Etiket: Rakamlarını

  • Boyner yılbaşı alışveriş rakamlarını açıkladı

    Boyner, yılbaşı için alışveriş yapan erkeklerin kadınlardan fazla olduğunu açıkladı.

    Boyner, Türkiye’nin Aralık ayı hediye tercihlerini araştırdı. Şirketten yapılan açıklamada, Aralık ayında 37 şehirde 96 mağazası bulunan hediye alan 10 milyon ziyaretçi üzerinden yaptığı araştırmasında, alışveriş yapan müşterilerin, sevdiklerine 550 bin kazak ve pantolon hediye ettiğini bildirdi.

    En çok erkekler hediye aldı

    Bu yılbaşı alışverişinde mağazalarından en çok erkeklerin hediye aldığını belirten şirket, Aralık ayı boyunca mağazalarına gelerek hediye seçenlerin yüzde 51’inin erkekler olduğunu, kadınların ise yeni yıl alışverişinde tüm aile fertlerine hediye seçtiğini açıkladı. Aralık ayında Boyner’in internet sitesini kullanarak alışveriş yapanların bir önceki yılbaşı dönemine göre yüzde 85 büyüme gösterdiğini kaydetti.

    Ayrıca, şirketin Lokman Hekim Sağlık Vakfı ile birlikte yürüttüğü ’Askıda İyilik’ projesi ile, başladığı günden bu yana 6 ayda toplam 25 bin ihtiyaç sahibine iyilik paketleri ulaştırıldığı bildirilirken, ’Askıda İyilik projesi’ ile 2017 yılında da müşterilerinin iyilik yapmalarına aracı olmaya devam edecekleri vurgulandı.

  • ATSO Başkanı Çetin, enflasyon rakamlarını değerlendirdi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, enflasyonun TÜFE’de yüzde 1,64, Yİ-ÜFE’de yüzde 2,98 olarak açıklandığını belirterek, “Buna göre yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında yüzde 8,53, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 9,94 olarak gerçekleştiğini görüyoruz” dedi.

    “2005’den bu yana en yüksek aylık enflasyon”

    Çetin, “Aralık 2016, 2005 yılından bu yana en yüksek aylık TÜFE ve Yİ-ÜFE artışlarının, 2011 yılından bu yana en yüksek yıllık Yİ-ÜFE artışının gözlendiği ay oldu. Ana harcama grupları itibariyle en yüksek artışların aylık olarak yüzde 7,33 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 3,29 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 1,97 ile ulaştırma gruplarında; yıllık bazda ise yüzde 31,59 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 12,36 ile ulaştırma gruplarında gerçekleştiğini görüyoruz” ifadelerini kaydetti.

    Aralık ayında zam şampiyonunun patlıcan olduğunu ifade eden ATSO Başkanı Davut Çetin, “Rakamlara göre aralık ayında en yüksek artış gösteren ürün yüzde 60,01 ile patlıcan olurken, bu ürünü yüzde 53,14 ile yumurta ve yüzde 34,71 ile kabak izledi. En fazla düşüş ise yüzde 16,74 ile portakal, yüzde 8,72 ile gömlek ve yüzde 7,93 ile limon fiyatlarında gözlendi. Üretici fiyatlarında bir önceki aya göre en fazla artış; yüzde 17,58 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 8,63 ile ana metaller ve yüzde 3,96 ile metal cevherleri alt sektörlerinde gerçekleşti” dedi.

    “En düşük Aralık enflasyonu Batı Akdeniz’de”

    Batı Akdeniz Bölgesi’nin TÜFE oranının, aylık bazda yüzde 1,28 ve yıllık bazda yüzde 8,61 oranlarıyla Türkiye ortalamasının altında kaldığını kaydeden Çetin, bölgenin TÜFE oranında 26 bölge arasında aylık bazda Ankara ile birlikte son sırada, yıllık bazda ise on sekizinci sırada yer aldığını kaydetti.

    Terör acısının ağır olduğu bir dönemde enflasyonu, hatta ekonomiyi konuşmanın çok zor olduğunu ifade eden ATSO Başkanı Davut Çetin, “Fakat hiç bir şey olmamış gibi yapmak ne kadar yanlışsa, terör karşısında korkuya kapılmak, terörün hedefine ulaşmasına izin vermek de o kadar yanlıştır. Bu nedenle biz ekonomiyi birinci gündem maddesi olarak görmeye ve gelişmeleri değerlendirmeye devam edeceğiz. Aslında terörle mücadele ve enflasyon gibi ekonomik sorunlarla mücadele çok farklı alanlar olsa da birtakım ortak esaslar her iki alanda da geçerlidir. Siyaset üstü toplumsal uzlaşma ve birliktelik, mücadelenin bilimsel yöntemlere uygun yürütülmesi, ilgili kurumlara güven tesisi bu mücadelelerin ortak esaslarıdır” dedi.

