Etiket: Projeler

  • İhlas Koleji Öğrencilerinden İddialı Projeler

    İhlas Koleji öğrencileri, TÜBİTAK’ın Ankara’da düzenlediği 47. Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması’na 2 farklı projeyle katılıyor.

    TÜBİTAK tarafından Ankara ATO Congresium’da 47’ncisi gerçekleştirilen Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması’na Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen çok sayıda öğrenci katılıyor. İhlas Koleji öğrencileri ise bu yarışmaya, “Endemik Bir Bitki Olan Çöven Bitkisi Kullanılarak Alternatif, Çevreci Bir Yangın Söndürme Sistemi Oluşturulması” ve “Osmanlı Geleneği Işığında Yeni Bir Maarif Sistemi” isimli 2 farklı projeleriyle katılıyor.

    “ÇÖVEN EKSTRESİ KULLANILARAK YANGINI SÖNDÜREBİLİR MİYİZ?”

    “Endemik Bir Bitki Olan Çöven Bitkisi Kullanılarak Alternatif, Çevreci Bir Yangın Söndürme Sistemi Oluşturulması” isimli projeleriyle yarışmaya katılan İpek Erişen ve Dilara Kılınç, geliştirdikleri yangın söndürme sitemi hakkında bilgiler verdi. İhlas Fen Lisesi 11. sınıf öğrencileri İpek ve Dilara projeleriyle ilgili şunları kaydetti:

    “Projemizin amacı çöven bitkisinin kullanıldığı alternatif, çevreci ve özgün bir sistemle A ve B tipi yangınların büyümesini önlemek ve bu tip yangınları büyümeden söndürmektir. Ayrıca ülkemizde bol miktarda yetişen çöven bitkisinin ülke ekonomisine katkısını arttırmaktır. Hipotezimiz ise yangın söndürme sistemlerinde bazı kimyasal maddeler kullanılıyor. Biz onlara alternatif olarak ‘çöven ekstresi kullanılarak köpük oluşturarak yangını söndürebilir miyiz?’ bu hipotezle biz çalışmalarımıza başladık.”

    “YANGINLARI KONTROL ALTINA ALMAK, YANGIN RİSKİNİ AZALTMAK AMACIYLA VAR OLAN CİHAZLARIN GELİŞTİRİLMESİ VE YENİLERİNİN OLUŞTURULMASI GEREKİYOR”

    Yangının birçok doğal afet arasında en tehlikeli ve istatistiksel olarak vaka başına en fazla can kaybı yaşanan doğal afet olduğuna dikkat çeken öğrenciler, “Günümüzde yaşanan hızlı kentleşmeyle birlikte, ticari ve endüstriyel yapılar ile konut sayılarındaki artış, yangın sayılarını da arttırmıştır. Aynı zamanda yangınlar hepimizin bildiği gibi meydana geldikleri alanlarda maddi hasarlara neden oluyorlar, maddi hasarların yanı sıra orada yaşayan canlılar ve ekolojik denge üzerinde son derece olumsuz etkileri var. Bu nedenle yangınları kontrol altına almak, yangın riskini azaltmak amacıyla var olan cihazların geliştirilmesi ve yenilerinin oluşturulması gerekiyor. Biz de bu doğrultuda kendi sitemimizi oluşturduk” dediler.

    “ÇÖVEN, TÜRKİYE’NİN İHRAÇ ETTİĞİ ÖNEMLİ ÜRÜNLERDEN BİRİDİR”

    Tasarladıkları yangın söndürme sisteminde kullandıkları çöven bitkisi hakkında bilgi veren İpek ve Dilara, “Çöven karanfilgiller familyasına ait, haziran-temmuz aylarında çiçek açan, 50-60 santim yüksekliğinde; çok senelik, çok dallı, kazık köklü otsu bir bitkidir. Türkiye’nin ihraç ettiği önemli ürünlerden biridir bu bitki. Ülkemizde yaklaşık 50 çeşit çöven türü yetişmektedir ve bunlardan 5 tanesi ekonomik öneme sahiptir. Daha çok Doğu Anadolu’da Van Gölü ve civarında, orta kısımlarda Yozgat, Uşak, Sivas gibi illerimizde yetiştiği tespit edilmiştir. Çövenin ana bileşeni saponin olarak adlandırılmaktadır. Saponinler bazı deniz hayvanlarında ve bitkilerde bulunan bir çeşit glikozittir. Latince saponis yani sabun kökünden türemiş. Bu ismi almasının en büyük nedeni ise sulu solüsyonlarda güçlü köpürme özelliği göstermesi” şeklinde konuştular.

