Etiket: Projeler

  • Türkiye’den projeler Hermes 2017’ye damga vurdu

    2017 Hermes Creative Ödülleri’nde Türkiye’den üç proje 20 ödül aldı.

    Akkök Holding’in gayrimenkul sektöründeki ilk yatırımı Akmerkez, holdingin iştiraki Akiş GYO ve projeleri olan Anadolu yakasının en beğenilen alışveriş merkezlerinden Akasya, Esenyurt-Bahçeşehir’de yer alan Akbatı AVYM, 2017 Hermes Creative Ödülleri’nde yarıştığı kategorilerde toplam 20 ödülün sahibi oldu. Şirket açıklamasına göre geçtiğimiz yıllarda da pek çok kez Hermes Ödülleri’ni kazanan Akmerkez, Akbatı ve Akasya 2017 yılında da kendi alanlarındaki kategorilerde aldığı Platin ve Gold ödüllerle Hermes 2017’ye damgasını vurdu. Akkök Holding bünyesinde 2005 yılında kurulan Akiş GYO’nun Yaşam Akademisi projesi de kurumsal sosyal sorumluluk programı dalında Platin ödül, program kitapçık ve özel etkinlik kategorilerinde ise Gold ödül kazandı.

    Akmerkez sosyal sorumluluk dalının en yaratıcısı seçildi

    Akkök Holding’ten yapılan açıklamaya göre Akmerkez, ‘Aşkını Başka Dilde Anlat’ adlı sosyal sorumluluk projesiyle, kurumsal sosyal sorumluluk programı ve özel etkinlik dallarında Platin ödüle layık görüldü. ‘Akmerkez’de Mutlu Bir Yıl’ projesi ise hem etkinlik hem de pazarlama planı dallarında Gold ödül kazandı. Rafine zevklerin kulübü olarak erkeklerin kullanımı için özel olarak tasarlanan ‘Kings Club’ ise adından söz ettiren projelerin yer pazarlama planı ve diğer kategorilerinde Honorable Mention’ a layık görüldü.

    Akasya Kültür Sanat’ta Ocak 2017 tarihi itibariyle sergilenmeye başlayan ‘Hisart Diorama ve Canlı Tarih Sergisi’ ile özel etkinlikler kategorisinde Platin ödüle hak kazandı. Akasya ayrıca, yılda 2 defa yayınladığı ‘Akasya Gazette’ ile basılı malzeme kategorisinde Platin ödüle layık görülürken, ‘Hisart Diorama ve Canlı Tarih Sergisi’ tanıtımı için hazırladığı Hisart Door Hanger ve Akasya Kültür Sanat ile grafik tasarım kategorisinde Gold ödülün sahibi oldu. Akasya’nın geçtiğimiz sene gerçekleştirdiği; ‘Ali Poyrazoğlu Kukla ve Maske Sergisi ve Yaratıcılık Atölyeleri’ ile Akasya Kültür Sanat’ın ‘AKS Video Projesi’ Honorable Mention’a layık bulundu.

    Akbatı AVYM, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ etkinliğiyle özel etkinler dalında Platin, ‘Mutlu Yılbaşı Kartları’ projesiyle Facebook uygulamaları dalında ve ‘Aile Festivali’ projesiyle kurumsal sosyal sorumluluk programı dalında Gold ödülün sahibi oldu. Akbatı AVYM ayrıca ‘Yaz Okulu’ ve ‘Akbatı 5. Yaş kutlamaları’ etkinlikleriyle özel etkinlikler dalında Honorable Mention’ a layık görüldü.

  • Genç kaşiflerden çılgın projeler

    Enerji verimliliği ana temasıyla gerçekleştirilen Türk Hava Yolları 6. Bursa Bilim Şenliği’nde gençler birbirinden ilginç projelerle dikkat çekti.

    Bursa TÜYAP Fuar alanında gerçekleştirilen ’Türk Hava Yolları Bilim Şenliği’, enerji verimliliği teması ile devam ediyor. 102 bin lira ödüllü bilim şenliğine bin 120 başvuru yapılırken, şenliğe katılan gençler enerji konusunda birbirinden ilginç projeler hazırlayarak vatandaşların beğenisine sundu. Belediyelerce yapılan refüjlerdeki çimlerin yağmur yağarken bile sulandığını gören lise öğrencileri, yeni bir proje üreterek su ve enerji tasarrufunu sağlamayı hedefliyor. Sıcaklık ve neme göre otomatik bahçe ve saksı sulama sistemi adını koydukları proje hakkında bilgi veren öğrenciler, “Yol kenarlarında sulama sistemleri belli bir saatte çalışıyor. Yağmur yağdığı zaman bile refüjlerdeki çimler ve çiçekler sulanıyor. Bu da su israfına yol açıyor. Bundan yola çıkarak çinko çip geliştirdik. Bu elektriklenme sonucu çipin bağlı olduğu başka bir cihaz, toprağın sıcaklık ve nem derecesini ölçüyor. Ortaya çıkan değer sizin cihaza verdiğiniz değerden yüksek ise sulama sistemi devreye giriyor ve toprağın ihtiyacı kadar suyu otomatik olarak toprağa veriyor” dedi.