    “Bilimsel ve teknik konular ile siyaseti ayırmalıyız”

    Son zamanlarda ekonomiyle ilgili yorumların bile siyasi ön yargı ve kutuplaşma konusu haline geldiğini ifade eden Çetin şunları söyledi:

    “Bilimsel ve teknik konularla siyaseti ayırmayı öğrenmek zorundayız. Ekonomi, enflasyon gibi konular hesap-kitap konularıdır, siyaset konusu değildir. Enflasyonun nedenleri, sonuçları, mücadele yöntemleri bellidir. Türkiye enflasyonu ancak son on yılda tek haneye indirebilmiştir, şimdi yeniden çift haneye yükselmesine izin verilmemelidir. Yüksek enflasyon, belirsizlik yaratır, uzun vadeli tasarrufları ve sanayi yatırımlarını caydırır, verimsiz yatırımları ve sektörleri teşvik eder. Enflasyon, gelir dağılımını, sosyal adaleti ve neticesinde sosyal ahlakı bozar. Sanayi ve ihracatta başarı kazanan ülkeler enflasyon sorununu çözmüş ülkelerdir. Bu nedenle enflasyon gibi ekonomik konuları hiç bir siyasi tartışma konusu yapmadan, Merkez Bankası gibi uzman kurumların bilimsel yaklaşımlarına bırakmak gerekir.”

    “Enflasyonu yalnızca sebze-meyveye bağlamak doğru değil”

    Aralık ayında TÜFE artışında yılın son günlerinde hava koşulları nedeniyle artan sebze ve meyve fiyatları dışında, tavuk eti, yumurta, balık, yağ, nohut, kahve, çay gibi ürünlerin de rol oynadığını, diğer etkenlerin de alkollü içki ve sigara vergisinde artış ile benzin ve mazot fiyatlarındaki artış olduğunu ifade eden Çetin, “Enflasyonda sebze ve meyvenin etkisi belirli aylarla sınırlıdır. Belirli ürünlerde hava koşulları fiyatları aylık bazda yükseltmiştir. Şu anda yıllık fiyat artışının yüzde 30’u aştığı 20’den fazla ürün arasında tek sebze-meyve ürünü olarak sivri biber bulunmaktadır. TÜİK verilerinde domates fiyatı geçen yılın yüzde 24 altındadır, narenciye fiyatları yerlerdedir, ıspanak, kuru soğan, patates fiyatları geçen yıla göre oldukça düşük düzeydedir. Gıda ve giyimde geçici aylık fiyat artışları yerine yıllık artışların sürekli ve yüksek olduğu sektörlerde iç ve dış rekabet koşullarına bakılması daha yararlı olacaktır. Telefon görüşme ücreti, sabun, gazete, temizlik malzemeleri, bilgisayar gibi çok farklı ürünlerde yıllık enflasyon yüzde 30’un üzerindedir. Buna rağmen enflasyonu yalnızca sebze-meyveye bağlamak doğru değildir” diye konuştu.

    “Dövizin enflasyona etkisi görülüyor”

    Çetin, “Döviz kurundaki hızlı artışın akaryakıt fiyatlarına, elektronik ve elektrikli cihaz fiyatlarına yansımaya başladığını, 2017 yılında dövizin ve petrol fiyatlarındaki artışın enflasyona etkisinin devam edeceğini görüyoruz. Enflasyonla mücadele bile güven ve toplumsal ortak tutum meselesidir. Ekonomide düşük büyüme ve yüksek enflasyon durumundan kurtulmak için ekonomi yönetiminin Merkez Bankası gibi kurumlara güvene dikkat etmesi gerekir. Sorunları konuşmaktan kaçınmayalım, sorunları konuşmamak, görmezden gelmek çare değildir. Çözüm ancak gerçekçi biçimde konuşarak, tartışarak karşılıklı güvenle uzlaşarak bulunur. Enflasyonla mücadele bile bir güven ve toplumsal ortak tutum meselesidir. 2017 yılı başında en önemli konumuz toplumsal uzlaşma olmalıdır” dedi.

