Etiket: Rahatlatan

  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Uysal’dan turizmcileri rahatlatan UBER açıklaması

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’dan turizmcileri rahatlatan UBER açıklaması geldi. Uysal, ”Bizim UBER ile ilgili aldığımız karar, bizim vermiş olduğumuz belgenin başka amaçla kullanılmamasına yönelik bir karar. Turizm belgesi vermişiz. Turizm belgesi ile normal taksi taşımacılığı yapıyorsa buna engel olma mahiyetinde. Eğer turizmcilerimizi rahatsız eden bir yönü varsa alınan kararların, onların değerlendirilmesi yapılır” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Maltepe’de Okul Aile Birliği temsilcileri ile iftarda buluştu. Burada bir konuşma yapan Uysal, aslında Türkiye’nin başkanlık sistemine yabancı olmadığını ve birçok alanda başkanlık sisteminin uygulandığını söyledi. Uysal, “Önümüzde 24 Haziran seçimi var. Şuanda seçimle ilgili malumunuz değişik tartışmalar var. Bu tartışma ne? Bu seçimle ülkemiz yeni bir sistem olan Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi nedir, ne değildir vatandaşın kafasını karıştırma adına, bazıları diyor ki biz kazanırsak bu sistemi geri döndüreceğiz. Bazıları başka şeyler söylüyor. Halbuki olay çok basit. Aslında ülkemiz bugüne kadar hükümetin seçimi hariç, her şeyde başkanlık seçimi var. Muhtarlık seçimi yapıyoruz, başkanlık sistemi.. İlçe Belediye Başkanı seçiyoruz, başkanlık sistemi.. Okul aile birliği seçimi yapılıyor başkanlık sistemi.. Büyükşehir belediye başkanı seçiliyor, başkanlık sistemi ile seçim yapılıyor. Başkanlık sistemi ne demek? Seçeceğimiz kişi buranın yönetimine talip olup olmadığı meselesi. Şimdi baktığımız zaman 24 Haziran’da aslında konu şu. Ülkeyi kim yönetsin seçimi. Olayı böyle basit bir şekilde anlatsak tabi Cumhurbaşkanımız yüzde 60-70 ile seçilir diye korkuyorlar, onun yerine bu sistem diktatörlük getirir, bu sistem şunu getirir, bu sistem bunu getirir bir sürü hikaye. Halbuki belediyelerde 1960 yılına kadar parlamenter sistem gibi önce meclis üyeleri seçiliyormuş, ondan sonra onlar toplanıp ilk toplantısında belediye başkanını seçiyormuş. Bakmışlar ki yürümemiş, demişler ki belediyede başkanlık sistemi getirelim. O günden bugüne bu sistemde ne diktatörlük olmuş ne bir şey” şeklinde konuştu.

    “Turizmcileri rahatsız eden bir durum varsa değerlendirmesi yapılır”

    İftar programının ardından UBER ile ilgili gelişmelere yönelik basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Uysal, turizmcileri rahatlatan bir açıklama yaptı. Uysal, “Bizim UBER ile ilgili aldığımız karar, bizim vermiş olduğumuz belgenin başka amaçla kullanılmamasına yönelik bir karar. Turizm belgesi vermişiz. Turizm belgesi ile normal taksi taşımacılığı yapıyorsa buna engel olma mahiyetinde” dedi.

