Etiket: rantı

  • Başkan Hasan Karabağ: “İzmir rantı İzmir’de kalmalı”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayı CHP’li Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, kent planlarının parsel parsel değil, bölgesel olarak ele alınması gerektiğini ifade ederek, kentsel planlamaların bölgesel ele alınması ve İzmir’in rantının İzmir’de kalması gerektiğini söyledi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayı CHP’li Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, ulusal bir televizyonun canlı yayınında soruları cevaplandırdı. Karabağ, kent planlarının bölgesel olarak ele alınmasına dikkat çekti. Karabağ, yeni kent merkezi olma yolunda gelişen Bayraklı’da son yıllarda hızla gelişen ve turizmin çekim merkezi olmaya da aday olan Turan bölgesinde bunun örneklerini verdiklerini anlatarak, “İzmir’in, İzmirli yatırımcıya ve çalışana ihtiyacı var. Her şeyden önce İzmir’in rantı İzmir’de kalmalı. Bayraklı’da bunu yaptık. Yatırımcılarımızın önünü bölgesel plan değişiklikleri ile açtık” diye konuştu.

    Başkan Hasan Karabağ, Bayraklı’nın kentsel yapısı itibari ile filmlere konu olabilecek bir özellik gösterdiğini belirterek, “Bayraklı gecekondusu fazla olan bir bölge; ama yeni ticaret merkezlerinin olduğu, kent merkezlerinin olduğu da bir bölge olarak planlandı. Bayraklı dediğimizde dünyanın ilk planlı şehri çıkıyor karşımıza; hem gökdelen hem gecekondu çıkıyor. Büyükşehirlerdeki gecekonduların mutlaka kalkması gerekiyor. 1986 yılında yapılmış eski imar planları o günün küçük parselasyonlarına göre yapılmış; 3-4 katlıydı. Biz bunu değiştirdik; özellikle ikiz kulelerin karşılarındaki 75 hektarlık alanı 10 kata çıkardık. Parsel parsel değil bölgesel yaptık. Planlamaların doğru olanı bölgesel olanıdır. 175 hektarlık bir bölgede 6 mahallede yeni bir çalışma başlattık, 8-10 katlı. Büyükşehir onayından sonra yeni planlamayı meclise sunacağız” şeklinde konuştu.

    “Nasıl bir İzmir hayal ediyorsunuz?” sorusunu da yanıtlayan Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, şöyle devam etti:

    “İzmir marka bir şehir olmalı. Kaçak yapı, gecekondu sorununu çözmeli. Proje tadilatları ve revizyon planları ile yeni yeşil alanlar yeni donatı alanlar çıkar ve orta vadede canlandırırsınız. İzmir merkezi eski yıllara dönmeli, eskisi gibi turist gelmeli, Eskişehir gibi olmalı. Kentsel dönüşüm ile beraber belli insan grupları bu bölgelere geliyor; oradaki yaşam standartları biraz daha gelişiyor, gecekondu hak sahipleri biraz daha sosyal ve ekonomik yaşam standartlarını yükseltiyor; dolayısıyla ekonomik ve sosyal sıçrama oluyor. Ankara’nın Dikmen dönüşümü örnek bir proje. Bir kentin değişmesi insan malzemesinin, insan dokusunun da değişmesini sağlıyor. İzmirimiz kentin çeperleri ile değişerek, dünyanın en güzel şehri olmaya hak kazanmaya devam edecektir.”

  • ATSO Başkanı Çetin’den ’imar rantı virüsü’ uyarısı

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından yapılan imar rantı ile ilgili tespitlerin son derece değerli olduğunu belirterek, imar düzenlemeleri ve sanayi yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    ATSO Başkan Davut Çetin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından yapılan imar rantı ile ilgili tespitlerin son derece değerli olduğunu söyledi. Çetin, “Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki’nin son dönemde yapmış olduğu imar rantı ile ilgili açıklamaları memnuniyetle karşıladığımızı ve Sayın Bakan’ın dile getirdiği reform düzenlemelerini sabırsızlıkla beklediğimizi paylaşmak istiyorum. Sayın Bakan, ’son 10-15 yıl içerisinde şehirlerimizin çok hızlı gelişmesi şehir rantlarını da doğurdu. Bu konuda imar planlarında bozulmalar meydana gelmeye başladı. Haksız yere birilerine menfaat sağlamalar, insanlardaki adalet duygusunu sarstığı gibi, bu işi yapan idarecilere karşı da öfke duyulmasına sebebiyet veriyor. En büyük hırsızlıklar, kötülükler, belalar imardan geliyor. O imarın bir an önce denetim altına alınması lazım’ ifadeleriyle büyük bir yaraya parmak basmıştır” dedi.

