Etiket: Püskürdü

  • (Özel Haber) Boğazı Kesilerek Öldürülen Necla’nın Annesi Katil Zanlısına Ateş Püskürdü

    Zonguldak’ta geçtiğimiz Şubat ayında boğazı kesilerek öldürülen 22 yaşındaki Necla Sağlam’ın annesi, kızının eşyalarını teslim aldı. Acılı anne Serpil Gökyer, olayla ilgili tutuklanan su tesisatçısı Tolga K.’ya ateş püskürdü.

    Isparta’da büro yönetimi ve sekreterlik bölümünden mezun olduktan sonra Zonguldak’taki Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda memur olarak göreve başlayan 22 yaşındaki Necla Sağlam, yalnız yaşadığı evinde boğazı kesilmiş halde bulunmuştu. 7 aydır yaşadığı Zonguldak’ta yaklaşık iki ay önce kiraladığı dairesine yerleşen Sağlam, bir taraftan da Türkiye Taşkömürü Kurumu Satın Alma Dairesi’nde memur olarak görevini sürdürüyordu. Meşrutiyet Mahallesi’ndeki Karadeniz Apartmanı’na yerleşen Sağlam, 24 Şubat 2016 günü yalnız yaşadığı dairesinde boğazı kesilmiş halde ölü bulunmuştu.

    ACILI ANNE KIZININ EŞYALARINI TESLİM ALDI

    Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde boğazı kesilerek öldürülen Necla Sağlam’ın oturduğu evin kapısı mühürlenmişti. Adli Tıp’tan gelen raporların ardından Zonguldak’a gelen Necla Sağlam’ın annesi Serpil Gökyer, polis ekiplerinden kızının dairesinin anahtarlarını teslim aldı. Anlaştığı nakliyat firması tarafından kızının dairesindeki eşyaları boşaltan acılı anne, İHA’ya konuştu.

    “KİMSE EVLADINI BİR YERE BIRAKMAYACAK MI?”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na seslenen acılı anne, katil zanlısına da tepkisini dile getirdi. Kızı Necla’yı zorluklarla büyüttüğünü anlatan Serpil Gökyer, “Kızımın eşyalarını almaya geldim. Benim sesimi Cumhurbaşkanına, Başbakan’a duyurun. Kızımın katilini her gün santim santim keserek idam edilmesini istiyorum. Kadınlar bunların kulu değil. Bizi de Allah yarattı. Genç kızlarımızı, çocuklarımızı, kadınlarımızı böyle yapanların idam edilmesini istiyorum. Kimse evladını bir yere bırakamayacak mı? Biz ne zorluklarla büyüttük onları. Benim çocuğum kimsenin bir lokma haramını yememiştir. Benim çocuğum o kadar iyi niyetlidir ki kimseye zararı olmamıştır. Ne istedi benim çocuğumdan. Ben onu büyüteceğim diye neler çektim. Benim sesimi duyurun” şeklinde tepkisini dile getirdi.

    “İDAM EDİLMESİNİ İSTİYORUM”

    Kızı ile her gün görüştüğünü ifade eden Serpil Gökyer, olayın yaşandığı akşam da kızı ile telefonda yaklaşık 10 dakika boyunca görüştüğünü ifade etti. Cezaevinde tutuklu bulunan Tolga K.’ya ateş püsküren anne Gökyer, şöyle devam etti:

    “Bunun idam edilmesini istiyorum ben. Her gün benim çocuğumu nasıl kestiyse, santim santim kesilerek öldürülmesini istiyorum. Polemik yapmasın. Polemik yapmak istiyor cezadan kurtulmak için ama ben kesinlikle devlet olarak ona deli raporu verilmesi halinde kesinlikle hakkımı devlete helal etmiyorum. Bir çocuğum bir günde kurtuldu gitti, o ömür boyu her gün santim santim kesilerek öldürülsün. Onu da cezaevinde öldürene ödül vereceğim. Onu kessinler, ben de onu öldürenlere ödül vereceğim. Ben her gün kızımı arardım. İşten geldiği zaman kızım geldin mi diye halini hatırını sorardım. O gün akşam da işten geldiğini ve yemek yiyeceğini söylemişti. Yaklaşık 10 dakika boyunca görüşmüştük. Ondan sonra konuşmadık.”

