Etiket: Protestosu

  • Üreticilerden Fındık Protestosu

    Fındık fiyatlarının 8 TL bandında seyretmesine tepki gösteren bir grup fındık üreticisi, Ünye Ziraat Odası önünde pankartlarla birlikte toplanarak fındık döktü.

    “Fındık Üreticileri” yazılı siyah çelenk de bırakan üreticiler, açıklama yaparak Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı’ndan fındığa sahip çıkmalarını istedi.

    “Sayın Cumhurbaşkanım Fındığımıza Sahip Çık” ve “Fındık Üreticileri Zor Durumda” pankartları ile Ünye Ziraat Odası önünde toplanan yaklaşık 15 kişilik grup, ilk olarak oda önüne siyah çelenk bıraktı. Daha sonra Fındık üreticileri adına açıklama yapan Nuri Erdem açıklamalarda bulundu. Erdem yaptığı açıklamada “Sayın Cumhurbaşkanım, Başbakanım ve Tarım Bakanım; biz Karadeniz üreticileri olarak sizlerden istek ve ricamız olacak. Bölgemizin ana ürünü fındıkta oynanan oyunlar bizleri yıpratmaktadır. Milyonlarca Karadenizlinin geçim kaynağı fındıkta düşüşlerle beraber milyonlarca çiftçi kardeşlerim etkilenmiştir. Karadeniz’de ekonomi dibe götürmektedir. 14 TL olan fındık şu anda 8 TL’dir. Bu orantısız düşüşün oyun olduğunu bariz olarak ortaya koymaktadır ve Karadeniz halkını zor durumda bırakmaktadır. Kaderimiz yabancıların tekeline kalmıştır. Bakanımız Faruk Çelik’in fındık hakkında yaptığı açıklamalar ise bizi sevindirmişti. Manipülasyona izin verilmeyecektir denildi, bize söz verilmişti, gerekenin yapılacağı söylenmişti. Bu esnada fındık düşerken devletten korktuklarından dolayı 8 liradan 10 TL’yi bulmuştu, lakin adımlar atılmayınca bunu fırsat bilip tekrar 8 TL ye düşürdüler. Önümüzdeki yılın mahsulünün de geçen yılın yarısı kadar olacağı görüldüğü halde bunlar devletimizi de hiçe sayıp Amerika’da kendi rekoltelerini toplam 750 bin ton açıklamış, bunu fırsat bilip fındığımıza rızkımıza göz dikmiş, en ucuz şekilde kurtarmadığı fiyattan almaya çalışıyorlar” dedi.

    “EMANETE VERDİĞİMİZ FINDIĞIMIZLA FİYATI DÜŞÜRÜYORLAR”

    Erdem şöyle devam etti:

    “Geçen sene 20 TL olan fındık bu senede 8 TL bandına gerilemiştir. Yabancılar emanete verdiğimiz fındığımızı kullanarak fiyatı düşürüyorlar. Bu hak mıdır Sayın Cumhurbaşkanım, Başbakanım, Tarım Bakanım. Biz Karadeniz üreticileri olarak fındığımızı hakkı olan fiyattan satmak istiyoruz. Biz devletimizin bu işe el atmasını istiyoruz. Devletimizin fındık alması Karadeniz halkına, milli ürünümüze ve ülkemizin gelirine verimli olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız duyun artık sesimizi, bizi yabancılara yedirmeyin. Yüzde 75 fındık üreten ülkemizi serbest piyasayı bahane ederek almasını istiyoruz. Fındık üreticileri olarak devletimizin fındık almasını istiyoruz. Fındık da taban fiyat oluşur ise hem biz hem de ülkemiz kazanacaktır. Biz sizlere elimizden geldiği kadar sahip çıktık, sizlerde bizlere sahip çıkın. Ziraat Odası Başkanımızın bize söylediği evinizde hayvanlarınızı satın, altınlarınızı satın ama fındığınızı satmayın diye Ordu Ziraat Odası Başkanının lafına inanarak fındığımızı satmadık. Şu anda fındığın yüzde 70-80’i halkın elinde.”

    Fındık üreticileri açıklamanın ardından yarım çuval fındığı Ziraat Odası önüne boşaltarak eylemini olaysız bir şekilde sonlandırdı.