    Turizmcilerin işine engel olan bir durum varsa gerekli değerlendirmelerin yapılacağını ifade eden Uysal, “Eğer turizmcilerimizi rahatsız eden bir yönü varsa alınan kararların onların değerlendirilmesi yapılır. Haklı olarak onların şu şekilde bir eleştirisi var. Yedi kişiden az kişi gelirse biz bunu havaalanından aldıramayacak mıyız? Onunla ilgili arkadaşlarımız toplanıyor, çalışıyor. Bizim amacımız turizmcilerin İstanbul’a gelen turistleri rahat bir şekilde ağırlamasına engel olmak vs. değil. Amacımız turizm belgesi ile taksicilik yapılmasının önüne geçilmesi. UBER işletmeciliğinin yapılmasının önüne geçilmesi. Dolayısı ile turizmcilerin tedirgin olduğu konularda arkadaşlarımız toplanır bir karar alır. O değiştirilebilir. O nihayetinde biz İstanbul’a turist getiren turizmcileri yakınen destekliyoruz, sorunları ile ilgileniyoruz. Bu konuda da yanlış anlaşılacak, işlerini aksatacak bir şey varsa düzeltmeye de her zaman hazırız. O konuda da arkadaşlarımız çalışıyor” diye konuştu.

  • Deprem uzmanından bir rahatlatan bir de korkutan açıklama

    Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, Marmara’da 30 yıl içerisinde yeniden büyük bir deprem olacağı sözlerinin doğru olmadığını belirterek, “Söylenildiği gibi Marmara’da 30 yıl içerisinde kesinlikle yeniden büyük bir deprem olacak sözü doğru değil” dedi.

    Barış, şu an istatistiklere bakıldığında Türkiye’nin suskun bir deprem döneminde olduğunu vurgulayarak “Sadece 2 tane çok büyük deprem oldu. Dolayısıyla önümüzdeki 10 yılda 7’den büyük depremlerin olabileceği arka arkaya olabileceği bir döneme girecek. Bizim çocuklarımız mutlaka bu büyük depremleri yaşayacaklar ve görecekler” ifadelerini kullandı.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Prof. Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Yeni Deprem Tehlike Haritası ne söylüyor” konulu panelde konuşan Barış, Marmara’da İstanbul’u etkileyecek 3-4 tane fay bulunduğuna dikkat çekerek “İstanbul örneğini vereyim size. 99 depreminden sonra yapılan bir çalışmada 30 yıl içerisinde Marmara’da 7’den büyük bir depremin olma olasılığı İstanbul için 50 kilometre çevreleyen bir alanda söylüyorum. Yüzde 65. Ama bu depremlerin olduktan sonra etrafına yaklaşık yüzde 20 kadar bir gerilme birikimi aktardığı için geçici oluşan bir riskti. Dolayısıyla 99 yılını ilerleyen izleyen 30 yıl içerisinde yüzde 65 olasılıkla İstanbul’da yeniden bir depremin olma ihtimali fazlaydı. Ancak zaman ilerledikçe bu istatistik yavaş yavaş geri dönmeye başladı. Yani yüzde 60’lara dönmeye başladı. Böyle bir depremin olma olasılığı normalde yüzde 80, 100 içerisinde yüzde 80, yüzde 90’a çıkacak. Söylenildiği gibi Marmara’da 30 yıl içerisinde kesinlikle yeniden büyük bir deprem olacak sözü doğru değil. İstatistiki bir sonucu bile çarpıtarak insanlara söylediler. Ülkenin gerçek deprem riskini Marmara Bölgesi’ne aktardılar. Marmara’da İstanbul’u etkileyecek 3-4 tane farklı fay var. Gemlik, İznik fay’ı işte Tekirdağ fayı var. Bütün bunların olasılıkları bizim ayrı ayrı hesaplamamız lazım. Yediden büyük bir depremin 30 yıl olma olasılığı da 4-5 farklı fay için toplanmış bir olasılık. Biz bu olasılıkları alırız, önümüzdeki 10-20 yıl 50 yıl içerisinde olma ihtimalini hesaplarız. Olma ihtimali ne zaman yüzde 100 ise depremin olmasını beklersiniz ama öyle değil. O sadece depremin olasılık olarak depremin olma olasılığını söyler. Yer küre ya da tabakalar bu olasılığı bilmiyor, kendi dinamikleri var. Biriken gerilmenin ne zaman kırılacağı ve kırılmayı oluşturacağını biz henüz bilemiyoruz problem o zaten” diye konuştu.

