Etiket: Raporuna

  • YÖK Raporuna göre SAÜ sosyal sorumlulukta ikinci

    YÖK Raporuna göre SAÜ sosyal sorumlulukta ikinci

    Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) yayımlanan “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu 2020”ye göre, Sakarya Üniversitesi sosyal sorumluluk projeleri kategorisinde ikinci sırada yer aldı.

    Yükseköğretim Kurulunun Twitter adresinden, üniversitelerin performansının değerlendirildiği “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu 2020”de yer alan değerlendirme kriterlerine göre en başarılı üniversitelere ilişkin veriler paylaşıldı. Buna göre, üniversitelerin eğitim öğretim faaliyetleri ve buna bağlı çıktılarının incelendiği “eğitim ve öğretim” kategorisinde toplamda 11 gösterge bulunuyor.

    Öğrencilerin sosyal ve endüstriyel proje sayısı 2019’da artış gösterirken, 168 üniversitede 8 bin 465 sosyal sorumluluk projesi, 124 üniversitede 5 bin 468 endüstriyel proje gerçekleştirildi. Sakarya Üniversitesi, 456 sosyal sorumluluk projesi ile 475 proje üreten Atatürk Üniversitesinin ardından ikinci sırada yer aldı. SAÜ’yü 382 sosyal sorumluluk projesi ile Selçuk Üniversitesi, 346 sosyal sorumluluk projesi ile Pamukkale Üniversitesi, 322 sosyal sorumluluk projesi ile Gaziantep Üniversitesi takip etti.

  • Bakan Koca’dan, bir milletvekilinin paylaştığı ’ölüm raporu’na ilişkin açıklama

    Bakan Koca’dan, bir milletvekilinin paylaştığı ’ölüm raporu’na ilişkin açıklama

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bir milletvekilinin bir vatandaşa ait ölüm raporuna ilişkin, ”Rapor doğru, değerlendirme yanlış. Rapor sahibi hastanın ölüm nedeni kayıtlarımıza ’U073 COVİD-19’ olarak geçmiş ve kesin raporu da aynı şekilde düzenlenmiş” açıklamasında bulundu.

    Bakan Koca, bir milletvekilinin sosyal medyada paylaştığı ölüm raporuna ilişkin, Twitter hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Koca, “Bir vekilimiz sosyal medya hesabından bir vatandaşımıza ait ölüm raporunu paylaşmış. Rapor doğru, değerlendirme yanlış. Rapor sahibi hastanın ölüm nedeni kayıtlarımıza ’U073 COVİD-19’ olarak geçmiş ve kesin raporu da aynı şekilde düzenlenmiş. Uluslararası sınıflamaya göre ölüm şekli ’enfeksiyon hastalığı (doğal ölüm).’ Sayın vekilin paylaştığı ön raporda, ölüm nedeninin hekimin kontrol onayından sonra yazılacağı belirtiliyor” ifadelerini kullandı.

    Bakan Koca, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Sayın vekil her halde ’doğal ölüm’ ifadesinin teknik bir tabir olduğunu fark etmemiş. Uluslararası sınıflamaya göre her enfeksiyondan ölüm doğal ölüm kabul edilir. Kaza, cinayet vb. doğal olmayan ölümler ayrıca sınıflanmaktadır. Salgınla mücadele hepimizin görevi. Acı bir kayıp üzerine teknik tabirlerin farkında olmadan yorumda bulunmanın mücadeleye de kayıplarımıza da faydası yoktur. Bu tür mücadele enerjimizi tüketecek yorumlardan uzak durmak hepimizin sorumluluğu. Salgınla hep birlikte mücadele edebiliriz. Birbirimizle değil, salgınla mücadele edelim. Bu mücadeleye hassasiyetle destek verin” ifadelerini kullandı.

  • Ölüm raporuna sehven “bulaşıcı hastalık” yazılınca 3 mezarlığa da defnedilemedi

    Ölüm raporuna sehven “bulaşıcı hastalık” yazılınca 3 mezarlığa da defnedilemedi

    Adana’da önceki gece kalp rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden hastanın ölüm sebebi sehven “bulaşıcı hastalık (doğal ölüm)” olarak yazılınca cenazesinin defnedilmesine 3 mezarlıkta da izin verilmedi. Cenaze arabasında dolaştırılan ve tekrar morga konulan cenaze ölüm raporu “kalp krizi” olarak düzeltildikten 1 gün sonra toprağa verilebildi.