    “NECLA’YI HASTA DİYE BENİ ÇAĞIRDILAR”

    Olayın ertesi günü yurttaki hocaların kendisini aradığını söyleyen anne Serpil Gökyer, “Ertesi gün beni aradılar. Yurttaki hocaları Necla’nın hastalandığını söyleyip beni Zonguldak’a çağırdılar. Benim haberim bile yoktu. Ben buraya kızım hasta diyerek geldim. Ama benim sesimi Başbakan’a, Cumhurbaşkanına duyurun. Bunların idam edilmesini istiyorum. Bütün gazetecileri, televizyoncuları çağırıp meydanda asmalarını istiyorum. Bugün bizim çocuklarımıza yapanlar başkalarına da yaparlar” diye tepkisini dile getirdi.

    DNA SONUCU GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

    Başına poşet geçirildikten sonra boğazı kesilen ve kan sıçramaması için battaniye ile yüzü kapatılan Necla Sağlam’ın cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilmiş ve memleketi Isparta’da defnedilmişti. Olayı derinleştiren ve birden çok güvenlik kamerasını inceleyen Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Müdürlüğü ekipleri, parmak izinden su tesisatçısı Tolga K.’ya ulaşmıştı. Gözaltına alınan Tolga K., emniyette sabaha kadar süren sorgusunda da Cumhuriyet Savcılığı’nda da susma hakkını kullanmış ve kuvvetli suç şüphesi ile tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Ankara Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapor doğrultusunda DNA sonucunun Tolga K. ile uyuştuğu ortaya çıktı.

  • Görevden Alınan MHP’li Karakuş İl Teşkilatına Ateş Püskürdü

    Olağanüstü kurultay için imza verdikten sonra görevden alınan MHP Buca İlçe Başkanı Ali Karakuş, il başkanı ve il teşkilatı ile muhatap olmayacağını belirterek, “İl başkanı adayı olmamın önünün kesilmesi için Genel Başkanımız Devlet Bahçeli karşıtıymışım gibi karalama kampanyası oluşturuldu. İl başkanı da dahil beceriksiz, vefasız il yöneticileri kendi beceriksizliklerinin intikamını bizden aldılar” dedi.

    MHP’de olağanüstü kurultay için önce imza veren, ardından noter huzurunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye bağlılığını bildiren MHP Buca İlçe Başkanı Ali Karakuş, MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Serdar Seçkin’in telefonuyla görevden alındığını öğrendi ve il başkanlığı binasına çağrıldı. Görevden alınmasını, Buca ilçeye ve kendisine vefasızlık olarak yorumlayan Karakuş, il başkanı ve il teşkilatı ile muhatap olmayacağını, il başkanı adayı olmasının önünü kesmek için imza üzerinden karalama kampanyası oluşturulduğunu ve il teşkilatının kendi beceriksizliğinin intikamını Buca ilçeden aldığını öne sürdü.

    “İL TEŞKİLATI MUHATABIM DEĞİL”

    Görevden alındığını MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Serdar Seçkin’in telefonu ile öğrendiğini belirten Karakuş, “İle gelmemi söyledi ancak artık il teşkilatı benim muhatabım değil. Buca İlçe Teşkilatı, Türkiye’de en son görevden alınacak ilçedir. Buca’yı 14 bin 500 oyla aldık, 40 bin oya çıkardık. 440 üyeyi 4 bin üyeye çıkardık. 22 bin borçla aldık, borçları kapattık. Seçimlerde 0,94 oy kaybı ile Türkiye’de en az oy kaybı yaşayan ilçeyiz. Örnek olan bir ilçeydik. Sırf verdiğimiz imza nedeniyle, herhangi bir disiplin suçu işlemediğimiz halde il başkanı adayı olmamın önünün kesilmesi için Genel Başkanımız Devlet Bahçeli karşıtıymışım gibi karalama kampanyası oluşturuldu. Vefasız il başkanı, kendi güvenliğini kongre salonunda bana emanet eden il başkanı, ihanet ediyorsa benim muhatabım değildir. Bizim mücadelemize elbette devam edeceğiz. Ne Buca’yı, ne il teşkilatını beceriksiz adamlara bırakacağız. Verdiğimiz imzayı görevden almak için vesile yaptılar. Kurultay olsun istedik kurultay olsaydı, ülkücüler bu kadar birbirine kin nefretle bakmazdı. Bu düşünceyle imza verdik ama il başkanı da dahil beceriksiz, vefasız il yöneticileri kendi beceriksizliklerinin intikamını bizden aldılar. Bakalım koltuklarında rahat oturacaklar mı?” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Mhk Eski Başkanı Mustafa Çulcu Ateş Püskürdü

