Etiket: Psikolojik

  • Darbe girişiminden etkilenenlere psikolojik terapi

    Adana Büyükşehir Belediyesi, 15 Temmuz’daki darbe girişiminden etkilenen vatandaşlara psikolojik destek veriyor.

    Adana Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz ay kendi personeline yönelik kurduğu Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, darbeden etkilen vatandaşlar için terapi hizmeti vermeye başladı.

    Darbe girişiminin olduğu gece Ankara’da bulunan ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu darbeci askerlerin hain kıyımlarına yakından tanık olan Erhan Yücekul, terapi birimine başvuran ilk mağdurlardan. Eşiyle beraber uçakların bombardıman seslerine tanık olduğunu dile getiren Yücekul, psikolojik destek alma sebebini şöyle açıkladı:

    “İlk başta her şey normal gibiydi, fazla tedirgin olmamıştım ancak uçakların alçak uçuşu sonrasında tedirgin olmaya başladım. Eşim çok korktu, onu sakinleştirmeye çalıştım. Aradan günler geçmesine rağmen hala bunun sıkıntılarını yaşıyoruz. Gece uyuyamıyorum. Kabuslar görüyorum. Bomba sesleri geliyor sürekli. Çok korkuyoruz. Darbeyle ilgili olmasa bile rüyamda sürekli bir yerlerin bombalandığını duyuyorum.”

    “Bebeğimi düşürmekten korktum”

    7 aylık hamile Züleyha Ateş ise kanlı darbe girişimi gecesinde yaşananlar nedeniyle bebeğini düşürme korkusu yaşadığını söyledi. Ateş, hissettiklerini ve terapi sürecine ilişkin şunları söyledi:

    “Darbenin olduğunu, köprünün kapandığını, insanların akın akın darbeye karşı yürüdüklerini gördükten sonra o an mesaide olan eşimi ardım ve gelmesini istedim. Ezanlar okundu, selalar okundu. Sabah 04.00 – 05.00’e kadar kimse uyumuyordu, herkesin ışıkları açıktı ve gerçekten çok büyük korki yaşadım. Karnımdaki bebeğimin nabzının bile azaldığını düşünüyordum. Sürekli anonslar geliyordu. Çok şükür ki durum toparlandı, darbe engellendi. Allah korusun, bebeğimi de düşürebilirdim. Bebeğimi kaybetme korkusuyla kendi sağlığımı da kaybedebilirdim. Belediyenin terapi merkezini önerdi arkadaşlarım. Çok faydalı oldu, iyi ki de gelmişim. Herkese tekrar tekrar teşekkür ediyorum; çok verimli zamanlar geçirdim.”

    “Sınav mağdurlarına da ücretsiz hizmet”

    Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Fatih Karayandı de Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’nin ilk etapta sadece belediye personeli için hizmet verdiğini ancak Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün direktifleriyle, darbe mağduru vatandaşlara ücretsiz hizmet vermeye başladığını söyledi. Dr. Karayandı, birimin ayrıca Fethullahçı Terör Örgütü yandaşlarının neden olduğu ÖSYM ve KPSS haksızlıklarından mağdur olan vatandaşlara da birimin ücretsiz hizmet verdiğini açıkladı.

  • Darbe ve FETÖ mağdurlarına psikolojik destek

    Adana Büyükşehir Belediyesi, 15 Temmuz darbe kalkışması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mağduru vatandaşlara psikolojik destek hizmeti verecek.

    Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde açılan Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde uzman psikolog ve psikoterapistler, hain teröristlerin darbe girişiminde yaşattığı dehşet ile şaibeli merkezi sınavlar ve atamalar nedeniyle ruh sağlığı olumsuz etkilenen vatandaşlara psikolojik terapi hizmetini ücretsiz sunacak.

    Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Op. Dr. Fatih Karayandı, belediye personelinin verimliliğini arttırmak amacıyla Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün talimatıyla oluşturulan Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde 15 Temmuz darbe kalkışması ve FETÖ mağduru vatandaşlara ücretsiz psikolojik destek hizmeti vermek üzere planlama yaptıklarını belirtti.

    Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde Psikolog-Psikoterapist Funda Çiçekdeş, Psikolog Fazıl Çağı Oğuz ve Uzman Dr. Erol Özer’in görevlendirildiğini kaydeden Op. Dr. Fatih Karayandı, “Merkezimizde üniformalı teröristlerin şehit ettiği asker ve polisler ile sivil vatandaşların ailelerine, terör gazilerine psikolojik destek vereceğiz. Şehit yakınlarının ve terör gazilerinin yanı sıra devlet kurumlarına sızan terör örgütünün merkezi sınavlardaki soru hırsızlıkları nedeniyle istikbaliyle oynanan vatandaşlara da yaşadıkları travmaları atlatmaları için aynı terapileri sunacağız” dedi.

    Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), üniversiteye yerleştirme sınavları, fen ve Anadolu liselerine giriş sınavlarında devlet kadrolarına sızan FETÖ mensuplarının yaptığı soru hırsızlıkları, yolsuzluklar, şaibeler ve kayırmaların darbe kalkışmasında tutuklanan teröristlerin itiraf ettiğini vurgulayan Karayandı, “Toplumumuzun geniş kesiminde oluşan ruhsal travmaları onarmak amacıyla Psikolojik Danışmanlık Merkezimiz ücretsiz hizmet verecek. Bu hizmetimizden yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın başvurularını 0322-4571005 numaralı telefona bekliyoruz” diye konuştu.

  • Nusaybinli çocuklara psikolojik destek verilecek

    Mardin Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Saffet Yavuz, Nusaybin’de 134 gün süreyle devam eden sokağa çıkma yasağı ve çatışmaların, çocuklarda travma etkisi oluşturduğuna dikkat çekti. Yavuz ilçedeki çocuklara psikolojik destek vereceklerini kaydetti.

    Uzm. Dr. Saffet Yavuz, sokağa çıkma yasağının bazı mahallelerinde kısmi olarak kaldırıldığı Nusaybin ilçesindeki çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. İlçede her türlü sağlık önlemini aldıklarını anlatan Yavuz, “Nusaybin’de bütün izlenmesi gereken gebeleri, aşılanması gereken bebekleri, gerek Nusaybin’de kalan gerekse Nusaybin’den göç edenleri tespit ettik. Bunları ilgili aile hekimlerine yönlendirip, gerekli sağlık hizmetleri almalarını sağladık. Çok az sayıda ulaşamadığımız vatandaşımız kaldı. Şu anda yasağın kalkmasıyla birlikte Nusaybin’de görevli tüm aile hekimlerimizin hepsi görevlerinin başında. Şuanda tüm nüfuslarını aile hekimliğine çağırarak, tarama işlemlerini başlatmışlardır. Nusaybin’de ciddi bir halk sağlığı yoktur. Sokağa çıkma yasağının başladığı günden bu yana gebe ölüm vakamız olmamıştır” dedi.

    “Psikolojik destek verilecek”

    İlçede, 134 gün süren sokağa çıkma yasağı ve çatışmaların çocuklarda travma etkisi oluşturduğuna dikkat çeken Yavuz, şunları kaydetti:

    “Sokağa çıkma yasağı süresince de sağlık hizmetlerini eksiksiz olarak yürütmeye gayret ettik. İlçe Kaymakamı ile uyum içerisinde çalıştık. Aile sağlığı merkezlerinde hizmet veriyoruz. Bir merkezimizde hasar meydana geldi. En kısa sürede kirala yolu ile eksikliğimizi tamamlayacağız. Toplum sağlığı merkezi içerisinde hizmeti aksatmadan devam ediyorlar. Bu süre zarfı içerisinde Nusaybin’e dönen özellikle çocuklarımız için travma sonrası stres bozukluğu için alarm durumundayız. Bu anlamda Kocaeli üniversitesinden tıp fakültesinde çocuk psikiyatrisi bir hocamızdan destek alıyoruz. Aile hekimliği ve aile sağlığı elemanları bu konuda bir eğitime tabi tutuldular. Psikolog arkadaşlarımız, sosyal çalışma arkadaşlarımız okulların açılmasıyla birlikte çocuklarımızı okula adapte sağlayacak şekilde hazır hale getirecekler. Yine ağız ve diş sağlığı taramalarımız, kanser taramalarımız başlamış olacak. Şuanda çalışmalarımızda her hangi bir aksama yoktur.”

  • Aldatılma Korkusu Psikolojik Tedaviyle Atlatılabilir

    Gelişen teknoloji ve sosyal medya ile birlikte çiftler arasındaki aldatılma korkusu da arttı. Uzmanlar ise erken önlem alınmadığı takdirde aldatılma korkusunun ileride çeşitli psikolojik rahatsızlıklara neden olabileceği konusunda uyarıyor.

