Etiket: Raporu

  • Teknoloji Vizyonu 2017 Raporu açıklandı

    Teknoloji Vizyonu 2017 raporuna göre, Türkiye’de yapay zekanın kullanıcılardan bilgi edinme ve onlarla etkileşimde devrim oluşturacağına inananların oranı yüzde 85 oldu. Yöneticilerin yüzde 88’i önümüzdeki 3 yıl içerisinde yapay zekaya bağlı teknolojilere geniş yatırımlar yapacağını belirtti.

    Accenture, Teknoloji Vizyonu 2017 raporunu yayınladı. Rapor, önümüzdeki üç yıl boyunca insanların iş dünyasının ezberini bozmak için uygulayacağı en belirgin teknoloji trendlerini öngörüyor. Bu yıl ‘İnsanlar için Teknoloji’ ana temasıyla yayınlanan rapora göre, Türkiye’de yapay zekanın kullanıcılardan bilgi edinme ve onlarla etkileşimde devrim oluşturacağına inananların oranı yüzde 85 oldu. Yöneticilerin yüzde 88’i önümüzdeki 3 yıl içerisinde yapay zekaya bağlı teknolojilere geniş yatırımlar yapacağını belirtti.

    Türkiye dahil 31 ülkeden 16 sanayide 5 bin 400’den fazla iş ve IT yöneticisinin katılımıyla yapılan raporda, iş dünyası ve teknoloji liderlerine insan yeteneklerini artırmak ve güçlendirmek, aktif olarak teknoloji tasarlamak ve yönlendirmek için harekete geçme çağrısında bulunuldu. Rapor, insanlar için ihtiyaçları kesintisiz olarak öngören ve aşırı kişiselleştirilmiş deneyimler sunan teknolojilerin ortaya çıkmaya başladığını ortaya koydu. Rapora göre yapay zeka, dijital ekosistemler ve pazar alanlarındaki insan merkezli teknolojinin hızla artması insanlara güç katacak, iş dünyasının ve toplumun dönüşümünü sağlayacak.

    “Bugün dijital devrim insanı güçlendirme çağında”

    2017 teknoloji trendleri raporunu değerlendiren Accenture Türkiye Teknoloji Grubu Ülke Lideri ve Yönetici Ortağı Emre Hayretci, “Geçtiğimiz yılın teknoloji trendlerinin özünde ‘Önce İnsan’ yaklaşımının yer aldığını ve her ne kadar dijitalleşmenin temelinde alt yapı teknolojilerinin gelişimi yatıyor gibi görünse de şirketlerde asıl farkı oluşturacak ve başarıyı getirecek olanın insan olduğunu belirtmiştik. Bu yıla yön verecek teknoloji trendlerinin ana temasını ise ‘İnsanlar için Teknoloji’ oluşturuyor. Bugün, dijital devrim insanı güçlendirme çağında. Teknolojideki değişimin hızı gün geçtikçe artarken teknoloji çalışma ve yaşama şeklimizi dönüştürüyor. Bu, toplumsal zorlukları da beraberinde getiriyor. Ancak, teknolojiyi şekillendirenler de insanlar ve hayatımızı etkileyecek değişiklikler yaratma kontrolüne sahipler. Trendlere baktığımızda, duyarlı ve sorumlu liderlerin yeni teknolojilerin etkilerinin olumlu olmasını sağlayacağına iyimser bakıldığını ve insan merkezli teknolojinin hızla artmasının insanlara güç katacağını, iş dünyasının ve toplumun dönüşümünü sağlayacağını öngörüyoruz” dedi.

