Etiket: Prematüre

  • Dünya Prematüre Günü Erzurum Doğum Hastanesinde kutlandı

    Dünya Prematüre Günü Erzurum Doğum Hastanesinde kutlandı

    Prematüre bebeklerin yaşam mücadelesine dikkat çekmek için 2011 yılından beri kutlanan 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kapsamında doğunun en önemli doğum hastanelerinden olan ve 35 yataklı yeni doğan yoğun bakım ünitesiyle bölgeye hizmet veren Nene Hatun Kadın Doğum Hastanesinde bir etkinlik düzenlendi.

    Etkinliğe Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, İl Sağlık Müdürü Dr. Gürsel Bedir, başhekimler, İl Sağlık Müdürlüğü başkanları, sendika temsilcileri, sağlık çalışanları, yenidoğan ünitesinde başarıyla hayata tutunan mimikler ve aileleri katıldı. Hastane başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Berrin Göktuğ Kadıoğlu, Türkiye’de yılda yaklaşık 150 bin prematüre bebeğin dünyaya geldiğini ve Nenehatun Hastanesinde de yılda yaklaşık bin 100 prematüre bebeğin tedavi edildiğini belirtti.

    Etkinlik, prematüreyi simgeleyen mor renk konseptiyle hazırlandı. Katılımcılar da mor aksesuarlarını takarak etkinliğe destek oldular. Bir doğum günü partisi havasında geçen etkinlik, minik çocuklara yaşama tutunma üstün başarı belgesi verilmesi ve pasta kesilmesi ile devam etti.

  • Prematüre çocuklar için pasta kestiler

    Prematüre çocuklar için pasta kestiler

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde “Yeni Doğan Prematüre Çocuk Haftası” etkinlikleri kapsamında serviste tedavi gören çocuklar için doğum günü kutlaması yapılarak yaş pasta kesildi. Eşiyle birlikte Gürcistan’a geziye giden Berna Özçelik burada doğum yapınca pramatüre bebeği de Erzurum’da tedavi altına alındı.

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Bebek Ünitesinde düzenlenen programa yeni doğan bebek anneleri, doktorlar ve hastane personeli katıldı. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Çocuk Ünitesi uzmanlarından Doç. Dr. Hasan Kahveci, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü etkinlikleri kapsamında böyle bir program düzenlediklerini belirterek, “Dünyada her yıl 15 milyon prematüre bebek doğmaktadır. Türkiye’de ise 150 bin bebek doğumu olmaktadır. Bunların 50 bini bin gramın altında olan bebeklerimiz, bu bebeklerimiz çok uzun süre yoğun bakım ünitelerinde kalıyorlar. Devlete, topluma, aileye sosyal, ekonomik ve tıbbi yükler oluşturuyor. Bu bebekler aileleri için çok ciddi sıkıntılara yol açabiliyor. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi 35 yatak kapasiteli yoğun bakım ünitesi ile hizmet vermekte. Burada çok küçük prematüre dediğimiz çok ağır hastaları burada izliyoruz. Hastanemize 12 ilden hasta kabulü alıyoruz” diye konuştu.

    Doç. Dr. Hasan Kahveci, servise son olarak aldıkları hastalardan bir tanesinin Adana’dan Gürcistan’a geziye giden annenin erken doğum denilen 32 haftalık doğum yaptığını belirterek, “Hasta önce Artvin Hopa’ya geliyorlar, oradan da Erzurum’a geliyorlar. Bu hastamıza bugün en son göz muayenesini yaptırdık. Gözünde bir problem vardı, Perşembe günü memleketi olan Adana’ya gidecek ve orada göz tedavisine devam edilecek. Bulunduğumuz ünite en ağır hastalara bakabilecek bir üniteye sahiptir. Bebek 32 haftalık olarak dünyaya gelmişti ve çok küçük olduğu için erken doğum yapılmıştı. Bin 300 gram olarak dünyaya gelmişti. Hastamızda solunum sıkıntısı, beslenme sıkıntısı da vardı. Onların hepsi tedavi edildi. Şimdi taburcu olma aşamasına geldi. Bize gelen hastalara en az 2 kilograma gelmeden taburcu etmiyoruz. Solunum, beslenme ve oksijen sıkıntısı olmayan hastaları ancak taburcu edebiliyoruz. Hastanın Erzurum’a getirilmesinin en önemli faktörü Gürcistan’da pahalı olduğu için aile bizi tercih etti. Son olarak şunu söylemek gerekiyorsa prematüre bebeklerin doğumlarını elimizden geldiğimizce azaltmaya çalışıyoruz. Ama illa bebek doğacak ise bu uzman doğum uzman doktorlar gözetiminde olmalı. Bebekler taburcu olduktan sonra işlemleri bitmiyor, sık kontrol gerekiyor, göz kontrolleri yapılıyor, beslemeleri çok önemli, aşıları bizim istediğimiz gibi yapılması, bulunan ortamda hiç kimse sigara içmeyecek, grip olanların bu bebeklere dokunmamaları ve onları öpmemeleri, ancak eller iyice yıkandıktan sonra bebeğe dokunma olabilir, ayrıca eve gelen misafirlerin kesinlikle uyarılması, beslenme çok önemli iyi beslenmeye bebek kilo alamadığı için, hastalık tekrar kapabilir ve zeka ilerlemesi geç kalır, özellikle anne sütü çok önemli. Anne sütü bir damla dahi olsa kesinlikle bebeklere verilmeli” dedi.

