Etiket: Ramazan

  • Op. Dr. Ramazan Fesli Medical Park’ta

    Medical Park Tarsus Hastanesi hekim kadrosunu genişletmeye devam ediyor. 50’in üzerinde hekimle hizmet veren hastane, en son Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ramazan Fesli’yi de kadroya aldı. Böylelikle Beyin ve Sinir Cerrahi poliklinik kadrosunda Op. Dr. Ramazan Fesli ile birlikte Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı ve aynı zamanda başhekimlik görevini yürüten Op. Dr. Hakan Bahçeci hizmete devam edecek.

    OP. DR. VOLKAN IŞIK DA KADRODA

    Medical Park Tarsus Hastanesi kadrosuna eklenen isimlerden bir diğeri de Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Volkan Işık. Plastik ve estetik alanında özellikli operasyonlar gerçekleştiren Op. Dr. Volkan Işık, iş kazaları başta olmak üzere önemli ameliyatlara imza atıyor.

    MİKRO CERRAHİ UYGULANIYOR

    Op. Dr. Vokan Işık, maksillofasialtravmalar (yüz kemikleri kırıkları), el Cerrahisi (Mikrocerrahi), estetik operasyonlardan burun ameliyatları, göğüs estetiği, vücut şekillendirme ve Liposuction-yağ emme başta olmak üzere çeşitli operasyonları gerçekleştiriyor. Çok sayıda sanayi kuruluşunun olduğu bölgede zaman zaman yaşanan iş kazalarında 7/24 hizmet veren Medical Park Tarsus Hastanesi, iş kazaları ve diğer travmatik vakalarda hizmetlerini sürdürüyor.

  • Ramazan Kahya, Sert Konuştu

    PTT 1. Lig takımlarından Yeni Malatyaspor’un sol bek oyuncusu Ramazan Kahya, “Ben 7 yıldır buradayım. Beni bilen bilir, kendimi kanıtlamak gibi bir çabam yok” dedi.

    Perşembe günü deplasmanda Balıkesirspor’a konuk olacak Yeni Malatyaspor’da bu maçın hazırlıkları sürerken, basın mensuplarına açıklamalarda bulunan takım kaptanı Ramazan Kahya, Denizli karşılaşmasında kötü oynamamalarına rağmen yenildiklerini söyledi. Ramazan, “Denizli maçına bakıldığında aslında çokta kötü oynamadık. Ama kopuk kopuk oynadık. Denizlispor iki kez geldi gol attı. Maçın ikinci yarısı ise gerçekten iyi mücadele ettik. Tabii yenmemiz gereken bir maçtı. Pozisyonlar da bulduk. Gerçekten çok net pozisyonlar bulduk. Musa olsun, Sadık olsun, Yakup olsun ne pozisyonlar buldular. Olmadı üzgünüz. İçeride maç kazanamama sıkıntımız var. İçeride taraftarımızı mutlu etmek istiyorduk. Fakat bu maçı unutup önümüze bakmalıyız. İki zor deplasmanımız var, Balıkesir ve Şanlıurfa. İnşallah bu maçlarda aldığımız puanlarla Denizli maçını telafi ederiz. İlk maç Balıkesirspor’la. Onlarda sanırım bu aralar biraz sıkıntılılar. İnşallah onların bu sıkıntılarından yararlanıp Denizli maçını telafi etmek istiyoruz” dedi.