    Alınan bilgiye göre, merkez Yüreğir ilçesi Kiremithane Mahallesi’nde yaşayan 5 çocuk babası Yasin İregöl (57) önceki gün gece iddiaya göre kalp krizi geçirdi. Kalp ve diyabet hastası olduğu belirtilen İregöl, daha önceleri de gittiği özel hastaneye götürüldü. Yoğun bakıma alınan İregöl, hayatını kaybetti. Ölüm raporuna, ölüm nedeni olarak “bulaşıcı hastalık (doğal ölüm)” yazılan Yasin İregöl’ün cenazesi, yakınları tarafından morgdan teslim alındı. Cenaze defnedilmek üzere Buruk Mezarlığı’na götürüldü. Ancak görevliler, ölüm raporundaki ’bulaşıcı hastalık’ ifadesi nedeniyle defin işlemine izin vermedi. Bunun üzerine İregöl’ün cenazesi, Asri ve Kabasakal mezarlıklarına götürüldü. Mezarlıktaki görevliler aynı gerekçeyle defin için izin vermedi. Cenaze aracıyla saatlerce gezdirilmek zorunda kalınan Yasin İregöl’ün cansız bedeni, hayatını kaybettiği hastaneye geri götürülerek morga konuldu. Yapılan görüşmelerin ardından Yasin İregöl’ün ölüm raporu, “Kalp krizi” olarak yeniden düzenlendi. Ailesi tarafından hastane morgundan yeniden alınan İregöl’ün cenazesi Buruk Mezarlığı’ndaki aile mezarlığında toprağa verildi.

    Bu arada, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de Yasin İregöl’ün ölümünün kalp krizinden olduğunu, korona virüs ya da herhangi bir bulaşıcı hastalığın bulunmadığını bu yüzden yeniden rapor düzenlendiğini bildirdi.

    Yasin İregöl’ün tedavi sürecinde yanında olan ağabeyi Asım İregöl, gece rahatsızlandıktan sonra kardeşini hastaneye getirdiklerini belirterek, “Daha önce açık kalp ameliyatı olmuştu, aynı hastanede de diyalize giriyordu. Nefes alamıyordu, terini sildim, ağzını yüzünü sildim. Tahlil yapmadan ’bu virüstür’ dediler. İçeri alıp, müdahale edeceklerini söylediler. Daha sonra ’Hakkın rahmetine kavuştu, gidebilirsiniz. Sabah cenazeyi alabilirsiniz’ dediler. Eğer korona virüs ise ben kardeşimin terini sildim, eşime, gelinime, çocuklarıma sarılıp ağladım. Bize hiçbir karantina yapılmadı. Sabah cenazeyi aldık, mezarlık mezarlık gezdik, cenazemizi defnedemedik. Raporda bulaşıcı hastalık yazıyor. Götürdüğümüz mezarlıklar, ’Karantina için ayrılan mezarlığa 08.00-12.00 arası defnedebileceğimizi söyledi ama korona virüslü cenazeler normalde hastanelerden ailelere teslim edilmiyor. Eğer korona virüsten öldüyse cenazeyi hiçbir önlem almadan niye bize verdiler? Eğer kalp krizi geçirip de öldüyse raporda neden bulaşıcı hastalık yazıyor? Kendi imkanlarımızla ailemize başka hastanede test yaptırdık ama negatif çıktı. Eğer cenaze korona yüzündense bizden 100 kişiye virüs bulaşmıştır” diye konuştu.

  • Rektör Budak’tan Sayıştay raporuna yönelik açıklama

    Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Sayıştay raporuna yönelik çıkan haberler hakkında, “Bizim rektörlük yönetimimiz dönemi öncesine ilişkin 2017 yılı kapsamında üniversitemizi inceleyen ve rapor hazırlayan Sayıştay konuyla ilgili tespitleri doğrultusunda gereğini yapacaktır” dedi.