    Teknoloji Vizyonu 2017 raporuna göre yılın 5 teknoloji trendi şöyle:

    “Yapay zeka=Yeni Arayüzünüz:

    ‘Her Şeyden Önce Deneyim’

    Yapay zeka, sistemlerle işlem yapma ve etkileşim kurma tarzımızı destekleyen yeni kullanıcı arayüzü haline geliyor. Ankete katılanların yüzde 73’ü yapay zekanın müşterilerin bilgi edinme ve bunlarla etkileşime girme biçiminde devrim oluşturacağı konusunda hemfikir. Türkiye’deki yöneticilerin yüzde 85’i yapay zekanın kullanıcılardan bilgi edinmede ve onlar ile etkileşimde devrim oluşturacağını düşünürken, yüzde 88’i önümüzdeki 3 yıl içerisinde yapay zekaya bağlı teknolojilere geniş yatırımlar yapacaklarını belirtiyor. Yapay zekanın organizasyonlarının tamamında teknoloji adaptasyonunu hızlandırmaya yardımcı olacağı konusunda hemfikir olanların oranı yüzde 88 olurken, yüzde 31’i yapay zekanın kuruluşlarını önümüzdeki üç yıl içinde tamamen değiştireceğine inanıyor.

    Ekosistem Güç Oyunları:

    ‘Platformların Ötesinde’

    Birden fazla hizmete tek bir erişim noktası sağlayan platform şirketleri, şirketlerin nasıl çalıştığı ve rekabet ettiği konusunda kuralları yıktı. Şirketler artık yalnızca bir platform stratejisine değil, sağlam bir ekosistem yaklaşımına ihtiyaç duyuyorlar. Ankete katılan yöneticilerin dörtte biri dijital ekosistemlerin kuruluşlarının değer verme biçimini değiştirdiğini söylüyor. Türkiye’deki yöneticilerin yüzde 30’u dijital ekosistemlerin organizasyonlarının değer sunma şekillerini değiştirdiğini belirtirken, yüzde 83’ü, rekabet avantajının, artık sadece şirketlerin kendi organizasyonları ile değil, seçtikleri iş ortaklarının ve ekosistemlerin gücü sayesinde belirleneceğinde hemfikir.

    İş gücü Pazarı:

    ‘Geleceğinizi Yaratın’

    İsteğe bağlı çalışma platformları ve hızla artan çevrimiçi yönetim çözümlerinin bir araya gelmesiyle Sanayi Devrimi’nden bu yana en kapsamlı ekonomik dönüşümün yollarını sürükleyen yetenek pazarları oluşuyor. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 85’i, kuruluşlarının bağımsız serbest çalışanlarının sayısını önümüzdeki yıl içerisinde artırmayı planladıklarını söylüyor. Türkiye’deki yöneticilerin yüzde 67’si organizasyonlarının, iş gücü ve kurumsal yapılarını genişletmek için, yoğun bir rekabet baskısı altında olduğunu söylüyor. Önümüzdeki bir yıl içerisinde şirketlerinde serbest çalışan sayısını artırmayı planlandığını söyleyenlerin oranı yüzde 88 olurken yöneticilerin yüzde 68’i kurumsal bürokrasilerin verimliliği ve inovasyonu bastırdığını belirtiyor.

    İnsanlar için tasarım:

    ‘Yeni Davranışlara İlham Verin’

    Teknoloji tasarımları insanlar tarafından, insanlar için yapılıyor. Teknoloji, hayatlarımızı nasıl geliştirebileceğini öğrenmek için davranışlarımıza adapte oluyor. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 80’i, şirketlerin yalnızca insanların bugün nerede olduklarını değil, nerede olmak istediklerini de anlamaları, sonuçların gerçekleştirilmesi için teknolojiyi rehberlik edecek şekilde şekillendirmesi gerektiğini kabul ediyor. Türkiye’deki yöneticilerin yüzde 92’si şirketlerin insanların sadece bugün nerede olduklarını değil, nerede olmayı istediklerini de anlaması gerektiği konusunda hemfikir. Yüzde 41’i ise, önümüzdeki üç yıl içinde yeni müşteri deneyimleri ve ilişkilerinin gelişimine rehberlik etmek için insan davranışını kapsamlı bir şekilde kullanmayı planlıyor.