    Geçtiğiniz her turnike elektrik üretecek

    Elektrik üreten turnike projelerini beğeniye sunan 7. sınıf öğrencileri ise, hayatın birçok alanında var olan turnikelerden elektrik üretmeyi başardı. Turnikenin içine bobinli bir dinamo sistemi yerleştiren öğrenciler projelerinin elde ettiği elektriği aküye depolanmasıyla bulunan alandaki enerjiyi turnikelerden üretebileceklerini söyledi.

    Kendi enerjisini kendi üreten asansör

    Bilim şenliğine katılan 6. sınıf öğrencileri tasarladıkları mıknatıs ve bobinler sayesinde binalardaki asansörlerin elektrik üreteceğini söyledi. Sürekli hareket halinde olan asansörlerdeki elde ettikleri enerji ile binanın ışıklandırmasında kullanabileceklerini söyledi. Projeyi anlatan öğretmenleri, “Asansörde elektrik üretmeye yarayan bobin sarım sayısını 10 bin değil de 100 bin yaparsak voltajımız 10 kat artacak. Mıknatısımızın gücünü de 2 kat artırdığımız zaman 300 volt enerji üretebiliriz. Bu da zaten şehir şebekesi demek. Yani 2 kat arasında bu sistemle birlikte evin bütün aydınlatmalarını kullanıp ayrıca depoladığımız sistemle farklı şeyler de yapılabilir” dedi.

    Metrobüsler kendi enerjilerini duraklardan üretecek

    Güneş enerjisi panellerinden elde ettiği enerjiyi metrobüsler için kullanmayı hedefleyen proje geliştiren öğrenciler ise, “Güneş enerjisi panellerini metrobüs duraklarına yerleştirdiğimiz zaman bir enerji elde etmiş oluruz. Bu enerjiyi de metrobüsün geçtiği güzergahlardaki karayoluna beyaz çizgiler halinde elektrotlar yerleştiririz. Metrobüs itme kuvvetiyle hareket eder. Yani mıknatısının aynı kutupları gibi düşünün. Aynı kutuplar nasıl birbirini iterse burada yoldaki çizgi halindeki kutup metrobüsteki kutbu itecek” ifadelerini kullandı.

    Kızlara taş çıkardılar

    Bilim şenliğinin en farklı deneyimi ise erkeklerin yapmış olduğu kekler. Lise öğrencilerinin okulda görmüş olduğu eğitimi şenliğe gelen erkek öğrencilere aktarması ve onların ise kendi becerileriyle kek yapmaya çalışması renkli görüntülere sahne oldu.

  • Sığınmacı ve Türk ailelerin çocuklarının uyum sorunlarına örnek projeler

    Derviş Baba gönüllüleri, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Bölümü öğrencileri ile ortak projelere imza atıyor. Öğrenciler tarafından hazırlanan 5 farklı proje, sığınmacı ve Türk ailelerin çocuklarının uyum sorunlarına çözüm bulmayı hedefliyor.

    Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Eskişehir Derviş Baba gönüllüsü Zekiye Doğan, “Eskişehir Derviş Baba gönüllüleri olarak her ay rutin toplantılarımız oluyor. En az ayda bir kez bir araya geliyoruz. Hem yeni gönüllülerimiz ile tanışıyoruz hem bir önceki ay yapılan çalışmaları, hem de önümüzdeki ayın yapılacaklarını konuşuyoruz. Bu ay Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin proje yönetimi dersi kapsamında hazırladıkları projeleri sundukları bir toplantı gerçekleştirdik” dedi.

    Hazırlanan projeler hakkında konuşan Doğan, “Bölüm öğrencilerimiz 5 ayrı proje geliştirdi. Her proje ile Eskişehir Derviş Baba bünyesinde yardım ettiğimiz sığınmacı ve Türk ailelerin çocuklarının uyum sorununa yönelik çözümler geliştirildi. Bu projelerin biri BEBKA, biri TEMA, biri ETO, biri Avrupa Birliği projesi, biri de Derviş Baba ile hazırlanıyor. Bugünkü toplantıda ise öğrencilerimiz bu projelerini Derviş Baba gönüllülerine sundular. Gönüllülerimiz arasında projelerde yer almak isteyenler belirlendi” diye konuştu.

