Etiket: Raporu

  • Tıp Merkezinin ‘Yıllık Faaliyet Raporu’ açıklandı

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi, kaliteli sağlık hizmetlerini 2018 yılında da başarıyla sürdürdü. Teknik donanımı, uzman hekim kadrosu ve kalifiye personeliyle 2018 yılı boyunca da vatandaşlara etkin hizmet sunan Tıp Merkezinin, ‘Yıllık Faaliyet Raporu’ açıklandı.

    Sakarya Büyükşehir Tıp Merkezinde 2018 yılı faaliyetlerine ilişkin bilgiler paylaşan Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Uzm. Dr. Aydın Sarı, 2018 yılında 76 bin 555 hastayı muayene ettiklerini söyledi. Sarı, “2018 yılında 76 bin 555 hastamızı muayene ettik. ‘Sağlığınız bize emanet’ düsturu, uzman hekim kadromuzla hemşehrilerimize sağlık hizmeti sunduk. İnşallah 2019 yılında da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

    Büyükşehir Tıp Merkezinde vatandaşlara modern hizmet anlayışı içerisinde tıbbi destek sunduklarını dile getiren Sarı, “Geride bıraktığımız yıl içerisinde 10 bin 179 hastamıza pansuman ve enjeksiyon muayenelerini gerçekleştirdik. Bin 580 hastamıza elektro kalp grafiği çekimi yaptık. 106 bin 308 adet biyokimya, mikrobiyoloji, hematoloji ve idrar tahlilleri yaparken, 16 bin 10 vatandaşımızın röntgen filmini çektik. Bin 120 hastanın şehir içi ve şehir dışı çeşitli hastanelere naklini ve evde sağlık hizmetlerimiz kapsamında 283 vatandaşımıza ise hasta yatağı vererek çeşitli hizmet alanlarında binlerce hemşehrimize ulaştık” diye konuştu.

    Yıl boyunca gerçekleştirilen konferanslara ilişkin konuşan Sarı, “Halk sağlığının korunması, toplum bilincinin oluşturulması ve hastalıkların oluşmadan önlenmesini sağlamak amacıyla farklı konuda, alanında uzman hekimlerin anlatımıyla halka yönelik ücretsiz konferanslar düzenledik. Kronik Böbrek Yetmezliği, Çocuklarda Astım, MS Hasta Okulu, Okul Çağı Çocuklarında Sağlık ve Hijyen, Eklem Kireçlenmesi, Bana AİDS Bulaşır mı? Erişkinlerde İlaç Kullanımında Doğru Bilinen Yanlışlar, İlkokul Öğrencilerine Akılcı İlaç Kullanımı, Ortaokul Öğrencilerine Akılcı İlaç Kullanımı, Çocuklarda Beslenme ve Kansızlıklar konferanslarımızın konu başlıklarıydı. Ağız ve diş sağlığı haftası kapsamında okul öncesi öğrencilerine diş taraması yaptık. Diş sağlığının korunması adına bilgiler verdik. İnşallah 2019 yılında da aynı hizmet anlayışıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İlk yardım bilincini kazandırmak amacıyla ‘İlk yardım Hayat Kurtarır’ projesi ile Temel İlk yardım eğitimi düzenledik ve 462 kişiye Katılım Belgesi takdim ettik. Bu vesileyle yıl boyunca vatandaşlarımızın sağlığı için çalışan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Tıp Merkezinin ‘Yıllık Faaliyet Raporu’ açıklandı

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi, kaliteli sağlık hizmetlerini 2018 yılında da başarıyla sürdürdü. Teknik donanımı, uzman hekim kadrosu ve kalifiye personeliyle 2018 yılı boyunca da vatandaşlara etkin hizmet sunan Tıp Merkezinin, ‘Yıllık Faaliyet Raporu’ açıklandı.