  • Erdemir Grubu 9 aylık finansal rakamlarını açıkladı

    Erdemir Grubu, 2016 yılı Ocak-Eylül döneminde 2,7 milyar dolar satış geliri elde etti

    Çelik üreticisi Erdemir Grubu, 2016 yılı 9 aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre; grup Ocak-Eylül 2016 döneminde 2,7 milyar dolar satış geliri, 333 milyon dolar net kar ve yüzde 12,3 net kar marjı elde etti. Grubun, faiz amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) değeri yıllık bazda yüzde 17 azalmasına rağmen, üçüncü çeyrekte diğer çeyreklere nazaran en yüksek artışı göstererek ilk 9 ayda 593 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti ve FAVÖK marjı yüzde 21,9 olurken, 2015 yılı FAVÖK ve net kar marjı da sırasıyla yüzde 17.6 ve yüzde 9.4 olarak gerçekleşti.

    Yapılan açıklamada, 2016 yılının 9 aylık döneminde sıvı çelik üretimini önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artırdı ve 6,9 milyon ton sıvı çelik üretti. Ham çelik kapasite kullanım oranı yüzde 69 olan dünya ortalamasının oldukça üzerinde seyreden ve yüzde 96 seviyesinde gerçekleşen Grup, bu dönemde 5,4 milyon tonu yassı ve 1,1 milyon tonu uzun olmak üzere 6,5 milyon ton nihai ürün üretimi gerçekleştirdi. Ayrıca, Grubun 9 aylık dönemde satışlarının yüzde 89’unu yurt içine gerçekleştirdiğini bildirdi. Nihai ürün ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,8 artıran Erdemir Grubu 561 bin ton yassı ve 146 bin ton uzun olmak üzere 707 bin ton ihracat yaptı. Bu dönemde Grubun yüzde 33 artış gösteren yassı ürün ihracatının yüzde 57’si AB ülkelerine gerçekleşti.

  • Başkan Aşut, sanayi üretim endeksi rakamlarını değerlendirdi

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Ağustos ayı sanayi üretim endeksi rakamlarının kendilerini sevindirdiğini ifade ederek, “Sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Morale ihtiyacımız vardı ve açıklanan rakamlar hepimizi sevindirdi” dedi.

    Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayı sanayi üretim endeksini açıkladı. Buna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 9,4 artarken, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,2 artış gösterdi.

    Konuyla ilgili değerlendirme yapan MTSO Başkanı Aşut, rakamların sevindirici olduğunu söyledi. Türkiye’nin ve dünya ekonomisinin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini hatırlatan Aşut, “Morale ihtiyacımız vardı. Bu rakamları görmek sevindirici. 2008-2009 küresel finans krizinden sonra dünya ekonomisinde büyük bir daralma yaşandı. Henüz dünya ekonomisi yeni yeni 2008 öncesi ticaret hacmine ulaşmaya çalışıyor. Dev dediğimiz ekonomiler bile bu süreçte küçülmeye gitti. Biz ise bu süreçte sürekli ihracatımızı ve üretim düzeyimizi korumanın dahi büyük bir başarı olduğunu söyledik. Bu dönemde art arda gelen küresel krizler, AB’deki ekonomik sıkıntılar, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki siyasi sıkıntılara rağmen Türkiye büyümeye devam etti. Bunların ötesinde Türkiye’mizin art arda yaşadığı seçim süreçleri ve bunun arkasından yakın zamanda yaşadığımız ülkemiz üzerinde oynanmak istenen darbe girişimi oyununa rağmen ülke olarak hala büyümeye devam ediyorsak bu çok önemli bir başarıdır. Ülkemiz ekonomisinin omurgası olan sanayi üretiminde bırakın durumu korumayı, artış gösterebiliyorsak, bu durum gerçekten ülke ekonomimizin gücünü göstermektedir. Bu anlamda her zaman söylediğimiz gibi ekonomimizin omurgası KOBİ’lerimiz güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecektir” diye konuştu.

  • ATSO Başkanı Çetin, Haziran ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan Haziran Ayı Enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    ATSO Başkanı Davut Çetin, “2016 Haziran ayı enflasyonu, bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 0,47, Yurtiçi ÜFE’de yüzde 0,41 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 7,64, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 3,41 olarak gerçekleşmiştir” dedi.