    “En az karınlarını doyurmak kadar önemli”

    Doğan, projelerin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Nihayetinde basit bir bölüm dersi olarak görülen bu ders kapsamında öğrencilerimizin yaptığı bu çalışmalar, toplumsal bir soruna az da olsa merhem olacaktır diye umut ediyoruz. Birkaç ay sonra öğretmen olacak öğrencilerin şimdiden ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan sığınmacı çocukların uyum sorunda çözüme yönelik çalışmaları onların gelecekteki toplumsal rolleri görev açısından büyük önem taşımaktadır. Bu projeler çerçevesinde sığınmacı çocuklarımızla Türk çocuklarımızı farklı etkinliklerde bir araya getirerek karşılıklı önyargıları ortadan kaldırmak ve böylece kültürel ve sosyal uyum konusunda bir parça da olsa mevcut soruna katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Derviş Baba gönüllüleri olarak bu gibi çalışmaları en az gıda yardımları kadar önemsiyoruz doğrusu. Hatta belki de daha fazla önemsiyoruz. Çünkü gıda yardımları bir şekilde halloluyor ve bizce o çocukların eğitimleri gelecekleri açısından karınlarını doyurmaktan daha önemli. Nihayetinde bu çocuklar beş, on yıl sonra yetişkinler olarak aramıza katılacaklar ve onların nasıl yetişkinler olacakları bizlerin elinde. Bu noktada Üniversite öğrencilerinin bu konuda inisiyatifi ellerine almaları ve sorunun değil, çözümün bir parçası olmayı seçmelerini çok önemsiyoruz.”

  • Kadir Topbaş: “Arnavutköy projeler sonunda 4 tane raylı hatla buluşmuş olacak”

    Arnavutköy’de düzenlenen toplu açılış ve temel atma törenine katılarak yaptığı konuşmada projelerin tamamlanmasıyla birlikte 4 tane raylı hattın Arnavutköy’den geçeceğini söyleyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Bu yüce milletin önünde kimse duramaz. Hollanda, Almanya veya başka ülkeler önümüze çıkmak isteyebilir, ama güneş balçıkla sıvanmaz” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) Arnavutköy’e yaptığı ve temelini atacağı yatırımlar için, Başkan Kadir Topbaş’ın katılımıyla toplu açılış ve temel atama töreni düzenlendi. Arnavutköylülerin yoğun ilgi gösterdiği törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı, meclis üyeleri, ilçede görev alan Sivil Toplum Kuruluşları Temsilcileri katıldı. Törenin yapıldığı Merkez Cami önündeki meydana gelen Başkan Topbaş, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Protokol konuşmalarının ardından telekonferans sistemiyle bağlantı yapılarak, hizmetlerin temelleri atıldı. Başkan Topbaş, temel atma töreni sonrasında yanına gelen çocuğa baretini imzalayarak hediye etmesi renkli görüntüler oluşturdu. Programın sonunda ise kurdele kesim töreniyle yapımı tamamlanan yatırımlar hizmete açıldı.

    “Projeler sonunda 4 tane raylı hatla buluşmuş bir Arnavutköy’den bahsediyoruz”

    Toplu yapılan temel atma ve açılış töreni kapsamında konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Göreve geldiğim zaman Tramvayın yanlış olduğunu söyleyip Arnavutköy’e metro gelmeli diye söyledim. Çünkü nüfus bu kadar artarken, bu alanda artık kaliteli ve konforlu ulaşım sistemlerine ihtiyaç olduğunu söyledim. Daha sonra dedim ki Arnavutköy’e metro çalışmalarını başlatacağız. Beyazıt’tan Sultançiftliği ve havalimanına gidecek bir metro hattı yapacağız. Düşünebiliyor musunuz buradan bineceğiniz metro sizi Beyazıt’a, Taksim’e isterseniz Kadıköy’e yani İstanbul’un her yerine gidebileceksiniz. Gayrettepe üzerinden, Kemerburgaz, Göktürk üzerinden giden metro hattı o da Arnavutköy’e bir ulaşım imkanı veriyor. Halkalı’dan gelen bir hat var inşallah o hatta Başakşehir üzerinden 3’üncü havalimanına doğru gidecek. Biz bir derken üç tane hat oluyor. Diğer taraftan Ulaştırma Bakanlığımız inşallah Banliyö hattını bu tarafa çevirerek projeleri başlattılar, o hatta havalimanına doğru gidecek. O hatta ayrıca bir destek verecek. Bu projeler sonunda 4 tane raylı hatla buluşmuş bir Arnavutköy’den bahsediyoruz” dedi.

