Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen “Psikostimülanlar ve DEHB Katekolaminler ve Prefrontal Korteks” konulu konferansa, University of Wisconsin-Madison Psikoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Craig Berridge konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Fazıl Tekin Salonu’nda gerçekleşen konferansta Prof. Dr. Craig Berridge, DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu) tanısı ve tedavisi ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Katılımın yoğun olduğu konferansta geçmişten günümüze ‘psikostimülanların’ tedavide kullanımı hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Berridge’e sunumunun ardından Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Saniye Tülin Fidan tarafından ESOGÜ Anı Tabağı takdim edildi.
Etiket: Profesör
-
Amerikalı Profesör ESOGÜ’de Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Konulu Konferans Verdi
-
Profesör Gündüz Derste, Gece Sahnede
20 yıl önce iki büyük tutkusu müzik ile akademik kariyeri arasında seçim yapmak zorunda kalarak psikoloji alanında Türkiye’nin en genç profesörlerinden biri olan Emre Özgen, ertelediği müzik kariyerine geri döndü.Üniversite yıllarında ünlü şarkıcı Teoman’ın yanı sıra Pentagram grubu ile sahne paylaşan, Surrey Üniversitesi’nde doktora yaparken Bob Marley’in sahibi olduğu Island Plak Şirketi’nden albüm teklifi dahi alan Emre Özgen, bilimde ilerlemek için tüm teklifleri reddetse de yıllar sonra hayal ettiği rock müzik grubunu kurmayı başardı. ‘Ancak ve Ancak’ ismini taşıyan grupla birlikte İzmir’in popüler müzik mekanlarında sahne almaya başlayan Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emre Özgen, Türkiye turnesinin yanı sıra ilk albümünü çıkarmaya hazırlanıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden dereceyle mezun olan Emre Özgen’in lise yıllarında çeşitli gruplarda vokal yaparak başladığı rock müzik serüveni, 19 yaşındayken 90’lı yılların hard rock grubu Akbaba’ya solist olarak katılmasıyla ivme kazandı. İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde sayısız konser veren ve binlerce hayranına ulaşan grup, kısa süre içinde bir albüm teklifi aldı. Akbaba grubunun Moonlight albümünden sonra Pentagram, Dr Skull, Kramp gibi gruplar ve Teoman’la sahne paylaşan Özgen, bir yandan psikoloji alanındaki eğitimine devam etti. İngiltere’nin saygın üniversitelerinden Surrey’den araştırma görevlisi olarak teklif alınca müzik camiasının önde gelen isimlerinden Türkiye’de kalması yönünde baskı gördüğünü anlatan Emre Özgen, tercihini akademik çalışmadan yana kullandı.
MÜZİĞİNİ İNGİLİZLER DE SEVDİ
10 yıl boyunca yaşadığı İngiltere’de amatör olarak müzik çalışmalarını sürdüren ve BBC Radyosu’nun canlı yayın konuğu olduğu programı dinleyen Island Plak Şirketi’nden albüm teklifi alan Özgen, “Müzikle birlikte psikoloji alanındaki eğitimime her zaman ağırlık verdim. Island Plak’tan albüm teklifi aldığımda doktora öğrencisiydim. Teklifi kabul etseydim Surrey’de yıllardır emek verdiğim eğitimime son vermiş olacaktım ve doktoramı bitiremeyecektim. Bu yüzden teklifi reddederek akademisyenlikte ilerledim. Açıkçası müzikte ilerleseydim bugün hangi konumda olurdum merak ediyorum; ancak herhangi bir pişmanlık duymuyorum. Sonuçta müzik insanı her zaman özgür kılar. Ben de kendimi hiçbir zaman kısıtlanmış hissetmedim. İstediğim zaman müziğe geri dönebileceğimi biliyordum” dedi.