    46 ilde deprem tehlikesi azalırken 6 ilde arttı

    Türkiye’de Deprem Tehlikesi Haritası’nın 22 yıl sonra değiştiğine dikkat çeken Barış, “22 sene sonra değişen Türkiye Deprem Tehlikesi Haritası’na göre, Türkiye’de 46 ilde deprem tehlikesi azalırken, 6 ilde ise risk artmıştır. Deprem tehlikesinin azaldığı iller arasında Batı Karadeniz Bölgesi’nden Zonguldak, Bartın ve Karabük illeri de var. Eski deprem haritasında Zonguldak geneli 2. derecede, Bartın ve Karabük geneli de birinci derece ve ikinci derecede deprem bölgesinde yer alıyordu. Ancak yeni deprem haritasında derecelerin kaldırıldığı, düşük ve yüksek tehlikeli yerler şeklinde renklendirme yapılmıştır. Eski harita ile yeni harita arasındaki temel farklılıklar, deprem tehlikesi azalan iller Adana, Adıyaman, Ağrı, Antalya, Ardahan, Artvin, Balıkesir, Bartın, Batman, Bilecik, Bitlis, Bursa, Çanakkale, Çorum, Çankırı, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hakkari, İçel, Iğdır, Isparta, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Malatya, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Samsun, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Uşak, Van, Yozgat, Zonguldak. Deprem tehlikesi artan iller ise Aksaray, Karaman, Erzurum, Tekirdağ, Trabzon, Rize” diye konuştu.

    Doğa gereği depremden kaçınmamız mümkün değil

    Türkiye’nin bulunduğu coğrafya gereği depremden kaçınmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Barış, “Türkiye’de meydana gelen depremler, dünyadaki bir çok ülke kadar, hatta onlardan da eşdeğer daha fazla olduğu aktivite açısından söylemek mümkün. Japonya ile kıyasladığımızda bizde hasarın ağır olmasının sebeplerinden biri, bizde fayların şehir altlarından geçmesi. Deprem tehlikesi faylarla, depremlerle ilgili bir olay. Doğa gereği bulunduğumuz coğrafya gereği bizim depremlerden kaçınmamız mümkün değil. Dolayısıyla deprem tehdidi altındayız. En tehlikeli kuşak olarak Avrupa ülkeleri arasında Türkiye birinci sırada yer alıyor. Ortadoğu coğrafyasına baktığımızda biz her iki bölge arasında köprüyüz. Tehlike olarak da maalesef her ikisinden de daha fazla tehlikeli bir bölgedeyiz” diye konuştu.

    Her yıl 2’şer santim kuzeye doğru sıkışıyoruz

    Türkiye’nin her yıl 2’şer santim kuzeye doğru sıkıştığını bunun da tehlike durumu oluşturduğunu kaydeden Barış, “Tehlikeyi oluşturan nedir ? Levha, plaka dediğimiz hareketler. Bunlara baktığımızda Arabistan plakası ve yada levhası Afrika plakası bizi her yıl yaklaşık 2’şer santimetre kuzeye doğru sıkıştırmakta. Avrasya levhası dediğimiz çok büyük bir Avrasya plakası sabit, Türkiye bu arada sıkışmış durumda. Dolayısıyla böyle bir sıkışmada senelik 24 ile 21 milimetre bir hareketle bu kuşaklar üzerinde bir sürtünme bir gerilme birikimi olmakta. Bu gerilme birikimi de sürekli 7’den büyük 6’dan büyük hasar yapıcı depremler üretiyor. Tarihsel depremlere baktığımızda 1840’la 1970 arasında 32’den fazla 7’den büyük deprem olmuş. Yani 130 yılda inanılmaz bir deprem etkinliği sürmüş Türkiye’de. Şu an istatistiğe baktığımızda aslında Türkiye şu an suskun bir dönemde. Sadece 2 tane çok büyük deprem oldu. Dolayısıyla önümüzdeki 10 yılda 7’den büyük depremlerin olabileceği arka arkaya olabileceği bir döneme girecek. Bizim çocuklarımız mutlaka bu büyük depremleri yaşayacaklar ve görecekler. Dolayısıyla deprem tehlikesine karşı şu anda almamız gereken ne kadar önlem varsa sadece kendimiz için değil çocuklarımız, torunlarımız için almak zorundayız” ifadelerini kullandı.