    “Hollanda, Almanya veya başka ülkeler önümüze çıkmak isteyebilir, ama güneş balçıkla sıvanmaz”

    Teknolojik gelişmelerin önüne geçmek zorundayız diyen Başkan Kadir Topbaş, “Teknolojik gelişmelerin önüne geçmek zorundayız. Çünkü benim ecdadım çeliğe en kaliteli suyu veriyordu, topları dökmüşlerdi, gemileri karadan yürütmüştü. Biz bunları başarırız evvel Allah, yeter ki biz birlik ve beraberlik olalım. Kendimize özgüvenimiz olsun. Ben inanıyorum ki bu yüce milletin evvel Allah önünde hiçbir engel duramaz. Hollanda önümüze çıkmak isteyebilir. Kendince bir takım entrikalar çevirebilir. Hollanda’nın dışında Almanya veya başka ülkeler çıkabilir. Ama Türkiye’nin gelişmesine hiç kimse engelleyemez. Güneş balçıkla sıvanmaz” diye konuştu.

    “Türkiye güçlendiği zaman Afrika’ya, Avrasya’ya, Pasifik’e her yere el uzatır”

    Haksızlığı gördükleri her yerde gerekeni söylediklerini söyleyen Başkan Topbaş, “Yanlış gördüğümüz her yerde onu söylüyor ve onun yanında olmaya çalışıyoruz. Moğolistan’ın başkentine gittik ve orada ki sefaleti gördük. Orayı inceledik ve oraya Türkiye Belediyeler Birliği olarak 10 tane Kadın, Aile ve Diyaliz merkezi kuralım dedik ve onu yapıyoruz. Türkiye güçlendiği zaman Afrika’ya el uzatır, Avrasya’ya Pasifik’e her yere el uzatırız. Afrika’ya 217 otobüs planladık bir kısmını verdik ve vermeye devam ediyoruz. Bizim tek isteğimiz onların bizim milletimize karşı duyguları gelişsin ve Türkiye’nin güçlendiğini herkes görsün diye. Saraybosna’ya 45 tane otobüs verdik, 15 tane daha istiyorlar onları da vereceğiz. Güçlenen Türkiye bu çalışmaları yapacak” şeklinde konuştu.

    Açılışı Yapılan Yatırım Ve Hizmetler

    Arnavutköy İmrahor Mesire Alanı, Arnavutköy Mezarlığı Hizmet Binası ve Gasilhane Binası, Ömerli Ve Hadımköy Mahallerine Atıksu Hattı Ve Yağmursuyu Kolektörü, Arnavutköy Merkez, Baklalı, Boyalık, Terkos, Karaburun, Yeniköy, Hacımaşlı Ve Yassıören Mahallerine Atıksu Hattı Ve Yağmur Suyu Kanalı, Baklalı Biyolojik Arıtma Tesisi, Yassıören Biyolojik Arıtma Tesisi

    Temeli Atılan Yatırım Ve Hizmetler

    Ömerli Ve Hadımköy Mahallerine Atıksu Ve Yağmur Suyu Kanal İnşaatı, Sazlıbosna Mahallesine Terfi Merkezi İnşaatı, Atatürk, Boğazköy, Bolluca, Çilingir, Fahit, Haraçcı, Hastane, İmrahor, İslambey, M. Kemalpaşa, M. Fevzi Çakmak, Mavigöl, M. Akif Ersoy, Nenehatun, Yavuzselim, Yeniköy Ve Yunus Emre Mahallerine Atıksu Ve Yağmur Suyu Kanalı İnşaatı.

  • Akıllı gençlerden akıllı projeler

    Daha mezun olmadan Yaşar Üniversitesi Kuluçka Merkezi Minerva’da kendi şirketlerini kuran dört genç, dünyada yeni yaygınlaşmaya başlayan geniş alan kablosuz haberleşme teknolojisi Lora’yı kullanarak akıllı sistemler üretecek. Sistemi akıllı sensörlerle birleştirerek geliştiren Yaşarlı gençlerin projesi, çöp konteynerlerinin doluluk oranlarından sokak aydınlatması kontrolüne, nesnelerin internetinden ve akıllı tarım uygulamalarına kadar birçok alanda kullanılabilecek. Pil ömrü 10 yıla, menzili 15-20 kilometreye kadar çıkabilen Lora sayesinde, başka bir teknolojiye ihtiyaç duymadan veri transferi yapılabildiği için maliyet de büyük oranda düşüyor.