    “TEK YAPMANIZ GEREKEN YANGIN ANINDA ARA PLAĞI ÇEVİREREK BUNU YANGININ OLDUĞU KISMA FIRLATMAK”

    Projenin yöntem aşamasının 7 ayrı aşamadan olduğunu, öncelikli olarak ekstreyi hazırladıklarını ve kökleri kaynattıklarını, buradaki öncelikli amacın bitkinin kumlarından arındırılması olduğunu belirten İhlas Koleji öğrencileri, şöyle devam etti:

    “Sonra şişip yumuşayana kadar kaynattık ve dinlenmeye bıraktık. Daha sonra 6 ayrı deney yaptık. Denemeler sonucunda da projemize yön vermek amacıyla Koç Üniversitesi öğretim üyesi Mehmet Somer ile görüştük ve bilgi alışverişinde bulunduk. Daha sonra da prototipimizin tasarımını oluşturduk. Hazırladığımız prototip 3 kısımdan oluşuyor. Alt kısmına hazırladığımız ekstreyi ve hidrojen peroksit dediğimiz kimyasal maddeyi kullanıyoruz. Daha sonra ara plakla kapatıyoruz. Üst kısmına da potasyum dediğimiz bir tuz var onu yerleştiriyoruz. Ara plağı çevirdiğiniz de sistem aktif hale geliyor. Tek yapmanız gereken yangın anında ara plağı çevirerek bunu yangının olduğu kısma fırlatmak.”

    “ÇEVREYE VE İNSAN SAĞLIĞINA HERHANGİ BİR ZARARI YOK”

    Projeyi diğer yangın söndürme sistemlerinden ayıran en büyük farkın sahip olduğu hacim ve ağırlık olduğunu dile getiren öğrenciler, “Yaklaşık 300 mililitrelik bir hacme ve 200 gramlık bir ağırlığa sahip. Bu da kullanımını kolaylaştırılıyor. Aynı zamanda sadece ara plağın çevrilmesiyle aktif hale getirilmesi diğer bir avantajı. Kullandığımız yangın söndürme tüplerinde çıkan köpük bir süre sonra katı hale geliyor ve zemine yapışıyor. Temizlenmesi baya zor. Ancak bizim sistemde kullandığımız köpük, yangını söndürdükten sonra sıvı hale geçiyor. Bu da temizlenmesini kolaylaştırıyor. Yaptığımız yangın söndürme sistemi çok fazla maliyet oluşturmadı bize. Yaptığımız prototipi içindeki kimyasallarla birlikte 8-10 TL civarına mal ettik. Sağlık açısından karşılaştırılmasına baktığımızda, kullandığımız kimyasallar karbondioksit ve halokarbon gazı. Yangın söndürmede kullandığımız bazı maddeler bunlar. Bunların bazı zararları var. Örneğin; karbondioksit boğulma etkisi yapıyor. Halokarbon gazının ise ozon tabakasını aşındırıcı etki gösteriyor. Bizim sistemimizde kullandığımız çöven ekstresi zaten bitkisel, çevreye ve insan sağlığına herhangi bir zararı yok. Aynı zamanda bu sistemin içine basınçlı bir sistem yerleştirmeyi düşünüyoruz. Basınç sistemini yerleştirdiğimiz zaman da köpük daha hızlı bir şekilde çıkacak ve her tarafa eşit dağılacak” diye konuştular.

