Etiket: Recep

  • Recep Altepe: “Bursaspor’a Her Ortamda Sahip Çıkmamız Gerekiyor”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursaspor’a her ortamda sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

    Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 1. haftasında yarın Büyükçekmece Tepecikspor ile karşı karşıya gelecek olan Bursaspor sabah saatlerinde Minareli Çavuş Tesisleri’nde son çalışmasını gerçekleştirdikten sonra öğleden sonra İstanbul’a hareket etti. Yeşil-beyazlı ekibi, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Başkan Recep Bölükbaşı, yönetim kurulu üyeleri Kemal Güler, Faruk Bakgör, Konuralp Yeşil yolcu etti. Sakatlıkları bulunan Faty ve Erdem 21 kişilik kafilede yer almadı.

    “TAKIMIMIZA HER ORTAMDA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR”

    Hareket öncesinde açıklamalarda bulunan Başkan Altepe, Bursa’nın birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Bursaspor’un, Bursa’nın göz bebeği olduğunu belirten Altepe, “Bursaspor’un itibari bizim itibarımız. Bursaspor’un şampiyonluğu bizim şampiyonluğumuz. Bursaspor’umuzun başarısızlığı Bursa’nın başarısızlığı oluyor. Bizler Bursalı ve Bursasporlu olarak takımımıza her ortamda sahip çıkmamız gerekiyor. İyi günde, dost belli olmaz. Dost, kötü günde, zor günde belli olur. Önemli olan elimizdeki sporcularımızla elimizdeki imkanlar ile en güzel sonucu alabilmek. Bu konuda birlik ve beraberlik içerisinde olabilmek. Şampiyon olurken Türkiye’nin en pahalı, en lüks, en kaliteli takımı değildik. Ama şampiyon olmayı birlik ve beraberlikle başardık. Şimdi bizim birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bursaspor’un mağlubiyeti kimseyi sevindirmemeli. Bursaspor’un daha iyi sonuçlar alması için herkes elinden gelen katkıyı sağlamalı. Yapabileceği bir katkı yoksa eğer moral bozmamalı. Hiçbir şey yapamazsa iyi temennide bulunup, dua etmeli. Bunu diğer takımlar yapıyor. Diğer takımlar daha çok istiyorlar. Bunları gösteriyorlar. Burada takımlar meydanda. Ligde kendi değerlerinin çok üzerinde bulunan takımlar var” dedi.

    “BAŞARI İÇİN BİRLİK VE BERABERLİK GEREKİYOR”

    Değerlere sahip çıkılması gerektiğini dile getiren Altepe, “Kendi değerlerimize sahip çıkarsak gerçekten güçlü futbolculardan oluşan bir takımımız var. En son Galatasaray maçında da gördük Bursaspor performans olarak rakibinden iyiydi ama gol atamadık. Yine Beşiktaş maçında da gördük. Demek ki bu takım bu performansı gösterebiliyor. Liderlik ve şampiyonluk için mücadele edebilecek bir takım. Yeter ki bu konuda herkes katkı sağlasın. Bize yakışan bu. Bursaspor’un başarısı için herkes ne yapabiliyorsa onu yapsın. Maça neden geliniyor? Futbolcuya moral vermek için. Siz karşı takıma moral veriyorsanız, bu yapılan en büyük yanlış. Maçın henüz 15, 20. dakikasında kendi futbolcunuzu ıslıklarsanız, kendi futbolcunuzun moralini bozarsanız nasıl başarılı olunacak? Dünyanın neresinde böyle bir başarı var? Başarısız olmak bizleri mutlu etmemeli. Bu normal sağlıklı insanların işi değil. Başarı için birlik ve beraberlik gerekiyor. İnsanlar etten, kemikten. Takımımızdaki çocuklar 20-25 yaşında gençler. En yaşlısı 30 yaşında. Hepsi moralle oynuyor. Onları her ne kadar büyük futbolcu görsek de onlarda insan. Onların yanında olmamız gerekiyor. Kendi performanslarının çok üzerinde performans göstermelerini sağlamamız gerekiyor. Bakınız geçtiğimiz hafta yaşanan sonuçlara. Hangi takımlar ne gibi başarılar elde ettiler, belli. Demek ki burada moral ve motivasyon önemli. Bizde bu morali verelim. Taraftar olarak gerçek taraftarlığımızı gösterelim. Bursaspor’un mağlubiyetine sevinen taraftarı ben taraftar olarak kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.

  • Recep Gürbüz Güreş Eğitim Merkezi Açıldı

    Muratpaşa Belediyesi, 1988 yılında Antalya’ya Kırkpınar’da ilk altın kemeri kazandıran Recep Gürbüz’ün adını, güreş eğitim merkezi ile yaşattı.