    Yaşar Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencileri Ali Selek, İlker Işık ve Kubilay İnceören ile Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencisi Süleyman Kahraman, yurt dışında yeni yaygınlaşmaya başlayan geniş alan kablosuz haberleşme teknolojisi Lora’yı inceleyerek bu teknolojiyi kullanarak uygun maliyetle ve geliştirilmiş yerli yeni tasarımlar yapmak için proje geliştirdi. Doç. Dr. Mustafa Seçmen danışmanlığında, Lora’yı kullanarak kent sistemleri başta olmak üzere akıllı sistemler tasarlamayı planlayan öğrenciler, Yaşar Üniversitesi tarafından Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) kapsamında 30 bin TL ile desteklenirken ayrıca, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının destek programları için de başvuruda bulundu.

    Şehir yaşamına akıllı takip

    Özellikle büyük kentlerde şehir dışında kalan bölgelerde çöp toplama, kent aydınlatması gibi birçok konuda verimlilik sorunu yaşandığını belirten Ali Selek, “Yerleştireceğimiz cihazla çöp konteynerlerinin doluluk oranlarını, ısısını ölçmek ve haritadan takibi sağlayarak çöp toplama araçlarını doluluk oranlarına göre yönlendirebileceğiz. Buna benzer sistemler mevcut, ancak haberleşme için GSM altyapısını kullandığı için maliyeti daha yüksek. Bizim sistemimiz sayesinde daha düşük maliyetle bu mümkün olabilecek ve araçlarda yakıt tasarrufu sağlayıp çevre kirliliği de azaltılacak. Ayrıca bir başka uygulaması olan sokak aydınlatması kontrolünde kullanılmak üzere her bir aydınlatma lambasının üzerine yerleştirilecek olan cihazlarla uzaktan kontrol sağlanabilecek. Yalnızca akıllı kent sistemleri değil, akıllı tarım uygulamalarından araç takibe, akıllı trafik yönetimi sistemlerinden nesnelerin internetine kadar birçok alanda kullanılabilecek” diye konuştu.

    ‘Lora’ Türkiye için yeni

    Lora’yı sensörler ekleyerek fonksiyonel hale getirmeyi ve yeni anten tasarımlarıyla daha geniş alanda hizmet verebilmesini amaçladıklarını belirten Ali Selek, “Kablosuz iletişim sistemleri, akıllı cihazlar son yıllarda oldukça fazla kullanılıyor. Kablosuz olarak kullanılan birçok cihaz mevcut. Bunlar, GSM hatları, GPRS, bluetooth, Wi-Fi gibi çeşitli iletişim sistemlerini kullanıyor. Ancak hepsinin yüksek maliyet, enerji tüketimi, kısıtlı alanlarda çalışabilme gibi problemleri var. Biz de bu alandaki gelişmelerden hareketle henüz Türkiye’de kullanımı çok sınırlı olan Lora adlı teknolojiyi, geliştirmek istedik. Lora, düşük enerji tüketimine sahip ve uzun menzilli veri iletimine imkan sağlayan, radyo frekansları ile çalışan düşük maliyetli bir teknoloji. Lora’nın en belirgin özelliği diğer kablosuz bağlantı teknolojilerine göre daha az enerji tüketimine sahip ve daha fazla menzilde haberleşmeye sahip bir yapıda olması. Sistemin bu artılarına akıllı sensörler ekleyerek özellikle akıllı kent sistemleri alanında kullanılması için proje geliştirdik. İlerleyen süreçte kendi antenlerimizi geliştirip kapsama alanını da artırmayı hedefliyoruz” dedi.

    Maliyet ve enerji tasarrufu

    Ürünün avantajlarını da anlatan Selek, “Tek bir pille yıllar boyunca ürün kullanılabilecek ve hem enerjiden tasarruf edilecek hem de maliyet azaltılmış olacak. Herhangi bir lokasyona sabitleme zorunluluğu yok, istenilen yere yerleştirilebilir. Tek bir ağ geçidi ile tüm şehrin ya da kilometrekarelerce alanın kontrolünü sağlayabilir. Çift taraflı güvenli sistemi ile veri alışverişi şifrelenerek gerçekleştiğinden güvenli iletişim sağlar. Ayrıca, akıllı sensörlerin verilerinin depolanıp izlenmesi ve cihazların uzaktan kontrollerini gerçekleştirmek için bir web sitesi ve mobil uygulama da yapacağız” dedi.