    Merkez Hakem Kurulu (MHK) Eski Başkanı Mustafa Çulcu, Galatasaray-Trabzonspor maçında verdiği kararlarla Türkiye gündemine oturan Deniz Ateş Bitnel’in performansının ardından MHK’yı istifaya davet etti.

    Merkez Hakem Kurulu Eski Başkanı Mustafa Çulcu, dün akşam oynanan Galatasaray-Trabzonspor maçında yaşananları ve maçı yöneten hakem Deniz Ateş Bitnel’in performansını İHA’ya değerlendirdi. İHA muhabirlerine hakem Deniz Ateş Bitnel hakkında değerlendirme yapan MHK Eski Başkanı Mustafa Çulcu, “Kararları zaten bütün kamuoyu değerlendiriyor. Burada önemli olan, Deniz Ateş Bitnel bu maçta neden böyle. Ona bakalım. Deniz Ateş Bitnel, bir defa art niyetli bir arkadaşımız değil. Hiçbir hakem böyle bir konuma düşmek istemez. Ama maalesef akşam çok kötü bir gecesindeydi. Maçın akışına baktığınız zaman, Deniz Ateş Bitnel’in bu maça gelene kadar olan periyotuna bakmamız lazım. Deniz Ateş Bitnel tam olgunlaşmadan, FIFA kokartı takıldı. Layıkıyla deneyim kazanmadan FIFA listesine girdi ve bu tür zorluk derecesi yüksek maçlara atanmaya başladı. Akşam görüldü ki, bu müsabakalara henüz hazır değil” dedi.

    “HAKEMİN AGRESİFLİĞİ FUTBOLCULARA YANSIDI”

    Hakem Bitnel’in dün akşam oynanan Galatasaray-Trabzonspor maçındaki performansını da değerlendiren MHK Eski Başkanı Çulcu, “Zorluk derecesi düşük bir müsabaka ama burada hakemin kararlarına baktığımızda, yönetim becerilerine, iletişim becerilerine baktığımızda yeterli olmadığını görüyoruz. Akşam oyunu bozan kimdi derseniz, oyunu bozan hakem oldu. Her iki tarafın da maç boyunca yaptığı faul sayısına bakıyorsunuz 9 Galatasaray, 9 Trabzonspor. Trabzonspor’un ihraçlarına baktığınız zaman, her 2 düdükte bir oyuncu ihraç olmuş. Ortalaması o çıkıyor. 9 faul düdüğü, 4 kırmızı kart. Dolayısıyla burada yönetim becerilerinde bir sorun var. Hakem arkadaşımızın deneyimsizliği ve oyundaki agresif yapısı, futbolculara da sirayet etti ve oyun gerildi. Dolayısıyla gerilen oyun buralara kadar gitti. Penaltı geldi, diğer kırmızılar geldi, hakeme gösterilen kırmızı kart oldu. Türk futbol tarihinde, Süper Lig tarihinde bu belki bir ilktir” şeklinde konuştu.

    “TSUNAMİ ÜZERİMİZE GELEBİLİR”