    “HERKESTEN ÇOK BİZ ÜZÜLÜYORUZ, BİZ SEVİNİYORUZ”

    Tecrübeli futbolcu bireysel performansıyla ilgili sorulan bir soruya, “Benin kendimi kanıtlamak gibi bir çabam yok. Benim bilen bilir. 7 yıldır buradayım. Benim burada Allah’a şükür oynadığım maçlar belli. Sonuçta baktığınız zaman ben sol bek oyuncusuyum. Benim görevim defans. Ben elimden geldiğince takıma katkı sağlamak istiyorum. Zaman zaman iyi oynarım kötü oynarım ama kötü mücadele etme şansım yok. Dediğim gibi beni tanıyanlar az çok bilir. Kendimi kanıtlama gibi bir çabam yok. Çünkü verdiklerim ortada. Ben sahaya çıktığımda her zaman iyi oynamak istiyorum. Taraftarımız mutlu etmek istiyorum. Sonuçta bu iş bizim ekmeğimiz. Herkesten çok biz üzülüyoruz, biz seviniyoruz. Zaman zaman iyi maçlar oluyor, kötü maçlar oluyor. Ama şunu herkes bilsin ki sahaya çıktığımız zaman bütün takım olarak elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyoruz” diye konuştu.

  • Bu pideler Erzurum’a özel

    FATİH DÜZAVCI
    ERZURUM (İHA) –

     

    Narman’da Ramazan ayı ile birlikte çeşitlenen Ramazan pidelerine her gün yenileri ekleniyor.

     
    Ramazan ayının gelmesiyle birlikte ilçede bulunan fırınlarda vatandaşlar çeşit çeşit pide yaptırarak Ramazan ayının nimetlerinden faydalanıyorlar. İlçe merkezinde bulunan fırınlarda iftara doğru yaptırılan Ramazan pideleri tatları ve çeşitliği bakımından iştahları kabartıyor. Fırında yaptırılan kıymalı, yumurtalı, kaşarlı, kuşbaşılı ramazan pidelerinin yanı sıra vatandaşların kendi ağız tatlarına göre yaptırdıkları Erzurum yöresine ait göğermiş peynir, patates ve tere yağı karışımıyla yapılan pideler iştahları kabartıyor.
    Fırın sahibi Nafiz Akyol, “Ramazan ayından önce pide yapımında bu kadar yoğunluk olmazdı fakat ramazan ayının gelmesiyle birlikte her çeşit pide yaptırıyorlar.” dedi.

  • Judo’nun prensesi

    Tekirdağ’da yapılan Yıldızlar Balkan Judo Şampiyonası’nda Erzurum Yakutiye Belediyesporlu Şeymanur Soydan, Balkan üçüncüsü oldu.

     
    Erzurumlu milli judocu Şeymanur Soydan, Balkan üçüncüsü oldu. 04-05 Temmuz 2013 tarihlerinde Tekirdağ’da yapılan Yıldızlar Balkan Judo Şampiyonası’nda 48 kiloda tatamiye çıkan Erzurum Yakutiye Belediyesporlu Şeymanur Soydan, üçüncü olma başarısı gösterdi. İlk şanssız bir şekilde mağlup olan Milli judocu, daha sonra üst üste üç maçını kazanarak bronz madalya kazandı. Madalya maçında normal süre puansız sona erdi. Uzatmalarda rakibini yuko puanı mağlup eden Erzurumlu judocu Şeymanur Soydan, aldığı altın puanla, üçüncülük kürsüsüne çıktı. Antrenör Nurullah Diyarbakır yönetiminde Türkiye’yi Balkan Judo Şampiyonası’nda üçüncülük derecesi alan yıldız judocu, başarısını antnenörleri Nurullah Diyarbakır ve Erdoğan Dönmez’e borçlu olduğunu söyledi. Soydan, bundan sonraki hedefinin şampiyonluk olduğunu sözlerine ekledi.

  • ‘Oruç’ tutmaya çok erken mi başlıyoruz?

    Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır

     

    Oruç, tan yerinin ağarmasından akşama kadar, Allah rızası için yemeyi içmeyi ve cinsel ilişkiyi terk etmektir. Eskiden  doğu ufkunda kızıl ve beyaz ışık yoğunlaşıp alttaki siyah kuşakla birlikte üst üste bir yapı oluşturuncaya kadar yemeye içmeye devam edilirdi. Artık gözlemin yerini takvimler aldı. Takvim hazırlayanlar büyük hatalara neden oldular. Akşamın alacakaranlığını akşam ve yatsı vakti olarak ikiye böleceklerine sadece akşam namazının vakti yaptılar ve yatsıyı gecenin ortasına kaydırdılar. Sabahın alacakaranlığını da seher vakti yani fecr-i kazib ve sabah namazı vakti olarak ikiye böleceklerine tamamını sabah namazı ve imsak vakti yapıp orucu ve namazı gecenin ortasına çektiler. Böylece fecr-i kazib ve seher vakti kayboldu. Oruç çok erkene alındı. İnsanlara uyku ve dinlenme vakti bırakılmadı.

     

    Seher Vakti (Fecr-i Kâzib)
    Arapçada seher, gündüzün ilk ışıklarının gecenin karanlığına karışmasına denir. Süleymaniye Camii’nin bahçesinden seher vaktinin (fecr-i kâzib) sonu. Allah’ın elçisi şöyle demiştir:
    “Yiyin, için; yukarı tırmanarak yayılan aydınlık sizi etkilemesin; enine yayılan kızıllığı görünceye kadar yiyin, için.” (Ebu Davud, vakt’us-sahûr, hadis no 2348)
    Seher vakti, Güneş ufkun 18 derece altına gelince başlar. Uzak yıldızlar kaybolur. Astronomlar gözlemi bırakırlar. Bu saatte sahur yemeği yenir.

     

    Sabah Namazı ve İmsak Vakti
    Güneşin doğu ufkuna -9 derece yaklaşınca sabah namazı vakti girer ve oruç yasakları başlar. Bu sırada seher ışıklarının büyük bir kubbeye benzeyen aydınlığı enlemesine uzanan, üstü beyaz ve altı siyah bir kızıl ışık kümesiyle bölünür.  Nebimiz şöyle demiştir:“Cebrail Kâbe’nin yanında bana, sabah namazını kızıllığın parıldadığı, oruç tutana yemenin içmenin yasak olduğu saatte kıldırdı.”(Tirmizî, Mevâkît, 1)
    “Ufukta yukarıya uzayan aydınlık fecr değildir. Fecr, enlemesine yayılan kızıllıktır.”(Ahmed b. Hanbel, Müsned)
    “Size göre kızıllık enlemesine yayılıncaya kadar yiyin, için”(Ebu Davud Savm, 17) Konuyla ilgili âyet de şöyledir: “Fecrden (kızıllık tarafından) kara çizgi ak çizgiden sizce tam ayırt edilinceye kadar yiyin, için.”(Bakara 2/187)

     

     

    saat 19 dakikalık fark
    Takvim yapanlar, bu ayet ve hadislere uymadıkları için bu günlerde oruca çok erken başlanmaktadır. Mesela Ramazan’ın ilk günü olan 9 Temmuz 2013’te Diyanet Takvimine göre oruca 03.35’te başlanırken bizim hazırladığımız Süleymaniye Vakfı takvimine göre 4.54’te başlanmaktadır. Arada tam bir saat 19 dakika fark vardır.
    Lütfen bir sabah imsak vaktinde doğu ufkuna bakın ve yukarıdaki ayet ve hadislerde anlatılan şartlara hangi takvimin uyduğunu gözlerinizle görün.

    DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR

    Kâfir Kimdir?

    Kâfir Allah’a inanmayan kişi olarak bilinir. Oysa öyle değildir. Kâfirin sözlük anlamı bir şeyi örten kişidir. Onun örttüğü, kendinde olan imandır. Dolayısıyla doğru bir imana sahip olmayan kişinin kâfir olması mümkün değildir. Allah Teâlâ şöyle diyor:
    “Kendilerine açık âyetler geldikten sonra ilgisiz davranan ve ihtilaf çıkaranlar gibi olmayın. Böylelerinin payına düşen büyük bir azaptır. O gün nice yüzler ak çıkar, nice yüzler de kararır. Yüzleri kararanlara şöyle denir: Siz inandıktan sonra kâfir oldunuz, değil mi? Kâfir olmanıza karşılık, tadın şu azabı!”

