Büyükşehir Belediyesi’nin 552 kişiyle birlikte itirazda bulunduğunu hatırlattı. Alökmen, “İlgili sürecin kaçırılmaması amacıyla 16.02.2016’da plan değişikliğinin iptal edilmesi için mahkemeye resmi müracaat yaptık” dedi.

    Bakanlığın 3 Şubat’ta aldığı kararla plan değişikliğinin durdurulmasına yönelik tüm itirazları reddettiğini kaydeden Alökmen, plan değişikliğinin durdurulması için hukuki girişimlerin başladığını, alınan yanlış karardan dönülmesi gerektiğini söyledi.

    “ASKERİ ALAN OLMASI DOĞRU DEĞİL”

    Kent Ormanı’nın Diyarbakır’ın yeni gelişim alanı içinde oldukça önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Alökmen, “Şehrin gelişim aksında, şehrin nefes alabileceği toplamda 700 hektarlık alana tekabül eden Kent Ormanı’nın 290 hektarlık bölümünün askeri alan olarak dizayn edilmesinin çok doğru olmadığını daha önce de belirtmiştik. Oranın kente hizmet edecek şekilde dizayn edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu açıdan gerekli girişimlerde bulunduk” diye konuştu.

    “ALTERNATİF BÖLGE BULUNABİLİR”

    Bakanlığın askeri alan için alternatif bir bölge bulabileceğini kaydeden Alökmen, mahkeme kararını ve resmi prosedür sürecinin tamamlanmasını beklemek zorunda olduklarını vurguladı. Planlama boyutuyla ilgili girişimlerinin devam edeceğinin altını çizen Alökmen, yurttaşların da dava açma haklarının olduğunu sözlerine ekledi.

  • Diyarbakır Davası’nda Tahliye Talepleri Reddedildi

    Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı Çitlibahçe köyünde 2013 yılı Ağustos ayında ’Uğurlayan’ ile ’Tekin’ aileleri arasında, 2 gencin PKK’ya kaçırılması yüzünden çıkan ve 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmayla ilgili davaya Sivas 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

    Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı Çitlibahçe Köyü’nde, ’Tekin’ ile ’Uğurlayan’ aileleri arasında, 17 yaşındaki Ramazan Salim ve Osman Tekin’in PKK’ya kaçırılması nedeniyle 17 Ağustos 2013 tarihinde silahlı kavga çıktı. Kavgada Uğurlayan ailesinden Mehmet Salim Uğurlayan, Bedriye Uğurlayan, Aysel Uğurlayan ve Remziye Daşlık ölürken, Şeyan, Behçet, Heybet ve Sümbül Uğurlayan yaralandı. Tekin ailesinden ise Şevin, Şadiye, Abdullah ve Muhammet Tekin ölürken, Remziye ve Rojhat Tekin yaralandı.

    Olay sonrasında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmada 8’i tutuklu 14 kişi hakkında hazırlanan iddianame, Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Ancak dava güvenlik gerekçesi ile Sivas 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne alındı. İlk duruşmada 4, ikinci duruşmasında ise 1 sanığın tahliye edildiği davanın 6’ıncı duruşması bugün yapıldı. Duruşma nedeniyle polis adliye çevresinde ve duruşma salonunun bulunduğu katta güvenlik önlemleri aldı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Heybet, Fesih Uğurlayan ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İzzet Tekin de Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya dahil oldu.

    İddianamenin okunmasının ardından Heybet ve Fesih Uğurlayan önceki savunmaların geçerli olduğunu belirterek, tahliyelerini talep etti. İzzet Tekin ise telefon kayıtlarından olay yerinde olmadığının belli olduğunu ve tanıklarını olduğunu söyledi. Ardından iddia makamı tarafından sanıkların tahliyeleri istendi.

    Mahkeme heyeti savunmalarının ardından sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 25 Mart 2016 tarihine erteledi.