    Anne Berna Özçelik, Adana’da ikamet ettiklerini ve eşiyle birlikte Karadeniz gezisine çıktıklarını ifade ederek, “Biz Adana’da yaşıyoruz, 15 Ekim 2019 tarihinde eşimle birlikte Karadeniz turuna çıkmıştık. Daha sonra bir günlüğe Gürcistan’a geçtik ve Batum’da doğum gerçekleşti. Mecburi doğum olayı gerçekleşti. 32 haftalık ve bin 230 gram olarak bebek dünyaya geldi. Batum’da 15 gün kadar tedavi gördük. Orada günlük kuvöz ücreti 2 bin lira olduğu için ayrıca doktorlar tedavinin devam etmesi için 15 gün geçmesi gerektiğini söylediler. Bebeğin beyninde nokta kadar bir kanama meydana gelmiş. Batum’da bulunuyorduk. Hopa’dan Türk Ambülansları bizim yanımıza gelerek bizleri oradan alarak Hopa’ya getirdiler. Hopa’da da yeterli kuvöz olmadığı için Hasan hocam bizleri kabul etti, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi getirdiler. Burada çok şükür bebeğimiz iyileşti. Şimdi 2 bin yüz grama kadar geldi. Perşembe günü taburcu oluyoruz. Bizlere yardım eden her kese teşekkür ediyoruz. Adana ve Erzurum arası 14 saat ama aile bildiğimiz kişiler bizlere Adana’yı aratmadılar sağ olsunlar. Bebeğimizin göz problemi var oda inşallah iyi olacak” diye konuştu.

    Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde organize edilen yaş pasta kesimine Hastane Başhekimi Dr. Mahmut Avcı, Yeni Doğan Çocuk Ünitesi doktorlarından Doç. Dr. Hasan Kahveci ve Uzman Dr. Ahmet Toksoy, bebeklerin anneleri ve hastane personeli katıldı.

  • Özel Ümit’ten prematüre doğan bebeklere kutlama

    Dünya Prematüre Günü nedeniyle Özel Ümit Hastanesi’nde prematüre doğan bebekler ve aileleri bir araya geldi.

    Bir otelde gerçekleşen buluşmaya Kadın Hastalıkları ve Doğum doktorları, Çocuk Hastalıkları doktorları, yenidoğan hemşerileri ile prematüre bebekler ve aileleri katıldı. Programda açılış konuşmasını yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Özgür Özdemir, “Buradaki bebeklerimiz beklenenden erken geldiler. Geçen sene Türkiye’de 1 milyon 300 bin doğum olmuş. Bunların 150 bin tanesi prematüre bebek. Her sene 17 Kasım’da bu bebeklerin yaşam savaşını, gelişimini kamuoyuna duyurmak için prematüre bebeklerin günü kutlanıyor. Biz de her sene prematüre bebeklerimizi bu özel günde bebeklerimizi ve aileleri bir araya getiriyoruz” diye konuştu.

    “HEPİNİZİ KAHRAMAN OLARAK GÖRÜYORUM”

    Yenidoğan Sorumlusu Uzm. Dr. Coşkun Minnet de ailelere seslenerek, “Yenidoğanda kaldığınız dönemde gülen anne-baba görmek çok zordu. Gerçekten çok zor günlerdi. Ağzımızdan çıkacak iki tane olumlu kelime için günlerinizi verdiniz. Şükürler olsun genelde mutlu son oldu. Şimdi bakıyorum herkes gülüyor” dedi.

    Yenidoğan çalışanları olarak anne ve babaların duygularını anladıklarını ifade eden Minnet, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Profesyonel çalışarak duygularımızı arka plana atıyoruz. Ama sizlerin hissettiklerinizi biliyoruz. Sizinle beraber üzüldüğümüzü, sevindiğimizi bilmelisiniz. Annelerimiz doğurdukları bebekleri kucaklarına alıp götürmek varken, günlerce haftalarca bebeğini kucaklamadan, koklamadan günler geçiriyor. Ama şimdi hepsi kucağınızda ve mutlu. Bu bizim için çok güzel. Yenidoğanda kaldığınız süreçte gösterdiğiniz sabır, metanet için teşekkür ederim. Ben hepinizi kahraman olarak görüyorum.”