    “PROTESTO YERİ ÜNYE ZİRAAT ODASI DEĞİLDİR”

    Konuyu değerlendiren Ünye Ziraat Odası Başkanı Osman Sarıkahraman ise yaptığı açıklamada, “Bence çok trajikomik bir eylem. Elbette üreticimiz haklı yani gerçekten kendi fikirlerini dile getiriyorlarsa haklılar. Çünkü üreticilerin metinleri elimde ve söyledikleri her şeye biz de katılıyoruz ama ben onların bunu yaptığını düşünmüyorum yani bazı tüccarlar adına bu eylemi gerçekleştirdiklerini düşünüyorum. Biz fındığın bir manipülasyona gebe kaldığını, fındık üzerinde bir oyun oynandığını, fındık fiyatlarının 8 TL’ye kurtarmadığını söyleyebilen bir kuruluşun başındayım. Amerika’dan rekolte açıklaması yaptılar bunun yanlış olduğunu söyledik. Bunlar ortak duygularımız. Yalnız üreticilerin metinlerinde bir şey dikkatimi çekti. Yabancılar emanete verdiğimiz fındığımızı kullanarak fiyatı düşürüyorlar demişler, verme kardeşim o zaman emanete. Biz üreticimize emanete fındık vermemesi için yalvardık. Üretici adına üzgünüm ama bunların üreticimizin temsilcileri olduğunu düşünmüyorum. Ama ne olursa olsun protesto yeri Ünye Ziraat odası değildir. Protesto edilmesi gereken yerler üretici metinlerinde yazıyor, gitsinler oraları protesto etsinler. Bu metinlerdeki yazmış oldukları her türlü cümlenin altına imzamı atarım. Sadece Ünye Ziraat Odası olarak hiçbir zaman fındık 15 TL olacak satmayın kelimesini kullanmadık” şeklinde konuştu.

  • Almanya Konsolosluğu Önünde “Mehteranlı” Soykırım Protestosu

    Almanya Parlamentosu’nun sözde Ermeni soykırımı tasarısını onaylamasının ardından akşam saatlerinde Ülkü Ocakları üyesi yaklaşık 300 kişi, Almanya Başkonsolosluğu önünde mehteranlı protesto gösterisi düzenledi. Polisin konsolosluk önünde yoğun güvenlik önlemi aldığı ve caddeyi trafiğe kapattığı eylemde, mehteran marşlarla yeri göğü inletti.

    Almanya Parlamentosu’nun bugün sözde Ermeni soykırımı tasarısını onaylanmasına tepkiler çığ gibi büyüyor. Tasarının parlamentodan geçmesinin ardından sabah saatlerinden itibaren Beyoğlu Gümüşsuyu’ndaki Almanya Başkonsolosluğu önünde polis yoğun güvenlik önlemi aldı. Akşam saatlerinde Ülkü Ocakları’nın konsolosluk binası önünde protesto gösterisi düzenleyeceği bilgisini alan polis, güvenlik önlemlerini artırdı. Konsolosluk önü ve bulunduğu cadde bariyerlerle kapatıldı. Konsolosluk çevresine ise çok sayıda TOMA ve çevik kuvvet polisi konuşlandırıldı. Güvenlik önlemleri sürerken bir grup saat 19.00 sıralarında ellerinde Türk bayrağı, döviz, pankart ve flamalarla Taksim Meydanı’ndan Gümüşsuyu’na harekete geçti. Polis tarafından didik didik aranan grup, protestonun yapılacağı alana alındı.

    Protestocuların alana grup halinde gelmeleri sürerken, Ülkü Ocakları tarafından organize edilen bir mehteran takımı da marşlar çalarak alana doğru yürüyüşe geçti. Önlerinde mehteran takımıyla marşlar çalınarak yürüyüşe geçen grup bir süre sonra alana vardı. Sık sık tekbir getirerek Almanya aleyhine slogan atan grup, “Almanya şaşırma sabrımızı taşırma” diyerek tasarının onaylanmasına tepki gösterdi. Grubun ellerine aldıkları, “Soykırımcı Nazi Almanya”, “Ermeni Soykırımı Emperyalist Bir Yalandır”, “1915 Türk’ün Şerefli Mazisidir, Soykırım Yalanına İnanma” yazılı dövizlerle slogan atmalarının ardından basın açıklamasına geçildi.