    “HEM TARİHTEN İZLER TAŞIYAN HEM DE MODERN ÇAĞA AYAK UYDURMAYI BAŞARMIŞ BİR ÖĞRETİM SİSTEMİNİ TAŞIMASI GEREKEN ÖZELLİKLERİ TESPİT ETMEYE ÇALIŞTIK”

    İhlas Koleji 10. sınıf öğrencilerinden Ercüment Yavuz Korkmaz ise yarışmaya “Osmanlı Geleneği Işığında Yeni Bir Maarif Sistemi” isimli projeyle katılıyor. Projesi hakkında bilgiler veren Korkmaz, “Biz önce tarihte Osmanlılardan Selçuklulara kadar uygulanan öğretim sistemini inceledik. Arkasından günümüzde Avrupa Birliği’nde uygulanan, Finlandiya, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’da kullanılan eğitim sistemlerini inceledik ve modern öğretim metotları var. Bunların hepsini inceledik ve bunları sentezleyerek, hem tarihten izler taşıyan hem de modern çağa ayak uydurmayı başarmış bir öğretim sistemini taşıması gereken özellikleri tespit etmeye çalıştık” ifadelerini kullandı.

    “Bu projelerinin ilk hedefi öğrenciye özel bir öğretimin yapılmasıydı” diyen Korkmaz, “İlk olarak İngiltere’deki ve Avrupa ülkelerindeki sistemi incelemeye başladık ve İngiltere’yi incelerken Eton Koleji olarak adlandırılan bir kolej var. Okulun hedefi başbakan ve prens yetiştirmek. Bu okulların Osmanlılar’daki Enderun ile olan benzerliği dikkat çekiciydi. Bu dikkat çekmesi bizim bu konu hakkında araştırma yapmayı, Osmanlı öğretimi hakkında araştırma yapmaya sevk etti. İlk olarak Yılmaz Öztuna’nın Büyük Türkiye Tarihi isimli eserini açtık. Orada İngilizler’in 17. asırda İngiltere Lordu’nun Osmanlı Maarifi hakkındaki övgülerine rastladık ve tarihte uygulanan bu istemi incelmeye karar verdik. İnceledikçe günümüzde uygulanan sistemlerle ne kadar benzerlik taşıdığını, farklılıklarıyla beraber bunu inceledik. Bunun sonucunda bu benzerliklerle beraber bunu sentezleyerek hem tarihten iz taşıyan hem de çapımıza da ayak uydurmuş bir sistemin taşıması gereken özellikleri tespit etmeye çalıştık” şeklinde konuştu.

  • Bahçeşehir Okulları Öğrencilerinden Geri Dönüştürülebilir Projeler

    Bahçeşehir Okulları öğrencileri, STEM eğitimiyle edindikleri kazanımlarını çevreci çözümler üreten projelere dönüştürüyor. Tüm Türkiye’deki Bahçeşehir Okulları kampüslerinden lise öğrencilerinin katıldığı Bahçeşehir Okulları Liseler Yarışıyor Bilim ve Robotik Şenliği, 16-17 Nisan 2016 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle ve“Çevreci Çözümler” temasıyla, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kampüsünde düzenlendi.

    “Bilim ve Robotik şenliği için öğrencilerimiz çok yoğun çalışarak buraya geldi” diyen Bahçeşehir Okulları Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Lüle, “Bu sene 18 ilden 58 proje 22 robotik takım yarışıyor. Bahçeşehir Okulları olarak kodlama ve robotiği ders olarak müfredatına koyan tek kurumuz. Burada gençler çalışırken iş birliği yapma, kendilerini geliştirme, dünya genelinde paylaşma, kendilerini ifade etme ve becerilerini geliştirme çalışmalarını yapıyoruz. Toplamda 500 robotik takımı var bunlardan sadece 22 tanesi burada yarışıyor. Önemli olan öğrencilerimizin bu yarışmaların içinde olup uluslararası yarışmalarda da başarı göstermeleridir. Biz bu başarıyı dünya genelinde robotik takımlarıyla, projeyle, fizik olimpiyatlarıyla elde diyoruz. Aldığımız başarılar bizim için çok büyük bir mutluluk kaynağıdır” dedi.