“İZMİR BANA İLHAM VERDİ”
2004 yılında Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Kurucu Başkanı olarak Türkiye’ye dönen ve 2012 yılında Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı olarak İzmir’e yerleşen Özgen, 42 yaşında profesörlük unvanını da alarak Türkiye’nin en genç profesörlerinden biri oldu. İzmir’in yeni bir Rock projesi için kendisine ilham verdiğini belirten Rockçı profesör, Yaşar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ofis Müdürü Levent Gaşgil, Emre Ercan ve Onur Özkara’dan oluşan ve İzmir’de sahne almaya başlayan ‘Ancak ve Ancak’ grubunu şöyle anlattı:
“Çok sevdiğim alternatif Rock tarzında Türkçe besteler yazmaya başladığım esnada deneyimli gitarist arkadaşım Levent Gaşgil ile tanıştım, uyum içinde çalışmaya başlayınca Rock projemizi hayata geçirmeye karar verdik. Daha sonra davulda Emre Ercan ile bas gitarda Onur Özkara ekibe dahil olarak Ancak ve Ancak grubunun temellerini atıldı. Tarzımız Türkçe indie Rock. Dinamik, eğlenceli ve bir o kadar da duygusal bir tarz sunmaya çalışıyoruz. Söz ve müzikleri bana ait olmak üzere şu anda gruba ait 12 parça mevcut. Konserlerimizde de kendi parçalarımızı seslendirmeye karar verdik. Yakında bir klip çekilecek. En büyük hedefimiz ise Türkiye genelinde bir turne gerçekleştirmek ve özellikle üniversite festivallerinde sahne alabilmek. İlk albümümüz için de çalışmalara başladık.”
-
Türk Profesör Almanya’nın Üretim Ve Yenilikteki Başarısının Sırlarını Anlattı
Trabzonlu işadamları Almanya’nın Dortmund Teknoloji Enstitüsü’nü ziyaret etti. Metal Şekillendirme ve Hafif Yapılar konusunda dünyanın önde gelen araştırma merkezlerinden birinin başında bulunan Prof. Dr. A. Erman Tekkaya, Almanya’nın üretim ve yenilikteki başarısının sırlarını Trabzonlu işadamlarına anlattı.Heyette Trabzon Teknoloji Geliştirme Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M.Suat Hacısalihoğlu, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı M. Şadan Eren, Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu, Trabzon Teknoloji Geliştirme Merkezi Başkanı Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım iş adamları ve uzmanlar yer aldı.
Burada heyeti karşılayan ve merkezin başında bulunan Türk Profesör A. Erman Tekkaya, Dortmund Teknik Üniversitesi’ni ziyaret eden Trabzon heyetine teşekkür etti. Heyete önce kendisini, sonra üniversiteyi ve enstitüyü tanıtan Tekkaya henüz yeni sonlanan bir buluşlarının videosunu gösterdi, daha sonra laboratuvarda yirmi dakika kadar bir gezi yaptırdı. Üretimde, yenilik ve inovasyonda Almanya ekolunun sırlarını anlatan Tekkaya, başında bulunduğu ve yılda 4-5 patent sunan dünyanın sayılı, Almanya’nın üçüncü üretim merkezinin işleyişi hakkında bilgiler verdi. Almanya’nın bütün otomotiv markaları ile işbirliği yapılan merkez uçak sanayii ve sektördeki dünyanın önde gelen firmaları tarafından da tercih ediliyor. Bu merkezde otomotiv firmaları ile geliştirilen yenilikler direkt üretime aktarılıyor.
“YILDA 80 MİLYON EURO KAZANIYORUZ”
Dortmund Teknik Üniversitesi’nin 1968 yılında kurulduğunu ve toplam bütçesinin yaklaşık 300 milyon avro olduğunu ifade eden Tekkaya “Bunun yaklaşık 75-80 milyon avrosu dışarıdan kazandığımız paradır. Dünyada ilk olarak uzaktan laboratuvar eğitimi veren mühendislik fakültesiyiz. Büyük şirketlerden olsun Audi olsun, Otto Fuchs olsun, Airbus olsun, Thyssen Krupp olsun, Mercedes Benz olsun büyük şirketlerle çalışıyoruz. Yalnızca kendi eyaletimizde değil bütün Almanya’daki eyaletlerdeki şirketlerle çalışıyoruz. Lisansları sanayiye satarken değişik yöntemler uygulanıyor. Gelirin çoğu üniversiteye kalıyor. Bize çok azı kalıyor. Üniversite bu parayla yine yeni patentlerin alınabilmesi için masraflar karşılanıyor. Bir patentin maliyeti 30 bin Euro ile uluslararası yaparsanız 60-70 bin Euro arasında değişiyor. Çok pahalı bir olay. Biz yılda 4 ila 5 arasında patent sunuyoruz üniversiteye dolayısıyla üniversitenin cebinden çıkması gereken 300-350 bin Euro. Dolayısıyla satılan patent üniversiteye gidiyor. Üniversite kendi harcadığı parayı çıkartmak istiyor. Bu işten de üniversite gelir sağlıyor” dedi.