    “HAÇLI SEFERLERİNDE ALAMADIKLARI SONUCU PARLAMENTODA ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Grup adına basın açıklamasını yapan Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, “Bugün yaptıkları Haçlı seferlerinde alamadıkları sonucu parlamentoda almaya çalışmalarıdır. Bizim tarihimizi iyi bir şekilde araştırsınlar. Çünkü bizim tarihimizde şeref ve kahramanlıklar bulacaklardır. Belki de bu şeref ve kahramanlıklardan bir kez olsun kendileri de istifade etme durumunda olacaklardır. Utanılacak bir geçmişimiz ve insanlığı mahcup olacak hiçbir eylemimiz olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır. Ermeni diasporasının yalan ve iftiralarına ortak olan Almanya’ya sert bir şekilde gereken yapılmalıdır. Bir taraftan Ermeni Taşnak çeteleri tarafından şehit edilmiş şühedamızı, onların kurmuş olduğu ASALA terör örgütü tarafından şehit edilen büyükelçilerimizi ve bugüne kadar Ermeniler’in şehit etmiş olduğu ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Biz bu görüşü asla kabul etmiyoruz ve asla edilmesine de müsaade etmeyeceğiz. Çünkü biz tarihi şan ve şerefle dolu olan ecdadımızla gurur duyuyoruz. Türk milletini töhmet altında bırakmak Almanya’nın haddine değildir. Bu olay Avrupalılar’ın ve Ermeniler’in büyük bir yalanıdır ve tarihi sayfalarında er ya da geç yerini bulacaktır. Almanya’ya karşı bir an önce tedbirler alınmalıdır. Meclis’ten çıkacak kararlarla ilişkilerimiz tamamen dondurulmalıdır. Bu neticede inanıyoruz ki, Almanya yaptığı yanlıştan er ya da geç dönecektir. Çünkü bu oturulup tarihte böyle bir şey denilerek alınacak bir karar değildir. Tamamen siyasi bir karardır ve çeteler tarafından tezgahlanmıştır” dedi.

    Basın açıklamasının ardından mehteranın çaldığı marşlar yeri göğü inletti. Hep bir ağızdan marşların söylenmesinin ardından tekbir getirildi. Daha sonra sloganlar atarak Taksim Meydanı’na yürüyen grup, olaysız bir şekilde dağıldı. Gösterinin sonlanmasının ardından cadde trafiğe açıldı.

  • İstiklal Caddesi’nde Gezi Parkı Olaylarının 3. Yıl Dönümü Protestosu

    Gezi Parkı olaylarının 3’üncü yıl dönümü nedeniyle aralarında CHP’li Eren Erdem’in de olduğu göstericiler, İstiklal Caddesi’nde toplandı. Polis, göstericilerin Taksim Meydanı’na çıkışına izin vermiyor.

    2013’te yaşanan Gezi Parkı olaylarının 3’üncü yıl dönümü nedeniyle aralarında CHP’li Eren Erdem’in de olduğu göstericiler, İstiklal Caddesi’nde toplandı. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı cadde ve meydanda adeta kuş uçurtulmazken, polis, göstericilerin Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’na çıkışına izin vermiyor. Sloganlar atan grubun caddedeki bekleyişi sürüyor.

  • Rus Elçiliği Önünde Çerkez Soykırımı Protestosu

    Çerkez Soykırımı ve Sürgünü, 152. yıl dönümünde Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde protesto edildi.

    Kafkas Dernekleri ve Federasyonu, Çerkez Soykırımı ve Sürgünü’nü 152. Yıl dönümünde Ankara’daki Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde toplandı. Çerkezlerin kendi topraklarında dahil işsiz dillerini ve kültürlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kaldıkların altını çizen Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkan’ı Yaşar Aslankaya, “152 yıl boyunca sürdürülen sistemli politikalar sonucu azınlık durumuna düşen Çerkezler kendi topraklarında dahil işsiz dillerini ve kültürlerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadırlar. Sürgün ve soykırım sonrası uygulanan inkar ve asimilasyon politikaları da Çerkezlerin Çerkez kimliliği ile var olabilmelerinin önündeki önemli bir engeldir” dedi.