  • Belediyeden hastane bahçesine vatandaşları rahatlatan çalışma

    Turgutlu Belediyesi, kamu kurum ve kuruşlara verdiği destek çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek, Turgutlu Devlet Hastanesi bahçesine 15 adet bank yerleştirip vatandaşların daha rahat bir şekilde hastane bahçesinde oturup dinlenmelerine olanak sağladı.

    Turgutlu Devlet Hastanesi bahçesine vatandaşların daha rahat etmeleri adına çalışma başlatan Turgutlu Belediyesi, bu kapsamda hastane bahçesine gölgelikli 15 adet bank yerleştirdi.

    Hastane bahçesinde hasta ve yaşlıların oturup dinlenmelerini sağlamak amaçlı böyle bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Turgutlu Belediye Başkanı Turgay Şirin, “Turgutlu Devlet Hastanemiz bir çok branşta sağlık hizmeti vermekte ve her geçen yıl muayene olan hasta sayısı da artmakta. Hastane bahçesinde bulunan banklara ilave olarak Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerimizce gölgelikli 15 adet bankın yerleşimin tamamladık. Amacımız vatandaşlarımızın, hastalarımızın ve yaşlılarımızın oturup dinlenmelerini sağlamak. Hastanemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun” dedi.

    Vatandaşlar da yapılan çalışmalardan dolayı Belediye Başkanı Turgay Şirin’e teşekkür ettiklerini dile getirdi.

  • (Özel Haber) Abhaz bilim adamı Kamaliya’dan Cern için rahatlatan açıklama

    Abhaz bilim adamı Rasim Kamliya, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinde (CERN) Türkiye’den bilim adamlarının da katılımı ile yapılan dünyanın varoluş araştırma deneyinin “kara deliğe sebep olacağı” kaygılarına ilişkin, “Benim teorime ve araştırmalarımın sonucuna göre CERN deneylerinde bir patlama gerçekleşmeyecek. Gerçekleşse bile kara delik oluşmayacak” dedi.

    Türkiye’nin de destek verdiği, Fransa ve İsviçre sınırında bulunan CERN’de Büyük Hidron Çarpıştırılması (LHC) deneyleri ile bilimde ‘big bang’ olarak tabir edilen büyük patlamayla birlikte dünyanın oluşma sürecine ışık tutması planlanıyor. Ancak deneyler sırasında kara delik oluşacağı ve dünyanın tehlike altında olabileceği söylentileri bazı bilim adamları ve dünya kamuoyunda kaygılara neden oldu. Abhaz bilim adamı Rasim Kamaliya da endişeye yol açan söylentiler ile ilgili bir çalışma gerçekleştirdi. Çalışma ile ilgili tezini 2014 yılında Rusya’da bir üniversitede açıklayan fakat ispatını henüz sunmayan Kamaliya, İHA’ya sonuçlanan çalışmasıyla ilgili açıklama yaptı.

    “Kara delik oluşsa bile tehlike oluşturmaz”

    2008 yılında yerin altındaki 27 kilometre uzunlukta bir tünelde başlatılan CERN deneylerinde patlamanın kara delik oluşturmayacağını söyleyen Kamliya, “Ben bazı bilim insanlarında ve dünya kamuoyunda oluşan ‘kara delik dünyanın sonunu getirecek’ söylemleri üzerine çalışma başlattım. 2012 yılında başlattığım çalışmalar için tezlerimi 2014 yılında sonuçlandırarak Rusya’da bir üniversitede tezimi duyurdum. Tezim üniversite çevresinden sonra büyük bir ilgiyle karşılandı. Tezimi resmiyete dökmek için çalışmalarımı da sonlandırdım. Benim teorime ve araştırmalarımın sonucuna göre CERN deneylerinde bir patlama gerçekleşmeyecek. Gerçekleşse bile kara delik oluşmayacak” dedi.