     
    Yüzleri ak çıkanlar ise Allah’ın ikramı içinde olacaklardır. Onlar o ikramı sürekli göreceklerdir. İşte bunlar Allah’ın ayetleridir, bunları sana bütün gerçekliğiyle okuyoruz. Allah kimseye haksızlık yapılmasını istemez.”(Al-i İmran 3/105-108)
    ‘Kendilerini aldatırlar’
    Demek ki, kâfir; kendinde olan doğru inancı gizleyen kişidir. Allah’a inanmayan kişi, onu yok sayan kişi değildir; ona gereği gibi güvenmeyen kişidir. Bazı sözlerini doğru saysa bile bütün sözlerini yerinde ve doğru görmez. Allah’a tam teslim olamaz. “Allah ne diyorsa odur”, diyemez. Yani Müslim olamaz. Çünkü Müslim, Allah’a teslim olan kişi demektir. Biz ona müslüman diyoruz. Kâfir diye nitelenen kişilerin, “benim kalbim temiz, Allah içimi biliyor, kimse bana kâfir diyemez” şeklindeki tepkileri bundandır. Bunlar gizledikleri imanı kendileri bildiği için onunla kendilerini aldatıyorlar. Allah’ın yanında kendilerini veya bir başkasını da söz sahibi saydıkları için hem müşrik hem de kâfir oluyorlar.

     

     

     

    Temel Dini Bilgiler

     Kimler oruç tutmakla yükümlüdür?

    İslam’ın diğer emirleri gibi oruç da aklı başında ve erginlik çağına girmiş tüm insanlara farzdır. Ancak iman etmeden diğer ibadetlerin bir anlamı olmayacağından öncelikle oruç tutacak kişinin İslam’ın istediği doğrultuda iman etmiş olması gerekir. Dolaysıyla aklı başında, büluğ (erginlik) çağına ulaşmış olan, yolcu veya hasta olmayan her müslüman oruç tutmakla yükümlüdür. Erginlik çağına ulaşmamış çocuklara, alışkanlık kazandırmak için oruç tutturulabilir. Bu amaçla hediyeler verilebilir. Ancak oruç tutmadıkları takdirde tehdit, azarlama ve hatta cezalandırma yoluna gidilemez.

     

     

     

     Oruç nasıl tutulur?

    Öncelikle Ramazan ayının başında bu ayı oruçlu geçirmek üzere içten karar verilir. Bu karar Yüce Allah’a verilen bir sözdür ki dini literatürde adı niyettir. Her sabah imsak vaktinden başlayıp iftar vaktine kadar yeme, içme ve bu anlama gelebilecek her türlü davranıştan uzak durulur. Ayrıca kişi her türlü cinsel içerikli davranışlardan da kaçınır. Bu kurallara uyup iftar vaktinde orucunu açtığında o günü oruçlu geçirmiş sayılır.

     

     

     

     Oruçluya yasak olan şeylerin Kur-an’da dayanağı var mıdır?

    Evet vardır. Zaten temeli Kur-an’da olmayan hiçbir şeyin dinimizde yeri yoktur. Bakara suresinin 187. Ayetinde şöyle buyurlur: Oruçlu günlerin gecelerinde kadınlarınızla ilişki size helal kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah, kendinize olan güveninizi sarsıcı işler yapmakta olduğunuzu bildi de tevbelerinizi kabul etti ve sizi affetti. Bu vakitte onlarla birleşinve Allah’ın sizin için yazdığını arayın.
    Kızıllığın ak çizgisi kara çizgisinden sizce, tam seçilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu akşama kadar tamamlayın. Mescitlerde îtikâf halinde iken kadınlarınızla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır; onlara yaklaşmayın. Allah âyetlerini insanlara böyle açıklar; belki çekinirler. (Bakara 2/187)

     

     

     

    SORU CEVAP

     Soru: Ramazan orucuna ne zaman ve nasıl niyet edilir?