    Süper Lig’de bu yıl yaşanan hakem hatalarının fazlalığına da değinen MHK Eski Başkanı Mustafa Çulcu, “Ligin başından bu tarafa baktığımız zaman, hakem hataları her hafta çoğalarak devam etti. Bu bir patlama noktası oldu. Şimdi Deniz Ateş Bitnel’in hakemliğini bugünkü toplantıda bitirecekleri ve Merkez Hakem Kurulu’nun yoluna devam edeceği yönünde söylentiler duyuyorum. Hatırlarsanız ilk yarıda da bir Deniz Çoban gitti. İkinci yarıda ikinci bir Deniz gidiyor. Denizler bitiyor, iş okyanuslara dönüyor. Yani her devrede bir Deniz’i feda edeceksek işimiz çok zor. Hakemler Merkez Hakem Kurulu’nun gözünün içine bakar. Çünkü maçı onlar veriyor. Onların bu sistemi oturtması lazım. Biz temele inmek zorundayız. Yoksa ilk yarıda Deniz Çoban bıraktı. İkinci yarıda Deniz Ateş Bitnel’e bıraktırdılar. İki Deniz’i feda ederiz ama arkada okyanusların büyük dalgaları var. O dalgaları biz çözmek zorundayız. O dalgaların altında yok olup gidebiliriz. Tsunami gelebilir üzerimize. Şimdi bunu duyunca çok üzüldüm. Ne kadar doğru bilmiyorum ama saat 17.00 sularında MHK bir açıklama yapacak. Ancak bu açıklamanın ön gelen bilgisi bu olunca fevkalade üzüldüm. Deniz, genç, pırıl pırıl bir kardeşimiz. Bir tarafa meyil yapacağı ve bunu kasıtlı yapacağını asla kabul edemiyorum. Böyle bir şey olması mümkün değil, diye düşünüyorum. Çünkü hiçbir hakem kendini bu duruma düşürmez. Bunlara dikkat etmek zorundayız. Onun için bu bir milat olmalı” ifadelerini kullandı.

    “DOĞRU SİSTEM, DOĞRU PLANLAMA, DOĞRU ATAMA YAPIN”

    Yaşanan olayda asıl hatanın Merkez Hakem Kurulu’nda aranması gerektiğinin altını çizen MHK Eski Başkanı Çulcu, “Türk hakemleri yetenekliler. Türk hakemleri becerililer. Ama bunların eğitim ile yeterlilik seviyesini tamamladıktan sonra sahaya, o maçlara sürülmesi gerekiyor. Maçlara hakem atamak bir sanattır. Bunu hep söyledim ve söylemeye devam ediyorum. Deniz Ateş Bitnel, ilk yarıda Fenerbahçe-Trabzon maçını yönetti. Tamam, bırakın. Bu maça Deniz Ateş Bitnel niye? Vermeyin. Başka hakeminiz mi yok? Trabzonspor, İstanbul’a geldiğinde hem Fenerbahçe ile oynarken Deniz Ateş Bitnel, hem Galatasaray ile oynarken Deniz Ateş Bitnel. Bu ülkede başka hakem mi yok? Yapmayın bunu. Elinizde bir yığın hakem var. Doğru sistem, doğru planlama, doğru atama yapın. Ne oldu şimdi? Deniz Ateş Bitnel hakemliği bıraksın, MHK yoluna devam etsin. Peki MHK’nin bu işte hiç mi suçu yok? Bu atamayı yapan insanlarda hiç mi suç yok? Bu işte kökten bir değişiklik yapılması lazım. Bu görev de futbol federasyonuna düşüyor. Bugünkü MHK’ye düşüyor. Eğer bugünkü sistem daha iyiye gidecekse ve bunun için bugünkü MHK’nin istifası gerekiyorsa, lütfen fedakarlık yapın, istifa edin. İstifa etmek de bir erdemdir. İstifanızı edin ne olacak? Eğer yarınları kurtaracaksak, bugün 9 kişilik MHK’yi feda edebiliriz. Haftaya Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi var. Kötü bir yönetim gösterdiğinde o maçın hakemini de mi feda edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “SALİH’İN HAKEME, HAKEMİN SALİH’E GÖSTERDİĞİ KART DOĞRUDUR”

    Dün akşam oynanan maçta Trabzonsporlu Salih Dursun’un hakem Deniz Ateş Bitnel’e kırmızı kart göstermesini de değerlendiren MHK Eski Başkanı Çulcu, “Yaşanan olay çok üzücü bir olaydı. Bu sadece o maçlık bir olay değil. Sezon başından bu yana gelen o birikimin patlaması oldu. Salih de bu kırmızı kartı gösterdi. Hatta ben bugünkü yazımda, ‘Salih’in hakeme gösterdiği kırmızı kart da, hakemin Salih’e gösterdiği kırmızı kart da, ikisi de doğrudur’ dedim. Çünkü hakemin hakemliği kabul görmedi ve sonuçta eski bir hakem olarak, eski bir MHK başkanı olarak içim yandı. O kartı görünce içim yandı. Keşke yaşanmasaydı, buraya gelmeseydi. Ama o kırmızı kart ve bu fotoğraf Türk hakemliği için bir milat olmalı. Hepimiz şapkamızı önümüze koymalıyız” dedi.