    “GERİ DÖNÜŞÜM ARABASI YAPTIK”

    Projeye katılan öğrencilerden Cem Nurlu(16) “ Biz Bilim ve robotik şenliği için Gaziantep’ten geldik. Bizim projemiz, geri dönüşümcü bir robot projesi. Yapımlarda bize verilen belirli görevler var. Projenin amacı, geri dönüşüm arabalarının geliştirilmesi ve bu arabaların farklı bölmelere bölünmesiyle masrafları düşürerek Türkiye’yi geri dönüşüme itme. İnsanların bilinçlerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Bahçeşehir Okulları bize bu konuda çok yardımcı oldu. Okullarda projeler için robotik ve inovasyon laboratuvarları açıldı. Bir yıl boyunca hocalarımız destek oldu. Bahçeşehir Okulları yaratıcı proje geliştirme konusunda bizim hep yanımızda yer aldı” şeklinde konuştu.

    “ÇOCUĞA YAPILAN YATIRIM EN BÜYÜK YATIRIMDIR”

    Yarışmaya Bahçeşehir Okulları Edirne kampüsünden katılan Dide Ece Sezer, “Projede ilk amacımız küçük yaştaki çocuklara oyun ve eğitimle birlikte hazırladığımız geri dönüşüm kutularına uygun çöpleri atarak geri dönüşüm bilinci kazandırmak. Projemiz her zaman yenilenebilir bir proje. Aldığımız sonuç bizi çok mutlu etti. Küçük yaşta eğitim ile çocuğa yapılan yatırım en büyük yatırımdır. Bahçeşehir okulları uygulamalı olarak her etkinliğin içerisinde olmamızı sağladı” açıklamalarında bulundu.

    “DÜŞÜK MALİYETLİ, DOĞA DOSTU AMBALAJ YAPTIK”

    Bu senin yarışmanın temasının Çöpe çözüm, çöple çözüm olduğunu ve buna uygun proje geliştirdiklerini söyleyen Bahçeşehir Fen Lisesi öğrencisi, Eylül Ilgat Vatan, “ Proje, dünyadaki sorunlardan biri olan ambalaj sorununa çözüm getirmek için yapıldı. Bu ambalajı oluştururken daha önce askeriyede kullanılmış doğa dostu bir karışım kullandık. Yaptığımız ambalajın şuan kullanılan ambalajdan birçok farkı var. UV ışınlarına, kimyasallara, ısıya, suya ve yağa karşı koruyabiliyor. Buda organik atıkla herhangi bir temasında geri dönüştürülmesini sağlıyor. Ayrıca günümüzde buzdolabını kaplamak için kullanılan ambalaj maliyetinden de çok daha düşük bir maliyete sahip” dedi.

    Ödül kazanan öğrenciler ve projeleri şöyle:

    “Can ERDOĞAN- Çözüm Pratik Elveda Evrakta Sahtecilik

    Berke ALTINIŞIK- Üçgensel Sayılar

    Baran HIZYOLU- Alfabemizin Parabollerle Dansı

    Bilge Kaan ÜNAL- Üçgene Orta Açtık

    Gizem AĞTAŞ – Gizem BAYKAL- Atık yağı sudan ayırmak için atık ipek böceği kozasının absorban olarak kullanımı

    İrem Zeynep ALAGÖZ – Çağla DOST- Siyanoakterilerden Bakteriyel Plastik Eldesi

    Çağlasu GÜNEŞ – Ülkü UĞURLU- Yer Fıstğı Kabuğundan Kağıt Üretimi

    Barış SÖYLEMEZ -Berk DAYANIR- Görüntüleme amaçlı kullanılan manyetik alanın allium test yöntemi ile genotoksik etkisinin araştırılması

    Ata Arda AYASLIER – Barış Yoldaş CİNEMRE- Görme Engelliler İçin Hayatı Kolaylaştıran Cihaz

    Sudenaz ÇELİK-Erken evre meme kanseri taramasında meme ısısı ve serum

    Sinem KOCAMANOĞLU – Aybeniz Yağmur TEMİRTAŞ- Salisik Asit içeren organik atıkların phaeolus vulgaris,cicer arietinum tohum türleri üzerinde gübre olarak değerlendirilmesi, çimlenmeye olan etkilerinin incelenmesi ve karşılaştırılması