    Keşfedilmemiş:

    ‘Yeni Endüstriler İcat Edin, Yeni Standartlar Belirleyin’

    Günümüzün ekosistem odaklı dijital ekonomisinde başarılı olmak için, işletmeler, tamamen yeni endüstriler için kurallar ve standartlar oluşturma fırsatlarını yakalamalıdır. Sadece yeni ürün ve hizmetleri sunmaya odaklanmak yerine, tamamen yeni endüstriler için kurallar ve standartlar oluşturmak için daha büyük düşünmelidirler. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 74’ü, kuruluşlarının henüz tanımlanamayan tamamen yeni dijital endüstrilere girdiğini söylüyor. Türkiye’deki yöneticilerinin yüzde 59’u, sektörlerindeki devlet regülasyonlarının, teknolojik gelişmelerin hızına ayak uyduramadığına inanıyor. Yüzde 76’sı ise kuruluşlarının, gelişen endüstriler için yeni kuralların yazılmasında proaktif olmakla sorumlu olduklarını düşünürken, kuruluşlarının henüz tanımlanamayan, tamamen yeni dijital endüstrilere girdiğini kabul edenlerin oranı yüzde 77.”

  • 2016 Hava Kirliliği raporu ciddiye alınmalı

    Çevre Derneği Başkanı Doçent Doktor Güner Sümer, Çevre Mühendisleri Odası’nın 2016 Hava kirliliği raporunun ciddiye alınmasını istedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hava kalitesi izleme istasyonu verilerinin kullanıldığı rapora göre Düzce, Bolu, Edirne, İstanbul, Ankara, Iğdır, İzmir, Muş, Tokat, Denizli ve Samsun da hava kirliliği açısından ciddi sorunlar yaşandığını vurgulayan Sümer, “Türkiye’de bugün metropol şehirlerde kirli hava solunmaktadır. Çevre mühendisleri raporunda başkent Ankara’daki hava kirliliği değerlerine de dikkat çekilmektedir” dedi.

    Türkiye’de en yüksek hava kirliliğinin Edirne’nin Keşan ilçesinde yaşandığını vurgulayan Sümer şunları söyledi:

    “Bu hava kirliliği Keşan’da akciğer ve solunum hastalıklarına neden olmaktadır. BM Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2012 yılında hava kirliliği dünyada yedi milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. Çevrecileri ve yetkilileri bu konuda göreve çağırıyoruz.”

  • Hakan Bezgin, “Zemin etüdü raporu hayati öneme sahiptir”

    Jeoloji Mühendisi Hakan Bezgin, zemin etüdü raporunun kurallara uygun yapılıyor olması çok önemli olduğunu söyledi.

    Çekmeköy başta olmak üzere İstanbul’un bir çok bölgesinde çalışmalar yapan Jeoloji Mühendisi Hakan Bezgin inşaatın projelendirilmeden önceki aşamasında alınan zemin etüdünün hayati önemine dikkat çekti. Zemin etüdü raporu, zemin üzerine yapılacak inşaatın projelendirilmesi aşamasında hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Bezgin, “Bu rapor, deprem sırasında oluşan yüklerin etkisini önceden ön görerek, inşa edilen yapının bu yükleri taşıyabilecek malzeme ve kesitlerden inşa edilmesine rehber olur” dedi.

    “Özellikle imara açılacak yerlere dikkat etmek gerek”

    Hakan Bezgin, “Özellikle imara yeni açılacak bölgelerde, geniş alanların sismik mikro bölgelendirme haritalarının hazırlanması (yer seçimi gibi) ve yapılacak zemin etüdlerinde, kurallara uygun, doğru bir zemin etüdü çalışması, deprem bölgelerinde hasarın asgari düzeye inmesi açısından gereklilik arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Zemin etüdü raporu çok önemli”

    Hakan Bezgin, “Bir arsaya ait yer altı tabakalarının durum, konum, jeolojik yapı türü, derinlik, kalınlık, yoğunluk, elektrik özdirenci, sismik hızı, ivme, yeraltı su derinliğini ve bu tabakaların geriye kalan dinamik parametrelerinin olası bir deprem karşısında göstereceği tepkiyi tespit etmek amacıyla yapılan çalışmaların tamamına zemin etüdü adı verilir. Zemin etüdü, bahse konu olan alanın üzerine yapılacak yapılara ait tasarım aşamasında kullanılacak zemin bilgilerinin tespit edildiği; değişik katmanlarda yer alan toprak, taş türü bölgenin deprem riski açısından risk derecesi, olası bir fay hattına olan uzaklığı gibi özelliklerin detaylı olarak yapılan incelemeler neticesinde inşaata elverişli olup olmadığı konusunda elde edilen bilgilerin bir araya getirildiği için inşaat öncesinde çok önemli” dedi.