    “MHK’NIN KESKİN OLMASI LAZIM”

    Merkez Hakem Kurulu’nun keskin kararlar alması gerektiğinin altını çizen MHK Eski Başkanı Çulcu, “Bundan sonraki atılacak adımları daha sağlıklı atmalıyız. Hakemlikteki bu maç verme, ahbap, çavuş, bölgecilik, adam kayırmacılıktan vazgeçmeliyiz. Çünkü Türk hakemliğinin başının belası bu. Olay ortada, her iki taraf için de geçerli. Merkez Hakem Kurulu da halen daha direniyorsa, yapacak bir şey yok. Ama futbol federasyonu da halen daha ‘Bu MHK başarılıdır. Devam etmelidir’ diyorsa, ona da diyecek lafım yok. Henüz 5 yıldızlı, çatırtılı maçlar yok. Bu hafta derbi var. 22. Hafta geçildi, halen bu sorunları konuşuyorsak önümüzdeki 12 haftalık süreçte bizi çok zorlu bir süreç bekliyor. O yüzden keskin olmak lazım. Alttan tamamen keseceksiniz, temizleyeceksiniz ve yeni bir misyon ile yola devam edeceksiniz. Yoksa bu kumaş dikiş tutturmaz artık” açıklamalarında bulundu.

  • Muharrem Usta Ateş Püskürdü

    Trabzonspor Kulübü Başkanı Muharrem Usta, 7 kişi kaldıkları ve 2-1 mağlup oldukları Galatasaray maçı sonrası adeta ateş püskürdü.

    Trabzonspor Kulübü Başkanı Muharrem Usta, Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında deplasmanda 7 kişi kaldıkları ve 2-1 mağlup oldukları Galatasaray maçı sonrası, gecenin en çok konuşulan ismi Salih Dursun ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Levent’te bir otelde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya birçok Trabzonspor taraftarı da katıldı. Bordo-mavili taraftarlar, ara ara Başkan Usta’nın konuşmalarını alkışlarla kesti.

    Bu gecenin Türk futbol tarihi için önemli bir gece olduğunu belirten Başkan Muharrem Usta, “Acaba üzüntülü mü olmalıyız, yoksa Türkiye’de bişeylerin değişeceğinin işaret fitili yandı diye yüzümüzün gülmesi mi lazım. Ama şu andan herkesin emin olması lazım. Bizim hiç üzüntümüz yok. Alnımız dik. Türkiye’de oynanan futbolun mutlak bir değişime ihtiyacı olduğunu bir süreçten geçiyoruz. Bence bu akşam çok önemli bir dönüşüm gecesini yaşlıyoruz. Çok ağır ifadeler kullanılabilir ama Türkiye’de bir şey değiştirmiyoruz bu ifadelerle. Değişmemiz şart, ülke futbolunun mutlak olarak bu dar boğazdan çıkması için bir şeyler lazım” dedi.

    “YALNIZ EKMEĞE DEĞİL ŞEREFE DE İHTİYAÇ VARDIR”

    Hayatta yalnız ekmeğe değil şerefe de ihtiyaç olduğunu vurgulayan Usta, “Hani okullarda çocuklarımız varya bizim. Onlara öğretirler, temel kelimeler vardır ki; o kelimelerle bir medeniyet inşa edilsin. Onlardan biri onurdur, bir diğeri şereftir, gururdur, haysiyettir. Bunlar önemli kelimeler. Çocuklarımızın hayatı boyuncu kullanması gereken kelimeler bunlar. Bunu çocuklarına babalar öğretecek, bizler öğreteceğiz, hakemler öğretecek . Arkadaşlar, hayatta yalnız ekmeğe değil şerefe de ihtiyacı vardır. Biz futbolda, sporda, hafta sonları insanlar mutlu geçirsin, bu zevki tatsın, kavga etmesinler diye spor bütün dünyada medeniyetin inşası için araçtır ama bizim ülkemizde bir sorun var. Bu çok üzücü” diye konuştu.