    Tarık Berdan KÖROĞLU – Yiğitalp BAL- Karbon Yiyen Mantarlardan Hava Filtresi Yapılması

    Rüveyda Sude KÖSE – Büşra Zeynep BAYICI- Cornusmas (kızılcık) ’ tan diş macunu üretilmesi

    Simay LÜLE – Nida ATLI- Bitkilerin Aralarında Haberleşmesinin İncelenmesi

    Barış Deniz KAYA – Egemen SALKAYA- Bitkilerin çeşitli kokulara karşı vermiş olduğu tepkilerin ölçümü

    Mehmet Ali TURHAN – Yahya Önder KARAGÖZ- Osmanlı Devletinde İlk Siyahi Pilot: Kölelikten Gökyüzüne

    Selen GÜR – Kaan ÇINAR – Dile Gelen Edebiyatçılar

    Yener TUNA -Masa Oyunu İle Adım Adım Edebiyat

    Turgut Enes TURAN – Metkan CANDAR- İngiliz oyunlarına karşı atılan Osmanlı toktı: Patates yüklü gemiler”.

  • Gençlik Ve Spor Hizmetlerinde Projeler Devam Ediyor

    TBMM Başkanvekili ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, gençlik ve spor hizmetlerinde projeler hız kesmeden devam ettiğini söyledi.

    TBMM Başkanvekili ve Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, gençler için her türlü sportif faaliyetin Adıyaman merkez ve ilçelerinde yaygınlaştırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı ve ilgili kurumları bünyesinde takip ederek programa alınan ve yapılacak projeler ile ilgili açıklamada bulunan Ahmet Aydın, “Spotif faaliyetlerde özellikle gençliğimiz için çığır açacak bir proje olan ‘Adıyaman Merkez Sporcu Fabrikası’ için çalışmalarımız olanca hızıyla devam etmekte olup programa alınmıştır. Projesi tamamlanmak üzere olup, yakında inşaat ihalesine çıkacaktır.

    Yine, ‘Besni Gençlik Merkezi’nin halihazırda ihalesi tamamlanmış olup, inşaat aşamasına geçmiş bulunmaktadır. Yapmış olduğumuz girişimler neticesinde ‘Kahta Spor Kompleksi’ 2016 yatırım programına alınarak ilçemize yarı olimpik yüzme havuzu ile yeni ve büyük bir kapalı spor salonu kazandırılacaktır. Böylece Kahta ilçemizin çok önemli ve büyük bir ihtiyacı daha karşılanmış olacaktır.‘Gölbaşı Sentetik Çim Futbol Sahası’ proje aşamasındadır. Kahta, Besni, Sincik, Samsat, Çelikhan, Tut, Esentepe ve Sitilce futbol sahalarının ledli saha aydınlatması için gerekli ödenek ayrılmış olup hemen yapımına başlanacaktır. Merkez 2500 seyircili spor salonunun çevre düzenlemesi tamamlanacak olup, Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi olarak düzenlenmesi için kaynağı aktarılmıştır” dedi.

    Aydın, “ Gençlik ve spor alanında yapılan hizmetler, tamamlanan projeler ve faaliyete geçen tesislerle de durmadan yolumuza devam etmekteyiz. En modern şartlarda ilimize ve gençliğimize kazandırılan bu hizmetlerin şimdiden hayırlara vesile olmasını diler, yapılan bu çalışmalarda milletvekili arkadaşlarımıza, emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım” ifadelerini kullandı.

  • Gençlerden Harika Projeler

    İlköğretim ve lise öğrencilerinin katıldığı 5’inci Yaşamda Kalite Proje Fikir Yarışmasında, hastalığından yola çıkarak epilepsi hastaları için dijital bileklik tasarlayan öğrenci de oldu, gençleri bekleyen en büyük tehlikelerden biri olan siber zorbalığa çare bulan da.

    İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Kalite Derneği İzmir Şubesi ve Yaşar Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen 5’inci Yaşamda Kalite Proje/Fikir Yarışmasında ilköğretim ve lise öğrencilerinin birbirinden iddialı projeleri yer aldı. Proje ve fikirler arasında hastalığından yola çıkarak epilepsi hastaları için dijital bileklik tasarlayan da oldu, gençleri bekleyen en büyük tehlikelerden biri olan siber zorbalığa çare bulan da.

    “EPİLEPSİ HASTALARI ARTIK SOKAKTA RAHATÇA GEZEBİLECEK”

    Yaşar Üniversitesi Selçuk Yaşar Kampüsünde düzenlenen Yaşamda Kalite Proje/Fikir Yarışmasına katılan öğrencilerin çalışmalarından bazıları şöyle:

    Epilepsi hastalığından dolayı yaşadığı zorluklardan yola çıkan Buca Şerife Bacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Gizem Sude Erdoğan, epilepsi nöbeti öncesi titreme ve uyuşma hissini algılayan dijital bileklik tasarladı. Epilepsi hastası olmayan veya bu hastalıkla mücadele etmeyi bilmeyen kişilere kısa komut veren bileklikle, nöbet geçiren hastaya doğru müdahale yapılması ve yanlış müdahalelerden oluşacak olumsuz sonuçların engellenmesi hedeflendi. Kronik hastaların toplumdan izole edilmeden hareket etmesine olanak sağlayan bilekliğin tek başınayken aniden nöbet geçirme ve nöbet esnasında yanlış müdahale korkusu yaşayan tüm kişilere destek olması da en büyük hedef olarak belirlendi.

    SİBER ZORBALIĞA KARŞI E-SİBER ÇÖZÜMÜ

    Ankara’da düzenlenen Uluslararası Bilim Olimpiyatında dünya 1’incisi olan Siber Zorbalığa Karşı E-Siber Çözümü projesi, İzmir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün desteğiyle gerçekleştirildi. Projede, lise öğrencilerinin siber zorba davranışlarda bulunma ve maruz kalma durumlarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve siber zorbalığın önüne geçilmesi hedeflendi.

    Araştırma kapsamında Bornova Altay Ticaret Meslek Lisesi öğrencilerinden oluşan 177 kişiye dijital bir anket uygulandı. Araştırma sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin yüzde 32’sinin siber zorbalığa maruz kaldıkları ve yüzde 24’ünün başkalarına siber zorbalık yaptığı ortaya çıktı. Anketin bir başka sonucuna göre de, günlük internet kullanım süresi 3 ve daha fazla saati aşan katılımcıların diğer guruplara göre daha fazla siber zorbalık yaptıkları saptandı. Tüm bu araştırmaların sonucunda ise E-Siber çözümü geliştirildi. Bornova Altay Ticaret Meslek Lisesi öğrencileri Buse Energin ve Şebnem Demircan tarafından geliştirilen E-Siber sistemine göre, internet kullanıcılarının yetkili kişiler ile çevrim içi iletişime geçmeleri, anlık olarak şikayette bulunmaları, takıldıkları problemleri aktarmaları ve hızlı bir şekilde geri dönüş alabilmeleri sağlandı.

    SUYA DÜŞEN ARABALARA CAN YASTIĞI

    İzmir Atatürk Lisesi öğrencileri Ömer Kartelli ve Ayberk Yaraneri tarafından geliştirilen, TÜBİTAK Ege Bölge Finali Teknolojik Tasarım dalında 1’incilik ödülünü kazanan Suya Düşen Arabalara Can Yastığı projesinin patent başvurusu da bulunuyor.

    Projede, suya düşen veya doğal afetler sonucu su altında kalan otomobillerin yetersiz güvenlik sistemlerinin önüne geçilmesi hedeflendi. Projenin yöntemine göre aracın suya düşmesi, denize veya göle sapması, sel, taşkın, tsunami durumunda araçta bulunan sensörler bu durumu fark edecek ve araçta bulunan veri işleme sistemini bilgilendirecek. Sistemin devreye girmesiyle de swimbag ismi verilen ve aracın altında bulunan yastıklar açılacak ve çok hızlı bir şekilde şişecek. Böylece ölümlü ve yaralanmaları suya düşme kazaları ile sel nedeniyle su altında kalma ve sürüklenme durumlarında hayati kayıplar minimuma inecek.