    Konuşmaların ardından prematüre doğan tüm bebekler için doğum günün pastası kesildi. Aileler ve hastane personeli bol bol hatıra fotoğrafı çekerek bu özel günü ölümsüzleştirdi.

  • Medicana Sivas’ta Dünya Prematüre Günü etkinliği

    Medicana Sivas Hastanesi’nde Dünya Prematüre Günü dolayısıyla farkındalık etkinliği düzenledi.

    Hastane konferans salonunda düzenlenen ’Erken Gelen Mutluluk’ etkiliğinde hastanede prematüre doğum ile dünyaya gelmiş aldığı tedavi ile sağlıklı bir yaşama kavuşan bebeklerin aileleri ile yeni doğan uzman hekimi, yeni doğan servis hemşireleri ve hastane yönetimi bir araya geldi. Bebeklerin tedavi aldıkları dönem ve şimdiki hallerinin fotoğraflarının yer aldığı sunumda aileler oldukça duygu dolu anlar yaşadı. Şimdi sağlıkla kucaklarına aldıkları çocukları için yoğun bir uğraş ve sabır harcayan aileler hekim ve hemşirelere teşekkürlerini ilettiler.

    Yeni Doğan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Hakan Şentürk prematüre doğumlarla ile ilgili ailelere bilgilendirmelerde bulunarak,”Bu mutluluğa hep beraber şahit olduk. Birlikte yaşadık, birlikte başardık. Türkiye’de her yüz bebekten dokuzu erken doğuyor. Ülkemizde ki doğum oranının fazla olması ile orantılı olarak prematüre bebek sayısı oldukça fazla. Bu bebeklerimizin sağlıkla hayata tutunabilmesi için, en önemli olan şey yeni doğan ünitesi olan merkezlerde doğum eyleminin gerçekleşmesi ve tedavilerinin yeni doğan uzmanı hekimleri tarafından yapılmasıdır. Prematüre bakımında ebeveynlerin emekleri, sabırları, yeni doğan ünitesinde ki hekim, hemşire ve yardımcı personelin özverili çalışması, yeni doğan yoğun bakım disiplinine uygun davranılması bebeğin hayata tutunmasında büyük etkendir. Aileler ile personellerimiz tedavi süresince birlikte hareket etmesi tedavide bütünlüğün sağlanması başarıya ulaştırıyor” dedi.

  • Gazi Üniversitesi Hastanesinde ’Prematüre Sergisi’

    17 Kasım Dünya Prematüre Günü’ne dikkat çekmek amacıyla Gazi Üniversitesi Hastanesinde ’Prematüre Sergisi’ düzenlendi. Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, ’’Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var’’ dedi.

    Gazi Üniversitesi Hastanesinde düzenlenen ’Prematüre Sergisi’nde prematüre doğan ve bugün sağlıklı şekilde yaşamına devam eden bebeklerin hayata tutunma hikayeleri fotoğraflanarak sergilendi. Türk Neonatoloji Derneğinin çalışmalarıyla açılan sergide konuşan Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan, ’’Prematüre demek haftasından önce veya 2 bin 500 gramın altında doğan bebek demek. Bu bebekler çok büyük bir destek ve özveriyle hocasından en alt hemşiresinin desteğiyle, beslenmesiyle birlikte fotoğraflardaki hale gelebiliyorlar. Gazi Üniversitesi olarak yeni doğanda iyi bir merkeziz. Çok da iyi sonuçlar alıyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor’’

    Prematüre doğan bebeklerin takibinin çok iyi yapılması gerektiğine dikkat çeken Demircan, ’’Azeybaycan’da buna yarımcık deniyor. Yani yarım canlı olan bu bebeklerin ve çocukların nasıl bizden hiçbir fark olmadan geliştiklerini gösteren başarılı tedaviler var. En büyük şey bilim, hocalarımızın, asistanların, hemşirelerin ve tüm personelin destekleriyle ne hale geldiklerini bu fotoğraflar anlatıyor. Prematüreyi önlemek için gebelik takiplerinin çok iyi olması, beslenmenin çok iyi olması ve doğum öncesi, sonrası beslenmelerin en iyi şekilde olmasıyla bebeklerin sağlıklı hale gelmesini temenni ediyoruz’’ şeklinde konuştu.