    “ÇERKEZCE RESMİ DİL OLMASINA RAĞMEN SEÇMELİ DERS OLARAK OKUTULMAKTA”

    Özellikle son 5 yılda Rusya merkeziyetçi eğilimlerinin güçlenerek, ana dil eğitimi giderek azaldığına ve Çerkezce resmi dil olmasına rağmen seçmeli ders olarak okutulduğuna dikkat çeken Aslankaya, “Özellikle son 5 yılda Rusya merkeziyetçi eğilimlerinin güçlendiği görülmektedir. Bu doğrultuda ana dil eğitimi giderek azaltmakta Çerkezce resmi dil olmasına rağmen seçmeli ders olarak okutulmakta ve eğitim kurumlarından dışlanmakta, Kafkasya’da bulunan cumhuriyetlerimizi yönetsel hakları azaltılmakta, güvenlikçi uygulamalar bahane edilerek soydaşlarımıza baskılar uygulanmakta ve demokratik hakları kısıtlanmaktadır.

    Türkiye’de anadil eğitimi, kültürel hakların yaşama geçirilmesi, Abhazya ve Güney Osetya’nın tanınması gibi demokratik taleplerimize ilgili merciler sessiz kalmakta, sürgün ve soykırımın tanınması ve haklarımızın iadesi yönünde verilen sözlere rağmen gerekli girişimler yapılmamaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Zira Türkiye ve Rusya sürdürülebilir bir işbirliği ve istikrar için toplumumuza muhtaçtır” diyerek açıklamasını sürdüren Aslankaya, “Çarlık Rusya’sının mirasçısı olan Rusya Federasyonu ve Osmanlı İmparatorluğunun mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti tarihte yaşanan acıları kabul ederek bu sorunların çözümüne dair ciddi ve somut adımlar atmalıdır” şeklinde konuştu.

    Rusya Federasyonu Büyükelçiliği önünde toplanan grup “Susma haykır soykırıma hayır”, “Göç değil sürgün öç değil adalet”, “Sustu herkes susma Çerkez” şeklinde sloganlar atarak “21 Mayıs 1864 unutma, anla, anlat”, “İntikam değil adalet istiyoruz”, “Karadeniz en çok bize karadır” yazılı döviz ve pankartlar taşıdılar.

  • BBP’li Eski Başkandan Törenlerde Tişörtlü Terör Protestosu

    Bolu’da yapılan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Spor Bayramı törenlerinde şehitler ve Diyarbakır’ın Sur ilçesinde terör saldırısı sonrasında hayatını kaybeden 13 kişi için giydiği tişörtle protesto eylemi yapan BBP eski Bolu İl Başkanı Mahmut Alan, “Ölenler Türk vatandaşı ölenler Kürt vatandaşı ölenlerimiz şehitlerimiz. Onlar PKK’lı olsaydı bu sokaklar yine dolardı. Bazı siyasi partiler neden hala sessiz” dedi.

    BBP eski Bolu İl Başkanı Mahmut Alan, terör saldırılarında şehit olan asker ve polislerle, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde terör saldırısı sonrasında hayatını kaybeden 13 vatandaşa bazı siyasi parti ve sendikaların sessiz kalmasına 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde giydiği tişörtle protesto etti. Anıt Park’ta düzenlenen törende üzerinde “Şehitlerimiz ve 13 Kürt vatandaşımız PKK katliamına kurban gitti. İnsan haklarını söylediklerini söyleyen HDP, TKP, CHP, Eğitim-Sen, Kesk, Disk, ÖDP, EMEP neden sessizsiniz. Bu ölenler insan değil mi” yazan tişörtü giyen Mahmut Alan, bazı siyasi parti ve sendikaların terör olaylarına sessiz kalmasına tepki gösterdi.

    “ÖLENLER PKK’LI OLSAYDI BU SOKAKLAR YİNE DOLARDI”

    Mahmut Alan, “Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’i kurarak bizlere teslim etti. Atatürk’ün adını ağzına alanlar kaç günden bu yana sessiz. Çünkü orada ölenler PKK’lı değil. Ölenler Türk vatandaşı ölenler Kürt vatandaşı ölenlerimiz şehitlerimiz. Onlar PKK’lı olsaydı bu sokaklar yine dolardı. Bu insanları yine provokatif eylemlere devam ediyorlar. Biz sesimizi demokratik yollardan dile getiriyoruz. Ölen Kürt vatandaşlarımızın için de kendilerini sokaklara davet ediyoruz. PKK’lılar için nasıl sokaklara çıktılarsa 13 tane vatandaşımız için de sokaklara çıkıp protesto etmeye davet ediyoruz” dedi.