    “TİYATROYA BAKAR MISINIZ”

    Maçla ilgili teknik analiz yapmanın doğru olmadığını belirten Usta, “Ancak Özer’in ikinci kartı ile bu maç bitmişti. İkincisi bize verilen penaltı; ya da Aykut’a verilen kırmızı kartta yan hakem koştu, ‘kırmızı ver’ dedi. Marin itilirken nerdeydin? Orda koşma, burada koş. Bu kelimeler milyonlarca Türk futbolseveririnin kamplaşması için kötü anlamda kullanılamaz. Kimse bunu yapamaz. Bu ülkenin spor üzerinden yekelenmesine araç olmaması lazım. Seferberlik için de bu kelimeleri öğretmemiz lazım. Maç 1 dakika uzatıldı. 86’da penaltı oldu. 4 kırmızı kart oldu. Trabzonspor’un toplam faul sayısı 7. Birazcık bahsettiğim bu kavramlardan nasibini alan biri olsa, 3-5-7 dk uzatır, gerekirse Trabzonspor da 8-1 yenilir, masuru yok. 1 dakika uzatıyosunuz, onu da uzatamıyorsunuz. Tiyatroya bakar mısınız” açıklamalarında bulundu.

    “SENİN HAKEMLİĞİN BİTTİ”

    Maçın hakemi Deniz Ateş Bitnel hakkında da açıklamalarda bulunan Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, “FIFA kokartlı hakemimiz. Sen git fitness merkezinde ne iş yapıyosan yap. Senin hakemliğin bitti. Yarından itibaren ne yapacaksan yap. Arkadaşlar, keşke sorun hakemde olsa. Bu hakemin bu operasyona soyulmasındaki, arkasındaki iklimi sorgulamamız lazım. Deniz Ateş Bitnel sorun sen değilsin. Keşke öyle olsa da sorun çözülse. Hayır bu iklime kimler ne şekilde sebep oluyor? Evet bunun bu ülkede değişmesi lazım. Hatırlarsanız bizim Galatasaray’la Trabzon’da da bir maçımız vardı. Bu da ikincisi. Ya siz kimleri kurtarma operasyonu yapıyorsunuz. Milyonlarca taraftarı olan devasa, Anadolu’dan dünyaya açılmış bir markaya bu cesareti nasıl buluyorsunuz. Tamam bir takım ağalar olabilir. Ama bu iklim değişmek zorundadır. TFF, MHK, biz yapmadan, siz bu iklimin nedenini kamuoyuna yarın lütfen anlatın. Olan bitenlerin ne olduğunun muhatabı sizsiniz, Deniz Ateş değildir. Bizim ilişki ağımız güçlüdür. Epey de anlarız. Trabzonspor yanabilir ama bu ülkede bu düzeni değiştireceğiz. Taraflı tarafsız mesajlar yağıyor, Türkiye’den utanıyoruz diye. Bu akşam dünyaya rezil olan Türkiye’nin futboludur” şeklinde konuştu.

    “NASIL BİZİ DÜNYAYA REZİL ETMEYİ BECERİYORSUNUZ”

    “Salih Dursun bu gece Türk futboluna kırmızı kartı göstermiştir” diyen Usta, “Bütün dünya basınında şu an bunlar dönüyor. Ben MHK’ye ve TFF’ye sesleniyorum; milyonlarca sporseverin yaşadığı bu ülkeyi nasıl dünyaya rezil etmeyi beceriyorsunuz. Dünyaya Türkiye’yi rezil eden bu yapıyı görmüyor musunuz? Hiçbir sorumluluk duygunuz yok mu? Şu an milyonlarca canı yanan insanlara karşı sorumluluk duygusu olmaz mı insanın? Üzüntü verici olan şey şu; o makamlara gelenler, o başta söylediğim kelimeleri bir TDK’dan okumaları lazım. Sonra da nasıl rezil olduğumuzu düşünmelerini istiyorum. Nasıl bu ülkeye bu kadar zarar verebiliriz. İnanılır gibi değil. Benim isyanım Trabzonspor için yapılan yanlışa değildir. Kimse canını sıkmasın, biz neler gördük, bu sıkıntıdan çıkarız. Ben bu iklimin bu hale getirenlere sesleniyorum. Artık yeter! Salih dursun inşallah bu gece rüyalarına girer. O figür inşallah kabus gibi üzerinize gelir. Tekrar tekrar altını çiziyorum; bu söylemler Trabzonspor ile ilgili değildir. Biz dayanırız” şeklinde konuştu.