    Yaşanılan güzel bir hayatı kaybetme düşüncesi ‘aldatma’ kelimesini akıllara getiriyor. Çiftler yaşadıkları mutlu bir hayatın içindeyken birden her şeyin kötü gideceği ve bu mutluluğun son bulacağı düşüncesine kapılabiliyorlar. Bu düşünce insanda aldatılma korkusunu ortaya çıkarıyor.Konuyla ilgili bilgi veren Uzman Psikolog, İlişki Terapisti Mert Koçak, özellikle birbirini seven çiftlerin arasında meydana gelen bu durumun genellikle

    Ya başka birini severse? Ya benden sıkılırsa? Ya başkasına aşık olursa? Bu gibi sorularla birlikte başladığına dikkat çekerek, “Kişideki stres ve derin düşünceler artıyor. Bu durumu tetikleyen birçok unsur olabilir. Geçmişte yaşanılan kötü deneyimler ya da çiftlerin tanık olduğu hayatlar bu korkuyu ortaya çıkarabiliyor. Aldatılma korkusunu derecelendirebiliriz. Ama derecesi her ne olursa olsun bu kesinlikle bir hastalık belirtisidir. Sağlıklı bir psikolojiye ve ruha sahip olan bireyler bu tür düşüncelere kapılmazlar. Çünkü bu düşünce insan ruhunda komorbid bir durum ortaya çıkarabilir. Kişi zamanla paranoya belirtileri gösterebilir. Bununla birlikte yüksek derecede stres ortaya çıkabilir. Panik atak semptomları gelişebilir.” dedi.

    SOSYAL MEDYA VE İNTERNET ETKİSİ

    Koçak, “Sanal ortam ve medya günümüz jenerasyonunda kesinlikle aldatmayı ortaya çıkaran unsurlardandır. Televizyon dizileri, sinema filmleri, kullanılan chat programları, sosyal medya ve bu tür yapılaşmaların işlevlerini gören diğer unsurlar çiftlerin birbirlerini aldatmalarında büyük rol oynuyor. Televizyon filmleri ve dizlerdeki örnekler toplumun bilincine ya da bilinç dışına yerleşiyor. Bilince ya da bilinç dışına yerleşen bu düşünceler sosyal medya, chat programları ve internet ortamındaki arkadaş siteleri aracılığıyla da kolay bir şekilde aldatma eylemine dönüşebiliyor.” diye konuştu.

    BU KORKUDAN KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?

    Mert Koçak, aldatılma korkusu kişide yüksek derecede stres ve paranoya semptomları ortaya çıkardığını belirterek şunları söyledi; “Bu durumlar ortaya çıkınca çiftlerin ilişkileri tehlikeli bir şekilde yıkılacak duruma gelir. Nedeni ise çiftlerin her zaman birbirlerini aldatacağı konusundaki düşüncelerinin ilişkide yarattığı olumsuzluklar ve huzursuzluklardır. Bu durumdan kurtulmanın en iyi yolu çiftlerin kendilerini sorgulamaları, sağlıklı iletişim kurmaya çalışmaları ve ruhsal, psikolojik destek almalarıdır. Bu desteklerle korkuların hastalık haline dönüşmesi ve ilişkilerin olumsuz etkilenmesi önlenebilir.”

  • Psikolojik Sorunlar, Cinsel Bozukluklara Yol Açıyor

    Aile ve Çift Terapisti Psikolog Naciye Tokaç, psikolojik sorunların cinsel bozukluklara yol açtığını söyledi.

    Tokaç yaptığı açıklamada, “Cinsellik toplumumuzda ayıp, yasak olarak görülen ve konuşmaktan kaçınılan bir durumdur. Konuşulmayan bu durum, ilk cinsel deneyimle karşılaşıldığında bireylerde kaygı ve korku duygusunu ortaya çıkarmakta ve çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Cinsellik derin bir doyum ve büyük bir yücelme duygusu yaratabilirken büyük ruhsal, duygusal ve fiziksel yaralar açma gücüne de sahiptir” dedi.

    “Cinsel doyum arama dürtüsü, açlık susuzluk kadar doğal bir dürtüdür. Öncelikle bu dürtünün normal olduğu bilinmeli ve karşılanma arzusunun olması doğaldır. Ancak önemli olan kişinin cinsel dürtüsünün farkında olması ve sağlıklı bir birliktelik ile cinsel faaliyet yürütmesi sağlıklı birey, aile ve toplumun oluşmasında yararlıdır” diyen Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Cinsel dürtünün normal olmasına rağmen birçok kişinin çoğunlukla çocukluk yaşantılarından başlayarak edindiği; cinsellik hakkında yanlış inanç, düşünce ve duygularının olduğu da gözlenmektedir. Bu yanlış bilinen inançlar çeşitli cinsel işlev bozukluklarına yol açmaktadır” diye konuştu.

