Etiket: “Rakamlar

  • Kızılay Başkanından “Rakamlar Gülünç” Açıklaması

    Kızılay Başkanı Kerem Kınık, “Her yıl 3-4 trilyon doların savunma sanayisine harcandığı bir dünyada bugün 25 milyar dolarlık insani yardım bütçesinden bahsetmek gerçekten gülünç” dedi.

    Dünyada insani yardıma yön veren uluslararası kuruluşlar, Türk Kızılayı’nın ev sahipliğinde 13-15 Nisan’da İstanbul’da bir araya geliyor. Mayıs ayında yapılacak olan Dünya İnsani Zirvesi öncesine hazırlık niteliğindeki toplantıya, T.C. Dışişleri Bakanlığı Büyükelçisi Sayın Hasan Ulusoy, Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Kızılay Genel Müdürü Dr. Mehmet Güllüoğlu, Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi yetkilileri ile 60’dan fazla ülkenin ulusal Kızılay ya da Kızılhaç derneklerinin başkan ve temsilcisi katıldı.

    “HEDEF ÇATIŞMA SÜRELERİNİN KISALTILMASI, GÖÇÜN DURDURULMASI”

    Kızılay Başkanı Kerem Kınık Türkiye’nin dünyada en fazla mülteci barındıran ülke olmasından dolayı toplantıya ev sahipliği yaptığını belirtti. Zirvede Kızılay olarak deneyim ve tecrübelerin aktarılacağı kadar, sorunların küresel anlamdaki çözüm noktalarının da tartışılacağını belirten Kızılay Başkanı Kınık, özellikle insani yardımların çatışma bölgelerine daha ve sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının temel hedeflerinin arasında olduğunu açıklayarak, “Özellikle çatışmaların uzamasından kaynaklanan nedenlerle kadınların, dezavantajlı grupların, çocukların korunamaması söz konusu. Yeni modellerde göçün kaynağından durdurulması, çatıma sürelerinin kısaltılması. Çatışma çözümleme, güven arttırıcı tedbirlerin alınmasıyla insani yardımların daha güçlü olması hedefleniyor” dedi.

    “GERÇEKTEN GÜLÜNÇ”

    Başkan Kınık ayrıca savunma sanayisine harcanın meblağ ile insani yardım bütçesi rakamlarını kıyaslayarak şunları söyledi: “Her yıl 3-4 trilyon doların savunma sanayisine harcandığı bir dünyada bugün 25 milyar dolarlık bir toplam insani yardım bütçesinden bahsetmek gerçekten gülünç. 980 milyon insanın aç uyuduğu, her yıl 14 milyon insanın açlıktan dolayı erkenden hayata gözlerini yumduğu, yaklaşık 6 milyon bebeğin 5 yaşına gelemeden önlenebilir sebeplerle öldüğü çok basit ayrılacak yani tasarruflarla. Yani dünyada 4 milyar tonluk bir gıda üretimi söz konusu. Ama bunun 1,3 milyar doları tüketilmeden çöpe atılıyor. Sadece bu çöpe atılanlarda dünyadaki açlık iki sefer yok edilir. Buna benzer yardımlaşmayla, başkasının derdi ile dertlenmeyle, bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışı ile yaklaşmadan o insanlara el uzatmalıyız.”

    MÜLTECİLER DÖNECEK Mİ?

    Özellikle Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerini terk eden ve Türkiye’ye gelen sığınmacıların geri dönme olasılıklarını da değerlendiren T.C. Dışişleri Bakanlığı Büyükelçisi Hasan Ulusoy, “Mülteci krizi bir ülkede başladığı zaman diğer ülkelere mülteciler geldiği zaman geçici olarak gelirler normal şartlarda. Ve sorun çözüldüğünde de ülkelerine geri dönüşleri esastır. Fakat biz bu sürece başladığımızda sen döneceksin, dönmeyeceksin diye ayırım yapmadık. Biz kapılarımıza sınırlarıma gelen insanlara yaşadıkları sürece elimizden gelen katkıları sağlıyoruz. Ancak bütün uluslararası toplumun uluslararası sorumluluklarını da yerine getirmesini istiyoruz. Ayrıca bir vicdani vecibedir” dedi.