    Sakarya Büyükşehir Tıp Merkezinde 2018 yılı faaliyetlerine ilişkin bilgiler paylaşan Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Uzm. Dr. Aydın Sarı, 2018 yılında 76 bin 555 hastayı muayene ettiklerini söyledi. Sarı, “2018 yılında 76 bin 555 hastamızı muayene ettik. ‘Sağlığınız bize emanet’ düsturu, uzman hekim kadromuzla hemşehrilerimize sağlık hizmeti sunduk. İnşallah 2019 yılında da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

    Büyükşehir Tıp Merkezinde vatandaşlara modern hizmet anlayışı içerisinde tıbbi destek sunduklarını dile getiren Sarı, “Geride bıraktığımız yıl içerisinde 10 bin 179 hastamıza pansuman ve enjeksiyon muayenelerini gerçekleştirdik. Bin 580 hastamıza elektro kalp grafiği çekimi yaptık. 106 bin 308 adet biyokimya, mikrobiyoloji, hematoloji ve idrar tahlilleri yaparken, 16 bin 10 vatandaşımızın röntgen filmini çektik. Bin 120 hastanın şehir içi ve şehir dışı çeşitli hastanelere naklini ve evde sağlık hizmetlerimiz kapsamında 283 vatandaşımıza ise hasta yatağı vererek çeşitli hizmet alanlarında binlerce hemşehrimize ulaştık” diye konuştu.

    Yıl boyunca gerçekleştirilen konferanslara ilişkin konuşan Sarı, “Halk sağlığının korunması, toplum bilincinin oluşturulması ve hastalıkların oluşmadan önlenmesini sağlamak amacıyla farklı konuda, alanında uzman hekimlerin anlatımıyla halka yönelik ücretsiz konferanslar düzenledik. Kronik Böbrek Yetmezliği, Çocuklarda Astım, MS Hasta Okulu, Okul Çağı Çocuklarında Sağlık ve Hijyen, Eklem Kireçlenmesi, Bana AİDS Bulaşır mı? Erişkinlerde İlaç Kullanımında Doğru Bilinen Yanlışlar, İlkokul Öğrencilerine Akılcı İlaç Kullanımı, Ortaokul Öğrencilerine Akılcı İlaç Kullanımı, Çocuklarda Beslenme ve Kansızlıklar konferanslarımızın konu başlıklarıydı. Ağız ve diş sağlığı haftası kapsamında okul öncesi öğrencilerine diş taraması yaptık. Diş sağlığının korunması adına bilgiler verdik. İnşallah 2019 yılında da aynı hizmet anlayışıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İlk yardım bilincini kazandırmak amacıyla ‘İlk yardım Hayat Kurtarır’ projesi ile Temel İlk yardım eğitimi düzenledik ve 462 kişiye Katılım Belgesi takdim ettik. Bu vesileyle yıl boyunca vatandaşlarımızın sağlığı için çalışan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Eğitim – Bir – Sen’den 2018 raporu

    Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Ramazan Acar, “Eğitime Bakış 2018 İzleme ve Değerlendirme” raporunu kamuoyuyla paylaştı.

    Acar, yaptığı açıklamada, “Bu raporla birlikte eğitime erişim ve katılım; eğitimin çıktıları; öğretmenler ve okulların yetkileri; eğitim-öğretim ortamları; finansman olmak üzere toplam 24 gösterge üzerinden eğitim sisteminin mevcut fotoğrafı ve ihtiyaçları ortaya konuldu” dedi.

    Acar, kişi ya da toplumların eğitilmediği sürece potansiyeli, öğretilmediği sürece kapasitenin büyütülemeyeceğini vurguladı. Ramazan Acar, raporda öğretmeni konu edilen bölümlere ve göstergelere dair öne çıkan hususları şu şekilde ifade etti:

    “TIMSS ve PISA gibi uluslar arası mukâyeseli çalışmalar, en başarılı eğitim sistemlerinde anahtar rolün öğretmenler olduğunu gösteriyor. Öğretmenlerin öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin, müfredattan da öğretim teknik ve materyallerinden de çok daha yüksek ve anlamlı olduğu gözüküyor. Öğretmenler, dezavantajlı öğrencilerin dezavantajını ortadan kaldıracak en önemli unsur olarak tanımlanmaktadır. UNESCO, ILO, UNICEF ve UNDP genel direktörlerinin 2014 Dünya Öğretmenler Günü’nde yayımladıkları ortak bildiride, ‘Bir eğitim sistemi ancak öğretmenleri kadar iyidir. Öğretmenler, evrensel ve herkes için kaliteli eğitim açısından vazgeçilmezdir’ vurgusu yapılıyor. Eğitim-Bir-Sen olarak biz de Türkiye’deki eğitim sistemini daha iyi hâle getirmede en önemli unsurun öğretmen olduğunu savunuyoruz. Raporda öne çıkan bir diğer bulgu ise öğretmen ve okul yöneticilerinin maaş ve ücretleridir. Türkiye’deki, başta okul yöneticileri olmak üzere, öğretmenlerin maaşları ve yıllık gelirleri, OECD ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça düşük olduğu gözlenmektedir”.

    Açıklamasında bu hususa da işaret eden Bursa Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Ramazan Acar, tablonun eğitime önem verme iradesine yeni ve büyük Türkiye hedefine de uygun olmadığını Türkiye’deki öğretmenlerin mesleki kıdemleri arttıkça memnuniyetsizlik düzeyi de maalesef arttığını, bundan dolayı hem öğretmenlerin, hem okul idârecilerinin ücretlerinde iyileştirmenin gecikmeden yapılmasını istedi.

    Yine raporda, MEB, ÖSYM, TÜİK gibi kuruluşların yayımladığı açık veriler ile her yıl yayımladığı Bir Bakışta Eğitim raporu üzerinden OECD verileri kullanıldı. Bu noktada, Millî Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim-Bir-Sen’in talebine olumlu cevap vererek açık istatistiklerde olmayan birçok veriyi paylaştığını ve daha geniş düzlemde analiz yapma imkânı sağladığını söyleyen Acar, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sendika adına teşekkür etti.

  • Eğitim Bir- Sen’in eğitime bakış 2018 raporu

    Eğitim Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, Eğitim Bir-Sen’in 2018 yılı eğitime bakış raporunu açıkladı.

    Başkan Ali Deniz, eğitim, eğitim sistemine ilişkin izleme ve değerlendirme raporları hazırladıklarını bu çerçevede, 2016 yılından itibaren milli eğitimin, 2017’den itibaren de yükseköğretim sistemini kapsamlı bir şekilde inceleyen eğitime bakış ve yükseköğretime bakış raporlarını yayınlamaya başladıklarını söyledi.

    Başkan Deniz, “Raporda sadece durum tespiti yapılmamış, yeni politika geliştirilmesi ve incelenmesi gereken alanları belirtmiş ve göstergelerdeki tartışmalardan hareket ederek, eğitim sisteminin iyileştirilmesi için politika önerileri geliştirmiştir.

    Mevcut atama ve yer değiştirme usulleri, Türkiye’deki bölgeler ve iller arasındaki farkları azaltmak yerine daha da artırma yönünde işlev görmektedir. Öğretmenlerin bölgelere ve illere daha dengeli bir şekilde dağılımını destekleyecek insan kaynakları politikaları üretilmelidir. Öğretmenleri şikayet mekanizması haline gelen, öğretmenin motivasyonunu tüketen Alo 147’nin kaldırılmasını, öğretmene yönelik performans değerlendirme çabalarının sona erdirilmesini öğretmene güvenen ve öğretmene güven veren hamleler olarak görüyoruz. Sözleşmeli öğretmenlikteki 3+1 değişimini de öğretmenlik mesleğinin saygınlığını artırmaya dönük doğru fakat eksik bir adımdır. Bakanlık, eksik adımı tamamlamalı ve sözleşmeli öğretmen istihdamını sonlandırmalı, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçiş sürecini de ivedilikle başlatmalıdır. Öğretmenler açısından gereksiz bir ehliyet tartışmasına, kamu personel sistemi açısından da adalet duygusunun aşınmasına neden olan öğretmen atamalarındaki mülakat uygulamasına yönelik itirazlarımızı giderecek, tekliflerimizi hayata geçirecek bir hamleyi de olabilecek en kısa sürede bekliyoruz” dedi.