    TARAFTARA ÇAĞRI

    Trabzonspor taraftarlarının bazı taşkınlıklar yaptığını duyduğunu ifade eden Başkan Usta, “Taraftarlarıma sesleniyorum; en ufak taşkınlık yapmayın. Biz değişimin fitilini ateşleyen kulüp olmak zorundayız. Siz sakin olun değişecek bu düzen bu ülkede. Galatasaray ile de değişecek. Onlar da pişmanlar bugünden. Bizim Galatasaray ile bir derdimiz yoktu. Biz Dursun Beyle oturduk, dertleştik. İddiası olmayan iki takımla ilgili sahada oynanan tiyatro neyi ifade ediyor” dedi.

    “SALİH DURSUN HAKSIZLIĞA İSYANIN SEMBOLÜDÜR”

    Salih Dursun olayının tekrar altını çizen Başkan Usta, “Haksızlığa isyanın sembolüdür Salih Dursun. Sadece Trabzonspor için değil Türk futboluna isyanın sembolüdür. Salih Dursun’a bütün kulüplerin sahip çıkması lazım. Yıllarca bunu konuşuyoruz, değişimin zamanı artık. Bunun son günüdür. Biz şuna kesinlikle inanıyoruz; yarın başka bir gün olacaktır Türk futbolu ve Trabzonspor için. Olmak zorundadır. Bu akşam hepimizin gördüğü tablonun özeti şuydu; bir tiyatro seyrettik. Çok kötü bir tiyatroydu” açıklamalarında bulundu.

    “BU AKŞAMIN KAZANANI TRABZONSPOR’DUR”

    Bu akşamın kazananının Trabzonspor olduğunu belirten Usta, “Türk futbolu olmuştur. Penaltı olduğunda Hami’ye haber göndermeye çalıştım ama ulaştıramadım. Onur kaleden çıksın diye. Bu haberi ulaştıramadım. Onların da aklına gelmedi. Bu gece geri dönüşü olmayan fitilin ateşlendiği bir gecedir. Ama maalesef kapkara bir gecedir. Bu ülkenin futbol sistemimin içersinden çıkarmadığımız sürece asla ve asla mutlu günleri hiçbir kulüp yaşamayacaktır. Ama bu durumu hak ettimizi düşünmüyorum hiçbirimizin. İnşallah bu geceden ders çıkarması gereken TFF, MHK, benim az önce sarf ettiğim o iklimin ne olduğunu kamuyouna inşallah en hızlı şekilde açıklarlar. Açıklamak ve tedbirlerini almak onlara düşer, Deniz Ateş Bitnel.. Ah! Keşke sorun sen olsaydın. Ne kadar kolaydı çözmek. Ama sana asla üzülmüyorum. Vicdanınla seni baş başa bırakıyorum. Benim senle bir sorunumuz yok” dedi.

    Son olarak Başkan Usta, Trabzonspor taraftarlarına tekrar çağrıda bulunarak, “Lütfen en ufak bir taşkınlık yapmayın. Bugün dönüşümün günüdür. Siz bunun mimarı olacaksınız. Türk futbolunda Çirkinlikleri temizleme devrimini sizlere veriyorum” dedi.

    Öte yandan otelde gerçekleşen basın toplantısına gelen bordo-mavili taraftarlar da Başkan Muharrem Usta’nın açıklamalarını takip etti.

  • CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, CHP İl Başkanı’na Ateş Püskürdü

    CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Mudurnu ilçe kongresinde yaptığı konuşmada, “İçimizde Tayyip Erdoğan var. İçimizde IŞİD’çiler var” diyen İl Başkanı Kazım Karsu’ya sert sözlerle yüklenerek, “Bu iddialarını açıklamazsan müfterisin. Yarına kadar bunu kime dediysen açıklayacaksın” dedi.