    “TÜRKİYE KİLOMETRE TAŞI OLMAYA HAZIR”

    Büyükelçi Ulusoy da, zirvede tarihi bir yol alınması gerektiğini belirterek, “Çok zorlu günler yaşıyor insanlık. Olağanüstü ekonomik sosyal ve çevresel değişimler yaşam tarzlarını etkiliyor. Şimdiki insani sistem yeterli şekilde tam hitap edemiyor. Üç temel faktör var. Bunların çoğu çatışma, giderek açılan finans makası kaynaklarla ihtiyaçlar arasında. Ayrıca etkin kişilerin ve toplumların durumu. Bu krizler aynı zamanda sınırları aşmaktadır. Hiçbir ülke insani krizden ayrı tutulamaz. Bu da insani zirvesinin başlatılmasına neden oldu. Zor taraflı paydaşlar BM şemsiyesi altında geniş bir diyaloğa neden oldu. Bu aktif hareketin devam etmesini istiyoruz. Bu tarihi dönemde cevap verebilmeyi istiyoruz. Belirtilere hitap etmektense altındaki nedenlere inmek lazım. Bu konunun karmaşıklığı açısında insani gelişim uçurumunu kapatmak için yerel aktörlerin insani krizlere kendilerinin katkıda bulunmasını istiyoruz. Tem felsefemiz bu kavram altında ilerliyor. Türkiye Dünya İnsani Zirvesi’nin bir köşe taşı, kilometre taşı yapmaya hazır” dedi.

    ICRC Genel Müdür Yardımcısı Balthasar Staehelin, zirvenin bir birleşim noktası olduğunu vurgulayarak, “Toplantıyı ciddiye almazı gereken önemli bir fırsat. DNA’mızı, sistemimizi ve katma değerimizi katarak çalışmalıyız. Operasyonel anlamda, küresel ve lokal anlam dışında artık daha iyi olmak zorundayız bazı konularda. Zirve birleşim noktası. Bir nokta değil. Bu hareketin temsil ettiği insanlığın gücü” diye konuştu.

  • Meme, Yumurtalık Ve Rahim Ağzı Kanserinde Rakamlar Dramatik Şekilde Artıyor

    Tüm dünyayı artarak etki altına almaya devam eden kanser ülkemizde de seyrini azaltmıyor. Dünyada 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen 2. kanser türü rahim ağzı (serviks) kanserleri. Meme ve akciğer kanserlerinden sonra da kanser ölümlerinde 3. sırayı alıyor.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Bahçeci Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aytun Aktan her yıl yüz binlerce kadının ölümüne yol açan bu kanser türlerinden korunmak aslında çok kolay olduğunu belirterek yöntemleri özetliyor.

    Yıllık yapılan düzenli Pap-smear testleri ve jinekolojik muayenelerde erken dönemde, henüz kanser safhasına gelmeden yakalayıp tedavisi yapılabilen bir kanser türünden, maalesef ki dünyada hala 2 dakikada bir kadının öldüğünü belirten Op.Dr.Aktan, “Yeterli bilinçlendirme yapılamadığını ve toplum taramalarında istenilen seviyeye gelinemediğini gösteriyor. Serviks kanseri için en önemli neden HPV’dir (Human Papilloma Virus). Çok sayıda tipi olmakla birlikte bunların bazıları serviks kanseri ile ilişkilidir. En sık görülen tip 16 ve 18 serviks kanserlerinin yüzde 70’inden sorumludur. Cinsel yolla bulaşabilen bu virüse karşı korunma yollarının başında ilişkide prezervatif kullanımı önerilse de tam koruma sağlayamaz. HPV için geliştirilmiş aşılar bu virüs kaynaklı kanserin önlenmesi için büyük umutlarla üretilmişse de sınırlı tipler için etkindir. Kadınların yüzde 80’i hayatı boyunca bu virüsle karşılaşsa da gerek bağışıklık sisteminin kuvvetli olması gerekse her tipin kanser zemininde varlık göstermemesi durumun önemini bir ölçüde azaltır” dedi.

    Cinsel hayatı erken başlayan, çok partner değiştiren kadınların cinsel yolla bulaşan bu hastalıklara da açık olma sebeplerinden dolayı serviks kanserlerine karşı artmış riski bulunmaktadır. Çok sayıda doğum yapmış kadınlar, uzun süre doğum kontrol hapı kullanmış olanlar, sigara kullanımı gibi faktörler de serviks kanserinde artışa yol açabilir.

    Düzensiz kanamalar, özellikle cinsel ilişki ardından olan kanamalar, et suyu renginde kötü kokulu akıntılar ve cinsel ilişkide artan ağrı rahim ağzı kanserleri için uyarıcı olmalıdır.

    Kanser seviyesine ulaşıldığında cerrahi veya ilaç, ışın yöntemleriyle hastalıkla baş edilebileceğini belirten Op.Dr.Aktan şunları söyledi: “Kanserin evrelerine göre yaşama kalitesi, yaşam süresi farklı olsa da bu aşamaya gelmemek çok kolay ve önemli. Devlet politikası olarak da smear taramaları kadınlara 1. Basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz yapılmaktadır. Çok sayıda chek-up programının içinde kadınlar için smear testi yer almaktadır. Taramaların hangi sıklıkta kimlere yapılacağını mutlaka hekiminize danışınız.”