    Muratpaşa Belediyesi tarafından Kızıltoprak Mahallesin’de yapımı tamamlanan Recep Gürbüz Güreş Eğitim Merkezi hizmete açıldı. Açılışa Muratpaşa Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefsi Kara, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, CHP Antalya İl Başkanı Semih Esen, CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Ahmet Kumbul, Kırkpınar altın Kemerli güreşçiler Orhan Okulu, Recep Gürbüz’ün oğlu Ali Gürbüz, eşi Hatice Gürbüz ve davetliler katıldı.

    Recep Gürbüz Eğitim Merkezi’nin açılışında konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, bir yılda 4 spor salonu yaptıklarını söyledi. Uysal, “Burada Türkiye’nin en gelişmiş güreş spor merkezini açtık. Bunu tamamen kendi olanaklarımızla yaptık. Yerel olmadan, asla evrensel olamazsınız. Yerel kültür değerlerini klasikleştirmeden, onları insanlık kültürünün bir parçası haline getirmeden, asla dünyadaki diğer kavramlarla aranızda bağ kuramazsınız. Herkes aynı şeyleri yemekte, aynı şeyleri giyiyor. Bu iyi bir şey değil. Dünyada herkes sevgide kardeşlikte buluşsun” diye konuştu.

    Açılış töreninde konuşan Recep Gürbüz’ün 2011, 2012 ve 2013 yıllarındaki Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde üst üste başpehlivan olarak altın kemerin ebedi sahibi olmuş ancak, doping kullanması nedeniyle 2 yıl güreşten men cezası alan oğlu Ali Gürbüz, spor tesisinin hizmete açılmasından dolayı Belediye Başkanı Ümit Uysal’a teşekkür etti. Ali Gürbüz, “İnşallah tesisimizde Antalya’mıza nice şampiyonlar yetiştireceğiz. Başarıları daha ileri seviyeye taşıyacağız” dedi.

    Ali Gürbüz’e ve annesine, Ümit Uysal tarafından çiçek ve plaket verildi. Açılış törenin ardından Belediye Başkanı Ümit Uysal ve beraberindeki heyet kırmızı kurdele keserek Recep Gürbüz Eğitim Merkezi’ni hizmete açtı. Daha sonra Ümit Uysal spor tesisiniz gezerek incelemelerde bulundu.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terör ülkelerimiz başta olmak üzere Balkanlar ve Avrupa’nın da huzuruna kastediyor. Terörün amacının sosyal dokuyu tahrip etmek, farklı toplum kesimleri arasındaki kader birliğini dinamitlemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Terör eylemlerine karşı Bosna Hersek halkının gösterdiği birlik ve beraberliğin önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğine inancım tamdır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri Dragan Çoviç ve Bakir İzetbegoviç ile ortak basın açıklaması yaptı. Bosna Hersek’in Avrupa kurumları ile bütünleşmesine ve Avrupa Atlantik yönelimine destek verdiklerini vurgulayan Erdoğan, “12 Ekim 2014 Genel Seçimlerinden sonra Bosna Hersek’te son derece olumlu bir atmosfer yakalandı. Bu müspet havayı uluslararası toplum gibi bizde memnuniyetle karşılıyoruz. Başta reform sürecinde kat edilen mesafe olmak üzere, Avrupa Birliği ve NATO süreçlerinde yaşanan gelişmeleri yakından izliyor ve destekliyoruz” diye konuştu.

    “İHTİYAÇ DUYACAKLARI HER ALANDA BOSNA HERSEK’İN YANINDA OLACAĞIZ”

    “Özellikle de 3 lider arasındaki birbirleri ile olan ortak akıl oluşturma ve müşterek çalışmadaki gayretleri, gerçekten örnek teşkil eden bir havadadır” diyen Erdoğan şunları kaydetti:

    “Özellikle dış politika alanında Devlet Başkanlığı Konseyi’nin yol gösterici ve kararlı tutumu ülkenin diğer kurumlarına da örnek oluyor. Türkiye olarak bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde, ihtiyaç duyacakları her alanda Bosna Hersek’in yanında olacağımızı ifade etmek istiyorum.”