    ’’Gebenin takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var’’

    Bundan sonraki yıllarda da bu serginin olacağını kaydeden Demircan, şöyle devam etti:

    ’’Bu tip günlere olan farkındalığı artırmak için aktif çalışıyoruz. Ankara’daki ilk sergi olması açısından ayrı bir onur duyuyoruz. Prematüre günümüzün gerçeği. Gebenin iyi takibi, beslenmesi iyi olursa ve uygun ellerde iyi şekilde bakılırsa bu bebekleri yaşatma şansımız var. Yeni doğanda 4. basamak yoğun bakım var. Yani en üst noktaya gelinmiş durumda. Bunların artırılması, gerekli olan doktor, yan dal asistanı, özelikle yeni doğan hemşiresi, akademik kadro ve idari personelin verilmesiyle çok büyük başarılar gerçekleştireceğimize, dünyada en gelişmiş ülkelerde yarışacağımıza inanıyorum.’’

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Bilim Dalı Başkanı ve Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç ise, ’’Her yıl 17 Kasım Dünya Pematüre Günü olarak ilan ediliyor ve Kasım ayı da prematürelik farkındalık ayı olarak kabul ediliyor. Sergide çok küçük prematüre bebeklerin fotoğrafları var ve o fotoğrafları ellerinde tutan çok güzel çocuklar var. Bu çocukların daha önce nasıl olduğunu gösteren fotoğraflar bunlar. Prematüre bebekken ünitelerde takip edilirken çektirilen fotoğrafları ve şu anda oldukları hal sergileniyor. Bu sergiyi eğer prematüre doğan bir bebek doğru ellerde olursa ve doğru şekilde müdahale edilirse, tamamen yaşıtlarından farklı olmayacak şekilde sağlıklı olabileceğini özellikle göstermek açısından böyle bir sergi düzenledik’’ açılamasında bulundu.

    Sergi için 12 tane bebeği seçtiklerini belirten Koç, bunları hem İstanbul’da hem Ankara’da sergileyerek prematüre doğuma farkındalık oluşturmaya çalıştıklarının altının çizdi. Prematüre doğumun herkesin başına gelebileceğine dikkat çeken Koç, ’’Prematüre bebek demek 37. gebelik haftasını tamamlamadan doğan bebek demektir. O nedenle de çeşitli sistemlere ve organlara ait problemlerle doğan bu bebekler. Yeni doğan uzmanlarının eline doğarlarsa, yeni doğan alanında eğitimli hemşireler bu bebekleri izlerlerse bunların hem yaşama şansı çok artar hem de ilerde yaşam kaliteleri çok artar. Bu nedenle de aileler doğum yapacakları zaman prematüre bebeğe hizmet verebilecek, o bebeği takip edebilecek hastanelerde doğum yapmaları ve konuyu doktorlarına danışmaları çok önemli. Prematüre doğum yapan aileler üzülmesinler, moralleri bozulmasın. Bu bebekler doğru zamanda doğru şekilde yönetilirse, hatta hastaneden çıktıktan sonra da uygun şekilde takip edilirlerse bu bebeklerin yaşıtlarından hiçbir farkları kalmaz’’ dedi.

    ’’Gazi Üniversitesi Hastanesindeki hemşireler, doktorlar, hocalar bize çok destek oldular’’

    Prematüre doğum yapan Ayşe Girgin Eşli, ’’Bebeğim 25 Haziran’da 24 haftalık 4 günlük 750 gram doğdu. 105 gün kuvöz serüvenimiz oldu 5 Ekim’de taburcu olduk. Ufak tefek sıkıntılarımız var ama onun dışında şu an gayet iyi gidiyoruz. 1,5 aydır evdeyiz. İlk zamanlar birbirimize alışmakta biraz zorlandık çok ayrı kaldığımız için ama şimdi o da mutlu, biz de mutluyuz. Gazi Üniversitesindeki tüm hemşirelerimize, hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bizim için gerçekten çok zorlu bir süreç. Prematüre erken doğumda insan ne olduğunu şaşırıyor. Her gün farklı şeyler duyuyorsunuz. Buradaki hemşireler, doktorlar, hocalar bize çok destek oldular. Bebeğimizle çok ilgilendiler. Sağlıkla kucağımıza aldık’’ dedi.

    ’’Ümitle bekledim ve mutlu sona kavuştuk’’

    Prematüre bebek sahibi olan ailelere tavsiyede bulunan Eşli, ’’Ümitlerini kaybetmemelerini tavsiye ediyorum. Onun oradan çıkacağına inanıp, ümitle beklemek iyi sonuç veriyor. Ben her gün kuvöze geldiğim zaman şöyle düşünüyordum; bugün iyi bir şey duyacağım, yarın daha iyi olacak, ondan sonraki gün çok daha iyi olacak diyordum. Ümitle bekledim ve mutlu sona kavuştuk” diye konuştu.