    Okul müdürü ve öğretmenlerin yetkilerinin arttırılması gerektiğini de belirten Başkan Deniz, “Türkiye, OECD içerisinde en katı merkeziyetçi eğitim sistemine ve dolayısıyla en güçsüz okul yapısına sahip ülkedir. Türkiye’deki aşırı merkeziyetçi idare anlayışı dolayısıyla okul müdürü ve öğretmenlerin yetkileri oldukça kısıtlanmıştır. Eğitim sisteminde verimliliği artırmak ve daha kaliteli bir eğitim sunabilmek için, okul müdürleri ve öğretmenleri güçlendirecek bir yetki devri reformu yapılmalıdır. Bugüne kadar okul müdürü ve öğretmenini yetkilendirmeyen Türkiye’nin, aynı anlayışı takip ederek, 21. yüzyılın bilgi temelli küresel rekabet ortamında başarılı olması mümkün görünmemektedir” şeklinde konuştu.

    Öğretmen arz ve talebi arasındaki uyumsuzluğu giderecek sahici politikaların üretilmesi gerektiğinden de bahseden Başkan Ali Deniz, “Halen 400 binler bandında olan KPSS eğitim bilimleri testi aday sayısının önümüzdeki yıllarda 600-800 binlere doğru hızla artacağı dikkate alındığında, öğretmen arz ve talebi arasındaki uyumsuzluğu giderecek sahici politikalar üretilmelidir. Bu çerçevede, YÖK’ün arz ve talep arasındaki uçurumu daha da açan politikaları terk etmesi gereklidir. Zira, bugünden sonra öğretmenliğe kaynaklık teşkil eden hiçbir yükseköğretim programına öğrenci alınmasa dahi, eski mezunlar ve halen üniversitede okuyan adaylar için gerçekçi alternatif kariyer imkanları sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

    İkili eğitim ve taşımalı eğitimin sorunlar çıkardığına değinen Başkan Ali Deniz, “Türkiye’de son on yılda toplam derslik sayısı yüzde 54 oranında, şube sayısı ise yüzde 37 oranında artmıştır. Aynı dönemde tüm kademelerdeki öğrenci sayısının artışı ise yüzde 16,5 civarındadır. Bu veri, derslik ve şube başına düşen öğrenci sayısı ile ikili eğitim yapan okul sayısının azaldığını göstermesi açısından önemli görülmektedir. Özellikle kırsal bölgelerde görece dağınık yerleşim yerlerinde az sayıdaki öğrencinin eğitime erişimi için uygulanan taşımalı eğitim, mevcut haliyle pedagojik birçok sorunu içermektedir. Bu nedenle taşımalı eğitim uygulamasını en aza indirmek için etkin alternatif politikaların geliştirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

  • Eski eş cinayeti davasında ceza ehliyeti raporu bekleniyor

    İzmir’de, birlikte yaşadığı eski eşini öldürdüğü için aldığı müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Uğur Bunyak, yeniden yargılandığı davada, sanık için istenen ceza ehliyeti raporunun gelmemesi üzerine duruşma ertelendi.

    İzmir’de, birlikte yaşadığı eski eşini bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapse mahkum edilen ve cezası Yargıtay tarafından bozulan sanığın yeniden yargılandığı davada karar çıktı. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Uğur Bunyak, Bandırma 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

    Sanığın ceza ehliyeti yönünden rapor istenen, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Kurulundan cevap gelmemesi üzerine raporun beklenmesi için duruşma ertelenirken, sanık Uğur Bunyak’ın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Olay

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde 2014 yılında Eda Okutgen (41), boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettiği Uğur Bunyak tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Müebbet hapse mahkum edilen Uğur Bunyak’ın cezası Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınması talep edilerek bu karar bozuldu.