    “TÜRKİYE, BOSNA HERSEK, SIRBİSTAN VE TÜRKİYE, BOSNA HERSEK, HIRVATİSTAN ÜÇLÜ DANIŞMA MEKANİZMALARININ SÜRDÜRÜLMESİ VE GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin bilgi ve teknoloji birikimiyle Bosna Hersek’in atacağı adımlara destek olunacağını belirten Erdoğan, “İşbirliğimizin kapsamının genişletilmesi konusunda hemfikiriz. Gerek siyasi alanda gerek iktisadi alanda gerek ticari alanda, askeri alanda her alanda biz Bosna Hersek ile bu müşterek çalışmalarımızı sürdürmekte kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Tabii iş adamlarımız Bosna Hersek’teki yatırımları bizim için ayrıca bir gurur meselesidir. Bundan dolayı da müteşebbislerimizi, girişimcilerimizi ayrıca tebrik ediyorum. Türkiye birikimlerini tecrübeli ve dünya standartlarında hizmet veren firmalarıyla her türlü yardıma, teşebbüse hazırız. Türkiye, Bosna Hersek, Sırbistan ve Türkiye, Bosna Hersek, Hırvatistan üçlü danışma mekanizmalarının sürdürülmesi ve güçlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “TERÖRÜN AMACININ FARKLI TOPLUM KESİMLERİ ARASINDAKİ KADER BİRLİĞİNİ DİNAMİTLEMEK OLDUĞUNU GAYET İYİ BİLİYORUZ”

    Terör konusunda birlik ve beraberliğin sürdürülmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Terör ülkelerimiz başta olmak üzere Balkanlar ve Avrupa’nın da huzuruna kastediyor. Terörün amacının sosyal dokuyu tahrip etmek, farklı toplum kesimleri arasındaki kader birliğini dinamitlemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Terör dünyanın her yerinde kan dökerek ayrılıkları derinleştirmeyi; kini, husumeti ve nefreti körüklemeyi hedeflemektedir. Terör eylemlerine karşı Bosna Hersek halkının gösterdiği birlik ve beraberliğin önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğine inancım tamdır” ifadelerini kullandı.

    Terörün dini ve milliyeti olmadığını ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:

    “Türkiye terörle mücadelesinde her daim Bosna Hersek’in ve dostlarının yanında olacaktır. Bir gerçeği daha özellikle burada vurgulamak istiyorum. Bosna Hersek ile olan dayanışmamızı, özellikle serbest ticaret anlaşması ile çok daha ilerilere taşımanın gayreti içerisindeyiz. Ülkelerimiz arasındaki yakın ilişkilerin diğer bir tezahürü Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’nin düzenlenmesinde yaşanmıştır. 2017 yılında Bosna Hersek’te 2019 yılında ise ülkemizde yapılması öngörülen festival, Bosna Hersek’in talebi üzerine 2017’de ülkemizde 2019’da ise Bosna Hersek’te düzenlenecektir. Yapılan becayiş ile Erzurum özveride bulunarak bu büyük faaliyeti 2 yıl önce yapmayı kabul etmiştir. Böylelikle ülkemiz bu alandaki tecrübelerini 2019’da Bosna Hersek ile paylaşmayı kabul etmiştir. Ben bu düşüncelerle sözlerime son verirken tekrar Devlet Başkanlığı Konseyi’nin değerli Başkanı ve üyelerini misafir etmekten duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.”

  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde Onkolog Sorunu

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesi tek bir onkolog doktor ile hizmet vermeye çalışıyor.

    Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet veren Onkoloji Hastanesi, Türkiye’nin en ile teknoloji ile donatılmış laboratuvar ve görüntüleme merkezlerinden bir tanesine sahip olmasına rağmen tek bir onkolog doktor ile hizmet vermeye çalışıyor. Her gün Rize ve çevresinden gelen yüzlerce kanser hastasına hizmet veren hastanede görevli doktorlar farklı bahaneler ile tayinlerini isteyip farklı hastanelere tayin olurken, geçtiğimiz aydan beri hastanede kanser hastaları ile tek bir Onkoloji Uzmanı Doktor hizmet veriyor. Bu doktorun da ay içerisinde farklı bir ile tayininin çıktığı öğrenilirken, tek onkoloğun da hastaneden ayrılması durumunda hastane onkolog doktorsuz kalacak.

    Konuyla ilgili bilgi veren Rize Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Orp. Dr. Gökhan Demiral, hastanede tayinlerden dolayı yaşanan doktor değişikliklerinin olduğunu belirtti. Demiral “Hastanede iki uzman doktor arkadaşımız vardı. Bir arkadaşımızın tayini çıktı ve ayrıldı. Şu anda bir uzman doktor arkadaşımız da her hangi bir aksama yaşanmadan hizmet vermeye devam ediyor. Bu arkadaşımızın da tayini çıktı. Tayini çıkan bu arkadaşımız hastanemizden ayrılmadan yerine 3 aylık geçici görevle başka bir uzman doktor arkadaşımızı görevlendireceğiz. Hastanemiz doktorsuz kalmayacak. Bu konuyla ilgili olarak biz ve ilgili makamlar bakanlık düzeyinde çalışmalarını sürdürüyor. Hastanedeki doktor sayısının arttırılması için de çalışmalar sürmektedir. Bakanlığımızın atayacağı doktorun dışında üniversitemizin de hastanemizde bir uzman doktor görevlendirmek için davetleri bulunmaktadır” dedi.