    Ege Üniversitesinin (EÜ) olağan senato toplantısı Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Senatoda, son günlerde yazılı ve görsel basında yer alan Sayıştay raporuna yönelik çıkan haberlerde değerlendirildi. Budak, konu hakkında, “Sayıştay’ın 2017 yılına ait üniversitelere ilişkin Düzenlilik Denetim Raporu geçtiğimiz günlerde açıklandı. Bunun üzerine Ege Üniversitesi raporuyla ilgili basında çeşitli haberler yer aldı. Bizim rektörlük yönetimimiz dönemi öncesine ilişkin 2017 yılı kapsamında üniversitemizi inceleyen ve rapor hazırlayan Sayıştay konuyla ilgili tespitleri doğrultusunda gereğini yapacaktır. Söz konusu raporda yer alan bulgularla ilgili idari ve adli süreçler tarafımızca da hassasiyetle işletilmekte ve yerine getirilmektedir. Kamuoyuna saygıyla bildiririz” dedi.

  • Vodafone Türkiye sürdürülebilirlik raporuna küresel ödül

    Vodafone Türkiye, dünyanın en itibarlı halkla ilişkiler platformlarından Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi’nin düzenlediği 2018 Spotlight Ödülleri Global İletişim Yarışması’nda Sürdürülebilirlik Raporu ile ’Altın Ödül’ün sahibi oldu ve ’En İyi 100 İletişim Çalışması’ arasında 15. sırada yer aldı.

    Vodafone Türkiye, dünyanın en itibarlı halkla ilişkiler platformlarından Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (LACP) tarafından düzenlenen 2018 Spotlight Ödülleri Global İletişim Yarışması’nda ’Sürdürülebilirlik Raporu’ kategorisinde ’Altın Ödül’ün sahibi olurken, En İyi 100 İletişim Çalışması arasında da 15’inci sırada yer aldı. Tüm dünyadan bin 500 başvurunun yarıştığı 2018 Spotlight Ödülleri’nde, ’Vodafone Türkiye Sürdürülebilirlik Raporu’, ilk izlenim, anlatım, görsel tasarım, üreticilik, mesajların netliği ve algılanan uyumluluk kriterlerine dayanılarak yapılan değerlendirmede 100 üzerinden toplam 98 puan alarak kategorisinde ikinci sıraya yerleşti.

    Ödülü değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Ekonomik ve sosyal kalkınmanın itici gücü kabul edilen telekomünikasyon sektörünün global bir oyuncusu olarak, sürdürülebilirlik konusunda büyük sorumluluk taşıdığımızın bilincindeyiz. Temel iş stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz sürdürülebilirliği; finansal performansı artırmanın yanında dijital, yenilikçi ürün ve hizmetler aracılığıyla toplum için oluşturulan ölçeklendirici, hızlandırıcı ve dönüştürücü olumlu etkiyi uzun vadeli ve kalıcı kılmak olarak tanımlıyoruz. Geçtiğimiz mali yıldaki çevresel, sosyal, ekonomik ve etik konulardaki uygulamalarımızı ve elde ettiğimiz performansı yayınladığımız 7’nci sürdürülebilirlik raporumuzun iletişim sektörünün önde gelen platformlarından Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi’nin düzenlediği Spotlight Ödülleri Global İletişim Yarışması’nda Altın Ödül almasından mutluluk duyuyoruz. Şirket olarak, sürdürülebilir bir gelecek için öncü çalışmalarda bulunmaya devam edeceğiz”.

    Paydaş iletişiminde şeffaflık

    Vodafone Türkiye 7’nci sürdürülebilirlik raporundaki konular, kurumsal önceliklerin yanı sıra kilit paydaşlar olan müşteriler, çalışanlar, düzenleyici kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve toplum dikkate alınarak bir araya getirildi. Raporda, 1 Nisan 2016-31 Mart 2017 mali yılına ait ekonomik, sosyal ve çevresel performans ve uygulamalara ek olarak gelecek dönem hedeflerine de yer veriliyor. Vodafone Türkiye, raporda gelecek hedeflerini tüm paydaşları ile şeffaf bir şekilde paylaşırken, aynı zamanda yıldan yıla performansını da paydaş nezdinde gözlemliyor.

    BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne uyum

    GRI Standartları, BM Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) ve BM Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin 10 ilkesi (UNGC) doğrultusunda hazırlanan Vodafone Türkiye 7’nci sürdürülebilirlik raporu, şirketin Kasım 2015’te Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne (BMKİS) gönüllü imzacı olmasını takiben yayımladığı ikinci ’İlerleme Bildirimi’ niteliğini taşıyor ve BMKİS’in 10 ilkesine yönelik uygulamaları ve Birleşmiş Milletler’in ana hedeflerine verdiği desteği içeriyor.