“TÜRKİYE’DEKİ SİSTEM SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNİ ENGELLİYOR”
“Türkiye’de üniversitede sanayiyi bilen hoca yok veya çok az var” diyen Tekkaya “Üniversitede sanayideki başarısından dolayı ödüllendirme yok. Siz bugün yardımcı doçentsiniz, doçent olmak istiyorsunuz, profesör olmak istiyorsunuz. Ne yapmanız lazım yabancı bültende makale yayınlamanız lazım. Makale hangi Türk şirketinin işini görüyor, bilmiyorum. Bunu yapmazsanız, adam sayılmıyorsunuz. Amerikan sistemidir. Bundan dolayı üniversitedeki arkadaş diyor ki, ben niye sanayiye eğileyim, benim işime yaramaz, yükselmemi sağlamaz. Üniversite tarafı böyle düşünüyor. Sanayi tarafı araştırmayı henüz özümsemiş değil. Sanayide araştırma denen olgu Almanya için konuşuyorum, mühendislik. Mühendislik araştırma olarak görülüyor Türkiye’de. Gerçek araştırma ise tamamıyla farazi konularda yapılan çalışmalar olarak görülüyor. Sanayi araştırmayı yakın olarak görmüyor. Ben hatırlıyorum şirketler bana geliyordu, ‘Türkiye’de şöyle bir problemimiz var çözer misiniz’ şeklinde. (Çözeriz tabi). ‘E ne zaman alırız sonuçları’ diye soruyorlardı. (E proje yürüteceğiz sonuçları bir yıl sonra ancak alırız.) Bunu söylediğimiz de ise ‘hocam ne yapıyorsunuz, yarın lazım bize sonuç’ diyorlar. Ayrıca, beş kuruş bir para vermiyor, bir yıllık çalışmaya. Ama burada böyle değil. 30-40 yıl birlikte çalıştığımız Fransız şirketler var” ifadelerini kullandı.
-
Bildiriye İmza Atan Profesör İstifa Etti
Türkiye genelinde bin 128 akademisyen tarafından imzalanan ve devletin doğuda katliam yaptığını iddia eden bildiriye imzasını atan Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Çeliköz istifa etti.Akademisyenlerin Türkiye genelinde imzaladığı ve doğuda terörle başarıyla mücadele eden devleti katliam yapmakla suçlayan bildiriye imza atan akademisyenler arasında yer alan Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Çeliköz görevinden istifa etti.
4 yıldır profesör olan ve 2.5 yıldır Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü görevini yürüten Çeliköz’ün bin 128 akademisyenin imzaladığı bildiriye imza atmasının ortaya çıkmasının ardından Çeliköz görevinden istifa etti. Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık, durumu Yüksek Öğretim Kurumu ile görüşmek üzere Ankara’ya gittiği öğrenildi. Öte yandan rektörlük hukuk müşavirliği tarafından bildiriyi imzalaması nedeniyle Çeliköz hakkında soruşturma başlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bildiriye imza atan akademisyenlere tepki göstermiş, “Bu devletin ekmeğini yiyip de bu ülkeye ihanet eden herkes en kısa sürede hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır” demişti.
-
Adanalı Profesör Dünya Sağlık Turizmi Danışma Kurulunda
Adana Özel Medline Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Prof. Dr. Halil Tolga Koçum, Dünya Sağlık Turizmi Konseyi (GHTC) Danışma Kurulu Üyeliğine seçildi.GHTC’nin Genel Kurulu geçtiğimiz günlerde Dubai’de yapıldı. GHTC Başkanlığı’nı 3 yıldan beri sürdürerek birlik ve beraberlikte dünyaya öncülük yaparak 54 ülkeyi sağlık turizminde tek çatı altında toplayan Emin Çakmak, “değişimde her zaman fayda var” diyerek Dünya Başkanlığ’ını Ürdün’e devretti.
GHTC Genel Sekreteri Yunus Gürkan’da görevini Yunanistan delegesi Constantine Constantinides’e bıraktı.
Kongrede Adana Medline Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Halil Tolga Koçum ise Danışma Kurulu Üyeliği’ne getirildi. Koçum, Türkiye ve Adana’nın sağlık turizmi için üstlendiği bu görevi en iyi şekilde yerine getireceğini söyledi.