  • İstismar davasında yargılanan sanık için ’cinsel aktivite yapabilir’ raporu

    Zonguldak’ta, zeka geriliği bulunan 17 yaşındaki A.A. adlı kıza cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 3 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi. 70 yaşındaki S.K. için düzenlenen adli tıp raporunda, sanığın cinsel fonksiyon bozukluğunun bulunmadığı belirtildi. Mahkeme, diğer sanık avukatlarının savunmalarını yapmaları için davayı ileri bir tarihe erteledi.

    Geçen yıl 23 Ekim’de Çaycuma ilçesinde meydana gelen olayda, evde rahatsızlanması üzerine aile sağlığı merkezine götürülen 17 yaşındaki A.A.’nın hamile olduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet savcısının başlattığı soruşturmada A.A.’nın verdiği ifadeler doğrultusunda, farklı tarihlerde S.K. (70), S.A. (63) ve İ.Ö.’nün (28) cinsel istismarına uğradığı iddia edildi. Cumhuriyet Savcısı, ’Çocuğun cinsel istismarı’ ve ’Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından S.K. hakkında 51 yıl, S.A. hakkında 60 yıl ve İ.Ö. hakkında ise 31 yıl hapis cezası istemiyle hapis cezası talep etti.

    1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada 3 sanık da hazır bulundu. Mahkeme heyeti, bir önceki duruşmada mağdur A.A.’nın ifadesinde sanık S.K.’nin kendisiyle 10 dakikada 2 kez cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesinin ardından, sanığı ’10 dakikada 2 kez cinsel aktivitede bulunup bulunamayacağının belirlenmesi’ için Adli Tıp Kurumu’na göndermişti. Bugün görülen duruşmada gelen rapor okundu. Raporda 70 yaşındaki sanığın cinsel fonksiyon bozukluğunun bulunmadığı, cinsel aktivite yerine getirilebilecek düzeyde olduğu ancak söz konusu cinsel ilişkinin kaç dakika kaç kez olabileceğinin bilinmesinin tıbben tespit edilemeyeceği açıklandı.

    Mahkeme heyeti diğer sanık avukatlarının savunmalarını yapmaları için davayı ileri bir tarihe erteledi.

  • Kredi kartları medya raporu açıklandı

    Ajans Press’in araştırmasına göre 2016 yılında kredi kartı konulu haberler, siyasi olaylar kadar ilgi gördü.

    Kredi kartlarıyla yapılan ödemeler 2016 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12 büyüyerek 587 milyar liraya ulaştı. Bankalar arası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre Türkiye’de banka ve kredi kartlarının toplam 176 milyon adete çıktığı bildirildi. Bu rakam Türkiye nüfusunun iki katından fazla ve her bir kişide en az iki kart olduğunun bir göstergesi sayıldı.

    Medya takibinin önemli kuruluşlarından Ajans Press, kredi kartları medya raporunu açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada 2016 yılı medya araştırmasında kredi kartı konulu medyaya 18 bin 228 haber yansıdığı tespit edildi. Araştırmada dikkat çeken bir ayrıntı ise kredi kartlarının en az siyasi olaylar kadar medyada yansıma bulması oldu.

    Araştırmaya göre, kredi kartlarıyla ilgili medyaya yansıyan önemli başlıklar şu şekilde sıralandı:

    Her dört alışverişten biri banka kartıyla yapıldı.

    Kişi başına toplam 53 kartlı ödeme işlemi gerçekleşti.

    Kartlar ile sırasına göre en çok market-gıda, akaryakıt, giyim, sigorta ödemeleri, kamu-vergi ödemeleri gerçekleştirildi.