    “Maddeye karşı anti madde”

    CERN’de yerin altındaki tünelde gerçekleşen deneylerin “büyük hidron çarpışması” neticesinde ortaya çıkan atom parçacıklarının incelenerek dünyanın oluşumu üzerine fikir yürütüldüğünü söyleyen Kamliya, “Benim teorim, mikro partiküllerde karşıtların bir arada bulunmasının temel kanunlarına dayanıyor. Elektronlarda ve atomlarda madde ve anti maddenin birlikte var olduğu ortaya çıktı. Karşı yüklü parçacıklar çekirdeğin çevresinde döndü. Bu yasayı galaksinin ölçeğinde değerlendirirsek, merkezinin tersine şarj edilmiş gezegenin çevresinde bulunduğu karışıklıktan oluşan kara delik olur. Böylece karşıtların bir arada varlığını atomlardan galaksiye kadar izleyebiliriz” şeklinde konuştu.

    Rapor halinde CERN’e gidecek

    2014 yılında tezini Rusya’da bir üniversitede kamuoyuna açıkladıktan sonra kendisinin fizik dalında Nobel’e aday gösterildiğini söyleyen Kamliya, “Benim çalışmam artık teori olmaktan çıktı. Çalışmalarımın nihai neticesini rapor olarak hazırladık ve başta CERN olmak üzere dünyadaki birçok araştırma ve bilim noktalarına göndereceğiz. Bir süre sonra da kitaplaştıracağız. Dünyaya CERN’de yapılan çalışmaların bir tehlike oluşturmadığını anlatmaya çalışacağım” dedi.

    Rasim Kamliya kimdir?

    Abhazya’da 1947 yılında doğan Rasim Kamliya, ilköğretimini ve liseyi Abhazya’da tamamladıktan sonra Moskova’ya giderek, 1978 yılında Moskova Elektronik Mühendisliği Enstitüsünden yazışma mühendisliği yüksek lisansı ile mezun oldu. 1982 yılında yine aynı enstitüde teknik bilim adamı tezini yazdı. 1983 yılından beri Abhazya Devlet Üniversitesinde fizik ve matematik alanlarında eğitim veriyor. Kendi öğrencisi olan Timur Enik, şuan CERN’de diğer bilim adamları ile birlikte deneylere katılıyor. Kendisine ait matematik formülü bulunan Rasim Kamliya’nın başta Rusça, İngilizce ve Abazaca olmak üzere birçok dilde çok sayıda kitabı bulunuyor.

  • Depremle ilgili rahatlatan açıklama…

    Yalova Üniversitesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Recep Hayri Eren, Ege Denizi’ndeki depremin İstanbul’da beklenen depremi tetiklemesinin mümkün olmadığını dile getirdi.

    Yalova Üniversitesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Recep Hayri Eren Marmara bölgesini rahatlatacak açıklamalarda bulundu. Ege’de meydana gelen depremin İstanbul depremini tetiklemesinin mümkün olmadığını belirten Eren, “Ege’deki deprem karakteri düşey faylardan oluşmasıdır. Deprem her ne kadar 6.3 olsa da yıkım etkisi düşük bir deprem. Yerin oldukça altında olması yıkıcı olmasının önüne geçti. Bu düşey faylarda yaşanan bir enerji boşalmasıdır. Bu depremin İstanbul depremini tetikleme ihtimali yok. Zira bunlar ayrı 2 fay hattı. O nedenle halkımızın içinin rahat olmasını istiyoruz. Bu deprem İstanbul depremine herhangi bir etkide bulunmaz. Zaten İstanbul depremini beklediğimiz fay hattında da henüz deprem üretecek bir birikim yok” dedi.