    Cevap: Ramazan günü hasta ve yolcu olmayanların oruç tutmaları Allah’ın kesin emridir. Bu sebeple niyet etsin veya etmesin, her müslüman tan yerinin ağarmasından Güneşin batmasına kadar bir şey yiyip içemez ve eşiyle cinsel ilişkiye giremez. Müslümanım diyen bir kişinin oruç tutmaması diye bir şey olamaz.

     Soru: Ağda yapmak orucu bozar mı?

    Cevap: Ağda yapmak orucu bozan şeylerden olan yemek, içmek ve cinsel ilişkiden hiçbirine girmez. Dolayısıyla orucu da bozmaz.

     Soru: Oruçlu iken parfüm, deodorant, kolonya sürmek veya koklamak orucu bozar mı?

    Cevap: Oruç tutanların deodorant, parfüm veya kolonya kullanmaları, bunları koklamaları caizdir. Bunlar yemek ve içmek sınıfına dâhil olmadığı için orucu bozmaz.

    KUR-AN’A SORALIM

    Allah Teâlâ, tüm insanlığa elçi olarak gönderdiği son Nebî Muhammed Aleyhisselam’a, doğruluğunda hiç şüphe olmayan ve sözlerin en güzeli olan Kur-ân’ı her şeyi açıklamak için indirmiş, ona uymayı ve onu tebliğ etmeyi emretmiştir. Ayrıca Kur-ân’ı tebliğ etmezse elçilikgörevini yerine getirmemiş sayılacağı konusunda uyarmıştır.
    Nebîmiz son ayetin indirildiği gün tüm insanlara hitap ederek, “Ben size Allah’ın kitabı olan Kur-an’ı bırakıyorum. Ona sımsıkı sarılırsanız azgınlığa düşmezsiniz” demiş, tüm insanlara Kur-an’ı bıraktığını ilan etmiş ve kısa bir süre sonra vefat etmiştir.
    Allah Teâlâ, indirdiği son ayetinde şöyle buyuruyor:
    “Bugün, dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve din olarak size İslam’ı uygun gördüm.”  (Maide 5/3)
    Kur-ân’ın son ayetinin indirilmesiyle dinimiz tamamlanmıştır. Allah Teâlâ, Nebimizi kıyamete kadar tüm insanlara elçi olarak gönderdiği için ona indirdiği kitap olan Kur-an’ın mucizeliğini ve rehberliğini de kıyamete kadar koruyacağını garanti etmiştir. Nebimizden sonra Kur-an’ı insanlığa ulaştırma görevi müslümanların omzundadır.
    Allah Teâlâ tüm insanlığa şöyle seslenmektedir:
    “Rabbinizden size ne indirilmişse ona uyun, Allah ile aranıza koyduğunuz velilere uymayın. Ne kadar az tezekkür ediyor; bilgilerinizi ne kadar az kullanıyorsunuz.”(Araf 7/3)
    “İşte bu, indirdiğimiz bereketli Kitaptır. Ona uyun ve kendinizi koruyun ki ikram göresiniz.”(En’âm 6/155)

     

     

    Günün Âyeti

    Fatiha Suresi
    İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla:
    1- Her şeyi güzel yapmak Allah’a mahsustur. O, varlıkların sahibidir,
    2- İyiliği sonsuz, ikramı boldur.
    3- Hesap verme gününün hâkimidir.
    4- Allahım! Yalnız sana kul olur ve yalnız senden yardım dileriz.
    5- Bize doğru yolunu göster;
    6- Mutluluk verdiğin kimselerin yolunu.
    7- Gazaba uğramamış ve sapıtmamış olanların yolunu göster. Âmin.