    ’İmar rantı virüsü’ çok sayıda sorunu beraberinde getiriyor

    İmar rantının çok uzun yıllardan bu yana devam eden ve plansız kentleşmeyle birlikte, ciddi ekonomik, sosyal, siyasi ve etik sorunlara da yol açan önemli bir sorun olduğunu savunan Çetin şöyle devam etti:

    “Ekonomide spekülasyon ve kayıt dışılık, gelir dağılımının adaletsiz hale gelmesi, enflasyonun düşürülememesi, sanayi yatırımlarında yavaşlama gibi bir çok hastalık rant virüsünden kaynaklanmaktadır. Sayın Bakan, ’İnsanlar sanayiden yüz çevirip gidip bir yerlerde en kıymetli yerlerde, en kıymetli semtlerde 50-100 kat yapmak için koşuşturuyorlarsa, bu bizim için bir tehlikedir. Eğer birileri en kısa kestirme yoldan, buralardan rant elde etmeyi düşünüyorsa bu bir tehlikedir’ sözleriyle konunun ekonomik yönüne de son derece isabetli bir biçimde dikkat çekmiştir.

    Hızlı kentleşme sonucunda kent ve imar rantlarının aşırı yükselişinin üretim odaklı sanayi yatırımları yerine tüketim odaklı AVM ve rezidans yatırımlarını özendirdiği açıktır. Son yıllarda sanayi istihdamındaki yavaşlama, sanayi sektörünün teknoloji yatırımlarında, Ar-Ge yatırımlarında geri kalması, yeni açıklanan İSO En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu anketi sonucunda da bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ankete göre en büyük 500 sanayi firmamızın yalnızca 239’u Ar-Ge yapmaktadır. Ar-Ge harcamalarının üretimden satışlara oranı yüzde 0,5, faaliyet karına oranı yüzde 5’dir. Yüksek teknolojiyle üretilen katma değer oranı halen yüzde 3.7’dir. Bu veriler uzun zamandır dile getirdiğimiz ve Sayın Bakanın da işaret ettiği sorunun boyutunu göstermektedir.”

    “İmar plan tadilatları ile kent planları sürekli değiştirilmemeli”

    “Çevre ve Şehircilik Bakanımızdan ve hükümetimizden artık bu konuda radikal reformlar beklediğimizi de belirtmek isterim” diyen Çetin, “Tarım alanını, turizm alanını konut alanına dönüştüren, kat yükseklikleri ve yoğunlaşma ölçüsü bırakmayan, büyük haksızlıklara neden olan imar tadilatları durmalı, kent planları sürekli olarak değişmemelidir. Arsa ve arazi spekülasyonunun ve rantının engellenmesi yatırım maliyetlerini de düşürecek, sanayi ve tarım yatırımlarının önü açılacak, Türkiye ekonomisi daha sağlıklı bir büyüme yoluna girecektir. Sayın Bakan’ın açıklamalarının kamuoyunda duyarlılığı da artırarak, bu yönde bir değişimi başlatmasını ümit ediyorum” ifadelerini kaydetti.

  • Bursa’nın rantı Bursa’ya kalıyor

    Bursa’da son 3 yılda sahillere büyük yatırım yapan ve 305 kilometrelik sahil şeridini vatandaşların kullanımına açan Büyükşehir Belediyesi, Mudanya Esence’de TRT’den 8 milyon liraya satın aldığı 237 dönüm araziyi 42 milyon liradan başlayan bedelle satacak.

    Mülkiyeti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ait Mudanya ilçesi Esence Mahallesi 632 parseldeki 237,8 dönüm arazi 7 Şubat Salı Günü 15.00’te kapalı teklif usulü ile peşin satılacak.

    Daha önce vericilerin bulunduğu arazi TRT’den 8 milyon liraya satın alınmıştı. 0,40 imar izni olan araziye, villa ya da turizm tesisi yapılabilecek. Bölge Bursa’nın en güzel yerlerinden birisi olarak gösteriliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Esence yakınlarında Ketendere Liman Projesi ve diğer sahil düzenlemeleri ile bölgeyi cazibe merkezi haline dönüştürecek. Nilüfer Badırga’daki yeni teknoloji ve çevreci sanayi bölgesi Teknosab ile bağlantılı olarak Mudanya Ketendere ve Esence’de daha da değerlenecek.

    Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, satın aldıkları fiyatın 5 katı bir bedelle Esence’deki araziyi ihaleye çıkardıklarını, ihaleye yüksek bir katılım beklediklerini ifade ettiler.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sahillere yönelik örnek düzenlemeleri ile son bir yılda plajları kullanan kişi sayısı 750 binden 900 bine çıkmıştı.

    Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi merkez Osmangazi İlçesi Alaşar Mahallesi’nde 6,3 dönümlük yeri 5,8 milyon liradan satacak.