    MİKROKOZMİK TUĞLALAR

    Lütfü Ürkmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Kaan Derdiyok’un Mikrokozmik Tuğla projesinde, gıda ambalajı ve strafor gibi geri dönüşümsüz malzemelerin pet şişelere doldurulmasıyla oluşturulan eko tuğlaların yumurta kabuğu tozu ve gıda analizlerinden kalan asidik laboratuvar kimyasalları gibi atık malzemeler içeren inşaat malzemelerinin içine hapsedilerek mikrokozmik tuğla üretimi amaçlandı. Böylece ülke genelinde gıda ambalaj atıklarını toplamak için yeni bir çözüm oluşturmak, aynı anda birçok atığı bertaraf etmek, tehlikeli veya geri dönüşümü olmayan atıkları bir ürün bünyesine hapsetmek amaçlandı.

    VAGON DOLUYOR RENKLERİ DEĞİŞİYOR

    Bayraklı Talatpaşa Ortaokulu öğrencilerinden Sıla Atlı ve Lütfi Emre Aşkın’ın fikir projesinde, en çok kullanılan toplu ulaşım araçlarından olan metrolarda vagonların doluluk oranlarını göstererek vagonlara eşit yolcu dağılımının sağlanması amaçlandı. Buna göre vagonlara eklenen bir aparat yardımıyla binen ve inen yolcu sayısının hesaplanarak, doluluk oranının tespit edilmesi hedeflendi. Dijital panolar yardımıyla da vagonların boş, yoğun, çok yoğun ve normal aralığını dörde bölerek bunların yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı olarak gösterilmesi sağlandı.

  • Kamu Hastaneler Birliği Tarafından Projeler Ödüllendirildi

    Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği tarafından VI. Uluslararası Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresinde sunulan 13 proje ve 5 posteri hazırlayan kişilere teşekkür belgesi verildi.

    Adıyaman Sağlık Müdürlüğü Salonu’nda gerçekleştirilen törende projelerin fikir babası olan personele teşekkür belgesi verildi. Kamu Hastanesi Birliği Genel Sekreter Uzm.Dr. Erdoğan Öz, İdari Hizmetler Başkanı Dr. Hüseyin Şen, Mali Hizmetler Başkanı İbrahim Halil Kaya tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi.

    Tören Ankara yaşanan menfur terör saldırısında hayatını kaybeden şehitlerimizin anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunularak başladı.

    Törende konuşan Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm. Dr. Erdoğan Öz VI. Uluslararası Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresine Türkiye’nin en çok proje sunan ili olduklarını belirterek, 2015 yılının değerlendirmesinde bulundu.

    Erdoğan Öz, Kamu Hastaneler Birliğinin tıbbı, idari ve mali hizmetlerinden bahsederek, ilçelerde sağlık alanında ki gelişmeleri anlattı.

    Öz, Adıyaman’dan diğer illere sevk oranının düştüğünü, branş doktorlarının nöbet tutması ve acillerin birleştirilmesi ile sağlıkta ki hizmet kalitesinin artmasına vurgu yaptı.

    Konuşma sonrasında proje hazırlayan ve ödül alan kişilere teşekkür belgesi verildi.

    Adıyaman Kamu Hastaneler Birliği VI. Uluslararası Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresinde, Bir Kitap Bin Gülücük, İki Fidanımızı Birlikte Büyütelim, Her Çocuk Özeldir, Renkli Gebe Kartları, Poliklinik Danışmanlığı, Kalite Eğitimleri ile Sağlıklı Kalkınmaya ilk Adım, Minik Ellerle temiz ve Sağlıklı Topluma, Yatan Hasta Bilgilendirme Filmi, Gebe Bilgilendirme Hattı, Kardiyo-Dental, Sağlığınıza Misafir Olduk projelerin sunumunu yapıldı. Kongrede en iyi araştırma ve bilimsel yayında ikincilik ödülünü Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Levent Sonğur kazandı.