    Öte yandan hasta sayısı her geçen gün artan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde 2015 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 14 bin 600 hastaya tıbbi onkoloji polikliniği hizmeti verildi.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, barış dini İslam’ı kendi kirli emelleri için araç olarak kullanan bir avuç cinayet şebekesinin her gün Müslümanları katlettiğini belirterek, “Adına DEAŞ, El Kaide, Boko Haram denen bu karanlık yapılar İslam dünyasının başkaları tarafından tanzimine figüranlık yapıyor. Bu terör örgütlerinin en öncelikli hedefi kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan diğer Müslümanlardır. Gençlerimizi zehirleyen, bin 400 yılık sahih İslam geleneğini yok etmeyi amaçlayan bu kanser hücrelerini vücuttan söküp atmak öncelikle Müslümanlar olarak bizlerin görevidir” dedi.

    İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 31. Toplantısı Bakanlar Oturumu İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı. Toplantının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılımcıları selamladı.

    “ÇOCUKLARIN AÇLIKTAN ÖLDÜĞÜ BİR DÜNYADA KİMSENİN HUZUR BULAMAYACAĞI AÇIKTIR”

    Dünyada küresel ekonomide yaşanan belirsizliklere rağmen İslam ülkelerinin dünya ticaretindeki payının arttığına dikkat çeken Erdoğan, “Bu tablo ardında gizlenen acı manzarayı da hep birlikte görmek zorundayız. Evet bugün İslam İşbirliği Teşkilatı nüfusunun yaklaşık yüzde 21’i yani 350 milyon kardeşimiz aşırı yoksulluk şartlarında hayata tutunmaya çalışıyor. Fakirliğin yoğun olarak yaşandığı sahra altı Afrika ülkelerinde bu oran yüzde 50’ye kadar yükseliyor. Televizyon ekranlarına yansıyan açlık, kıtlık görüntülerinin önemli bir kısmı teşkilat üyesi ülkelerde vuku buluyor. Mesela İslam İşbirliği Teşkilatı ülkesi üyelerde bin çocuktan 54’ü daha beş yaşına varmadan hayata gözlerini yumuyor. Bir tarafta asli ihtiyaçların dahi karşılayamayan milyonlarca insan varken, diğer tarafta milyarlarca dolar lüks için harcanabiliyor. ‘Müslümanlar kardeştir’ İlahi düsturuna ram olan bizlerin bir hakikati tespit etmesi ve buna göre istikametini çizmesi gerekiyor. Kardeşliğimiz ne kadarsa Müslümanlığımız da o kadardır. Kardeşi kardeşe bağlayan değerler sadece sevgi, ilgi ve muhabbet değil aynı zamanda bir haktır. Kardeşliği bir söylem, bir edebiyat konusu olmaktan çıkararak bir ahlak ve hukuk konusu haline getirmek zorundayız. İslam coğrafyası giderek bir ilim irfan coğrafyasından, zulüm ve mazlumiyet coğrafyasına dönüşüyorsa bunun en büyük sebebi kardeşlik ahlakı ve hukukunun ihlalidir. Çocukların açlıktan, susuzluktan, en büyük ihtiyaçları karşılanmadığı için öldüğü dünyada kimsenin huzur bulamayacağı açıktır” diye konuştu.

    “MERHAMETTEN YOKSUN BİR BÜYÜMENİN BİZİ GÖTÜRECEĞİ YER SORUNLAR YUMAĞIDIR”

    İslam ülkelerine yaşananlar karşısında büyük sorumluluklar düştüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Merhamet ve adalet sıfatlarından yoksun bir büyümenin, gelişmenin, kalkınmanın bizi götüreceği yer esenlik değil sorunlar yumağıdır. Bugünümüzü ve yarınımızı teminat altına almanın yegane yolu dayanışmayı, işbirliğini arttırmak, dünyanın neresinde olursa olsun kardeşlerimizi dertleri ile hemhal olmayı başarmaktır. Diğer ülkelerin bizim sorularımızla ilgilenmesini beklemeden kendi meselelerimize eğilmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “TERÖR ÖRGÜTLERİ İSLAM DÜNYASININ BAŞKALARI TARAFINDAN TANZİMİNE FİGÜRANLIK YAPIYOR”

    Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’de yaşanan iç savaş 5’inci yılına girmek üzere. Muhasebemizi Rabbimize karşı yapmamız gerekir. Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekmemiz gerekir. Şu ana kadar 380 bin Suriyeli masum, rejimin devlet terörü neticesinde katledildi. 12 milyon insan yerini terk etmeye zorlandı. Irak, Filistin, Libya, Afganistan, Mısır, Lübnan ciddi sıkıntılarla boğuşuyor. Filistin’de kardeşlerimiz İsrail saldırıları karşısında insanlık dışı baskı ve şiddete rağmen onurlu bir mücadele veriyor. 8’inci yılını dolduran abluka 1.5 milyon insanın yaşadığı Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirmiş durumda. Arakan’da şiddete maruz kalan binlerce mazlum çok zor şartlarda ya komşu ülkelerde, ya okyanusun dalgalarında yaşam savaşı veriyor. Bu yürek yaralayıcı manzaralar yetmiyormuşcasına barış dini İslam’ı kendi kirli emelleri için araç olarak kullanan bir avuç cinayet şebekesi her gün masum insanları, en başta da Müslümanları katlediyor. Adına DEAŞ, El Kaide, Boko Haram denen bu karanlık yapılar İslam dünyasının başkaları tarafından tanzimine figüranlık yapıyor. Bu terör örgütlerinin en öncelikli hedefi kendileri ile aynı görüşü paylaşmayan diğer Müslümanlardır. Bu örgütler en büyük zararı İslam ülkelerine, değerlerimize, medeniyetimizin en güzide eserlerine, alimlere vermiştir. Haricilerden Haşhaşilere kadar tarihte benzer örneklerini gördüğümüz bu şer şebekelerine karşı hepimizin kararlı bir duruş sergilemesi şarttır. Birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmenin tam zamandır. Aklı selime, bin düşünüp bir söylemeye, hayra çağırıp şerre dur demeye her zamankinden çok ihtiyacımız var. Gençlerimizi zehirleyen, bin 400 yılık sahih İslam geleneğini yok etmeyi amaçlayan bu kanser hücrelerini vücuttan söküp atmak öncelikle Müslümanlar olarak bizlerin görevidir” şeklinde konuştu.

    “KİMSE TERÖRÜ İSLAM’A SIFAT OLARAK KULLANAMAZ”

    Teröre karşı ortak bir tavır sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Suriye’de katledilen yüzbinlere olduğu gibi Ortadoğu ve Afrika’da öldürülenlere bir istatistik olarak bakılırsa, bu tavır terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürecektir. Kuşlara, balıklara, bitkilere gösterilen küresel hassasiyet şayet her gün Akdeniz ve Ege’de boğulan masum yavrulardan esirgenirse, bu aymazlığın sonu daha büyük bir felaket olacaktır. Sadece hayatta kalma, yaşama tutunma mücadelesi veren milyonlarca Suriyeli ve Iraklıların yüzlerine kapanan kapılar sorunu derinleştirecektir. Güvenlik ve huzurun yolu mültecilere tekme atmakta, içi insanlarla dolu botları şişleyerek batırmaktan, çığlıklarına kulak tıkamaktan değil onları kucaklamaktan geçiyor. Dikenli tel örgülerin, yüksek duvarların arkasına saklanarak sorundan uzak kalınamayacağını herkesin görmesi gerekiyor. Ayın şekilde islamofobik ırkçı tepkilerin sorunu daha derinleştirdiğini kabul etmeliyiz. Terörü bir inançla, milletle veya bölgeyle ilişkili hale getirmek kabul edilemez. Teröristin kimliğine bakarak bir dinin üyelerinin töhmet altında bırakılması, suçlu gibi savunma yapmaya zorlanması yanlıştır. Kimse İslam ile terörü bir arada ifade edemez, terörü İslam’a bir sıfat olarak kullanamaz. Buna kimsenin hakkı yoktur. Maalesef dini, dış görünüşü, dili, teninin rengi bundan dolayı ötekileştirilen kesimler bil hassa gençler, terör örgütlerinin propagandasına daha açık hale gelinebiliyor. Suriye’de sergilenen mezhepçi ve dışlayıcı politikalarla uygulanan yanlış stratejilerle yanı başımızda DAEŞ gibi bir örgütün ortaya çıkmasına neden oluyor. Esed rejiminin devlet terörüne göz yumarak Suriyeliler bombalamak suretiyle yanış politikalarla ısrar etmek bu canavara destektir.”