    CHP’de hafta sonu kongre heyecanı yaşandı. Bolu’nun Mudurnu ilçesinde yapılan parti kongresinde İl Başkanı Kazım Karsu, “İçimizde Tayyip Erdoğan var. Bundan kurtulmalıyız. İçimizde IŞİD’çiler var” sözleriyle büyük gaf yaptı. Bu sözler üzerine CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, İl Başkanı’na yanıt vermek için partide basın toplantısı düzenledi. Kendisine sataşan İl Başkanı’nın amacının merkez ilçesiz kongre yapmak olduğunu söyleyen Tanju Özcan, “Değerli partili arkadaşlarım. Son zamanlarda Cumhuriyet Halk Partisi’nde, bizim yuvamızda yaşanan bazı tartışmalar ve üslup, üzülerek söylüyorum kepazelik seviyesine ulaştı. Dert şu; delege seçimleri falan değil. Merkez ilçe delegelerini il kongresine sokmamak. Yani merkez ilçesiz bir il kongresi yapılmak isteniyor. Nüfusun dörtte üçü merkez ilçede yaşıyor. Oyun yaklaşık yüzde 80’i merkez ilçeden alınıyor. 4 bin 600 üyemizin yaklaşık 3 bin 700’ü merkez ilçemizin üyesi ve sen diyorsun ki merkez ilçe olmadan ben bu seçimi yapacağım. Dert bu, bunu bilmenizi istiyorum. Delege seçimleri hikaye. Merkez ilçe seçimlere katılmasın, çünkü bizim merkez ilçede kendimizi seçecek delege bulma şansımız zor. O yüzden onları bir tarafa itelim. Eldeki az sayıdaki delegeyle seçim yapalım derdindeler” diye konuştu.

    Mudurnu kongresinde yaşanan sözleri sert dille eleştiren Tanju Özcan, “Mudurnu’da Cumartesi günü geldim kongreye katıldım. Konuşmamı yaptım. Oradaki yöneticilere Yalova’da bir nikaha katılmam gerektiğini ve konuşmamı yapıp ayrılmak istediğimi söyledim ve konuşmamı yapıp ayrıldım. Ondan sonra yapılan konuşmalara bakar mısınız? Bütün Türkiye’ye bizi kepaze ediyorlar. Partiyi kepaze ediyorlar. Bindiği dalı kesiyorlar. İradesini temsil ettiği insanlara neler söylüyorlar. Bizim İl Başkanımız Mudurnu’da ne demiş; ‘İçimizde Tayyip Erdoğan var.’ Herhalde beni kastediyor. Bir de demiş ki daha vahim, ’IŞİD’çiler var aramızda’ demiş. Bu nasıl laftır? Bu nasıl sözdür? Ne demek bu partide IŞİD’çiler var? Beni Tayyip Erdoğan’a benzetmek ne demek? Benim siyasi hayatım Tayyip Erdoğan’la mücadele ile geçti. Sen hangi hadle beni Tayyip Erdoğan’a benzetmeye çalışırsın?” şeklinde konuştu.

    İl Başkanı’nın yüksek disiplin kuruluna verilmesi için talepte bulunacağını belirten Özcan, açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Bana söylediği o kadar ağrıma gitmedi. Ama sen ‘bu partide IŞİD’çiler var’ derken kimi kastediyorsun? Bu partide insanlar laikliğe sahip çıkma adına gelip üye oluyorlar. IŞİD gibi bir terör örgütü olmakla sen kimi suçluyorsun? Çıkacaksın anlatacaksın. Adam gibi anlatacaksın. Çıkacaksın diyeceksin ki, ’IŞİD’çi derken ben şunu kastettim.’ CHP İl başkanı olarak her ağzına geleni söyleyemezsin. Kabulü mümkün mü böyle bir şeyin? Bu iddianı çıkıp yarına kadar ispat edeceksin. İspat etmezsen müfterisin diyeceğim ben sana. Burada da kalmayacağım. Bu beyanatları alacağım. İstemeye istemeye bir şey yapacağım. İl Başkanı’nın yüksek disiplin kuruluna verilmesi için genel merkeze talepte bulunacağım.”