    Aktan, erken tanı metodu olmayan bu hastalıkta düzenli jinekolojik muayenelerin önem arz etiğini belirterek, “Hasta tarafından düzensiz kanamalara karşı tetikte olmalıdır. Özellikle menopoz sonrası yaşanan kanamalarda hemen rahim kanserine karşı doktora gidilmesi büyür önem taşımaktadır. Kadınların menopoz sürecine giderene kadar adet görebilmeleri, çocuk sahibi olabilmeleri için çalışarak hormon üreten yumurtalıklardan kaynaklı kanserler ileri yaşlarda, daha sıklıkla menopoz sonrasında görülmektedir. Risk faktörleri genetik, beslenme, hormonal olmakla birlikte çoğu zaman ön görülemeyen, maalesef erken tanı metotlarının çok işe yaramadığı bir kanser tipidir. Bu nedenle sıklıkla iler evrelerde saptanır. Cerrahi ve ilaç tedavileri uygulanır. Kür sağlanmış tüm genç yaş kanser hastaları için yumurtaların, tüp bebek yöntemleri kullanılmak suretiyle dondurularak saklanması ilerideki sağlıklı yaşlarda çocuk sahibi olmak için önem taşır” dedi.

  • Ali Ay: “Rakamlar Yüksek Ama Üstesinden Geleceğiz”

    Bursaspor Kulübü Başkanı Ali Ay, göreve geldikleri tarihten bu yana çok güzel işler yaptıklarına inandıklarını belirterek, “Bundan sonra daha da güzel şeyler olacak. Önümüzü açabilsek, mali tabloyu birazcık yayabilsek hemen diğer projelerimize başlayacağız. Rakamlar çok yüksek ama biz bunun da üstesinden geleceğiz” dedi.

    Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Süleyman Şahin, Özlüce Tesisleri’ne giderek Bursaspor Yönetim Kurulu’na başarı dileklerini iletti. Ziyarette konuşan Süleyman Şahin, Bursaspor’a faaliyet gösterdiği tüm branşlarda başarı dileklerini iletti. Şahin, Bursa’nın henüz bir olimpiyat madalyalı sporcusu olmadığını ve bu sporcunun da Bursaspor formasıyla olmasının Bursa halkına çok büyük mutluluk yaşatacağını belirtti.

    “BURSA’NIN OLİMPİYAT MADALYASI YOK”

    Bursa’nın bir olimpiyat madalyasının olmadığını hatırlatan Süleyman Şahin, “Güçlü takımlar sadece futbol branşında değil amatör branşlarda da hem olimpiyatlara sporcu yetiştirmekte hem de en üst liglerde mücadele etmekteler. Türk sporuna katkı sağlıyorlar. Biz amatör branşların Bursa’da daha fazla güçlenmesini istiyoruz. Bursa’nın bir olimpiyat madalyası yok. Ben hep kulüp başkanlarımıza söylüyorum, Bursaspor formasıyla bir sporcumuzun eliyle olimpiyat madalyası gelirse bu kent çok büyük bir sevinç ve gurur yaşar. Bu noktaların hepsinde sizlerin yanındayız. Kurum ve Bursalı olarak sizlere başarılar diliyorum” dedi.

    “RAKAMLAR YÜKSEK AMA ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ”

    Başkan Ali Ay ise Bursaspor’u hem maddi hem de sportif yönden güçlü duruma getirebilmek için çalıştıklarını ifade belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Sporun patronları olarak bizleri ziyaret ettiniz, eksik olmayın. Bursaspor bir marka. Bu markayı biz daha da yüceltmemiz lazım. Bursaspor herkesin ortak bir paydası. Bununla ilgili biz tabii iyi projeler hazırlıyoruz. Hedefimiz 2,5 yıl içinde borçsuz bir kulüp yaratmak hem mali hem de sportif açıdan başarılı bir kulüp olmak. Çok iyi bir yönetimiminiz var. Şehrimizde çok güzel bir sinerji var. Sanayicimiz, taraftarımız, halkımız bize güvendi. Bunun karşılığında da bizim Bursaspor’u hem sportif hem de mali başarıyı en üstlere çıkartabilmek. 20 gün içerisinde çok güzel işler yaptığımıza inanıyoruz. Bundan sonra daha da güzel şeyler olacak. Önümüzü açabilsek, mali tabloyu birazcık yayabilsek hemen diğer projelerimize başlayacağız. Bunun için de birkaç banka ile görüştük. Ankara’ya gittik. Bakanlarımız ile görüştük. Sizin patronla görüştük. Çok güzel bir güven ortamı yakalandı. Biz başarı için elimizden geleni yapacağız. Herkes görecek. Rakamlar çok yüksek ama biz bunun da üstesinden geleceğiz.”