    Uzman Psikolog Naciye Tokaç, bu bozuklukların başında, vajinismus disparoni (ağrılı cinsel ilişki), orgazm olamama gibi sorunların geldiğini ifade ederek açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Vajinismus: Kadınlarda cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye vajen adı verilir. Vajinismus ise vajenin etrafındaki kasların istemsiz kasılarak cinsel birlikteliğin gerçekleşmesine izin vermemesidir. Aynı zamanda tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali yaşanmaktadır. Kadın bacaklarını sıkıca kapatarak elleriyle eşini itmekte, istemsiz bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki bilinçdışı vajinal kasılmalar olmaktadır. Bu kasılmalar neticesinde cinsel birleşme gerçekleşememektedir.

    Disparoni (Ağrılı cinsel ilişki): Cinsel ilişkide birleşme anı geldiğinde vajen (vajina) girişinde veya daha derinlerde, kasık bölgesinde ağrı, acı, yanma, batma gibi hoşnutsuz, istem dışı bir durumun hissedilmesidir. Bu durum kadının cinsel ilişki sırasında duyduğu acı, hatta sonraki iki gün boyunca devam eden acı dolayısıyla cinsel isteğinin azalmasına yol açar ve kadın cinsel ilişkiye girmek istemez. Disparoni, birlikteliğin ilk anlarından itibaren olabileceği gibi daha sonradan da oluşabilir.

    Kadında Orgazm Bozukluğu (Anorgazmi): Fizyolojik olarak kadında orgazm olma; vajina ve klitorisin uyarılması ve duygunun klitoriste toplanması ile klitoris ve beyin arasında gerçekleşir. Özellikle cinsel bölgelerde hissedilen doyum duygusu tüm bedende hissedilir. Vajina yapısı sinirsel yapısı açısında oldukça zengin bir bölge olduğundan uyarılmaya uygundur. Yeterli uyarılma olduğu takdirde kadın orgazm olacaktır. Ancak yeterli süre ve uygunlukta uyarılma alamayan kadın orgazm olamayacaktır. Uyarılma aşamasında hissettiği tüm olumsuzluklar orgazm olup olamamayı etkiler. Uyarılmanın başlamasından cinsel birleşme de bulunma aşamasına kadar orgazm olamamaya orgazm bozukluğu denir.

    Kişinin partneriyle yaşadığı duygusal sorunlardan cinselliğin yaşandığı fiziksel koşullar, psikolojik sorunlar, kullanılan ilaçlar gibi birçok sebepler orgazm olma durumunu etkilemektedir. Cinsel bozukluklar birçok farklı sebeple yaşanmaktadır. Fizyolojik sebepler dışarıda bırakıldığında görülmektedir ki; cinsel bozuklukların çoğunda farklı ruhsal sorunlar etkili olmaktadır. Cinsel bozuklukların sebepleri arasında çoğunlukla çocukluk travmalarının başı çektiğini görmekteyiz. Taciz, tecavüz ve ensest gibi olumsuz deneyimlere maruz kalmış bireylerin zihinlerindeki cinsellikle ilgili bilgi yanlış işlenerek daha olumsuz cinsel bilgi oluşmakta ve gelecekteki cinsel deneyimlerini olumsuz etkileyebilecektir.

    Cinsel işlev bozukluklarının bir diğer sebebi düşünülünce çocukluk dönemi sonrası maruz kalınan olumsuz cinsel deneyimler de cinselliğin bilinçdışı reddedilmesine yol açabilir. Travmaya maruz kalmak veya partnerle yaşanabilecek istenmeyen cinsel deneyimler kişinin cinselliği reddetmesine ve bazı bozukluklar yaşanmasına sebep olabilir.

    Cinsellikle ilgili bozukluklara kişinin farklı alanlarda zorlanmaları, psikolojik yanlış algılamaları, depresyon, kaygı bozuklukları, aile içi şiddet, istismar, ihmal ve kişilik bozuklukları gibi birçok psikolojik problem de dolaylı yoldan eşlik etmektedir. Böyle durumlarda kişiler genellikle başka sorunlarla terapiye başvurmakla birlikte; kişinin probleminin bastırılan cinsel sorunlarla ilgili olduğu ortaya çıkmaktadır.

    Cinsellikle ilgili yaşanabilen herhangi bir sorun sadece cinsel yaşamı etkilememekte; kişinin hayatını birçok yönden etkilemektedir. Başka sorunların da cinsel yaşamı etkilediği unutulmamalı ve cinsellikle ilgili baş edilemeyen bir sorunla karşılaşıldığında psikolojik destek alınmalıdır”.