    “Zam şampiyonu sivri biber”

    Haziran ayında TÜFE’de aylık yüzde 0.47 artışın yüzde 0.27’sinin gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarındaki yüzde 1.16 oranındaki artıştan kaynaklandığını vurgulayan Çetin, “Gıda grubundaki artış çoğunlukla et, ekmek, yumurta, toz şeker gibi ürün fiyatlarından kaynaklanmış olup, sebze ve meyve fiyatlarının etkisi sınırlıdır. Sebze ve meyvede biber, yeşil soğan, marul gibi birkaç ürün fiyatı artarken, diğer sebze ve meyvelerde fiyat düşüşleri devam etmiştir. Aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddeler yüzde 28,43 ile sivri biber, yüzde 24,76 ile yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar ve yüzde 8,70 ile yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar olurken, en fazla düşüş gösteren seçilmiş maddeler yüzde 14,97 ile kuru soğan, yüzde 14,85 ile patates ve yüzde 10,47 ile taze fasulye olmuştur. Yurtiçi turlarda aylık fiyat artışları Ramazan Bayramı talebiyle meydana gelmiştir. Gıda grubu dışında ilaç, mazot, otomobil, eğitim grupları, ev eşyası fiyatları artarken, otel-lokanta grubu fiyatlarında artış sınırlı kalmış, giyim grubundaki mevsimlik düşüş dışında, eğlence ve kültür grubu fiyatları da düşmüştür. Gıda fiyatlarındaki artışa rağmen dış turizm talebinin yetersizliği otel-lokanta, eğlence sektörlerinde fiyat artışını sınırlamıştır. Çekirdek enflasyon oranlarında iyileşme devam etse de halen yüzde 8’in üzerinde kalmaya devam etmektedir. Buna rağmen geçen yılın yüzde 8.81 oranındaki yıllık enflasyonun oldukça altında yüzde 7’ler düzeyinde bir TÜFE oranına ulaşılması mümkün görünmektedir” ifadelerini kaydetti.

    “Ekonomik konjonktür enflasyondaki iyileşmeyi destekliyor”

    ATSO Başkanı Çetin açıklamasına şöyle devam etti:

    “Yİ-UFE artışında enerji dışında tekstil ve kimyasallar gibi ara malı fiyatlarında artışın etkili olduğu görülmektedir. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 2,56 artış, imalat sanayi sektöründe yüzde 0,29 artış, elektrik ve gaz sektöründe yüzde 0,83 artış ve su sektöründe yüzde 0,90 artış olarak gerçekleşmiştir. Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler; ham petrol ve doğal gaz (yüzde 17,38), kok ve rafine petrol ürünleri (yüzde 5,61), metal cevherleri (yüzde 2,19) alt sektörleridir. Önümüzdeki dönemde üretici fiyatlarında gelişme yine döviz kuru, petrol ve diğer emtia fiyatlarına bağlı kalmaya devam edecek olsa da ekonomik konjonktür enflasyondaki iyileşmeyi destekler yöndedir.”

    “Turizmdeki düşüş Batı Akdeniz’de gıda fiyatı artışını önledi”

    Turizmdeki düşüşün, Batı Akdeniz’de gıda fiyatlarında artışı önlediğini belirten Çetin, “Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık yüzde 0,26, altı aylık yüzde 3,89 ve yıllık bazda yüzde 7,30 olarak gerçekleşmiştir. Turizmdeki düşüş, bölgemizde gıda fiyatlarında artışı önleyerek Türkiye genelinden farklı bir durum oluşturmuştur. Nitekim ülke genelinde ’gıda ve alkolsüz içecekler’ kaleminde aylık yüzde 1,16 artış yaşanırken Batı Akdeniz’de yüzde 0.04 azalış yaşanmıştır” dedi.

    “Batı Akdeniz, aylık enflasyonun en düşük olduğu 2. bölge”

    Antalya-Isparta-Burdur’un, 26 bölge arasında aylık enflasyonda Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli’den sonra 25’inci, altı aylık enflasyonda 10’uncu, yıllık enflasyonda ise 21’inci sırada yer aldığını kaydeden Davut Çetin, “Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamasının altında olduğu, altı aylık değerlendirmede ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. Bölgede ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 1,38 ile ’eğitim’ grubunda görülürken en fazla düşüş ise yüzde 1,23 ile ’giyim ve ayakkabı’ grubunda görülmüştür. Yıllık enflasyonda ise en fazla artış yüzde 13,08 ile ’çeşitli mal ve hizmetler’, yüzde 12,74 ile ’alkollü içecekler ve tütün ve yüzde 11,77 ile ’ev eşyası’ gruplarında görülmüştür” dedi.